*Hepsi, K

KOLSIN 0,5 MG FILM KAPLI TABLET

Temel Etkin Maddesi:

kolşisin

Üreten İlaç Firması:

MENARİNİ SAĞLIK VE İLAÇ SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

Gerekli Reçete Durumu:

Beyaz Reçete ile satılır.

Temel Etkin Maddesi:

kolşisin

Üreten İlaç Firması:

MENARİNİ SAĞLIK VE İLAÇ SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

Gerekli Reçete Durumu:

Beyaz Reçete ile satılır.

Barkod Numarası:

8699508120253

Hekimler İçin Klavuz:

TİTCK’nın Satış Fiyatı:

139,85 ₺
Güncelleme Tarihi: 13 Eylül 2025

Barkod Numarası:

8699508120253

Hekimler İçin Klavuz:

TİTCK’nın Satış Fiyatı:

139,85 ₺
Güncelleme Tarihi: 13 Eylül 2025

Bilgilendirme:

İlaç kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışınız.

ATC Sınıflaması:

ATC SINIFLAMASI – M – KAS-İSKELET SİSTEMİ, M04 GUT İLAÇLARI, M04A GUT İLAÇLARI, M04AC Ürik asit metabolizmasına etki etmeyenler, M04AC01, kolşisin

Bilgilendirme:

İlaç kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışınız.

ATC Sınıflaması:

ATC SINIFLAMASI – M – KAS-İSKELET SİSTEMİ, M04 GUT İLAÇLARI, M04A GUT İLAÇLARI, M04AC Ürik asit metabolizmasına etki etmeyenler, M04AC01, kolşisin

Personeller İçin Kullanma Talimatı

KULLANMA TALİMATI

KOLSİN 0.5 mg film kaplı tablet
Ağızdan alınır.

Etkin madde: Her bir film kaplı tablet 0,5 mg kolşisin içerir.

Yardımcı maddeler: Laktoz monohidrat (sığır sütü kaynaklı), mısır nişastası, talk, polivinil prolidon K-30, sodyum nişasta glikolat, magnezyum stearat, opadry II 85F18422 white (polivinil alkol, titandioksit, polietilen glikol/macrogol, talk).

Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice

okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

Bu kullanma talimatını saklayınız. Daha sonra tekrar okumaya ihtiyaç

duyabilirsiniz.

Eğer ilave sorularınız olursa, lütfen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Bu ilaç kişisel olarak sizin için reçete edilmiştir, başkalarına vermeyiniz.

Bu ilacın kullanımı sırasında, doktora veya hastaneye gittiğinizde doktorunuza bu

ilacı kullandığınızı söyleyiniz.

Bu talimatta yazılanlara aynen uyunuz. İlaç hakkında size önerilen dozun dışında

yüksek veya düşük doz kullanmayınız.

Bu Kullanma Talimatında:

1. KOLSİN nedir ve ne için kullanılır?

2. KOLSİN kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler 3. KOLSİN nasıl kullanılır?

4. Olası yan etkiler nelerdir?

5. KOLSİN’in saklanması

Başlıkları yer almaktadır.

1. KOLSİNnedir ve ne için kullanılır?

KOLSİN, kırmızı renkte, yuvarlak film kaplı tablet şeklinde sunulmaktadır. Kolşisin etkin maddesini içermektedir.

KOLSİN akut ve kronik gut (damla) hastalığı ve ailevi Akdeniz Hummasının (karın ağrısı, eklem ağrısı, şişlik ve ateşle nöbetler halinde seyreden kalıtımsal bir hastalık) profilaksi (hastalığın oluşumunu veya gelişimini önlemek amacıyla yapılan koruyucu tedavi) ve tedavisinde ve keza Behçet Hastalığı (ağızda ve cinsel bölgede ağrılı yaralar, göz problemleri ve deri bulgularıyla seyreden, vücudun kendi hücrelerine karşı antikor oluşturduğu bir hastalık) sendromunun tedavisinde kullanılır. KOLSİN aynı zamanda akut veya reküren

kardiyovasküler hastalıkların sekonder korumasında uygun medikal tedaviye rağmen tekrarlayan kardiyovasküler olaylar yaşayan hastalarda veya diğer risk faktörlerinin yeterince kontrol edilemediği hastalarda kullanılır.

KOLSİN, 60 film kaplı tablet içeren ambalajlar halinde kullanıma sunulmuştur.

2. KOLSİN kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler

KOLSİN’i aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ Eğer,




Kolşisine ve KOLSİN’in içeriğindeki yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığınız veya alerjiniz var ise,
Ciddi böbrek rahatsızlığınız var ise (kreatinin klerensi değeri 10mL/dakika’nın altında ise),
Ciddi karaciğer rahatsızlığınız var ise,
Kötü huylu kan hastalığınız var ise,
Size hemodiyaliz uygulanıyorsa,
Hamileyseniz

KOLSİN’i aşağıdaki durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZÖnemli uyarı!

Kolşisinin size önerilen kullanım dozunu aşmayın. İlaç etkileşimleri göz ardı edilerek de dahil olmak üzere ilacın aşırı doz uygulanması, ölümle sonuçlanan ölümcül, çok ağrılı ve geri dönüşü olmayan bir zehirlenmeye yol açabilir. Bu kullanma talimatının, 2. KOLSİN kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler, 3. KOLSİN nasıl kullanılır? ve 4. Olası yan etkiler nelerdir? bölümlerini inceleyin. Bu tıbbi ürün, kullanılmadan önce ve kullanım sonrasında, başkalarının erişemeyeceği bir yerde saklanmalıdır.

Etkili bir kolşisin dozu ile ilaç intoksikasyonu (zehirlenmesi) belirtilerine neden olan bir doz arasında, küçük bir fark vardır; bu durum, biraz fazla yüksek bir dozun bile bir ilaç zehirlenmesinin akut belirtilerine neden olabileceği anlamına gelir. Bulantı (kendini hasta hissetme), kusma, mide ağrısı ve ishal gibi belirtiler yaşarsanız, kolşisin almayı bırakın ve derhal doktorunuzla iletişime geçin (ayrıca bkz. bölüm 4 Olası yan etkiler nelerdir?).

Aşağıdaki durumlardan herhangi biri sizin için geçerliyse KOLSİN kullanmadan önce doktorunuzu bilgilendirmelisiniz:
Eğer,
●Herhangi bir karaciğer rahatsızlığınız var ise,
●Herhangi bir kalp-damar rahatsızlığınız var ise,

Mide veya bağırsak rahatsızlıklarınız var ise, ●Herhangi bir böbrek rahatsızlığınız var ise,
●Yaşlı ve güçten düşmüş iseniz,
●Herhangi bir kan hastalığınız var ise

Kolşisin, kemik iliği fonksiyonunda ciddi bir azalmaya (belirli beyaz kan hücrelerinin kaybolması (agranülositoz), kan trombositlerinin eksikliğine (trombositopeni), kırmızı kan hücrelerinin üretim eksikliği nedeniyle kırmızı kan hücrelerinde ve pigmentte azalmaya (aplastik anemi) neden olabilir.

Kan hücrelerinde meydana gelebilecek herhangi bir değişikliği izlemek için düzenli kan testleri yaptırmalısınız.

Ateş, ağızda iltihaplanma, boğaz ağrısı, uzun süreli kanama, morarma veya cilt problemleri gibi belirtiler yaşarsanız, bu ilacı almayı bırakın ve derhal doktorunuza başvurun. Bunlar ciddi bir kan sorununuz olduğuna dair işaretler olabilir ve doktorunuz hemen kan testi yaptırmanızı isteyebilir (ayrıca bkz. bölüm 4 “Olası yan etkiler nelerdir”).

Kolşisinin P-gp inhibitörleri (örn. siklosporin, verapamil veya kinidin) ve/veya güçlü CYP3A4 inhibitörleri (örn. ritonavir, atazanavir, indinavir, klaritromisin, telitromisin,

itrakonazol veya ketakonazol) adı verilen ilaç grubu ile birlikte uygulanması kolşisine maruziyetin artmasına ve bu durum da, ölümle sonuçlananlar dahil, kolşisin kaynaklı zehirlenmelere yol açabilecektir. Normal böbrek ve/veya karaciğer fonksiyonuna sahip bir hasta iseniz ve bir P gp inhibitörü veya güçlü bir CYP3A4 inhibitörü ile tedaviniz gerekiyorsa, kolşisin dozunuzun azaltılması ve kolşisinin istenmeyen etkileri açısından dikkatle izlenmeniz gerekebilir. Eğer böbrek veya karaciğer fonksiyon bozukluğunuz varsa bu tür inhibitörlerin ve kolşisinin eşzamanlı kullanımından kaçınılmalıdır (bkz. Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı).

Kolşisin sperm yapımında bozukluğa yol açabilmektedir.

Uzun süreli kolşisin kullanımı B12 vitamini eksikliğine yol açabilir. Doktorunuz vitamin takviyesi almanızı isteyebilir.

Ayrıca kolşisin idrarda yapılan eritrosit (kırmızı kan hücresi) ve hemoglobin (kana rengini veren eleman) tahlillerinde yanlış sonuç alınmasına neden olabilmektedir. Bu nedenle herhangi bir tahlil yaptırmadan önce doktorunuza Kolşisin kullandığınızı söylemelisiniz.

Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.

KOLSİN’in yiyecek ve içecek ile kullanılması
Kolşisin tedaviniz süresince greyfurt suyu içmemelisiniz.

Bazı sindirim şikayetlerini önlemek için ilacınızı yemekler ile birlikte veya yemeklerden sonra bol su ile alınız.

Hamilelik
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Hamileyseniz, hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız veya bebek sahibi olmayı planlıyorsanız, bu ilacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Gut tedavisinde:
Çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlarda, gut için kolşisin tedavisi sırasında ve sonlandırılmasını takiben en az 3 ay boyunca etkili doğum kontrolü uygulamalıdır. Yine de bu süre içinde hamilelik meydana gelirse, genetik danışmanlık görevlendirilmelidir. Hamileyseniz veya hamile olma ihtimaliniz varsa kolşisin kullanmamalısınız. Yine de kolşisin ile tedavi sırasında veya tedavinin kesilmesinden sonraki 3 ay içinde hamilelik meydana gelirse, genetik danışmanlık görevlendirilmelidir.

Ailevi Akdeniz Hummasının tedavisinde:
Ailevi Akdeniz Humması hastalığının tedavisiz seyri de hamileliği olumsuz etkileyebileceğinden, hamilelik sırasında kolşisin kullanımı potansiyel risklere karşı dikkatle değerlendirilmeli ve klinik olarak gerekliyse ilacın uygulanması düşünülmelidir.

Fertilite (doğurganlık):
Gut tedavisinde, erkek hastalar, kolşisin tedavisi sırasında ve tedavinin sonlandırılmasını takip eden en az 6 ay boyunca çocuk sahibi olmamalıdır. Yine de bu süre içinde hamilelik meydana gelirse, genetik danışmanlık görevlendirilmelidir.

Ailevi Akdeniz Humması hastalığının tedavisiz seyri de kısırlığa yol açabileceğinden, kolşisin kullanımı potansiyel risklere karşı dikkatle değerlendirilmeli ve klinik olarak gerekliyse ilacın uygulanması düşünülmelidir.

Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza danışınız.

Emzirme
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Etkin madde kolşisin anne sütüne geçer.

Emziren kadınlarda gut hastalığı tedavisinde kullanılmamalıdır.

Ailevi Akdeniz Humması rahatsızlığı olan emziren annelerde, emzirmenin çocuk için yararı ile kolşisinin anne için yararı göz önünde bulundurulup değerlendirilerek ya emzirmenin kesilmesine ya da tedavinin kesilmesine karar verilmelidir.

Araç ve makine kullanımı
Kolşisinin araç ve makine kullanımı üzerine etkisine ilişkin herhangi bir veri mevcut değildir. Bununla birlikte, uyuşukluk ve baş dönmesi olasılığı göz önünde bulundurulmalıdır.

KOLSİN’in içeriğinde bulunan bazı yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler KOLSİN laktoz monohidrat (sığır sütü kaynaklı) içermektedir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı intoleransınız olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.

KOLSİN her “doz”unda 1 mmol (23 mg)’dan daha az sodyum ihtiva eder; yani aslında sodyum içermez.

Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı
KOLSİN’in kan sayımınızı bozabilecek veya karaciğer ve böbrek fonksiyonunuzu olumsuz etkileyebilecek ilaçlarla birlikte kullanıldığında dikkatli olunması önerilir. Bu gibi durumlarda doktorunuza başvurunuz.

KOLSİN aşağıdaki ilaçlardan herhangi biri ile birlikte alınırsa, kolşisin toksisitesine bağlı yan etkilerin görülmesi daha olasıdır ve bu yan etkiler çok ciddi olabilir.

Aşağıdaki ilaçları alıyorsanız, doktorunuz veya eczacınıza danışın:

Eritromisin, telitromisin, klaritromisin ve azitromisin (bakteriyel enfeksiyonları tedavi etmek için kullanılan bazı antibiyotik ilaçlar). Kolşisin tedavisi gördüğünüz dönemde

bu tür antibiyotiklerin kullanılması ilaç intoksikasyonuna (zehirlenmesine) neden olabilir. Mümkünse kolşisin tedavisi gördüğünüz süre boyunca bu tür antibiyotikleri kullanmayın. Başka bir tedavi mümkün olmadığında doktorunuz kolşisin dozunuzu düşürebilir ve sizi gözlem altında tutabilir;

Ketokonazol, itrakonazol, vorikonazol (anti-fungal, mantar hastalıklarına karşı etkili ilaçlar). Kolşisin tedavisi gördüğünüz süre boyunca bu ilaçları kullanmamalısınız; Ritonavir, atazanavir, amprenavir, sakinavir, nelfinavir, fosamprenavir ve indinavir (HIV, İnsan İmmün Yetmezlik Virüsü, enfeksiyonunu tedavi etmek için kullanılan bazı

proteaz inhibitörleri). Kolşisin tedavisi gördüğünüz süre boyunca bu ilaçları kullanmamalısınız;

Verapamil, kinidin ve diltiazem (kalp hastalıklarını tedavi etmek için kullanılan ilaçlar); Siklosporin (bağışıklık sistemini baskılayarak vücudun enfeksiyona karşı direncini azaltmak için kullanılan bir ilaç).

Ayrıca aşağıdakilerden herhangi birini alıyorsanız doktorunuza veya eczacınıza söyleyiniz:

Kolşisin tedavisi gördüğünüz süre boyunca aşağıdaki ilaçları almak ciddi bir kas hastalığına (miyopati) ve kas dokusunun bozulmasına, buna kas krampları, ateş ve

idrarın kırmızı-kahverengi renk almasına neden olabilir (rabdomiyoliz):
•simvastatin, fluvastatin veya pravastatin (statinler, kolesterolü düşürmek için kullanılan ilaçlar)

•fibratlar (kolesterolü ve kandaki bazı yağları düşürmek için kullanılan ilaçlar) •digoksin (kalp yetmezliği ve aritmileri tedavi etmek için kullanılan ilaç)
Simetidin (bağırsak veya mide ülserlerini tedavi etmek için kullanılır) ve tolbutamid (kan şekerini düşürmek için kullanılır). Bu ilaçlar kolşisinin etkisini artırabilirler. B12 vitamini (siyanokobalamin). B12 vitamininin gastrointestinal sistemden emilimi kolşisin ile azalabilir.

KOLSİN aşağıdaki ilaçlar ile birlikte kullanılmamalı veya dikkatli kullanılmalıdır: • Alkol
Kolşisin ile birlikte alkol kullanıldığında, özellikle alkoliklerde sindirim sistemi üzerine zararlı etkiler artmaktadır. Ayrıca alkol kandaki ürik asit düzeylerini artırır ve bu da koruyucu gut tedavisinin etkinliğini azaltabilir.

• Ağrı kesici ve iltihap giderici ilaçlar:
Bu ilaçlar kolşisin ile birlikte kullanıldığında bazı kan rahatsızlıklarının riskini artırabilir. • Kanser ilaçları, hücre bozulmasına yol açan ilaçlar veya bumetanid, diazoksit, tiazid grubu idrar söktürücüler, etakrinik asit, furosemid, mekamilamin, pirazinamid veya triamteren maddelerini içeren ilaçlar
Bu ilaçlar kandaki ürik asit miktarını artırabilir ve koruyucu gut tedavisinin etkinliğini azaltabilir.

Kötü huylu kan bozukluklarına yol açan, kemik iliğini bozan ilaçlar, radyasyon tedavisi •
kolşisin bu ilaçların kemik iliği ve kan üzerine zararlı etkileri artırabilir.

Eğer reçeteli yada reçetesiz herhangi bir ilacı şu anda kullanıyorsanız veya son zamanlarda kullandınız ise lütfen doktorunuza veya eczacınıza bunlar hakkında bilgi veriniz.

3. KOLSİN nasıl kullanılır?

Uygun kullanım ve doz/uygulama sıklığı için talimatlar:
•KOLSİN’i daima doktorunuzun tavsiye ettiği şekilde kullanınız. Herhangi bir durumdan emin değilseniz lütfen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

•Çok yüksek dozda KOLSİN potansiyel olarak toksiktir, bu nedenle doktorunuz tarafından reçete edilen dozu aşılmaması oldukça önemlidir.

•KOLSİN’in dozu hastalığın şiddetine göre ayarlanmaktadır.

Yetişkinlerde kullanımı:
Akut gut hastalığı (ayrıca kalsiyum pirofosfat birikmesi):
Koruyucu olarak (krizlerin sıklığını ve şiddetini azaltmak için sürekli olarak): Başlangıçta günde bir defa 1 film kaplı tablet kullanılır. Gerekirse doz günde iki defa l’er film kaplı tablete çıkarılabilir. Hafif şiddetteki durumlarda haftada 1-4 defa l’er film kaplı tablet kullanımı yeterli olabilir.

Akut atak durumunda:
Tedavi amacıyla ilk belirti ile birlikte 1 veya 2 film kaplı tablet alınır. Daha sonra, ağrı geçinceye kadar veya bulantı, kusma ve ishal oluncaya kadar veya toplam 6 mg’lık

maksimum doza (12 film kaplı tablet) ulaşılıncaya kadar her 1-2 saatte bir 1’er film kaplı tablet ile devam edilir. Atak geçtiği zaman ilaç alımı durdurulur.

Ailevi Akdeniz Ateşi ve amiloidoz (organlarda amiloid proteini birikimi ile oluşan bir hastalık) baskılanmasında:
Koruyucu amaçla: Önce günde 1 defa 1 film kaplı tablet verilir. Gerekiyorsa ve doz tolere edilebiliyorsa günde 2 mg’a kadar toplam doz bölünerek verilebilir. 2 veya 3’e bölünmek suretiyle toplam 2 mg’a kadar günlük dozlara çıkılabilir.

Akut atağın baskılanması için: Saatte bir olmak üzere 4 defa 1’er film kaplı tablet ile başlanır. Daha sonra o gün için iki saatte bir 2 defa 1’er film kaplı tablet ile devam edilir. Daha sonra 12 saatte bir 1 film kaplı tablet uygulamasıyla iki gün daha tedavi sürdürülür. Bu üç günlük tedavinin herhangi bir anında atak bariz olarak kontrol altına alınmışsa uygulama kesilebilir.

Behçet Hastalığında:
3’e bölerek günlük 1-1,5 mg doz kullanılır.

Akut veya reküren perikardit tedavisinde ve kardiyovasküler hastalıkların sekonder korumasında:
Günde 0,5- 1 mg doz kullanılır.

Uygulama yolu ve metodu:
Ağızdan alınır. Tabletler bir bütün halinde, 1 bardak su ile alınmalıdır.

Değişik yaş grupları:
Çocuklarda kullanımı:
Ailevi Akdeniz Ateşi Hastalığı olan çocuklarda kullanımı:
5 yaşından küçük olanlarda günde bir defa 1 film kaplı tablet; 5 yaş ve daha büyük olan çocuklarda günde iki defa l’er film kaplı tablet.

Çocuklar büyüdükçe dozun ayarlanması gerekebilir.

Not: Tedaviye başladığında 5 yaşından küçük olan çocuklarda, genellikle 7 yaş civarında dozda artış (günde 2 film kaplı tablete artış) gerekmektedir ve 5 yaşından sonra tedaviye başlanılan çocukların ise 12,5 yaş civarında doz artışına ihtiyaç duyduğu (günde 3 film kaplı tablet) bildirilmektedir.

KOLSİN’in bu hastalık dışında çocuklarda etkili ve güvenli olup olmadığı bilinmemektedir.

Yaşlılarda kullanım:
Doktorunuz dozunuzu belirleyecektir.

Özel kullanım durumları
Böbrek/karaciğer yetmezliği:
Böbrek yetmezliğinde ilacın dozunda değişiklik yapılması gerekmektedir.

Böbrek fonksiyon yetmezliği (kreatin klerensi 10 – 50 mL/dak. arasında) olan erişkinlerde doz:
Koruyucu kullanım için: Günde bir defa 1 film kaplı tablet.

Akut atak tedavisinde: Normal dozun yarısı (günde en fazla 3 mg).

Böbrek yetmezliğiniz var ise doktorunuz ile konuşmalısınız.

Eğer KOLSİN’in etkisinin çok güçlü veya zayıf olduğuna dair bir izleniminiz var ise doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz.

Kullanmanız gerekenden daha fazla KOLSİN kullandıysanız:
Kullanmanız gerekenden daha fazla KOLSİN kullandıysanız veya bir çocuk yanlışlıkla herhangi bir tablet aldıysa, zehirlenme riski mevcuttur. Derhal doktorunuza, eczacınıza veya size en yakın hastaneye başvurmalısınız.

Zehirlenme belirtileri:

Çok yüksek dozda kolşisin tabletlerinin alınmasından sonra, doz aşımının erken belirtileri ancak birkaç saat sonra ortaya çıkar. Bu belirtiler arasında boğazda, midede

ve deride yanma hissi, bulantı, kusma, karın krampları ve kanın pH değerinin çok düşmesine sebep olabilecek kanlı ishal, dehidrasyon (su kaybı), kan basıncının düşmesi ve şok yer alır.

Devamında, çok yüksek bir dozun alınmasından 24-72 saat sonra, aşağıdaki yaşamı tehdit eden komplikasyonlar meydana gelebilir: olası sanrıların görülmesi ile birlikte

bilinç bozukluğu (deliryum), koma, felç belirtileri, solunum depresyonu, akciğerlerde sıvı tutulması, böbrek hasarı, kan değerlerinde düşüşler ve kardiyak arest (ani kalp durması).

Çok yüksek bir dozun alınmasından yaklaşık 7 gün sonra beyaz kan hücrelerinde geçici bir artış (lökositoz) ve saç dökülmesi meydana gelebilir.

KOLSİN’den kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız bir doktor veya eczacı ile konuşunuz.

KOLSİN’i kullanmayı unutursanız:
Eğer ilacınızı kullanmayı unutursanız ve bir sonraki dozunuzun zamanı yakın değilse hatırlar hatırlamaz alınız. Bir sonraki dozunuz yakın ise bekleyip o dozunuzu alınız. Her iki durumda da ilacınızı normal şekilde kullanmaya devam ediniz.

Unutulan dozları dengelemek için çift doz kullanmayınız.

KOLSİN ile tedavi sonlandırıldığında oluşabilecek etkiler:

Bu ilacı almayı aniden bıraktığınızda, tedaviye başlamadan önce yaşadığınız semptomlar tekrarlayabilir. İlacınızı doktorunuzun size söylediği şekilde kullanmalısınız. Kolşisin almayı bırakmayı düşünüyorsanız, öncesinde mutlaka doktorunuzla konuşun.

4. Olası yan etkiler nelerdir?

Tüm ilaçlar gibi, KOLSİN’in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.

Aşağıdakilerden biri olursa, KOLSİN’i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz ve size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:

Ani gelişen hırıltılı nefes alma, nefes almada güçlük, göz kapakları, yüz veya dudaklarda şişme, döküntü veya kaşıntı (özellikle tüm vücutta) gibi şiddetli alerjik reaksiyon

belirtileri. Bu yan etkilerin sıklığı, sıklığı bilinmeyen (eldeki veriler ile belirlenemeyecek kadar az hastada görülebilir)

Bazı kan değerlerinde azalmalar (agranülositoz, trombositopeni), kemik iliği bozukluğu, aplastik anemi (bir çeşit kansızlık). Bunlar kan testi ile anlaşılır. Yüksek

ateş, şiddetli boğaz ağrısı ve ağızda ağrı ve ciddi bir anemi türü (aplastik anemi) gibi belirtilerle enfeksiyon. Bu yan etkilerin sıklığı, seyrek (1.000 hastanın birinden az fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir)

Bulantı, kusma, karın krampları ve ishal. Bu yan etkilerin sıklığı, yaygın (10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir). Yüksek dozlarda şiddetli ishal

ve sindirim sisteminde kanama meydana gelebilir

Kaslarda zayıflık (miyopati), idrarda kırmızı ila kahverengi renk değişikliği (rabdomiyoliz), kas ağrısı, yorgunluk. Bu yan etkilerin sıklığı, sıklığı bilinmeyen (eldeki

veriler ile belirlenemeyecek kadar az hastada görülebilir)

Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.

Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.

Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
Sıklığı bilinmeyen (eldeki veriler ile belirlenemeyecek kadar az hastada görülebilir) •Saç dökülmesi, döküntü
•Cilt rahatsızlıkları, ciltte kanamalar
•Boğaz ağrısı
•Seminal sıvıdaki sperm hücrelerinin sayısının azalması veya seminal sıvıda sperm hücrelerinin tamamen yokluğu
•Nöropati (sinirlerde herhangi bir nedenle görülen bozukluklar-duyu kaybı), periferal nevrit (ağrıya, uyuşukluğa ve bazen sinir fonksiyonunda bozulmaya neden olabilen sinir iltihabı)
•6 ay veya daha uzun süreyle mensturasyon (adet) görülmemesi, adet sırasında ağrı ve/veya krampların yaşanması
•B12 vitamini eksikliği
•Karaciğer hasarı, karaciğer enzimlerinde yükselme
•Böbrek hasarı (idrara çıkamama, idrarda kan bulunması gibi durumlar ile anlaşılabilir)

Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir Acil tıbbi müdahale gerekebilir.

Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.

Yan etkilerin raporlanması
Kullanma talimatında yer alan veya almayan herhangi bir yan etki meydana gelmesi durumunda hekiminiz, eczacınız veya hemşireniz ile konuşunuz. Ayrıca karşılaştığınız yan etkileri www.titck.gov.tr sitesinde yer alan “İlaç Yan Etki Bildirimi” ikonuna tıklayarak ya da 0 800 314 00 08 numaralı yan etki bildirim hattını arayarak Türkiye Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildiriniz. Meydana gelen yan etkileri bildirerek kullanmakta olduğunuz ilacın güvenliliği hakkında daha fazla bilgi edinilmesine katkı sağlamış olacaksınız.

5. KOLSİN’in saklanması

KOLSİN’i çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.

30°C altındaki oda sıcaklığında saklayınız.

Son kullanma tarihi ile uyumlu olarak kullanınız.

Ambalajdaki son kullanma tarihinden sonra KOLSİN’i kullanmayınız.

Eğer ürün ve/veya ambalajında bozukluklar fark ederseniz KOLSİN’i kullanmayınız.

Son kullanma tarihi geçmiş veya kullanılmayan ilaçları çöpe atmayınız! Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca belirlenen toplama sistemine veriniz.

Ruhsat sahibi:
Menarini Sağlık ve İlaç Sanayi Tic. A.Ş.

Sarıyer/İstanbul

Üretim yeri:
Menarini Sağlık ve İlaç Sanayi Tic. A.Ş.

Zeytinburnu/İstanbul

Bu kullanma talimatı tarihinde onaylanmıştır.

Doktorlar İçin Kullanma Talimatı

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

KOLSİN 0.5 mg film kaplı tablet

2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde:
Her bir film kaplı tablet
Kolşisin 0,5 mg

Yardımcı maddeler:
Laktoz monohidrat (sığır sütü kaynaklı) 47,005 mg Sodyum nişasta glikolat 3,000 mg Yardımcı maddeler için 6.1’e bakınız.

3. FARMASÖTİK FORM

Film kaplı tablet
Kırmızı renkli yuvarlak film kaplı tabletler halindedir.

4. KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1 Terapötik endikasyonlar
KOLSİN, akut ve kronik gut (damla) hastalığı ve ailevi Akdeniz Hummasının profilaksi ve tedavisinde ve keza Behçet Hastalığı sendromunun tedavisinde kullanılır. Bununla birlikte; Akut veya reküren perikardit tedavisinde,
Kardiyovasküler hastalıkların sekonder korumasında;

Optimal medikal tedaviye rağmen tekrarlayan kardiyovasküler olaylar yaşayan hastalarda, Diğer risk faktörlerinin yeterince kontrol edilemediği hastalarda endikedir.

4.2 Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji uygulama sıklığı ve süresi:
Yetişkinlerde kullanımı:
Akut gut artrit (ayrıca kalsiyum pirofosfat birikmesi):
Profilaktik olarak (krizlerin sıklığını ve şiddetini azaltmak için sürekli olarak):
Başlangıçta günde bir defa 1 film kaplı tablet kullanılır. Gerekirse doz günde iki defa l’er film kaplı tablete çıkarılabilir. Hafif şiddetteki durumlarda haftada 1-4 defa l’er film kaplı tablet kullanımı yeterli olabilir.

Akut atak durumunda:
Tedavi amacıyla ilk belirti ile birlikte 1 veya 2 film kaplı tablet alınır. Daha sonra, ağrı geçinceye kadar veya bulantı, kusma ve diyare oluncaya kadar veya toplam 6 mg’lık maksimum doza ulaşılıncaya kadar her 1-2 saatte bir 1’er film kaplı tablet ile devam edilir. Atak geçtiği zaman ilaç alımı durdurulur.

Ailevi Akdeniz Ateşi ve amiloidoz baskılanmasında:
Profilaktik amaçla: Önce günde 1 defa 1 film kaplı tablet verilir. Gerekiyorsa ve doz tolere edilebiliyorsa günde 2 mg’a kadar toplam doz bölünerek verilebilir. 2 veya 3’e bölünmek

suretiyle toplam 2 mg’a kadar günlük dozlara çıkılabilir. Ancak bu hastalarda profilaktik kolşisinin amiloidozu önlediği gösterilmiş olduğundan tedavinin bırakılmaması tavsiye edilmektedir.

Akut atağın baskılanması için: Saatte bir olmak üzere 4 defa 1’er film kaplı tablet ile başlanır. Daha sonra o gün için iki saatte bir 2 defa 1’er film kaplı tablet ile devam edilir. Daha sonra 12 saatte bir 1 film kaplı tablet uygulamasıyla iki gün daha tedavi sürdürülür. Bu üç günlük tedavinin herhangi bir anında atak bariz olarak kontrol altına alınmışsa uygulama kesilebilir.

Behçet Hastalığında:
3’e bölerek günlük 1-1,5 mg doz kullanılır.

Akut veya reküren perikardit tedavisinde ve kardiyovasküler hastalıkların sekonder korumasında;
Günde 0,5- 1 mg doz kullanılır.

Uygulama şekli:
Ağızdan uygulanır.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:
Böbrek/Karaciğer yetmezliği:
Böbrek fonksiyon yetmezliği (kreatin klerensi 10-50 mL/dk arasında olanlarda) olan erişkinlerde doz:
Profilaktik kullanım için: Günde bir defa 1 film kaplı tablet.

Akut atak tedavisinde: Normal dozun yarısı (günde en fazla 3 mg).

Pediyatrik popülasyon:
Ailevi Akdeniz Ateşi Hastalığı olan çocuklarda kullanımı:
5 yaşından küçük olanlarda günde bir defa 1 film kaplı tablet; 5 yaş ve daha büyük olan çocuklarda günde iki defa l’er film kaplı tablet.

Çocuklar büyüdükçe doz ayarlaması gerekebilir.

Not: Tedaviye başladığında 5 yaşından küçük olan çocuklarda, genellikle 7 yaş civarında dozda artış (günde 2 film kaplı tablete artış) gerektiği ve 5 yaşından sonra tedaviye başlanılan çocukların ise 12,5 yaş civarında doz artışına ihtiyaç gösterdiği (günde 3 film kaplı tablet) bildirilmektedir.

Diğer endikasyonlar için kolşisinin etkinlik ve güvenliliği bilinmemektedir.

Geriyatrik popülasyon:
Yaşlı hastalarda doz belirlenirken dikkatli olunmalıdır.

Kolşisinin, özellikle sitokrom P450 3A4 (CYP3A4) ve P-glikoprotein (P-gp) inhibitörleri olmak üzere, çeşitli ilaçlarla eşzamanlı tedavisinin, kolşisin toksisitesi riskini arttırdığı gösterilmiştir. Bir hasta orta veya güçlü bir CYP3A4 inhibitörü veya bir P-glikoprotein inhibitörü ile eş zamanlı kolşisin kullandıysa, önerilen maksimum oral kolşisin dozu azaltılmalı ve hasta kolşisinin olumsuz etkileri için dikkatle izlenmelidir.

4.3 Kontrendikasyonlar
•Kolşisine ve KOLSİN’in içeriğindeki yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olanlarda,

•Ciddi renal rahatsızlıkta (kreatinin klerensi 10 mL/dak altında olanlar),
•Ciddi hepatik rahatsızlıkta,
•Kan diskrazisi olanlarda,
•Hemodiyaliz hastalarında (ilaç diyaliz veya kan değişimi ile uzaklaştırılamamaktadır),•Gebelikte kullanımı kontrendikedir.

4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Önemli uyarı!

Kolşisinin terapötik aralığının dar olması nedeniyle önerilen maksimum doz aşılmamalıdır. İlaç etkileşimleri göz ardı edilerek de dahil olmak üzere ilacın aşırı doz uygulanması, ölümle sonuçlanan ölümcül, çok ağrılı ve geri dönüşü olmayan bir zehirlenmeye yol açabilir. Bu KÜB’ün 4.4, 4.5q5, 4.8 ve 4.9 bölümlerini inceleyin. Bu tıbbi ürün, kullanılmadan önce ve kullanım sonrasında, başkalarının erişemeyeceği bir yerde saklanmalıdır.

Kolşisin potansiyel olarak toksiktir, bu nedenle gerekli bilgi ve deneyime sahip bir uzman tarafından reçete edilen dozun aşılmaması önemlidir. Kolşisin dar bir terapötik aralığa sahiptir. Bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal gibi semptomlar ortaya çıkarsa ilaç uygulaması bırakılmalıdır.

Hastalarda ateş, stomatit, boğaz ağrısı veya uzun süreli kanama gibi kan hücresi diskrazisini işaret eden belirti veya semptomlar gelişirse, kolşisin tedavisi derhal kesilmeli ve hastaya tam bir hematolojik inceleme yapılmalıdır.

Aşağıdaki durumlarda kolşisin kullanımına dikkat edilmesi önerilir: • Karaciğer veya böbrek yetmezliği
• Kardiyovasküler hastalık
• Gastrointestinal hastalıklar

Yaşlı ve zayıf/güçsüz hastalarda • Kan sayımlarında anormallik olan hastalar

Kolşisin şiddetli kemik iliği depresyonuna (agranülositoz, aplastik anemi, trombositopeni) neden olabilir. Kan sayımlarındaki değişiklik kademeli olarak görülebildiği gibi çok ani de gelişebilir. Özellikle aplastik anemi yüksek bir mortalite oranına sahiptir. Hastalara periyodik olarak kan sayımı kontrollerinin yapılması önemlidir. Cilt anormallikleri (peteşi) meydana gelirse, kan sayımı derhal kontrol edilmelidir.

Makrolidler, CYP3A4 inhibitörleri, siklosporin, HIV proteaz inhibitörleri, kalsiyum kanal blokerleri ve statinler, kolşisin ile klinik olarak anlamlı etkileşimlere neden olabilir ve bu da kolşisin kaynaklı toksisiteye yol açabilir (bkz. Bölüm 4.5).

Kolşisinin P-gp inhibitörleri ve/veya güçlü CYP3A4 inhibitörleri ile birlikte uygulanması, kolşisine maruziyetin artmasına ve bu durum da, ölümle sonuçlananlar dahil, kolşisin kaynaklı toksisiteye yol açabilecektir. Normal böbrek ve/veya karaciğer fonksiyonuna sahip hastalarda bir Pgp inhibitörü veya güçlü bir CYP3A4 inhibitörü ile tedavi gerekiyorsa, kolşisin dozunun azaltılması önerilir (bkz. Bölüm 4.2 ve 4.5) ve hastalar kolşisinin advers etkileri açısından dikkatle izlenmelidir.

Böbrek veya karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalarda, mümkün olduğunda kolşisin ve P-gp inhibitörleri ve/veya güçlü CYP3A4 inhibitörlerinin birlikte kullanımından kaçınılmalıdır

çünkü bu durumda kolşisine sistemik maruziyeti tahmin etmek ve kontrol etmek güç olabilir. Potansiyel aşırı doz riskine rağmen, P-gp inhibitörlerine ve/veya güçlü CYP3A4 inhibitörlerine başlanırken kolşisine devam edilmesinin bir fayda olarak görüldüğü istisnai durumlarda, kolşisin dozunda önemli doz azaltımları yapılmalı ve hastaya dikkatli klinik izleme uygulanmalıdır.

Uzun süreli kolşisin kullanımı, B12 vitamini eksikliği ile ilişkili olabilir.

İnsanlarda spermatogenezi olumsuz yönde etkilediği saptanmıştır (bkz Bölüm 5.3).

Özellikle maksimum dozlarda mide bulantısı, kusma, diyare, abdominal ağrı meydana gelebilir. Bunlar, özellikle peptik ülser veya spastik kolon mevcudiyetinde tehlikelidir.

Standart tedavi alan ve renal fonksiyon yetmezliği nedeniyle kolşisin plazma seviyeleri yüksek olan hastalarda karşılaşılan güçsüzlük halinin nedeni olarak daha çok kolşisin miyonöropatisi genellikle fark edilmeyip, polimiyoz veya üremik nöropati olarak yanlış teşhis konulmaktadır. Genellikle proksimal güçsüzlük ve yüksek serum kreatin kinaz seviyeleri görülür, fakat ilacın kesilmesinden 3-4 hafta sonra normale döner.

Kolşisin, ileum mukozasının fonksiyonunu bozarak, vitamin B 12’nin reversibl olarak yetersiz emilimine neden olur.

Akut gut tedavisi için veya ürat düşürücü tedavinin başlangıcında gut atağının profilaksisi için kolşisin kullanılması durumunda:
Hastalar, olası bir hamileliğin potansiyel riski ve izlenecek etkili doğum kontrol önlemleri hakkında dikkatli bir şekilde bilgilendirilmelidir. Kadın hastalar kolşisin tedavisi sırasında ve tedavi sonlandırılmasını takip eden en az üç ay boyunca etkili kontrasepsiyon kullanmalıdır (bkz. bölüm 4.6). Erkek hastalar, sperm hücrelerinde olası bir hasarla ilgili endişelere dayanarak (bkz. bölüm 5.3), kolşisin tedavisi sırasında ve tedavinin sonlandırılmasını takip eden en az 6 ay boyunca çocuk sahibi olmamalıdır (bkz. bölüm 4.6).

İdrarda eritrosit (RBC) veya hemoglobin testlerinde yanlış pozitif sonuçlara neden olabilir.

KOLSİN laktoz (sığır sütü kaynaklı) içermektedir. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktoz yetmezliği ya da glukoz-galaktoz malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.

KOLSİN her “doz”unda 1 mmol (23 mg)’dan daha az sodyum ihtiva eder; yani aslında sodyum içermez.

4.5 Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Diğer ilaçlarla etkileşimlere dair belgelenmiş bilgiler ya yoktur ya da oldukça azdır. Yan etkilerin doğası göz önüne alındığında, kan sayımını etkileyebilecek veya karaciğer ve/veya böbrek fonksiyonu üzerinde olumsuz bir etkisi olabilecek ilaçların birlikte uygulanmasında dikkatli olunması önerilir.

Bununla birlikte simetidin ve tolbutamid gibi etkin maddeler, kolşisin metabolizmasını azaltabilir ve böylece kolşisin plazma seviyelerinin yükselmesine neden olabilir.

Kolşisin, hem CYP3A4 hem de transport proteini P-gp için bir substrattır. CYP3A4 veya P-gp inhibitörlerinin varlığında kandaki kolşisin konsantrasyonları artabilir. Makrolidler

(klaritromisin ve eritromisin), siklosporin, ketokonazol, itrakonazol, vorikonazol, HIV proteaz inhibitörleri, verapamil ve diltiazem gibi kalsiyum kanalı antagonistlerinin eşzamanlı kullanımı sırasında, ölümcül vakalar dahil, toksisite bildirilmiştir. Azitromisinin kolşisin ile birlikte uygulanmasının, serum kolşisin düzeylerinin artmasına neden olduğu bildirilmiştir. Azitromisin ile tedavi sırasında ve tedavinin kesilmesinden sonra, klinik takip ve potansiyel olarak kolşisin serum düzeylerinin takibi gereklidir (bkz. bölüm 4.4).

Greyfurt suyu, kolşisin plazma seviyelerini artırabilir. Bu nedenle greyfurt suyu kolşisin ile birlikte alınmamalıdır.

Normal böbrek veya karaciğer fonksiyonu olan hastalarda bir P-gp inhibitörü (örn. siklosporin, verapamil veya kinidin) veya güçlü bir CYP3A4 inhibitörü (örn. ritonavir, atazanavir, indinavir, klaritromisin, telitromisin, itrakonazol veya ketakonazol) ile tedavide, kolşisin dozunun ayarlanması gerekli olabilir. Böbrek veya karaciğer hasarı olan hastalarda bu tür inhibitörlerin ve kolşisinin eşzamanlı kullanımından kaçınılmalıdır (bkz. bölüm 4.4).

Siyanokobalamin (Vitamin B12) geri dönüşümlü malabsorpsiyonu, bağırsak mukozasının değişen bir işlevi tarafından indüklenebilir.

Kolşisin ile statinler, fibratlar, siklosporin veya digoksin kombinasyonu ile miyopati ve rabdomiyoliz riski artar.

Alkol ve kolşisinin bir arada kullanımı, özellikle alkoliklerde gastrointestinal toksisite riskini artırır. Ayrıca alkol kandaki ürik asit konsantrasyonlarını artırır ve profilaktik gut tedavisinin etkinliğini azaltabilir.

Fenilbutazonun kolşisin ile eşzamanlı kullanımı lökopeni, trombositopeni veya kemik iliği depresyonu riskini artırabilirken, diğer non-steroidal antiinflamatuar ilaçların kolşisin ile eşzamanlı kullanımı gastrointestinal ülserasyon veya kanama riskini artırabilir.

Antineoplastik, sitolitik ilaçlar veya bumetanid, diazoksit, tiazid grubu diüretikler, etakrinik asit, furosemid, mekamilamin, pirazinamid veya triamteren serum ürik asit konsantrasyonlarını artırabilir ve profilaktik gut tedavisinin etkinliğini azaltabilir.

Kolşisin, ilaçların neden olduğu kan diskrazilerinin, kemik iliği depresanlarının ve radyasyon tedavisinin neden olduğu kemik iliğini deprese edici etkilerini artırabilir. Birlikte kullanımı, diğer toksik hematolojik etki riskini de artırabilir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler
Veri yoktur.

Pediyatrik popülasyon:
Veri yoktur.

4.6 Gebelik ve Laktasyon

Genel tavsiye:
Gebelik kategorisi: D

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon): Kolşisin’in gebelik ve/veya fetüs/yeni doğan üzerinde zararlı farmakolojik etkileri bulunmaktadır. Bu nedenle, kolşisin tedavisi sırasında etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanılmalıdır.

Gebelik dönemi:
Hayvan çalışmaları, üreme toksisitesini işaret eder (bkz. bölüm 5.3).

Kolşisin Ailevi Akdeniz Humması tedavisinde kullanıldığında:
Ailevi Akdeniz Humması olan hamile kadınlara ilişkin makul miktarda veri, kolşisinin, malformatif veya feto/neonatal toksisitesine işaret etmemektedir. Ailevi Akdeniz Hummasının tedavisiz seyri de hamileliği olumsuz etkileyebileceğinden, hamilelik sırasında kolşisin kullanımı potansiyel risklere karşı dikkatle değerlendirilmeli ve klinik olarak gerekliyse ilacın uygulanması düşünülmelidir.

Akut gut tedavisi için veya ürat düşürücü tedavinin başlangıcında gut atağının profilaksisi için kolşisin kullanılması durumunda:
Gut hastalığı olan hamile kadınlarda kolşisin kullanımına ilişkin sınırlı veri bulunmaktadır. Bir önlem olarak, bu hasta popülasyonunda ve etkili kontrasepsiyon kullanmayan çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlarda kolşisin kullanımından kaçınılmalıdır ve yalnızca Nonsteroidal antiinflamatuar ilaçlar ve glukokortikoidler dahil diğer tedavi seçeneklerinin geçerli olmadığı durumlarda düşünülmelidir. Kadın hastalar kolşisin tedavisi sırasında ve tedavi sonlandırılmasını takip eden en az üç ay boyunca etkili kontrasepsiyon kullanmalıdır (bkz. bölüm 4.4). Yine de bu süre içinde gebelik oluşursa, genetik danışmanlık görevlendirilmelidir.

Laktasyon dönemi:
Kolşisin ve metabolitleri anne sütüne geçer. Kolşisinin yeni doğan ve küçük çocuklar üzerindeki etkileri hakkında yeterli bilgi yoktur.

Emziren kadınlarda gut hastalığı tedavisinde kullanılmamalıdır.

Ailevi Akdeniz Humması rahatsızlığı olan emziren annelerde, emzirmenin çocuk için yararı ile kolşisinin anne için yararı göz önünde bulundurulup değerlendirilerek ya emzirmenin kesilmesine ya da tedavinin kesilmesine karar verilmelidir.

Üreme yeteneği / fertilite
Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalar kolşisin uygulamasının spermatogenezi olumsuz etkileyebileceğini göstermiştir (bkz. bölüm 5.3). Erkeklerde nadir görülen geri dönüşümlü oligospermi ve azospermi vakaları literatürden bilinmektedir.

Kolşisin Ailevi Akdeniz Humması tedavisinde kullanıldığında:
Ailevi Akdeniz Humması hastalığının tedavisiz seyri de infertiliteye yol açabileceğinden, kolşisin kullanımı potansiyel risklere karşı dikkatle değerlendirilmeli ve klinik olarak gerekliyse ilacın uygulanması düşünülmelidir.

Akut gut tedavisi için veya ürat düşürücü tedavinin başlangıcında gut atağının profilaksisi için kolşisin kullanılması durumunda:
Erkek hastalar, kolşisin tedavisi sırasında ve tedavinin sonlandırılmasını takip eden en az 6 ay boyunca çocuk sahibi olmamalıdır (bkz. bölüm 4.4). Yine de bu süre içinde gebelik oluşursa, genetik danışmanlık görevlendirilmelidir.

4.7 Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

Kolşisinin araç ve makine kullanma yeteneği üzerindeki etkisine ilişkin herhangi bir veri mevcut değildir. Bununla birlikte, uyuşukluk ve baş dönmesi olasılığı dikkate alınmalıdır.

4.8 İstenmeyen etkiler

İstenmeyen etkiler aşağıdaki sıklık derecesine göre belirtilmiştir:

Çok yaygın (≥1/10); yaygın (≥1/100 ila <1/10); yaygın olmayan (≥1/1.000 ila <1/100); seyrek (≥1/10.000 ila <1/1.000); çok seyrek (<1/10.000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor).

Kan ve lenf sistemi hastalıkları:
Seyrek: Kemik iliği depresyonu ve aplastik anemi, agranülositoz veya trombositopeni kaydedilmiştir.

Bağışıklık sistemi hastalıkları:
Bilinmiyor: Aşırı duyarlılık reaksiyonları

Metabolizma ve beslenme hastalıkları:
Bilinmiyor: Vitamin B12 eksikliği

Sinir sistemi hastalıkları:
Bilinmiyor: Periferal nevrit, nöropati

Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar: Bilinmiyor: Faringolaringeal ağrı

Gastrointestinal sistem hastalıkları:
Yaygın: Kusma, diyare, abdominal ağrı, mide bulantısı. Yüksek dozlar profus diyare ve gastrointestinal hemorajiye neden olabilir.

Hepatobiliyer hastalıklar:
Bilinmiyor: Alkalin fosfataz ve AST değerlerinde artış, hepatotoksisite

Deri ve deri altı dokusu hastalıkları:
Bilinmiyor: Alopesi, döküntü, purpura, dermatozlar

Kas-iskelet bozuklukları, bağ dokusu ve kemik hastalıkları: Bilinmiyor: Miyopati, rabdomiyoliz

Böbrek ve idrar hastalıkları:
Bilinmiyor: Renal hasar

Üreme sistemi ve meme hastalıkları:
Bilinmiyor: Amenore, dismenore, oligospermi, azospermi

Pediyatrik popülasyon:
Pediyatrik hastalarda uzun dönem güvenlilik verileri mevcut değildir.

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması:
Ruhsatlandırma sonrası şüpheli ilaç advers reaksiyonlarının raporlanması büyük önem taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)‘ne bildirmeleri gerekmektedir. e-posta: tel: 0800 314 00 08; faks: 0312 218 35 99)

4.9 Doz aşımı ve tedavisi

Kolşisin dar bir terapötik pencereye sahiptir ve aşırı dozda alınması son derecede toksiktir. Özellikle toksisite riski altındaki hastalar, böbrek veya karaciğer yetmezliği olanlar, gastrointestinal sistem veya kardiyak rahatsızlığı olanlar ve yaşlılardır. Kolşisin doz aşımını takiben,tüm hastalar, erken semptomların yokluğunda bile, acil tıbbi değerlendirme için sevk edilmelidir.

Klinik seyir:
Akut doz aşımı belirtileri gecikmiş görülebilir (ortalama 3 saat): mide bulantısı, kusma, karın ağrısı, hemorajik gastroenterit, hacim azalması, elektrolit anormallikleri, lökositoz, ciddi vakalarda hipotansiyon.

Hayatı tehdit eden komplikasyonları olan ikinci faz, ilaç uygulamasından 24 ila 72 saat sonra gelişir: çoklu sistem organ disfonksiyonu, akut böbrek yetmezliği, konfüzyon, koma, asendan periferik motor ve sensoriyal nöropati, miyokardiyal depresyon, pansitopeni, disritmiler, solunum yetmezliği, tüketim koagülopatisi. Ölüm genellikle solunum depresyonu ve kardiyovasküler kollapsın bir sonucu olarak gerçekleşir. Hasta hayatta kalırsa, iyileşmeye, ilacın ilk alımından yaklaşık bir hafta sonra başlayan rebound lökositoz ve geri dönüşümlü alopesi eşlik edebilir.

Tedavi:
Antidot mevcut değildir.

Akut zehirlenmeyi takip eden bir saat içinde gastrik lavaj ile toksinler ortadan kaldırılır. Vücut ağırlığına göre 0,1 mg/kg’dan fazla ilaç almış yetişkinlerde ve herhangi bir miktarda ilaç almış çocuklarda, sunumdan sonraki 1 saati içinde oral aktif kömür uygulanması düşünülebilir.

Hemodiyalizin etkinliği yoktur (yüksek dağılım hacmi).

Hastane ortamında yakın klinik ve biyolojik izlem yapılır.

Semptomatik ve destekleyici tedavi: Solunumun kontrolü, kan basıncının ve dolaşımın stabil şartlarda tutulması, sıvı ve elektrolit dengesizliğinin düzeltilmesi sağlanır.

Lethal doz büyük ölçüde değişkenlik gösterir (bir dozda 7-65 mg), ancak yetişkinler için genellikle yaklaşık 20 mg’dır.

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1 Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grup: Antigut ilaçlar, Ürik asit metabolizmasına etkisiz preparatlar ATC Kodu: M04AC01

Etki mekanizması:
Kolşisinin gut tedavisinde etki mekanizması tam olarak bilinmemektedir.

Ürat kristalleri lökositler tarafından fagosite edilir ve böylece inflamatuar faktörler salınır. Kolşisin bu işleyişleri engeller. Kolşisinin, mikrotübüllerle etkileşimi gibi, diğer özellikleri de etkisine katkıda bulunabilir.

Etkilerin başlangıcı, oral uygulamadan yaklaşık 12 saat sonra görülür ve 1 ila 2 gün sonra maksimuma ulaşır.

5.2 Farmakokinetik özellikler

Genel özellikler

Emilim:
Kolşisin, oral uygulamadan sonra hızla ve neredeyse tamamen emilir.

Maksimum plazma konsantrasyonlarına genellikle 30 ila 120 dakika sonra ulaşılır.

Dağılım:
Kolşisinin plazma proteinlerine bağlanma oranı ortalama %30’dur. Lökositlerde birikir.

Biyotransformasyon:
Kolşisin kısmen karaciğerde ve daha sonra kısmen safra yoluyla metabolize olur.

Eliminasyon:
Büyük ölçüde (%80) değişmeden ve metabolitler halinde feçesle atılır. %10–20’si idrarla atılır. Plazma yarı ömrü 30-60 dakika ve lökositlerde yaklaşık 60 saattir.

Doğrusallık / Doğrusal olmayan durum:
Veri yoktur.

5.3 Klinik öncesi güvenlilik verileri

Kolşisin in vitro DNA hasarına neden olur ve in vivo kromozomal anormallikler gözlenmiştir.

Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, kolşisin kaynaklı mikrotübül oluşumunun bozulmasının mayoz ve mitoz üzerinde bir etkisi olduğunu göstermiştir. Kolşisin maruziyetinden sonra erkek hayvanlarda sperm sayısında azalma ve anormal morfolojiye sahip sperm hücreleri gösterilmiştir. Bu çalışmalarda kullanılan dozlar, hastalarda kullanım için öngörülen dozdan önemli ölçüde daha yüksek olmuştur. Yüksek dozlarda kolşisin farelerde, sıçanlarda ve tavşanlarda teratojenisiteye ve embriyo toksisitesine neden olabilir.

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1 Yardımcı maddelerin listesi

Her bir çekirdek tablet:
Laktoz monohidrat (sığır sütü kaynaklı)
Mısır nişastası
Talk
Polivinil prolidon K-30
Sodyum nişasta glikolat
Magnezyum stearat

Film kaplama:
Opadry II 85F18422 white (polivinil alkol, titandioksit, polietilen glikol/macrogol, talk)

6.2 Geçimsizlikler

Geçerli değildir.

6.3 Raf ömrü

36 ay

6.4 Saklamaya yönelik özel tedbirler

30°C altındaki oda sıcaklığında saklanmalıdır. Işıktan korunmalıdır
Bu ürün ve/veya ambalajı herhangi bir bozukluk içeriyorsa kullanılmamalıdır.

6.5 Ambalajın niteliği ve içeriği

60 film kaplı tabletlik blister ambalajlarda.

6.6 Beşeri Tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve “Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmelik”lerine uygun olarak imha edilmelidir.

7. RUHSAT SAHİBİ

Menarini Sağlık ve İlaç Sanayi Tic. A.Ş.
Maslak Mah. Sümer Sok. No: 4
Maslak Office Building Kat: 7-8
34485 Maslak, Sarıyer/İstanbul
Tel.: (212) 467 11 11
Fax: (212) 467 12 12

8. RUHSAT NUMARASI

9. İLK RUHSAT TARİHİ / RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi : 18.02.1976
Ruhsat yenileme tarihi : 06.10.2007

10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ


Paylaşmak için Bağlantılar:

Bir yanıt yazın