CLIMEN 21 DRAJE
KULLANMA TALİMATI
CLIMEN® 2mg+2mg/1mg kaplı tablet
Ağız yolu ile alınır.
• Etkin maddeler:Beyaz renkli her bir tablet 2 mg estradiol valerat içerir. Pembe renkli her bir tablet ise, 2 mg estradiol valerat ve 1 mg siproteron asetat içerir.
• Yardımcı maddeler:
Beyaz renkli tabletler: Laktoz monohidrat (sığır), mısır nişastası, povidon 25 000, talk, magnezyum stearat, sukroz, povidon 700000, makrogol, kalsiyum karbonat, montanglikol vaks, talk içerir.
Pembe renkli tabletler: Laktoz monohidrat (sığır), mısır nişastası, povidon 25 000, talk, magnezyum stearat, sukroz, povidon 700000, makrogol, kalsiyum karbonat, montanglikol vaks, talk, gliserol, titanyum dioksit, sarı demir oksit, kırmızı demir oksit içerir.
Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.
•Bu kullanma talimatını saklayınız. Daha sonra tekrar okumaya ihtiyaç duyabilirsiniz. •Eğer ilave sorularınız olursa, lütfen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
•Bu ilaç kişisel olarak sizin için reçete edilmiştir, başkalarına vermeyiniz.
•Bu ilacın kullanımı sırasında, doktora veya hastaneye gittiğinizde bu ilacı kullandığınızı doktorunuza söyleyiniz.
•Bu talimatta yazılanlara aynen uyunuz. İlaç hakkında size önerilen dozun dışında yüksek veya düşük doz kullanmayınız.
Bu Kullanma Talimatında:
1. CLIMEN nedir ve ne için kullanılır?
2. CLIMEN kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler 3. CLIMEN nasıl kullanılır?
4. Olası yan etkiler nelerdir?
5. CLIMEN’in saklanması
Başlıkları yer almaktadır.
1.CLIMEN nedir ve ne için kullanılır?
•Her ambalajda, 11 adet beyaz renkli tablet ve 10 adet pembe renkli tablet olmak üzere toplam 21 adet CLIMEN kaplı tablet bulunmaktadır.
•Takvimli ambalajda yer alan beyaz renkli tabletlerin herbiri 2 mg estradiol valerat etkin maddesi içerir. Pembe renkli tabletlerin herbiri ise, 2 mg estradiol valerat ve 1 mg siproteron asetat etkin maddelerini içermektedir. CLIMEN laktoz monohidrat (sığır) içerir.
1
•CLIMEN, rahmi alınmamış kadınların menopoza bağlı şikayetlerinde, deri ve idrar-üreme sisteminde hormon eksikliğine bağlı gerilemenin giderilmesinde, menopozda depresif ruh hali, doğal menopoz ve hormon eksikliği, yumurtalık yetmezliği ya da alınmasına bağlı eksiklik belirtilerinde, menopoz sonrası kemik erimesinin önlenmesinde, düzensiz adet kontrolünde, adet görememenin tedavisinde kullanılır.
2. CLIMEN kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler
Tıbbi öykü ve düzenli sağlık kontrolleri
Hormon replasmanı (yerine koyma) tedavisi, tedaviye başlamak veya tedaviye devam etmek için karar alınmadan önce göz önünde bulundurulması gereken risklerle ilişkilidir.
Erken menopoz (yumurtalıkların işlev bozukluğu veya cerrahi olarak çıkarılması nedeniyle) geçiren kadınların tedavisinde deneyim sınırlıdır. Erken menopozunuz varsa, hormon replasman tedavisinin riskleri diğer kadınlarınkinden farklı olabilir. Lütfen bu konu hakkında doktorunuza danışınız.
Hormon replasman tedavisine başlamadan (veya devam ettirmeden) önce, doktorunuz kişisel ve ailevi tıbbi geçmişinizi öğrenecektir. Doktorunuz fiziksel muayene ihtiyacına karar verecektir. Gerekirse bu fiziksel muayene memelerin incelenmesi ve/veya pelvik muayeneyi kapsamaktadır.
Hormon replasman tedavisine başladığınızda, doktorunuza düzenli olarak (yılda en az bir kez) sağlık kontrolleri için başvurmalısınız. Bu muayenelere geldiğinizde, lütfen CLIMEN ile devam eden tedaviye ilişkin faydaları ve riskleri doktorunuzla görüşünüz.
Lütfen doktorunuzun önerdiği gibi düzenli olarak meme taraması muayenelerine katılınız.
2
•
•
•
•
•
Menenjiyomunuz varsa veya daha önce bir menenjiyom teşhisi konulduysa (beyin ile kafatası arasındaki doku tabakasında genellikle iyi huylu bir tümör),
Hamileyseniz ya da emziriyorsanız,
İyi ya da kötü huylu karaciğer tümörünüz varsa (veya geçmişte olduysa),
Belirli bir yağ metabolizması bozukluğunuz varsa (şiddetli hipertrigliseridemi),
Bir önceki hamilelik döneminde kötüleşen, ilerleyen (progresif) orta kulak sağırlığı
(otoskleroz) rahatsızlığınız varsa,
Bu koşullardan herhangi biri ilacı ilk kullandığınızda başınıza gelirse derhal kullanmayı bırakınız ve doktorunuza danışınız.
CLIMEN’i aşağıdaki durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ:
CLIMEN’i almadan önce doktorunuzla veya eczacınızla konuşunuz.
Aşağıda listelenen sağlık sorunlarından herhangi birisinden etkilenmişseniz doktorunuzla konuşunuz çünkü bunlar CLIMEN ile tedavi sırasında yeniden ortaya çıkabilir veya daha da kötüleşebilir. Bu durumda, sağlık kontrolleri için doktorunuza daha sık başvurmalısınız.
3
−Kore (yüz, ağız, gövde ve uzuvlarda istemsiz, öngörülemeyen vücut hareketine neden olan bir hareket bozukluğu),
−Kalıtsal veya edinilmiş anjiyoödem.
Hasta hipofiz bezinin kanserli olmayan bir tümörüne (anterior pituiter adenoma) sahipse, yakın tıbbi gözetim (prolaktin seviyelerinin düzenli ölçümlerini de dahil) gereklidir.
Ameliyat olmanız planlanıyorsa
Bir ameliyat olmanız planlanıyorsa, ameliyatı yapacak doktorunuza CLIMEN kullandığınızı söyleyiniz. Tromboz riskini azaltmak için planlanan ameliyattan 4 ila 6 hafta önce CLIMEN almayı bırakmak zorunda kalabilirsiniz (‘2. CLIMEN kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler’ – ‘Toplardamar kan pıhtıları (tromboz)’ başlığına bakınız). CLIMEN almaya devam edebildiğinizde doktorunuza danışınız.
Bu ilacın kullanımı hakkında başka sorularınız varsa, doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
CLIMEN’in derhal bırakılmasına yönelik nedenler:
Eğer hormon replasman tedavisi görürken aşağıdaki hastalıklardan ya da durumlardan birini yaşarsanız:
−
−
−
−
−
−
“CLIMEN’i aşağıdaki durumlarda kullanmayınız” bölümünde belirtilen hastalıklar,
Cildin ya da göz beyazlarının sararması (sarılık). Bu durum karaciğer hastalığına işaret edebilir.
Belirgin tansiyon yükselmesi (belirtiler baş ağrıları, yorgunluk ve baş dönmesi olabilir), İlk kez ortaya çıkan migren benzeri baş ağrısı,
Gebe kalma,
Kan pıhtıları belirtileri fark ederseniz, örn.
oAğrılı şişlik ve bacaklarda kızarıklık,
oAni göğüs ağrısı,
oNefes darlığı,
Bu konuda daha fazla bilgiyi “Toplardamar kan pıhtıları (tromboz)” başlığı altında
−
−
−
bulabilirsiniz.
Epileptik tutulmalarda artış (nöbetler),
Ani algısal bozukluklar (ör., görsel bozukluklar, işitme buzukluğu),
Nefes almada zorlukla birlikte yüzün, dilin ve / veya boğazın şişmesi ve / veya yutma
güçlüğü veya döküntü gibi anjiyoödem belirtileri.
HRT ve kanser
• Rahim iç yüzeyinin aşırı kalınlaşması (endometriyal hiperplazi) ve rahim iç yüzeyi kanseri (endometriyal kanser)
Rahim iç yüzeyinin aşırı kalınlaşması (endometriyal hiperplazi) ve rahim iç yüzeyi kanseri (endometriyal kanser) riski sadece östrojen tedavisi sırasında artmaktadır.
4
Halen rahmi olan ve hormon replasman tedavisi kullanmayan 1000 kadından ortalama olarak 5’inde 50 ile 65 yaşları arasında rahim iç yüzeyi kanseri teşhis edilecektir. Aksine, halen bir rahmi olan ve sadece bir östrojen ürünü ile hormon replasman tedavisi alan kadınlarda, 50 ile 65 yaş arasında her 1000 kadın için 10 ila 60 rahim iç yüzeyi kanseri vakası (yani 5 ila 55 ilave vaka) teşhis edilecektir.
Bu riski azaltmak için – fakat tamamen ortadan kaldırılamaz – rahmi olan kadınlarda östrojen tedavisinin progestojen ile kombine edilecek olması bu nedenle önemlidir.
Siklusun 10 günü için sadece progesteron içeren CLIMEN gibi ilaçlar ile ilgili olarak, endometriyal hiperplazi (endometriyumun aşırı kalınlaşması) ve endometriyal karsinoma (endometriyum kanseri) riskinin siklusun 12 günü için progesteron içeren ilaçlar için olduğu gibi aynı ölçüde azaltılabileceğine dair kesin bir kanıt yoktur.
• Beklenmeyen kanama
CLIMEN alırken aylık kanamanız (çekilme kanaması olarak bilinir) olacaktır.
Ancak, aylık kanamanız dışında şu şekillerde beklenmedik bir kanama veya lekelenme meydana gelirse;
−Tedavinin ilk 6 ayından sonra devam eden,
−6 aydan daha uzun bir süre boyunca CLIMEN aldıktan sonra başlayan,
−Tedaviyi bıraktıktan sonra devam eden,
lütfen mümkün olan en kısa sürede doktorunuza danışınız.
• Meme kanseri
HRT kullanımı meme kanseri riskinizi arttırabilir. Bu ek risk HRT’yi ne kadar uzun süre kullandığınıza bağlıdır. Yalnızca östrojen içeren ürünlerde bu risk artışı daha düşük olabilir. Ancak HRT almayı bırakırsanız bu ek risk zamanla azalır. Bu ek risk 3 yıl kullanım ile belirgin hale gelir. HRT kullanımı kesildikten sonra bu ek risk zaman içinde azalacaktır, ancak 5 yıldan uzun süre HRT kullandıysanız risk 10 yıl veya daha uzun süre devam edebilir.
Karşılaştırma için:
HRT kullanmayan 50 ila 54 yaş grubundaki 1000 kadından ortalama 13 ila 17’si 5 yıllık bir süre içinde meme kanseri tanısı alacaktır.
5 yıl süreyle östrojen-progestojen içeren HRT kullanmaya başlayan 50 yaşındaki kadınlar için 1000 kullanıcıda 16 ila 17 vaka (yani, fazladan 0 ila 3 vaka) olacaktır.
Beş yıl süreyle östrojen-progestojen içeren HRT kullanmaya başlayan 50 yaşındaki kadınlar için, 1000 kullanıcıda 21 vaka (yani, fazladan 4 ila 8 vaka) olacaktır.
HRT kullanmayan 50 ila 59 yaş grubundaki 1000 kadından ortalama 27’si 10 yıllık bir süre içinde meme kanseri tanısı alacaktır.
On yıl süreyle yalnızca östrojen içeren HRT kullanmaya başlayan 50 yaşındaki kadınlar için,
5
On yıl süreyle östrojen-progestojen içeren HRT kullanmaya başlayan 50 yaşındaki kadınlar için, 1000 kullanıcıda 48 vaka (yani, fazladan 21 vaka) olacaktır.
Göğüslerinizi düzenli olarak kontrol ediniz. Göğüslerinizde herhangi bir değişiklik fark ederseniz, doktorunuza danışınız, örn.
−Cildin büzüşmesi (çukurlanma)
−Meme uçlarında değişiklikler
−Gördüğünüz veya hissettiğiniz yumrular
Meme kanserinin erken saptanması için bir programa katılma fırsatınız varsa (mamografi tarama programı), bundan faydalanmalısınız. Mamografiyi yapan sağlık uzmanına, hormon replasman tedavisi için ilaç aldığınızı söyleyiniz. Hormon replasman tedavisi için alınan ilaçlar meme dokusunu daha yoğun hale getirebilir ve bu nedenle mamogram sonucunu etkileyebilir. Meme dokusu yoğunluğu arttığında, tüm değişiklikler tespit edilemeyebilir.
•Yumurtalık kanseri
Yumurtalık kanseri nadirdir – meme kanserinden daha nadir görülür. Tek başına östrojen veya kombine östrojen- projestojen içeren HRT kullanımı yumurtalık kanserindeki hafif bir risk artışı ile ilişkilendirilmiştir.
Yumurtalık kanseri riski yaş ile değişkenlik göstermektedir. Örneğin 50-54 yaş aralığında HRT almayan kadınlarda, 5 yıllık süre içerisinde yaklaşık 2000 kadından 2’sine yumurtalık kanseri tanısı konulması beklenmektedir. 5 yıl süreyle HRT alan kadınlar için bu sayının 2000 kullanıcıda yaklaşık 3 vaka olması beklenmektedir (örn. yaklaşık 1 ekstra vaka).
•Karaciğer tümörü
CLIMEN’de bulunan hormonlar gibi hormonların kullanımı sırasında veya sonrasında, iyi huylu karaciğer tümörleri seyrek olarak, kötü huylu karaciğer tümörleri ise çok seyrek olarak görülmüştür. İzole vakalarda, bu tümörlerden karın boşluğuna kanama hayati tehlikeye sebep olmuştur. Bu olaylar son derece beklenmedik olmasına rağmen, üst karnınızda kısa sürede ortadan kaybolmayan herhangi bir alışılmadık his olursa doktorunuza bildiriniz.
Hormon replasman tedavisinin kardiyovasküler etkileri
Toplardamar kan pıhtıları (tromboz):
Toplardamarlarda kan pıhtılarının gelişme riski (tromboz), hormon replasman tedavisi kullanan kadınlarda kullanmayanlara göre yaklaşık 1.3 ila 3 kat daha fazladır. Özellikle kullanımın ilk birkaç yılında risk artışı vardır.
Kan pıhtıları ciddi sonuçlar doğurabilir. Eğer bir kan pıhtısı akciğere giderse, bu göğüs sıkışmasına, nefes darlığı ya da bayılmaya veya ölüme bile neden olabilir.
Yaşlandıkça ve aşağıdaki koşullardan herhangi biri sizin için geçerliyse kan pıhtısı geliştirme olasılığınız daha yüksektir. Aşağıdaki durumlardan herhangi biri sizin için geçerliyse lütfen Bu belge, güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
6
−Büyük ameliyat, yaralanma veya hastalık nedeniyle uzun bir süre yürüyemeyecekseniz (ayrıca ‘3. CLIMEN nasıl kullanılır?’ – ‘Ameliyat olmanız planlanıyorsa’ başlığına bakınız),
−Aşırı kiloluysanız (BMI > 30 kg/m2),
−Kan pıhtılarını önlemek için uzun süreli tıbbi tedavi gerektiren bir kan pıhtılaşma probleminiz varsa,
−Yakın bir akrabanızın bacaklarında, akciğerinde veya başka bir organında kan pıhtısı oluşmuşsa,
−Sistemik lupus eritematozusunuz varsa (SLE),
−Kanserseniz.
Kan pıhtılarının belirtileri için ‘2. CLIMEN’i kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler’ – ‘CLIMEN’in derhal bırakılmasına yönelik nedenler’ başlığına bakınız.
Karşılaştırma için:
50’li yaşlarda hormon replasman tedavisi kullanmayan 1000 kadından ortalama 4 ila 7’sinde 5 yıllık bir dönemde toplardamar kan pıhtısı beklenmektedir.
Beş yıl süreyle östrojen ve progestojenler ile hormon replasman tedavisi kullanan 50’li yaşlardaki her 1000 kadından 9 ila 12’sinde tromboz vakası (yani ek 5 vaka) vardır.
Kalp hastalığı (kalp krizi):
Hormon replasman tedavisinin kalp krizini önlediğine dair bir kanıt yoktur. Östrojen ve progestojenler ile kombine hormon replasman tedavisi kullanan 60 yaş üstü kadınların, hormon replasman tedavisi kullanmayan kadınlarla karşılaştırıldığında, kalp hastalığı geliştirme olasılıklarında az oranda bir artış vardır.
İnme:
Hormon replasman tedavisi kullananlarda inme riski kullanmayanlara göre yaklaşık 1,5 kat daha yüksektir. Hormon replasman tedavisi kullanmanın bir sonucu olarak ortaya çıkan ek inme sayısı, yaşın artması ile birlikte artmaktadır.
Karşılaştırma için:
Hormon replasman tedavisi kullanmayan 50’li yaşlarındaki kadınlarda, 5 yıllık bir dönemde her 1000 kadın için 8 inme beklenebilir. Hormon replasman tedavisi kullanan 50’li yaşlarındaki 1000 kadında 11 vaka (yani fazladan 3 vaka) vardır.
Menenjiyomlar:
Yüksek dozlarda siproteron asetat (günde 25 mg ve üzeri) ile, iyi huylu beyin tümörü (menenjiyom) gelişme riskinde artış bildirilmiştir. Eğer sizde bir menenjiyom tespit edilirse, doktorunuz önlem olarak CLIMEN dahil olmak üzere siproteron asetat içeren tüm tıbbi ürünleri kesecektir (‘2. CLIMEN’i kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler’ – ‘CLIMEN’i aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ’ başlığına bakınız.).
7
Diğer hastalıklar:
Hormon replasman tedavisi hafıza bozukluklarını önlemez. 65 yaş üzeri kadınlarda hormon replasman tedavisine başladıklarında bellek bozukluğu riskinde artış olduğuna dair bazı kanıtlar vardır. Bu konuda tavsiye almak için doktorunuza danışınız.
Safra kesesi hastalığı
Östrojenlerin safra taşı oluşumunu teşvik ettiği bilinmektedir. Bazı kadınlar östrojen tedavisi sırasında safra kesesi hastalıklarının gelişimine yatkındır.
Böbrek veya kalp işlevi bozukluğu olan hastalar
Östrojenler vücutta sıvı toplanmasına neden olabilir; bu nedenle sahip olabileceğiniz kalp veya böbrek fonksiyon bozukluklarını dikkatle izlemelisiniz. Şiddetli böbrek bozukluğundan müzdarip olmanız durumunda dikkatli bir şekilde takip edilmeniz gerekmektedir, çünkü CLIMEN’in etkin maddelerinin konsantrasyonlarının kan dolaşımında artması beklenebilir.
Belirli bir yağ metabolizması bozukluğu olan hastalar (hipertrigliseridemi)
Bazı kan lipitlerinde (trigliserid) artış varsa, CLIMEN ile tedavi süresince kan lipitleriniz yakından izlenmelidir. Bunun nedeni, nadir durumlarda östrojen tedavisi sırasında kandaki trigliseridin önemli derecede artışı sonucu pankreatik inflamasyonla ilgili raporlar olmasıdır.
Rahim
Rahmin kas tabakasındaki iyi huylu tümörlerin (uterus leiomyoma/miyoma) östrojenin etkisiyle boyutu artabilir. Bu gerçekleşirse hormon replasman tedavisi durdurulmalıdır.
Tedavi sırasında endometriyal doku rahim dışında yeniden ortaya çıkarsa (endometriyoz) hormon replasman tedavisinin durdurulması önerilir.
Sarımsı kahverengi cilt lekeleri (kloazma)
Özellikle gebeliği sırasında da ortaya çıkmışsa, bazen ciltte sarımsı kahverengi lekeler (kloazma) görülebilir. Bu nedenle bu yatkınlığa sahip kadınlar CLIMEN alırken doğrudan güneş ışığından veya ultraviyole ışıktan (örn. solaryumda güneşlenmek) kaçınmalıdır.
Not:
CLIMEN doğum kontrolüne yönelik bir ürün değildir. Eğer son adet döneminizin üzerinden 12 aydan daha az geçmişse ya da 50 yaşının altındaysanız ilave doğum kontrol yöntemleri gerekli olabilir. Doktorunuzdan bu konuda tavsiye isteyiniz. CLIMEN AIDS’e karşı koruma sağlamaz.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
CLIMEN’in yiyecek ve içecek ile kullanılması
CLIMEN kullanımı sırasında greyfurt suyu alınması kandaki hormon seviyesini artırarak istenmeyen yan etkilere sebep olabilir.
Hamilelik
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
8
CLIMEN, hamilelikte kullanılmamalıdır. CLIMENkullanımı sırasında gebelik oluşursa tedavi hemen kesilmelidir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirme
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Düşük miktarlarda seks hormonu insan sütüne geçebilmektedir. Emziren annelerde CLIMEN kullanılmamalıdır.
Araç ve makine kullanımı
CLIMEN kullananlarda araç ve makine kullanımı üzerine herhangi bir etki gözlenmemiştir.
CLIMEN’in içeriğinde bulunan bazı yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
CLIMEN laktoz, sukroz ve gliserol içermektedir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şeker çeşitlerine karşı tahammülsüzlüğünüz (toleransınızın olmadığı) olduğu söylenmişse, bu ilacı kullanmadan önce doktorunuza danışınız.
Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı
Başka ilaçlar alıyorsanız veya son zamanlarda aldıysanız veya alma olasılığınız varsa, doktorunuza veya eczacınıza söyleyiniz.
Bazı ilaçlar CLIMEN’in etkisini engelleyebilir bu da düzensiz kanamaya neden olabilir. Bu ilaçlar arasında aşağıdakiler yer alır:
• Sara hastalığının tedavisinde kullanılan ilaçlar (fenitoin, barbitüratlar, primidon karbamazepin ve muhtemelen okskarbazepin, topiramat, felbamat),
• Tüberküloz tedavisinde kullanılan bir antibiyotik olan rifampisin ve rifabutin,
• HIV ve Hepatit C Virüsü enfeksiyonları tedavisinde kullanılan proteaz inhibitörleri ve non- nükleosit ters transkriptaz inhibitörleri (örn. nevirapin, efavirenz, ritonavir veya nelfinavir), • Mantar enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılan (griseofulvin, azol antifungaller ör.
flukonazol, itrakonazol, ketokonazol, vorikonazol),
• Bakteriyel enfeksiyonların tedavisinde kullanılan (makrolid antibiyotikler ör. klaritromisin, eritromisin),
• Bazı kalp hastalıkları, yüksek kan basıncı tedavisinde kullanılan (kalsiyum kanal blokerleri, ör. verapamil, diltiazem),
•
Bitkisel bir ilaç olan St. John´s wort, • Sizde Hepatit C varsa ve ombitasvir/paritaprevir/ritonavir ile birlikte dasabuvir içeren veya içermeyen tedavisi ve ayrıca glekaprevir/pibrentasvir tedavisi etinilestradiol içeren kombine hormonal kontraseptif kullanan kadınlarda karaciğer fonksiyon kan testi sonuçlarında artışlara (ALT (alanin aminotransferaz) karaciğer enziminde artış) neden olabilir.CLIMEN, etinilestradiol yerine estradiol içerir. HCV için bu kombinasyon tedavisi ile birlikte CLIMEN kullanımı sırasında karaciğer enzimi ALT’da bir artışın meydana gelip gelmeyeceği bilinmemektedir. Doktorunuz size tavsiye verecektir.
• Greyfurt suyu.
9
Bu zayıflatılmış etki, bu ilaçlarla tedaviyi bıraktıktan sonra en az 4 hafta boyunca devam eder.
Enfeksiyon hastalıklarını tedavi etmek için kullanılan bazı ilaçlar (penisilin, tetrasiklin) ile birlikte CLIMEN alındığında, seyrek olarak vakalarda, azalan östradiol seviyeleri gözlenmiştir.
Parasetamol gibi maddeler kandaki östradiol konsantrasyonlarında artışa neden olabilir.
Ayrıca diyabeti (mellitus) tedavi etmek için gereken ilaç ihtiyacının değişmesi de mümkündür.
Laboratuvar testleri
HRT kullanımı belirli laboratuvar testlerinin sonuçlarını etkileyebilir. Her zaman doktorunuza veya laboratuvar personeline bir hormon replasman tedavisi kullanmakta olduğunuzu söyleyiniz.
Eğer reçeteli ya da reçetesiz herhangi bir ilacı şu anda kullanıyorsanız veya son zamanlarda kullandınız ise lütfen doktorunuza veya eczacınıza bunlar hakkında bilgi veriniz.
3. CLIMEN nasıl kullanılır?
Uygun kullanım ve doz / uygulama sıklığı için talimatlar: CLIMEN her gün 1 tablet alınır.
Eğer hala adet görüyorsanız, tedaviye adetin 5. gününde başlayınız. Başka herhangi bir durumda, doktorunuz derhal başlamanızı önerebilir. İlk 11 gün boyunca her gün beyaz renkli bir tablet, sonraki 10 gün boyunca her gün pembe renkli bir tablet alınız. Her bir paket, 21 günlük tedaviyi kapsamaktadır. Pembe tabletler bitince (21 gün boyunca tabletlerin kullanımı sonrası) 7 gün ilacı kullanmayınız. Kanama, genellikle son tablet alındıktan sonraki birkaç gün içinde 7 günlük arada meydana gelmektedir.
7 günlük aradan sonra yeni bir CLIMEN kutusuna başlanmalıdır. Bu, yeni kutuya bir önceki ile haftanın aynı gününde başlayacağınız anlamına gelmektedir.
Lütfen bu kullanım talimatlarına dikkat edin, aksi takdirde CLIMEN’den tamamen faydalanamazsınız.
Uygulama yolu ve metodu:
CLIMEN tabletler bütün olarak yeterli miktarda su ile yutulmalıdır. Tercihen her gün aynı saatte alınmalıdır.
Değişik yaş grupları:
Çocuklarda kullanımı:
CLIMENçocuklarda ve ergenlerde kullanılmaz.
Yaşlılarda kullanımı:
Yaşlı hastalarda dozaj ayarlamasına ihtiyaç olduğuna dair bilgi bulunmamaktadır.
Özel kullanım durumları:
Böbrek yetmezliği: CLIMEN’in böbrek yetmezliği olan hastalardaki kullanımına dair özel bir çalışma yoktur.
10
Karaciğer yetmezliği: Eğer karaciğer tümörünüz olduysa veya varsa CLIMEN kullanmayınız. Eğer ağır karaciğer hastalığınız bulunuyorsa CLIMEN kullanmayınız.
Eğer CLIMEN’in etkisinin çok güçlü veya zayıf olduğuna dair bir izleniminiz var ise doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz.
Kullanmanız gerekenden daha fazla CLIMEN kullandıysanız:
Doz aşımı mide bulantısına, kusmaya ve düzensiz kanamaya neden olabilir. Özel bir tedaviye ihtiyaç yoktur, ancak etkilenirseniz doktorunuza danışmalısınız.
CLIMEN’den kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız bir doktor veya eczacı ile konuşunuz.
CLIMEN’i kullanmayı unutursanız:
Tableti her zamanki zamanda almayı unutursanız, mümkün olan en kısa süre unuttuğunuz tableti almalısınız. Tableti almanız gereken süreden bu yana 24 saatten fazla süre geçtiyse, kaçırılanı telafi etmek için ek bir tablet almamalısınız.
CLIMEN’i birkaç gün boyunca almamanız durumunda düzensiz kanama meydana gelebilir.
Unutulan dozları dengelemek için çift doz almayınız.
CLIMEN ile tedavi sonlandırıldığında oluşabilecek etkiler:
CLIMEN kullanmayı bıraktığınızda, sıcak basması, uyku bozuklukları, sinirlilik, baş dönmesi veya vajinal kuruluk gibi menopozun doğal belirtilerini tekrar hissetmeye başlayabilirsiniz. CLIMENkullanmayı bıraktığınızda bununla birlikte kemik erimesi başlayacaktır.
CLIMEN kullanmayı bırakmak istiyorsanız, doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Bu ilacın kullanımıyla ilgili başka sorularınız olursa, doktorunuza sorunuz.
4. Olası yan etkiler nelerdir?
Tüm ilaçlar gibi, CLIMEN’in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdaki bozukluklar, hormon replasman tedavisi kullanan kadınlarda, kullanmayanlara göre daha yaygın olarak bildirilmiştir:
−Meme kanseri
−Rahmin iç yüzeyinin aşırı büyümesi veya kanseri (endometriyal hiperplazi veya kanser) −Yumurtalık kanseri
−Bacaklardaki veya akciğerdeki toplar damarlardaki kan pıhtıları (venöz tromboembolizm) −Kalp hastalığı
−İnme
−Hormon replasman tedavisi 65 yaşın üzerinde başlamışsa, hafıza bozuklukları (demans).
Bu yan etkiler hakkında daha fazla bilgi için ‘2. CLIMEN kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler’ başlığı altına bakınız. Bu belge, güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
11
Aşağıdakilerden biri olursa, CLIMEN’i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
• Şiddetli alerjik reaksiyonlar (döküntü̈ , kaşıntı, nefes almada güçlük, ağız, yüz, dudaklar veya dilde şişme)
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin CLIMEN’e karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
CLIMEN ile ilişkisi onaylanmayan ya da reddedilmeyen aşağıdaki yan etkiler hormon replasman tedavisi kullananlarda bildirilmiştir (pazarlama-sonrası veriler). Olası yan etkiler, görülme sıklıklarına göre de aşağıda yer almaktadır.
Aşağıda belirtilen yan etkilerin sıklığı Çok yaygın (≥ 1/10); yaygın (≥1/100 ila <1/10); yaygın olmayan (≥ 1/1000 ila <1/100); seyrek (≥1/10.000 ila < 1/1000); çok seyrek (< 1/10.000), klinik çalışmalarda elde edilen verilere dayanmaktadır.
Yaygın:
•Kilo artışı ya da azalması
•Bulantı
•Baş ağrısı
•Karın ağrısı
•Döküntü, kaşıntı
•Adet kanaması düzeninde değişiklikler, daha ağır ya da daha hafif çekilme kanamaları, lekelenme ya da ani kanamalar halinde intermenstrüel kanama (bu düzensiz kanama genellikle devam eden tedavi ile durur).
Yaygın olmayan:
•Depresif duygu durumu
•Baş dönmesi
•Görme bozukluğu
•Çarpıntı
•Bacaklarda ağrılı nodüller (eritema nodozum)
•Dispepsi (sindirim güçlüğü)
•Ürtiker
•Meme ağrısı
•Memede hassasiyet
•Ödem
Seyrek:
•Gerginlik
•Cinsel istek azalması ya da artması
•Migren
•Kontakt lense toleranssızlık
12
•Kusma
•Kıllanma artışı
•Akne
•Kas krampları
•Adet sancısı
•Vajinal salgıda değişiklikler
•Adet öncesi sendrom
•Meme büyümesi
•Yorgunluk
CLIMEN’in içerdiği hormonal maddelerin kullanımından sonra iyi huylu karaciğer değişiklikleri vakalarda seyrek olarak gözlenmiştir, ek olarak karın boşluğunda yaşamı tehdit edici kanamaya neden olan habis değişikliklere sahip daha seyrek vakalar olmuştur. Bu nedenle, kendi kendine hızlıca geçmeyen üst batın semptomlarınız varsa doktorunuzu bilgilendirmelisiniz (“CLIMEN kullanırken özel önlemler” bölümünü karşılaştırınız).
Üç haftalık tablet alımı periyodu sırasında kanama (ani kanama) tekrarlanırsa doktorunuzu bilgilendirmeniz gerekmektedir.
Diğer hormon replasman tedavisi ürünlerinin kullanımı sırasında aşağıdaki yan etkiler bildirilmiştir:
−Safra kesesi hastalıkları
−Çeşitli cilt ve deri altı doku hastalıkları
−Özellikle yüzde ve boyunda gebelik maskesi olarak bilinen ciltte renk değişikliği (kloazma)
−Boğa gözü benzeri veya dairesel kırmızımsı yamalar veya iltihaplı kızarıklıklar (eritema multiforme)
−Cilt altında kanama (vasküler purpura)
−Egzama
−Saç dökülmesi
−İştah artışı
−Deri altı dokuları ve mukoza zarlarının tipik olarak göz kapağı ve dudak bölgesinde, boğazın mukoza zarlarında ve dil üzerinde kalıtsal akut şişliği (anjiyoödem).
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Yan etkilerin raporlanması
Kullanma talimatında yer alan veya almayan herhangi bir yan etki meydana gelmesi durumunda hekiminiz, eczacınız veya hemşireniz ile konuşunuz. Ayrıca karşılaştığınız yan etkileri www.titck.gov.tr sitesinde yer alan “İlaç Yan Etki Bildirimi” ikonuna tıklayarak ya da, 0 800 314 00 08 numaralı yan etki bildirim hattını arayarak Türkiye Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildiriniz. Meydana gelen yan etkileri bildirerek kullanmakta olduğunuz ilacın güvenliliği hakkında daha fazla bilgi edinilmesine katkı sağlamış olacaksınız.
13
5. CLIMEN’in saklanması
CLIMEN’i çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız. 30ºC altındaki oda sıcaklığında saklayınız.
Son kullanma tarihiyle uyumlu olarak kullanınız.
Ambalajdaki son kullanma tarihinden sonra CLIMEN’i kullanmayınız.
“Son Kull. Ta.:” ibaresinden sonra yazılan rakam ayı temsil eder ve o ayın son günü son kullanım tarihidir.
Eğer üründe ve/veya ambalajında bozukluklar fark ederseniz CLIMEN’i kullanmayınız.
Son kullanma tarihi geçmiş veya kullanılmayan ilaçları çöpe atmayınız! Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca belirlenen toplama sistemine veriniz.
Ruhsat sahibi:
Bayer Türk Kimya San. Ltd. Şti.
Fatih Sultan Mehmet Mah. Balkan Cad. No:53
34770 Ümraniye/İstanbul
Tel: 0216 – 528 36 00
Faks: 0216 – 645 39 50
Üretim yeri:
Bayer Weimar GmbH und Co. KG, Industrial Park North/Weimar/Almanya
Bu kullanma talimatı …./…/…… tarihinde onaylanmıştır.
14
KISA ÜRÜN BİLGİSİ
1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI
CLIMEN® 2mg+2mg/1mg kaplı tablet
2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM
Etkin maddeler:
Beyaz renkli her bir tablet 2 mg estradiol valerat içerir.
Pembe renkli her bir tablet ise, 2 mg estradiol valerat ve 1 mg siproteron asetat içerir.
Yardımcı maddeler:
Pembe renkli her bir tablet,
•laktoz monohidrat (sığır) 45,100-45, 250 mg, •gliserol 0,206 mg,
•sukroz 33,551 mg içerir.
Beyaz renkli her bir tablet,
•laktoz monohidrat (sığır) 46,100-46,250 mg, •sukroz 33,980 mg içerir. Yardımcı maddelerin tam listesi için 6.1’e bakınız.
3. FARMASÖTİK FORM
Kaplı tablet.
11 adet beyaz renkli tablet ve 10 adet pembe renkli tablet.
4.KLİNİK ÖZELLİKLER
4.1 Terapötik endikasyonlar
• Klimakterik şikayetler için hormonal replasman tedavisi, deri ve ürogenital traktüsün involusyon bulgularının varlığı, klimakterik depresif ruh halleri, uterusu olan kadınlarda doğal menopoz veya hipogonadizme bağlı eksiklik semptomları, kastrasyon veya primer ovaryan yetmezlik,
• Postmenopozal osteoporozun önlenmesi,
• Düzensiz menstrüel siklüslerin kontrolü,
• Primer veya sekonder amenore tedavisi.
4.2 Pozoloji ve uygulama şekli
Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:
İlk 11 gün boyunca her gün bir adet beyaz tablet alınır. Sonraki 10 gün boyunca ise hergün bir adet pembe tablet alınır. 21 günlük tablet alımını takiben 7 gün tablet alınmaz.
HRT başlatıldığında hormonal kontrasepsiyon sonlandırılmalı ve hastaya gerekirse hormonal olmayan kontraseptif önlemleri alması önerilmelidir.
Uygulama şekli:
CLIMEN tedavisine başlarken:
Eğer hasta halen adet görmekteyse tedavi siklusun beşinci gününde başlamalıdır (kanamanın ilk günü=siklusun ilk günü).
1
Amenoreik olanlar veya çok nadir kanamaları olanlar ile postmenopozal hastalar gebelik ekarte edildikten sonra tedaviye herhangi bir zamanda başlayabilirler (Bkz. Bölüm 4.6).
Uygulama:
Her pakette 21 günlük tedavi bulunmaktadır. Yeni bir paket CLIMEN’e, 7 günlük tablet alınmayan dönemi takiben, bir öncekinin başlandığı günde başlanmalıdır.
Tabletler bütün olarak bir miktar su ile yutulur.
Hastanın tableti günün hangi saatinde aldığı önem taşımaz, ancak belli bir zaman seçildikten sonra buna hergün uyulması gerekir.
Unutulan tabletler:
Tablet unutulduğunda olabildiğince çabuk alınmalıdır. 24 saatten fazla bir süre geçmiş ise ekstra tablet alınmasına gerek yoktur. Birden çok tablet unutulmuşsa kanama yaşanabilir. Kanama sıklıkla 7 günlük ilaç alınmayan dönem sırasında, son tabletnin alınmasını takiben birkaç gün içinde ortaya çıkar.
Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:
Böbrek yetmezliği: CLIMEN’in böbrek bozukluğu olan hastalardaki kullanımına dair spesifik bir çalışma yoktur.
Karaciğer yetmezliği: CLIMEN’in karaciğer bozukluğu olan hastalardaki kullanımına dair spesifik bir çalışma yoktur. CLIMEN karaciğer tümörü varlığı ya da öyküsü olan ve ciddi karaciğer hastalığı bulunan kadınlarda kontrendikedir (Bkz. Bölüm 4.3). Karaciğer bozukluğu olan kadınlarda karaciğer fonksiyonu yakından takip edilmelidir ve karaciğer fonksiyon belirteçlerinin bozulması durumunda Hormon Replasman Tedavisi (HRT) kesilmelidir (Bkz. Bölüm 4.4).
Pediyatrik popülasyon: CLIMEN’in çocuklarda ve adolesanlarda kullanımı endike değildir.
Geriyatrik popülasyon:Yaşlı hastalarda dozaj ayarlamasına ihtiyaç olduğuna dair bilgi bulunmamaktadır.
4.3 Kontrendikasyonlar
Aşağıdaki koşulların varlığında Hormon Replasman Tedavisi (HRT)’ye başlanmamalıdır.
HRT kullanımı sırasında bu koşullardan herhangi birisinin ortaya çıkması durumunda tedavi derhal kesilmelidir:
•Etkin maddeye ya da bölüm 6.1’de listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılık.
•Bilinen ya da geçmişteki meme kanseri ya da şüphesi.
•Östrojen bağımlı malign tümör varlığı ya da şüphesi (özellikle endometrial karsinoma).
•Gebelik ve laktasyon.
•Menenjiyom veya menenjiyom öyküsü.
•Tanı konmamış vajinal kanama.
•Tedavi edilmemiş endometrial hiperplazi.
2
•Bilinen trombofilik hastalıklar (örneğin, protein-C, protein-S veya antitrombin eksikliği; Bkz. Bölüm 4.4).
•Karaciğer tümörü varlığı (benign veya malign) (veya geçmişte olduysa).
•Bilinen ya da geçmişteki arteriyel tromboembolizm (özellikle angina pektoris, miyokard enfarktüsü, inme).
•Akut karaciğer bozukluğu veya ilgili hepatik enzim seviyeleri normalize edilmemişse geçmişteki karaciğer bozukluğu.
•Porfiri.
•Şiddetli hipertrigliseridemi.
•Önceki gebelikler sırasında ağırlaşan otoskleroz.
4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
HRT, sadece yaşam kalitesini olumsuz etkileyen postmenopozal semptomların tedavisi için başlatılmalıdır. Her bir kullanıcı için, fayda ve riskler en az yılda bir kez dikkatlice değerlendirilmelidir. HRT, sadece faydalar risklerden daha ağır basması koşuluyla sürdürülmelidir.
Prematüre menopozda HRT riskleri hakkında sadece sınırlı veriler mevcuttur. Bununla birlikte, genç kadınlarda mutlak risk daha düşük olduğu için, risk-fayda dengesi genç kadınlarda yaşlı kadınlara göre daha fazla elverişli olabilir.
Tıbbi muayene/sağlık kontrolleri
Hormon replasman tedavisine başlamadan veya yeniden başlamadan önce, hastanın tüm kişisel ve ailevi öyküsü belgelenmelidir. Fiziksel muayeneye (alt batın ve meme dahil), bu tıbbi öyküler tarafından ve kontrendikasyonlar ile uyarılar tarafından yön verilmelidir. Tedavi sırasında düzenli sağlık kontrolleri önerilmektedir; sıklık ve tür, kadının bireysel risk durumuna bağlı olacaktır. Kadınlar ayrıca hangi meme değişikliklerini hekime bildirmeleri gerektiği konusunda bilgilendirilmelidir (aşağıdaki “Meme kanseri” bölümüne bakınız). Mamografi gibi görüntüleme teknikleri de dahil olmak üzere muayeneler, mevcut standart tarama uygulamaları ve kadınların bireysel klinik gereksinimlerine göre yapılmalıdır.
Prolaktinomadan müzdarip olan hastalar için yakın tıbbi gözlem gerekmektedir (prolaktin seviyelerinin düzenli ölçümleri dahil).
Gözlem gerektiren koşullar
Aşağıdaki durumlardan herhangi biri mevcutsa, daha önce meydana geldiyse veya gebelik ya da önceki hormon tedavisi sırasında ağırlaştıysa hastalar yakından gözlenmelidir. Bu yakın gözlem, CLIMEN ile mevcut hormon replasman tedavisi sırasında aşağıda belirtilen durumların veya bozuklukların herhangi birinin meydana gelmesi veya kötüleşmesi durumunda da geçerlidir:
– Leyomiyom (uterus miyomu) veya endometriyoz,
– Tromboembolizm için risk faktörleri (aşağıya bakınız),
– Östrojen bağımlı tümörler için risk faktörleri, ör. birinci derece akrabalarda meme kanseri oluşumu,
– Hipertansiyon,
– Karaciğer hastalığı,
– Vasküler tutulum olan veya olmayan diabetes mellitus,
– Kolelityazis,
– Migren veya (şiddetli) baş ağrısı, Bu belge, güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
3
– Geçmiş endometriyal hiperplazi öyküsü (aşağıya bakınız),
– Epilepsi,
– Astım,
– Otoskleroz,
– Mastopati ve diğer benign meme hastalıkları,
– Multipl skleroz,
– Dubin-Johnson veya Rotor sendromu (aşağıya bakınız),
– Orak hücreli anemi,
– İdiyopatik gebelik sarılık veya şiddetli gebelik pruritus veya herpes gestasyonesin öyküsü,
– Sydenham koresi.
Tedavinin derhal durdurulması için nedenler
Tedavi bir kontraendikasyon varlığında ve aşağıdaki durumların herhangi biri geçerliyse durdurulmalıdır:
– Sarılık veya hepatik fonksiyonun bozulması,
– Kan basıncında önemli artış,
– Migren benzeri baş ağrılarının başlaması,
– Gebelik,
– Trombotik bir olayın semptomları veya şüphesi,
– Epileptik nöbetlerde artış,
– Aniden algı bozukluklarının başlaması (örneğin, görsel bozukluklar, işitsel bozukluklar).
Kombine risk faktörleri veya şiddetli bireysel risk faktörüne sahip kadınlarda sinerjistik tromboz riskinin artış potansiyeli göz önünde tutulmalıdır. Bu yöndeki risk artışı, her bir faktörün ortaya çıkardığı kümülatif riskten daha büyük olabilir. Negatif bir risk yarar değerlendirmesi durumunda HRT tedavisi uygulanmamalıdır.
Endometriyal hiperplazi ve kanser
Sağlam uterusu olan kadınlarda endometriyal hiperplazi ve kanser riski, nispeten uzun süreli sadece östrojen tedavisi sırasında artmaktadır. Sadece östrojen tedavisi alan hastalarda endometriyal kanser gelişmesinde bildirilen risk artışı, kullanım süresi ve östrojen dozu seviyelerine bağlı olarak, HRT almayan kadınlara kıyasla iki kattan on iki kat artışa kadar değişmektedir (Bkz. Bölüm 4.8). Tedavinin kesilmesi üzerine, en az 10 yıl boyunca risk yüksek kalabilir.
Bir progestojenin ayda en az 12 günlük bir periyot veya 28 günlük bir siklus boyunca adjuvan siklik uygulanması veya sağlam bir uterusa sahip kadınların sürekli kombine estrojen-progestojen tedavisi, sadece östrojen tedavisi ile ilişkili ilave riski ortadan kaldırır.
Sadece 10 gün boyunca adjuvan bir progestojen ile hormon replasman tedavisi için ardışık olarak uygulanan tıbbi ürünler ile ilgili olarak, progestojen eklenmesiyle elde edilen endometriyal güvenliliğin 12 günlük bir adjuvan progestojen ile olduğu kadar iyi garanti edildiği yeterince kanıtlanmamıştır.
Tedavinin ilk birkaç ayında ani kanama ve lekelenme meydana gelebilir. Sık, kalıcı veya reküren düzensiz kanama durumunda ya da tedavi kürü sırasında bir süre sonra bu tür bir kanama meydana gelirse veya tedavinin bitiminden sonra devam ederse, nedeni araştırılmalı ve endometriyal maligniteyi dışlamak için gerekirse endometriyal biyopsi yapılmalıdır.
4
Meme kanseri
Genel kanıtlar kombine östrojen-progestojen veya yalnızca östrojen içeren HRT kullanan kadınlarda HRT kullanma süresine bağlı olmak üzere meme kanseri riskinde artış olduğunu göstermektedir. Kısa süreli HRT kullanımı sonrası artmış meme kanseri riski, HRT’nin durdurulmasını takip eden birkaç yıl içinde azalır.
Kombine östrojen-progestojen tedavisi
Randomize plasebo kontrollü bir araştırma olan Women’s Health Initiative (WHI) çalışması ve prospektif epidemiyolojik çalışmaların bir meta analizi, kombine östrojen-progestojen HRT kullanan kadınlarda meme kanseri bakımından yaklaşık 3 (1-4) yıl sonunda belirgin hale gelen bir risk artışı bulunduğu konusunda tutarlılık sergilemektedir (Bkz. Bölüm 4.8).
Sadece östrojen tedavisi
WHI çalışması, sadece östrojen tedavisinde olan histerektomize edilen kadınlarda meme kanseri riskinde artış göstermemiştir. Sadece östrojen tedavisine yönelik gözlemsel çalışmalar, östrojen-progestojen kombinasyonu kullanıcılarındaki riskten genellikle hafifçe artmış ancak önemli ölçüde daha az olan meme kanseri riski göstermiştir (Bkz. Bölüm 4.8). Büyük bir meta analizin bulguları, tedavi kesildikten sonra bu artmış riskin zaman içinde azalacağını ve başlangıç düzeyine dönmek için gereken sürenin önceki HRT kullanımının süresine bağlı olduğunu göstermiştir. HRT’nin 5 yıldan uzun süre kullanıldığı durumlarda, söz konusu risk 10 yıl veya daha uzun süre devam edebilir. HRT, özellikle östrojenler ve progestojenler ile kombine tedavi, mamogramlarda radyolojik meme kanseri teşhisi üzerinde advers bir etkiye sahip olabilecek meme yoğunluğu artışına yol açar.
Over kanseri
Over kanseri, meme kanserinden daha nadir görülür.
Geniş bir meta analizden elde edilen epidemiyolojik kanıtlar, tek başına östrojen veya kombine östrojen-projestojen içeren HRT ürünlerini kullanan kadınlarda 5 yıl içerisinde belirgin hale gelen ve kesildikten sonra zamanla azalan hafif bir risk artışı göstermektedir.
WHI çalışması dahil diğer bazı çalışmalar, kombine HRT kullanımının benzer veya biraz daha düşük bir risk ile ilişkili olabileceğini ileri sürmektedir (Bkz. Bölüm 4.8).
Venöz tromboembolizm
HRT, venöz tromboembolizm (VTE), özellikle derin ven trombozu veya pulmoner emboli, riskinde 1.3 ila 3 kat artış ile ilişkilidir. VTE’nin HRT’nin ilk yılında gerçekleşmesi, sonraki yıllara göre daha olasıdır (Bkz. Bölüm 4.8).
Trombofili öyküsü olan hastalarda artmış VTE riski vardır. HRT bu riski artırabilir ve bu nedenle bu hastalarda kontrendikedir (Bkz. Bölüm 4.3).
VTE ile ilişkili olduğu bilinen risk faktörleri arasında östrojen kullanımı, artan yaş, majör operasyonlar, uzun süre hareketsiz kalma, önemli derecede fazla kilo (BMI > 30 kg/m2), gebelik/lohusalık dönem, sistemik lupus eritematozus (SLE) ve kanser yer alır. Varislerin
VTE’de oynayabileceği olası
bir görüş birliği
bulunmamaktadır.
Postoperatif tüm hastalarda olduğu gibi, cerrahi sonrası VTE’yi önlemek için profilaktik önlemler düşünülmesi gerekir. Elektif cerrahiden sonra uzun bir hareketsiz kalma dönemi tavsiye edilirse, HRT işlemden 4 ila 6 hafta önce kesilmelidir. Tedavi sadece kadın tamamen yeniden hareket haline geçtiğinde sürdürülmelidir. Bu belge, güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
5
Kendilerinde VTE öyküsü olmayan kadınlara, erken yaşta VTE öyküsü olan birinci derece akrabaları varsa trombofili için tarama düşünülebilir. Taramadan geçmeden önce hasta bu işlemin öngörü değerinin sınırlı olduğu ile ilgili olarak bilgilendirilmelidir (trombofiliye neden olan bozuklukların sadece bir kısmı tanımlanacaktır). Trombofilik bir bozukluk tespit edilirse ve ailevi bir tromboz öyküsü varsa veya tanımlanan bozukluk ciddi ise (örn. antitrombin, protein-S ve/veya protein-C eksikliği veya bozuklukların bir kombinasyonu) HRT kontrendikedir.
Kalıcı antikoagülan tedavi alan kadın hastalar, HRT almadan önce dikkatli bir risk-fayda değerlendirmesinden geçmelidir.
HRT başlandıktan sonra VTE gelişirse tıbbi ürünün uygulanması durdurulmalıdır. Hastalara, tromboembolizme yönelik olası semptom belirtilerini (özellikle bir bacağın ağrılı şişmesi, ani göğüs ağrısının başlaması, nefes darlığı) fark ederlerse hemen bir hekimle temasa geçmeleri söylenmelidir.
Koroner kalp hastalığı
Östrojen ve progestojen ile kombine HRT’nin veya sadece östrojen tedavisinin, koroner kalp hastalığı olup olmadığına bakılmaksızın, kadınları miyokard enfarktüsünden koruduğuna dair randomize kontrollü çalışmalardan elde edilen kanıt yoktur.
Kombine östrojen-progestojen tedavisi
Koroner kalp hastalığının rölatif riski, östrojen ve progestojen ile kombine HRT’de hafif olarak artmaktadır. Koroner kalp hastalığı için başlangıç riski büyük ölçüde yaşa bağlı olduğundan, premenopozal sağlıklı kadınlarda östrojen ve progestojen ile HRT’ye atfedilebilen ilave vaka sayısı çok düşüktür. Ancak, sayı artan yaşla birlikte artmaktadır.
Sadece östrojen tedavisi
Randomize kontrollü çalışmalarda histerektomize edilen kadınlarda sadece östrojen tedavisinde artmış koroner kalp hastalığı riskine dair kanıt bulunmamaktadır.
İnme
Östrojen ve progestojen ile kombine tedavi ve sadece östrojen tedavisi, inme riskinde 1.5 kat artış ile ilişkilidir. Rölatif risk menopozdan sonra yaş ve zamandan bağımsızdır. Bununla birlikte, inme geçirmenin başlangıç riski büyük oranda yaşa bağlı olduğundan, HRT’deki kadınlar için genel inme riski, yaşla birlikte artmaktadır (Bkz. Bölüm 4.8).
Karaciğer tümörü
HRT ürünlerinin içerdiğine benzer hormonal etkili maddelerin kullanımı sonucu nadir olgularda iyi huylu, çok nadiren de habis karaciğer tümörleri gözlemlenmiştir. Bu tümörler, izole edilmiş vakalarda hayatı tehdit eden intra-abdominal kanamalara yol açmıştır. Şiddetli epigastrik ağrı, hepatomegali veya intra-abdominal kanama bulguları ortaya çıkarsa, karaciğer tümörü diferansiyel tanıya dahil edilmelidir.
Yenidoğan erkeklerde olası etkiler
Üreme toksikolojik hayvan çalışmalarının sonuçlarını doğrudan insanlar için extrapole etmek mümkün olmamakla birlikte, yine de genital organların hormona duyarlı farklılaşma fazı sırasında (gebeliğin yaklaşık 45.gününden itibaren veya son çekilme kanamasının başlamasından yaklaşık 59 gün sonra) CLIMEN almak erkek fetüslerde feminizasyon fenomenine neden olabileceği gerçeğine dikkat edilmelidir. Siproteron asetata in utero Bu belge, güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
maruziyetten sonra izlenen yenidoğanlar herhangi bir feminizasyon olayı göstermemiştir. Belge Takip Adresi:https://www.turkiye.gov.tr/saglik-titck-ebys Belge Doğrulama Kodu: 1ZW56YnUyZW56Q3NRSHY3ak1UQ3NRS3k0
Yine de gebelik, CLIMEN uygulamasının bir kontrendikasyonudur.
6
Olası teratojenik etkiler konusu
Erken gebelikte kadın seks hormonlarının uygulanması ile deformitelerin ortaya çıkması arasında olası bir ilişki şu anda tartışma konusudur.
Bu tartışmalar, retrospektif ve prospektif çalışmalardan oluşan epidemiyolojik araştırmalara dayanmaktadır ve pek çok soru cevapsız kalmıştır. Prensip olarak bu tür araştırmalardan, diğer faktörlerin de açıklayabileceği sadece grup farklılıklarının tanımlanmasına dayanarak, nedensel bir ilişki hakkında herhangi bir sonuç çıkarılamaz.
Her ne kadar gebeliğin erken dönemlerinde kadın seks hormonlarının uygulanması ile deformitelerin ortaya çıkması arasında nedensel bir ilişki olabileceğine dair şüphe asılsız olarak kabul edilse de, teratojenik etkilerin seks hormonları dahil olmak üzere herhangi bir tıbbi ürün için mutlak kesinlikle dışlanamayacağını anlamak önemlidir. Geriye kalan bu belirsizlik, cinsiyet hormonu tedavisi reçete edilmeden önce gebeliğin belirli endikasyonlar için ekarte edilmesinin nedenidir.
Menenjiyom
Özellikle 25 mg ve üzeri yüksek dozlarda ve uzun süreli siproteron asetat kullanımı ile ilişkili olarak menenjiyomların (tekli ve birden fazla) ortaya çıktığı bildirilmiştir (Bkz. Bölüm 5.1). Bir hastaya menenjiyom teşhisi konulursa, ihtiyati tedbir olarak CLIMEN dahil olmak üzere siproteron içeren tüm tedaviler durdurulmalıdır.
Hepatit C
Hepatit C virüsü enfeksiyonları (HCV) için tedavi gören hastalarda, dasabuvir içeren veya içermeyen ombitasvir/paritaprevir/ritonavir içeren tıbbi ürünlerle yapılan klinik çalışmalar sırasında, normalin üst sınırının (ULN) 5 katından fazla transaminaz (ALT) yükselmeleri, kombine hormonal kontraseptifler (KHK’lar) gibi etinilestradiol içeren ilaçlar kullanan kadınlarda önemli ölçüde daha sık meydana gelmiştir.Ek olarak, glekaprevir / pibrentasvir ile tedavi sırasında etinilestradiol içeren tıbbi ürünlerin kullanıcılarında ALT artışı gözlenmiştir. Estradiol gibi etinilestradiol dışındaki östrojenli tıbbi ürünler kullanan kadınlarda artmış ALT değerlerinin sıklığı, östrojen almayanlarda benzerlik göstermiştir. Bu diğer östrojenleri kullanan kadınların sayısı sınırlı olduğundan, yine de dasabuvir içeren veya içermeyen kombinasyon rejimi ombitasvir / paritaprevir / ritonavir ve ayrıca glekaprevir / pibrentasvir rejimi ile eş zamanlı uygulama konusunda dikkatli olunması önerilir (Bkz. Bölüm 4.5).
Diğer patolojik durumlar
– Östrojenler sıvı tutulmasına neden olabilir; bu nedenle kardiyak veya böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalar dikkatli bir gözlemden geçmelidir. Terminal renal yetmezliği olan hastalar, CLIMEN’in dolaşımda olan etkin maddelerinin plazma seviyelerinde artış varsayılması gerektiğinden dolayı yakından izlenmelidir.
– Önceden var olan hipertrigliseridemili kadınlar, östrojen veya östrojen/progestojen hormon replasman tedavisi sırasında yakından izlenmelidir; bunun nedeni plazma trigliseridlerindeki kuvvetli artışın pankreatitle sonuçlandığı nadir vakaların östrojen tedavisiyle ilgili benzer durumlarda ortaya çıktığının bildirilmiş olmasıdır.
– Östrojenler, tiroksin bağlayıcı globülin (TBG) konsantrasyonunu arttırır, bu da proteine bağlı iyot (PBI), T4 seviyesi (sütun ayırma vasıtasıyla veya radyoimmünoanaliz ile) veya T3 seviyesi (radyoimmünoanaliz) aracılığıyla ölçülen dolaşımdaki toplam tiroid hormonunda artışa neden olur. T3 resin alımı azalır, bu da TBG’de bir artışı yansıtır.
7
Serbest veya biyoaktif hormon konsantrasyonları değişmeden kalır. Diğer plazma
1-antitripsin,
seruloplazmin).
– Bilişsel beceriler HRT ile iyileşmez. Sürekli kombine HRT veya sadece östrojen tedavisinin başında 65 yaşın üzerinde olan kadınlarda olası demans riskinin artmış olduğuna dair bir kanıt yoktur.
– Uterus leiomiyomların (miyomlar) östrojenlerin etkisi altında boyutları artabilir. Böyle bir büyüme tespit edilirse, tedavi kesilmelidir. Tedavi sırasında endometriyozis tekrar oluşursa, tedavinin kesilmesi tavsiye edilir.
– Östrojenlerin safra taşlarının oluşumunu kolaylaştırdığı bilinmektedir. Bazı kadınların östrojen tedavisi sırasında safra kesesi hastalığı geliştirme eğilimleri vardır.
– Kloazma, özellikle kloazma gravidarum (gebelik maskesi) öyküsü olan kadınlarda bazen ortaya çıkabilir. Bu eğilime sahip kadınlar bu nedenle hormon replasman tedavisi sırasında kendilerini doğrudan güneşe veya ultraviyole ışığa maruz bırakmamalıdır. – CLIMEN kontrasepsiyon için uygun değildir. Gerekirse kontrasepsiyon için hormonal olmayan yöntemler (Knaus-Ogino takvim metodu ve sıcaklık metodu hariç) kullanılmalıdır.
– Kalıtsal anjiyoödemi olan kadınlarda, eksojen östrojenler anjiyoödem semptomlarını uyarabilir ya da şiddetlendirebilir.
CLIMEN HIV’e karşı koruma sağlamaz.
Laktoz:
Pembe renkli tabletler 45.100-45.250 mg laktoz monohidrat içermektedir. Beyaz renkli tabletler ise 46.100-46.250 mg laktoz monohidrat içerir.Galaktozemi gibi ender bir kalıtsal tablo olan galaktoz intoleranslı hastalar bu ilacı kullanmamalıdır. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktoz yetmezliği ya da glukoz galaktoz malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmaması gerekir.
Sukroz:
Pembe renkli tabletler 33.551 mg, beyaz renkli tabletler ise 33.980 mg sukroz içerir.
Nadir kalıtımsal früktoz intoleransı, glikoz-galaktoz malabsorpsiyon veya sükraz-izomaltaz yetmezliği problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.
4.5 Diğer tıbbi ürünlerle etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri
Potansiyel etkileşimleri belirlemek için eş zamanlı olarak kullanılan ilaçların reçete bilgilerine bakılmalıdır.
Diğer tıbbi ürünlerin CLIMEN üzerindeki etkileri
Seks hormonlarının klerensini artıran maddeler (enzim indüksiyonuyla azalan etkililik), örneğin: Östrojenlerin ve progestojenlerin metabolizması, ilacı metabolize edici enzimleri, özellikle sitokrom P450 enzimlerini, indükleyen maddelerin eş zamanlı uygulanmasıyla güçlendirilebilir; bu maddeler antikonvülsanlar (örn. fenitoin, barbitüratlar, primidon, karbamazepin) ve anti-infektifler (örn., rifampisin, rifabutin, nevirapin, efavirenz) ve ayrıca muhtemel olarak okskarbazepin, topiramat, felbamat, griseofulvin ve St. John´s wort içeren bitkisel tıbbi ürünlerdir.
Klinik olarak, östrojen ve progestojen metabolizmasının artması, bu hormonların etkisini Bu belge, güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
8
Enzim indüksiyonu birkaç günlük tedaviden sonra gözlemlenebilir. Maksimal enzim indüksiyonu genelliklebirkaç hafta içindegörülür.İlaç tedavisi kesildikten sonraenzim indüksiyonu yaklaşık 4 haftaya kadar sürebilir.
Seks hormonlarının klerensi üzerinde değişken etkileri olan maddeler
HCV inhibitörleriyle kombinasyonları dahil olmak üzere birçok HIV proteaz inhibitörü kombinasyonu ve non-nükleosit ters transkriptaz inhibitörü cinsiyet hormonlarıyla birlikte uygulandığında, östrojenin, progestinin ya da her ikisinin plazma konsantrasyonlarını artırabilir veya azaltabilir. Bu değişiklikler bazı olgularda klinik olarak ilgili olabilir.
Bu nedenle eş zamanlı HIV/HCV ilaçlarının reçete bilgisine, olası etkileşimleri ve bunlarla ilgili önerileri tanımlamak için başvurulmalıdır.
Seks hormonlarının klerensini azaltan maddeler (enzim inhibitörleri)
Azol antifungaller (ör. flukonazol, itrakonazol, ketokonazol, vorikonazol), verapamil, makrolidler (ör. klaritromisin, eritromisin), diltiazem ve greyfurt suyu gibi güçlü ve orta derece CYP3A4 inhibitörleri östrojen veya progestinin veya her ikisinin plazma konsantrasyonlarını artırabilir.
Seyrek vakalarda, belirli antibiyotiklerin (örneğin penisilinler ve tetrasiklinler) eş zamanlı kullanımı kapsamında azalan östradiol seviyeleri gözlenmiştir.
Intestinal geçiş sırasında konjugasyona uğrayan maddeler (örneğin parasetamol), östrojen konjugasyon prosesinde kompetetif davranabilir, bu sebeple estradiolun biyoyararlılığının artmasına yol açabilirler.
Glukoz toleransı üzerindeki etki, oral antidiyabetikler veya insülin ihtiyacını değiştirebilir.
Diğer Etkileşimler
Hepatit C virüsü enfeksiyonları (HCV) için tedavi gören hastalarda, dasabuvir içeren veya içermeyen ombitasvir/paritaprevir/ritonavir içeren tıbbi ürünlerle yapılan klinik çalışmalar sırasında, normalin üst sınırının (ULN) 5 katından fazla transaminaz (ALT) yükselmeleri, kombine hormonal kontraseptifler (KHK’lar) gibi etinilestradiol içeren ilaçlar kullanan kadınlarda önemli ölçüde daha sık meydana gelmiştir. Estradiol gibi etinilestradiol dışındaki östrojenli tıbbi ürünler kullanan kadınlarda artmış ALT değerlerinin sıklığı, östrojen almayanlarınkiyle benzerlik göstermiştir. Bu diğer östrojenleri kullanan kadınların sayısı sınırlı olduğundan, yine de, dasabuvir içeren veya içermeyen kombinasyon rejimi ombitasvir / paritaprevir / ritonavir’in ve ayrıca glekaprevir / pibrentasvir rejiminin eş zamanlı uygulanması konusunda dikkatli olunması önerilir (Bkz. Bölüm 4.4).
Diğer etkileşim şekilleri
Laboratuvar Testleri
Seks steroidlerinin kullanılması karaciğer, tiroid, adrenal ve renal fonksiyonların biyokimyasal parametrelerini, örneğin kortikosteroid bağlayıcı globülin ve lipid / lipoprotein fraksiyonları gibi taşıyıcı proteinlerin plazma düzeylerini ve karbonhidrat metabolizması, koagülasyon ve fibrinoliz parametrelerini içeren belirli laboratuvar testlerinin sonuçlarını etkileyebilir.Değişiklikler genel olarak normal laboratuvar aralığı dahilinde kalır (daha detaylı bilgi için, Bkz. Bölüm 4.4 – ‘Diğer patolojik durumlar’).
9
Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler
Pediyatrik
çalışması
bulunmamaktadır.CLIMEN çocuklarda ve ergenlerde endike değildir.
4.6 Gebelik ve laktasyon
Genel tavsiye:
Gebelik kategorisi X
Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar / Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon): CLIMEN gebelik döneminde kontrendikedir. Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar, tedavi süresince hormonal olmayan etkili kontrasepsiyon yöntemi kullanmalıdır.
Gebelik dönemi:
Gebelik süresince HRT kullanılması kontrendikedir. CLIMEN’e başlamadan önce gebelik ekarte edilmelidir. CLIMEN kullanımı sırasında gebelik oluşursa tedavi hemen kesilmelidir.
Gebe hastalarda siproteron asetat kullanımı ile ilgili olarak şimdiye kadar istenmeyen etkiler göstermeyen sadece çok sınırlı klinik veri mevcuttur. Genital organların (gebeliğin yaklaşık 45. gününden sonra) hormon sensitiv diferansiyasyon fazı boyunca siproteron asetat uygulaması yüksek dozları takiben erkek fetüslerde feminizasyon belirtilerine yol açabilir. Hayvan çalışmaları üreme toksisitesini ortaya çıkarmıştır (Bkz. Bölüm 5.3).
Östrojen ve progestojenler kombinasyonlarına yanlışlıkla fetal maruziyet ile ilgili şu anda mevcut epidemiyolojik çalışmaların büyük çoğunluğu teratojenik veya fetotoksik etki göstermemektedir.
Laktasyon dönemi:
Laktasyon süresince HRT kullanılması kontrendikedir. Düşük miktarlarda seks hormonu insan sütüne geçebilmektedir.
Üreme yeteneği / Fertilite:
Genital organların (gebeliğin yaklaşık 45. gününden sonra) hormon sensitiv diferansiyasyon fazı boyunca siproteron asetat uygulaması yüksek dozları takiben erkek fetüslerde feminizasyon belirtilerine yol açabilir. İntrauterin siproteron asetata maruz kalmış yeni doğan erkek çocuklarda feminizasyona ilişkin bir bulguya rastlanmamıştır. Yine de, gebelikte CLIMEN kullanımı kontrendikedir.
4.7 Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler
Araç veya makine kullanma kabiliyeti üzerindeki etkilerine dair çalışma yapılmamıştır.
CLIMEN
etki
gözlemlenmemiştir.
4.8 İstenmeyen etkiler
Advers reaksiyonlar, aşağıda sistem-organ sınıfı (MedDRA) ve sıklık derecesine göre listelenmektedir. Sıklık dereceleri şu şekilde tanımlanmaktadır; çok yaygın (≥1/10), yaygın (≥1/100, <1/10), yaygın olmayan (≥1/1.000, <1/100), seyrek (≥1/10.000 ila <1/1.000), çok seyrek (<1/10.000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor).
10
Hormon replasman tedavisi kullananlarda bildirilen (pazarlama sonrası veriler) ancak CLIMEN’le ilişkisi doğrulanmayan ya da dışlanmayan diğer istenmeyen etkiler şunlardır:
Bağışıklık sistemi hastalıkları
Yaygın olmayan: Aşırı duyarlılık reaksiyonu
Metabolizma ve beslenme hastalıkları
Yaygın: Kilo artışı ve kilo azalması
Psikiyatrik hastalıklar
Yaygın olmayan: Depresif duygu durum
Seyrek: Anksiyete, libidoda azalma ya da libidoda artış
Sinir sistemi hastalıkları
Yaygın: Baş ağrısı
Yaygın olmayan: Baş dönmesi
Seyrek: Migren
Göz hastalıkları
Yaygın olmayan: Görme bozuklukları
Seyrek: Kontakt lens intoleransı
Kardiyak hastalıklar
Yaygın olmayan: Palpitasyonlar
Gastrointestinal hastalıklar
Yaygın: Karın ağrısı, bulantı
Yaygın olmayan: Dispepsi
Seyrek: Şişkinlik, kusma
Deri ve deri altı doku hastalıkları
Yaygın: Döküntü, kaşıntı
Yaygın olmayan: Erythema nodosum, ürtiker
Seyrek: Hirsutizm, akne
Kas-iskeletsel ve bağ doku hastalıkları
Seyrek: Kas krampları
Üreme sistemi ve meme hastalıkları
Yaygın: Menstrual kanama düzeninde değişiklikler, artan veya azalan geri çekilme kanaması, lekelenme de dahil olmak üzere uterin /vajinal kanama (kanama düzensizlikleri devam eden tedavi sırasında azalır)
Yaygın olmayan: Meme ağrısı, memede hassasiyet
Seyrek: Dismenore, vajinal akıntı, premenstrual sendromu benzer sendrom, memede büyüme
Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın olmayan: Ödem Bu belge, güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
11
Belli bir reaksiyonu tanımlamaya yönelik en uygun MedDRA terimi (versiyon 8.0) sıralanmıştır. Eşanlamlılar ya da ilişkili durumlar gösterilmemiştir ancak göz önünde bulundurulmalıdır.
Meme kanseri
Meme kanseri tanısı riski 5 yıldan fazla kombine östrojen-progestojen tedavisi kullanan kadınlarda 2 kat kadar artmıştır.
Risk artışı sadece östrojen tedavisi kullananlarda östrojen-progestojen kombinasyon ürünleri kullananlara göre daha düşüktür.
Riskin kapsamı kullanım süresine bağlıdır (Bkz. Bölüm 4.4).
En büyük randomize plasebo kontrollü araştırma (WHI çalışması)ile prospektif epidemiyolojik çalışmalara ilişkin en büyük meta analizin sonuçlarına dayanan mutlak risk tahminleri sunulmaktadır.
Prospektif epidemiyolojik çalışmaların en büyük meta analizi – VKİ 27 (kg/m2) olan kadınlarda 5 yıllık kullanım sonrasında meme kanseri bakımından öngörülen ek risk
HRT başlangıç yaşı –
(Yıl)
Hiç HRT kullanmamış her 1000 kadında 5 yıllık
süredeki insidans (50-54 yaş)*1
Göreceli risk#
5 yıllık sürenin
sonunda her 1000
HRT kullanıcısı için ilave olgular (% 95 GA)
50
13,3
1,2
2 ,7
50
8,0
* 2015 yılında İngiltere’de bulunan ve VKİ 2 7 (kg/m2) olan kadınlar daki başlangıç insidans oranlarından alınmıştır.# Genel göreceli risk. Gör eceli risk sabit değildir, aksine kullanım süresinin
artmasıyla
Not: Meme kanseriyle ilgili genel insidans AB ülkeleri arasında değişkenlik gösterdiğinden, meme kanseri bulunan ek olguların sayısı da orantılı olarak değişmektedir.
12
VKİ 27 (kg / m2) olan kadınlarda 10 yıllık kullanım sonrasında meme kanseri bakımından öngörülen ek risk
HRT başlangıç yaşı (yıl olarak)
Hiç HRT
kullanmamış her
1000 kadında 10
yıllık süredeki
insidans
(50-59 yaş)* 2
Tehlike oranı
10 yıllık sürenin sonunda her 1000 HRT kullanıcısı için ilave olgular
Sadece östrojen içeren HRT
50
26,6
1,3
7,1
Kombine östrojen-progestojen
50
26,6
1,8
20,8
*2 2015 yılında İngiltere’de bulunan ve VKİ 27 (kg/m2) olan kadınlardaki başlangıç insidans oranlarından alınmıştır.
Not: Meme kanseriyle ilgili genel insidans AB ülkeleri arasında değişkenlik gösterdiğinden, meme kanseri bulunan ek olguların sayısı da orantılı olarak değişmektedir.
ABD’de WHI çalışmaları – 5 yıl HRT sonrası ilave meme kanseri riski
Yaş grubu (Yıl)
5 yıllık dönemde plasebo kolundaki 1000 kadında insidans
Göreceli risk (% 95 GA)
5 yıllık dönemde 1000 HRT kullanıcılarında ilave vakalar
(% 95 GA)
50 – 79
21
0,8 (0,7 – 1,0)
-4 (-6 – 0)*
50 – 79
17
1,2 (1,0 – 1,5)
+4 (0 – 9)
CEO: konjuge ekuin östrojenler; MPA: medroksiprogesteron asetat
* Uterusu olmayan kadınlarda WHI çalışması, meme kanseri riskinde artış göstermedi.
# Analiz çalışmadan önce HRT kullanmayan kadınlarla sınırlandırıldığında, tedavinin ilk 5 yılında risk artmış olarak görülmedi: 5 yıl sonra risk tedavi edilmeyen kadınlardan daha yüksekti.
Endometriyal kanser
Sağlam uterusu olan postmenopozal kadınlar
HRT kullanmayan, sağlam bir uterusu olan 1000 kadının yaklaşık 5’i endometriyal kanser geliştirmektedir.
Sağlam bir uterusu olan kadınlarda sadece östrojen tedavisinin kullanılması, endometriyal kanser riskini artıracağı için önerilmemektedir (Bkz. Bölüm 4.4).
Sadece östrojen tedavisinin süresine ve östrojen dozuna bağlı olarak, epidemiyolojik çalışmalarda artan endometriyal kanseri riski 50 ila 65 yaş arasındaki her 1000 kadın için ek olarak teşhis edilen 5 ila 55 vaka arasındaydı.
13
Over kanseri
Tek başına östrojen veya kombine östrojen-projestojen içeren HRT kullanımı, over kanseri tanısı alma riskindeki hafif bir artış ile ilişkilendirilmiştir (Bkz. Bölüm 4.4). 52 epidemiyolojik çalışmadan elde edilen bir meta analizde, halihazırda HRT kullanan kadınlarla HRT’yi hiç kullanmamış kadınlar (RR 1.43, 95 % CI 1.31-1.56) karşılaştırıldığında over kanseri riskinde artış bildirilmiştir. 50-54 yaş aralığında 5 yıl süreyle HRT kullanan kadınlar için bu sayı her 2000 tedavi alan hastada yaklaşık 1 ilave vaka ile sonuçlanmaktadır. HRT kullanmayan 50-54 yaş aralığındaki kadınlarda, 5 yıllık süreçte 2000 kadından 2’sine over kanseri teşhisi konulması beklenmektedir.
Venöz tromboembolizm
Venöz tromboembolizm (VTE) riski, ör. derin bacak ven ya da pelvik ven trombozu veya pulmoner embolizm, HRT ile 1.3-3 kat daha yüksektir. Böyle bir olayın tedavinin ilk yılında ortaya çıkması, daha sonraki tedavi yıllarına kıyasla daha olasıdır (Bkz. Bölüm 4.4). WHI çalışmalarından elde edilen konuya dair sonuçlar aşağıdaki bölümde sunulmaktadır:
WHI çalışmaları – 5 yıllık HRT sonrası ilave VTE riski
Yaş grubu
(Yıl)
5 yıllık bir dönemde plasebo kolundaki her 1000 kadında insidans
Göreceli risk (% 95 GA)
5 yıl sonra 1000 HRT kullanıcısında ilave vakalar
50 – 59
7
1,2 (0,6 – 2,4)
1 (-3 – 10)
50 – 59
4
2,3 (1,2 – 4,3)
5 (1 – 13)
* Uterusu olmayan kadınlardaki çalışma
Koroner kalp hastalığı
Kombine östrojen-progestojen HRT kullanıcılarında, 60 yaşından sonra koroner kalp hastalığı gelişme riski biraz artmaktadır (Bkz. Bölüm 4.4).
İnme
Sadece östrojen tedavisi veya kombine östrojen-progestojen tedavisinin kullanımı, iskemik inme riskinin 1.5 kata kadar artmasıyla ilişkilidir. HRT ile hemorajik inme riski artmaz.
Bu göreceli risk, yaş veya kullanım süresine bağlı değildir. Bununla birlikte, başlangıç riski ciddi ölçüde yaşa bağlı olduğundan, HRT alan kadınlarda yaş arttıkça genel risk artmaktadır (Bkz. Bölüm 4.4).
Birleştirilmiş WHI çalışmaları- 5 yıllık HRT sonrası ilave iskemik inme* riski
Yaş grubu
(Yıl)
5 yıllık bir dönemde
plasebo kolunda her
1000 kadın için İnsidans
Göreceli risk (% 95 GA)
5 yıl sonra 1000 HRT kullanıcısında ilave vakalar
50 – 59
8
1,3 (1,1 – 1,6)
3 (1 – 5)
* İskemik ve hemorajik inme arasında herhangi bir ayrım yapılmadı.
İntermenstrüel kanama olursa
14
çekilme kanamasını önlemek için intermenstrüel kanama sırasında CLIMEN’e devam edilmelidir. İntermenstrüel kanamayı durdurmak için 4 ila 5 gün boyunca ilave östrojen uygulanabilir. Bununla birlikte, bu ek tedaviye rağmen intermenstrüel kanamanın durdurulamaması veya birkaç ardışık siklusun düzensiz aralıklarla oluşması veya uzun süre CLIMEN uygulamasından sonra ilk defa ortaya çıkması durumunda ayrıntılı bir jinekolojik muayene ve olası kürtaj gereklidir. Bu vakalarda, düzensiz kanamanın tıbbi ürüne atfedilebilmesi olanaksızdır, çünkü bu oluşumlar çoğunlukla organik nedenlere (örneğin submükoz miyomlar, polipler) bağlıdır (Bkz. Bölüm 4.4).
Karaciğer tümörü
Seyrek vakalarda, benign ve daha seyrek olarak malign karaciğer tümörleri, CLIMEN’in içinde olanlar gibi hormonal etkin maddelerin kullanımından sonra gözlenmiştir; izole vakalarda, bunlar hayatı tehdit eden intraabdominal kanamalara yol açmıştır. Şiddetli epigastrik ağrı, hepatomegali veya intraabdominal kanama bulguları ortaya çıkarsa, karaciğer tümörü olasılığı diferansiyel tanıya dahil edilmelidir (Bkz. Bölüm 4.4).
Karbonhidrat metabolizması
Bu östrojen/progestojen kombinasyon preparatında yer alan etkin maddelerin türüne ve miktarlarına bağlı olarak, özellikle oral glukoz yüklemesi ile aşırı glukoz ve plazma insülin yanıtına (glukoz toleransında azalma) neden olabilir. Karbonhidrat metabolizması üzerindeki etki tahmin edilemediğinden, diabetes mellituslu kadınlar dikkatle izlenmelidir. İnsülin veya oral antidiyabetiklere duyulan ihtiyaç artabilir ya da azalabilir (Bkz. Bölüm 4.4 ve 4.5).
Normal klinik kimya değerleri üzerinde etki
Eritrosit sedimantasyon hızı, hastalık yokluğunda artabilir. Bu, her bir plazma protein fraksiyonundaki kayma nedeniyle oluşabilir. Alkali lökosit fosfatazın yanı sıra serum bakır ve serum demir seviyelerinde de bir artış tanımlanmıştır.
Östrojen/progestojen tedavisi ile bağlantılı olarak diğer advers ilaç reaksiyonları da bildirilmiştir:
−Safra kesesi hastalığı,
−Deri ve deri altı doku bozuklukları: kloazma, eritema multiforme, vasküler purpura, egzama, saç dökülmesi.
−65 yaşın üzerindeki kadınlarda olası demans (Bkz. Bölüm 4.4), −İştah artışı.
Kalıtımsal anjiyödemi olan kadınlarda eksojen olarak uygulanan estragenler anjiyödem semptomlarını tetikleyebilir ya da alevlendirebilir (Bkz. Bölüm 4.4).
Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması
Ruhsatlandırma sonrası şüpheli ilaç advers reaksiyonlarının raporlanması büyük önem taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildirmeleri gerekmektedir (www.titck.gov.tr; e-posta: tufam@titck.gov.tr ; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99).
4.9 Doz aşımı ve tedavisi
Doz aşımı bazı kadınlarda mide bulantısı ve kusmaya neden olabilir ve çekilme kanaması meydana gelebilir. Spesifik antidotlar yoktur ve tedavi semptomatik olmalıdır. Bu belge, güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
15
5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER
5.1 Farmakodinamik özellikler
Farmakoterapötik grup: Seks hormonları ve genital sistem modülatörleri, Antiandrojenler ve östrojenler
ATC kodu: G03HB
CLIMEN’in estragen içeriği estradiol valerat, doğal insan 17β-estradiolun ön ilaç şeklidir.
Etkin madde olan sentetik 17β-östradiol, endojen insan östradiolü ile kimyasal ve biyolojik olarak aynıdır. Menopoz dönemindeki kadınlarda östrojen üretim kaybının yerine geçer ve ilgili semptomları hafifletir.
Östrojenler, postmenopozal veya ovariektomi sonrası kemik kütlesi kaybını önler.
Tedavinin 2’inci fazında eklenen siproteron asetat, progestojenik, antigonadotropik ve antiandrojenik özelliklere sahip sentetik bir hidroksiprogesteron türevidir.
Östrojenler endometriyal büyümeyi desteklediğinden, karşılanmamış östrojen uygulaması endometriyal hiperplazi ve kanser riskini arttırmaktadır. Progestojen ilavesi, histerektomi geçirmemiş kadınlarda östrojen ile ilişkili endometriyal hiperplazi riskini önemli ölçüde azaltmaktadır.
Menenjiyom
Bir Fransız epidemiyolojik kohort çalışmasından elde edilen sonuçlara dayanarak, siproteron asetat ve menenjiyom arasında kümülatif doza bağımlı bir ilişki gözlenmiştir. Bu çalışma, Fransız Sağlık Sigortasından (CNAM) alınan verilere dayanmaktadır ve 50-100 mg siproteron tablet kullanan 253.777 kadından oluşan bir popülasyonu içermektedir. Cerrahi veya radyoterapi ile tedavi edilen menenjiyom insidansı, yüksek doz siproteron asetata (kümülatif doz ≥3 g) maruz kalan kadınlar ile siproteron asetata hafifçe (kümülatif doz <3 g) maruz kalan kadınlar arasında karşılaştırılmıştır. Kümülatif bir doz-yanıt ilişkisi gösterilmiştir.
Kümülatif siproteron asetat dozu
İnsidans oranı
(hasta yılı olarak)
HRayarlanmış (%95 GA) a
Hafif maruziyet (<3 g)
12 ila 36 g
36 ila 60g
60 g’dan fazla
a Zamana bağlı değişken olarak yaş ve dahil olma aşamasındaki östrojen düzeyine göre ayarlanmıştır.
Örneğin 12 g kümülatif doz, her ay 20 gün olacak şekilde 50 mg/gün dozunda bir yıllık tedaviye karşılık gelebilir.
Osteoporozun önlenmesi
16
WHI çalışması ve diğer çalışmaların meta-analizleri, HRT’nin tek başına veya
progestojenle birlikte mevcut kullanımının büyük bir çoğunlukla sağlıklı kadınlarda kalça, vertebral ve diğer osteoporotik kırık riskini azalttığını göstermektedir. HRT, düşük kemik yoğunluğu ve/veya kanıtlanmış osteoporozu olan kadınlardaki kırıkları da önleyebilir, ancak bu konuda sadece sınırlı bulgular mevcuttur.
5.2 Farmakokinetik özellikler
Genel özellikler
Emilim:
Siproteron asetat ve estradiol valerat, oral uygulamadan sonra hızla ve tümüyle absorbe edilir. Estradiol valerat, absorbsiyon ve ilk karaciğer geçişi esnasında, doğal bir madde olan estradiole dönüşür. Siproteron asetat, oral uygulamadan sonra tamamen biyolojik olarak kullanılabilir. Östradiol valerattan tamamen ayrıldıktan sonra, östradiolün biyoyararlanımı yaklaşık % 3’tür.
Dağılım:
Estradiolun yaklaşık 30 pg/ml olan maksimum serum düzeyine, genellikle tablet alımından 4-9 saat sonra ulaşır. Tablet alımından sonra 24 saat içinde estradiol serum düzeyi yaklaşık 15 pg/ml konsantrasyona düşer. Estradiol albumin ve seks hormon bağlayıcı globuline (SHBG) bağlanır. Estradiolun serumdaki bağlanmayan fraksiyonu %1-1,5 ve SHBG’ye bağlı fraksiyonu %30-40 oranındadır. Tek doz uygulamadan sonra estradiolün görünen dağılım hacmi yaklaşık 1 l/kg’dır.
Siproteron asetatın yaklaşık 8 ng/ml olan maksimum serum konsantrasyonuna, tek doz 1 mg siproteron asetat uygulamasından 1-2 saat sonra ulaşılır. Bunu takiben siproteron asetat serum düzeyi, 0,8 saat ve 2,3 günlük yarılanma ömürleri ile bifazik olarak düşer.
Siproteron asetat hemen hemen tamamen serum albuminine bağlanır. Serumdaki toplam siproteron asetat konsantrasyonunun yaklaşık %3,5-4’ü proteine bağlı değildir. Siproteron asetatın plazma proteinlerine bağlanması çoğunlukla spesifik değildir, sadece küçük miktarları, SHBG ve CBG gibi ısıya dayanıksız proteinlere bağlanır, bu da SHBG’deki değişikliklerin siproteron asetatın farmakokinetiğini değiştirmediğini gösterir.
Her iki etkin madde de 1-3 saat sonra maksimum plazma seviyelerine ulaşır. Östrojen seviyeleri yaklaşık 24 saat boyunca belirgin bir şekilde artmaktadır. Siproteron asetat konsantrasyonları, 3-4 saat ve 2-4 gün yarılanma ömürleri ile bifazik bir şekilde azalır. Günlük tekrarlanan uygulama kapsamında, östradiol için minimum plazma seviyelerinde bir artış beklenmezken, siproteron asetatın minimum plazma seviyelerinde 2-4 kat artış göstermesi beklenebilir.
Biyotransformasyon:
Harici yönetilen estradiol valerat ester ayrışmasını takiben, ilaç metabolizması endojen estradiolün biyotransformasyon yolaklarını takip eder. Estradiol büyük oranda karaciğerde, ekstrahepatik olarak ise bağırsak, böbrek, iskelet kasları ve hedef organlarda metabolize olur. Bu proseslerde daha az estragenik olan ya da hiç olmayan estron, estriol, katekolestragenler ve bunların sülfat ve glukuronat konjugatları oluşur.
Siproteron asetat, hidroksilasyon ve konjugasyonlar gibi pek çok farklı yolakla metabolize olur. İnsan serumdaki ana metaboliti 15β-hidroksi türevidir.
17
Eliminasyon:
İki etkin madde esas olarak metabolize edilmiş formda atılır: siproteron asetat için 2 günlük bir yarılanma ömrüyle % 30 böbreklerden ve % 70 karaciğerden, östradiol için 1 günlük yarılanma ömrüyle % 90 idrar yoluyla ve % 10 dışkı yoluyla atılır.
Doğrusallık / doğrusal olmayan durum:
Doğrusallık / doğrusal olmayan durum geçerli değildir.
5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri
Bireysel laboratuvar hayvan türlerinin kendileriyle ve insanlar ile bağlantıları arasındaki belirgin farklardan ötürü, östrojenler ve progestojenlerle yapılan hayvan çalışmalarından elde edilen sonuçlar, insanlardaki öngörü değerleri açısından sınırlı kalmaktadır.
Kadınlar toksik semptomlar yaşamaksızın, gebelik sırasında özellikle yüksek östrojen ve progestojen konsantrasyonlarına maruz kalmaktadır.
Akut ve kronik toksisite
Oral alımından sonra östradiol valerat ve siproteron asetatın akut toksisitesi düşüktür.
Estradiol valeratın toksisite profili iyi bilinmektedir. Tedaviyi reçete eden hekim açısından, günümüz bilgilerine ilave edilecek ek bir güvenlilik bilgisi bulunmamaktadır.
Östradiol valerat ve diğer östrojenlerin tekrarlanan uygulamasından sonra toksisite çalışmalarından elde edilen artan mortalite, hematolojik bozukluklar, azalan gonad ağırlığı, hipofiz tümörleri dahil olmak üzere birtakım bulgular mevcuttur. Geçmiş deneyimler, bu sonuçların klinik terapide prediktif değere sahip olmadığını göstermektedir.
Sıçan, köpek ve maymunda yüksek dozlarda siproteron asetat dozlarının tekrarlanan uygulamasını takiben yapılan toksisite çalışmaları, diğer progestojenlerden sonra tarif edilenlere, özellikle gonadlardaki atrofik değişiklikler ve hormonal düzenlemedeki değişikliklere benzer etkiler bildirmiştir. Sıçan ve köpekte hematolojik değişiklikler ve karaciğer enzimlerinde artış gözlenmiştir. Maymunda hepatik hücre hipertrofisi ve prolaktin artışları tespit edilmiştir.
Siproteron asetat ile ilgili klinik olmayan veriler, tekrarlanan doz toksisitesinin konvansiyonel çalışmalarına dayalı olarak insanlara özel bir tehlike ortaya koymamaktadır.
Etinilestradiol ve siproteron asetattan oluşan kombinasyon için niteliksel olarak yeni etkiler kaydedilmemiştir; östradiol valerat/siproteron asetat kombinasyonu kullanılarak tekrarlanan doz toksisitesi ile ilgili herhangi bir çalışma yapılmamıştır.
Östradiol valerat ve siproteron asetatın olası bir duyarlaştırıcı etkisini tespit etmek için hayvan çalışmaları yapılmamıştır. Uzun yıllara dayanan klinik deneyimler, sadece şüpheli alerjik reaksiyonları olan çok izole edilmiş vakalara işaret etmektedir; duyarlaştırıcı bir etkisi kesin olarak kanıtlanamamıştır.
Üreme toksisitesi
Östradiol valerat, nispeten düşük bir dozda bile, subkütan veya intramusküler olarak Bu belge, güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
18
geriliği) gözlenmiştir. Sıçanlara östradiol verildikten sonra 19’uncu p.c. gününde ürogenital sistemin deformiteleri aynı şekilde bildirilmiştir. Vajinal ve/veya uterus tümörleri, doğum sonrası östradiolün subkütanöz uygulamasından sonra farede gelişmiştir.
Siproteron asetat sıçan, tavşan, köpek ve hint domuzunda prenatal maruziyet sonrası erkek gonadlarda anormalliklere (feminizasyon) neden olmuştur. Organogenez fazından önce ve sırasında tekli siproteron asetat dozlarından sonra farede embriyotoksik, embriyoletal ve/veya teratojenik etkiler meydana gelmiştir. Böbrek, akciğer ve sert damak malformasyonları bildirilmiştir.
Genital organların hormona duyarlı farklılaşma fazı sırasında siproteron asetat uygulaması, yüksek dozlar verildiğinde erkek fetüsünde feminizasyon bulgularına yol açmıştır. Her iki etkin maddelerin kombinasyonu kullanılarak üreme toksisitesi ile ilgili herhangi bir çalışma yapılmamıştır.
Mutajenik ve tümörijenik potansiyel
Östradiole yönelik mutajenite çalışmalarının çoğu negatiftir. Birkaç çalışma, yüksek konsantrasyonlarda uygulandığında kromozomal mutasyonların (anöploid ve yapısal değişiklikler) indüksiyonunu göstermiştir. Östradiol, in vitro çalışmalar kapsamında karsinojenik etkileri tespit etmek için hücre transformasyonlarını başlatmıştır. Bu etkilerin, hayvan çalışmalarında gözlemlenen tümörijenisiteye ne ölçüde katkıda bulunabileceği belirli değildir.
Bilinen standart testler grubuna dayanarak siproteron asetatın ölçülmesi, mutajenik bir etkiye dair hiçbir kanıt oluşturmamıştır. Bununla birlikte ilerleyen çalışmalarda siproteron asetat, sıçan, maymun ve insan hepatik hücrelerinde DNA eklenti oluşumu (ve onarım sentezinde bir artış) ile sonuçlanmıştır. Bu DNA eklenti oluşumu, önerilen terapötik dozda ortaya çıkabilen maruziyet koşulları altında gözlenmiştir. Dişi sıçanlarda modifiye enzim ekspresyonu ile fokal, muhtemelen preneoplastik hepatik hücre odakları insidansının artması ve bir mutasyon belirteci olarak bir bakteri genini taşıyan transgenik sıçanlarda mutasyon sıklığının artması in vivo tedavinin bir sonucu olmuştur.
Bu bulguların klinik önemi günümüzde belirli değildir. Daha önceki klinik deneyim ve dikkatli bir şekilde yapılan epidemiyolojik çalışmalar, insanlarda hepatik tümörlerin insidansının arttığı göstermemektedir.
Prensip olarak, kemirgenlerde tümörijenite çalışmaları, siproteron asetat için diğer steroid hormonları ile karşılaştırıldığında farklı bulgular göstermemiştir. Yine de, seks steroidlerinin hormona bağlı bazı doku ve tümörlerin büyümesini teşvik edeceği unutulmamalıdır.
Östradiol valeratın oral uygulamaları ile yapılan 2 yıllık çalışmalarda, sıçanlarda hipofiz adenomlarında ve benign ve malign meme tümörlerinde artış gözlenmiştir.
Östradiol ve esterleri genel olarak sıçan ve farede ortaya çıkan hipofiz ve meme tümörlerinin, hamsterdeki böbrek tümörlerinin ve farede ürogenital, testiküler ve lenfoid tümörlerinin sıklığını arttırmaktadır. Kimyasal olarak indüklenen hepatik tümörler üzerinde teşvik edici bir etki, hayvan çalışmalarında östradiol esterleri ile bağlantılı olarak aynı şekilde bulunmuştur.
19
görülen benign ve malign hepatik tümörlerin gelişme riski ve muhtemelen artan servikal karsinom ve displazilerin riski vardır. Dahası, özellikle erken yaşlarda oral kontraseptif kullanmaya başlayan ve uzun süre boyunca almaya devam eden kadınların, menopoza girmeden önce meme kanseri geliştirme olasılığını daha yüksek olabilmektedir. Klinik öncesi bulguların klinik önemi şu anda belirsizdir. Klinik deneyime dayanarak, oral kontraseptiflere kıyasla etinilestradiol ve siproteron asetat kombinasyonları için hepatik tümörlerin ortaya çıkmasında artış olduğu sonucu çıkarılamaz.
Östradiol valerat ve siproteron asetat kombinasyonu kullanılarak tümörijenik potansiyel ile ilgili yapılmış herhangi bir çalışma bilinmemektedir. Östradiol valeratın siproteron asetat ile kombine edilmesinin gerekçesi, esas olarak sadece östrojen replasmanı kapsamında ortaya çıkan endometriyal karsinomlardaki artışı önlemektir. Östrojenlerin uzun süreli uygulanması, meme kanseri riskinin artmasıyla ilişkili olabilir.
Genel olarak mevcut veriler, endikasyona ilişkin yönergelere uygun ve önerilen dozda
alındığında
olmadığını
göstermektedir.
6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER
6.1 Yardımcı maddelerin listesi
Beyaz renkli tabletler;
Laktoz monohidrat (sığır)
Mısır nişastası
Povidon 25 000
Talk
Magnezyum stearat
Sukroz
Povidon 700000
Makrogol
Kalsiyum karbonat
Montanglikol vaks
Talk
20
6.2 Geçimsizlikler
Herhangi bir geçimsizlik yoktur.
6.3 Raf ömrü
60 ay.
6.4 Saklamaya yönelik özel tedbirler
30°C altında oda sıcaklığında saklayınız.
6.5 Ambalajın niteliği ve içeriği
PVC/Aluminyum folyo blisterde, 21 tablet.
6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler
Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller, “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve “Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği”ne uygun olarak imha edilmelidir.
7. RUHSAT SAHİBİ
Bayer Türk Kimya San. Ltd. Şti.
Fatih Sultan Mehmet Mah. Balkan Cad.
No: 53 34770 Ümraniye/İstanbul
Tel: (0216) 528 36 00
Faks: (0216) 645 39 50
8. RUHSAT NUMARASI
94/35
9. İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ İlk ruhsat tarihi: 01.04.1994
Ruhsat yenileme tarihi:
10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ
21