*Hepsi, B

BIOFENAC 100 MG FİLM KAPLI TABLET (20 TABLET)

Temel Etkin Maddesi:

aseklofenak

Üreten İlaç Firması:

EİP ECZACIBAŞI İLAÇ PAZARLAMA A.Ş.

Gerekli Reçete Durumu:

Beyaz Reçete ile satılır.

Temel Etkin Maddesi:

aseklofenak

Üreten İlaç Firması:

EİP ECZACIBAŞI İLAÇ PAZARLAMA A.Ş.

Gerekli Reçete Durumu:

Beyaz Reçete ile satılır.

Barkod Numarası:

8699586092398

Hekimler İçin Klavuz:

TİTCK’nın Satış Fiyatı:

65,43 ₺
Güncelleme Tarihi: 13 Eylül 2025

Barkod Numarası:

8699586092398

Hekimler İçin Klavuz:

TİTCK’nın Satış Fiyatı:

65,43 ₺
Güncelleme Tarihi: 13 Eylül 2025

Bilgilendirme:

İlaç kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışınız.

ATC Sınıflaması:

ATC SINIFLAMASI – M – KAS-İSKELET SİSTEMİ, M01 ANTİENFLAMATUAR VE ANTİROMATİKLER, M01A ANTİENFLAMATUAR VE ANTİROMATİKLER (NONSTEROİD), M01AB Asetik asit türevleri, M01AB16, aseklofenak

Bilgilendirme:

İlaç kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışınız.

ATC Sınıflaması:

ATC SINIFLAMASI – M – KAS-İSKELET SİSTEMİ, M01 ANTİENFLAMATUAR VE ANTİROMATİKLER, M01A ANTİENFLAMATUAR VE ANTİROMATİKLER (NONSTEROİD), M01AB Asetik asit türevleri, M01AB16, aseklofenak

Personeller İçin Kullanma Talimatı

Ali Bülent Baş

KULLANMA TALİMATI

BİOFENAC® 100 mg film kaplı tablet
Ağız yoluyla kullanılır.

Etkin madde: Her bir film kaplı tablet 100 mg aseklofenak içerir.

Yardımcı maddeler: Mikrokristalin selüloz, kroskarmelloz sodyum, gliseril palmitostearat, povidon, hipromelloz, makrogol stearat 40 ve titanyum dioksit (E171).

Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

Bu kullanma talimatını saklayınız. Daha sonra tekrar okumaya ihtiyaç duyabilirsiniz.Eğer ilave sorularınız olursa, lütfen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Bu ilaç kişisel olarak sizin için reçete edilmiştir, başkalarına vermeyiniz.

Bu ilacın kullanımı sırasında doktora veya hastaneye gittiğinizde, doktorunuza bu ilacı kullandığınızı söyleyiniz.

Bu talimatta yazılanlara aynen uyunuz. İlaç hakkında size önerilen dozun dışında yüksek veya düşük doz kullanmayınız.

Bu Kullanma Talimatında:
1. BİOFENAC® nedir ve ne için kullanılır?

2. BİOFENAC®’ı kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler 3. BİOFENAC® nasıl kullanılır?

4. Olası yan etkiler nelerdir?

5. BİOFENAC®’ın saklanması

Başlıkları yer almaktadır.

1. BİOFENAC® nedir ve ne için kullanılır?

•BİOFENAC® beyaz, yuvarlak, film kaplı tablettir.

•Her bir film kaplı tablet 100 mg etkin madde (aseklofenak) içerir.

•BİOFENAC® ağrı, ateş ve iltihap tedavisinde kullanılan “steroidal olmayan iltihap giderici ilaçlar” (NSAİİ’lar) grubuna ait bir ilaçtır.

•Her kutuda 20 adet film tablet bulunmaktadır.

•BİOFENAC® kireçlenme (osteoartrit), eklemlerde ağrı ve şekil bozukluğu (romatoid artrit) ve sırt eklemlerinde sertleşme ile seyreden ağrılı ilerleyici romatizmanın (ankilozan spondilit) belirti ve bulgularının tedavisi ile damla hastalığının ağrılı eklem iltihabı (akut gut artriti), kas iskelet sisteminin ağrılı durumları, diş veya ortopedik ameliyatı takiben görülen ağrı (postoperatif ağrı) ve ağrılı adet dönemleri gibi kadın hastalıklarında (dismenore) görülen ağrı ve iltihabın belirtilerine yönelik tedavide kullanılır.

1

Ali Bülent Baş

2. BİOFENAC®’ı kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler

Kalp-damar sistemi ile ilgili riskler
– NSAİİ’ler ölümcül olabilecek pıhtılaşmayla ilgili (trombotik) olaylar, kalp krizi ve inme riskinde artışa neden olabilir. Bu risk kullanım süresine bağlı olarak artabilir. Kalp-damar hastalığı olan veya kalp-damar hastalık risk faktörlerini taşıyan hastalarda risk daha yüksek olabilir.

– BİOFENAC® kalp-damar (koroner arter by-pass) cerrahisi öncesi ağrı tedavisinde kullanılmamalıdır.

Sindirim sistemi ile ilgili riskler
NSAİİ’ler kanama, yara oluşması, mide veya barsak delinmesi gibi ölümcül olabilecek ciddi yan etkilere yol açarlar. Bu yan etkiler herhangi bir zamanda, önceden uyarıcı bir bulgu vererek veya vermeksizin ortaya çıkabilirler. Yaşlı hastalar ciddi olan bu etkiler bakımından daha yüksek risk taşımaktadırlar.

BİOFENAC®’ı aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ
Eğer;
•Tanısı konmuş bir kalp hastalığınız ve/veya serebrovasküler hastalığınız varsa, örneğin; kalp krizi, inme, geçici inme geçirdiyseniz, kalbinizin yetersiz çalışması sonucu pompa görevini yeterince yerine getirememesine bağlı olarak vücudunuzda sıvı birikimi oldu ve bir kalp yetersizliği tablosu mevcutsa veya beyine ya da kalbe giden damarlarda tıkanmalar olduysa veya damar tıkanmalarına yönelik ameliyat olduysanız
•Kan dolaşımınızla ilgili sorunlarınız varsa (periferal arter hastalığı)
•Daha önceden aseklofenağa veya ürünün içeriğindeki maddelerden herhangi birine karşı hassasiyetiniz varsa
•Aseklofenak, aspirin ya da herhangi bir diğer “steroidal olmayan iltihap giderici ilaçlar” (NSAİİ)’a (ibuprofen, naproksen veya diklofenak gibi) karşı aşırı hassasiyetiniz varsa, •Benzer etkiye sahip maddeler (örneğin aspirin veya diğer NSAİİ’lar) sizde,
– Astım nöbetleri,

Akut rinit (nezle) veya ürtiker (kurdeşen) – Nefes alma zorluğu, hırıltılı solunum, anormal ağrı ve kusma gibi belirtileri içeren ciddi alerjik yanıt (anafilaktik şok) meydana getiriyorsa,
•Aktif veya şüpheli mide ya da barsak ülseriniz varsa; geçmişinizde yinelenen mide- barsak ülseri, mide-barsak kanaması veya diğer aktif kanamaları ya da kanama bozukluklarınız olduysa,
•Ciddi derecede kalp yetmezliğiniz varsa,
•Koroner arter cerrahisi (Koroner arter by-pass greft) geçirdiyseniz, ameliyat öncesi, sırası ve sonrası ağrılarınız varsa,
•Orta-ileri derecede karaciğer yetmezliğiniz varsa,
•Orta-ileri derecede böbrek yetmezliğiniz varsa,
•Hamileliğinizin son üç ayı içerisindeyseniz.

BİOFENAC®’ı aşağıdaki durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ
•Aseklofenak tedavisine, kalp damar sistemi hastalıkları için önemli risk faktörlerini (örneğin, yüksek kan basıncı, kanınızda yağ (kolesterol, trigliseritler) düzeylerinde anormal derecede yükseklik, şeker hastalığı, sigara kullanımı gibi) taşıyan hastalarda, ancak dikkatli bir değerlendirme sonrasında başlanmalıdır. Özellikle yüksek dozda kullanımında (günlük 150 mg) ve uzun süreli tedavilerde bu riskin arttığı görülmüştür.

Bu yüzden, aseklofenak tedavisinde mümkün olan en kısa tedavi süresi ve en düşük

2

Ali Bülent Baş

etkili doz tercih edilmelidir. Sağlık mesleği mensupları hastaların aseklofenak tedavisine devam etme gerekliliğini düzenli olarak değerlendirmelidir.

•Yaşlı hasta iseniz. Yaşlılarda NSAİİ’lar ile tedavide, özellikle gastrointestinal kanama (mide-barsak kanaması) ve perforasyon (delinme) gibi ölümcül olabilen istenmeyen etkilerin sıklığında artış görülmüştür.

•Yakınlarda büyük cerrahi girişim geçirdiyseniz.

•Mide-barsak kanaması, ülser veya mide delinmesi geçirdiyseniz. Kanama, kan kusma, ülseratif kolit (kalın barsak iltihaplanması), Crohn hastalığı (barsak sistemi iltihabı), SLE (Sistemik Lupus Eritematozus)gibi mide-barsak hastalıklarınız var ise. Bu hastalıklarda doktorunuz tarafından yakın medikal takip yapılması gerekebilir.

•Gastrointestinal kanama, ülser ve perforasyon (delinme) riskiniz var ise veya yaşlı iseniz doktorunuz tarafından tedaviye mümkün olan en düşük doz ile başlanmalıdır. Bu risk grubu altındaysanız, beraberinde düşük doz aspirin veya diğer gastrointestinal kanama riskini artıran ilaçlar kullanıyor iseniz doktorunuz tarafından koruyucu ilaçlar (örneğin; misoprostol ve proton pompa ihibitörü) ile kombine tedavi düşünülebilir. Mide-barsak rahatsızlığı geçirmiş iseniz, özellikle tedavinin başlangıç aşamasında herhangi karın bölgesi ile ilgili (abdominal) bir şikayetiniz olursa doktorunuza bildiriniz.BİOFENAC®ile birlikte varfarin gibi herhangi bir pıhtılaşmayı önleyen (oral antikoagülan) ilaç grubu veya aspirin gibi kan pulcuklarının kümelenmesini (platelet agregasyonunu) önleyen bir ilaç veya kortikosteroid, depresyonda kullanılan ilaçlar (seçici serotonin geri alım inhibitörü) gibi kanama riskini artıran bir ilaç kullanıyor iseniz lütfen doktorunuza bildiriniz.

•Kan rahatsızlığınız varsa: Porfiri (karın ağrısı ve kas kramplarına neden olan kalıtsal hastalık), hemopoezis (kan yapımı) veya pıhtılaşma bozukluğu
•Herhangi bir zamanda beyin kanaması geçirdiyseniz.

•Kalp sorununuz varsa, daha önce inme geçirdiyseniz ya da risk altındaysanız (örneğin yüksek tansiyon, şeker hastalığı, yüksek kolesterole sahipseniz veya sigara tiryakisi iseniz) doktorunuza veya eczacınıza bildiriniz. Aseklofenak kullanımı ile miyokart infarktüsü (kalp ile ilgili bir rahatsızlık) veya inme riskinde orta düzeyde artış gözlenmiştir.

•NSAİİ’lar ile sıvı tutulumu ve ödem gibi istenmeyen etkiler görülebildiğinden, yüksek tansiyonunuz veya kalp yetmezliğiniz var ise doktorunuza veya eczacınıza bildiriniz. •NSAİİ ile uzun süreli tedavi görüyorsanız, bir önlem olarak tıbbi olarak izlenmelisiniz (örn. böbrek /karaciğerle ilgili fonksiyonlar ve kan sayımları).

•Karaciğer rahatsızlığınız varsa: İlaca bağlı pankreas iltihabı (pankreatit) görülmesi nadirdir. Bununla birlikte, NSAİİ’lar ile pankreas iltihabının ilişkili olduğu rapor edilmiştir. Eğer anormal karaciğer fonksiyon testleri devam ederse veya kötüleşirse, karaciğer hastalığı gelişimi ile klinik bulgular veya belirtiler oluşursa veya hastalıkla birlikte ortaya çıkan diğer rahatsızlıkların (kanda bir tür alerji hücresi olan eozinofi sayısında artış, kızarıklık) oluştuğu durumlarda BİOFENAC® kullanmayı durdurmalısınız. İlk belirtiler olmadan karaciğer iltihabı (hepatit) meydana gelebilir. •Böbrek ve kalp ile ilgili önlemler: NSAİİ kullanımı böbrek fonksiyon bozukluğu ile sonuçlanabileceğinden böbrek veya kalple ilgili hafif de olsa sorunlarınız varsa veya ileri yaştaysanız gözetim altında tutulmalısınız. Doktorunuz tarafından en düşük etkin doz kullanılmalı ve böbrek fonksiyonları düzenli olarak izlenmelidir.

İdrar söktürücülerle tedavi edilmiş veya büyük bir ameliyat geçirmiş kalp veya böbrekle ilgili fonksiyon bozukluğu olan bir hasta iseniz gözetim altında olmalısınız.

BİOFENAC®’ın bırakılmasıyla böbrek fonksiyonlarındaki etkiler genellikle geri dönüşümlüdür.

3

Ali Bülent Baş

•Aşırı duyarlılık reaksiyonları: Diğer NSAİİ’larla olduğu gibi, ani aşırı duyarlılık (alerjik) reaksiyonlar ilaca daha önce maruziyet dışı da meydana gelebilir. NSAİİ’lar ile eksfoliyatif dermatit, Steven-Johnsons sendromu ve toksik epidermal nekroliz gibi zaman zaman ölümcül olabilen ciddi cilt reaksiyonları çok seyrek olarak bildirilmiştir.

Tedavinin özellikle ilk ayında bu istenmeyen durumların ortaya çıkma riski yüksek bulunmuştur. Bu nedenle, döküntü, mukozal lezyonlar ve diğer aşırı duyarlılık reaksiyonların ilk belirti ve semptomlarında aseklofenak kullanımı doktorunuz tarafından kesilmelidir.

•Varisella (suçiçeği) geçiriyor iseniz, varisellanın (suçiçeği) ciddi cilt ve yumuşak doku enfeksiyonlarını tetikleyebileceği doktorunuz tarafından göz önünde bulundurularak aseklofenak kullanımının kesilmesi düşünülebilir.

• BİOFENAC®, geri dönüşümlü olarak platelet agregasyonunu (kan pulcuklarının kümelenmesini) engelleyebilir.

•Fertilite (üreme kapasitesi) önlemleri: NSAİİ’lar gebe kalmayı zorlaştırabilir ve gebe kalmaya çalışıyorsanız BİOFENAC® size tavsiye edilmez. Gebe kalmakta zorluk yaşıyorsanız veya gebelik için incelemeleriniz devam ediyorsa BİOFENAC®’ın geçici olarak kullanılmaması gerektiğini dikkate almalısınız.

Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız

BİOFENAC®’ın yiyecek ve içecek ile kullanılması
•BİOFENAC® bir bardak su ya da başka bir sıvı ile yutulmalıdır. •BİOFENAC®’ın öğünler esnasında kullanılması önerilmektedir.

Hamilelik
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Diğer iltihap giderici ilaçlarda olduğu gibi BİOFENAC® da hamilelik döneminin son üç ayında kullanılmamalıdır, çünkü çocuğunuza zarar verebilir ya da doğum sırasında sorunlara neden olabilir.

BİOFENAC® hamile kalınmasını güçleştirilebilir. Hamile kalmayı planlıyorsanız ya da hamile kalma konusunda sorunlarınız varsa, bunu doktorunuza söyleyiniz ve gerekli olmadıkça BİOFENAC® kullanmayınız.

Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Emzirme
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

BİOFENAC®’ın anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Bu nedenle doktorunuz tarafından gerekli görülmedikçe, emzirme süresince BİOFENAC® kullanmayınız.

Araç ve makine kullanımı
BİOFENAC® kullanan hastalarda nadir olarak görme bozuklukları, sersemlik ya da uyku hali gibi yan etkiler görülebilir. Bu tür etkileri farkederseniz, araç ve makine kullanmamalı ya da dikkatli olmanızı gerektiren başka aktivitelerde bulunmamalısınız. Bu tür bir etkiyle karşılaştığınız takdirde bunu mümkün olan en kısa sürede doktorunuza bildiriniz.

4

Ali Bülent Baş

Diğer ilaçlarla birlikte kullanımı
Bazı ilaçlar ile birlikte kullanıldığında BİOFENAC® bu ilaçlar ile etkileşime girebilir (BİOFENAC® veya bu ilaçlar ile görülen etkinlik ve/veya yan etkiler değişebilir). Bu nedenle aşağıdaki ilaçlardan birini kullanıyorsanız mutlaka doktorunuza söyleyiniz:
•Depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlar: Lityum, seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRİ) (depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlar),
•Diğer NSAİİ (iltihap giderici) ilaçlar veya steroidler (vücudun inflamasyondan etkilenen bölgelerinde iyileşme sağlamak için kullanılan ilaçlar)
•İdrar söktürücüler ile kan basıncını düşürücü diğer ilaçlar.

•Ağız yoluyla alınan diyabet tedavisinde kullanılan ilaçlar
•Kinolon antibiyotikleri, mikonazol, sulfametaksazol (enfeksiyona karşı kullanılan bir ilaç)
•ACE inhibitörleri ya da beta blokörler (yüksek kan basıncının ve kalp yetmezliğinin tedavisinde kullanılan ilaç sınıfları)
•Kanın pıhtılaşmasını önleyen ilaçlar (antikoagülanlar) ve kan hücrelerinin kümeleşmesini önleyen (antiplatelet) ilaçlar
•Siklosporin (organ nakli uygulanan hastalarda kullanılır), fenilbutazon (iltihap giderici ilaç), metotreksat (bazı kanser ya da romatizma hastalıklarında kullanılan bir ilaç) •Mifepriston (gebeliği sonlandırmada kullanılan bir ilaç)
•Takrolimus (organ nakli uygulanan hastalarda kullanılan bir ilaç)
•Zidovudin (AİDS tedavisinde kullanılan bir ilaç)
•Simetidin (mide rahatsızlığında kullanılan bir ilaç)
•Digoksin ve amiodaron (kalp sorunları için kullanılan bir ilaç)
•Fenitoin (kasılma nöbetlerinin tedavisinde kullanılan bir ilaç)
•Sülfinpirazon (gut tedavisinde kullanılan bir ilaç) ve vorikonazol (mantar enfeksiyonlarında kullanılan bir ilaç)

Eğer reçeteli ya da reçetesiz herhangi bir ilacı şu anda kullanıyorsanız veya son zamanlarda kullandınız ise lütfen doktorunuza veya eczacınıza bunlar hakkında bilgi veriniz.

3. BİOFENAC® nasıl kullanılır?

Uygun kullanım ve doz/uygulama sıklığı için talimatlar:
Doktoruz başka şekilde önermediği takdirde; sabah ve akşam birer tablet olmak üzere günde iki tablet alınız. BİOFENAC® tercihen yemeklerle birlikte ya da yemeklerden sonra alınmalıdır. •Ağrınızı kontrol edebilen en düşük dozu kullanmanız ve BİOFENAC®’ ı gerektiğinden uzun süre almamanız önemlidir.

Uygulama yolu ve metodu:
BİOFENAC® ağız yoluyla alınır.Tabletler bütün olarak ve bir bardak su ile birlikte yutulmalıdır. Tabletleri bölmeyiniz veya çiğnemeyiniz.

Değişik yaş grupları:
Çocuklarda kullanım:
Çocuklarda kullanımına ait bir deneyim olmadığı için BİOFENAC® 18 yaş altı çocuklarda kullanılmamalıdır.

5

Ali Bülent Baş

Yaşlılarda kullanımı:
Yaşlı hastalar BİOFENAC®’ın etkilerine diğer erişkinlerden daha duyarlı olabilir. Bu nedenle, yaşlılar doktor talimatlarına uymaya özellikle dikkat etmeli ve şikayetlerin hafifletilmesi için gereken minimum miktarda tablet kullanılmalıdır. Yaşlı hastaların istenmeyen etkileri derhal doktorlarına bildirmeleri son derece önemlidir.

Özel kullanım durumları:
Böbrek yetmezliği: Hafif derecede böbrek bozukluğu olan hastalarda doz ayarlaması gerekmez, ancak diğer NSAİİ’larda olduğu gibi dikkatli olunmalıdır.

Karaciğer yetmezliği: Karaciğer bozukluklarında doz azaltılmalıdır. Başlangıç dozu olarak günde bir tablet (100 mg/gün) önerilmektedir.

Eğer BİOFENAC®’ın etkisinin çok güçlü veya zayıf olduğuna dair bir izleniminiz var ise doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz.

Kullanmanız gerekenden daha fazla BİOFENAC® kullandıysanız:
BİOFENAC®’dan kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız bir doktor veya eczacı ile konuşunuz.

Doz aşımında destekleyici ve belirtilere yönelik tedavi yapılmalıdır. Doz aşımını takiben, emilimi önlemek için gastrik (mide) lavaj ve aktif kömür tedavisi uygulanmalıdır.

Meydana gelebilecek düşük tansiyon, böbrek yetmezliği, havale (konvülsiyonlar), mide-barsak tahrişi (gastrointestinal iritasyon), solunum depresyonu gibi rahatsızlıklar için destekleyici ve belirtilere yönelik tedaviler uygulanmalıdır.

BİOFENAC®’ı kullanmayı unutursanız:
Unutulan dozları dengelemek için çift doz almayınız.

BİOFENAC®’ı kullanmayı unutursanız, unutulan doz için ne yapmanız gerektiği konusunda doktorunuza danışınız.

BİOFENAC® ile tedavi sonlandırıldığında oluşabilecek etkiler:
BİOFENAC® ile tedavi sonlandırıldığında oluşabilecek etkiler konusunda doktorunuza danışınız.

4. Olası yan etkiler nelerdir?

Tüm ilaçlar gibi, BİOFENAC®’ın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir. Bunların en yaygın olanları genellikle hafif şiddettedir ve muhtemelen kısa bir süre sonra kaybolur.

Aşağıdakilerden biri olursa, BİOFENAC®’ı kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz: – Alerjik reaksiyon,
– Yaygın, şiddetli alerjik reaksiyon (anafilaksi),
– Astım,astımda ağırlaşma, nefes darlığı ya da sıkıntılı soluk alıp verme (dispne) gibi solunum yolu reaksiyonları,
– Kaşıntı (pruritus),

6

Ali Bülent Baş





Deri ve mukozalardaki küçük kanamalar (purpura),
Yüz ve boğazda şişmeye (ödem) neden olan aşırı duyarlılık (anjiyoödem),
Sıvı dolu kabarcıklarla birlikte seyreden iltihaplı deri hastalığı (Stevens-Johnson sendromu dahil),
Ağızda ve vücudun diğer alanlarında su toplaması şeklinde veya farklı büyüklüklerde kırmızı döküntülerle seyreden hastalık (eritema multiforme),
Deride içi sıvı dolu kabarcıklarla, deri soyulmaları ve doku kaybı ile seyreden ciddi bir hastalık (toksik epidermal nekroliz),
Kurdeşen (ürtiker),
Işığa duyarlılık (fotosensitivite) ve içi sıvı dolu kabarcıklı (vezikulobülloz) döküntü, Aseptik menenjit (beyin zarı iltihabı).

Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.

Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin BİOFENAC®’ a karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdaheleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.

Bu çok ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür.

Yan etkiler görülme sıklıklarına göre aşağıdaki şekilde sıralanmıştır.

• Çok yaygın: 10 hastanın en az 1 inde görülebilir.

•Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.

•Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1000 hastanın birinden fazla görülebilir. •Seyrek: 1000 hastanın birinden az görülebilir.

•Çok seyrek:10.000 hastanın birinden az görülebilir.

•Bilinmiyor: Eldeki veriler ile tahmin edilemiyor.

Yaygın:
•Sersemlik
•Karın ağrısı,
•Bulantı,
•İshal,
•Hazımsızlık,sindirim bozukluğu,
•Karaciğer enzimlerinde artış

Yaygın olmayan:
•Gaz,
•Mide mukozası iltihabı (gastrit),
•Kabızlık,
•Kusma,
•Ağızda yara,
•Kaşıntı, döküntü, deride inflamasyon, kurdeşen,•Kanda üre artışı,
•Kanda kreatin artışı,

Seyrek:
•Kansızlık,
•Şiddetli alerjik reaksiyon (anafilaksi),•Aşırı duyarlılık,
•Görme bozukluğu,
•Kalp yetmezliği,

7

Ali Bülent Baş

•Yüksek tansiyon,
•Nefes darlığı, nefes almada güçlük,
•Siyah dışkı, mide-barsak kanaması, mide-barsak ülseri,•Alerji sonucu yüz ve boğazda şişme,

Çok Seyrek:
•Kemik iliği baskılanması,
•Beyaz kan hücrelerinde azalma,
•Pıhtılaşma sağlayan kan hücrelerinde azalma,
•Kırmızı kan hücrelerinde anormal yıkım,
•Potasyum düzeyinde artış,
•Çevreye uyumsuzluk, uykusuzluk, kabuslar, huzursuzluk,
•Ağır ruhsal bozukluk,
•His kaybı,
•Titreme,
•Baş ağrısı,
•Tat alma bozukluğu,
•Baş dönmesi,
• Kulak çınlaması,
•Kalpte çarpıntı hissi,
•Kalp krizi,
•Ciltte kızarıklık,
•Sıcak basması,
•Ödem,
•Damar iltihaplanması,
•Bronşlarda daralma-kasılma,
•Dil ve yanaklarda iltihaplanma,
•Pankreasta iltihaplanma,
•Barsak delinmesi,
•Crohn veya ülseratif kolit hastalığında alevlenme,
•Kan kusma,
•Karaciğerde hasar ( karaciğer sarılığı dahil),
•Kanda alkalen fosfataz enzimi düzeyinde artış,
•Deride küçük kanamalar,
•Ciddi deri ve mukoza reaksiyonları (Stevens Johnson sendromu, toksik epidermal nekroliz ve eriteme multiforme dahil),
•Ödem, kandaki albümin miktarının normalin altına düşmesi, idrarda protein bulunması ile karakterize Nefrotik sendrom,
• Böbrek yetmezliği,
•Yorgunluk,
•Kilo artışı

Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.

8

Ali Bülent Baş

Yan etkilerin raporlanması
Herhangi bir yan etki meydanada hekiminiz, eczacınız veya hemşireniz ile konuşunuz. Ayrıca yan etkileri sitesinde yer alan “İlaç Yan Etki Bildirimi” ikonuna tıklayarak doğruda rmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildirebileceğiniz gibi, 0 800 314 00 08 numaralı yan etki bildirim hattını da kullanabilirsiniz.

5. BİOFENAC®’ın saklanması
BİOFENAC®’ı çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız. 25°C’nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız.

Son kullanma tarihiyle uyumlu olarak kullanınız.

Ambalajdaki son kullanma tarihinden sonra BİOFENAC®’ı kullanmayınız.

Son kullanma tarihi geçmiş veya kullanılmayan ilaçları çöpe atmayınız! Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen toplama sistemine veriniz.

Ruhsat Sahibi: Almirall S.A., Barselona/İspanya lisansı ile EİP Eczacıbaşı İlaç Pazarlama A.Ş.
Büyükdere Cad. Ali Kaya Sok. No: 5
Levent 34394, İstanbul

Üretim yeri:PharmaVision Sanayi ve Ticaret A.Ş. Davutpaşa Cad. No:145
34010 Topkapı/İstanbul

Bu kullanma talimatı 12/10/2021 tarihinde onaylanmıştır.

9

Doktorlar İçin Kullanma Talimatı

Ali Bülent Baş

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI
BİOFENAC 100 mg film kaplı tablet
2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde: BİOFENAC® 100 mg film kaplı tablet, 100 mgaseklofenak içerir. Yardımcı Madde(ler): Yardımcı maddeler için bkz. 6.1.

3. FARMASÖTİK FORM
Film kaplı tablet
Beyaz, yuvarlak film kaplı tabletler.

4. KLİNİK ÖZELLİKLER
4.1. Terapötik Endikasyonlar
Osteoartrit, romatoid artrit ve ankilozan spondilit belirti ve bulgularının tedavisi ile akut gut artriti, akut kas iskelet sistemi ağrıları, postoperatif ağrı ve dismenore tedavisinde endikedir.

4.2. Pozoloji ve Uygulama Şekli
Pozoloji:
Genel bir öneri olarak doz kişiye göre ayarlanmalı ve olası en kısa süreyle en düşük etkin doz verilmelidir.

Uygulama sıklığı ve süresi:
Erişkinler
Doktor tarafından başka şekilde önerilmediği takdirde: Yetişikinlerde sabah ve akşam 100 mg olmak üzere birer tablet, 200 mg günlük doz verilmesi yeterlidir.

Uygulama şekli:
Tabletler sıvı ile, bütün olarak, tercihen yemekler ile birlikte ya da yemeklerden sonra alınmalıdır. Tabletler bölünmemeli ya da çiğnenmemelidir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:
Pediyatrik popülasyon:
Aseklofenağın 18 yaş altı çocuklarda kullanımına ilişkin klinik çalışma yoktur.

Geriyatrik popülasyon:

1

Ali Bülent Baş

Yaşlı hastalarda, temel tıbbi esaslara dikkat edilmelidir. Özellikle, zayıf veya vücut ağırlığı düşük olan yaşlı hastalara etkili en düşük doz verilmesi tavsiye edilir. Diğer non-steroid antienflamatuvar ilaçlarda (NSAİİ) olduğu gibi yaşlı hastaların tedavisinde Gİ kanama ve perforasyon riski açısından dikkatli olunmalıdır.

Böbrek yetmezliği:
Hafif derecede böbrek bozukluğu olanlarda doz ayarlaması gerekmez, ancak diğer non-steroid antienflamatuvar ilaçlarda olduğu gibi dikkatli olunmalıdır.

Karaciğer yetmezliği:
Karaciğer bozukluklarında doz azaltılmalıdır. Başlangıç dozu olarak 100 mg/gün önerilmektedir.

4.3. Kontrendikasyonlar

Aseklofenak aşağıdaki durumlarda kontrendikedir:
•İskemik kalp hastalığı, periferal arter hastalığı, serebrovasküler hastalık ve konjestif kalp yetmezliği (NYHA sınıflandırılması II-IV) durumlarında kontrendikedir.

•Etkin madde ya da yardımcı maddelerden herhangi birine karşı bilinen aşırı duyarlılığı olan kişilerde
•Aktif veya geçmişinde tekrarlanan peptik ülseri, gastrointestinal kanama ya da perforasyonu olan hastalarda
•Gebeliğin son trimesterinde (bkz. Bölüm 4.6. Gebelik ve Laktasyon)
•Ciddi derecede karaciğer, böbrek, kalp yetmezliğinde (bkz. Bölüm 4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri)
•Diğer non-steroid antienflamatuvar (NSAİİ) ilaçlar gibi, BİOFENAC da asetilsalisilik asit veya diğer prostaglandin sentezini inhibe eden NSAİİ kullanımı ile astım krizleri, ürtikerleri ve akut nezleleri alevlenen hastalarda kullanılmamalıdır. Bu hastalarda NSAİİ’lara şiddetli, nadiren ölümcül, anafilaksi benzeri reaksiyonlar oluştuğu bildirilmiştir. ( bkz. Bölüm 4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri)
•Koroner arter by-pass greft (CABG) ameliyatı durumunda perioperatif ağrı tedavisinde kontrendikedir. (UYARILAR bölümüne bakınız.)

4.4. Özel uyarılar ve özel kullanım önlemleri

Kardiyovasküler risk:
-NSAİİ’ler ölümcül olabilecek kardiyovasküler trombotik olaylar, miyokart infarktüsü ve inme riskinde artışa neden olabilir. Bu risk kullanım süresine bağlı olarak artabilir. Kardiyovasküler hastalığı olan veya kardiyovasküler hastalık risk faktörlerini taşıyan hastalarda risk daha yüksek olabilir.

-BİOFENAC koroner arter by-pass graft cerrahisi perioperatif ağrı tedavisinde kontrendikedir.

Gastrointestinal (Gİ) risk:
NSAİİ’ler kanama, ülserasyon, mide veya bağırsak perforasyonu gibi ölümcül olabilecek ciddi Gİ advers etkilere yol açarlar. Bu advers olaylar herhangi bir zamanda, önceden uyarıcı bir semptom vererek veya vermeksizin ortaya çıkabilir. Yaşlı hastalar ciddi Gİ etkiler bakımından daha yüksek risk taşımaktadır.

Kardiyovasküler trombotik olaylar:

2

Ali Bülent Baş

Aseklofenak tedavisine, kardiyovasküler olaylar için önemli risk faktörleri (örneğin, hipertansiyon, hiperlipidemi, diyabetes mellitus, sigara gibi) taşıyan hastalarda, ancak dikkatli bir değerlendirme sonrasında başlanmalıdır. Özellikle yüksek dozda kullanımında (günlük 150 mg) ve uzun süreli tedavilerde bu riskin arttığı görülmüştür. Bu yüzden, aseklofenak tedavisinde mümkün olan en kısa tedavi süresi en düşük etkili doz tercih edilmelidir. Sağlık mesleği mensupları, hastaların aseklofenak tedavisine devam etme gerekliliğini düzenli olarak değerlendirmelidir.

Çok sayıda selektif ve non-selektif COX-2 inhibitörü ile yapılan, 3 yıla varan klinik çalışmalarda ölümcül olabilen, ciddi kardiyovasküler trombotik olay, miyokart infarktüsü ve inme riskinde artma gösterilmiştir. COX-2 selektif ve non-selektif tüm NSAİİ’lar benzer risk taşıyabilir. Kardiyovasküler hastalığı olduğu veya kardiyovasküler hastalık riski taşıdığı bilinen hastalar daha yüksek bir risk altında olabilir. NSAİİ tedavisi gören hastalarda advers kardiyovasküler olay görülme riski olasılığını azaltmak için en düşük etkili doz mümkün olan en kısa süreyle kullanılmalıdır. Önceden görülmüş bir kardiyovasküler semptom olmasa bile hekim ve hasta böyle olay gelişimlerine karşı tetikte olmalıdır. Hasta, ciddi kardiyovasküler olayların semptom ve/veya belirtileri ile bunların görülmesi halinde yapması gerekenler konusunda bilgilendirilmelidir.

Eş zamanlı olarak aspirin kullanımının, NSAİİ kullanımına bağlı artmış ciddi kardiyovasküler trombotik olay riskini azalttığı yönünde tutarlı bir kanıt bulunmamaktadır. NSAİİ’ların aspirinle eş zamanlı olarak kullanımı, ciddi Gİ olay görülme riskini artırmaktadır. (Gastrointestinal etkiler bölümüne bakınız.)

CABG ameliyatını takip eden ilk 10-14 günlük dönemde ağrı tedavisi için verilen COX-2 selektif bir NSAİİ üzerinde gerçekleştirilen iki büyük, kontrollü klinik çalışmada miyokart infarktüsü ve inme insidansında artış görülmüştür. (bkz. 4.3. Kontrendikasyonlar))

Gastrointestinal (Gİ) etkiler, ülserasyon, kanama ve perforasyon riski:
Öldürücü olabilen gastrointestinal kanama, ülserasyon veya delinme tüm NSAİİ’larla bildirilmiştir ve tedavi sırasında herhangi bir zamanda uyarıcı bir belirti ile veya belirtisiz olarak veya daha önce ciddi gastrointestinal olay hikayesi olanlarda veya olmayanlarda görülebilir. NSAİİ tedavisinde ciddi üst gastrointestinal advers etki gelişen beş hastadan sadece biri semptomatiktir. NSAİİ’lerin neden olduğu üst gastrointestinal ülser, büyük kanama ya da perforasyon, 3-6 ay süreyle tedavi gören hastaların yaklaşık %1’inde, bir yıl süreyle tedavi gören hastaların ise %2-4’ünde ortaya çıkmaktadır. Daha uzun süreli kullanımda bu eğilim devam ederken, tedavi süresince herhangi bir zamanda ciddi gastrointestinal advers olay gelişme olasılığı artar. Bunlar genellikle yaşlı hastalarda daha ciddi sonuçlar verir. Eğer BİOFENAC alan hastalarda gastrointestinal kanama veya ülserasyon gelişirse tıbbi ürün kesilmelidir.

NSAİİ tedavisi gören hastalarda Gİ kanama riskini artıran diğer faktörler arasında oral kortikosteroid veya antikoagülan kullanımı, NSAİİ tedavisinin uzaması, sigara kullanımı, alkol kullanımı, ileri yaş ve genel sağlık durumunun kötü olması bulunmaktadır. Ölümcül Gİ olaylar hakkındaki spontan bildirimlerin çoğu yaşlı ve zayıf bünyeli hastalarla ilgili olduğundan, böyle hastaların tedavisinde özel dikkat gösterilmelidir.

Aseklofenak dahil diğer tüm NSAİİ’larla olduğu gibi gastrointestinal (Gİ) hastalık belirtileri gösteren veya geçmişinde gastrik veya intestinal ülserasyon, kanama ya da perforasyonu düşündüren bir hikayesi olan hastalarda yakın medikal takip zorunludur ve BİOFENAC reçetelenirken özel dikkat gösterilmelidir (bkz. Bölüm 4.8 İstenmeyen etkiler). Özellikle kanama ya da perforasyon ile komplike olmuş ülser öyküsü olan hastalarda ve yaşlılarda NSAİİ dozu arttıkça Gİ kanama riski artar.

Kanama ya da perforasyon ile komplike olmuş ülser öyküsü olan hastalarda ve yaşlılarda Gİ kanama riskini azaltmak için, tedaviye başlanmalı ve etkili en düşük dozda tutulmalıdır.

3

Ali Bülent Baş

Bu hastalarda ve beraberinde düşük dozda asetilsalisilik asit (ASA)/aspirin ya da gastrointestinal riski artırabilecek başka tıbbi ürünler kullanılması gereken hastalarda koruyucu ajanlarla (örn. proton pompası inhibitörleri ya da misoprostol) kombine tedavi düşünülmelidir.

Başta yaşlılar olmak üzere Gİ toksisite öyküsü olan hastalar, her türlü alışılmadık abdominal semptomu (özellikle Gİ kanama) bildirmelidir. Beraberinde, sistemik kortikosteroidler, antikoagülanlar, anti-trombosit ajanlar ya da selektif serotonin geri alım inhibitörleri gibi ülserasyon ya da kanama riskini artırabilecek ilaçlar alan hastalarda dikkatli olunması önerilir (bkz. Bölüm 4.5 Diğer ilaçlarla etkileşim ve diğer etkileşim türleri).

Durumları şiddetlenebileceği için ülseratif kolit veya Crohn hastalığı olan hastalarda yakın medikal takip yapılmalıdır (bkz. Bölüm 4.8 İstenmeyen etkiler).

NSAİİ’lar ile tedavide nadiren pankreatit olguları bildirilmiştir.

Renal etkiler:
Önemli ölçüde dehidratasyonu olan hastalarda BİOFENAC tedavisi başlatılırken dikkatli olunmalıdır.Uzun süreli NSAİİ kullanımı renal papiller nekroz ve diğer renal hasarlara yol açmaktadır. Ayrıca, renal prostaglandinlerin renal perfüzyonun idamesinde kompanse edici bir rol oynadığı hastalarda renal toksisite de görülmüştür. Böyle hastalarda non-steroid antienflamatuvar ilaç uygulanması prostaglandin formasyonunda ve ikincil olarak da renal kan akışında doza bağlı bir azalmaya sebep olabilmekte, bu da aşikâr renal dekompansiyonu hızlandırabilmektedir. Böyle bir reaksiyon verme riski en yüksek olan hastalar böbrek fonksiyonlarında bozulma, kalp yetmezliği, karaciğer disfonksiyonu olanlar, diüretik ve ACE inhibitörü kullananlar ve yaşlılardır. NSAİİ tedavisinin durdurulmasının ardından genellikle tedavi öncesi duruma geri dönülmektedir.

NSAİİ tedavisiyle sıvı retansiyonu ve ödem bildirildiği için, kardiyak ya da böbrek fonksiyon bozukluğu, hipertansiyon öyküsü olan hastalarda, yaşlılarda, diüretikler ya da böbrek fonksiyonunu anlamlı ölçüde etkileyen tıbbi ürünler ile birlikte tedavi edilen hastalarda ve herhangi bir nedenle örneğin; büyük bir ameliyat öncesi veya sonrasında olduğu gibi önemli ekstraselüler hacim eksikliği olan hastalarda özel bir dikkat gereklidir (bkz. Bölüm 4.3 Kontrendikasyonlar). Böyle vakalarda BİOFENAC kullanıldığında, ihtiyat tedbiri olarak, renal fonksiyonun izlenmesi tavsiye edilir. Genellikle tedavi kesildikten sonra tedavi öncesi duruma dönülür.

İleri böbrek yetmezliği:
BİOFENAC’ın ilerlemiş böbrek hastalığı olan hastalarda kullanımına ilişkin kontrollü çalışmalarda elde edilmiş bir bilgi bulunmamaktadır. Bu nedenle, ilerlemiş böbrek hastalığı olan hastalarda BİOFENAC tedavisi önerilmemektedir. Eger BİOFENAC tedavisi başlatılmışsa hastanın renal fonksiyonlarının yakından takip edilmesi önerilir.

Deri reaksiyonları:
BİOFENAC da dahil olmak üzere NSAİİ’ların kullanımıyla ilişkili olarak çok nadir eksfoliyatif dermatit, Stevens-Johnson sendromu ve toksik epidermal nekrolizi de içeren ve bazıları öldürücü olan ciddi cilt reaksiyonları bildirilmiştir. (bkz. Bölüm 4.8 İstenmeyen etkiler). Hastalar en çok tedavinin erken döneminde bu reaksiyonlar açısından risk altında gibi görünmektedir ve vakaların çoğunda reaksiyon tedavinin ilk ayında ortaya çıkmaktadır. Cilt döküntüsü ve mukoza lezyonlarının ilk göründüğü anda ya da aşırı duyarlılığın herhangi bir başka belirtisi ortaya çıktığında BİOFENAC kesilmelidir.

Nadiren, varisella enfeksiyonu ciddi deri ve yumuşak doku enfeksiyonlarına bağlı komplikasyonları tetikleyebilir. Bu enfeksiyonların kötüleşmesinde NSAİİ’ların rolü göz ardı edilemeyeceğinden, varisella enfeksiyonu geçiren kişilerde aseklofenak kullanımından kaçınılması tavsiye edilir.

4

Ali Bülent Baş

Anafilaktoid reaksiyonlar:
Diğer NSAİİ’larla olduğu gibi, ender vakalarda, ilaca daha önce maruz kalmaksızın, anafilaktik/anafilaktoid reaksiyonlar dahil alerjik reaksiyonlar görülebilir. BİOFENAC, aspirin triadı olan hastalara verilmemelidir. Bu semptom kompleksi, tipik olarak, nazal polipli veya polipsiz riniti olan veya aspirin ya da NSAİİ kullanımının ardından şiddetli ve ölümcül olabilen bronkospazm görülen astımlı hastalarda oluşmaktadır (Kontrendikasyonlar ve Önlemler – Astım bölümlerine bakınız). Anafilaktoid reaksiyon görüldüğünde acil servise başvurulmalıdır.

Diğer NSAİİ’lar gibi, BİOFENAC da farmakodinamik özelliklerinden dolayı, enfeksiyonun semptom ve belirtilerini maskeleyebilir.

Genel
Sinerjistik yararları ortaya koyan herhangi bir kanıtın olmaması ve ilave istenmeyen etki potansiyeli nedeniyle BİOFENAC’ın, siklooksijenaz-2 selektif inhibitörler de dahil olmak üzere NSAİİ’larla birlikte kullanılmasından kaçınılmalıdır.

Yaşlı hastalarda, temel tıbbi esaslara dikkat edilmelidir. Özellikle, zayıf veya vücut ağırlığı düşük olan yaşlı hastalara etkili en düşük doz verilmesi tavsiye edilir.

BİOFENAC’ın kortikosteroid yerine geçmesi veya kortikosteroid eksikliğini tedavi etmesi beklenmemelidir. Kortikosteroidin aniden durdurulması hastalığın alevlenmesine sebep olabilir. Uzun süreli kortikosteroid tedavisi görmekte olan hastalar, kortikosteroid tedavisinin durdurulmasına karar verilmesi halinde, tedavilerini yavaş ve kademeli olarak azaltmalıdır.

BİOFENAC’ın ateş ve enflamasyonu azaltmadaki farmakolojik aktivitesi, enfeksiyöz olmadığı düşünülen ağrılı durumların komplikasyonlarının tanısını güçleştirebilir.

Kardiyovasküler risk faktörü ( hipertansiyon, hiperlipidemi, diabetes mellitus ve sigara kullanımı) bulunan hastalarda BİOFENAC ile uzun süreli tedaviye başlanmadan önce dikkatli bir değerlendirme yapılmalıdır.

Önceden varolan astım
Astım hastalarında, mevsimsel alerjik rinit, nazal mukozada şişme (örn. nazal polipler), kronik obstrüktif akciğer hastalıkları ya da solunum sisteminin kronik enfeksiyonları (özellikle alerjik rinit benzeri semptomlarla bağlantılı olarak), astım alevlenmeleri gibi NSAİİ’larla reaksiyonlar (analjeziklere tahammülsüzlük/analjezik astımı olarak da adlandırılır), Quincke ödemi ya da ürtiker diğer hastalardan daha sıktır. Bu nedenle, bu hastalara özel dikkat gösterilmesi önerilir (acil durum için hazır olma). Bu durum, başka maddelere alerjik olan, örneğin cilt reaksiyonları, kaşıntı ya da ürtiker bulunan hastalar için de geçerlidir.

Astımlı hastalarda aspirine duyarlı astım söz konusu olabilir. Aspirine duyarlı olan astım hastalarında aspirin kullanımı, ölümle sonuçlanabilen şiddetli bronkospazmla ilişkilendirilmiştir. Aspirin duyarlılığı olan bu hastalarda aspirin ile diğer non-steroid antienflamatuvar ilaçlar arasında bronkospazm da dahil olmak üzere çapraz reaktiflik bildirildiğinden, aspirin duyarlılığının bu durumun söz konusu olduğu hastalara BİOFENAC verilmemeli ve önceden astımı olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır.

Hepatik etkiler

5

Ali Bülent Baş

Durumları şiddetlenebileceği için karaciğer fonksiyonu bozuk olan hastalarda BİOFENAC reçetelendiğinde yakın medikal takip yapılmalıdır.

Diğer NSAİİ’lar ile olduğu gibi BİOFENAC da karaciğer enzimlerinden bir veya daha fazlasını yükseltebilir. Laboratuvar anormallikleri ilerleyebilir, değişmeden kalabilir veya tedavinin devam etmesiyle geçici olabilir. NSAİİ’la gerçekleştirilen klinik çalışmalarda hastaların yaklaşık %1’inde ALT ve AST seviyelerinde dikkate değer artışlar (normal düzeyin üst limitinin üç katı veya daha fazla) bildirilmiştir. Ayrıca, seyrek olarak, sarılık ve ölümcül fulminan hepatit, karaciğer nekrozu ve karaciğer yetmezliği gibi, bazıları ölümle sonuçlanmış şiddetli hepatik reaksiyon vakaları da bildirilmiştir. BİOFENAC ile uzun süreli tedavi sırasında, bir ihtiyat tedbiri olarak, hepatik fonksiyonun düzenli olarak izlenmesi gerekir. Anormal karaciğer fonksiyon testleri sürer veya kötüleşirse, karaciğer hastalığına uygun klinik belirtiler veya semptomlar gelişirse veya diğer belirtiler (örnegin eozinofili, deri döküntüleri vs.) görülürse BİOFENAC ile tedavi kesilmelidir. Prodromal semptomlar olmaksızın hepatit görülebilir.

BİOFENAC hepatik porfirisi olan hastalarda atak başlatabileceğinden dikkatli kullanılmalıdır.

Hematolojik etkiler

BİOFENAC da dahil NSAİİ kullanan hastalarda zaman zaman anemi görülebilmektedir. Bu durum sıvı tutulumu, gizli veya aşikar Gİ kan kaybı veya eritropoez sonrası etkinin tam olarak tanımlanmamasına bağlı olabilir.

Diğer NSAİİ ile olduğu gibi, BİOFENAC ile de uzun süreli tedavi sırasında kan sayımları yapılması tavsiye edilir. Aspirinin aksine trombosit fonksiyonu üzerindeki etkileri miktar bakımından daha az, daha kısa süreli ve geri çevrilebilir niteliktedir.

Diğer NSAİİ’lar gibi, BİOFENAC trombosit agregasyonunu geçici olarak inhibe edebilir. Hemostaz defektleri olan hastalar dikkatle izlenmelidir. Yaşlı hastalarda, temel tıbbi esaslara dikkat edilmelidir. Özellikle, zayıf veya vücut ağırlığı düşük olan yaşlı hastalarda etkili en düşük doz verilmesi tavsiye edilir.

4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Aşağıdaki etkileşimler, BİOFENAC ve/veya aseklofenağın diğer farmasötik formları ile gözlemlenenleri içermektedir.

Lityum:
NSAİİ’lar plazma lityum düzeylerinde artışa ve renal lityum klirensinde azalmaya yol açmaktadır. Ortalama minimum lityum konsantrasyonu %15 artmış ve renal klirens yaklaşık %20 azalmıştır. Bu etkiler renal prostaglandin sentezinin NSAİİ tarafından inhibe edilmesine bağlanmaktadır. Dolayısıyla, NSAİİ’lar ve lityum eş zamanlı olarak verildiğinde hasta lityum toksisitesi yönünden dikkatle izlenmelidir. Birlikte kullanıldığında aseklofenak lityumun plazma konsantrasyonlarını yükseltebilir. Serum lityum düzeyinin takibi önerilir.

Diüretikler ve antihipertansif ajanlar:
Diğer NSAİİ’lar gibi, aseklofenağın diüretikler ya da antihipertansif ajanlarla (örn. betablokörler, anjiyotensin dönüştürücü enzim (ACE) inhibitörleri) birlikte kullanılması antihipertansif etkilerinde

6

Ali Bülent Baş

bir azalmaya neden olabilir. Bu nedenle, kombinasyon dikkatli uygulanmalıdır ve özellikle yaşlılarda olmak üzere hastaların kan basınçları periyodik olarak takip edilmelidir. Hastalar uygun bir şekilde hidrate edilmeli ve yüksek nefrotoksisite nedeniyle özellikle diüretikler ve ACE inhibitörleri ile eşzamanlı olarak başladıktan sonra ve daha sonra da periyodik olarak böbrek fonksiyonunun takibine önem verilmelidir. Potasyum tutucu ilaçlarla birlikte kullanıldığında, serum potasyum düzeylerinde artış olabilir. Bu nedenle, serum potasyum düzeyleri sık sık izlenmelidir (bkz. Bölüm 4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri).

Furosemid:
Klinik çalışmalar ve pazarlama sonrası gözlemler, BİOFENAC kullanımının bazı hastalarda furosemid ve tiyazidlerin natriüretik etkisini azaltabildiğini göstermektedir. Bu yanıt, renal prostaglandin sentezinin inhibe edilmesine bağlanmaktadır. NSAİİ’larla eş zamanlı olarak tedavi uygulandığında hasta, böbrek yetmezliği belirtileri yönünden (Önlemler, RenalEtkileri bölümüne bakınız) ve diüretik etkililiğinden emin olmak için yakından izlenmelidir.

Digoksin:
Birlikte kullanıldığında aseklofenak, digoksinin plazma konsantrasyonlarını yükseltebilir. Serum digoksin düzeyinin takibi önerilir.

Diğer NSAİİ’lar ve kortikosteroidler:
Aseklofenak ve diğer sistemik NSAİİ’lar ya da kortikosteroidlerin birlikte uygulanması gastrointestinal istenmeyen etkilerin sıklığını artırabilir (bkz. Bölüm 4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri).

Antikoagülanlar ve anti-trombosit ajanlar:
Birlikte uygulanmaları kanama riskini artırdığı için dikkatli olunması önerilir (bkz. Bölüm 4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri). Klinik çalışmalarda BİOFENAC’ın antikoagülanların etkisi üzerinde bir tesiri olmadığı gösterilmiş olmasına rağmen, BİOFENAC ve antikoagülanları birlikte alan hastalarda, çok ender durumlarda kanama riskinin arttığı bildirilmiştir. Bu nedenle, böyle hastaların dikkatle izlenmesi tavsiye edilir.

Varfarin:
Varfarin ve NSAİİ’ların Gİ kanama üzerindeki etkisi sinerjistik özelliktedir; yani bu iki ilacı birlikte kullanan hastaların ciddi Gİ kanaması geçirme riski bu iki ilacı tek başına kullanan hastalara göre daha yüksektir.

Aspirin:
BİOFENAC aspirinle birlikte verildiğinde, serbest BİOFENAC klirensi değişmese de protein bağlama oranı azalmaktadır. Bu etkileşimin klinik açıdan önemi bilinmiyor olmakla birlikte, diğer NSAİİ’larda olduğu gibi, aseklofenak ve aspirinin eş zamanlı olarak verilmesi, advers etki görülme olasılığını artırdığından, genellikle önerilmemektedir.

Selektif serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI’lar):
Sistemik NSAİİ’lar ve SSRI’ların birlikte uygulanmaları gastrointestinal kanama riskini artırabilir (bkz. Bölüm 4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri).

Antidiyabetikler:
Klinik çalışmalar BİOFENAC’ın oral antidiyabetik ilaçlarla birlikte, onların klinik etkilerini etkilemeksizin verilebileceğini göstermiştir. Ancak, çok ender olarak BİOFENAC ile tedavi sırasında antidiyabetik ilaçların dozunu ayarlamayı gerektirecek hipoglisemik ve hiperglisemik

7

Ali Bülent Baş

etkiler bildirilmiştir. Bu nedenle birlikte uygulanmaları sırasında önlem olarak kan glukozu düzeyinin takibi önerilir.

Metotreksat:
NSAİİ’ların tavşan böbrek kesitlerinde metotreksat akümülasyonunu rekabete dayalı olarak inhibe ettigi bildirilmiştir. Bu durum, bunların metotreksat toksisitesini artırabileceğini gösterir. NSAİİ’lar metotreksat ile eş zamanlı uygulanıyorsa dikkati olunmalıdır NSAİİ’ların metotreksat ile tedaviden 24 saatten daha az bir zaman önce veya sonra verilmesine dikkat edilmesi önerilir. Çünkü, metotreksatın kandaki konsantrasyonları yükselebilir ve toksisitesi artabilir.

Siklosporin ve Takrolimus:
Aseklofenak diğer NSAİİ’lar gibi renal prostaglandinler üzerine etkisiyle siklosporinin nefrotoksisitesini artırabilir. Bu nedenle, siklosporin almayan hastalarda kullanan doza göre daha düşük dozlarda verilmelidir. NSAİİ’ların takrolimus ile birlikte kullanılması nefrotoksisitenin olası risk artışına neden olabilir. Bu, kalsinörin ve NSAİİ’ların her ikisinin renal antiprostaglandin etkileri aracılığıyla olabilir.

Kinolon türevi antibakteriyel ilaçlar:
NSAİİ’larla kinolonların birlikte kullanılmalarından dolayı çok ender olarak konvülsiyonlar bildirilmiştir.

Mifepriston:
NSAİİ’lar mifepristonun etkisini azalttığından, mifepriston kullanımından sonra 8-12 gün NSAİİ’lar kullanılmamalıdır.

Zidovudin: NSAİİ’lar ile zidovudinin eş zamanlı kullanımı hematolojik toksisite riskinde artışa sebep olabilir. HIV (+) hemofili hastalarında eş zamanlı ibuprofen ve zidovudin kullanımı sonucu hematom ve hemartroz riskinde artışa dair kanıtlar bulunmaktadır.

Fenitoin, simetidin, fenilbutazon, amiodaron, mikonazol ve sülfafenazol; farmakokinetik etkileşim riskini artırabilir.

4.6.Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye
Gebelik kategorisi C/D (3. Trimester)

Çocuk Doğurma Potansiyeli Bulunan Kadınlar/Doğum Kontrolü (Kontrasepsiyon)

Gebe kalmakta zorlanan ya da kısırlık açısından inceleme altında olan kadınlarda BİOFENAC tedavisine son verilmesi düşünülmelidir.

Aseklofenağın hamilelik boyunca kullanımı ile ilgili veri bulunmamaktadır. Prostaglandin sentezinin inhibisyonu, hamileliği ve embriyonal/fötal gelişimi olumsuz etkileyebilir. Epidemiyolojik veriler, hamileliğin erken dönemlerinde prostaglandin sentezi inhibitörlerinin kullanımının, kardiyak malformasyon, düşük riski ve gastroşizis ile ilişkisini desteklemektedir. Kardiyak malformasyon mutlak riski %1’den az iken yaklaşık olarak %1,5’a çıkmaktadır. Riskin doz ve tedavinin süresine bağlı olarak arttığı düşünülmektedir.

Hayvanlarda prostaglandin sentezi inhibitörleri kullanımının, artmış pre-post implantasyon kaybı ve embriyo-fötal ölüm ile sonuçlandığını göstermiştir. Buna ek olarak, organogenetik periyotta

8

Ali Bülent Baş

prostaglandin sentez inhibitörleri verilen hayvanlarda kardiyovasküler bozuklukları da içeren çeşitli malformasyon insidanslarında artış bildirilmiştir. Gebeliğin ikinci ve üçüncü periyodu süresince, gerekli olmadıkça aseklofenak kullanılmamalıdır. Gebe kalma ihtimali bulunan veya gebeliğin birinci ve ikinci trimesterinde aseklofenak kullanılacak ise, mümkün olan en kısa süre ve en düşük doz tercih edilmelidir.

Gebeliğin üçüncü trimesterinde kullanılan tüm prostaglandin sentez inhibitörleri sonucu fötüs aşağıdaki etkilere maruz kalabilir:
Kardiyopulmoner toksisite (duktus arteriosun erken kapanma olasılığı ve pulmoner –
hipertansiyon ile birlikte)
– Renal disfonksiyon, oligohidroamniyozis ile birlikte renal yetmezliğe ilerleyebilen,

Kanama süresinde uzama ihtimali, çok düşük dozlarda bile ortaya çıkabilen anti-agregan etki,
Gecikmiş ve uzamış doğum sancısı ile sonuçlanabilen uterus kasılmalarının inhibisyonu, –
Sonuç olarak, aseklofenak gebeliğin üçüncü trimesterinde kullanılmamalıdır. (bkz. 4.3.

Kontrendikasyonlar bölümü)

Laktasyon dönemi

Aseklofenağın anne sütüne geçip geçmediği ile ilgili bilgi bulunmamaktadır. Bu nedenle, gebelik ve laktasyonda, anneye potansiyel yararı fetüs üzerine potansiyel riskine üstün olmadıkça aseklofenak kullanımından kaçınılmalıdır.

Üreme yeteneği/Fertilite
Diğer NSAİİ’lar gibi, BİOFENAC kullanımı dişi doğurganlığını bozabilir ve gebe kalmaya çalışan kadınlarda önerilmez. Gebe kalmakta zorlanan ya da kısırlık açısından inceleme altında olan kadınlarda BIOFENAC’ın bırakılması düşünülmelidir.

4.7. Araç ve makine kullanımı üzerinde etkiler

BİOFENAC alırken görme bozuklukları, baş dönmesi, vertigo, uyku hali ya da diğer merkez sinir sistemi bozuklukları yaşayan hastalar araç veya makine kullanmamalıdırlar.

4.8.İstenmeyen etkiler

Varisella enfeksiyonu geçiren kişilerde NSAİİ kullanımı sonucu, nadir de olsa ciddi cilt ve yumuşak doku enfeksiyonlarına bağlı komplikasyonlar gelişebildiği bildirilmiştir.

Klinik çalışmalar ve epidemiyolojik veriler, bazı NSAİİ’ların kullanımı (özellikle yüksek doz ve uzun dönem tedavilerde) ile trombotik olaylardaki risk artışını (örneğin; myokart infarktüs, inme) ilişkilendirmektedir (bkz. Bölüm 4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemler).

Yan etkilerin çoğunluğu gastrointestinaldir. Özellikle yaşlılarda kimi zaman ölümcül olabilen peptik ülser, perforasyon ve gastrointestinal kanama görülebilir. Bulantı, kusma, diyare, flatulans, konstipasyon, dispepsi, karın ağrısı, melena, hematemez, ülseratif stomatit, kolit ve Crohn hastalığında alevlenme bildirilmiştir. En sık rastlanılanları ise dispepsi (% 7,5) ve karın ağrısıdır (%6, 2). Çok seyrek olarak gastrit gözlenmiştir.

9

Ali Bülent Baş

Advers reaksiyonlar sıklık sırasına göre şu şekilde sıralanmıştır: Çok yaygın (1/10); yaygın (1/100, < 1/10); seyrek (1/1,000, < 1/100); seyrek (1/10,00, < 1/1,000); çok seyrek (< 1/10,000), izole bildirimler dahil.

Kan ve lenf sistemi hastalıkları
Seyrek: Anemi
Çok seyrek: Kemik iliği depresyonu, granülositopeni, trombositopeni, hemolitik anemi
Bağışıklık sistemi hastalıkları
Seyrek: Anafilaktik reaksiyon (şok dahil), hipersensitivite
Metabolizma ve beslenme hastalıkları
Çok seyrek: Hiperkalemi
Psikiyatrik hastalıklar
Çok seyrek: Çevreye uyumsuzluk, depresyon, uykusuzluk, kabuslar, iritabilite, psikotik bozukluk Sinir sistemi hastalıkları
Yaygın: Sersemlik
Çok seyrek: Parestezi titreme, somnolans, baş ağrısı, tat alma bozukluğu
Göz hastalıkları
Seyrek: Görme bozukluğu
Kulak ve iç kulak hastalıkları
Çok seyrek: Vertigo, kulak çınlaması
Kardiyak hastalıkları
Seyrek: Kalp yetmezliği
Çok seyrek: Palpitasyon, miyokart infarktüsü.

Vasküler hastalıklar
Seyrek: Hipertansiyon
Çok seyrek: Ciltte kızarıklık, sıcak basması, ödem, vaskülit
Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar
Seyrek: Dispne
Çok seyrek: Bronkospazm
Gastrointestinal hastalıklar
Yaygın: Dispepsi, abdominal ağrı, bulantı, diyare,
Yaygın olmayan: Flatulans, gastrit, konstipasyon, kusma, ağız ülseri,
Seyrek: Siyah dışkı, gastrointestinal kanama, gastrointestinal ülser
Çok seyrek: Stomatit, pankreatit, intestinal perforasyon, Crohn ve ülseratif kolit hastalığında alevlenme, hematemez
Hepato-biliyer hastalıklar
Yaygın: Hepatik enzim artışı
Çok seyrek: Hepatik hasar (hepatit dahil), kanda alkali fosfataz artışı

10

Ali Bülent Baş

Deri ve deri altı doku hastalıkları:
Yaygın olmayan: Kaşıntı, döküntü, dermatit, ürtiker
Seyrek: Anjiyoödem
Çok seyrek: Purpura, ciddi mukokütanöz deri reaksiyonları (Stevens-Johnson sendromu ve toksik epidermal nekroliz, eritema multiforme dahil)

Böbrek ve idrar hastalıkları
Yaygın olmayan: Kanda üre artışı, kanda kreatin artışı Çok seyrek: Nefrotik sendrom, renal yetmezlik

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Çok seyrek: Ödem, yorgunluk

Araştırmalar
Çok seyrek: Kilo artışı

Şüpheli advers reaksiyonlarının raporlanması

Ruhsatlandırma sonrası şüpheli ilaç advers reaksiyonlarının raporlanması büyük önem taşımaktadır. Raporlama yapılması ilacın yarar \ risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüphonu Türks Merkezi (TÜFAM)’ne bildirmeleri gerekmektedir. e- posta: tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99)

4.9.Doz aşımı ve tedavisi

Semptomlar

Aseklofenak ile doz aşımının insanlar üzerindeki etkileri ile ilgili bir veri bulunmamaktadır. Doz aşımı, kusma, gastrointestinal kanama, baş dönmesi, kulak çınlaması ya da konvülsiyon gibi semptomlara neden olabilir. Ciddi zehirlenme durumunda, akut böbrek yetmezliği ve karaciğer hasarı mümkündür.

Terapötik önlemler

NSAİİ’larla akut zehirlenmenin tedavisi, esas olarak destekleyici önlemler ve semptomatik tedaviden ibarettir.

Meydana gelebilecek hipotansiyon, böbrek yetmezliği, konvülsiyonlar, gastrointestinal iritasyon, solunum depresyonu gibi komplikasyonlar için destekleyici ve semptomatik tedaviler uygulanmalıdır.

Diğer NSAİİ’larda olduğu gibi aseklofenak da plazma proteinlerine yüksek oranda bağlandığından ve yoğun olarak metabolize olduğundan, bu ürünleri elimine etmek için diürez, diyaliz veya hemoperfüzyonun bir yararı olmayabilir.

Toksik olabilecek doz aşımından sonra aktif kömür kullanılması ve yaşamı tehlikeye sokacak boyutlardaki doz aşımından sonra mide dekontaminasyonu (kusturma, midenin yıkanması) düşünülebilir.

11

Ali Bülent Baş

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER:

5.1.Farmakodinamik Özellikler

Farmakoterapötik grup: Antienflamatuvar ve antiromatik ürünler, nonsteroidler, asetik asit türevleri ve ilişkili maddeler
ATC Kodu: M01A B16.

Etki mekanizması:
Aseklofenak, güçlü antienflamatuvar ve analjezik etkilere sahip, steroid olmayan bir maddedir. Etki mekanizmasının prostaglandin sentezinin inhibe edilmesine bağlı olduğu düşünülmektedir.

5.2. Farmakokinetik Özellikler

Emilim:
Oral yolla alındıktan sonra, aseklofenak hızla emilmektedir ve biyoyararlanımı yaklaşık %100’dür. Plazma doruk konsantrasyonlarına, oral yolla alınmasından yaklaşık 1,25 – 3 saat sonra ulaşılmaktadır. Yemeklerle birlikte alındığında maksimum konsantrasyona ulaşma süresi gecikmekle birlikte, emilim derecesi etkilenmez.

Dağılım:
Aseklofenak proteinlere yüksek oranda bağlanır (>%99,7). Eklem sıvısına plazma düzeyinin yaklaşık %60’ı oranında nüfuz eder. Dağılım hacmi yaklaşık 30L’dir .

Biyotransformasyon:
Aseklofenak, Sitokrom P450 sistemi ve özellikle 2C9 aracılığı ile aktif ana metaboliti 4-OH-aseklofenağa dönüşür. Pek çok metaboliti arasında diklofenak ve 4-OH-diklofenak tespit edilmiştir.

Eliminasyon:
Ortalama plazma eliminasyon yarı ömrü 4 – 4,3 saattir. Klirensi saatte 5 litre olarak hesaplanmaktadır. Alınan dozun yaklaşık üçte ikisi, idrar yoluyla ve büyük oranda hidroksimetabolitler olarak vücuttan dışarı atılır. Ağız yoluyla alınan tek bir dozun %1’i değişmeden vücuttan atılır.

Doğrusallık / Doğrusal olmayan durum: Aseklofenağın farmakokinetiği doğrusaldır.

5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri

Diğer NSAİİ’lara benzer şekilde, aseklofenak da, deney hayvanları tarafından çok iyi tolere edilmemektedir. Buna ek olarak, hayvanlar ve insanlar arasındaki farmakokinetik farklılıklar, aseklofenağın potansiyel toksisitesini değerlendirmeyi güçleştirmektedir. Bununla birlikte, aseklofenağı diklofenağa metabolize eden bir tür olan sıçanlarda ve maymunlarda (değişmeyen aseklofenağa bir miktar maruz kalma) maksimal olarak tolere edilen dozajların kullanıldığı toksisite çalışmaları NSAİİ’larla yaygın olarak görülenlerden farklı toksik etkiler sergilememiştir.

Farelerde (aseklofenağa sistemli maruz kalma bilinmiyor) ve sıçanlarda (diklofenağa metabolize olma) yapılan kanser çalışmaları herhangi bir kanser yapıcı etki sergilememiştir ve aseklofenak, genotoksisite testleri açısından negatif bulunmuştur.

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER
6.1. Yardımcı Maddelerin Listesi

12

Ali Bülent Baş

Tablet çekirdeği:Mikrokristalin sellüloz, kroskarmelloz sodyum, gliseril palmitostearat, povidon Film kaplama:Hipromelloz, mikrokristalin selüloz, makrogol stearat 40, titanyum dioksit (E171) 6.2. Geçimsizlik
Bilinen bir geçimsizliği yoktur.

6.3.Raf ömrü:
Raf ömrü 48 aydır.

6.4.Saklamaya yönelik özel tedbirler:
25°C’nin altında oda sıcaklığında saklayınız.

6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği:
20 tablet içeren alüminyum / alüminyum blister ambalajda.

6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler
Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve “Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği”ne uygun olarak imha edilmelidir.

7. RUHSAT SAHİBİ:
Almirall S.A., Barselona/İspanya lisansı ile
EİP Eczacıbaşı İlaç Pazarlama A.Ş.

Büyükdere Cad. Ali Kaya Sok. No: 5
Levent 34394, İstanbul
Tel: 0212 350 80 00
Faks: 0212 350 84 64
8. RUHSAT NUMARASI
2021/368
9. İLK RUHSAT TARİHİ /RUHSAT YENİLEME TARİHİ 12.10.2021
10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ
12.10.2021

13


Paylaşmak için Bağlantılar:

Bir yanıt yazın