NAPROSYN 500 MG 10 SUPOZITUVAR
KULLANMA TALİMATI
NAPROSYN 500 mg supozituvar
Makat yoluyla (rektal yol) kullanılır.
Etkin madde: Bir supozituvar 500 mg naproksen içerir. Yardımcı maddeler: Witepsol E 75, Witepsol W 35.
Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.
•Bu kullanma talimatını saklayınız. Daha sonra tekrar okumaya ihtiyaç duyabilirsiniz. •Eğer ilave sorularınız olursa, lütfen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
•Bu ilaç kişisel olarak sizin için reçete edilmiştir, başkalarına vermeyiniz.
•Bu ilacın kullanımı sırasında, doktora veya hastaneye gittiğinizde doktorunuza bu ilacı kullandığınızı söyleyiniz.
•Bu talimatta yazılanlara aynen uyunuz. İlaç hakkında size önerilen dozun dışında yüksekveyadüşük doz kullanmayınız.
Bu Kullanma Talimatında:
1.NAPROSYN nedir ve ne için kullanılır?
2.NAPROSYN’i kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler 3.NAPROSYN nasıl kullanılır?
4.Olası yan etkiler nelerdir?
5.NAPROSYN’in saklanması
Başlıkları yer almaktadır.
1. NAPROSYN nedir ve ne için kullanılır?
•NAPROSYN etkin madde olarak naproksen içeren, fitil formunda bir ilaçtır.
•NAPROSYN, steroid olmayan antiinflamatuvar ilaçlar (NSAİİ) (iltihap giderici) olarak adlandırılan ilaç grubundan bir ağrı kesicidir.
•NAPROSYN, 10 supozituvarlık ambalajlarda kullanıma sunulmaktadır.
NAPROSYN;
•Travma veya diğer durumlara bağlı olarak ortaya çıkan eklem kıkırdağının harabiyeti, ağrı ve fonksiyon kaybıyla karakterize eklem iltihabı,
•El ve ayak eklemlerinde gelişen ağrılı eklem iltihabı,
•Özellikle omurgada gelişen romatoid artrit benzeri bir hastalık olan ankilozan spondilit, •Proteinin parçalanmasındaki bir soruna bağlı olarak bağ dokusu ve eklem kıkırdağında gözlenen şiddetli ağrı (akut gut) gibi romatizmal hastalıkların tedavisinde iltihap giderici ve ağrı kesici olarak,
•Akut kas iskelet (kemik) sistemi ağrılarında
•Kadınlarda adet sancılarına bağlı ağrılarda ağrıyı kesmek amacıyla,
•Ortopedik ve cerrahi ameliyatlarda ağrı kesici olarak,
kullanılır.
1
2. NAPROSYN’i kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler
Kalp-Damar Hastalığı Riski
• NSAİİ’ler ölümcül seyredebilen ciddi kalp-damar pıhtı olayları, kalp krizi ve inme riskinde artışa neden olabilir. Bu risk kullanım süresine bağlı olarak artabilir. Kalp-damar hastalığı bulunan veya kalp-damar hastalıkları için risk faktörü bulunan hastalar daha yüksek risk altında olabilir.
• NAPROSYN, koroner arter “bypass” cerrahisini (vücudun başka bölgesinden alınan damarların kalbi besleyen damara nakli) izleyen peri-operatif (cerrahi prosedür süresince) ağrı tedavisinde kullanılmamalıdır.
Mide-Bağırsak Hastalığı Riski
• NSAİİ’ler ölümcül seyredebilen, kanama, ülserleşme ve mide veya bağırsakların delinmesi gibi ciddi mide-bağırsak yan etkilerinde artışa neden olabilir. Bu olaylar, kullanım sırasında ve uyarı belirtileri dışında herhangi bir zamanda ortaya çıkabilir. Yaşlı hastalar, ciddi mide-bağırsak olaylarda daha yüksek risk altında olabilir.
NAPROSYN’i aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ
Eğer,
•Naproksen, naproksen sodyum veya NAPROSYN’in içerdiği yardımcı maddelerin herhangi birine karşı alerjiniz varsa ya da, aspirin veya diğer ağrı, ateş ve iltihaba etkili ilaçlar sizde astım sendromu, nezle, burun boşluklarında iltihaplanma veya kurdeşen oluşturuyorsa kullanmayınız.
•Daha önce kullandığınız ağrı, ateş ve iltihaba etkili ilaçlardan biri sizde mide-bağırsak kanamasına veya delinmesine neden olduysa, geçirilmiş veya halen aktif mide ve duodenum ülseriniz varsa, aktif mide-bağırsak kanamanız varsa, iki veya daha fazla kez teşhis konmuş ülser veya kanama geçirdiyseniz kullanmayınız.
•Şiddetli böbrek, karaciğer ya da kalp yetmezliğiniz varsa kullanmayınız.
•Koroner arter bypass ameliyatından önce ve sonra kullanmayınız.
•Hamileliğinizin son üç ayındaysanız kullanmayınız.
NAPROSYN’i aşağıdaki durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ
•Ağrı, ateş ve iltihaba etkili ilaçlar grubundan herhangi biri ile birlikte kullanmaktan kaçınınız.
•Tedavi sağlamak için gerekli en kısa sürede, etkili en düşük dozu kullanarak, istenmeyen etkileri en aza indirebilirsiniz.
•Önceden geçirilmiş ciddi bir mide bağırsak rahatsızlığınız veya belirtiler varsa tedavinin herhangi bir anında ciddi olabilen kanama, ülser veya harabiyet gelişebilir. Ağrı, ateş ve iltihaba etkili ilaçlar ile ortaya çıkan ciddi mide bağırsak rahatsızlıkların çoğu yaşlı ve özürlü hastalarda ortaya çıkmıştır. Bu nedenle ülser, kanama ve harabiyet gibi ciddi mide bağırsak rahatsızlığınız varsa doktorunuz tedaviye en düşük doz ile başlamanızı ve beraberinde koruyucu bazı ilaçlar (misoprostol veya proton pompa inhibitörleri) kullanmanızı önerecektir. Düşük doz aspirin veya mide bağırsak kanamasına neden
2
olabilecek başka ilaçlarla kullanmanız gerektiğinde de koruyucu bir ilaç da almanız gerekecektir.
•Eklem ağrısına, deri döküntülerine ve ateşe neden olan “Kelebek Hastalığı” (sistemik lupus eritematozus) hastalığınız varsa doktorunuzu mutlaka bilgilendiriniz.
•İltihaplı bağırsak hastalığınız (ülseratif kolit, Crohn hastalığı) varsa, rahatsızlıklarınızın şiddetini arttırabileceğinden, ağrı, ateş ve iltihaba etkili ilaçları dikkatli kullanınız. Daha önce mide bağırsak zehirlenmesi geçirdiyseniz her türlü karın rahatsızlığı belirtisi halinde doktorunuza bildiriniz. Mide bağırsak kanaması veya ülserasyon halinde NAPROSYN kullanmaya devam etmeyiniz.
•Mide bağırsak hastalığınız varsa NAPROSYN’i mutlaka doktor kontrolünde kullanınız. •Diğer ağrı, ateş ve iltihaba etkili ilaçlar ile olduğu gibi mide bağırsak rahatsızlıklarının sıklığı ve şiddeti, NAPROSYN dozu ve tedavi süresindeki artışla birlikte artabilir.
•Ağızdan alınan varfarin gibi kan pıhtılaşmasını önleyen ilaçlar, aspirin gibi ülserasyon veya kanama riskini arttırabilen ilaçlarla kullanmanız gerekirse dikkatli olunuz.
•Yaşlı hastalar, ciddi mide bağırsak kanaması ve harabiyeti sıklığının artması ihtimaline karşı en düşük dozda NAPROSYN kullanmalıdır.
•Derinin pul pul olup dökülmesi, mukoza harabiyeti veya deride gözlenen aşırı duyarlılık hallerinde NAPROSYN kullanmaya devam etmeyiniz.
•Alerji sonucu yüz, dudak, göz, dil veya boğazda şişme, bronşların daralması (astım) ve nezle gibi aşırı duyarlılık hallerinde dikkatli kullanınız. Astım veya alerjik hastalık ya da aspirin duyarlılığı olan hastalarda bronşlarda spazm oluşumu hızlanabilir.
•Diğer ağrı, ateş ve iltihaba etkili ilaçlar ile olduğu gibi, NAPROSYN böbrek hastalığı olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Kan hacminde veya böbrek kan akımında azalmaya yol açan bir rahatsızlığınız, kalp yetmezliğiniz, karaciğer fonksiyonlarınızda bozukluk varsa dikkatli olunuz. Doktorunuz kullandığınız NAPROSYN dozunu azaltacaktır.
•Diğer ağrı, ateş ve iltihaba etkili ilaçlar ile olduğu gibi NAPROSYN karaciğer fonksiyon testinde bazı değerlerinizde yükselmelere neden olabilir. Sarılık ve hepatit dahil olmak üzere şiddetli karaciğer rahatsızlıklarına karşı dikkatli olunmalıdır.
•Naproksen, kanınızda, pıhtılaşmada görev alan trombositlerin kümeleşmesini azaltarak kanama zamanını uzattığından pıhtılaşma rahatsızlığınız varsa, doktor kontrolü altında NAPROSYN tedavisine devam ediniz. NAPROSYN kullanırken, kanama riskiniz yüksekse veya kan pıhtılaşmasını önleyen bir ilaç kullanıyorsanız, kanama riskinde artış olabilir.
•NAPROSYN kullanırken görme bozukluğunuz gelişirse göz muayenesi yaptırınız. •Ağrı, ateş ve iltihaba etkili ilaçların neden olduğu sıvı tutulması ve ödem oluşması riskine karşı yüksek tansiyonun probleminiz veya kalp yetmezliğiniz varsa NAPROSYN kullanırken dikkatli olunuz.
•Kontrol edilemeyen yüksek tansiyonunuz varsa, kalp yetersizliğine bağlı olarak solunum yetmezliği, ödem, karaciğerde büyüme ile belirgin bir hastalığınız varsa, kalbin yeterince kanlanmamasına bağlı bir hastalığınız varsa doktorunuzu mutlaka bilgilendiriniz.
Doktorunuz NAPROSYN ile tedaviniz sırasında bu rahatsızlıklarınızı göz önünde bulunduracaktır.
•Kalp problemleriniz varsa, daha önce inme geçirdiyseniz veya kalp damar hastalığı riskiniz yüksek olduğu durumlarda (yüksek tansiyon, şeker hastalığı, yüksek kolesterol, sigara kullanımı) doktorunuz, NAPROSYN ile uzun süreli tedaviniz için bu rahatsızlıklarınızı göz önünde bulunduracaktır.
•Diğer ağrı, ateş ve iltihaba etkili ilaçlar ile olduğu gibi NAPROSYN hastanede yatılması veya ölümle sonuçlanabilen kalp krizi veya inme gibi ciddi yan etkilere neden olabilir.
Karaciğer fonksiyonlarındaki bozulmayı gösteren belirti ve bulgulara karşı dikkatli
3
olunmalıdır (bulantı, halsizlik, uyuklamak, kaşıntı, sarılık, karnın sağ üst kısmında ağrı, nezle benzeri semptomlar).
•Ciddi kalp damar sistemini ilgilendiren olaylar herhangi bir uyarıcı belirti vermeden ortaya çıkabilmekle birlikte, göğüs ağrısı, nefes darlığı, halsizlik, konuşmada zorluk gibi belirti ve bulgular gözlendiğinde, doktorunuza başvurunuz.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Hamilelik
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Kesinlikle gerekli olmadıkça ve doktorunuz tarafından tavsiye edilmedikçe hamileliğinizin ilk 6 ayında NAPROSYN kullanmamalısınız. Bu dönemde veya hamile kalmaya çalışırken tedaviye ihtiyacınız varsa, mümkün olan en kısa süre için en düşük doz kullanılmalıdır. NAPROSYN, hamileliğin 20. haftasından itibaren birkaç günden fazla alınırsa, anne karnındaki bebekte, bebeği çevreleyen amniyotik sıvının düşük seviyelerine (oligohidramnios) veya bir kan damarının daralmasına (duktus arteriosus) yol açabilecek böbrek sorunlarına neden olabilir. Birkaç günden daha uzun süre tedaviye ihtiyacınız varsa doktorunuz ek izleme önerebilir.
• Hamileliğinizin son üç ayındaysanız, bebeğinize zarar verebileceğinden NAPROSYN kullanmayınız. Anne karnındaki bebekte böbrek ve kalp sorunlarına neden olabilir. Sizin ve bebeğinizin kanama eğilimini etkileyebilir ve doğumun beklenenden daha geç veya daha uzun sürmesine neden olabilir.
• Hamileyseniz veya emziriyorsanız, hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız veya bebek sahibi olmayı planlıyorsanız, bu ilacı almadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
NAPROSYN hamile kalmayı zorlaştırabilir. Hamile kalmayı planlıyorsanız veya hamile kalmakta sorun yaşıyorsanız doktorunuza söyleyiniz.
Bu ilacı kullanan ve hamile kalma potansiyeli olan kadınların uygun bir doğum kontrol yöntemi kullanması gerekmektedir.
Hastaya sağlayacağı yararlar ve getireceği risklerin gayet iyi bir şekilde değerlendirilmesini gerektirir. Bu nedenle çok gerekmedikçe ilaç hamilelikte kullanılmamalıdır.
NAPROSYN doğum sırasında önerilmemektedir, çünkü hem anne hem de çocukta kanama eğilimini artırarak bebek ve anne arasındaki kan dolaşımını istenmeyen bir şekilde etkileyebilir ve kasılmaları engelleyebilir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirme
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Naproksen, anne sütüne geçeceğinden emziren annelere verilmemelidir.
4
Araç ve makine kullanımı
NAPROSYN kullanımı ile birlikte bazı hastalarda sersemlik, baş dönmesi, uykusuzluk hali, yorgunluk, görme bozuklukları ya da depresyon olabilir. Eğer sizde de bu ve benzeri istenmeyen etkiler meydana gelirse araç ve makine kullanmayınız.
NAPROSYN’in içeriğinde bulunan bazı yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
Herhangi bir uyarı bulunmamaktadır.
Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı
Aşağıdaki etkileşimler NAPROSYN’in bileşiminde bulunan naproksenin sistemik kullanımına bağlı etkileşimlerdir:
Napsoksen, kanda, albumin olarak adlandırılan bir proteine bağlanır. Kanda pıhtılaşmayı önleyen ilaçlar, sülfonamidler, sülfonilüreler, hidantoinler, diğer ağrı, ateş ve iltihaba etkili (NSAİ) ilaçlar ve asetilsalisilik asit gibi albumine bağlanan diğer ilaçlarla etkileşebileceğinden doktorunuz NAPROSYN dozunu ayarlayacaktır. Naproksen, trombosit olarak adlandırılan ve bir araya gelerek kanın pıhtılaşmasında rol alan hücrelerin aktivitesini azaltarak pıhtılaşmayı geciktirebilir.
Gut tedavisinde kullanılan probenesid ile birlikte kullanılması, naproksenin daha kısa sürede daha yüksek etki göstermesine neden olabileceğinden dikkatli olunmalıdır.
Romatoid artrit (eklemlerde ağrı ve şekil bozukluğuna neden olan devamlı bir hastalık) ve kanser tedavisi için kullanılan metotreksat ile birlikte kullandığınızda dikkatli olunuz. Naproksen, metotreksatın vücuttan atılımını azaltabilir ve metotreksatın yan etkilerinin görülmesine neden olabilir.
Naproksen, hamileliği sonlandırmak için kullanılanmifepristonun etkisini azaltacağından, mifepriston kullandıktan sonra 8-12 gün boyunca naproksen kullanmayınız.
NSAİİ’ler gibi, aspirin ile NAPROSYN’in birlikte kullanımı, yan etki olay potansiyeli artışı nedeniyle tavsiye edilmemektedir.
Naproksen ve diğer ağrı, ateş ve iltihaba etkili ilaçlar, yüksek tansiyon tedavisinde kullanılan ilaçların etkisini azaltabilir ve ADE inhibitörleri ile kan damarlarının genişlemesini sağlayarak yüksek tansiyon tedavisinde kullanılan anjiyotensin-II reseptör antagonistleri böbrek hasarı riskini arttırabilir.
Furosemid gibi idrar söktürücü ilaçlarla ağrı kesici ve iltihap giderici ilaçların birlikte kullanımı, böbrek yetmezliği gelişme riskini arttırabilir.
Belirli duygudurum bozuklukların tedavisinde kullanılan lityum ile birlikte kullanıldığında lityum kan seviyesinde yükselme ve buna bağlı yan etkiler görülebilir.
Bağışıklık sistemini baskılayan bir ilaç olan siklosporin ve takrolimus ile birlikte kullanıldığında böbrek hasarı riski artabilir.
5
NAPROSYN’in içinde bulunduğu, ağrı, ateş ve iltihaba etkili ilaçlar, kalbin kasılma gücünü arttıran glikozidlerle birlikte kullanıldıklarında, kalp yetmezliğini şiddetlendirebilir, böbrekten atılımlarını etkileyerek kan konsantrasyonlarını arttırabilir.
NAPROSYN’in içinde bulunduğu ağrı, ateş ve iltihaba etkili ilaçlar, insan bağışıklık yetersizliği virüsünün (HIV) de dahil olduğu retrovirüslere etkili zidovudin ile birlikte kullanıldığında kan hastalıkları riskini arttırabilir.
NAPROSYN’in içinde bulunduğu ağrı, ateş ve iltihaba etkili ilaçlar ile depresyon tedavisinde kullanılan SSRI’lar birlikte kullanıldıklarında sindirim sistemi kanama riski artmaktadır.
Diğer ağrı, ateş ve iltihaba etkili ilaçlarda olduğu gibi steroidlerle birlikte kullanıldığında sindirim sistemi ülserleri ve kanama riski artmaktadır.
Hayvan çalışmalarında ağrı, ateş ve iltihaba etkili ilaçlar ile kinolon grubu antibiyotikler birlikte kullanıldıklarında istemli kasların tümü ya da bazılarında şiddetli ritmik kasılma (konvülsiyon) riski artabilir.
NAPROSYN ile ağrı, ateş ve iltihaba etkili ilaçların birlikte uygulanması önerilmemektedir.
Eğer reçeteli ya da reçetesiz herhangi bir ilacı şu anda kullanıyorsanız veya son zamanlarda kullandınız ise lütfen doktorunuza veya eczacınıza bunlar hakkında bilgi veriniz.
3. NAPROSYN nasıl kullanılır?
Uygun kullanım ve doz/uygulama sıklığı için talimatlar:
Yetişkinlerde romatoid artrit, osteoartrit ve ankilozan spondilit’te analjezik ve antiinflamatuvar etkinlik için:
Günlük doz 500 – 1000 mg olup, genellikle 12 saat aralıklarla 2 defada alınması şeklindedir, alternatif olarak tek doz alınır. Aşağıdaki durumlarda;
1. Şiddetli gece ağrısı ve/veya sabah katılığı şikayetleri olanlarda,
2. Yüksek dozda kullanılan başka bir antiromatizmal ilaçtan NAPROSYN’e geçilmesi düşünüldüğü durumlarda,
3. Ağrının baskın semptom olduğu osteoartrozda, akut faz için günde 750 mg veya 1 g yükleme dozu önerilir.
Akut gut:
Farklı formlarda bulunan 250 mg’lık naproksen kullanılarak 750 mg tek seferde, ardından atak geçene kadar her 8 saatte bir 250 mg kullanılır.
Akut kas-iskelet sistemi ağrıları ve adet ağrısı:
Başlangıçta 500 mg alınır, sonrasında ihtiyaç duyulması halinde 250 mg’lık naproksen farklı formlarda 6-8 saatlik arayla kullanılır. İlk günden sonra maksimum günlük doz 1250 mg‘dır.
Doktor tarafından başka bir şekilde tavsiye edilmediği takdirde belirtilen dozlarda kullanınız.
6
Uygulama yolu ve metodu:
NAPROSYN makat yolundan (rektal yol) kullanılır.
Değişik yaş grupları:
Çocuklarda kullanımı:
NAPROSYN’in 16 yaşından küçük çocuklarda kullanılması tavsiye edilmez.
Yaşlılarda kullanımı:
Yaşlılarda ilacın vücuttan uzaklaştırılması azalabileceğinden dozda dikkatli olunmalı, etkili en düşük doz kullanılmalıdır.
Özel kullanım durumları:
Böbrek/Karaciğer yetmezliği:
Böbrek fonksiyon testlerinizde sonuçlarınız uygun değilse NAPROSYN kullanmayınız.
Karaciğer fonksiyonlarınızda bozukluklar varsa NAPROSYN kullanırken dikkatli olunuz. Eğer NAPROSYN’in etkisinin çok güçlü veya zayıf olduğuna dair bir izleniminiz var ise doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz.
Kullanmanız gerekenden daha fazla NAPROSYN kullandıysanız:
Belirgin doz aşımı baş ağrısı, baş dönmesi, mide bulantısı, mide yanması, kusma, mide ağrısı, mide bağırsak sisteminde kanama, bazen ishal, oryantasyon bozukluğu, uyarılma, sersemlik, kulak çınlaması, baygınlık ile kendini gösterir.
NAPROSYN’den kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız veya yanlışlıkla ağızdan yutarsanız bir doktor veya eczacı ile konuşunuz veya hastanenin acil bölümüne başvurunuz.
NAPROSYN’i kullanmayı unutursanız
Bir dozu almayı unutursanız, unuttuğunuz dozu atlayıp sonraki dozu normal zamanında alınız. Unutulan dozları dengelemek için çift doz almayınız.
NAPROSYN ile tedavi sonlandırıldığındaki oluşabilecek etkiler Tedavi sonlandırıldığında herhangi bir sorun görülmesi beklenmez.
4. Olası yan etkiler nelerdir?
Tüm ilaçlar gibi, NAPROSYN’in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa,NAPROSYN’i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz: •Ellerin, ayakların, bileklerin, yüzün, dudakların, ağzın veya boğazın yutmayı veya nefes almayı zorlaştıracak şekilde şişmesi
7
•Nefes almada zorluk, göğsünüzde sıkışma
•Baygınlık
•Deri döküntüleri, kabarcıklar veya kaşıntı
•Ölümcül sarılık
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin NAPROSYN’e karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Diğer yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sınıflandırılmıştır: Çok yaygın: 10 hastanın en az birinde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir. Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Yaygın:
•Kırmızı kan hücrelerinin normal ömürlerini tamamlamadan yıkıma uğrayarak kan dolaşımından uzaklaşması ile ortaya çıkan kansızlık (hemolitik anemi)
•Baş dönmesi
•Baş ağrısı
•Görme siniri hasarı
•Konsantrasyon bozukluğu
•Görmede bulanıklık
•Korneal bulanıklık
•Çarpıntı
•Kalp yetmezliği
•Nefes darlığı
•Üst ve alt mide-barsak sistemin iltihaplanması, ülserasyonu, delinmesi ve tıkanması •Özellikle ileri yaştaki hastalarda ölümcül olma ihtimali bulunan mide-barsak kanaması •Göğüs ağrısı
•Mide bulantısı
•Özofajit
•Kusma
•Diyare
•Midede şişkinlik
•Konstipasyon
•Karın ağrısı
•Epigastrik rahatsızlık
•Susuzluk hissi
•Kaşıntı
•İlaç alerjisi dahil deri döküntüsü
•Cilt altında gözlenen iğne ucu büyüklüğünden büyük kanamalar şeklinde döküntü (purpura)
•Cilt altına sızan kanın belirli bir alanda birikerek cilt üzerinde bere şeklinde mor veya kırmızı bir renk oluşturması (ekimoz)
8
Yaygın olmayan:
•Bazı kan hücrelerinin eksikliği ile meydana gelen kansızlık hastalığı (aplastik anemi) •Kandaki beyaz hücrelerin sayısının azalması, kanın pıhtılaşmasında rol alan trombosit sayısının azalması
•Potasyum yüksekliği
•Depresyon, uykusuzluk, kafa karışıklığı, halüsinasyon, nöbetler, zihinsel fonksiyon bozukluğu
•Göz bebeği iltihabı ve şişliği
•Duyma bozukluğu
•Duymada zorluk,
•Kulak çınlaması
•İç kulaktan kaynaklı baş dönmesi hastalığı
•Tansiyon yüksekliği
•Damar tıkanıklığı,
•Akciğerlerin su toplaması
•Hırıltılı ya da zor nefes alma (astım)
•Alerjik akciğer hastalığı
•Dışkıda veya kusmukta kan veya kahve telvesi gibi siyah renk (sindirim sistemi kanaması)
•Kanlı kusma
•Ağız içi iltihabı
•İltihaplı bağırsak hastalıkları ve alevlenmeler
•Pankreas iltihabı
•Mide iltihabı
•Terleme
•Saç dökülmesi
•Deri içi sıvı dolu kabarcıklarla deri soyulmaları ve doku kaybı ile bir hastalık (epidermal nekroliz)
•Ağızda ve vücudun diğer alanlarında su toplanması şeklinde veya farklı büyüklüklerde kırmızı döküntülerle seyreden hastalık (eritema multiforme)
•Ciltte, ağızda, gözlerde, cinsel organ çevresinde; cilt soyulması, şişmesi, kabarcıkları ve ateş ile seyreden ciddi hastalık hali (Steven-Johnson sendromu)
•Derinin alerjik olmayan reaksiyon gösterdiği cilt altı yağ dokusunun mikropsuz iltihabı (eritema nodozum)
•Ciltte kaşıntılı bir kızarıklığa neden olan deri hastalığı (liken planus)
•Ciltte içi irinle dolu kabarcıklara benzer reaksiyonlar (püstüler reaksiyonlar)
•Kurdeşen
•Kas ağrısı ve zayıflığı
•Kadınlarda kısırlık
•Üşüme hissi ve ateşlenme
•Yorgunluk
Seyrek:
•Sarılık
•Ölümcül seyreden karaciğer hasarı
•Anormal karaciğer fonksiyon testleri
•El, ayak, bacak, yemek borusu, ağız içi gibi vücudun çeşitli bölgelerinde görülen içi su dolu kabarcıklar (epidermolizis bülloza)
9
Çok seyrek:
•Deri içi sıvı dolu kabarcıklarla deri soyulmaları ve doku kaybı ile seyreden ciddi bir hastalık (toksik epidermal nekroliz)
Bilinmiyor:
•Beyaz kan hücrelerinde düşme
•Hipersensitivite isimli duyarlılık reaksiyonları (spesifik olmayan alerjik reaksiyonlar ve anafilaksi isimli spesifik bir alerjene karşı gelişen dil-dudak şişmesiyle seyreden ölümcül alerjik reaksiyon, astım, ağırlaştırılmış astım, akciğer hava kanallarında daralma veya nefes darlığını içeren solunum yolu reaktivitesi veya çeşitli tiplerde döküntüler, kaşıntı, kurdeşen, cilt altında gözlenen iğne ucu büyüklüğünden büyük kanamalar şeklinde döküntü (purpura), ellerin, ayakların, bileklerin, yüzün, dudakların, ağzın veya boğazın yutmayı veya nefes almayı zorlaştıracak şekilde ve daha nadiren derinin yaygın olarak (en az %80) kızarık ve döküntülü olduğu bir hastalık (eksfolyatif dermatoz) ve deride içi sıvı dolu kabarcıklar ve patlayıp yaralar halinde seyreden hastalık (büllöz dermatoz) dahil olmak üzere çeşitli cilt bozuklukları)
•Rüya anormallikleri
•Uyuşukluk, bayılma hissi, sersemlik,halsizlik
•Şiddetli baş ağrısı, ense sertliği, bulantı, kusma, ateş ve bilinç bulanıklığı (aseptik menenjit) (özellikle otoimmün bozuklukları olan yatan hastalarda)
•Ödem
•Kalp yetmezliği, kalp krizi veya inme, kelebek hastalığı, ışığa duyarlılık reaksiyonları (porfiria cutanea tarda isimli karaciğerde hemoglobin sentez bozukluğu ile ilgili olan, atakların sindirim sistemiyle ilgili bulgularında ani başlayan şiddetli karın ağrısı (akut batın), bulantı, kusma, kabızlık veya daha nadir olarak ishal bulunan ve yalancı porfiriye benzediği vakalar dahil)
•Böbreklerdeki küçük filtrelerin iltihaplanması (glomerüler nefrit)
•Kas fonksiyon göstergesi olan serum kreatinin seviyesinde yükselme
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etkiyle karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Yan etkilerin raporlanması
Kullanma Talimatında yer alan veya almayan herhangi bir yan etki meydana gelmesi durumunda hekiminiz, eczacınız veya hemşireniz ile konuşunuz. Ayrıca karşılaştığınız yan etkileri sitesinde yer alan “İlaç Yan Etki Bildirimi” ikonuna tıklayarak ya da 0 800 314 00 08 numaralı yan etki bildirim hattını arayarak Türkiye Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildiriniz. Meydana gelen yan etkileri bildirerek kullanmakta olduğunuz ilacın güvenliliği hakkında daha fazla bilgi edinilmesine katkı sağlamış olacaksınız.
5. NAPROSYN’in saklanması
NAPROSYN’i çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.
25°C altındaki oda sıcaklığında ışıktan koruyarak saklayınız.
Son kullanma tarihiyle uyumlu olarak kullanınız.
10
Ambalajdaki son kullanma tarihinden sonra NAPROSYN’i kullanmayınız.
Eğer üründe ve/veya ambalajında bozukluklar fark ederseniz NAPROSYN’i kullanmayınız.
Son kullanma tarihi geçmiş veya kullanılmayan ilaçları çöpe atmayınız! Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca belirlenen toplama sistemine veriniz.
Ruhsat Sahibi:
Abdi İbrahim İlaç San. ve Tic. A.Ş.
Reşitpaşa Mah. Eski Büyükdere Cad. No:4
34467 Maslak / Sarıyer / İstanbul
Üretim Yeri:
Abdi İbrahim İlaç San. ve Tic. A.Ş.
Esenyurt / İstanbul
Bu kullanma talimatı ……… tarihinde onaylanmıştır.
11
KISA ÜRÜN BİLGİSİ 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI
NAPROSYN 500 mg supozituvar
2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM
Etkin madde
Naproksen 500 mg
Yardımcı maddeler
Yardımcı maddeler için 6.1’e bakınız.
3. FARMASÖTİK FORM
Supozituvar
Beyaz, homojen, mermi şeklinde düzgün supozituvarlar.
4. KLİNİK ÖZELLİKLER
4.1. Terapötik endikasyonlar
Romatoid artrit, osteroartrit ve ankilozan spondilitin akut alevlenmeleri ile akut gut artriti, akut kas iskelet sistemi ağrıları, postoperatif ağrı ve dismenore tedavisinde endikedir.
4.2. Pozoloji ve uygulama şekli
Pozoloji / uygulama sıklığı ve süresi:
İstenmeyen etkiler, semptomları kontrol etmek için gerekli olan en kısa sürede, etkili en düşük doz kullanılarak en aza indirilebilir.
Yetişkinlerde:
Romatoid artrit, osteoartrit ve ankilozan spondilit:
Günlük doz 500 – 1000 mg olup, genellikle 12 saat aralıklarla 2 defada alınması şeklindedir, alternatif olarak tek doz alınır. Aşağıdaki durumlarda;
1. Şiddetli gece ağrısı ve/veya sabah katılığı şikayetleri olanlarda,
2. Yüksek dozda kullanılan başka bir antiromatizmal ilaçtan NAPROSYN’e geçilmesi düşünüldüğü durumlarda,
3. Ağrının baskın semptom olduğu osteoartrozda, akut faz için günde 750 mg veya 1 g yükleme dozu önerilir.
Akut gut:
Farklı formlarda bulunan 250 mg’lık naproksen kullanılarak 750 mg tek seferde, ardından atak geçene kadar her 8 saatte bir 250 mg kullanılır.
1
Akut kas-iskelet sistemi ağrıları ve dismenore:
Başlangıçta 500 mg alınır, sonrasında ihtiyaç duyulması halinde 250 mg’lık naproksen farklı formlarda 6-8 saatlik arayla kullanılır. İlk günden sonra maksimum günlük doz 1250 mg‘dır.
Uygulama şekli:
Rektal yolla uygulanır.
Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:
Böbrek/Karaciğer yetmezliği:
Renal veya hepatik yetmezliği olan hastalarda daha düşük bir doz düşünülmelidir. NAPROSYN, başlangıç kreatinin klirensi dakikada 30 ml’nin altında olan hastalarda kontrendikedir çünkü şiddetli böbrek yetmezliği olan veya diyalize giren hastalarda naproksen metabolitlerinin biriktiği görülmüştür (bkz. Bölüm 4.3).
Tedavi düzenli aralıklarla gözden geçirilmeli ve hiçbir yarar görülmezse veya intolerans ortaya çıkarsa tedavi kesilmelidir.
Pediyatrik popülasyon:
NAPROSYN’in 16 yaşından küçük çocuklarda kullanılması tavsiye edilmez.
Geriyatrik popülasyon:
Çalışmalar, naproksenin toplam plazma konsantrasyonunun değişmemesine rağmen, yaşlı insanlarda naproksenin serbest plazma fraksiyonunun arttığını göstermektedir. NAPROSYN dozlaması için bu bulgunun anlamı bilinmemektedir. Yaşlılarda kullanılan diğer ilaçlarda olduğu gibi, yaşlı hastalar yan etkilere daha yatkın olduğundan, etkili olan en düşük dozu ve mümkün olan en kısa sürede kullanmak uygun olacaktır. NSAİİ tedavisi sırasında hasta gastrointestinal kanama açısından düzenli olarak izlenmelidir. Yaşlı insanlarda azaltılmış eliminasyonun etkisi için Bölüm 4.4’e bakınız.
4.3. Kontrendikasyonlar
NAPROSYN; naproksen, naproksen sodyum veya içerdiği yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olan hastalarda kontrendikedir. Çapraz duyarlılık reaksiyonları potansiyeli bulunduğundan, aspirin veya diğer nonsteroidal antiinflamatuvar/analjezik ilaçların astım sendromu, rinit, nazal polipler veya ürtikere neden olduğu hastalara NAPROSYN verilmemelidir. Bu reaksiyonlar ölümcül olma potansiyeline sahiptir. Bu tür hastalarda naproksene karşı şiddetli anafilaksi benzeri reaksiyonlar bildirilmiştir.
NAPROSYN, daha önceki nonsteroidal anti inflamatuar (NSAİ) ilaç tedavisi ile ilişkili gastrointestinal kanama veya perforasyon öyküsü olan hastalarda kontrendikedir. NAPROSYN, aktif veya geçirilmiş peptik ülser öyküsü veya aktif gastrointestinal kanaması olan hastalarda (iki veya daha fazla kez kanıtlanmış ülser veya kanama) kontrendikedir.
Şiddetli renal, hepatik yetmezlik ya da şiddetli kalp yetmezliği olanlarda kullanılmamalıdır.
Koroner arter by-pass greft (KABG) cerrahisinde perioperatif dönemde ağrı tedavisinde kullanılmamalıdır.
2
NAPROSYN hamileliğin 3. trimesterinde kontrendikedir (bkz. Bölüm 4.6).
4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
Kardiyovasküler Risk
• NSAİİ’ler fatal seyredebilen ciddi kardiyovasküler trombotik olaylar, miyokardiyal infarktüs ve inme riskinde artışa neden olabilir. Bu risk kullanım süresine bağlı olarak artabilir. Kardiyovasküler hastalığı veya kardiyovasküler hastalıklar için risk faktörü bulunan hastalar daha yüksek risk altında olabilir (bkz. Bölüm 4.4 ve Bölüm 5.3).
• NAPROSYN, koroner arter bypass graft (CABG) cerrahisini izleyen peri-operatif ağrı tedavisinde kontrendikedir (bkz. Bölüm 4.3).
Gastrointestinal Risk
• NSAİİ’ler fatal seyredebilen, kanama, ülserleşme ve mide veya bağırsakların perforasyonu gibi ciddi gastrointestinal yan etkilerinde artışa neden olabilir. Bu olaylar, kullanım sırasında ve uyarı semptomları dışında herhangi bir zamanda ortaya çıkabilir. Yaşlı hastalar, ciddi gastrointestinal olaylarda daha yüksek risk altında olabilir (bkz. Bölüm 4.4).
İstenmeyen etkiler, semptomları kontrol etmek için gerekli olan en kısa sürede, etkili en düşük doz kullanılarak en aza indirilebilir (bkz. bölüm 4.2 ve aşağıdaki gastrointestinal ve kardiyovasküler riskler). Uzun süreli NSAİİ’lerle tedavi edilen hastalar, advers olayları izlemek için düzenli tıbbi gözetimden geçmelidir.
Yaşlılar ve/veya zayıflamış hastalar, özellikle ölümcül olabilen gastrointestinal kanama ve perforasyon olmak üzere, NSAİİ’lerin olumsuz etkilerine karşı özellikle hassastır. Bu hastalarda uzun süreli NSAİİ kullanımı önerilmemektedir. Uzun süreli tedavinin gerekli olduğu durumlarda, hastalar düzenli olarak gözlenmelidir.
NAPROSYN’in antipiretik ve antiinflamatuar aktiviteleri, ateşi ve enflamasyonu azaltabilir, dolayısıyla tanısal bulgular olarak kullanımlarını azaltabilir.
Bronşiyal astımı veya alerjik hastalığı olan veya öyküsü olan hastalarda bronkospazm hızlanabilir.
Diğer non-steroidal antiinflamatuvar ilaçlarda olduğu gibi, bir veya daha fazla karaciğer fonksiyon testinde yükselmeler meydana gelebilir. Hepatik anormallikler, doğrudan toksisiteden ziyade aşırı duyarlılığın sonucu olabilir. Sarılık ve hepatit (bazı hepatit vakaları ölümcül olmuştur) dahil olmak üzere şiddetli karaciğer reaksiyonları, diğer non-steroidal antiinflamatuar ilaçlarda olduğu gibi bu ilaçla da bildirilmiştir. Çapraz reaksiyon bildirilmiştir.
Naproksen trombosit agregasyonunu azaltır ve kanama süresini uzatır. Kanama süreleri belirlenirken bu etki göz önünde bulundurulmalıdır.
Metabolik çalışmalarda sodyum retansiyonu bildirilmemiş olmasına rağmen, kardiyak fonksiyonu şüpheli veya bozulmuş olan hastaların NAPROSYN alırken daha büyük bir risk altında olması mümkündür.
3
Gastrointestinal kanama, ülserasyon ve perforasyon
Tedavinin herhangi bir anında, önceden geçirilmiş ciddi gastrointestinal olaylar veya haber verici semptomlar olsun veya olmasın bütün NSAİ ilaçlar ile ölümcül olabilen gastrointestinal kanama, ülserasyon veya perforasyon bildirilmiştir.
Gastrointestinal kanama, ülserasyon veya perforasyon riski, ülser öyküsü olan hastalarda, özellikle kanama veya perforasyon ile komplike ise (bkz. Bölüm 4.3) ve yaşlılarda artan NSAİİ dozlarıyla daha yüksektir. Bu hastalar tedaviye mümkün olan en düşük dozla başlamalıdır. Bu hastalarda ve aynı zamanda düşük doz aspirin veya gastrointestinal riski artırabilecek diğer ilaçlara ihtiyaç duyan hastalarda koruyucu ajanlarla (örn. misoprostol veya proton pompası inhibitörleri) kombinasyon tedavisi düşünülmelidir (bkz. bölüm 4.5).
Özellikle yaşlılar olmak üzere gastrointestinal toksisite öyküsü olan hastalar, özellikle tedavinin ilk aşamalarında olağandışı karın semptomlarını (özellikle gastrointestinal kanama) bildirmelidir.
Oral kortikosteroid, varfarin gibi antikoagülanlar, seçici serotonin geri alım inhibitörleri veya aspirin gibi anti-trombosit ajanlar gibi ülserasyon veya kanama riskini artırabilecek ilaçları eşzamanlı alan hastalarda dikkatli olunması önerilmelidir (bkz. Bölüm 4.5).
NAPROSYN alan hastalarda gastrointestinal kanama veya ülserasyon meydana geldiğinde tedavi kesilmelidir.
NSAİİ’ler, gastrointestinal hastalık öyküsü (ülseratif kolit, Crohn Hastalığı) olan hastalara, bu hastalıklar şiddetlenebileceğinden dikkatli bir şekilde verilmelidir(bkz. Bölüm 4.8).
Renal Etkileri
Naproksen ile ilişkili böbrek fonksiyonunda bozulma, böbrek yetmezliği, akut interstisyel nefrit, hematüri, proteinüri, renal papiller nekroz ve nadiren nefrotik sendrom bildirilmiştir.
Azalmış prostaglandin üretimine bağlı böbrek yetmezliği
Bir NSAİİ’nin uygulanması, prostaglandin oluşumunda doza bağlı bir azalmaya neden olabilir ve böbrek yetmezliğini hızlandırabilir. Bu reaksiyon açısından en büyük risk altındaki hastalar, böbrek fonksiyon bozukluğu, kalp yetmezliği, karaciğer fonksiyon bozukluğu olanlar, diüretik, anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri, anjiyotensin-II reseptör antagonistleri kullananlar ve yaşlı kişilerdir. Bu hastalarda böbrek fonksiyonu izlenmelidir (bkz. Bölüm 4.3).
Böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda kullanım
Naproksen büyük ölçüde (%95) glomerüler filtrasyon yoluyla idrar atılımıyla elimine edildiğinden, böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda çok dikkatli kullanılmalıdır ve serum kreatinin ve/veya kreatinin klirensinin izlenmesi tavsiye edilmelidir ve hastalar yeterince sıvı almalıdır. NAPROSYN, başlangıç kreatinin klirensi 30 ml/dakikanın altında olan hastalarda kontrendikedir.
Naproksen proteinlere yüksek oranda bağlandığından, hemodiyaliz plazma naproksen konsantrasyonlarını düşürmez.
4
Belirli hastalarda, özellikle hücre dışı hacim azalması, karaciğer sirozu, sodyum kısıtlaması, konjestif kalp yetmezliği ve önceden var olan böbrek hastalığı gibi renal kan akışı tehlikeye giren hastalarda, NAPROSYN tedavisi öncesinde ve sırasında böbrek fonksiyonları değerlendirilmelidir. Böbrek fonksiyon bozukluğu beklenebilecek bazı yaşlılar ve diüretik kullanan hastalar da bu kategoriye girebilir. Bu hastalarda naproksen metabolitlerinin aşırı birikme olasılığını önlemek için günlük dozda bir azalma düşünülmelidir.
Karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalarda kullanım
Kronik alkolik karaciğer hastalığı ve muhtemelen diğer siroz formları da naproksenin toplam plazma konsantrasyonunu azaltır, fakat serbest naproksenin plazma konsantrasyonu artar. Bu bulgunun NAPROSYN dozlaması için anlamı bilinmemektedir, ancak etkili en düşük dozu kullanmak uygun olacaktır.
Hematolojik etkiler
Pıhtılaşma bozuklukları olan veya hemostazı engelleyen ilaç tedavisi alan hastalar, naproksen içeren ürünler uygulandığında dikkatle izlenmelidir.
Kanama riski yüksek olan veya tam anti-koagülan tedavisi alan hastalara (örn. dikumarol türevleri), aynı anda naproksen içeren ürünler verildiğinde kanama riski artabilir.
Anafilaktik (anafilaktoid) reaksiyonlar
Aşırı duyarlılık reaksiyonları, duyarlı kişilerde ortaya çıkabilir. Anafilaktik (anafilaktoid) reaksiyonlar aspirine, diğer nonsteroidal antiinflamatuvar ilaçlara veya naproksen içeren ürünlere karşı aşırı duyarlılık veya bunlara maruz kalma öyküsü olan ve olmayan yatan hastalarda ortaya çıkabilir. Ayrıca anjiyoödem, bronkospastik reaktivite (ör. astım), rinit ve nazal polip öyküsü olan hastalarda da ortaya çıkabilir. Anafilaksi gibi anafilaktoid reaksiyonların sonucu ölümcül olabilir.
Steroidler
Tedavi sırasında steroid dozu azaltılır veya kesilirse, steroid dozu yavaşça azaltılmalıdır ve hastalar, adrenal yetmezlik ve artrit semptomlarının şiddetlenmesi dahil olmak üzere herhangi bir yan etki belirtisi açısından yakından izlenmelidir.
Oküler etkiler
Çalışmalar, naproksen uygulamasına dayandırılabilecek oküler değişiklikler göstermemiştir. Naproksen dahil NSAİİ kullanıcılarında nadir vakalarda papillit, retrobulber optik nörit ve papilödem dahil advers oküler bozukluklar rapor edilmiştir, ancak neden-sonuç ilişkisi kurulamaz; buna göre, naproksen içeren ürünlerle tedavi sırasında görme bozukluğu gelişen hastalarda göz muayenesi yapılmalıdır.
Kardiyovasküler ve serebrovasküler etkiler
5
NSAİİ tedavisi ile ilişkili olarak sıvı tutulumu ve ödem rapor edildiğinden, hipertansiyon ve/veya hafif ila orta şiddette konjestif kalp yetmezliği öyküsü olan hastalar için uygun izleme ve tavsiye gereklidir.
Klinik deneyler ve epidemiyolojik veriler, koksiblerin (selektif COX-2 inhibitörleri) ve bazı NSAİİ’lerin kullanımının (özellikle yüksek dozlarda ve uzun süreli tedavilerde), arteriyel trombotik olaylar (örneğin miyokard enfarktüsü veya inme) riskinde küçük bir artış ile ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. Veriler, naproksen (günde 1000 mg) kullanımının daha düşük bir riskle ilişkili olabileceğini öne sürse de, bazı riskler göz ardı edilemez.
Kontrol altına alınamayan hipertansiyonu, konjestif kalp yetmezliği, kanıtlanmış iskemik kalp hastalığı, periferik arter hastalığı ve/veya serebrovasküler hastalığı olan hastalar, yalnızca dikkatli bir şekilde değerlendirildikten sonra naproksen ile tedavi edilmelidir. Kardiyovasküler olaylar için risk faktörleri (örn. hipertansiyon, hiperlipidemi, diabetes mellitus, sigara içme) olan hastalarda uzun süreli tedaviye başlamadan önce benzer bir değerlendirme yapılmalıdır.
SLE ve miks bağ dokusu hastalığı
Sistemik lupus eritematozus (SLE) ve miks bağ dokusu bozuklukları olan hastalarda aseptik menenjit riskinde artış olabilir (bkz. Bölüm 4.8).
Dermatolojik etkiler
Eksfolyatif dermatit, Stevens-Johnson sendromu ve toksik epidermal nekroliz gibi bazıları ölümcül olan ciddi deri reaksiyonları, NSAİ ilaçların kullanımıyla bağlantılı olarak çok nadiren rapor edilmiştir (bkz. Bölüm 4.8). Hastalar, tedavinin erken dönemlerinde bu reaksiyonlar için en yüksek risk altında görünmektedir: reaksiyonların başlangıcı, vakaların çoğunda tedavinin ilk ayında meydana gelmiştir. NAPROSYN, deri döküntüsü, mukozal lezyonlar veya diğer herhangi bir aşırı duyarlılık belirtisi görüldüğünde kesilmelidir.
Diğer NSAİİ’lerle kombinasyon
NSAİİ ile ilişkili ciddi advers olaylara yol açan kümülatif riskler nedeniyle, naproksen içeren ürünler ile diğer NSAİİ’lerin kombinasyonu, siklooksijenaz-2 seçici inhibitörleri dahil, önerilmemektedir.
4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri
Antasit veya kolestiraminin birlikte uygulanması, naproksen emilimini geciktirebilir ancak miktarını etkilemez. Eşzamanlı gıda uygulaması, naproksenin emilimini geciktirebilir, ancak miktarını etkilemez.
NSAİİ’ler antikoagülanların etkilerini artırabileceğinden, doğrudan tıbbi gözetim altında olmadıkça NSAİİ’leri varfarin veya heparin gibi pıhtılaşmayı önleyici maddelerle kombinasyon halinde almanın güvenli olmadığı kabul edilir (bkz. Bölüm 4.4).
Siklooksijenaz-2 seçici inhibitörleri dahil diğer analjezikler: Yan etki riskini artırabileceğinden, iki veya daha fazla NSAİİ’nin (aspirin dahil) eşzamanlı kullanımından kaçınılmalıdır (bkz. Bölüm 4.4).
6
Asetilsalisilik asit
Klinik farmakodinamik veriler, art arda bir günden fazla naproksen kullanımının, düşük doz asetilsalisilik asidin trombosit aktivitesi üzerindeki etkisini inhibe edebileceğini ve bu inhibisyonun, naproksen tedavisinin kesilmesinden sonra birkaç güne kadar devam edebileceğini göstermektedir. Bu etkileşimin klinik önemi bilinmemektedir.
Naproksenin yüksek plazma protein bağlanması nedeniyle, aynı anda hidantoinler, antikoagülanlar, diğer NSAİİ’ler, aspirin veya proteine yüksek oranda bağlanan bir sülfonamid alan hastalar, bu ilaçların doz aşımı belirtileri açısından izlenmelidir.
NAPROSYN ile birlikte eşzamanlı olarak bir hidantoin, sülfonamid veya sülfonilüre alan hastalar, gerektiğinde doz ayarlaması için gözlenmelidir. Naproksen ve antikoagülanlar veya sülfonilüreler ile yapılan klinik çalışmalarda herhangi bir etkileşim gözlenmemiştir, ancak bu sınıftaki diğer non-steroidal ajanlarla etkileşim görüldüğü için yine de dikkatli olunması önerilir.
Diüretik etkide azalma olabileceğinden, NAPROSYN diüretiklerle birlikte uygulandığında dikkatli olunması önerilir. Furosemidin natriüretik etkisinin bu sınıftaki bazı ilaçlar tarafından inhibe edildiği bildirilmiştir. Diüretikler, NSAİİ’lerin nefrotoksisite riskini artırabilir.
Plazma lityum konsantrasyonlarında artışa yol açan renal lityum klirensinin inhibisyonu da rapor edilmiştir.
Naproksen ve diğer NSAİİ’ler, antihipertansiflerin antihipertansif etkilerini azaltabilir. NSAİİ’lerin ADE inhibitörleri veya anjiyotensin-II reseptör antagonistleri ile birlikte kullanımı, özellikle önceden böbrek fonksiyonu zayıf olan hastalarda böbrek yetmezliği riskini artırabilir (Bkz. Bölüm 4.4).
Eşzamanlı olarak verilen probenesid, naproksen plazma düzeylerini yükseltir ve yarı ömrünü önemli ölçüde uzatır.
Naproksenin, diğer non-steroidal antiinflamatuvar ilaçlar arasında, bir hayvan modelinde metotreksatın tübüler sekresyonunu azalttığı rapor edildiğinden, metotreksatın eşzamanlı olarak verildiği durumlarda, toksisitesinde olası artış nedeniyle dikkatli olunması önerilir.
yetmezliği
şiddetlendirebilir, glomerüler filtrasyon hızını azaltabilir ve plazma kardiyak glikozit seviyelerini artırabilir.
Tüm NSAİİ’lerde olduğu gibi, nefrotoksisite riskinin artması nedeniyle siklosporin ile birlikte uygulandığında dikkatli olunması önerilir.
NSAİİ’ler mifepristonun etkilerini azaltabileceğinden, mifepristonun uygulanmasından sonra 8-12 gün süreyle NSAİİ kullanılmamalıdır.
Tüm NSAİİ’lerde olduğu gibi, artmış gastrointestinal ülserasyon veya kanama riski nedeniyle kortikosteroidlerle birlikte uygulandığında dikkatli olunmalıdır.
7
Hayvan çalışmaları, NSAİİ’lerin kinolon antibiyotiklerle ilişkili konvülsiyon riskini artırabileceğini göstermektedir. Kinolon alan hastalarda konvülsiyon gelişme riski artabilir.
Anti-platelet ajanlar ve seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI’lar) NSAİİ’lerle kombine edildiğinde gastrointestinal kanama riski artmaktadır (bkz. Bölüm 4.4).
NSAİİ’ler takrolimus ile birlikte verildiğinde, muhtemel nefrotoksisite riski mevcuttur. NSAİİ’ler zidovudin ile birlikte verildiğinde, hematolojik toksisite riski artar. Zidovudin ve ibuprofenle eş zamanlı tedavi gören HIV (+) hemofili hastalarında, hemartroz ve hematom riskinin arttığına dair bulgular mevcuttur.
Adrenal fonksiyon testleri yapılmadan 48 saat önce, geçici olarak NAPROSYN tedavisinin kesilmesi önerilmektedir, çünkü naproksen 17-ketojenik steroidlere ait bazı testleri hatalı olarak etkileyebilmektedir. Benzer şekilde, naproksen idrarda 5-hidroksi indolasetik asit (5HIAA) testlerini etkileyebilir.
Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:
Hiçbir etkileşim çalışması yapılmamıştır.
Pediyatrik popülasyon:
Pediyatrik popülasyona ilişkin hiçbir etkileşim çalışması yapılmamıştır.
Geriyatrik Popülasyon:
Herhangi bir NSAİİ gibi, yaşlı hastaların tedavisinde dikkatli olunmalıdır (65 yaş ve üzeri).
4.6. Gebelik ve laktasyon
Genel tavsiye
Gebelik kategorisi 1. ve 2. trimesterde C, 3. trimesterde D’dir.
Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon) Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar bu ilacı kullanırken uygun bir doğum kontrolü uygulamalıdır.
Hamile kalmayı planlayan kadınlarda kullanılmamalıdır.
Gebelik dönemi
Hamileliğin 20. haftasından itibaren naproksen kullanımı fetal böbrek fonksiyon bozukluğuna bağlı oligohidramniyoza neden olabilir. Bu durum tedavinin başlamasından kısa bir süre sonra ortaya çıkabilir ve genellikle tedavinin kesilmesiyle düzelir. Ayrıca ikinci trimesterde tedaviyi takiben duktus arteriyozus daralması rapor edilmiştir ve bunların çoğu tedavinin kesilmesinden sonra düzelmiştir. Bu nedenle hamileliğin birinci ve ikinci trimesterinde çok gerekli olmadıkça naproksen verilmemelidir. Naproksen, hamile kalmayı planlayan bir kadın tarafından hamileliğin ilk ve ikinci trimesterinde kullanılıyorsa, doz düşük tutulmalı ve tedavi süresi mümkün olduğu kadar kısa tutulmalıdır. Gebeliğin 20. haftasından itibaren birkaç gün boyunca naproksen’e maruz kaldıktan sonra oligohidramnios ve duktus arteriyozus daralmasının antenatal izlenmesi dikkate alınmalıdır. Oligohidramnios veya duktus arteriyozus daralması tespit edilirse naproksen kesilmelidir.
Gebeliğin üçüncü trimesterinde tüm prostaglandin sentez inhibitörleri fetüsü aşağıdakilere maruz bırakabilir:
8
– kardiyopulmoner toksisite (duktus arteriyozusun erken daralması/kapanması ve pulmoner hipertansiyon ile birlikte);
– böbrek fonksiyon bozukluğu ;
Hamileliğin sonunda anne ve yenidoğan:
– Kanama süresinin olası uzaması, çok düşük dozlarda bile ortaya çıkabilen agregasyon önleyici etki;
– Rahim kasılmalarının inhibisyonu, doğumun gecikmesine veya uzamasına neden olur.
Erkeklerde NSAİİ uygulamasıyla bağlantılı olarak konjenital anormallikler bildirilmiştir; ancak bunlar düşük sıklıkta görülür ve herhangi bir fark edilebilir modeli takip ediyor gibi görünmemektedir.
Bu tip diğer ilaçlar ile olduğu gibi, naproksen hayvanlarda doğumda bir gecikme oluşturmaktadır ve ayrıca insan fetal kardiyovasküler sistemini etkilemektedir (duktus arteriyozusun kapanması). NAPROSYN’in gebeliğin son üç ayında kullanılması kontrendikedir (bkz. Bölüm 4.3). NSAİ ilaçlar gebeliğin ilk iki trimesterinde hasta için potansiyel yararları fetüs için potansiyel risklerinden fazla olmadıkça kullanılmamalıdır.
NAPROSYN doğum sırasında önerilmemektedir, çünkü prostaglandin sentezi inhibisyonu etkileri yoluyla hem anne hem de çocukta kanama eğilimini artırarak fetal kan dolaşımını istenmeyen bir şekilde etkileyebilir ve kasılmaları engelleyebilir.
Laktasyon dönemi
Emziren kadınların sütünde naproksen bulunmuştur. Emziren hastalarda NAPROSYN kullanımından kaçınılmalıdır.
Üreme yeteneği / Fertilite
Siklooksijenaz/prostaglandin sentezini inhibe ettiği bilinen herhangi bir ilaç ile olduğu gibi, NAPROSYN kullanımı fertiliteyi bozabilir ve hamile kalmayı planlayan kadınlarda kullanılmamalıdır. Gebe kalma güçlüğü olan veya kısırlık incelemeleri yapılan kadınlarda NAPROSYN’in kesilmesi düşünülmelidir.
4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler
NAPROSYN kullanımı ile birlikte bazı hastalarda sersemlik, baş dönmesi, vertigo, insomnia, yorgunluk, görme bozuklukları ya da depresyon olabilir. Hastalar bu ve benzeri istenmeyen etkiler yaşarlarsa araç ve makine kullanmamalıdırlar.
4.8. İstenmeyen etkiler
Sıklıklar şu şekilde tanımlanır: çok yaygın (≥ 1/10); yaygın (≥ 1/100 ila < 1/10); yaygın olmayan (≥ 1/1.000 ila < 1/100); seyrek (≥ 1/10.000 ila < 1/1.000); çok seyrek (< 1/10.000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor).
Kan ve lenf sistemi hastalıkları
Yaygın: Hemolitik anemi
dahil
granülositopeni, eozinofili
Bilinmiyor: Nötropeni
9
Bağışıklık sistemi hastalıkları
Bilinmiyor: Hipersensitivite reaksiyonları [spesifik olmayan alerjik reaksiyonlar ve anafilaksi, astım, ağırlaştırılmış astım, bronkospazm veya dispneyi içeren solunum yolu reaktivitesi veya çeşitli tiplerde döküntüler, kaşıntı, ürtiker, purpura, anjiyoödem ve daha nadiren eksfolyatif ve büllöz dermatozlar (epidermal nekroliz ve eritema multiforme dahil) dahil olmak üzere çeşitli cilt bozuklukları].
Metabolizma ve beslenme hastalıkları
Yaygın olmayan: Hiperkalemi
Psikiyatrik hastalıklar
Yaygın olmayan: Depresyon, uykusuzluk, konfüzyon, halüsinasyon Bilinmiyor: Rüya anormallikleri
Sinir sistemi hastalıkları
Yaygın: Baş dönmesi, baş ağrısı, retrobulber optik nörit, konsantrasyon bozukluğu
Yaygın olmayan: Konvülsiyonlar, zihinsel disfonksiyon
Bilinmiyor: Parestezi, bayılma hissi, sersemlik, aseptik menenjit [(özellikle sistemik lupus eritematozus, miks bağ dokusu hastalığı gibi mevcut otoimmün bozuklukları olan yatan hastalarda), ense sertliği, baş ağrısı, mide bulantısı, kusma, ateş veya oryantasyon bozukluğu gibi semptomlarla birlikte]
Göz hastalıkları
Yaygın: Görmede bulanıklık, korneal bulanıklık Yaygın olmayan: Papillit, papil ödemi
Kulak ve iç kulak hastalıkları
Yaygın olmayan: Duyma bozukluğu, duymada zorluk, kulak çınlaması, vertigo
Kardiyak hastalıklar
Yaygın: Palpitasyon, konjestif kalp yetmezliği
Bilinmiyor: Ödem, kalp yetmezliği, arteriyal trombotik olaylar (miyokard enfarktüsü veya inme)
Vasküler hastalıklar
Yaygın olmayan: Hipertansiyon, vaskülit
Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Yaygın: Dispne
Yaygın olmayan: Pulmoner ödem, astım, eozinofilik pnömoni
Gastrointestinal hastalıklar
Yaygın: Üst ve alt gastrointestinal sistemin inflamasyonu, ülserasyonu, perforasyonu ve tıkanması, özellikle ileri yaştaki hastalarda fatal olma ihtimali bulunan gastrointestinal kanama, pirozis, mide bulantısı, özofajit, kusma, diyare, midede şişkinlik, konstipasyon, dispepsi, karın ağrısı, epigastrik rahatsızlık
Yaygın olmayan: Melena, hematemez, stomatit, ülseratif kolit ve Crohn hastalığında alevlenme, pankreatit, gastrit
10
Hepato-biliyer hastalıklar
Seyrek: Sarılık, fatal hepatit, anormal karaciğer fonksiyon testleri
Deri ve deri altı doku hastalıkları
Yaygın: Kaşıntı, ilaç erüpsiyonu dahil deri döküntüsü, purpura, ekimoz
Yaygın olmayan: Terleme, saç dökülmesi, epidermal nekroliz, eritema multiforme, Stevens-Johnson sendromu, eritema nodozum, liken planus, püstüler reaksiyonlar, ürtiker
Seyrek: Epidermolizis bülloza benzeri reaksiyonlar
Çok seyrek: Toksik epidermal nekroliz
Bilinmiyor: Sistemik lupus eritematozus (SLE), ışığa duyarlılık reaksiyonları (derinin porfiria kutena tarda “psödoporfiriye” benzediği vakalar dahil)
Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın olmayan: Miyalji, kas zayıflığı
Böbrek ve idrar yolu hastalıkları
Yaygın olmayan: Hematüri,interstisyel nefrit, nefrotik sendrom, böbrek yetmezliği, renal papiller nekroz
Bilinmiyor: Glomerüler nefrit, serum kreatinin seviyesinde yükselme
Üreme sistemi ve meme hastalıkları
Yaygın olmayan: Kadında kısırlık
Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Susuzluk hissi
Yaygın olmayan: Pireksi (üşüme hissi ve ateşlenme), yorgunluk Bilinmiyor: Halsizlik
Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması
Ruhsatlandırma sonrası şüpheli ilaç advers reaksiyonlarının raporlanması büyük önem taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildirmeleri gerekmektedir e-posta:tufam@titck.gov.tr; tel:0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99).
4.9. Doz aşımı ve tedavisi
Semptomlar
Baş ağrısı, pirozis, mide bulantısı, kusma, epigastrik ağrı, gastrointestinal kanama, nadiren diyare, dezoryantasyon, eksitasyon, baş dönmesi, sersemlik, kulak çınlaması, baygınlık. Önemli zehirlenme vakalarında, akut böbrek yetmezliği ve karaciğer hasarı oluşması mümkündür.
Nonsteroidal antiinflamatuvar ilaç alımı sonrası solunum depresyonu ve koma görülebilir ancak bu durum nadir olarak görülür.
Bir naproksen doz aşımı vakasında, hipotrombinemiye bağlı protrombin zamanında geçici uzama K vitaminine bağlı pıhtılaşma faktörlerinin sentezinin selektif inhibisyonuna bağlı olabilir.
11
Birkaç hastada nöbetler görülmüştür ancak bunların naproksen ile ilgili olup olmadığı net değildir. Naproksenin hangi dozunun hayatı tehdit edici nitelikte olduğu bilinmemektedir.
Tedavi
NAPROSYN’in kazara ağızdan alınması veya doz aşımı olduğu durumunda, midenin yıkanması, daha sonra semptomatik tedavi uygulanması ve genel destekleyici önlemlerin alınması önerilir.
5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER
5.1. Farmakodinamik özellikler
Farmakoterapötik grup: Antiinflamatuvarlar ve antiromatizmal ürünler, non-steroid yapılılar ATC kodu: M01AE02
Naproksen, klasik hayvan test sistemlerinde gösterildiği gibi antipiretik özelliklere sahip non-steroidal bir anti-inflamatuar analjezik bileşiktir. Naproksen, adrenalektomi uygulanmış hayvanlarda bile anti-inflamatuar etkisini sergiler, bu da etkisinin hipofiz-adrenal eksen aracılığıyla olmadığını gösterir.
Naproksen, prostaglandin sentetazı inhibe eder (diğer NSAİİ’lerde olduğu gibi). Bununla birlikte, diğer NSAİİ’lerde olduğu gibi, anti-inflamatuar etkisinin kesin mekanizması bilinmemektedir.
5.2. Farmakokinetik özellikler
Genel özellikler
Emilim:
İnsanlarda, oral uygulamadan sonra naproksen, gastrointestinal kanalda tamamen emilir. Gıda alımına ve gastrik koruyucuların eş zamanlı uygulanmasına bağlı olarak, her uygulamadan sonra plazma zirvelerine 2-4 saat sonra ulaşılır. Kararlı duruma 4-5 dozdan sonra ulaşılır.
Naproksen rektal uygulamadan sonra tamamen emilir, ancak maksimum doruk plazma konsantrasyonları, aynı dozun oral yoldan uygulanmasıyla elde edilenlerden biraz daha düşüktür.
Dağılım:
Yeterli veri mevcut değil
Biyotransformasyon:
Yeterli veri mevcut değil
Eliminasyon:
Yeterli veri mevcut değil
Doğrusallık/doğrusal olmayan durum:
Bildirilmemiştir.
12
5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri
Karsinojenite
Naproksen, Sprague-Dawley sıçanlarına yiyecekler ile beraber 24 aylık bir dönemde 8, 16 ve 24 mg/kg/gün dozlarında uygulanmıştır. Naproksen, sıçanlarda karsinojenik görülmemiştir.
Mutajenite
Salmonella typhimurium (5 hücre serisi), Sachharomyces cerevisisae (1 hücre serisi) suşlarında ve fare lenfoma testlerinde mutajenite gözlenmemiştir.
Fertilite
Naproksen, oral olarak 30 mg/kg/gün dozunda erkek ve 20 mg/kg/gün dozunda dişi sıçanlara uygulandığında fertiliteyi etkilememiştir.
Teratojenite
Naproksen, sıçanlara ve tavşanlara organogenez boyunca 20 mg/kg/gün dozunda oral olarak uygulandığında teratojenik değildir.
Perinatal/Postnatal Üreme
Gebeliğin üçüncü trimesterinde 2, 10 ve 20 mg/kg/gün dozlarında gebe sıçanlara oral naproksen uygulaması zorlu doğum ile sonuçlanmıştır. Bunlar, bu sınıf bileşiklerin bilinen etkileridir ve hamile sıçanlarda aspirin ve indometasin ile gösterilmiştir.
6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER
6.1. Yardımcı maddelerin listesi
Witepsol E 75
Witepsol W 35
6.2. Geçimsizlikler
Bildirilmemiştir.
6.3. Raf ömrü
36 ay.
6.4. Saklamaya yönelik özel tedbirler
25°C altındaki oda sıcaklığında ışıktan koruyarak saklanmalıdır.
6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği
Kutuda, PVC – PE blister ambalajda 10 adet supozituvar içerir.
6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler
Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve “Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği”ne uygun olarak imha edilmelidir.
13
7. RUHSAT SAHİBİ
Abdi İbrahim İlaç San. ve Tic. A.Ş
Reşitpaşa Mah. Eski Büyükdere Cad. No:4
34467 Maslak / Sarıyer / İSTANBUL
Tel: 0212 366 84 00
Faks: 0212 276 20 20
8. RUHSAT NUMARASI
134 / 6
9. İLK RUHSAT TARİHİ / RUHSAT YENİLEME TARİHİ İlk ruhsat tarihi: 28.02.1984
Ruhsat yenileme tarihi:
10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ
14