INFLADOX 8 MG/ 2ML ENJEKSIYONLUK COZELTI ICEREN 1 AMPUL
KULLANMA TALİMATI INFLADOX 8 mg/2 ml enjeksiyonluk çözelti içeren ampul Kas içine ve damar içine uygulama içindir.
Steril, Apirojen
Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice
okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.
duyabilirsiniz.
ilacı kullandığınızı söyleyiniz.
yüksek veya düşük doz kullanmayınız.
Bu Kullanma Talimatında:
1. INFLADOX nedir ve ne için kullanılır?
2. INFLADOX’u kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler 3. INFLADOX nasıl kullanılır?
4. Olası yan etkiler nelerdir?
5. INFLADOX’un saklanması
Başlıkları yer almaktadır.
1. INFLADOX nedir ve ne için kullanılır?
INFLADOX, kortikosteroid (hormonlara benzeyen ilaçlar) grubuna dahil bir ilaç olan deksametazon içeren ampuldür.
INFLADOX, Tip I camdan yapılmış, 2 ml’lik amber renkli ampullerde bulunur. Her bir karton kutu 1 adet 2 ml’lik ampul içermektedir.
INFLADOX, deksametazon etkin maddesini içermektedir.
INFLADOX, vücutta iltihap ile ilgili çeşitli hastalıkların tedavisinde etkilidir.
Deksametazon alerjik bozukluklar, endokrin hastalıklar (hormonlarla ilgili hastalıklar), deri hastalıkları, romatizmal hastalıklar, göz ile ilgili (oftalmik) hastalıklar, kan hastalıkları, ödeme yol açan hastalıklar, sindirim sistemi hastalıkları, iltihabi bağ dokusu hastalıkları, sinir sistemi hastalıkları veya solunum bozuklukları gibi hastalıkların tedavisinde kullanılır.
2. INFLADOX’u kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler INFLADOX’u aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ Eğer,
Tüm vücudunuzu etkileyen bir enfeksiyonunuz var ise
Aşı yaptırmanız gerekiyorsa, özellikle de canlı aşılar (kızamık, kızamıkçık, kabakulak,
suçiçeği, oral çocuk felci, sarı humma, BCG tüberküloz aşısı, vb.) INFLADOX’u aşağıdaki durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ Eğer;
Kalp yetmezliğiniz var ise
Çevrenizde su çiçeği veya kızamık geçirmiş insanlar var ise, uzak durunuz
Tüberküloz hastalığınız var ise
Karaciğer ya da böbrek probleminiz var ise
Yüksek kan basıncı ya da diyabet hastalığınız var ise
Kemik erimesi (osteoporoz) ya da kas zayıflığınız var ise
Sindirim sistemi ya da mide probleminiz var ise
Göz bozukluğunuz varsa (herpes virüsü ile)
Psikiyatrik sorunlarınız veya epilepsi (sara) hastalığınız var ise
Göz tansiyonunuz (glokom) var ise
Miyastenia gravis hastalığınız (bir tür kas güçsüzlüğü hastalığı) var ise
Mide (peptik) ülseriniz varsa
Migreniniz varsa
Parazit enfeksiyonunuz varsa
Büyüme bozukluğunuz varsa
Cushing sendromu’nuz (yüksek kortizol seviyesi ile seyreden bir tür hormonal
hastalık) varsa
Kafa travması geçiriyorsanız
İnme geçirdiyseniz
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
INFLADOX’un yiyecek ve içecek ile kullanılması
INFLADOX’un uygulama açısından yiyecek ve içeceklerle etkileşimi yoktur.
Hamilelik
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Gerekli olmadıkça gebelik döneminde kullanılmamalıdır.
Tedavi sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirme
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Deksametazon anne sütüne geçer, bu nedenle emzirme süresince kullanılmamalıdır.
Araç ve makine kullanımı
INFLADOX’un araç ve makine kullanımı üzerinde hiçbir etkisi yoktur.
INFLADOX’un içeriğinde bulunan bazı yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler Bu tıbbi ürün her dozunda 1 mmol (23 mg)’dan daha az sodyum ihtiva eder; yani esasında sodyum içermediği kabul edilir.
INFLADOX içeriğindeki metil paraben ve propil parabenlerden dolayı alerjik reaksiyonlara (muhtemelen gecikmiş) sebebiyet verebilir.
Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı
Eğer aşağıdaki ilaçlardan herhangi birini kullanıyorsanız INFLADOX kullanmadan önce doktorunuza bilgi veriniz:
Rifampisin ve rifabutin gibi antibiyotikler,
Fenitoin, karbamazepin, fenobarbiton ve primidon gibi epilepsi tedavisinde kullanılan
ilaçlar,
Aspirin veya fenilbutazon gibi ağrı kesici ya da iltihap giderici ilaçlar, Diyabet (şeker hastalığı) tedavisinde kullanılan ilaçlar,
Potasyum düzeylerini düşürmek için kullanılan ilaçlar,
Aminoglutethimid gibi kanser ilaçları,
Burun tıkanıklığı semptomlarını hafifletmek için kullanılan efedrin, Glokom (göz içi basıncının artması) için kullanılan asetazolamid,
Ülser (mide asidi nedeniyle oluşan yaralar) için kullanılan karboneksolon.
Eğer reçeteli ya da reçetesiz herhangi bir ilacı şu anda kullanıyorsanız veya son zamanlarda kullandınız ise lütfen doktorunuza veya eczacınıza bunlar hakkında bilgi veriniz.
3. INFLADOX nasıl kullanılır?
Uygun kullanım ve doz/uygulama sıklığı için talimatlar:
Doktorunuz hastalığınıza bağlı olarak ilacınızın dozunu belirleyecek ve size uygulayacaktır.
Uygulama yolu ve metodu:
INFLADOX, doktorunuz tarafından damar ya da kas içine uygulanır.
Değişik yaş grupları:
Çocuklarda kullanımı:
Çocuklarda INFLADOX başlangıç dozu, hastalığın durumuna göre değişebilir. Başlangıç dozu, 0.02 – 0.3 mg/kg/gün’dür ve 3 ya da 4 kısma bölünmüş olarak verilir.
Yaşlılarda kullanımı:
Böbrek, karaciğer veya kalp fonksiyonu azalmasının ve eşlik eden hastalığının veya diğer ilaç tedavisinin aşırı sıklığı dikkate alınarak ve genellikle dozaj aralığının düşüğünden başlayarak, yaşlılarda doz seçiminde dikkatli olunmalıdır. Özellikle kortikosteroidler ile tedavi edilen
önünde
bulundurulmalıdır.
Özel kullanım durumları:
Böbrek yetmezliği:
Yukarıda belirtilen dozlar kullanılabilir.
Karaciğer yetmezliği:
Yukarıda belirtilen dozlar kullanılabilir.
Eğer INFLADOX’un etkisinin çok güçlü veya zayıf olduğuna dair bir izleniminiz varsa doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz.
Kullanmanız gerekenden daha fazla INFLADOX kullandıysanız:
INFLADOX’tan fazla alınması ile boğazın şişmesi, deri reaksiyonu, nefes alıp vermede zorlanma görülebilir.
INFLADOX’tan kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız bir doktur veya eczacı ile konuşunuz.
INFLADOX’u kullanmayı unutursanız
Unutulan dozları dengelemek için çift doz uygulamayınız.
Eğer bir dozu almayı unutursanız, hatırladığınız en kısa zamanda alınız ve sonra önceki gibi devam ediniz.
INFLADOX ile tedavi sonlandırıldığında oluşabilecek etkiler
Bu ilacı almayı aniden durdurmanız tehlikeli olabilir. Eğer bu tedaviyi sonlandırmanız gerekiyorsa, doktorunuzun tavsiyelerine uyunuz. Doktorunuz size ilacın dozunu yavaş yavaş azaltarak sonlandıracaktır. Bu ilacı aniden sonlandırmanız durumunuzu daha kötüleştirebilir. Ayrıca, yoksunluk belirtileri yaşayabilirsiniz. Bunlar, ateş, baş ağrısı, görme bozukluğu (gözde ağrı veya göz iltihabı), hasta hissetme, kas ve eklem ağrısı, burnun iç kısmında şişlik, kilo kaybı, deride kaşıntı ve konjunktivit.
Bu ürünün kullanımıyla ilgili başka sorularınız varsa doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
4. Olası yan etkiler nelerdir?
Tüm ilaçlar gibi, INFLADOX’un içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Eğer bir yan etki yaşarsanız, yan etkilerden biri kötüleşirse veya bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Aşağıdakilerden biri olursa INFLADOX’u kullanmayı durdurun ve DERHAL doktorunuza bildirin veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
Döküntü
Kaşınma
Nefes alıp vermede zorlanma ya da bayılma
Anjiyoödem (alerji sonucu yüz ve boğazda şişme)
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin INFLADOX’a karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
Depresif duygu (intihar düşüncesi dahil) hali
Ruh halinde aktif ya da pasif değişiklikler (aşırı taşkınlık, huzursuzluk) Sinirli olma, uyku problemi, hafıza kaybı
Var olmayan nesneleri hissetme, görme veya duyma
Yalnız kalındığında korkutucu düşüncelere sahip olma
Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahale gerekebilir. Ciddi yan etkiler çok seyrek görülür.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, doktorunuza söyleyiniz:
Mide şişkinliği
Bulantı veya kusma
Hıçkırık
İshal
Pankreas iltihabı (şiddetli sırt ya da mide ağrısı oluşumuna sebep olur) Kanda tuz seviyesinde problemler
Kan basıncında yükselme
Kanın pıhtılaşması
Kalp krizini takiben kalp kası problemleri
Kan şekerinin yükselmesi
Kemiklerin zayıflaması, incelmesi (osteoporoz)
Kas zayıflığı
Ciltteki yaraların yavaş iyileşmesi
Sivilce
Glokom, katarakt, göz enfeksiyonları
Menstrual düzensizlik
Çocuklarda büyümenin yavaşlaması
Yüzde şişme
Nöbet veya epilepsinin tetiklemesi
Şiddetli baş ağrısı
Yorgunluk
İştah artışı veya kilo kaybı
Ödem ve kilo artışı
Bunlar INFLADOX’un hafif yan etkileridir.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Yan etkilerin raporlanması
Kullanma Talimatında yer alan veya almayan herhangi bir yan etki meydana gelmesi durumunda hekiminiz, eczacınız veya hemşireniz ile konuşunuz. Ayrıca karşılaştığınız yan etkileri www.titck.gov.tr sitesinde yer alan “İlaç Yan Etki Bildirimi” ikonuna tıklayarak ya da 0800 314 00 08 numaralı yan etki bildirim hattını arayarak Türkiye Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildiriniz. Meydana gelen yan etkileri bildirerek kullanmakta olduğunuz ilacın güvenliliği hakkında daha fazla bilgi edinilmesine katkı sağlamış olacaksınız.
5. INFLADOX’un saklanması
INFLADOX’u çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız. 25°C’ nin altındaki oda sıcaklığında, ışıktan koruyarak saklayınız.
Son kullanma tarihi ile uyumlu olarak kullanınız.
Ambalajdaki son kullanma tarihinden sonra INFLADOX’u kullanmayınız.
Eğer üründe ve/veya ambalajında bozukluklar fark ederseniz INFLADOX’u kullanmayınız.
Ruhsat sahibi:
Farmalas İlaç San. ve Tic. Ltd. Şti.
Altınşehir Mahallesi Tavukçuyolu Caddesi
Beka Sokak. No:9
Ümraniye / İSTANBUL
Tel: (0216) 540 05 94
Faks: (0216) 526 13 14
Üretim yeri:
My Farma İlaç San. ve Tic. A.Ş.
Tuzla Kimya Sanayicileri O.S.B.
Melek Aras Bulvarı Kristal Cad. No:1
Tepeören-Tuzla/ İSTANBUL
Tel: (0 216) 593 43 26
Faks: (0 216) 593 03 08
Bu kullanma talimatı ../../…. tarihinde onaylanmıştır.
KISA ÜRÜN BİLGİSİ
1.BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI
İNFLADOX 8 mg/2 ml enjeksiyonluk çözelti içeren ampul
Steril, Apirojen
2.KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM
Etkin madde:
Her bir 2 ml’lik ampul 8 mg deksametazon 21-fosfata eşdeğer deksametazon 21-fosfat disodyum içermektedir.
Yardımcı maddeler:
Sodyum sitrat 20.00 mg
Sodyum metabisülfit 2.0 mg
Metil paraben 3.0 mg
Propil paraben 0.4 mg
Sodyum hidroksit k.m.
Yardımcı maddeler için 6.1e bakınız.
3. FARMASÖTİK FORM
2 ml’lik enjeksiyonluk ampul;
Renksiz veya açık sarı renkli, berrak solüsyon.
4. KLİNİK ÖZELLİKLER
4.1.Terapötik endikasyonlar
İNFLADOX,kortikosteroidlerle tedaviye cevap veren enflamatuar, romatizmal ve alerjik vakalarda kullanılır.
İNFLADOX’unendike olduğu hastalıkların başlıcaları şunlardır:
Neoplastik hastalıklar: Lösemi ve lenfomalar, Hodgkin hastalığı, lenfosarkom. Ödeme yol açan hastalıklar: İdiopatik veya lupus erythematosus’un neden olduğu
nefrotik sendrom.
Gastrointestinal sistem hastalıkları: Ülseratif kolit, terminal ileit.
Beyin ödemi: Primer veya metastatik beyin tümörlerinin, kraniotominin veya
sadmelerin yol açtığı beyin ödemleri (Operasyon veya diğer spesifik tedavilerde uygulanmak kaydıyla).
Diğer hastalıklar: Nörolojik veya miyokarda ait semptomlara yol açan trichinosis. Subaraknoid bloka yol açan veya açma ihtimali güçlü olan menenjit tüberküloz
(Antitüberküloz ilaçlarla beraber), periarteritis nodosa, Chauffard-Still sendromu.
4.2. Pozoloji ve uygulama şekli
Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:
4 mg deksametazon 21-fosfat, 100 mg hidrokortison’unkine eşdeğer bir terapötik tesir temin eder. Genellikle 4-20 mg’lık dozlarda verilirse de günde 80 mg hiçbir zaman aşılmamalıdır. Doz genellikle hastalığın türü ve şiddeti ve hastanın reaksiyonuna göre ayarlanır. İntravenöz ve intramüsküler enjeksiyonlar akut hastalıklar için tavsiye edilir. Akut devre geçer geçmez 4-5 saat sonra verilmelidir.
Akut allerjik hastalıklarda aşağıdaki tatbik şekli tavsiye edilir.
Birinci gün :1-2 ml İNFLADOX 8 mg/ 2 ml enjeksiyonluk çözelti içeren ampul (intramüsküler olarak)
İkinci gün :Günde 2 defa 2 deksametazon tablet 0.75 mg
Üçüncü gün :Günde 2 defa 2 deksametazon tablet 0.75 mg
:Günde 2 defa 1 deksametazon tablet 0.75 mg
Dördüncü gün Beşinci gün : Günde 1 defa 1 deksametazon tablet 0.75 mg
Altıncı gün : Günde 1 defa 1 deksametazon tablet 0.75 mg
Yedinci gün :Tedavi kesilir.
:Hekim ziyaret edilir. Sekizinci gün
Bu suretle sür dozaj tehlikesi önlenmiş olur.
Genellikle, glukokortikoid dozu durumun şiddetine (ciddiyetine) ve hasta yanıtına bağlıdır.
Belirli durumlarda, örneğin stres halinde, ekstra doz ayarlamaları gerekli olabilir. Eğer birkaç gün içinde istenen yanıt alınamadıysa, glukokortikoid tedavisi sonlandırılmalıdır.
Yetişkinler ve Yaşlılar
Hastalık kontrol altına alındığında, hasta sürekli izleme ve gözetim altında tutularak doz azaltılmalı veya uygun olan en düşük seviyeye kadar, gittikçe azaltılarak sonlandırılmalıdır (Bkz. Bölüm 4.4).
Yaşamı tehdit eden akut durumlarda (örn. anaflaksi, şiddetli akut astım), büyük ölçüde daha yüksek dozlara ihtiyaç duyulabilir. Serebral ödem (yetişkinler): tatmin edici bir sonuç alınana kadar ilk doz 8-16 mg iv’nin ardından 6 saatte bir 5 mg iv veya im. Beyin ameliyatında, operasyonun üstünden birkaç gün geçene kadar bu dozlar gerekli olabilir. Sonrasında, dozların kademeli olarak azaltılarak sonlandırılması gerekir. Beyin tümörleriyle ilişkili intrakraniyal basıncın artışı, sürekli tedavi ile etkisiz hale getirilebilir.
Lokal tedavi için, aşağıdaki dozlar önerilmektedir:
intra-artiküler:
1.6-3 mg büyük eklemler
0.6-0.8 mg küçük eklemler
intrabursal:
1.6-3 mg
tendon kılıflarında: 0.3-0.8 mg
Bu enjeksiyonların sıklığı 3-5 günde birden 2-3 haftada bire kadar değişebilir.
Ülseratif kolit vakalarında rektal damla (drip): 120 ml salin içinde seyreltilmiş 4 mg.
Uygulama şekli:
Enjeksiyon için anatomik yapı çok iyi bilinmelidir. İntervertebral eklemlere katiyen enjeksiyon yapılmamalıdır.
Enjeksiyona başlamadan önce iğnenin istenen yere ulaşıp ulaşmadığını anlamak için sinovyal sıvı çekilmelidir.
Lokal anesteziye ihtiyaç yok ise de çok hassas şahıslarda intraartiküler kortikosteroid tatbikinden önce, yumuşak dokuya anestezik madde enjekte edilebilir. Enjeksiyondan sonra hasta eklemini çok oynatmamalıdır.
enjeksiyon
yapılmamalıdır.
Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler
Böbrek/ Karaciğer yetmezliği:
Böbrek veya karaciğer yetmezliği olan hastalar için özel bir doz ayarlaması bulunmamaktadır.
Pediyatrik popülasyon:
Pediyatrik popülasyonda, deksametazon başlangıç dozu hastalığın durumuna göre değişebilir. Başlangıç dozu aralığı 0.02- 0.3 mg/kg/gün’dür ve 3 ya da 4 doza bölünmüş olarak verilir. Doz gereklilikleri değişkendir ve bireysel ihtiyaçlara göre değiştirilmesi gerekebilir. Genellikle günde vücut ağırlığının 0.2 mg/kg’ı ila 0.4 mg/kg’ı.
Geriyatrik popülasyon:
Yapılan klinik çalışmalar, 65 yaş ve üstündeki hastaların genç deneklerden farklı yanıt verip vermediğinin belirlenmesi için bu gruptan yeterli sayıda hasta içermemiştir. Bildirilen diğer klinik deneyimlerde yaşlı ve genç denekler arasında yanıtta farklılık tanımlanmamıştır. Genel anlamda yaşlı bir hasta için doz seçimi dikkatli yapılmalı ve daima doz aralığının en düşük dozu ile tedaviye başlanmalı ve bu grupta daha yüksek olan azalan karaciğer, böbrek veya kalp fonksiyonu frekansı ve eşzamanlı hastalık veya diğer ilaçlarla tedavi göz önüne
alınmalıdır. Özellikle kortikosteroid tedavisi gören yaşlı hastalarda artan diabetes mellitus, sıvı tutulumu ve hipertansiyon riski göz önüne alınmalıdır.
4.3. Kontrendikasyonlar
Müstahzarın etkin maddesine karşı aşırı hassasiyeti olduğu bilinen şahıslarda, akut enfeksiyonlarda, sistemik fungal enfeksiyonlarda, herpes zoster’de ve gözünde ülserli herpes simpleks olanlarda immünolojik cevap ve enflamatuar reaksiyonlara karıştığı için kontrendikedir. Canlı aşı uygulaması kontrendikedir.
4.4.Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
Tedavi dozlarında yan tesirler meydana gelebilir. Bu yüzden doz kademeli olarak yavaş yavaş arttırılmalıdır. Kortikosteroid kullanımı bazı oluşmakta olan hastalıkların belirtilerini maskeleyebilir. Bakteriyel enfeksiyonlar için kullanılan nitromavi – tetrazolin testinin (-) çıkmasına yol açabilir.
Kortikosteroidler latent amibiyazisi aktive edebilirler. Bu yüzden kortikosteroid tedavisine başlanmadan önce latent veya aktif bir amibiyazisin olup olmadığı kontrol edilmeli ayrıca nedeni bilinmeyen diyarelere karşı dikkatli olunmalıdır.
Uzun süreli kortikosteroid kullanımı optik sinirlerde hasara yol açabilir. Buna bağlı olarak subkapsüler katarakt ve glokom görülebilir. Oral kortikosteroid optik nörit kullanımında önerilmez ve yeni riskli olayların artmasına yol açabilir.
Kortikosteroidler aktif oküler herpes simplekste kullanılmaması gerekir. Bazı kişilerde intraoküler baskı artabilir. Steroid tedavisi 6 haftadan fazla devam ederse, intraoküler baskının takip edilmesi gerekir.
Normal ve yüksek doz hidrokortizon veya kortizon kullanımı kan basıncında yükselmeye, su ve tuz retansiyonuna ve potasyum atılımının artmasına neden olabilir. Bu etkiler yüksek dozda kullanım hariç sentetik türevlerde daha az görülebilir. Diyette tuz kısıtlaması ve potasyum suplementasyonu gerekli olabilir. Kortikosteroidlerin hepsi kalsiyum atılımını arttırır. Ödem sonucu oluşan su retansiyonu ve potasyum kaybı, kortikosteroid kullanımı ile oluşurken, bu ajanlar konjestif kalp yetmezliği, hipertansiyon ya da böbrek yetmezliği olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır.
kullanımında
kontrendikedir. Yine bu dozlardaki kortikosteroid kullanımı ile inaktif bakteri ve virüs aşılarının uygulanmasından sonra beklenen serum antikor cevabı oluşmayabilir. Addison hastalığında olduğu gibi kortikosteroid replasman tedavisi gören hastalarda immünizasyon prosedürü uygulanabilir.
Su çiçeği ve kızamık, kortikosteroid kullanan pediyatrik ve yetişkin hastalarda görüldüğünde çok ciddi hatta ölümcül bile olabilir. Su çiçeği ve kızamık olan pediyatrik ve yetişkin hastalarda özellikle dikkatli olunması gerekir. Hastalığın temelini oluşturan ve/ veya öncesindeki kortikosteroid tedavisinin riske katkısı bilinmemektedir. Su çiçeğine yakalanılırsa, profilaksi ile varicella zoster immun globulin (VZ1G) endike olabilir. Kızamığa yakalanılırsa profilaksi ile immünglobulin (IG), su çiçeği gelişirse, antiviral ajanlar ile tedavinin dikkate alınması gerekir.
Strongyloides enfeksiyonlarından şüphe edilen hastalarda kortikosteroidler çok dikkatli kullanılmalıdır. Kortikosteroid kullanan bazı immünsüpresif hastalarda strongyloides hiperenfeksiyonları ile yaygın lavral hareket görülmektedir. Buna ciddi enterokolitler ve potansiyel fatal gram (-) septisemi eşlik eder.
Aktif tüberkülozu olan bireylerde uygun bir antitüberküloz ajanla birlikte kortikosteroid kullanılabilir. Latent tüberkülozu veya tüberküloz reaktivasyonu olan kortikosteroid endikasyonundaki hastalara hastalığın reaktive olması ile ilgili ciddi bir inceleme yapılması gerekir. Bu tip hastalara; uzun süreli kortikosteroid tedavisi uygulanacak ise kemoproflaktik takviye yapılmalıdır.
Kortikosteroidler birden kesilmemeli aşamalı olarak doz azaltılarak tedavi sonlandırılmalıdır. Aksi takdirde adrenal korteks yetmezliğinin de eşlik ettiği ateş, miyalji. artralji ve malasi gibi semptomlar görülebilir.
Hipotiroidi ve sirozu olan hastalarda kortikosteroidlerin etkisi daha da artmış olarak görülür.
Oküler herpes simpleksi olan hastalarda korneal perforasyon olasılığı nedeniyle kortikosteroidlerin kullanımı konusunda ihtiyatlı olunmalıdır.
Kortikosteroid kullanımı ile fiziksel düzensizlikler görülebilir. Ayrıca öfori, insomni, karakter değişimi, şiddetli depresyon ve gözle görülür psikotik manifestasyonlar olabilir.
Kortikosteroid kullanımı ile duygusal küntlük veya psikotik eğilim tablosu ağırlaşabilir.
Hipoprotrombinemisi olan hastalarda kortikosteroid ile birlikte aspirin kullanılması konusunda ihtiyatlı olunmalıdır.
Nonspesifik ülseratif kolit, piyojenik inflamasyonlar, divertikulit, yeni barsak anastomozu, aktit veya latent peptik ülser, diabetus mellitus, renal yetmezlik, hipertansiyon, osteoporoz ve miyastenia gravis vakalarında steroidler dikkatli kullanılmalıdır. Yüksek dozlarda peritoneal ve gastrointestinal iritasyona rastlanmıştır. Hiperkortikonizmin bir komplikasyonu olarak da yağ embolisi rapor edilmiştir.
Yüksek doz kortikosteroid kullanıldığında ilacın yemeklerden sonra alınmasının daha uygun olacağını hatta yemek aralarında antasit alınmasının peptik ülsere karşı bir koruma oluşturacağı bildirilmektedir. Steroidler bazı hastalarda motiliteyi ve spermatoz sayısını artırabilir veya azaltabilir. Sistemik fungal enfeksiyonların şiddetlenmesine neden olabilir.
Ancak spesifik antifungal tedavi uygulanacak ise glukokortikoid tedavisine başlanabilir.
Çocuklarda kortikosteroidlerin etkinlik ve güvenliği, çocuklarda ve yetişkinlerde benzer olan kortikosteroidlerin etkisinin gidişine bağlıdır. Yayınlanan çalışmalar, nefrotik sendrom (2 yaşından büyük hastalar), agresif lenfoma ve lösemi (1 aylıktan büyük hastalar) tedavisi gören pediyatrik hastalarda kanıtlanmıştır.
Çocuklardaki kortikosteroid kullanımı için şiddetli astım ve hırıltı gibi diğer endikasyonlar için; yetişkinlerde yapılan yeterli ve iyi kontrollü çalışmalar baz alınır. Sonuç olarak, hastalığın ve onun patofizyolojisinin yönünün, her iki popülasyonda aynı olduğu düşünülür.
Yetişkinlerdeki gibi çocuklarda da; kan basıncı, kilo, boy, intraoküler basınç ve enfeksiyon varlığının klinik değerlendirmesi, psikososyal bozukluk, tromboembolizm, peptik ülser, katarakt ve osteoporozun sıklığı dikkatle gözlenmesi gerekir. Sistemik dolaşıma katılan kortikosteroidler dahil kortikosteroid kullanan çocuklarda büyüme hızında yavaşlama gözlenebilir.
Kortikosteroid kullanan çocukların doğrusal büyümesinin izlenmesi gerekir. Devamlı tedavinin olası büyüme etkisi, elde edilen klinik yarar ve tedavi alternatiflerinin kullanılabilirliğine karşı değerlendirilmelidir. Kortikosteroidlerin olası büyüme etkisini minimalize etmek için çocuklarda, en az etkili doz kullanılmalıdır.
65 yaşında ve üzerindeki yaşlılarda, yetişkinlerdeki yanıta göre farklılık olup olmadığı ile ilgili klinik çalışma yapılmamıştır. Diğer bildirilen klinik çalışmalarda ise, yaşlılar ve yetişkinler arasında farklılıklar görülmemiştir. Böbrek, karaciğer veya kalp fonksiyonu azalmasının ve eşlik eden hastalığın veya diğer ilaç tedavisinin aşırı sıklığı dikkate alınarak, genellikle dozaj aralığının düşüğünden başlayıp, geriyatrik popülasyonda doz seçiminde
dikkatli olunmalıdır. Özellikle kortikosteroidler ile tedavi edilen yaşlı hastalarda diyabet, sıvı retansiyonu ve hipertansiyon riski göz önünde bulundurulmalıdır.
Bu tıbbi ürün her dozunda 1 mmol (23 mg)’dan daha az sodyum ihtiva eder; yani esasında sodyum içermediği kabul edilmektedir.
4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri
Rifampisin, rifabutin, efedrin, karbamzepin, fenilbutazon, fenobarbital, fenitoin, primidon ve aminoglutetimid; kortikosteroidlerin metabolizmasını geliştirir ve terapötik etkileri azalabilir.
Antikolinesterazların etkileri, miyastenya gravisteki kortikosteroidler ile antagonize olur.
Hipoglisemik ajanlar (insülin de dâhil olmak üzere), anti-hipertansifler, kardiyak glikozitler ve diüretiklerin istenen etkileri kortikosteroidlerle antagonize olur ve asetazolamit, kıvrım diüretikler, tiazid diüretikler ve karbenoksolonun hipokalemik etkileri artar.
Kumarin antikoagülanların etkisi, eş zamanlı kortikosteroid tedavisi ile artabilir ve spontane kanamadan kaçınmak için INR veya protrombin zamanının yakından izlenmesi gerekebilir.
Salisilatların renal klerensi, kortikosteroidlerle artar ve steroidin kesilmesi, salisilat intoksikasyonuyla sonuçlanabilir. Hipoprotrombinemi olan hastalarda salisilatlarla etkileşim olabilir.
Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler
Özel popülasyonlara ilişkin hiçbir etkileşim çalışması yürütülmemiştir.
Pediyatrik popülasyon:
Pediyatrik popülasyona ilişkin etkileşim çalışmaları yürütülmemiştir.
4.6.Gebelik ve laktasyon
Genel tavsiye
Gebelik kategorisi C’dir.
Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar / Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)
Deksametazonun gebe kadınlarda kullanımına ilişkin yeterli veri bulunmadığından çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınların uygun doğum kontrolü yöntemi uygulamaları önerilir.
Gebelik dönemi
Kortikosteroidlerin hamile kadınlarda kullanımı sonucunda teratojen etki ile ilgili kontrollü ve yeterli çalışma bulunmamaktadır. Ancak İNFLADOX gerekli olmadıkça gebelik döneminde kullanılmamalıdır. Kortikosteroidler sadece doktor kontrolünde ve annenin alacağı faydanın fetüse verilecek zarardan daha fazla olması halinde kullanılabilir.
Hamilelik sırasında yüksek miktarda kortikosteroid alındığında çıkabilecek hipoadrenalizm belirtileri dikkatle takip edilmelidir.
Deksametazon 21-fosfat için, gebe kadınlarda kullanımına ilişkin yeterli veri mevcut değildir.
Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, gebelik / ve-veya / embriyonal / fetal gelişim / ve- veya/ doğum / ve-veya / doğum sonrası gelişim üzerindeki etkiler bakımından yetersizdir. İNFLADOX gerekli olmadıkça gebelik döneminde kullanılmamalıdır. İnsanlara yönelik potansiyel risk bilinmemektedir.
Laktasyon dönemi
Kortikosteroidler anne sütüne geçer. Bu durum çocukta büyümenin baskılanması ve endojen kortikosteroid yapımının zarar görmesi gibi istenmeyen etkilere neden olur. Bu nedenle farmakolojik dozda kortikosteroid alan annelerin emzirmemesi tavsiye edilir.
Üreme yeteneği / Fertilite
Steroidler, bazı hastalarda sperm sayısını ve hareket edebilme yeteneğini artırabilir veya düşürebilir.
4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler
İNFLADOX’un araç ve makine kullanımı üzerinde bilinen olumsuz bir etkisi yoktur.
4.8.İstenmeyen etkiler
Advers olaylar sistem organ sınıfı ve sıklığa göre şu yaklaşımla sıralanmıştır:
Çok yaygın (≥1/10); yaygın (≥1/100 ila <1/10); yaygın olmayan (≥1/1.000 ila <1/100); seyrek (≥1/10.000 ila <1/1.000); çok seyrek (<1/10.000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor).
Aşağıdaki yan etkiler İNFLADOX için bildirilmiştir ve sıklık derecesi bilinmemektedir (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor).
Bağışıklık sistemi bozuklukları
Bilinmiyor: Anaflaktik reaksiyonlar, yorgunluk, enfeksiyonların şiddetlenmesi veya maskelenmesi.
Endokrin hastalıkları
Bilinmiyor: Menstrüel bozukluklar, Cushing sendromuna benzer tablo oluşumu, çocuklarda gelişim gecikmesi, özellikle travma, operasyon ve hastalık halleri gibi stres yaratan durumlarda sekonder adrenokortikal ve pituiter cevabın kaybolması, karbonhidrat toleransında azalma, latent diabetes mellitus’un manifest hale geçmesi, diabetiklerde insülin veya oral hipoglisemik ihtiyacında artma, hirsutizm.
Karbonhidrat ve glukoz toleransında azalma, hiperglisemi, glikozüri.
Metabolizma ve beslenme hastalıkları
Bilinmiyor: Protein katabolizmasına bağlı negatif azot dengesi.
Sinir sistemi hastalıkları
Bilinmiyor: Konvülsiyonlar, intrakraniyel basınçta artma ve buna bağlı olarak papilla ödemi.
Göz hastalıkları
Bilinmiyor: Posterior, subkapsüler katarakt, intraoküler basınçta artma, glokom, eksoftalmi.
Kardiyak hastalıkları
Bilinmiyor: Konjestif kalp yetmezliği, tromboembolizm.
Vasküler hastalıkları
Bilinmiyor: Hipertansiyon.
Gastrointestinal hastalıkları
barsak
enflamasyonlarında ince ve kalın barsak perforasyonları, pankreatit, abdominal distansiyon, ülseratif özofajit, karaciğer enzim seviyelerinde artış, iştahta artma, bulantı.
Deri ve deri altı doku hastalıkları
Bilinmiyor: Yaraların iyileşmesinde gecikme, hassas, ince cilt oluşumu; ekimozlar, eritem, terlemede artma, perineal bölgede yanma ve kaşınma, (İ.V. uygulamadan sonra) alerjik dermatit, anjionörotik ödem.
Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları
Bilinmiyor: Adale zafiyeti, steroid miyopatisi, adale kütlesi kaybı, osteoporoz, omurgada kompresyon kırıkları, femur ve humerus başında aseptik nekroz, uzun kemiklerde patolojik kırıklar, tendon rüptürü.
Böbrek ve idrar hastalıkları
Bilinmiyor: Sodyum retansiyonu, sıvı retansiyonu, potasyum kaybı, hipokalemik alkaloz.
Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıkları
Bilinmiyor: Tromboemboli, kilo ve iştahta artma, bulantı, psişik bozukluklar
Yalnız parenteral kortikosteroid tedavisi ile görülebilecek yan tesirler ise şunlardır:
Göz hastalıkları
Seyrek: Körlük
Deri ve deri altı doku hastalıkları
Seyrek: Atrofi, hiper veya hipo pigmentasyon, steril abse.
Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları
Bilinmiyor: İntraartiküler uygulamayı takiben Charcot tipi artropati.
Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması
Ruhsatlandırma sonrası şüpheli ilaç advers reaksiyonlarının raporlanması büyük önem taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildirmeleri gerekmektedir. (www.titck.gov.tr; e-posta: tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99)
4.9.Doz aşımı ve tedavisi
Glukokortikoidlerin aşırı dozda alınması ile akut reaksiyonlara ve ölüm vakalarına pek rastlanmaz. Kronik toksisite belirtileri de glukokortikoidlere aşırı hassasiyet gösterilmesine yol açacak özel bir durum yoksa, tedavi gerektirmez. Böyle bir özel durum mevcudiyetinde mide yıkanmalı ve semptomatik tedavi uygulanmalıdır. Aşırı hassasiyet reaksiyonları ve anaflaksi görüldüğünde adrenalin ve aminofilin verilmeli, hasta ılık ve sessiz bir ortamda tutulmalıdır.
Deksametazon’un özel bir antidotu yoktur. Plazma yarı ömrü yaklaşık 190 dakikadır.
5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER
5.1. Farmakodinamik Özellikler
Farmakoterapötik grup: Sistemik Kortikosteroitler
ATC kodu: H02AB02
İNFLADOX’un etkin maddesi deksametazon, anti-inflamatuar aktivitesi yüksek bir glukokortikoid olup fluoro-prednizolon molekülünün 16 durumuna bir metil grubunun ilavesiyle meydana getirilmiştir. Sentezi yapılmış kortikosteroidlerde rastlanan birçok yan tesirin deksametazonda gerek şiddet gerek nispet bakımından az olması, diğer kortikosteroidlere tahammül edemeyen hastalarda kortikosteroid tedavisinin tatbikini mümkün kılar.
Anti-inflamatuar, antiromatizmal ve antialerjik tesiri bilinen kortikosteroidlerden daha üstün olmasına rağmen elektrolit dengesi üzerindeki tesiri ihmal edilebilecek derecede azdır. Diğer kortikosteroidlerle tedavi sırasında görülen iştahsızlık, kilo kaybı, şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, adale zaafı gibi yan tesirlerin deksametazon ile tedavi edilenlerde görülmemesi, müstahzarın sodyum retansiyonuna ve potasyum kaybına yol açmaması (yüksek dozlarda kullanılması hariç) klinik uygulamada büyük kolaylıklar sağlamaktadır. Su ve tuz retansiyonu meydana getirmemesine ilaveten hipertansiyona da sebep olmayışı, kardiyovasküler hastalıklara yakalanmış kişilerin çoğuna etkin bir tedavi imkanı vermektedir.
5.2. Farmakokinetik özellikler
Genel özellikler
Deksametazon, beyaz ya da hemen hemen beyaz kristal tozdur. Aseton, metanol, anhydrous etanol ya da dioksan’da az çözünür. Kloroformda çok az çözünür. Eterde çok çok az çözünür, pratik olarak suda çözünmez.
Deksametazon 21-fosfat disodyum, hidrokortizon’a nazaran suda 3000 defa daha fazla çözündüğünden, intramüsküler, intravenöz, intrasinoviyal enjeksiyonlar ve yumuşak doku infiltrasyonu için elverişlidir.
Emilim:
intravenöz
uygulamalardaki kadar seri cevap alınır. Eklem içine enjekte edildikten sonraki iki saat içinde tesiri görülür.
Tedavi dozlarında kullanıldığında, yumuşak doku enjeksiyonları ve intrasinoviyal tatbikler, uzun süreli kortikosteroid tedavilerinde görülen hormonal tesirlere yol açmaz.
Dağılım:
Diğer kortikosteroidlere göre plazma proteinlerine daha düşük oranda bağlanır.
Kortikosteroidler süratle vücuttaki dokulara dağılır.
Biyotransformasvon:
Kortikosteroidler çoğunlukla karaciğerde metabolize olur.
Eliminasyon:
Bu kısmı ise böbreklerden idrarla atılır.
Doğrusallık/doğrusal olmayan durum:
Veri bulunmamaktadır.
Hastalardaki karakteristik özellikler
Geriyatrik popülasyon:
65 yaşında ve üzerindeki yaşlılarda, yetişkinlerdeki yanıta göre farklılık olup olmadığı ile ilgili klinik çalışma yapılmamıştır. Diğer bildirilen klinik çalışmalarda, yaşlılar ve yetişkinler arasında farklılıklar görülmemiştir. Özellikle diabetes mellitus, sıvı retansiyonu ve hipertansiyonu olan yaşlı hastalarda kortikosteroid kullanımına dikkat edilmesi gerekir.
Pediyatrik popülasvon:
Pediyatrik popülasyonda kortikosterodilerin etkinlik ve güvenliği, yetişkinlerde de aynı olduğu gibi kortikosteroid etkilerinin iyi bilinen yönlerine dayandırılır.
5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri
Müstahzarın içerdiği etkin madde klinikte uzun yıllardır kullanılan bir maddedir. Hakkındaki çalışmalar tamamlanmıştır. Kullanımları ile ilgili olarak görülebilecek olumsuz etkiler ilgili bölümlerde yer almaktadır (4.4, 4.6, 4.8, 4.9).
6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER
6.1.Yardımcı Maddelerin Listesi
Kreatinin
Sodyum sitrat
Sodyum metabisülfit
Metil paraben
Propil paraben
2 N sodyum hidroksit çözeltisi
Enjeksiyonluk su
6.2. Geçimsizlikler
Bilinen herhangi bir geçimsizliği bulunmamaktadır.
6.3. Raf ömrü
24 ay
6.4.Saklamaya yönelik özel uyarılar
25 °C’nin altındaki oda sıcaklığında, ışıktan koruyarak saklayınız.
6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği
2 ml’lik Tip I amber renkli cam ampul
Her birkarton kutu 1 adet 2 ml’lik ampul içermektedir.
6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler
Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller ‘Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği’ ve ‘Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmelikleri’ ne uygun olarak imha edilmelidir.
7.RUHSAT SAHİBİ
Farmalas İlaç San. ve Tic. Ltd. Şti.
Altınşehir Mahallesi Tavukçuyolu Caddesi
Beka Sokak. No:9
Ümraniye/ İSTANBUL
Tel: 0216 540 05 94
Fax: 0216 526 13 14
8. RUHSAT NUMARASI
9. İLK RUHSAT TARİHİ/ RUHSAT YENİLEME TARİHİ
İlk ruhsat tarihi: 09.05.2017
Ruhsat yenileme tarihi:
10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ