CIPINTU 25 MG / 25 ML INFUZYON ICIN KONSANTRE COZELTI
KULLANMA TALİMATI
CİPİNTU 25 mg/25 ml infüzyon için konsantre çözelti Damar içine uygulanır.
Sitotoksik, steril
•Etkin madde: Her bir flakon (25 ml çözelti) 25 mg sisplatin içerir. Her 1 ml çözelti 1 mg sisplatin içerir.
•Yardımcı maddeler: Sodyum klorür, sodyum hidroksit, hidroklorik asit, enjeksiyonluk su, azot.
Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.
•Bu kullanma talimatını saklayınız. Daha sonra tekrar okumaya ihtiyaç duyabilirsiniz. •Eğer ilave sorularınız olursa, lütfen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
•Bu ilaç kişisel olarak sizin için reçete edilmiştir, başkalarına vermeyiniz.
•Bu ilacın kullanımı sırasında doktora veya hastaneye gittiğinizde, doktorunuza bu ilacı kullandığınızı söyleyiniz.
•Bu talimatta yazılanlara aynen uyunuz. İlaç hakkında size önerilen dozun dışında yüksek veya düşük doz kullanmayınız.
Bu kullanma talimatında:
1.CİPİNTUnedir ve ne için kullanılır?
2.CİPİNTUkullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler 3.CİPİNTUnasıl kullanılır?
4.Olası yan etkiler nelerdir?
5.CİPİNTU’nunsaklanması
Başlıkları yer almaktadır.
1.CİPİNTU nedir ve ne için kullanılır?
CİPİNTU renksiz-soluk renkli bir çözeltidir. Kutu içinde 25 ml çözelti içeren 1 adet 30 ml’lik amber renkli cam flakon bulunmaktadır.
CİPİNTU sitostatikler (kanser dokusunu oluşturan insan hücrelerinin bölünmelerini durduran ilaçlar) olarak adlandırılan kanser tedavisinde ve kanser kemoradyoterapisinde kullanılan bir ilaçtır. CİPİNTU tek başına kullanılmakla beraber daha çok diğer sitotoksik ilaçlarla beraber kullanılmaktadır.
CİPİNTU vücudunuzda belirli kanser tiplerine sebep olabilen hücreleri yok eder (testis tümörleri, yumurtalık tümörleri, baş ve boyun tümörleri, akciğer tümörleri, idrar kesesi tümörleri gibi).
İstediğinizde doktorunuz sizi bilgilendirecektir.
2.CİPİNTU kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler
CİPİNTU, yalnızca kanser ilaçları kullanımında tecrübeli uzman bir doktor tarafından uygulanmalıdır.
CİPİNTU’yu aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ
Eğer:
•Sisplatine veya platin içeren diğer maddelere aşırı duyarlılığınız varsa •Böbrek hastalığınız varsa
•Dehidratasyon (vücut sıvı hacminin azalması) sorunu yaşıyorsanız •Ağır kemik iliği hastalığınız varsa
•İşitme bozukluğunuz varsa
•Sisplatinin sebep olduğu sinirsel bir rahatsızlığınız varsa
•Hamileyseniz veya bebeğinizi emziriyorsanız
•Sarı humma aşısı dahil olmak üzere canlı aşılar ile birlikte
•Profilaktik olarak Fenitoin ile kombine tedavide kullanılmamalıdır.
CİPİNTU’yu aşağıdaki durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ
•Doktorunuz; kanınızdaki kalsiyum, sodyum, potasyum ve magnezyum seviyelerini, kan hücreleri miktarını ve karaciğer ve böbrek fonksiyonlarınızı belirlemek amacıyla size bazı testler yapacaktır.
•Her CİPİNTU tedavisi öncesinde işitme duyunuz test edilecektir.
•Sisplatinin neden olmadığı herhangi bir sinir rahatsızlığınız varsa doktorunuza danışınız.
•Herhangi bir enfeksiyon geçiriyorsanız doktorunuza danışınız.
•Kusma ve ishaliniz varsa doktorunuza danışınız.
•Çocuk sahibi olmayı planlıyorsanız doktorunuza danışınız (bkz. Hamilelik).
•Baş bölgenize radyasyon terapisi uygulandıysa doktorunuza danışınız.
•CİPİNTU’nun uygulanması sırasında, cildinize temas olursa, cilt hemen su ve sabun ile yıkanmalıdır.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
CİPİNTU’nun yiyecek ve içecek ile kullanılması
Uygulama yöntemi bakımından besinlerle etkileşimi beklenmez.
Hamilelik
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
CİPİNTU hamilelik döneminde kullanılmamalıdır.
CİPİNTU ile tedavi edilen cinsel olgunluk yaşındaki kadın ve erkek hastaların tedavi sırasında ve tedaviden sonraki altı ay süresince etkili bir doğum kontrol yöntemi uygulamaları önerilir.
CİPİNTU tedavisinin sonucunda geri dönüşümlü olmayan kısırlık olasılığı nedeniyle, erkek hastaların tedavi öncesinde sperm korunmasıyla ilgili bilgi almaları önerilir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirme
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
CİPİNTU anne sütüne geçer. İlaç emzirme döneminde kullanılmamalıdır.
Araç ve makine kullanımı
CİPİNTU uyku hali ve/veya kusmaya neden olabileceğinden, CİPİNTU kullanımı esnasında araç ve makine kullanılmamalıdır.
CİPİNTU’nun içeriğinde bulunan bazı yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler Bu tıbbi ürün her flakonda 88,5 mg sodyum ihtiva eder. Bu durum, kontrollü sodyum diyetinde olan hastalar için göz önünde bulundurulmalıdır.
Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı
CİPİNTU aşağıda belirtilen ilaçlarla birlikte kullanılmamalı ya da dikkatle kullanılmalıdır:
•Kemik iliği işlevini inhibe eden ilaçlarla CİPİNTU’nun aynı anda kullanılmasıveya radyasyon CİPİNTU’nun kemik iliği üzerindeki olumsuz etkilerini artırabilir.
•Bleomisin ve metotreksat gibi diğer sitostatiklerle (kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar) eş zamanlı uygulandığında CİPİNTU’nun zararlı etkileri artabilir.
•Yüksek kan basıncı tedavisinde kullanılan ilaçlar (furosemid, hidralazin, diazoksid ve propranolol içeren antihipertansifler) CİPİNTU’nun zararlı etkilerini artırabilir.
•Belirli enfeksiyonların tedavisinde/ korunmasında kullanılan ilaçlar (sefalosporin ve aminoglikozit grubu antibiyotikler ile amfoterisin b etken maddesini içeren ilaçlar) ve kontrast ajanlar ( radyolojik görüntüleme işlemlerinde kullanılan ürografin gibi iyot içeren ilaçlar) gibi böbrekler üzerinde yan etkileri olabilen ilaçlar ile eş zamanlı uygulandığında CİPİNTU’nun zararlı etkileri böbrekleri şiddetli olarak etkileyebilir. •Aminoglikozitler gibi işitme fonksiyonları üzerine yan etkileri olabilen ilaçlar ile eş zamanlı olarak uygulandığında CİPİNTU’nun zararlı etkileri duyma kabiliyeti üzerine tesir edebilir.
•CİPİNTU tedavisi sırasında gut ilaçları (ör: allopurinol, kolşisin, probenesid ve/veya sülfinpirazol) kullanılırsa bu ilaçların dozajlarının ayarlanması gerekir.
•Vücuttan idrar atılım oranım yükselten ilaçlar (furosemid gibi kıvrım diüretikleri) ile CİPİNTU’nun beraber uygulanması böbrekler ve kulak işlevlerinde zararlı etkilere yol açabilir. (CİPİNTU dozu: 60 mg/m2 den fazla, idrar çıkışı: 24 saatte 1000 ml’den az). •CİPİNTU tedavisi esnasında aşırı duyarlılığa karşı ilaçlar (buklizin, siklizin, loksapin, meklozin, fenotiazinler, tioksantenler ve/veya trimetobenzamidler gibi) uygulanıyorsa, işitme hasarının ilk belirtileri (baş dönmesi ve kulak çınlaması) gizli kalabilir.
•CİPİNTU’nun ifosfamid (kanser tedavisinde kullanılır) ile kombinasyonu işitme kaybına yol açabilir. İfosfamidin eş zamanlı olarak kullanılması albümin atılımının artmasına neden olabilir.
•Piridoksin (B6 vitamini) ve hekzametilmelamin (kanser tedavisinde kullanılır) ile birlikte kullanım CİPİNTU tedavisinin etkilerini azaltabilir.
•CİPİNTU’nun bleomisin ve vinblastin (kanser tedavisinde kullanılırlar) ile beraber verilmesi el ve/veya ayak parmaklarında solgunluk veya morarmaya (Raynaud fenomeni) sebep olabilir.
•CİPİNTU’nun paklitaksel veya dosetaksel (kanser tedavisinde kullanılırlar) ile birlikte uygulanması ağır sinir hasarına sebep olabilir.
•CİPİNTU’nun bleomisin ve etoposid (kanser tedavisinde kullanılırlar) ile birlikte kullanımı kandaki lityum düzeyini düşürebilir. Bu nedenle lityum düzeyleriniz düzenli olarak takip edilecektir.
•CİPİNTU, sara (epilepsi) tedavisi üzerine kullanılan fenitoinin etkilerini azaltır.
Penisilamin (zehirlenme gibi durumlarda zararlı maddeyi etkisiz hale getirmek için kullanılır) CİPİNTU’nun etkinliğini azaltabilir.
•CİPİNTU antikoagülan (varfarin, kumadin, klopidogrel gibi kan pıhtılaşmasını önleyen ilaçların) etkinliğini bozabilir. Bu nedenle birlikte kullanımda pıhtılaşma parametreleri sıklıkla kontrol edilmelidir.
•CİPİNTU ve siklosporinin (organ nakli sonrasında kullanılır) birlikte kullanımı bağışıklık sisteminin baskılanmasına yol açabilir.
•CİPİNTU tedavisinin tamamlanmasını takiben üç ay içerisinde canlı virüs aşısı yapılmamalıdır. Yaygın hastalık gelişme riski açısından varsa inaktif aşı kullanılması tavsiye edilir.
•CİPİNTU tedavisi gördüğünüz sürece sarı humma aşısı kesinlikle yapılmamalıdır. •CİPİNTU tedavisi ile birlikte başka kanser ilaçlarının kullanımı ile kalp kası kanlanma eksikliği (miyokard iskemisi) belirtileri gözlenmiştir.
Eğer reçeteli ya da reçetesiz herhangi bir ilacı şu anda kullanıyorsanız veya son zamanlarda kullandınız ise lütfen doktorunuza veya eczacınıza bunlar hakkında bilgi veriniz.
3.CİPİNTU nasıl kullanılır?
Uygun kullanım ve doz/uygulama sıklığı için talimatlar:
CİPİNTU yalnızca kanser tedavisinde deneyimli doktorlar tarafından uygulanmalıdır.
Doktorunuz hastalığınıza uygun olacak şekilde kullanmanız gereken ilaç miktarını sizin için belirleyecektir.
Önerilen CİPİNTU dozu sizin genel durumunuza, tedavinin beklenen etkilerine, ilacın tek başına (monoterapi) veya diğer ilaçlarla birlikte (kombine kemoterapi) uygulanmasına bağlıdır.
Önerilen genel doz rejimi aşağıdaki gibidir:
Tek başına tedavi (monoterapi):
Her 3-4 haftada bir tek doz olarak 50-120 mg/m2 (vücut yüzey alanına göre). Her 3-4 haftada bir 5 gün süreyle günde 15-20 mg/m2 (vücut yüzey alanına göre).
Diğer ilaçlarla birlikte tedavi (kombine kemoterapi):
Her 3-4 haftada bir 20 mg/m2 ya da daha fazla (vücut yüzey alanına göre).
Kanserlerin kemoradyoterapisi sırasında, haftada bir 20-35 mg/m2 kullanılır.
Uygulama yolu ve metodu:
CİPİNTU sadece damar içine uygulanır.
CİPİNTU, sodyum klorür çözeltisi, glukoz içeren sodyum klorür çözeltisi veya mannitol içeren sodyum klorür çözeltisi ile seyreltilmelidir.
CİPİNTU alüminyum içeren materyallerle temas ettirilmemelidir.
Böbreklerde oluşabilecek sorunlardan kaçınmak veya bu sorunları azaltmak için CİPİNTU uygulamasını takiben 24 saat boyunca bol miktarda sıvı almanız önerilir.
Değişik yaş grupları:
Çocuklarda kullanımı:
Yetişkinlerde kullanıldığı gibidir.
Yaşlılarda kullanımı:
Böbrek ve kemik iliği fonksiyonu normal olan yaşlılar için özel bir uyarı bulunmamaktadır.
Özel kullanım durumları:
Böbrek yetmezliği/ Karaciğer yetmezliği
Böbrek ve/veya karaciğer yetmezliğiniz varsa doktorunuz sizin için ilacınızın dozunu ayarlayacaktır.
Eğer CİPİNTU’nun etkisinin çok güçlü veya zayıf olduğuna dair bir izleniminiz var ise doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz.
Kullanmanız gerekenden daha fazla CİPİNTU kullandıysanız:
Bu ilaç size hastanedeyken verileceği için ilacınızı çok az ya da çok fazla miktarda almanız beklenmez, bununla beraber herhangi bir endişeniz olduğu takdirde doktorunuza veya eczacınıza bildiriniz.
CİPİNTU’dan kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız bir doktor veya eczacı ile konuşunuz.
CİPİNTU’yu kullanmayı unutursanız
Unutulan dozları dengelemek için çift doz almayınız.
CİPİNTU ile tedavi sonlandırıldığında oluşabilecek etkiler
CİPİNTU ile tedavi sonlandırıldığında oluşabilecek etkiler konusunda detaylı bilgi için doktorunuza danışınız.
4.Olası yan etkiler nelerdir?
Tüm ilaçlar gibi CİPİNTU’nun içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
•Kalıcı ve ağır ishal veya kusma
•Dudak yaraları veya ağız ülseri (stomatit/mukozit)
•Yüz, dudaklar, ağız ve boğazda şişme
•Kuru öksürük, solunum güçlüğü veya hırıltılı solunum (ral) gibi sebebi bilinmeyen solunum problemleri
•Yutma güçlüğü
•El ve ayak parmaklarında hissizlik veya karıncalanma
•Aşırı yorgunluk
•Normal olmayan berelenme veya kanama
•Boğaz ağrısı veya yüksek ateş gibi enfeksiyon belirtileri
•İnfüzyon sırasında enjeksiyon bölgesinde rahatsızlık
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin CİPİNTU karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Yan etkiler görülme sıklıklarına göre aşağıdaki şekilde sıralanmıştır: Çok yaygın :10 hastanın en az l’inde görülebilir.
Yaygın :10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir. Yaygın olmayan :100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek :1.000 hastanın birinden az görülebilir.
Çok seyrek :10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor :Eldeki veriler ile tahmin edilemiyor.
Çok yaygın
•Beyaz kan hücreleri miktarında azalma (lökopeni; kullanımdan yaklaşık 14 gün sonra), bu durum enfeksiyonlara yakalanmanızı olası kılar. Kan pıhtılaştırıcı hücrelerin miktarında azalma (trombositopeni; kullanımdan yaklaşık 21 gün sonra), bu durum kanama ve berelenme riskini artırır. Kırmızı kan hücreleri miktarında azalma (anemi; lökopeni ve trombositopeniden daha sonra başlar), bu durum derinizde solukluk yapabilir ve halsizlik ile nefes kesilmesine sebep olabilir.
•Kanda tuz dengesizliği (hiponatremi).
•Kulak çınlaması.
•İştahsızlık, bulantı, kusma.
•Akut böbrek yetmezliği, böbrek yetmezliği (üre ve kreatinin değerlerinde artış, serum ürik asitte artış ve/veya kreatinin klirenste azalma), idrar üretme yetersizliği (anüri), kanda üre bulunması (üremi) ve kan dolaşımında ürik asit miktarının artması (hiperürisemi) gibi böbrek işlevinde bozukluklar.
•Ateş.
Yaygın
•Enfeksiyonlar ve kan zehirlenmesi (sepsis) (bazıları ölümcül olan).
•Dokunma duyularındaki kayıp ve beyin işlevlerinde bozuklukla (zihin karışıklığı, konuşma bozukluğu, hafıza kaybı ve felç) kendini gösteren periferal nöropati. Tat duyusu bozukluğu, öne doğru eğildiğinde boyundan başlayıp sırttan bacağa doğru inen aniden giren ağrılar, omurilik hastalıkları.
•Sağırlık ve baş dönmesi.
•Kalp atımının yavaşlaması (bradikardi) ve kalp atımının hızlanmasının (taşikardi) dahil olduğu ritm bozukluğu (aritmi).
•Uygulama yerinde damar iltihabı (flebit).
•Nefes darlığı (dispne), akciğer iltihabı (pnömoni) ve solunum yetmezliği.
•Karaciğer işlevinde deride yaygın sarılık, kaşıntı, kanda bilirubin ve karaciğer enzimlerinde yükselme ve albüminde azalma gibi bulgularla seyredebilen bozukluk. •Enjeksiyon bölgesinde kızarıklık (eritem) ve deri iltihabı (deri ülseri).
•Enjeksiyon yerinde damar dışına çıkma sonucunda ortaya çıkan selülit, bağ dokusunun artması (fibrozis), doku ölümü (nekroz), ağrı, şişme (ödem) ve deri kızarıklığı (eritem).
Yaygın olmayan
•Kızarıklık, şiddetli kaşıntılı ekzema, kurdeşen, deri iltihabı (eritem) veya kaşıntı ile kendini gösteren aşırı duyarlılık.
•Kan basıncının düşmesi (hipotansiyon), kalp atımının hızlanması (taşikardi), nefes darlığı (dispne), solunum esnasında duyulan ıslık şeklindeki ses (wheezing), bronşların daralması (bronkospazm) ve yüzde şişme ile ağır aşırı duyarlılık; bağışıklık sisteminin baskılanması (immunosüpresyon).
•Kanda magnezyum düzeyinin normalin altına inmesi (hipomagnezemi).
•Ağızda metalik tat.
•Saç dökülmesi, saç dökülmesi nedeniyle kellik, ciltte döküntü.
•Sperm ve yumurta oluşumunda bozukluklar. Ağrılı jinekomasti (erkekte hormonal düzensizliğe ya da değişikliğe bağlı olarak memelerin aşırı derecede büyümesi ve bazen süt salgılaması durumu).
•Hıçkırık, kronik yorgunluk (asteni), genel hastalık hissi.
Seyrek
•Diğer benzer ilaçlarda olduğu gibi CİPİNTU lösemi (kan hücreleri ile ilişkili kanser tipi) riskini artırır (sekonder lösemi).
•Kan hücrelerinin yıkımı ile birlikte olan kansızlık (hemolitik anemi).
•Spazmlar ve bilinç seviyesinin azalması ile kendini gösteren beyin işlev bozukluğu (ensefalopati) dahil belirli tipteki beyin işlevlerinin kaybolması ve boynun iki yanında bulunan atardamarlarda (karotid arter) tıkanıklık ya da beyni besleyen damarlarda iltihap (serebral arterit).
•Bulanık görme, renk körlüğü, beyin kökenli (kortikal) körlük, göz hareketlerinde kısıtlılık, görme siniri işlevinin azalması ve acı ile birlikte göz sinirinin iltihaplanması (optik nörit), gözdeki optik diskin şişmesi (papilla ödemi), göz küresinin iç yüzeyini döşeyen katmanda (retina) renk değişikliği (pigmentlenme).
•Özellikle çocuk ve yaşlı hastalarda normal konuşmayı sürdürmede zorluk ve duyma kaybı.
•Kan basıncında yükselme ve kalp krizi. Kalbin etrafındaki atardamarlardaki (koroner arter) ağır hastalıklar.
•Ağız içinde iltihap (stomatit), ishal.
•Kandaki protein seviyesinde (albumin) azalma.
Çok seyrek
•Küçük ve kılcal damarlardaki iltihapla beraber kan pıhtısından oluşan tıkaçların (trombotik mikroanjiyopati) eşlik ettiği, ani başlayan kansızlık ve böbrek yetmezliği ile pıhtılaşmadan sorumlu kan pulcuklarının (trombosit) azaldığı klinik durum (hemolitik üremik sendrom).
•Kanda bulunan amilaz (bir enzim) seviyelerinde yükselme.
•Beyinde vazopresin hormonunun (ADH; anti-diüretik hormon) salgılanmasında yetersizlik.
•Kanda bulunan demir seviyesinin yükselmesi. Kanda bulunan elektrolit (kalsiyum, fosfat, potasyum) miktarlarında azalma ve sıvı kaybı (dehidrasyon), kas krampları ve/veya elektrokardiyogram (EKG) değişiklikleri. Kandaki kolesterol ve ürik asit seviyelerinde artış.
•Nöbetler.
•Kalp durması.
Bilinmiyor
•Enfeksiyon
•Hemolitik anemi (Kan yapımına yardımcı kan hücrelerin yıkımının artması nedeni ile oluşan kansızlık)
•Beyinde vasopresin hormonunun yetersiz üretimi ve kan amilaz enziminin artması •Kanda kalsiyum, fosfat ve potasyum gibi elektrolit seviyelerinde azalma, kas kramplarının oluşması, EKG’de değişim. Kanda yüksek kolestrol seviyesi
•Spinal
görme
kaybı,hafıza kaybı ve paraliz,tat kaybı
•Güçsüzlük, halsizlik, vücutta su kaybı,ödem, ağrı, kızarıklık ve cilt iltihabı
•Böbrek fonksiyon bozuklukları
•Saç dökülmesi, deride döküntü oluşumu
•Karaciğer fonksiyon bozuklukları (enzimlerde ve/veya bilirubin seviyesinde artış) •İnme (apopleksi), kanın damar dışına çıkması sonucunda meydana gelen (hemorajik) inme, kan dolaşımının azalması sonucunda ortaya çıkan (iskemik) inme, bir tür beyin işlevi bozukluğu
•Kalp işlevi bozuklukları
•Akciğerde bir pıhtı sonucunda meydana gelen tıkanma (akciğer embolisi)
•Hıçkırık
•Kas spazmları
•İşitme kaybıyla birlikte kulak çınlaması
•Bulanık görme, Renk algılamada zorluklar, ağrı ile birlikte göz siniri iltihabı, göz
siniri fonksiyonlarının azalması, beyin fonksiyon bozukluğunun sonucunda körlük
oluşması
•Venöz tromboembolik bozukluklar (toplardamarlarda kan pıhtısı oluşumu sonucu
tıkanma).
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız
doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Yan etkilerin raporlanması
Kullanma talimatında yer alan veya almayan herhangi bir yan etki meydana gelmesi
durumunda, hekiminiz, eczacınız veya hemşireniz ile konuşunuz. Ayrıca karşılaştığınız yan
etkileri www.titck.gov.tr sitesinde yer alan “İlaç Yan Etki Bildirimi” ikonunu tıklayarak ya da
0 800 314 00 08 numaralı yan etki bildirim hattını arayarak Türkiye Farmakovijilans Merkezi
(TÜFAM)’ne bildiriniz. Meydana gelen yan etkileri bildirerek kullanmakta olduğunuz ilacın
güvenliliği hakkında daha fazla bilgi edinilmesine katkı sağlamış olacaksınız.
5.CİPİNTU’nun saklanması
CİPİNTU’yu çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.
25 °C altındaki oda sıcaklığında, ışıktan korunarak ambalajında saklanmalıdır. Buzdolabında
saklanmamalı ve dondurulmamalıdır.
Eğer üründe ve/veya ambalajında bozukluklar fark ederseniz CİPİNTU’yu kullanmayınız.
Son kullanma tarihiyle uyumlu olarak kullanınız.
Ambalajdaki son kullanma tarihinden sonra CİPİNTU’yu kullanmayınız.
Son kullanma tarihi geçmiş veya kullanılmayan ilaçları çöpe atmayınız! Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen toplama sistemine veriniz.
Sitotoksik ve sitostatik beşeri tıbbi ürünlerin kullanımları sonucu boşalan iç ambalajların atıkları TEHLİKELİ ATIKTIR ve bu atıkların yönetimi 2/4/2015 tarihli ve 29314 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Atık Yönetimi Yönetmeliğine göre yapılır.
Ruhsat sahibi:
Koçsel İlaç Sanayi ve Ticaret A.Ş
Koşuyolu Cad. No:34
34718 Kadıköy – İstanbul
Telefon: +90 (216) 544 90 00
Faks: +90 (216) 545 59 94
Üretim yeri:
Onko İlaç Sanayi ve Ticaret A.Ş
Gebze Organize Sanayi Bölgesi,
1700 Sokak, No:1703
Gebze, Kocaeli
Bu kullanma talimatı 10/12/2018 tarihinde onaylanmıştır.
AŞAĞIDAKİ BİLGİLER BU İLACI UYGULAYACAK SAĞLIK PERSONELİ İÇİNDİR
Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve “Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Kontrolü Yönetmeliği”ne uygun olarak imha edilmelidir.
İnfüzyon için sisplatin çözeltisinin hazırlanması:
Sitotoksik maddeler uygulama için yalnızca bu işte tecrübeli olanlar tarafından hazırlanmalıdır.
CİPİNTU kullanılmadan önce seyreltilmelidir. İnfüzyon çözeltisinin hazırlanması için sisplatin ile etkileşebilecek alüminyum içeren herhangi bir cihazdan (i.v. infüzyon setleri, iğneler, kateterler, şırıngalar) kaçınılmalıdır. (Bkz. Bölüm 6.2)
İnfüzyon çözeltisi aseptik koşullarda hazırlanmalıdır.
Konsantre çözeltinin seyreltilmesi için aşağıdaki çözeltilerden biri kullanılmalıdır:
•%0.9 sodyum klorür çözeltisi
•%0.9 sodyum klorür çözeltisi ve %5 glukoz çözeltisi (1:1) karışımı (Nihai konsantrasyon %0.45 sodyum klorür, %2.5 glukoz)
Sisplatin tedavisinden önce hidratasyon olanaklı olmamışsa konsantre aşağıdaki çözelti ile seyreltilmelidir:
•%0.9 sodyum klorür çözeltisi ve %5 mannitol çözeltisi (1:1) karışımı (Nihai konsantrasyon %0.45 sodyum klorür, %2.5 mannitol)
İnfüzyon için sisplatin çözeltisinin hazırlanması:
Bölüm 4.2’ deki bilgilere göre hesaplanmış CİPİNTU’nun gerekli miktarı (dozu) yukarıda bahsedilen çözeltilerden birinin 1-2 litresi içinde seyreltilmelidir.
Seyreltilmiş çözelti sadece i.v. infüzyonla uygulanır. (Bkz. Bölüm 4.2.)
Sadece berrak ve renksiz, görülebilir partikül içermeyen çözeltiler kullanılmalıdır.
Sadece tek kullanım içindir.
Diğer sitotoksik ajanlar gibi sisplatin çok dikkatle kullanılmalıdır: Eldiven, yüz maskesi ve koruyucu giysiler gereklidir ve yaşamsaldır. Sisplatin, eğer olanaklı ise koruyucu laminar hava akışlı kabin altında hazırlanmalıdır. Deri ve mukoz membranlara temasından kaçınılmalıdır. Hamile hastane personeli sisplatin ile çalışmamalıdır.
Deri ile temas halinde: Bol su ile yıkanmalıdır. Geçici yanma hissi varlığında bir pomad sürülmelidir (Bazı kişiler platine hassastır ve deri reaksiyonları görülebilir).
Dökülmesi durumunda, operatörler eldiven giymeli ve hazırlama alanında bu amaçla bulundurulan bir sünger ile dökülen materyali temizlemelidir. Hazırlama alanı iki kere durulanmalıdır. Tüm çözelti ve sünger plastik bir torbaya koyulup kapatılmalıdır.
Çözeltinin dökülmesi nedeniyle sisplatin ile temas eden tüm parçalar lokal sitotoksik gerekliliklerine göre imha edilmelidir.
Pozoloji/ uygulama sıklığı ve süresi:
Yetişkinler ve çocuklar:
CİPİNTU dozu primer hastalığa, beklenen reaksiyona, sisplatinin monoterapi için kullanılmasına ya da kombine kemoterapinin bir parçası olmasına bağlıdır. Genel doz şeması yetişkinlerin ve çocukların çoğu için geçerlidir.
Monoterapi için aşağıdaki iki doz rejimi önerilmektedir: Her 3-4 haftada bir tek doz olarak 50-120 mg/m2
Her 3-4 haftada bir 5 gün süreyle 15-20 mg/m2/gün
Eğer kombine kemoterapide kullanılıyorsa sisplatin dozu azaltılmalıdır. Tipik doz her 3-4 haftada bir 20 mg/m2 ya da daha fazladır.
Kanserlerin kemoradyoterapisi sırasında, haftada bir 20-35 mg/m2 kullanılır.
CİPİNTU infüzyonunun dozu yukarıda belirtilen talimatlara göre hazırlanır ve 6-8 saatlik bir sürede i.v. infüzyon olarak uygulanır.
CİPİNTU uygulanmasından 2-12 saat önce ve en az 6 saat sonrasına kadar yeterli hidratasyon sağlanmalıdır. Hidratasyon ön tedavisi CİPİNTU uygulaması sırasında ve sonrasında diürezi sağlamak için gereklidir. Bu hidratasyon aşağıdaki çözeltilerden birinin i.v. infüzyonu ile sağlanır:
−% 0.9 sodyum klorür çözeltisi
−% 0.9 sodyum klorür çözeltisi ve %5 glukoz çözeltisi (1:1) karışımı
CİPİNTU tedavisinden önceki hidratasyon;
6-12 saatlik sürede 100-200 ml/saat intravenöz infüzyon ile sağlanır.
CİPİNTU uygulamasından sonraki hidratasyon;
2 litrelik sıvının 200 ml/saat olacak şekilde 6-12 saatlik bir sürede intravenöz infüzyonu ile sağlanır.
Hidratasyonu takiben oluşan idrar miktarı 100-200 ml/saatin altında ise zorlu diürez gerekebilir. Bu da 37.5 g mannitolün %10’luk çözeltisi olarak i.v. yoldan (375 ml mannitol %10) uygulanması ile ya da böbrek fonksiyonları normal ise diüretik uygulaması ile sağlanabilir.
Uygulanan CİPİNTU dozunun 60 mg/m2 den yüksek olması halinde mannitol veya diüretik verilmesi gereklidir.
Gerektiği takdirde yeterli idrar sekresyonunu sağlamak için CİPİNTU uygulamasından sonraki 24 saat boyunca hasta bol miktarda sıvı almalıdır.
İlacın damar dışına sızması (ekstravazasyon) durumunda:İnfüzyon hemen durdurulur, iğne yerinde bırakılır, dokudan sızıntı aspire edilir ve % 0,9’luk sodyum klorür ile irigasyon yapılır.
Geçimsizlikler
Sisplatin, alüminyum ile reaksiyona girer ve siyah platin çökeltisi oluşur. Bu nedenle alüminyum içeren herhangi bir malzeme ile direkt temasa geçmemelidir (iğne, şırınga, kateter, i.v. infüzyon seti).
Bu tıbbi ürün bölüm 6.6 da belirtilenlerin dışında başka tıbbi ürünlerle karıştırılmamalıdır. CİPİNTU yalnızca %5 glukoz çözeltisi veya yalnızca %5 mannitol çözeltisi ile seyreltilmemelidir, sadece ʽʽKÜB Bölüm 6.6ʼʼ’da belirtildiği gibi ilave olarak sodyum klorür içeren karışımlar ile seyreltilmelidir.
Sodyum metabisülfit gibi antioksidanlar, sodyum bikarbonat, sülfatlar, fluorourasil ve paklitaksel infuzyon sistemi içersinde sisplatini inaktive edebilir.
Saklamaya yönelik özel tedbirler
25°C’nin altındaki oda sıcaklığında, ışıktan korunarak saklanmalıdır. Buzdolabında saklanmamalı, dondurulmamalıdır.
CİPİNTU; aşağıda yer alan çözeltiler ile seyreltildiğinde, 25°C’nin altındaki oda sıcaklığında 6 saat kimyasal ve mikrobiyolojik açıdan stabildir:
– %0.9 sodyum klorür çözeltisi
– %0.9 sodyum klorür çözeltisi + %5 glukoz çözeltisi
– %0.9 sodyum klorür çözeltisi + %5 mannitol çözeltisi
Mikrobiyolojik açıdan, ürün seyreltildikten sonra derhal kullanılmalıdır. Eğer derhal kullanılmazsa, kullanımdan önceki saklama süresi ve saklama koşulları kullanıcının sorumluluğu altındadır ve seyreltme kontrollü ve valide edilmiş aseptik koşullar altında gerçekleştirilmelidir.
KISA ÜRÜN BİLGİSİ
1.BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI
CİPİNTU 25 mg/25 ml infüzyon için konsantre çözelti Steril, Sitotoksik
2.KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM Her 25 ml infüzyon için konsantre çözeltide:
Etkin madde:
Sisplatin 25 mg
Yardımcı maddeler:
Sodyum klorür 225 mg
Yardımcı maddeler için 6.1’e bakınız.
3.FARMASÖTİK FORM
İnfüzyon için konsantre çözelti.
Renksiz-soluk sarı renkli çözelti.
4.KLİNİK ÖZELLİKLER
4.1.Terapötik endikasyonlar
Sisplatin, metastatik, non-seminomatöz germ hücreli karsinom, primer veya ileri evredeki ve refrakter over kanserleri, ileri evredeki ve refrakter mesane kanserleri ve baş-boyunun skuamöz hücreli kanserlerinde, Hodgkin ve non-Hodgkin lenfoma, nöroblastoma, sarkoma, mide, akciğer, özofagus, serviks ve prostat kanserlerinde, miyeloma, melanoma, küçük hücreli akciğer kanserleri ve osteosarkomanın tedavisinde ve kanser kemoradyoterapisinde endikedir.
Sisplatin metastatik testiküler kanser tedavisinde diğer antineoplastik ajanlar ile birlikte kombinasyon şeklinde endikedir. Sisplatinin vinblastin ve bleomisin ile kombinasyonunun oldukça etkili olduğu bildirilmiştir.
Sisplatin akciğer karsinomunda da kombinasyon şeklinde endikedir.
4.2.Pozoloji ve uygulama şekli
Pozoloji/ uygulama sıklığı ve süresi:
Yetişkinler ve çocuklar:
CİPİNTU dozu primer hastalığa, beklenen reaksiyona, sisplatinin monoterapi için kullanılmasına ya da kombine kemoterapinin bir parçası olmasına bağlıdır. Genel doz şeması yetişkinlerin ve çocukların çoğu için geçerlidir.
Monoterapi için aşağıdaki iki doz rejimi önerilmektedir: Her 3-4 haftada bir tek doz olarak 50-120 mg/m2
Her 3-4 haftada bir 5 gün süreyle 15-20 mg/m2/gün
Eğer kombine kemoterapide kullanılıyorsa sisplatin dozu azaltılmalıdır. Tipik doz her 3-4 haftada bir 20 mg/m2 ya da daha fazladır.
Kanserlerin kemoradyoterapisi sırasında, haftada bir 20-35 mg/m2 kullanılır.
Bir sonraki tedavi kürü başlamadan önce uyarılar ve önlemler için bölüm 4.4’e bakınız.
Uygulama şekli:
CİPİNTU kullanılmadan önce seyreltilmelidir (Bkz. Bölüm 6.6).
Seyreltilmiş çözelti sadece intravenöz infüzyon şeklinde uygulanmalıdır.
Uygulamada, sisplatin ile temas edebilecek alüminyum içeren malzemelerden (i.v. infüzyon setleri, iğneler, kateterler, enjektörler) kaçınılmalıdır (Bkz. Bölüm 6.2).
CİPİNTU infüzyonunun dozu bölüm 6.6 da belirtilen talimatlara göre hazırlanır ve 6-8 saatlik bir sürede i.v. infüzyon olarak uygulanır.
CİPİNTU uygulanmasından 2-12 saat önce ve en az 6 saat sonrasına kadar yeterli hidratasyon sağlanmalıdır. Hidratasyon ön tedavisi CİPİNTU uygulaması sırasında ve sonrasında diürezi sağlamak için gereklidir. Bu hidratasyon aşağıdaki çözeltilerden birinin i.v. infüzyonu ile sağlanır:
−% 0.9 sodyum klorür çözeltisi
−% 0.9 sodyum klorür çözeltisi ve %5 glukoz çözeltisi (1:1) karışımı
CİPİNTU tedavisinden önceki hidratasyon;
6-12 saatlik sürede 100-200 ml/saat intravenöz infüzyon ile sağlanır.
CİPİNTU uygulamasından sonraki hidratasyon;
2 litrelik sıvının 200 ml/saat olacak şekilde 6-12 saatlik bir sürede intravenöz infüzyonu ile sağlanır.
Hidratasyonu takiben oluşan idrar miktarı 100-200 ml/saatin altında ise zorunlu diürez gerekebilir. Bu da 37.5 g mannitolün %10’luk çözeltisi olarak i.v. yoldan (375 ml mannitol %10) uygulaması ile ya da böbrek fonksiyonları normal ise diüretik uygulaması ile sağlanabilir.
Uygulanan CİPİNTU dozunun 60 mg/m2 den yüksek olması halinde mannitol veya diüretik verilmesi gereklidir.
Gerektiği takdirde yeterli idrar sekresyonunu sağlamak için CİPİNTU uygulamasından sonraki 24 saat boyunca hasta bol miktarda sıvı almalıdır.
Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:
Böbrek / Karaciğer yetmezliği:
Böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda veya kemik iliği fonksiyonu baskılanmış olan hastalarda doz azaltılmalıdır.
Karaciğer yetmezliği olan kişilerde dikkatli olunmalıdır. Tedavi süresince karaciğer fonksiyonları düzenli olarak izlenmelidir.
Pediyatrik popülasyon:
Yukarıda belirtildiği şekilde kullanılır.
Geriyatrik popülasyon:
Böbrek ve kemik iliği fonksiyonu normal olan yaşlılar için özel bir uyarı bulunmamaktadır.
Ancak yaşlı hastalarda böbrek fonksiyonlarının azalma olasılığı düşünülerek, doz seçiminde dikkatli olunması ve böbrek fonksiyonlarının izlenmesi gerekir.
4.3.Kontrendikasyonlar
Aşağıdaki durumlarda kullanılmamalıdır:
•Sisplatine veya platin içeren diğer maddelere aşırı duyarlılığı olanlarda
•Sisplatin nefrotoksik ve nörotoksik, özellikle ototoksik olduğundan böbrek fonksiyon bozukluğu olanlarda (kreatinin klirensi < 60 mL/dakika) ve işitme sorunu olanlarda. Bu gibi fonksiyon bozuklukları olan kişilerde bu bozukluklarda artış görülebilir.
•Dehidratasyon (ağır böbrek yetmezliğinden kaçınmak için tedavi öncesi ve sonrası hidratasyon tedavisi gereklidir)
•Miyelosupresyon
•İşitme bozukluğu
•Sisplatinin sebep olduğu nöropati
•Gebelik ve laktasyon
•Sarı humma aşısı dahil olmak üzere canlı aşılar ile birlikte
•Profilaktik kullanımda fenitoin ile kombine olarak
4.4.Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
CİPİNTU yalnızca kemoterapötik ilaçların kullanımında deneyimli doktorların kontrolü
anafilaktik
reaksiyonları kontrol edebilmek için yeterli ekipmana sahip olunmalıdır.
Sisplatin alüminyum metali ile reaksiyona girerek siyah çökelti oluşturur, bu nedenle alüminyum içeren IV setleri, iğneler, kateterler ve enjektörlerin kullanımından kaçınılmalıdır.
Sisplatin tedavisinin ve komplikasyonlarının izlenmesi ile yönetimi, uygun tanı ve kesin tedavi koşulları mevcut olduğunda mümkündür.
Sisplatinin kümülatif olarak ototoksik, nefrotoksik ve nörotoksik olduğu gösterilmiştir. Bu organlara ya da sistemlere toksik etki gösteren ilaçlarla birlikte kullanımı CİPİNTU’nun toksisitesini güçlendirebilir.
CİPİNTU, diğer ilaçlarla veya başka herhangi bir maddeyle karıştırılmamalıdır.
CİPİNTU uygulamasının öncesinde, sırasında ve sonrasında aşağıdaki organ fonksiyonlarına ait parametreler tetkik edilmelidir.
−Böbrek fonksiyonları,
−Karaciğer fonksiyonları,
−Hematopoez fonksiyonları (eritrosit ve lökosit sayıları, trombositler), −Serum elektrolitleri (kalsiyum, sodyum, potasyum, magnezyum) Bu tetkikler CİPİNTU tedavisi boyunca her hafta tekrar edilmelidir.
CİPİNTU’nun tekrar uygulanması aşağıdaki parametreler aşağıdaki normal değerlere dönene kadar geciktirilmelidir:
−serum kreatinin <130 μmol/L; 1.5 mg/dl
−üre < 25 mg/dl
−lökosit sayıları > 4.000 /μl; > 4.0 x 109/L)
−trombosit sayıları > 100.000 /μl; > 100 x 109/L
−odiyogram: sonuçlar normal limitler içinde kalıncaya kadar.
Toksisite
Sisplatin, ağır ve kümülatif nefrotoksisiteye neden olur. İntravenöz infüzyondan önce, uygulama sırasında ve sonrasında yeterli hidratasyonun sağlanması ile nefrotoksisite önlenebilir. Saatte 100 mL veya daha fazla idrar atımı sisplatinin neden olduğu nefrotoksisiteyi asgari seviyeye indirebilir. Bu, sisplatin verilmeden önce ve verildikten sonra uygun bir intravenöz çözeltiden 2 litre verilerek sağlanabilir ( tavsiye edilen: 2.500 mL/m2/24 saat). Hidratasyonda zorlu diürez veya hidratasyon ve uygun diüretikler (örn; mannitol) verilerek nefrotoksisite riski azaltılabilir.
Hiperürisemi ve hiperalbuminemi sisplatinin sebep olduğu nefrotoksisiteye eğilim yaratabilir.
Nöropati
Ağır nöropati vakaları rapor edilmiştir. Bu nöropatiler geri döndürülemez nitelikte olabilir ve parestezi, arefleksi, derin duyu ve vibrasyon hissinin kaybı şeklinde kendisini gösterebilir. Motor fonksiyonların kaybı da yine gözlemlenmiştir. Bu nedenle düzenli aralıklarla nörolojik muayene yapılmalıdır.
Sisplatinin neden olmadığı periferik nöropatili hastalarda özellikle dikkatli olunması önerilmektedir.
Sisplatin verilmesine bağlı olarak sekonder nörotoksisite rapor edilmiştir. Bu nedenle her kullanımdan önce nörolojik tetkikler tavsiye edilir.
Ototoksisite
Odiyogram sisplatin tedavisinin başlamasından hemen önce ve daima diğer bir tedavi kürünün öncesinde yapılmalıdır. Bir kerelik 50 mg/m2 sisplatin verilmiş bulunan hastaların %31’e varan miktarında ototoksisite görülmüştür. Bu durum tinnitus (kulak çınlaması) ve/veya yüksek frekans aralığında (4.000 – 8.000 Hz) işitme kaybı olarak kendisini göstermiştir. Vakaya bağlı olarak hastalar normal bir iletişim kurma yeteneklerini kaybedebilirler. Ototoksik etki, sisplatin alan çocuklarda çok daha belirgin olabilir. İşitme kaybı tek veya iki kulakta ortaya çıkabilir. Sisplatinin birden çok kez verilmesi durumunda daha güçlü veya daha sık görülebilir. Fakat sisplatinin başlangıç dozunda çok seyrek olarak sağırlık rapor edilmiştir. Ototoksisite, kafatasına daha önceden veya eş zamanlı olarak ışın tedavisi uygulanmasıyla güçlenebilir ve azami serum düzeyinin yüksekliğiyle ilişkili olabilir. Sisplatine bağlı ototoksisitenin geri döndürülebilir olup olmadığı bilinmemektedir. Terapiye başlamadan önce ve izleyecek olan sisplatin dozları verilmeden önce yapılacak işitme testleriyle sıkı bir takip gerçekleştirilmelidir. Denge organını ilgilendiren bir toksisite de gözlemlenmiştir (Bkz. Bölüm 4.8).
Alerjik reaksiyonlar
Platin temelli diğer ilaçlarda da olduğu gibi hipersensitivite reaksiyonları çoğu zaman perfüzyon sırasında ortaya çıkar ve perfüzyona son verilerek uygun bir semptomatik tedaviye başlanmasını gerektirirler. Tüm platin bileşiklerinde, bazen ölümcül bir seyir de izleyebilen çapraz reaksiyonlar bildirilmiştir (Bkz. Bölüm 4.3 ve Bölüm 4.8).
Sisplatinle anaflaktoid reaksiyonlar gözlemlenmiştir. Bu reaksiyonlar antihistaminik, adrenalin ve/veya glukokortikoid verilerek tedavi edilebilir.
Karaciğer fonksiyonu ve hematoloji
Kan değerleri ve karaciğer fonksiyonu düzenli olarak kontrol edilmelidir.
Karsinojenik potansiyel
Sisplatin uygulamasıyla aynı bağlamda olmak üzere insanlarda seyrek olarak akut bir lösemi geliştiği gözlemlenmiştir. Genel olarak, sisplatin, aynı şekilde lösemiye neden olabilen başka etkinmaddelerle kombine edildiğinde bu durum ortaya çıkmıştır.
Sisplatin, hayvan hücre kültürlerinde kromozomal malformasyona neden olan bakteriyel bir mutajendir. Karsinojenite mümkün olmakla birlikte kanıtlanmamıştır. Fakat farelerde teratojen ve embriyotoksik etki göstermektedir.
Uygulama bölgesinde reaksiyonlar
Sisplatin uygulamasından sonra lokal reaksiyonlar meydana gelebilir. Ekstravazasyon olasılığı bulunduğundan uygulamanın sıkı bir şekilde takip edilerek bir infiltrasyon olup olmadığına bakılması tavsiye edilir. Halen ekstravazal reaksiyonlar için özel bir tedavi bilinmemektedir.
Bu sitostatik ajan genellikle antineoplastik kemoterapide bulunandan daha belirgin bir toksisiteye sahiptir.
Renal toksisite şiddetli olup, uygulama sırasında özel önlemler gerektirir.
Ototoksisite, miyelodepresyon ve anafilaktik reaksiyonlarla ilgili olarak da yakın izlem gerekmektedir.
Akut bakteriyel ya da viral enfeksiyonlu hastalarda özel bakım gereklidir.
İlacın damar dışına sızması (ekstravazasyon) durumunda:
İnfüzyon hemen durdurulur, iğne yerinde bırakılır, dokudan sızıntı aspire edilir ve % 0,9’luk sodyum klorür ile irigasyon yapılır (eğer önerilenden daha yüksek konsantrasyonda çözeltiler kullanıldıysa: Bkz. Bölüm 6.6.).
Sisplatin uygulamasından sonra sıklıkla bulantı, kusma, ishal görülür (Bkz. Bölüm 4.8.). Hastaların çoğunda 24 saat sonra bu semptomlar kaybolur. Daha az ağır olan bulantı ve anoreksi uygulamadan yedi gün sonraya kadar devam edebilir.
Proflaktik olarak antiemetiklerin uygulanması bulantı ve kusmadan korunmada etkili olabilir. Kusma ve ishal ile kaybedilen sıvı yerine konmalıdır.
Hiperürisemi, çoğu zaman allopürinol verilerek kompanse edilebilir.
İnfüzyon çözeltisi diğer ilaçlarla ve katkı maddeleriyle karıştırılmamalıdır.
Tedavi sırasında ve tedaviden sonraki en az 6 aya kadar erkek ve kadın hastalar uygun doğum kontrol yöntemlerini kullanmaları konusunda uyarılmalıdır (Bkz. Bölüm 4.6).
Sisplatin, siyah renkte bir çökelti oluşturmak suretiyle metalik alüminyumla reaksiyona girer. Bu nedenle alüminyum içeren bütün in vitro setler, iğneler, kateterler ve şırıngaların kullanılmasından kaçınılmalıdır.
Çözelti hastaya uygulamadan önce, çözeltinin berraklığı ve partikül olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Bu tıbbi ürün her flakonda 88,5 mg sodyum ihtiva eder. Bu durum, kontrollü sodyum diyetinde olan hastalar için göz önünde bulundurulmalıdır.
4.5.Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri
Miyelosupresif ilaçlarla veya radyasyon ile birlikte uygulanması, sisplatinin miyelosupresif etkisini artırabilir.
Sisplatin ile birlikte furosemid, hidralazin, diazoksid ve propranolol içeren antihipertansif ilaçların kullanılması sisplatinin neden olduğu nefrotoksisiteyi şiddetlendirebilir.
Nefrotoksik (sefalosporinler, aminoglikozidler veya amfoterisin B veya kontrast madde) veya ototoksik (aminoglikozidler) ilaçlarla birlikte kullanılması, sisplatinin bu organlara yapacağı toksik etkiyi güçlendirir. Sisplatin ile tedavide ve sonrasında, potansiyel olarak azalmış böbrek eliminasyonu nedeniyle, bleomisin ve metotreksat benzeri sitotoksik ajanlar gibi başlıca böbreklerle elimine edilen maddelerin uygulanmasında dikkatli olunması önerilir.
İfosfamidin böbrek toksisitesi, sisplatin ile birlikte kullanıldığında veya daha önce sisplatin verilen hastalarda kullanıldığında daha yüksek olabilir.
Sisplatin allopurinol, kolşisin, probenesid veya sülfinpirazon ile birlikte kullanılacaksa, bu ilaçların dozlarının ayarlanması gerekebilir, çünkü sisplatin ürik asit seviyesinde artışa neden olur.
Ototoksik ilaçların ( örneğin aminoglikozitler, kıvrım diüretikleri) eşzamanlı kullanılması işitme fonksiyonlarındaki toksik etkiyi artırır. 24 saatlik idrar çıkışı 1000 mL’den az olan, 60 mg/m2’yi aşan sisplatin dozları alan hastaların dışında, renal tubuler hasar ve ototoksisite potansiyeli açısından kıvrım diüretikleri ile zorlu diürez yapılmamalıdır.
Sisplatinin; antihistaminiklerle, buklizin, siklizin, loksapin, meklizin, fenotiazinlerle, tioksantenlerle veya trimetobenzamidlerle birlikte kullanılması ototoksisite semptomlarını (örneğin baş dönmesi ve kulak çınlaması) maskeleyebilir.
İfosfamid ile birlikte kullanımı protein atılımında artışa neden olur. İfosfamid tek başına
kullanıldığında
ototoksisitenin arttığı bildirilmiştir. İfosfamidin eşzamanlı olarak kullanılması albümin atılımının artmasına neden olabilir.
İlerlemiş over kanseri olan hastalarla yapılan randomize bir çalışmada, piridoksin ve (hekzametilmelamin) ile birlikte kullanımı tedaviye verilen cevabı negatif olarak etkilemiştir.
Sisplatinin, bleomisin ve vinblastin ile kombine verilmesi Raynaud fenomenine sebep olabilir.
Bulgular, paklitaksel infüzyonundan önce uygulanan sisplatin tedavisinin, paklitaksel klirensini % 33 oranında azaltabildiğini ve dolayısıyla nörotoksisitenin şiddetini artırabildiğini göstermiştir.
Metastatik veya ilerlemiş tümörleri olan kanser hastalarıyla yapılan bir çalışmada, dosetakselin sisplatin ile kombinasyonu, her iki ilacın benzer dozlarda tek ajan olarak verilmesinden daha ağır nörotoksik etkilere sebep olmuştur (dozla ilişkili ve sensorik).
Sisplatin ile kombine olarak bleomisin ve etoposid tedavisinden sonra birkaç vakada düşük lityum düzeyleri bildirilmiştir. Bu nedenle serum lityum düzeylerinin izlenmesi önerilmektedir.
Antikonvülsif ilaçların serum konsantrasyonu sisplatin ile tedavi sırasında muhtemelen subterapötik seviyede kalır.
Fenitoin mevcut tedavi olarak verildiğinde, sisplatin fenitoinin emilimini, dolayısıyla epilepsinin kontrolünü azaltabilir. Sisplatin tedavisi sırasında fenitoinle yeni bir antikonvülsan tedaviye başlanması kesinlikle kontrendikedir.
Penisilamin gibi şelasyon yapıcı ajanlar sisplatinin etkisini azaltabilir.
Hastalık sırasında koagülabilitenin bireyler arası değişkenliğinin yüksek olması, oral antikoagülanlar ve antikanser ilaçlar arasında etkileşim olasılığı INR (protrombin zamanı) izleme sıklığında bir artışı gerektirir.
Sisplatin ve siklosporinin birlikte kullanımında, lenfoproliferasyon riski ile aşırı immunosupresyon hesaba katılmalıdır.
Sisplatin tedavisinin tamamlanmasını takiben üç ay içerisinde canlı virüs aşısı yapılmamalıdır. Yaygın hastalık gelişme riski açısından varsa inaktif aşı kullanılması tavsiye edilir.
Fatal sistemik aşıya bağlı hastalık riskinden dolayı sarı humma aşısı kesinlikle kontrendikedir.
Başka sitotoksiklerle kombinasyon halinde kullanıldığında miyokard iskemisi belirtileri gözlenmiştir.
Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler
Özel popülasyonlara ilişkin herhangi bir etkileşim çalışması tespit edilmemiştir.
Pediyatrik popülasyon
Pediyatrik popülasyona ilişkin herhangi bir etkileşim çalışması tespit edilmemiştir.
4.6.Gebelik ve laktasyon
Genel tavsiye
Gebelik kategorisi: D
Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar / Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon) Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlara hamile kalmamaları önerilmelidir.
Kadın ve erkek hastalar CİPİNTU tedavisi sırasında ve tedaviden sonra en az 6 ay gebeliğin ve/veya üremenin önlenmesi için bir korunma yöntemi kullanmalıdırlar. Tedavi sona erdikten sonra hastalar çocuk sahibi olmak istiyorlarsa genetik konsültasyon önerilmelidir. CİPİNTU ile tedavide geri dönüşümsüz infertilite olasılığına karşı ilerde çocuk sahibi olmak isteyen erkeklerin tedaviden önce spermlerinin dondurulması önerilebilir.
Gebelik dönemi
Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar teratojenik ve embriyotoksik etkileri olduğunu göstermiştir.
Sisplatinin gebelik ve/veya fetus/yeni doğan üzerinde zararlı farmakolojik etkileri bulunmaktadır.
CİPİNTU gerekli olmadıkça gebelik döneminde kullanılmamalıdır. CİPİNTU gebelik döneminde kontrendikedir (bkz. Bölüm 4.3).
Laktasyon dönemi
Sisplatin anne sütüne geçer. Tedavi süresince bebek emzirilmemelidir.
CİPİNTU laktasyon döneminde kontrendikedir (bkz. Bölüm 4.3).
Üreme yeteneği/Fertilite
Farelerde, amenore ve azospermi ile sonuçlanan irreversibl olabilen ve tam infertilite ile sonuçlanabilen gonadal supresyon gözlemlenmiştir.
4.7.Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler
Araç ve makine kullanımına etkileri üzerine bir çalışma yapılmamıştır. Ancak istenmeyen etki profili (merkezi sinir sistemi ve özel duyular) araç ve makine kullanımı üzerinde hafif ve orta derecede etkilere yol açabildiğini gösterir. Bu etkilerin görüldüğü hastalar (ör: uyku hali veya kusma) araç ve makine kullanmaktan kaçınmalıdır.
4.8.İstenmeyen etkiler
İstenmeyen etkiler kullanılan doza ve kümülatif etkilere bağlıdır.
Sisplatinin en sık bildirilen advers etkileri ( > %10) hematolojik (lökopeni, trombositopeni, anemi), gastrointestinal (anoreksi, bulantı, kusma ve diyare), kulak hastalıkları (işitme yetersizliği), böbrek hastalıkları (böbrek yetmezliği, nefrotoksisite, hiperürisemi) ve ateştir.
Tek doz sisplatin uygulanan yaklaşık üç hastadan birinde böbrekler, kemik iliği ve kulaklar üzerinde ağır toksik etkiler rapor edilmiştir. Bu etkiler genellikle doza bağımlı ve kümülatiftir. Ototoksisite çocuklarda daha ağır olabilir.
İstenmeyen etkiler görülme sıklıklarına göre aşağıdaki şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın (≥ 1/10); yaygın (≥ 1/100 ila < 1/10); yaygın olmayan (≥ 1/1.000 ila < 1/100); seyrek (≥ 1/10.000 ila < 1/1.000); çok seyrek (< 1/10.000); bilinmiyor (eldeki veriler ile tahmin edilemiyor)
MedDRA Sistem Organ Sınıfı
Görülme Sıklığı
Advers etki
Enfeksiyonlar ve İnfestasyonlar
Bilinmiyor
Enfeksiyona
Yaygın
Sepsis
Kan ve Lenf sistemi hastalıkları
Çok yaygın
Kemik iliği yetmezliği,
trombositopeni, lökopeni, anemi
Bilinmiyor
Coombs pozitif hemolitik anemi
İyi huylu, kötü huylu ve tanımlanamayan
neoplazmalar
Seyrek
Akut lösemi
Yaygın olmayan
Anafilaktikb reaksiyonlar, Aşırı duyarlılık döküntü, ürtiker, eritem veya pruritus alerjisi olarak ortaya çıkabilir.
Endokrin hastalıkları
Bilinmiyor
Kan amilaz artışı, antidiüretik hormon salgısında değişim
Metabolizma ve beslenme hastalıkları
Bilinmiyor
Sisplatin kaynaklı böbrek hasarının sonucu olarak
dehidrasyon, hipokalemi,
hipofosfatemi, hipokalsemi,
tetani, kas spazmları ve / veya
elektrokardiyogram değişiklikleri, oluşarak katyonların tübüler
yeniden emiliminin azalması.
Hiperkolesterolemi. Kan amilazında artış
Yaygın olmayan
Hipomagnezemi
Çok seyrek
Kan demir değerlendirinde artış
Çok yaygın
Hiponatremi
Sinir sistemi hastalıkları
Bilinmiyor
Serebrovasküler rahatsızlıklar, hemorajik felç, iskemik felç,
serebral arterit, Lhermitte’s
belirtileri, miyelopati, otonomik nöropati
Seyrek
Nöbet, periferal nöropati,
lökoansefalopati, geçici posterior lökoensefalopati sendromu
Göz hastalıkları
Bilinmiyor
Görme bulanıklığı, renk körlüğü, körlük korteksi, optik nevrit,
papilödem, retinal pigmentasyon
Kulak hastalıkları
Yaygın olmayan
Ototoksisite
Bilinmiyor
Çınlama, duyma kaybı
Seyrek
Normal konuşmada bozukluk, sisplatin kaynaklı duyma kaybı
Kardiyak hastalıklar
Bilinmiyor
Kardiyak bozukluk
Yaygın
Aritmi, bradikardi, taşikardi
Seyrek
Kalp kriz
Çok seyrek
Ani kalp durması
Vasküler hastalıklar
Bilinmiyor
Trombotik mikroanjiopati (hemolitik üremik sendrom), Raynaud fenomeni
Venöz tromboembolik
bozukluklar
Yaygın
Enjeksiyon yerinde flebit
Gastrointestinal hastalıklar
Bilinmiyor
Kusma, bulantı, anokreksiya,
nausea, anorexia, hıçkırık, diyare
Yaygın olmayan
Diş etinde metal oluşumu
Seyrek
Stomatit
Hepatobiliyer hastalıklar
Bilinmiyor
Karaciğer enzimlerinde artış,
kanda bilirubin seviyesinde artış
Seyrek
Kanda albümin seviyesinde azalma
Solunum, göğüs ve
mediyastinal hastalıklar
Yaygın
Dispne, pnömoni, solunum yetmezliği
Bilinmiyor
Pulmoner emboli
Deri ve deri altı doku hastalıkları
Bilinmiyor
Döküntü, alopesi
Kas-iskelet sistemi, bağ
dokusu ve kemik hastalıkları
Bilinmiyor
Kas spazmları
Böbrek ve idrar yolu hastalıkları
Bilinmiyor
Akut böbrek yetmezliği, böbrek yetmezliği, renal tübüler
yetmezlik
Çok yaygın
Hiperürisemi
Üreme sistemi hastalıkları
Yaygın olmayan
Anormal spermatogenezis ve ovulasyon ve ağrılı jinekomasti
Genel bozukluklar ve
uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar
Bilinmiyor
Yüksek ateş (çok yaygın), asteni, halsizlik, enjeksiyon bölgesinde ekstravazasyon d
a: Enfeksiyonlar bazı hastalarda ölümle sonuçlanabilir.
b: Anafilaktik reaksiyonlar için raporlanan bazı semptomlar; yüzde ödem, hırıltılı solunum, bronkospazm, taşikardi ve hipotansiyon.
c: BUN ve kreatinin yükselmeleri, serum ürik asit ve / veya kreatinin klirensinde azalma, böbrek yetmezliği başlığı altında toplanır.
d: Ekstravazasyon sonucu olarak, doku selüliti, fibrozis ve nekroz (yaygın) ,ağrı (yaygın), ödem (yaygın) ve eritem (yaygın) dahil olmak üzere lokal yumuşak doku toksisitesi görülebilir.
Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması
Ruhsatlandırma sonrası şüpheli ilaç advers reaksiyonlarının raporlanması büyük önem taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar / risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildirmeleri gerekmektedir (www.titck.gov.tr; e- posta: tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99).
4.9.Doz aşımı ve tedavisi
Sisplatinde akut doz aşımı böbrek yetmezliğine, karaciğer yetmezliğine, sağırlığa, oküler toksisiteye (ağtabakada ayrılma dahil), anlamlı kemik iliği süpresyonuna, tedavi edilemez mide bulantısı ve/veya nörite neden olabilir. Doz aşımı ölümcül olabilir.
Aşırı doz durumunda, bildirilen toksik etkilerin abartılı şekilde ortaya çıkması beklenebilir. Aşırı doz alımından hemen sonra yeterli hidratasyon ve osmotik diürez uygulanması sisplatinin toksisitesini azaltmaya yardımcı olur.
Aşırı doz durumunda (200 mg/m2), solunum merkezine doğrudan etki ile hayati tehlike teşkil eden solunum bozuklukları ve kan beyin bariyerinin aşılması ile asit baz dengesinde bozukluklar olabilir.
Sisplatinle doz aşımı durumunda spesifik bir antidot yoktur. Doz aşımından sonraki 4 saat içerisinde hemodiyaliz yapılsa bile sisplatin çabuk ve güçlü bir şekilde proteinlerle bağlandığından sisplatinin eliminasyonu düşüktür.
Doz aşımı durumunda genel olarak destekleyici tedbirler endikedir.
5.FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER
5.1. Farmakodinamik özellikler
Farmakoterapötik grup: Antineoplastik ajanlar/platin bileşikleri ATC kodu: L01XA01
Sisplatin [cis-diamindiklorplatin(II)] içeren inorganik ağır metaldir. Bu madde DNA zincirinin içinde ve zincirler arasında çapraz bağlanmalar oluşturarak DNA sentezine engel olur. Ayrıca daha düşük derecede protein ve RNA sentezini de inhibe eder.
Sisplatinin temel etki mekanizması DNA sentezinin inhibisyonu olarak görünse de, vücudun tümör hücrelerine karşı oluşturduğu bağışıklık tepkisinin (immünojenisite) güçlendirilmesi gibi diğer başka mekanizmalar da antineoplastik aktivitesine katkıda bulunabilir.
Sisplatinin onkolitik özellikleri alkilleyici ajanların özellikleri ile kıyaslanabilir. Sisplatin ayrıca immünosupresif, antimikrobiyal ve radyasyona duyarlaştırıcı özelliklere de sahiptir.
Sisplatinin etkinliği hücre siklusuna özgü görünmemektedir.
Sisplatin sitotoksik etkisini bütün DNA bazlarına, özellikle guanin ve adenosinin N-7 pozisyonuna bağlanarak gösterir.
5.2.Farmakokinetik özellikler
Genel özellikler
Emilim:
Uygulama şekli nedeniyle veri yoktur.
Dağılım:
İntravenöz uygulamadan sonra sisplatin hızla tüm dokulara dağılır; sisplatin merkezi sinir sistemine kısmi olarak nüfuz eder. En yüksek konsantrasyonlara karaciğer, böbrekler, mesane, kas dokusu, deri, testisler, prostat, pankreas ve dalakta ulaşılır.
Sisplatin %90 oranında plazma proteinlerine bağlanır.
Biyotransformasyon:
Enzimatik olmayan şekilde bir ya da daha çok metabolite dönüşür.
Eliminasyon:
Boşaltım öncelikle idrar yoluyla gerçekleşir: Tedavi edilen dozun% 27-43’ü, tedaviden sonraki ilk beş gün içinde idrarla toplanır. Platin ayrıca safradan atılır.
İntravenöz uygulama sonrasında, filtre edilebilir, proteine bağlı olmayan sisplatin’in eliminasyonu sırasıyla başlangıç ve terminal yarılanma ömrü 10-20 dakika ve 32-53 dakika olarak iki fazlı olmaktadır. Toplam platin miktarının ortadan kaldırılması trifazik olarak gerçekleşir ve yarım ömrü sırasıyla 14 dakika ve 274 dakika ve 53 gün olarak gerçekleşir.
Doğrusallık/doğrusal olmayan durum:
Sisplatin non-lineer farmakokinetiğe sahiptir.
5.3.Klinik öncesi güvenlilik verileri
Kronik toksisite
Kronik toksisite modelleri, böbrek hasarı belirtileri, kemik iliği depresyonu, gastrointestinal bozukluklar ve ototoksisite göstermiştir.
Mutajenisite ve karsinojenisite
Sisplatin çeşitli in vivo ve in vitro testlerde (bakteri test sistemleri ve hayvan hücreleri ve doku kültüründe kromozom anomalileri) mutajeniktir. Sisplatin farelerde ve sıçanlarda yapılan uzun dönemli testlerde karsinojenik etki göstermiştir.
Üreme toksisitesi
Fertilite: Amenore ve azospermi ile sonuçlanan gonadal supresyon irreversibl olabilir ve tam infertiliteye neden olabilir.
Sıçanlardaki çalışmalar, gebelik süresince maruziyetin erişkin dölde tümörler ürettiğini göstermiştir.
Hamilelik ve laktasyon: Sisplatin farelerde ve sıçanlarda embriyotoksik ve teratojeniktir, her iki cinste de malformasyonlar bildirilmiştir. Sisplatin anne sütünde bulunmuştur.
6.FARMASÖTİK ÖZELLİKLER
6.1. Yardımcı maddelerin listesi
Sodyum klorür
Sodyum hidroksit
Hidroklorik asit
Enjeksiyonluk su
Azot
6.2.Geçimsizlikler
Sisplatin, alüminyum ile reaksiyona girer ve siyah platin çökeltisi oluşur. Bu nedenle alüminyum içeren herhangi bir malzeme ile direkt temasa geçmemelidir (iğne, şırınga, kateter, i.v. infüzyon seti).
Sisplatin düşük klorür içerikli ortamda çözelti ile ayrışır; klorür konsantrasyonu en az % 0.45 oranında sodyum klorür ile eşdeğer olmalıdır.
Bu tıbbi ürün bölüm 6.6. da belirtilenlerin dışında başka tıbbi ürünlerle karıştırılmamalıdır. CİPİNTU yalnızca %5 glukoz çözeltisi veya yalnızca %5 mannitol çözeltisi ile seyreltilmemelidir, sadece ʽʽBölüm 6.6ʼʼda belirtildiği gibi ilave olarak sodyum klorür içeren karışımlar ile seyreltilmelidir.
Sodyum metabisülfit gibi antioksidanlar, sodyum bikarbonat, sülfatlar, fluorourasil ve paklitaksel infüzyon sistemi içersinde sisplatini inaktive edebilir.
6.3.Raf ömrü
24 ay.
6.4.Saklamaya yönelik özel tedbirler
25 °C altındaki oda sıcaklığında, ışıktan korunarak ambalajında saklanmalıdır. Buzdolabında saklanmamalı ve dondurulmamalıdır.
Mikrobiyolojik açıdan; ürün seyreltildikten sonra derhal kullanılmalıdır.
Eğer hemen kullanılmazsa, kullanımdan önceki saklama süresi ve saklama koşulları kullanıcının sorumluluğundadır ve seyreltme kontrollü ve valide edilmiş aseptik koşullar altında gerçekleştirilmelidir.
CİPİNTU; aşağıda yer alan çözeltiler ile seyreltildiğinde, 25°C’nin altındaki oda sıcaklığında 6 saat kimyasal ve mikrobiyolojik açıdan stabildir:
– %0.9 sodyum klorür çözeltisi
– %0.9 sodyum klorür çözeltisi + %5 glukoz çözeltisi
– %0.9 sodyum klorür çözeltisi + %5 mannitol çözeltisi
6.5.Ambalajın niteliği ve içeriği
Kutuda; klorobütil gri kauçuk tıpa ve alüminyum flip-off lacivert kapak ile kapatılmış, 25 ml çözelti içeren amber renkli Tip I cam flakon (1 adet).
6.6.Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler
Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve “Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Kontrolü Yönetmeliği”ne uygun olarak imha edilmelidir.
İnfüzyon için sisplatin çözeltisinin hazırlanması:
Sitotoksik maddeler uygulama için yalnızca bu işte tecrübeli olanlar tarafından hazırlanmalıdır.
CİPİNTU kullanılmadan önce seyreltilmelidir. İnfüzyon çözeltisinin hazırlanması için sisplatin ile etkileşebilecek alüminyum içeren herhangi bir cihazdan (i.v. infüzyon setleri, iğneler, kateterler, şırıngalar) kaçınılmalıdır. (Bkz. Bölüm 6.2.).
İnfüzyon çözeltisi aseptik koşullarda hazırlanmalıdır.
Konsantre çözeltinin seyreltilmesi için aşağıdaki çözeltilerden biri kullanılmalıdır:
•%0.9 sodyum klorür çözeltisi
•%0.9 sodyum klorür çözeltisi ve %5 glukoz çözeltisi (1:1) karışımı, (Nihai konsantrasyon %0.45 sodyum klorür, %2.5 glukoz)
Sisplatin tedavisinden önce hidratasyon olanaklı olmamışsa konsantre aşağıdaki çözelti ile seyreltilmelidir:
•%0.9 sodyum klorür çözeltisi ve %5 mannitol çözeltisi (1:1) karışımı (Nihai konsantrasyon %0.45 sodyum klorür, %2.5 mannitol)
Bölüm 4.2’deki bilgilere göre hesaplanmış CİPİNTU’nun gerekli miktarı (dozu) yukarıda bahsedilen çözeltilerden birinin 1-2 litresi içinde seyreltilmelidir.
Seyreltilmiş çözelti sadece i.v. infüzyonla uygulanır (Bkz. Bölüm 4.2.)
Sadece berrak ve renksiz, görülebilir partikül içermeyen çözeltiler kullanılmalıdır.
Sadece tek kullanım içindir.
Diğer sitotoksik ajanlar gibi sisplatin çok dikkatle kullanılmalıdır: Eldiven, yüz maskesi ve koruyucu giysiler gereklidir ve yaşamsaldır. Sisplatin, eğer olanaklı ise koruyucu laminar hava akışlı kabin altında hazırlanmalıdır. Deri ve mukoz membranlara temasından kaçınılmalıdır. Hamile hastane personeli sisplatin ile çalışmamalıdır.
Deri ile temas halinde: Bol su ile yıkanmalıdır. Geçici yanma hissi varlığında bir pomad sürülmelidir (Bazı kişiler platine hassastır ve deri reaksiyonları görülebilir).
Dökülmesi durumunda, operatörler eldiven giymeli ve hazırlama alanında bu amaçla bulundurulan bir sünger ile dökülen materyali temizlemelidir. Hazırlama alanı iki kere durulanmalıdır. Tüm çözelti ve sünger plastik bir torbaya koyulup kapatılmalıdır.
Çözeltinin dökülmesi nedeniyle sisplatin ile temas eden tüm parçalar lokal sitotoksik gerekliliklerine göre imha edilmelidir.
7.RUHSAT SAHİBİ
Koçsel İlaç San. Ve Tic. A.Ş.
Koşuyolu Cad. No: 34
34718 Kadıköy / İSTANBUL
Tel: 0 216 544 90 00
Faks: 0 216 545 59 99
8.RUHSAT NUMARASI
2018/678
9.İLK RUHSAT TARİHİ / RUHSAT YENİLEME TARİHİ İlk ruhsat tarihi: 10.12.2018
Ruhsat yenileme tarihi:
10.KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ: