BUPRAPAN 450 MG UZATILMIS SALIMLI TABLET (30 TABLET)
KULLANMA TALİMATI
BUPRAPAN 450 mg uzatılmış salımlı tablet
Ağızdan alınır.
•Etkin madde: Bupropiyon hidroklorür. Her bir tablet 450 mg bupropiyon hidroklorür içerir. •Yardımcı maddeler: Polivinil alkol, gliseril dibehenat, etil selüloz, povidon, makrogol, metaakrilik asit etil ekrilat kopolimer dispersiyon (Eudragit L30 D–55), silikon dioksit, trietil sitrat, metilen klorür, izopropil alkol, amonyum klorür, avisel (PH102), magnezyum stearat, Opadry 85F18422 White, su.
Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.
•Bu kullanma talimatını saklayınız. Daha sonra tekrar okumaya ihtiyaç duyabilirsiniz. •Eğer ilave sorularınız olursa, lütfen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
•Bu ilaç kişisel olarak sizin için reçete edilmiştir, başkalarına vermeyiniz.
•Bu ilacın kullanımı sırasında, doktora veya hastaneye gittiğinizde bu ilacı kullandığınızı doktorunuza söyleyiniz.
•Bu talimatta yazılanlara aynen uyunuz. İlacınız hakkında size önerilen dozun dışında yüksek veya düşük doz kullanmayınız.
Bu Kullanma Talimatında:
1. BUPRAPAN nedir ve ne için kullanılır?
2. BUPRAPAN kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler 3. BUPRAPAN nasıl kullanılır?
4. Olası yan etkiler nelerdir?
5. BUPRAPAN’ın saklanması
Başlıkları yer almaktadır.
1.BUPRAPAN nedir ve ne için kullanılır?
•BUPRAPAN uzatılmış salımlı tablet, 450 mg bupropiyon hidroklorür içerir.
•BUPRAPAN, beyaz ile beyaza yakın renkte, kaplı, kenarları eğimli, oval şekilli tabletler halindedir.
•Kutuda 30 film tablet içeren Şeffaf PVC/PVDC Alu ambalajlar ile kullanıma sunulmaktadır. •BUPRAPAN, antidepresan olarak bilinen bir ilaç grubuna dahildir. BUPRAPAN’ın beyinde bulunan “noradrenalin” ve “dopamin” adlı kimyasal maddelerle etkileşime girerek etki gösterdiği düşünülmektedir.
•BUPRAPAN, depresyonunuzu tedavi etmek için reçete edilmiştir.
1
2.BUPRAPAN’ı kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler
UYARI:
Antidepresanların çocuklar ve 24 yaşına kadar olan gençlerdeki kullanımının intihar düşünce ya da davranışlarını artırma olasılığı bulunmaktadır. Bu nedenle, özellikle tedavinin başlangıcı ve ilk aylarında, ilaç dozunun artırılma/azaltılma ya da kesilme dönemlerinde, hastanın gösterebileceği huzursuzluk, aşırı hareketlilik gibi beklenmedik davranış değişiklikleri ya da intihar olasılığı gibi nedenlerle hastanın gerek ailesi gerekse tedavi edicilerle yakinen izlenmesi gereklidir. BUPRAPAN’ın 18 yaşın altındaki hastalarda kullanımı yoktur.
BUPRAPAN sigarayı bırakma tedavisinde kullanılmaz. Fakat bupropiyon içeren diğer ilaçlar kullanılabilir. Bupropiyon kullanan hastalarda depresyon, intihar düşüncesi, intihar girişimi ve intihar eylemi dahil, fakat bunlarla sınırlı olmayan, ciddi nöropsikiyatrik olaylar bildirilmiştir. Bazı vakalarda belirtiler sigarayı bırakan hastalardaki nikotin yoksunluğu belirtileri nedeniyle karmaşık hale gelebilmektedir. Depresif duygu durumu nikotin yoksunluğunun belirtisi olabilir. Sigarayı ilaçsız bırakma girişiminde bulunan hastalarda seyrek olarak, intihar düşüncesi de dahil olmak üzere, depresyon raporlanmıştır. Bununla beraber bu belirtilerin bazıları sigara içmeye devam eden bupropiyon alan hastalarda da görülmüştür.
Bupropiyon kullanan tüm hastalar; davranış değişikliği, saldırganlık, ajitasyon, depresif duygu durumu, intihar düşüncesi, intihar girişimi ve intihar eylemi dahil nöropsikiyatrik belirtiler için gözlemlenmelidir. Önceden varolan psikiyatrik hastalıkların kuvvetlenmesi ve intihar eylemi gibi durumların yanı sıra yukarıdaki belirtiler de bupropiyon içeren diğer ilaçları kullanarak sigarayı bırakmayı deneyen hastalarda pazarlama sonrası deneyimlerde bildirilmiştir. Bu belirtiler bildirildiğinde, vakaların çoğu bupropiyon içeren diğer ilaçları kullananlarda, fakat bazıları bupropiyon içeren diğer ilaçların tedavisinin sona erdirilmesini takiben görülmüştür. Bu olaylar, önceden bilinen psikiyatrik hastalığı olan ve olmayan hastalarda görülmüştür; bazılarında psikiyatrik hastalığın kötüleştiği görülmüştür. Şizofreni, bipolar bozukluk, major depresif bozukluk gibi ciddi psikiyatrik hastalıkları olan hastalar bupropiyon içeren diğer ilaçların pazarlama öncesi çalışmalarında yer almamışlardır.
Bupropiyon içeren diğer ilaçlar ile sigarayı bırakmayı deneyen hastalar, aileleri ve bakıcıları, hasta için atipik olan ajitasyon, saldırganlık, depresif duygu durumu ya da davranış veya düşünce değişikliği fark edilirse ya da hastada intihar düşüncesi gelişirse veya intihar teşebbüsünde bulunursa, bupropiyon içeren diğer ilaçların kullanımının bırakılması ve derhal doktoruna ulaşılması konusunda uyarılmalıdır. Birçok pazarlama sonrası vakada, bupropiyon içeren diğer ilaçlar bırakıldıktan sonra belirtilerin kaybolduğu bildirilmiştir. Fakat bazı vakalarda belirtiler devam etmiştir. Bu nedenle belirtiler kaybolana kadar takibin devamı ve destekleyici bakım sağlanmalıdır.
Bupropiyon içeren diğer ilaçların sigarayı bırakmadaki riskleri ile kullanımının getireceği yararlar değerlendirilmelidir. Plaseboyla karşılaştırıldığında, bupropiyon içeren diğer ilaçların sigaradan uzak kalma olasılığını 6 aya kadar arttırdığı gösterilmiştir. Sigarayı bırakmanın sağlık açısından yararları hemen görülmeye başlar ve çok önemlidir.
2
BUPRAPAN’ı aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ
Eğer;
•Bupropiyona veya BUPRAPAN’ın diğer bileşenlerinden herhangi birine karşı alerjiniz varsa (Kullanma Talimatının başındaki yardımcı maddeler listesine bakınız),
•Bupropiyon içeren başka herhangi bir ilaç kullanıyorsanız,
•Size sara hastalığı (epilepsi) tanısı konulduysa veya daha önce nöbet geçirdiyseniz, •Beslenme bozukluğunuzvarsa veya daha önce olduysa (örneğin, bulimia veya anoreksia nervoza),
•Genellikle çok fazla alkol alırken alkol almayı yeni bıraktıysanız veya bırakmak üzereyseniz,
•Yatıştırıcı ilaç kullanmayı yakın zamanda bıraktıysanız veya bu ilaçları kullanmayı BUPRAPAN kullandığınız sırada bırakacaksanız,
•Son 14 gün içinde depresyon tedavisinde kullanılan “monoamin oksidaz inhibitörleri (MAOİ)” adı verilen başka ilaçlar kullandıysanız veya bu ilaçları kullanıyorsanız, •Beyin tümörünüz varsa,
•Ciddi karaciğer sorunlarınız (karaciğer sirozunuz) varsa.
Bunlardan herhangi biri sizin için geçerliyse, BUPRAPAN’ı kullanmadan önce doktorunuza danışınız.
BUPRAPAN’ı aşağıdaki durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ: BUPRAPAN’ı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Brugada sendromu
Brugada sendromu (kalp ritmini etkileyen nadir bir kalıtsal sendrom) adı verilen bir rahatsızlığınız varsa ya da ailenizde kalp durması veya ani ölüm meydana gelmişse.
Çocuklar ve ergenler:
BUPRAPAN 18 yaşından küçük çocuklarda kullanılmaz.
18 yaşından küçük çocuklar antidepresan ilaçlar ile tedavi edildiğinde intihar düşünce ve davranış riskinde artış söz konusudur.
Yetişkinler:
Aşağıdaki durumlarda nöbet geçirme ihtimali daha yüksektir:
BUPRAPAN’ın yaklaşık her 1.000 kişiden 1’inde nöbetlere (sara krizi, inme) neden olduğu gösterilmiştir.Aşağıda listelenen durumların görüldüğü kişilerde bu yan etkinin görülme olasılığı daha yüksektir. Tedaviniz sırasında nöbet (sara krizi, inme) geçirirseniz BUPRAPAN kullanmayı bırakınız, daha fazla ilaç almayınız ve doktorunuza danışınız.
•Diyabet (şeker) hastasıysanız ve bunun için insülin veya tablet kullanıyorsanız,
3
•Ciddi bir kafa yaralanması veya travması geçirdiyseniz,
•Daha önce nöbet (sara krizi, inme) geçirdiyseniz,
•Uyarıcı ilaçlar (stimülanlar) veya iştah baskılayan (anorektik) ürünler kullanıyorsanız.
Bipolar bozukluğunuz (ruhsal durumdaki zıt yönlü değişiklikler) varsa, BUPRAPAN bir atak geçirmenize neden olabilir.
Depresyon için başka ilaçlar kullanıyorsanız, bu ilaçların BUPRAPRAN ile birlikte kullanılması potansiyel olarak yaşamı tehdit edici bir durum olan serotonin sendromuna yol açabilir (bu bölümdeki “Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı” başlığına bakınız).
Ciddi karaciğer veya böbrek sorunlarınız varsa veya 65 yaşın üzerindeyseniz, sizde yan etkilerin görülme olasılığı daha yüksektir.
Eğer yukarıdakilerden herhangi biri sizin için geçerliyse, BUPRAPAN’ı kullanmadan önce yeniden doktorunuza danışınız. Doktorunuz, tedaviniz ile özel olarak ilgilenmek isteyebilir veya başka bir tedavi önerebilir.
İntihar düşünceleri ve depresyonunuzun kötüleşmesi:
Eğer depresyondaysanız, kendinize zarar verme ya da kendinizi öldürme düşüncelerine sahip olabilirsiniz. Antidepresanlara ilk olarak başladığınızda bu düşüncelerde artış olabilir; çünkü bu ilaçların etki göstermeye başlaması biraz zaman alacaktır. Bu süre genellikle iki hafta veya biraz daha uzundur.
Aşağıdaki durumlar söz konusuysa böyle düşüncelere sahip olma olasılığınız daha yüksektir: • Eğer daha önce kendinizi öldürme veya kendinize zarar verme düşüncelerine sahip olduysanız, • Eğer genç bir yetişkinseniz. Klinik çalışmalardan elde edilen veriler; bir antidepresanla tedavi edilmiş, psikiyatrik tıbbi durumların olduğu 25 yaşından küçük yetişkinlerde intihar davranışı riskinin arttığını göstermiştir.
Eğer herhangi bir zamanda kendinize zarar verme ya da kendinizi öldürme düşünceleriniz olduysa, doktorunuzla konuşunuz ya da hemen bir hastaneye gidiniz.
Bir akrabanıza ya da yakın bir arkadaşınıza depresyonda olduğunuzu söylemeniz faydalı olabilir ve onlardan bu kullanma talimatını okumalarını isteyebilirsiniz. Onlara, depresyonunuzun ağırlaştığını düşünüp düşünmediklerini ya da davranışınızdaki değişikliklerden endişelenip endişelenmediklerini size söylemelerini isteyebilirsiniz.
Yüksek kan basıncı ve BUPRAPAN:
BUPRAPAN, kardiyovasküler (kalp-damar) hastalığı olanlarda dikkatle kullanılmalıdır.
BUPRAPAN kullanan bazı hastalarda kan basıncında tedavi gerektiren bir yükselme olur. Bu durum, daha önce hipertansif (kan basıncı yüksek) olan veya olmayan hastalarda gözlemlenmiştir. Tedavi başlangıcında özellikle tedavi öncesi hipertansiyonu (yüksek kan basıncı) olan hastalarda kan basıncı ölçülmeli ve izlenmelidir. Kan basıncında klinik olarak anlamlı yükselme gözlendiğinde BUPRAPAN tedavisine son verilmesi düşünülmelidir. Eğer halihazırda yüksek kan basıncınız varsa, bu daha da kötüleşebilir. Bu durumun gerçekleşme olasılığı, sigarayı bırakmanıza yardımcı olması için nikotin bantları kullanıyorsanız daha yüksektir.
Eğer yüksek kan basıncı öykünüz varsa doktorunuzu bilgilendiriniz.
4
BUPRAPAN’ın yiyecek ve içecek ile kullanılması
BUPRAPAN, aç ya da tok karnına alınabilir.
Alkol, BUPRAPAN’ın etki mekanizmasını ve BUPRAPAN ile birlikte alındığında nadiren de olsa sinirlerinizi veya ruhsal durumunuzu etkileyebilir. Bazı kişiler BUPRAPAN kullandıkları sırada alkole karşı daha duyarlı olduklarını fark etmişlerdir. Doktorunuz, BUPRAPAN kullanırken alkol (bira, şarap veya sert içkiler) almamanızı veya çok az almanızı önerebilir. Ancak çok fazla alkol alıyorsanız, hemen bırakmayınız; bu durum sizin kriz geçirmenize neden olabilir.
Alkol alma konusunu BUPRAPAN kullanmaya başlamadan önce doktorunuza danışınız.
Hamilelik
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Eğer hamileyseniz, hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız ya da hamile kalmayı planlıyorsanız, doktorunuz önermediği sürece, BUPRAPAN kullanmayınız.
Bazı çalışmalarda, BUPRAPAN kullanan annelerin bebeklerinde özellikle kalp kusurları olmak üzere doğum kusurları riskinde artış rapor edilmiştir. Bu kusurların, BUPRAPAN kullanımına bağlı olup olmadığı bilinmemektedir.
BUPRAPAN kesinlikle gerekli olmadıkça hamilelik döneminde kullanılmamalıdır. BUPRAPAN kullanıldığı süre boyunca uygun bir doğum kontrol yöntemi kullanılmalıdır.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirme
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
BUPRAPAN’ın içeriğindeki maddeler anne sütüne geçebilir. BUPRAPAN’ı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Araç ve makine kullanımı
BUPRAPAN gözlerinizin kararmasına veya sersemlemenize yol açarsa, herhangi bir araç veya makine kullanmayınız.
BUPRAPAN’ın içeriğinde bulunan bazı yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler Uyarı gerektiren yardımcı madde bulunmamaktadır.
Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı
Son 14 gün içinde depresyon tedavisinde kullanılan “monoamin oksidaz inhibitörleri (MAOİ)” adı verilen başka ilaçlar (selejilin, moklobemid gibi) kullandıysanız veya bu ilaçları kullanıyorsanız, BUPRAPAN’ı kullanmadan önce doktorunuza danışınız (ayrıca bu bölümün başındaki “BUPRAPAN’ı aşağıdaki durumlarda kullanmayınız” başlığına bakınız).
5
Bazı ilaçları BUPRAPAN ile birlikte almayınız. Bunların bazıları kriz veya nöbet geçirme
olasılığınızı artırabilir. Başka ilaçlar, diğer yan etkilerin görülme riskini artırabilir. Aşağıda bazı
örnekler sıralanmıştır, ancak bu tam bir liste değildir.
Aşağıdaki durumlarda nöbet geçirme riski her zamankinden daha yüksek olabilir:
•Depresyon veya diğer ruhsal hastalıklar için ilaçlar kullanıyorsanız (depresyon için
sitalopram, diğer ruhsal hastalıklar için haloperidol gibi),
•Astım veya akciğer rahatsızlığı için teofilin kullanıyorsanız,
•Güçlü bir ağrı kesici olan tramadol kullanıyorsanız,
•Yatıştırıcı ilaçlar kullanıyorsanız veya BUPRAPAN kullanırken bu ilaçları kullanmayı
bırakacaksanız (başta diazepam olmak üzere benzodiazepinler) (ayrıca bu bölümün başındaki
“BUPRAPAN’ı aşağıdaki durumlarda kullanmayınız” başlığına bakınız),
•Sıtmaya karşı ilaçlar kullanıyorsanız (meflokin veya klorokin gibi),
•Kilonuzu veya iştahınızı kontrol etmek amacıyla uyarıcılar veya başka ilaçlar
kullanıyorsanız (amfetamin, dekstroamfetamin içeren ilaçlar gibi)
•“Kinolon” denilen antibiyotiklerden kullanıyorsanız,
•Steroid (prednizolon) kullanıyorsanız (ağızdan veya enjeksiyon yoluyla),
•Uyuklama haline neden olabilecek bazı antihistamik ilaçlar (loratadin gibi)
kullanıyorsanız,
•Diyabet için ilaç (insülin ve diyabet kontrolüne yönelik tabletler; örneğin glimepirid)
kullanıyorsanız.
Bu uyarıların herhangi biri sizin için geçerliyse, BUPRAPAN kullanmadan önce
doktorunuzla konuşunuz. Doktorunuz BUPRAPAN’ın yol açacağı riskleri ve sağlayacağı
faydaları değerlendirecektir.
Aşağıdaki durumlarda diğer yan etkilerin ortaya çıkma olasılığı her zamankinden fazla
olabilir:
•Depresyon için başka ilaçlar (amitriptilin, fluoksetin, paroksetin, sitalopram, essitalopram,
venlafaksin, dosulepin, desipramin veya imipramin gibi) veya diğer zihinsel hastalıklar için
başka ilaçlar (klozapin, risperidon, tiyoridazin veya olanzapin gibi) kullanıyorsanız,
BUPRAPAN, depresyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar ile etkileşim gösterebilir ve sizde
zihinsel durum değişiklikleri (örneğin; endişeli hissetme (ajitasyon), var olmayan şeyleri
görme veya duyma (halüsinasyonlar), koma) ve 38°C’nin üzerindeki vücut sıcaklığı, kalp atım
hızında artış, düzensiz kan basıncı gibi diğer etkiler ve tepkilerin abartılması, kas sertliği,
koordinasyon eksikliği ve/veya mide-bağırsak belirtileri (örneğin; bulantı, kusma, ishal)
ortaya çıkabilir (serotonin sendromu).
•Parkinson hastalığı için ilaç kullanıyorsanız (levodopa, amantadin veya orfenadrin),
•Vücuduzun BUPRAPAN’I kullanma yeteneğini etkileyen bir ilaç kullanıyorsanız
(karbamazepin, fenitoin, valproat, fenobarbital),
•Kanser tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar kullanıyorsanız (siklofosfamid, ifosfamid,
tamoksifen gibi),
•Esas olarak felç gelişimini önlemek veya kalp hastalığını tedavi etmek için kullanılan
tiklopidin veya klopidogrel kullanıyorsanız,
•Bazı beta blokörleri (metoprolol gibi) kullanıyorsanız,
•Kalp ritmi düzensizlikleri nedeniyle bazı ilaçlar (propafenon veya flekainit)
kullanıyorsanız,
•Sigarayı bırakmanıza yardımcı olması için nikotin bantları kullanıyorsanız.
doktorunuzla konuşunuz.
6
Aşağıdaki durumlarda BUPRAPAN’ın etkisi azalabilir:
•HIV enfeksiyonu tedavisinde kullanılan ritonavir ya da efavirenzkullanıyorsanız.
Bu durum sizin için geçerliyse doktorunuzla konuşunuz. Doktorunuz BUPRAPAN’ın sizin için ne kadar etkili olduğunu kontrol edecektir. Kullandığınız BUPRAPAN dozunun artırılması veya depresyon tedavinizde değişiklik yapılması gerekebilir. Nöbetler de dahil olmak üzere, yan etkilerin ortaya çıkma riskini artırabileceğinden, doktorunuz karar vermeden BUPRAPAN dozunu artırmayınız,
BUPRAPAN aşağıdaki durumlarda diğer ilaçların etkisini azaltabilir:
•Meme kanseri için tamoksifen kullanıyorsanız,
Bu durum sizin için geçerliyse doktorunuzla konuşunuz. Depresyon tedavinizde değişiklik yapılması gerekebilir.
•Kalbiniz için digoksin kullanıyorsanız,
Bu durum sizin için geçerliyse doktorunuzla konuşunuz. Doktorunuz, digoksin dozunun ayarlanmasını gerekli görebilir.
İdrar testleri üzerindeki etki
BUPRAPAN, başka ilaçların tespitinde kullanılan bazı idrar testleri ile etkileşime girebilir. İdrar testi yaptırmanız gerekiyorsa, doktorunuza veya hastanenize BUPRAPAN kullandığınızı söyleyiniz.
Bunlardan herhangi biri sizin için geçerliyse BUPRAPAN’ı almadan önce doktorunuzla konuşunuz.
Eğer reçeteli ya da reçetesiz herhangi bir ilacı şu anda kullanıyorsanız veya son zamanlarda kullandınız ise lütfen doktorunuza veya eczacınıza bunlar hakkında bilgi veriniz.
3.BUPRAPAN nasıl kullanılır?
Uygun kullanım ve doz/uygulama sıklığı için talimatlar:
Bu ilacı her zaman tam olarak doktorunuzun veya eczacınızın size söylediği gibi kullanınız. Belirtilen dozlar genel dozlardır, ancak doktorunuzun önerisi size özel olacaktır. Emin değilseniz doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Daha iyi hissetmeye başlamanız için bir süre gerekebilir. İlacın tam etkisini gösterebilmesi bazen haftalar veya aylar alabilir. Daha iyi hissetmeye başladığınızda doktorunuz, depresyonun tekrar ortaya çıkmasını önlemek amacıyla BUPRAPAN’ı kullanmaya devam etmenizi önerebilir.
Yetişkinler için tavsiye edilen genel doz günde 1 kez alınan 150 mg’dir.
Birkaç hafta geçmesine rağmen depresyonunuzda düzelme olmazsa doktorunuz günlük dozunuzu 300 mg’a yükseltebilir.
Bazı kişilerde tüm tedavi süresince uygulanan doz günde 1 kez alınan 150 mg’dır. Eğer karaciğer veya böbrek sorunlarınız varsa doktorunuz bu dozu size reçete etmiş olabilir.
BUPRAPAN’ı ne kadar süre ile kullanacağınıza yalnızca siz ve doktorunuz birlikte karar verebilirsiniz. Herhangi bir iyileşme görebilmeniz için haftalar veya aylar gerekebilir. İlacınızı ne kadar süre ile kullanacağınızı belirlemek için doktorunuz ile düzenli olarak belirtilerinizi konuşunuz. Daha iyi hissetmeye başladığınızda doktorunuz, depresyonun tekrar ortaya çıkmasını önlemek amacıyla, BUPRAPAN’ı kullanmaya devam etmenizi önerebilir. Doktorunuzla konuşmadan önce BUPRAPAN kullanmayı bırakmayınız veya kullandığınız dozu azaltmayınız.
BUPRAPAN uzatılmış salımlı tabletler, ilacın vücudunuzda yavaşça salınmasını sağlayan bir kaplama ile çevrilidir. Dışkınızda tablet şekline benzeyen bu kaplamayı görebilirsiniz. Bu kaplama, vücudunuzdan geçen içi boş kaplamadır.
Uygulama yolu ve metodu:
•Tabletleri bütün olarak yutunuz; çiğnemeyiniz, ezmeyiniz veya parçalamayınız.
Tabletlerin çiğnenmesi, ezilmesi veya parçalanması durumunda ilacın salınımı çok hızlı olacağından doz aşımı riski ortaya çıkabilir ve bu durum, nöbet (kriz) dahil olmak üzere, sizde yan etki görülme olasılığında artışa neden olur.
•BUPRAPAN uzatılmış salımlı tabletler bazen alışılmadık şekilde kokar. Bu normaldir, tabletlerinizi her zamanki gibi almaya devam ediniz.
•Tabletleri günde 1 defa ve sabahları alınız. Gece yatmaya yakın uykusuzluk yapabileceği için almayınız. Günde birden fazla tablet almayınız.
Değişik yaş grupları
Çocuklarda kullanım:
BUPRAPAN’ın 18 yaşından küçük çocukların tedavisinde kullanılmaz.
18 yaşından küçük çocuklar antidepresan ilaçlar ile tedavi edildiğinde intihar düşünce ve davranış riskinde artış söz konusudur.
Yaşlılarda kullanım (65 yaş üstü):
Yaşlılarda önerilen doz günde 1 kez 150 mg olduğu için, uygun doz içeren BUPRAPAN 150 mg kullanılması önerilir.
Özel kullanım durumları
Böbrek / Karaciğer yetmezliği:
Böbrek yetmezliği olan hastalarda önerilen doz günde bir kez 150 mg olduğu için, uygun doz içeren BUPRAPAN 150 mg kullanılması önerilir.
Hafif ve orta dereceli karaciğer yetmezliği olan hastalarda önerilen doz günde bir kez 150 mg olduğu için, uygun doz içeren BUPRAPAN 150 mg kullanılması önerilir. Şiddetli karaciğer yetmezliği olan hastalarda BUPRAPAN kullanılmamalıdır.
Eğer BUPRAPAN’ın etkisinin çok güçlü veya zayıf olduğuna dair bir izleniminiz var ise doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz.
Kullanmanız gerekenden daha fazla BUPRAPAN kullandıysanız:
BUPRAPAN’dan, kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız bir doktor veya eczacı ile konuşunuz.
4. bölümde listelenen olası belirtilere ek olarak, çok fazla sayıda tablet alırsanız uyuşukluk, bilinç kaybı veya hızlı/düzensiz kalp atışları belirtileri gösterebilirsiniz ve kriz veya nöbet geçirme Belge Doğrulama Kodu: 1ZW56SHY3YnUyS3k0ZW56ZW56YnUyZW56 Belge Takip Adresi:https://www.turkiye.gov.tr/saglik-titck-ebys riskiniz artabilir. Ertelemeksizin doktorunuza ne yapmanız gerektiğini sorunuz veya bir an önce en yakın hastanenin acil servisine başvurunuz.
8
BUPRAPAN’ı kullanmayı unutursanız:
Unutulan dozları dengelemek için çift doz almayınız.
Eğer bir doz almayı unutursanız, bekleyiniz ve bir sonraki tableti almanız gereken zamanda alınız.
BUPRAPAN ile tedavi sonlandırıldığındaki oluşabilecek etkiler:
Doktorunuza danışmadan BUPRAPAN’ı kullanmayı bırakmayınız veya kullandığınız dozu azaltmayınız.
Doktorunuz tedaviyi ne zaman bırakacağınıza karar verecektir. Böylece, ilaç aniden bırakıldığında görülebilecek istenmeyen etkiler engellenebilir.
4.Olası yan etkiler nelerdir?
Tüm ilaçlar gibi, BUPRAPAN’ın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Ciddi yan etkiler:
Aşağıdakilerden biri olursa BUPRAPAN kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz.
Krizler veya nöbetler
BUPRAPAN kullanan yaklaşık olarak her 1.000 kişiden 1’i kriz (nöbet veya kasılma) riski altındadır. Bunun gerçekleşme ihtimali; ilacı çok fazla alıyorsanız, belli ilaçlar kullanıyorsanız veya normalden daha yüksek kriz riski taşıyorsanız daha fazladır. Bu durumun sizin için geçerli olduğunu düşünüyorsanız, doktorunuzla konuşunuz.
Kriz geçirirseniz, düzeldiğinizde doktorunuza söyleyiniz. Daha fazla tablet almayınız.
Alerjik reaksiyonlar
Bazı kişilerde BUPRAPAN’a karşı alerjik reaksiyon gelişebilir. Bunlar aşağıdakileri içerir: •Kabarabilen ve küçük hedefler gibi görünen deri döküntüsü (etrafında koyu bir halka olan daha soluk bir alanla çevrilmiş merkezi koyu noktalar – eritema multiforme) (çok seyrek (10.000 hastanın 1’inden az) görülebilir.)
•Özellikle ağız, burun, gözler ve genital bölgenin etrafında olmak üzere, kabarcıkların ve soyulan derinin görüldüğü yaygın döküntü (Stevens-Johnson sendromu) (Çok seyrek (10.000 hastanın 1’inden az) görülebilir.)
•Alışılmadık şekilde hırıltılı solunum veya nefes alıp vermede zorluk (Çok seyrek (10.000 hastanın 1’inden az) görülebilir.)
•Göz kapaklarında, dilde veya dudaklarda şişme (Çok seyrek (10.000 hastanın 1’inden az) görülebilir.)
•Kaslarda veya eklemlerde ağrı (Çok seyrek (10.000 hastanın 1’inden az) görülebilir.)
•Baygınlık veya kendinden geçme (Çok seyrek (10.000 hastanın 1’inden az) görülebilir.)
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin BUPRAPAN’a karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Herhangi bir alerjik reaksiyon belirtisi gördüğünüzde derhal doktorunuz ile iletişime geçiniz.
9
Alerjik reaksiyonlar uzun bir süre devam edebilir. Alerjik belirtilerinizin iyileşmesi için doktorunuzun bir tedavi verirse, vereceği bu tedaviyi tamamladığınızdan emin olunuz.
Lupus deri döküntüsü veya lupus belirtilerinde kötüleşme
Sıklığı bilinmiyor: BUPRAPAN kullanan hastalardan elde edilen mevcut verilerden hareketle sıklığı tahmin edilemiyor.
Lupus, deriyi ve diğer organları etkileyen bir bağışıklık sistemi rahatsızlığıdır:
• Eğer BUPRAPAN kullanırken lupus alevlenmeleri, deri döküntüsü veya lezyonları (özellikle güneşe maruz kalan bölgelerde) yaşarsanız derhal doktorunuzla görüşünüz çünkü tedavinizin durdurulması gerekebilir.
Akut jeneralize ekzantematöz püstülozis
Sıklığı bilinmiyor: BUPRAPAN kullanan hastalardan elde edilen mevcut verilerden hareketle sıklığı tahmin edilemiyor.
Akut jeneralize ekzantematöz püstülozis belirtileri, iltihaplı sivilce/kabarıklık bulunan döküntüyü içerir.
• Eğer iltihaplı sivilce/kabarıklık bulunan döküntünüz varsa derhal doktorunuzla görüşünüz çünkü tedavinizin durdurulması gerekebilir.
Diğer yan etkiler:
Yan etkiler görülme sıklıklarına göre aşağıdaki şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın: 10 hastanın en az birinde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir. Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Çok yaygın
•Uyumada zorluk. BUPRAPAN’ı sabah saatlerinde aldığınızdan emin olunuz.
•Baş ağrısı
•Ağız kuruluğu
•Hasta hissetme, kusma
Yaygın
•Ateş, baş dönmesi, kaşıntı, terleme ve deri döküntüsü (bazen alerjik reaksiyona bağlı olarak)
•Titreme, ürperme, kuvvetsizlik, yorgunluk, göğüs ağrısı
•Saldırgan olma veya kaygılı hissetme
•Karın ağrısı veya kabızlık, tat almada değişiklik, iştah kaybı (anoreksi)
•Βazen şiddetli olabilen tansiyon (kan basıncı) yükselmesi, ateş basması
•Kulaklarda çınlama, görme bozuklukları,
Yaygın olmayan
•Depresyon hissi (“2. BUPRAPAN’ı kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler” bölümüne bakınız.)
•Kafa karışıklığı
•Konsantrasyon zorluğu Bu belge, güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
•Kilo kaybı
10
Seyrek
•Nöbetler
Çok seyrek
•Çarpıntı, baygınlık
•Seğirme, kas tutulması, kontrol edilemeyen hareketler; yürüme veya koordinasyonda zorluk •Huzursuz, tedirgin, saldırgan, agresif hissetme; garip rüyalar, karıncalanma veya uyuşma, hafıza kaybı
•Karaciğer enzimlerinin yükselmesi nedeniyle oluşabilen, ciltte veya gözlerin akında sararma (sarılık); hepatit
•Şiddetli alerjik reaksiyonlar; eklem ve kas ağrılarının eşlik ettiği döküntü,
•Kan şekeri seviyelerinde değişiklik,
•Her zamankinden daha sık veya daha seyrek idrar yapma
•Hayatı tehdit edici olabilen, ağız ve vücudun diğer bölümlerini etkileyebilen ciddi deri döküntüleri
•Sedef hastalığında kötüleşme (kalınlaşan kırmızı deri alanları)
•Kendini gerçek dışı veya garip hissetme (depersonalizasyon), var olmayan şeyleri görme ve duyma (hallüsinasyon), gerçek olmayan şeyleri hissetme veya bunların varlığına inanma (delüzyon), şiddetli şüphecilik (paranoya)
•İdrar kaçırma, istemsiz idrar yapma (üriner inkontinans)
Bilinmiyor:
•BUPRAPAN kullanırken veya tedavi bitiminden kısa zaman sonra kendine zarar verme veya öldürme düşüncesi (“2. BUPRAPAN’ı kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler” bölümüne bakınız.). Bu tip düşünceleriniz varsa derhal doktorunuzla konuşunuz veya bir hastaneye başvurunuz.
•Gerçekle bağlantının kopması ve sağlıklı bir şekilde düşünememe veya karar verememe (psikoz). Diğer belirtiler var olmayan şeyleri görme veya duyma (halüsinasyon) ve/veya bunların varlığına inanma (delüzyon) durumlarını içerebilir.
•Kekeleme
•Kırmızı kan hücrelerinin sayısında azalma (anemi), beyaz kan hücreleri sayısında azalma (lökopeni), kan pulcukları sayısında azalma (trombositopeni)
•Kandaki sodyum seviyesinde azalma (hiponatremi)
•BUPRAPAN ve depresyon tedavisi için kullanılan başka ilaçlar (örneğin; paroksetin, sitalopram, essitalopram, fluoksetin ve venlafaksin) birlikte kullanıldığında zihinsel durum değişiklikleri (örneğin; endişeli hissetme (ajitasyon), var olmayan şeyleri görme veya duyma (halüsinasyonlar), koma) ve 38°C’nin üzerindeki vücut sıcaklığı, kalp atım hızında artış, düzensiz kan basıncı gibi diğer etkiler ve tepkilerin abartılması, kas sertliği, koordinasyon eksikliği ve/veya mide-bağırsak belirtileri (örneğin; bulantı, kusma, ishal) (serotonin sendromu)
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
11
5.BUPRAPAN’ın saklanması
BUPRAPAN’ı çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız. 25°C’nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız.
Son kullanma tarihiyle uyumlu olarak kullanınız.
Ambalajın üzerinde belirtilen son kullanma tarihinden sonra BUPRAPAN’ı kullanmayınız. Son kullanma tarihi geçmiş veya kullanılmayan ilaçları çöpe atmayınız! Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca belirlenen toplama sistemine veriniz.
Reçete ile satılır.
Ruhsat sahibi:
Liba Laboratuarları A.Ş.
Beykoz/İstanbul
Üretim yeri:
Santa Farma İlaç Sanayii A.Ş. GEBKİM
41455 Dilovası/Kocaeli
Bu kullanma talimatı … tarihinde onaylanmıştır.
12
KISA ÜRÜN BİLGİSİ
1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI
BUPRAPAN 450 mg Uzatılmış Salımlı Tablet
2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM
Etkin madde:
Bupropiyon Hidroklorür 450 mg
Yardımcı maddeler:
Yardımcı maddeler için bölüm 6.1.’e bakınız.
3. FARMASÖTİK FORM
Uzatılmış salımlı tablet.
Beyaz ile beyaza yakın renkte, kaplı, kenarları eğimli, oval tabletler halindedir.
4. KLİNİK ÖZELLİKLER
4.1. Terapötik endikasyonlar
BUPRAPAN, majör depresif atakların tedavisinde kullanılır.
4.2. Pozoloji ve uygulama şekli
Pozoloji:
Yetişkinler:
Önerilen başlangıç dozu, günde bir defa 150 miligramdır. Klinik çalışmalarda optimal bir doz
belirlenmemiştir. Bu dozun 4 hafta kullanılmasından sonra düzelme sağlanamazsa doz, günde bir
defa 300 miligrama yükseltilebilir. Ardı ardına kullanılan dozlar arasında en az 24 saat
bulunmalıdır. Takiben, 2 haftalık uygulama sonrası, ihtiyaç durumunda doz 450 mg’a arttırılabilir.
Uygulama sıklığı ve süresi:
Tedaviye Başlama
İlk doz titrasyonu için daha düşük bir doz kullanın. BUPRAPAN 450 mg, en az 2 hafta boyunca 300 mg / gün bupropiyon alan ve günde 450 mg doz gerektiren hastalarda kullanılabilir.
Halen toplamda 450 mg / gün’lük diğer bupropiyon kombine dozları ile tedavi edilen hastalar, günde bir kez eşdeğer BUPRAPAN 450 mg dozu ile değiştirilebilir.
Bupropiyonun etkisinin, tedaviye başlanmasından 14 gün sonra başladığı bildirilmiştir. Bütün antidepresan ilaçlarda olduğu gibi BUPRAPAN tedavisinde de tam antidepresan etki tedaviye haftalarca devam edilinceye kadar belirgin olmayabilir.
İdame Tedavisi
Depresyon tedavisi için, akut depresyon ataklarında antidepresan ilaç tedavisine 6 ay veya daha uzun süre devam edilmesi gerektiği, genellikle kabul edilir. Bupropiyonun 1 yıla kadar uzun süreli tedavide etkili olduğu gösterilmiştir.
İdame tedavisi için 450 mg dozunun, ilk yanıt alınan dozla aynı ve idame dozu için uygun olup olmadığı bilinmemektedir. Periyodik olarak idame tedavisine olan ihtiyacı ve böyle bir tedavi için uygun dozu tekrar değerlendirilmelidir.
BUPRAPAN Tedavisinin Kesilmesi
BUPRAPAN ile yapılan klinik çalışmalarda, (değerlendirme ölçekleri yerine spontan bildirilen olaylar olarak belirlenen) ilaç kesilme reaksiyonları gözlenmemiştir. Buna karşın, tedaviye son verileceği zaman kademeli doz azaltımı düşünülebilir. Bupropiyon katekolaminlerin nöronal geri alımının seçici bir inhibitörüdür ve bir geri tepme etkisi veya ilacı bırakma reaksiyonları olasılık dışı bırakılamaz.
Uygulama şekli:
BUPRAPAN tablet, bütün olarak yutulmalıdır. Nöbetler dahil olmak üzere advers olay riskinde artışa neden olabileceğinden tabletler kesilmemeli, ezilmemeli ya da çiğnenmemelidir.
BUPRAPAN tablet, aç ya da tok karnına alınabilir.
Uykusuzluk, çok sık görülen, ancak çoğu zaman geçici bir advers olaydır. Günlük dozların, yatarken alınmasından kaçınılması (dozlar arasında en az 24 saat bulunması koşuluyla) veya klinik bakımdan dozun azaltılması, uykusuzluğun azalmasını sağlayabilir.
Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:
Böbrek yetmezliği:
Böbrek yetmezliği olan hastalarda, bupropiyon ve aktif metabolitleri normale kıyasla daha fazla birikebileceğinden, önerilen doz günde bir defa 150 mg’dır (bkz. Bölüm 4.4).
Karaciğer yetmezliği:
Karaciğer yetmezliği olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır (bkz. Bölüm 4.4). Hafif ila orta dereceli karaciğer yetmezliği olan hastalarda farmakokinetikteki değişkenlik daha yüksek olduğundan, bu hastalarda önerilen doz günde bir defa 150 mg’dır. BUPRAPAN şiddetli karaciğer sirozu olan hastalarda kontrendikedir (bkz. Bölüm 4.3).
Pediyatrik popülasyon:
Çocuklar ve adolesanlar:
Majör depresif bozukluğu ve diğer psikiyatrik bozuklukları olan çocuklarda ve adolesanlarda antidepresan ilaç tedavisi, intihar düşüncesinde ve davranışında artış riski ile ilişkilidir.
BUPRAPAN, çocuklarda veya 18 yaşından küçük adolesanlarda kullanılmamalıdır (bkz. Bölüm
4.4). BUPRAPAN’ın 18 yaşından küçük hastalardaki güvenliliği ve etkililiği belirlenmemiştir.
Geriyatrik popülasyon:
Yaşlı hastalarda etkililik belirsizdir. Bir klinik çalışmada, yaşlı kişiler yetişkinlerle aynı doz rejimini takip etmiştir. Bazı yaşlı hastalarda duyarlılığın daha fazla olacağı göz ardı edilemez.
4.3. Kontrendikasyonlar
BUPRAPAN, aşağıdaki durumlarda kontrendikedir:
•Bupropiyona veya yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olan hastalarda (bkz. Bölüm 6.1),
•Nöbet insidansı doza bağlı olduğundan, doz aşımından kaçınmak için bupropiyon içeren herhangi başka bir ilaç kullanan hastalarda,
•Halen nöbet bozukluğu olan veya nöbet geçmişi olan hastalarda,
•Bilinen merkezi sinir sistemi tümörü olan hastalarda,
•Tedavi sırasında herhangi bir zamanda alkol ya da kullanımının durdurulmasına nöbet riskinin eşlik ettiği bilinen herhangi bir ilaç (özellikle benzodiazepinler ve benzodiazepin- benzeri ilaçlar) kullanmayı birdenbire bırakan hastalarda,
•Şiddetli karaciğer sirozu olan hastalarda,
•Bulimia veya anoreksia nervoza teşhisi konulan veya bu bozuklukları daha önceden bulunan hastalarda.
BUPRAPAN ve monoamin oksidaz inhibitörlerinin (MAOI) birlikte kullanılması kontrendikedir. İrreversibl MAO inhibitörlerinin kullanılmasının durdurulmasından sonra BUPRAPAN tedavisine başlanabilmesi için aradan en az 14 gün geçmiş olmalıdır. Reversibl monoamin oksidaz inhibitörlerinin kullanılmasının durdurulmasından sonra 24 saat geçmiş olması, BUPRAPAN tedavisine başlanabilmesi açısından yeterlidir.
4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
Nöbetler:
Bupropiyon tedavisine doza bağlı nöbet riski eşlik ettiğinden, modifiye salımlı bupropiyon tabletlerinde önerilen doz aşılmamalıdır. Günde 450 miligrama varan dozların kullanıldığı klinik çalışmalar sırasında modifiye salımlı bupropiyon tedavisine eşlik ettiği bildirilen tüm nöbet insidansı yaklaşık %0,1’dir.
BUPRAPAN tedavisine eşlik eden nöbet riski, nöbet eşiğini düşüren, nöbetlere zemin hazırlayan
Bütün hastalar, aşağıdakiler de dahil olmak üzere, nöbetlere zemin hazırlayan risk faktörlerinin mevcut olup olmadığı konusunda değerlendirilmelidir:
•Nöbet eşiğini düşürdüğü bilinen diğer ilaçların (antipsikotikler, antidepresanlar, sıtma tedavisi ilaçları, tramadol, teofilin, sistemik steroidler, kinolonlar ve sedatif etkisi olan antihistaminikler) BUPRAPAN ile birlikte kullanılması
•Kötü amaçla alkol kullanımı (bkz. Bölüm 4.3)
•Kafa travması öyküsü
•Hipoglisemik ilaçlarla veya insülinle tedavi edilmekte olan diyabet
•Merkezi sinir sistemi uyarıcılarının veya iştah kesici ilaçların kullanılması
Tedavi sırasında nöbet gelişen hastalarda BUPRAPAN kullanılmasına son verilmelidir. Bu hastalarda BUPRAPAN kullanılması önerilmez.
Etkileşimler (bkz. Bölüm 4.5)
Bupropiyonun veya metabolitlerinin plazma düzeyleri, farmakokinetik etkileşimlere bağlı olarak değişebilir ve bu durum ağız kuruluğu, uykusuzluk, nöbetler gibi istenmeyen etkilerin gelişme olasılığının artmasına neden olabilir. Bu nedenle bupropiyonun, bupropiyon metabolizmasının indüksiyonuna veya inhibisyonuna yol açan ilaçlarla birlikte dikkatle kullanılması gerekir.
Bupropiyon, sitokrom P450 2D6 tarafından metabolize edilen ilaçların metabolizmasını inhibe eder. Bu enzim tarafından metabolize edilen ilaçların bupropiyonla birlikte kullanılması sırasında dikkatli olunmalıdır.
Literatürde, CYP2D6’yı inhibe eden ilaçların, tamoksifenin aktif metaboliti olan endoksifenin konsantrasyonlarını azalttığı gösterilmiştir. Bu nedenle tamoksifen tedavisi sırasında, CYP2D6 inhibitörü olan bupropiyon kullanımından kaçınılmalıdır (bkz. Bölüm 4.5).
Nöropsikiyatri:
İntihar/intihar düşünceleri veya klinik durumun kötüleşmesi:
Depresyon; intihar düşüncelerinde, kendine zarar verme ve intiharda (intihar bağlantılı olaylar) artan risk ile ilişkilidir. Bu risk, önemli ölçüde remisyon sağlanıncaya dek devam eder. İyileşme, tedavinin ilk birkaç haftasında veya daha uzun süre ile olmayabilir ve bu yüzden hastalar, iyileşme görülene dek, yakından takip edilmelidir. Klinik deneyimler, düzelmenin ilk aşamalarında intihar riskinin artabileceğini göstermiştir.
İntihar bağlantılı olay öyküsü olan veya tedavi başlangıcından önce intihar düşüncesi bulunan hastalar intihar düşüncesi veya intihara teşebbüs açısından daha büyük risk altındadır ve tedavi süresince dikkatli şekilde takip edilmelidir.
Psikiyatrik bozuklukları olan yetişkin hastalarda antidepresan ilaç kullanımı için yapılan plasebo kontrollü klinik çalışmaların meta analizi, plasebo verilen 25 yaşından küçük hastalar ile karşılaştırıldığında, intihar davranışında antidepresan kullanımı ile birlikte risk artışı olduğunu göstermiştir. Bu belge, güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
UYARI:
Antidepresanların çocuklar ve 24 yaşına kadar olan gençlerdeki kullanımının, intihar düşünce ya da davranışlarını arttırma olasılığı bulunmaktadır. Bu nedenle özellikle tedavinin başlangıcı ve ilk aylarında, ilaç dozunun artırılma/azaltılma ya da kesilme dönemlerinde, hastanın gösterebileceği huzursuzluk, aşırı hareketlilik gibi beklenmedik davranış değişiklikleri ya da intihar olasılığı gibi nedenlerle hastanın gerek ailesi gerekse tedavi edicilerle yakinen izlenmesi gereklidir. BUPRAPAN’ın 18 yaşın altındaki hastalarda kullanım endikasyonu yoktur.
BUPRAPAN sigarayı bırakma tedavisinde endike değildir. Fakat bupropiyon içeren diğer ilaçlar endikedir. Bupropiyon kullanan hastalarda depresyon, intihar düşüncesi, intihar girişimi ve intihar eylemi dahil, fakat bunlarla sınırlı olmayan, ciddi nöropsikiyatrik olaylar bildirilmiştir. Bazı vakalarda semptomlar sigarayı bırakan hastalardaki nikotin yoksunluğu semptomları nedeniyle karmaşık hale gelebilmektedir. Depresif duygu durumu nikotin yoksunluğunun belirtisi olabilir. Sigarayı ilaçsız bırakma girişiminde bulunan hastalarda seyrek olarak intihar düşüncesi de dahil olmak üzere depresyon raporlanmıştır. Bununla beraber bu semptomların bazıları sigara içmeye devam eden ve bupropiyon kullanan hastalarda da görülmüştür.
Bupropiyon kullanan tüm hastalar, davranış değişikliği, saldırganlık, ajitasyon, depresif duygu durumu, intihar düşüncesi, intihar girişimi ve intihar eylemi dahil nöropsikiyatrik semptomlar için gözlemlenmelidir. Önceden varolan psikiyatrik hastalıkların kuvvetlenmesi ve intihar eylemi gibi durumların yanı sıra yukarıdaki semptomlar da bupropiyon içeren diğer ilaçlar kullanarak sigarayı bırakmayı deneyen hastalarda pazarlama sonrası deneyimlerde bildirilmiştir. Bu semptomlar bildirildiğinde, vakaların çoğu bupropiyon içeren diğer ilaçları kullananlarda, fakat bazıları bupropiyon içeren diğer ilaçların tedavisinin sona erdirilmesini takiben görülmüştür. Bu olaylar, önceden bilinen psikiyatrik hastalığı olan ve olmayan hastalarda görülmüştür; bazılarında psikiyatrik hastalığın kötüleştiği görülmüştür. Şizofreni, bipolar bozukluk, major depresif bozukluk gibi ciddi psikiyatrik hastalıkları olan hastalar bupropiyon içeren diğer ilaçların pazarlama öncesi çalışmalarında yer almamışlardır.
Bupropiyon içeren diğer ilaçlar ile sigarayı bırakmayı deneyen hastalar, aileleri ve bakıcıları, hasta için atipik olan ajitasyon, saldırganlık, depresif duygu durumu ya da davranış veya düşünce değişikliği fark edilirse ya da hastada intihar düşüncesi gelişirse veya intihar teşebbüsünde bulunursa, bupropiyon içeren diğer ilaçların kullanımının bırakılması ve derhal doktoruna ulaşılması konusunda uyarılmalıdır. Birçok pazarlama sonrası vakada, bupropiyon içeren diğer ilaçlar bırakıldıktan sonra semptomların kaybolduğu bildirilmiştir. Fakat bazı vakalarda semptomlar devam etmiştir; bu nedenle semptomlar kaybolana kadar takibin devamı ve destekleyici bakım sağlanmalıdır.
Bupropiyon içeren diğer ilaçların sigarayı bırakmadaki riskleri ile kullanımının getireceği yararlar değerlendirilmelidir. Plaseboyla karşılaştırıldığında, bupropiyon içeren diğer ilaçların sigaradan uzak kalma olasılığını 6 aya kadar arttırdığı gösterilmiştir. Sigarayı bırakmanın sağlık açısından yararları hemen görülmeye başlar ve çok önemlidir.
Hastaların (özellikle yüksek risk altında olan hastaların), özellikle tedavinin erken aşamalarında ve doz değişimlerini takiben, ilaç tedavisi sırasında yakından takip edilmelidir. Hastalar (ve hastaların bakımı ile ilgilenenler); klinik durumlarındaki herhangi bir kötüleşmenin, intihar davranışı veya düşüncelerinin ve davranışlarda olağan dışı değişikliklerin takibinin gerekliliği ve
bilgilendirilmelidir. Bazı nöropsikiyatrik semptomların, altta yatan hastalığın durumuna veya ilaç tedavisine bağlı olarak gelişebileceğinin bilinmesi gerekir (bkz. “Mani ve bipolar bozukluk dahil nöropsikiyatrik semptomlar” ve Bölüm 4.8).
Klinik durumun, yeni semptomların ortaya çıkması dahil herhangi bir şekilde kötüleşmesi ve/veya intihar düşüncelerinin/davranışlarının ortaya çıkması durumunda; özellikle de bu semptomlar şiddetliyse, aniden geliştiyse veya hastada mevcut semptomların bir parçası değilse ilacın kullanılmasına son verilme olasılığı dahil, tedavi rejiminde değişiklik yapılması ve bu bağlamda ilacın kullanımına son verilmesi düşünülmelidir
Mani ve bipolar bozukluk dahil nöropsikiyatrik semptomlar:
Nöropsikiyatrik semptomlar bildirilmiştir (bkz. Bölüm 4.8). Özellikle de, daha çok psikiyatrik hastalık öyküsü olan hastalarda olmak üzere psikotik ve manik semptomatoloji gözlenmiştir. Ayrıca, majör bir depresif atak bipolar bozukluğun ilk belirtisi olabilir. Kontrollü çalışmalarda saptanmamış olmasına rağmen, bipolar bozukluk riski olan hastalarda böyle bir atağın tek başına antidepresan ilaç verilerek tedavi edilmesinin genellikle mikst/manik atak gelişme olasılığını artırdığına inanılmaktadır. Bipolar bozukluk öyküsü olan hastalarda, bupropiyonun duygu durum stabilizörleri ile kombinasyon şeklinde kullanıldığı sınırlı klinik veriler maniye değişme oranının düşük oranda olduğunu düşündürmektedir. Antidepresan ilaç tedavisine başlanmadan önce hastaların, bipolar bozukluk riski bakımından yeterince araştırılması gerekir. Böyle bir tarama intihar, bipolar bozukluk ve depresyon ailesel öyküsü dahil ayrıntılı bir psikiyatrik öyküyü içermelidir.
Hayvanlardan elde edilen veriler, kötü amaçla kullanım potansiyeli bulunduğu izlenimini vermektedir. Ancak insanlardaki kötü amaçla kullanım eğilimiyle ilgili çalışmalar ve geniş kapsamlı klinik deneyim, bupropiyonun kötüye kullanım potansiyelinin düşük olduğunu göstermektedir.
Elektrokonvülsif tedavi uygulanan hastalarda bupropiyonla edinilen klinik deneyim sınırlıdır. Elektrokonvülsif tedavi alan hastalarda beraberinde bupropiyon tedavisi uygulanırken dikkatli olmak gerekir.
Aşırı duyarlılık:
Tedavi sırasında aşırı duyarlılık reaksiyonları gelişen hastalarda BUPRAPAN kullanılmasına derhal son verilmelidir. Doktorlar, aşırı duyarlılık reaksiyonlarının BUPRAPAN alınması Bu belge, güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
tedavinin yeterli bir süre (en az bir hafta) devam etmesini garanti altına almalıdır. Deri döküntüsü, kaşıntı, ürtiker veya göğüs ağrısı, tipik aşırı duyarlılık semptomlarındandır ama anjiyoödem, dispne/bronkospazm, anafilaktik şok, eritem multiform veya Stevens-Johnson sendromu gibi daha şiddetli reaksiyonlar da gelişebilir. Deri döküntüsü ve gecikmiş aşırı duyarlılığı düşündüren diğer semptomlarla birlikte eklem ağrıları, kas ağrıları ve ateş de bildirilmiştir (bkz. Bölüm 4.8). Aşırı duyarlılık reaksiyonları gelişen hastaların çoğunda semptomlar, bupropiyon kullanımının durdurulmasını ve antihistamin ya da kortikosteroid kullanılmasını takiben düzelmiş ve zaman içerisinde tamamen kaybolmuştur.
Kardiyovasküler hastalık:
Kardiyovasküler hastalığı olan hastalarda gelişen depresyon tedavisinde bupropiyon kullanımıyla ilgili klinik deneyim sınırlıdır. Bu hastalarda dikkatli olmak gerekir. Ancak bupropiyon, iskemik kardiyovasküler hastalığı olan hastalardaki sigarayı bırakma çalışmalarında genellikle iyi tolere edilmiştir.(bkz. Bölüm 5.1)
Kan basıncı:
Bupropiyonun, depresyonu olmayan Evre I hipertansiyon hastalarında kan basıncını anlamlı derecede yükseltmediği gösterilmiştir. Ancak, klinik pratikte bupropiyon kullanan hastalarda, bazı vakalarda akut tedavi gerektirebilecek ve şiddetli olabilecek hipertansiyon bildirilmiştir (bkz.
Bölüm 4.8). Bu durum, daha önce hipertansif olan veya olmayan hastalarda gözlemlenmiştir.
Tedavi başlangıcında özellikle tedavi öncesi hipertansiyonu olan hastalarda kan basıncı ölçülmeli ve izlenmelidir. Kan basıncında klinik olarak anlamlı yükselme gözlendiğinde BUPRAPAN tedavisine son verilmesi düşünülmelidir.
Bupropiyonun ve nikotin transdermal sisteminin birlikte kullanılması, kan basıncının yükselmesiyle sonuçlanabilir.
Brugada sendromu:
Bupropiyon, kalp durmasına ve/veya ani ölüme yol açabilen karakteristik EKG değişiklikleri (sağ prekordiyal derivasyonlarda ST segment yükselmesi ve T dalga anormallikleri) ile seyreden nadir bir kalıtsal kardiyak sodyum kanalı hastalığı olan Brugada sendromunu ortaya çıkarabilir. Brugada sendromu veya ailede kardiyak arrest veya ani ölüm öyküsü gibi risk faktörleri olan hastalarda dikkatli olunması önerilir.
Özel hasta grupları:
Pediyatrik popülasyon:
Antidepresan ilaç tedavisi, majör depresif bozukluğu ve diğer psikiyatrik bozuklukları olan çocuklarda ve adolesanlarda intihar düşüncesinde ve davranışında artış riski ile ilişkilidir. BUPRAPAN, çocuklarda veya 18 yaşından küçük adolesanlarda kullanılmamalıdır (bkz. Bölüm 4.4). BUPRAPAN’ın 18 yaşından küçük hastalardaki güvenliliği ve etkililiği saptanmamıştır.
Karaciğer yetmezliği olan hastalar:
Bupropiyon, karaciğerde yoğun bir şekilde aktif metabolitlerine metabolize olur ve bunlar
gözlenmemiş, bireysel hastalarda bupropiyon plazma seviyeleri daha yüksek bir değişkenlik göstermiştir. Bu sebeple, hafif ila orta dereceli karaciğer yetmezliği olan hastalarda BUPRAPAN dikkatle kullanılmalıdır (bkz. Bölüm 4.2).
Karaciğer yetmezliği olan tüm hastalar, yüksek ilaç veya metabolit seviyelerine işaret eden olası istenmeyen etkiler açısından (örneğin; uykusuzluk, ağız kuruluğu, nöbetler) yakından izlenmelidir.
Böbrek yetmezliği olan hastalar:
Bupropiyon esas olarak metabolitleri şeklinde idrarla atılır. Dolayısıyla, bu hastalarda aktif metabolitler normale kıyasla daha fazla birikebilir. Bu hastalar yüksek ilaç veya metabolit seviyelerine işaret eden olası istenmeyen etkiler açısından (örneğin; uykusuzluk, ağız kuruluğu, nöbetler) yakından izlenmelidir (bkz. Bölüm 4.2).
Geriyatrik popülasyon:
Yaşlı hastalarda etkililik belirsizdir. Bir klinik çalışmada, yaşlı kişiler yetişkinlerle aynı doz rejimini takip etmiştir (bkz. Bölüm 4.2 ve Bölüm 5.2). Bazı yaşlı hastalarda duyarlılığın daha fazla olacağı göz ardı edilemez.
İdrar testi ile etkileşim:
Amfetamin benzeri bir kimyasal yapıya sahip olan bupropiyon, bazı idrarda hızlı ilaç taramalarında kullanılan analizlerle etkileşime girmektedir ve bu özellikle amfetaminler için yanlış pozitif okumalara neden olabilir. Pozitif sonuç genellikle daha spesifik bir yöntemle doğrulanmalıdır.
Uygun olmayan uygulama yolları:
Bupropiyon sadece oral kullanıma yöneliktir. Ezilen tabletlerin inhale edildiği ya da çözülen bupropiyonun enjekte edildiği bildirilmiştir ve bu durumlar hızlı salıma, daha hızlı emilime ve potansiyel doz aşımına neden olabilir. Bupropiyon intranazal yolla ya da parenteral enjeksiyon ile uygulandığında nöbetler ve/veya ölüm vakaları bildirilmiştir.
Serotonin sendromu:
BUPRAPAN ve selektif serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI’lar) veya serotonin norepinefrin geri alım inhibitörleri (SNRI’lar) gibi bir serotonerjik ajan birlikte kullanıldığında, potansiyel olarak yaşamı tehdit edici bir durum olan serotonin sendromu pazarlama sonrası deneyimlerde bildirilmiştir (bkz. Bölüm 4.5). Eğer başka serotonerjik ajanlarla birlikte kullanım klinik açıdan gerekiyorsa, özellikle tedavi başlangıcı ve doz artışları sırasında hastanın dikkatle takip edilmesi önerilmektedir.
Serotonin sendromu; mental durum değişikliklerini (örneğin; ajitasyon, halüsinasyonlar, koma), otonomik instabiliteyi (örneğin; taşikardi, düzensiz kan basıncı, hipertermi), nöromüsküler bozuklukları (örneğin; hiperrefleksi, enkordinasyon, rijidite) ve/veya gastrointestinal semptomları (örneğin; bulantı, kusma, ishal) içerebilir. Serotonin sendromundan şüphelenilmesi durumunda, semptomların şiddetine bağlı olarak doz azaltımı veya tedavinin sonlandırılması düşünülmelidir.
4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri
Monoamin oksidaz A ve B inhibitörleri, bupropiyondan farklı bir mekanizma ile katekolaminerjik yolakları da etkilediğinden, BUPRAPAN ve monoamin oksidaz inhibitörlerinin (MAOİ) eş zamanlı kullanımı, istenmeyen etkilerin olasılığını artırabileceğinden kontrendikedir (bkz. Bölüm 4.3). İrreversibl MAOİ’lerin kullanımının sonlandırılması ile BUPRAPAN ile tedavinin başlaması arasında en az 14 günlük bir zaman geçmesi gerekir. Reversibl MAOİ’ler için 24 saatlik bir periyot yeterlidir.
Bupropiyonun diğer ilaçlar üzerinde etkisi
Bupropiyon ve ana metaboliti olan hidroksibupropiyon CYP2D6 izoenzimi tarafından metabolize edilmeseler de bu izoenzimin yolağını inhibe ederler. Sağlıklı gönüllülerde bupropiyon ve desipramin beraber kullanımı CYP2D6 izoenziminin aşırı metabolizörü olarak bilinir ve bu durum desipraminin Cmaks ve EAA değerlerinde artışa sebep olur (2 ila 5 kat). CYP2D6’nin inhibisyonu son bupropiyon dozunun ardından en az 7 gün devam etmiştir.
Ağırlıklı olarak CYP2D6 ile metabolize olan dar terapötik indeksli tıbbi ürünlerle eş zamanlı kullanım, eş zamanlı kullanılacak olan tıbbi ürünün doz aralığının alt limiti ile başlatılmalıdır. Bu tıbbi ürünler bazı antidepresanları (örneğin; desipramin, imipramin), antipsikotikleri (örneğin; risperidon, tiyoridazin), beta blokörleri (örneğin, metoprolol), selektif serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI’lar) ve Tip 1C antiaritmikleri (örneğin; propafenon, flekainit) içerir. BUPRAPAN, halihazırda bu tip bir ürünü kullanan bir hastanın tedavi rejimine ekleniyorsa, orijinal tıbbi ürünün dozunun düşürülmesi gerekliliği dikkate alınmalıdır. Bu durumlarda,
BUPRAPAN
değerlendirilmelidir.
BUPRAPAN ve selektif serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI’lar) veya serotonin norepinefrin geri alım inhibitörleri (SNRI’lar) gibi bir serotonerjik ajan birlikte kullanıldığında, potansiyel olarak yaşamı tehdit edici bir durum olan serotonin sendromu pazarlama sonrası deneyimlerde bildirilmiştir (bkz. Bölüm 4.4).
Etkinlik için CYP2D6 aracılı metabolik aktivasyona gerek duyan ilaçlar (örneğin, tamoksifen), bupropiyon gibi CYP2D6 inhibitörleri ile eşzamanlı uygulandığında etkinliklerinde azalma gözlenebilir (bkz. Bölüm 4.4).
Bie selektif geri alım inhibitörü olan sitalopram primer olarak CYP2D6 üzerinden metabolize olmamakla birlikte, bir çalışmada, bupropiyon sitalopramın Cmaks ve EAA ölçümlerini sırasıyla %30 ve %40 oranda arttırmıştır.
Bupropiyonun digoksin ile eş zamanlı uygulanması digoksin seviyelerini azaltabilir. Bir çapraz çalışma karşılaştırmasına göre, sağlıklı gönüllülerde digoksin EAA 0-24 saat değerleri düşmüş ve renal klerens artmıştır. Klinisyenler, bupropiyon tedavisi sonlandırıldığında digoksin seviyelerinin artabileceğinin farkında olmalı ve olası digoksin toksisitesine karşı hasta takip edilmelidir.
izoenzimi yoluyla etkileyebilecek tıbbi ürünlerin (örneğin; CYP2B6 substratları olan siklofosfamid, ifosfamid ve CYP2B6 inhibitörleri olan orfenadrin, tiklopidin, klopidogrel) eş zamanlı kullanılması, bupropiyon plazma seviyelerinde yükselme ve aktif metabolit hidroksibupropiyon seviyelerinde azalma ile sonuçlanabilir. Bupropiyon metabolizmasının CYP2B6 enzimi yoluyla inhibe olmasının klinik sonuçları ve bupropiyon-hidroksibupropiyon oranındaki bağlantılı değişiklikler bilinmemektedir.
Bupropiyon büyük ölçüde metabolize edildiğinden, metabolizmayı indüklediği (örneğin; karbamazepin, fenobarbital, fenitoin, ritonavir, efavirenz) ya da inhibe ettiği (örneğin, valproat) bilinen ilaçlarla eş zamanlı uygulama için ilacın klinik etkililiğini veya güvenliliğini etkileyebileceğinden, dikkatli olunmalıdır.
Sağlıklı gönüllülerde yapılan bir dizi çalışmada, ritonavir (günde iki kez 100 mg veya günde iki kez 600 mg) veya 100 mg ritonavire ek olarak günde iki kez 400 mg lopinavir kullanımı, doza bağlı biçimde bupropiyon ve major metabolitlerine maruziyeti yaklaşık %20 ila %80 oranında azaltmıştır (bkz. Bölüm 5.2). Benzer şekilde, iki hafta süreyle günde bir kez 600 mg dozunda uygulanan efavirenz, bupropiyon maruziyetini yaklaşık %55 oranında azaltmıştır. Azalmış maruziyetin klinik sonuçları net olmamakla birlikte ancak majör depresyon tedavisinde etkililiğin azalmasını içerebilir. Bupropiyon ile birlikte bu ilaçlardan herhangi birini kullanan hastalarda, bupropiyon için önerilen maksimum doz aşılmadan, bupropiyon dozunun arttırılması gerekebilir.
Diğer etkileşim bilgileri
Levodopa veya amantadin kullanan hastalara eşzamanlı olarak BUPRAPAN kullanıldığında dikkatli olunmalıdır. Sınırlı klinik veriler, levodopa veya amantadin ile eşzamanlı olarak bupropiyon kullanan hastalarda istenmeyen etki insidansının daha yüksek olduğunu düşündürmektedir (örneğin; bulantı, kusma ve nöropsikiyatrik olaylar. Bkz. Bölüm 4.8).
Klinik veriler bupropiyon ve alkol arasında bir farmakokinetik etkileşim tanımlamasa da bupropiyon tedavisi sırasında alkol tüketen hastalarda seyrek şekilde advers nöropsikiyatrik olaylar veya azalan alkol toleransı bildirilmiştir. BUPRAPAN tedavisi sırasında alkol tüketimi minimuma indirilmeli veya kullanılmamalıdır.
Bupropiyon ve eşzamanlı uygulanan benzodiyazepinlere ait farmakokinetik çalışmalar bulunmamaktadır. İn-vitro metabolik yolaklara göre bu tip bir etkileşime dair bir dayanak bulunmamaktadır. Bupropiyonun sağlıklı gönüllülerde diazepam ile eş zamanlı uygulanmasının ardından, diazepamın tek başına uygulanmasına kıyasla daha az sedasyon olmuştur.
Bupropiyonun antidepresanlarla (desipramin ve sitalopram dışında), benzodiyazepinlerle (diazepam dışında) veya nöroleptiklerle kombinasyonunun sistematik bir değerlendirmesi bulunmamaktadır. St Johns Wort ile de sınırlı klinik deneyim bulunmaktadır.
BUPRAPAN ve nikotin transdermal sistemlerinin (NTS) birlikte kullanılması kan basıncının yükselmesine neden olabilir.
Pediyatrik popülasyon:
Veri yoktur.
4.6. Gebelik ve laktasyon
Genel tavsiye
Gebelik kategorisi: C
Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon):
BUPRAPAN’ın insanlarda gebelik döneminde kullanımının güvenliliği kanıtlanmamıştır. Bu nedenle, çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınların BUPRAPAN kullandıkları süre boyunca uygun bir kontrasepsiyon yöntemi kullanması önerilir.
Gebelik dönemi:
Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, gebelik /ve-veya/ embriyonal /fetal gelişim /ve-veya/ doğum /ve-veya/ doğum sonrası gelişim üzerindeki etkiler bakımından yetersizdir (bkz. Bölüm 5.3). İnsanlara yönelik potansiyel risk bilinmemektedir.
BUPRAPAN gerekli olmadıkça gebelik döneminde kullanılmamalıdır.
Annenin gebeliğin ilk trimesterinde bupropiyona maruziyeti sonrasına ait gebelik dönemi verileri için yapılan bazı epidemiyolojik çalışmalarda, özellikle ventriküler septal bozukluğu ve sol
ventriküler
malformasyonların riskinde artış bildirilmiştir. Bu bulgular çalışmalar arasında tutarlı değildir. Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, insanlarda reprodüktif toksisite için doğrudan veya dolaylı zararlı bir etki göstermemiştir. BUPRAPAN, annenin klinik durumunun bupropiyon ile tedavi gerektirdiği ve alternatif tedavi seçeneği bulunmadığı durumlar dışında gebelik süresince kullanılmamalıdır.
Laktasyon dönemi
Bupropiyon ve metabolitleri insanlarda anne sütüne geçer. Emzirmenin veya BUPRAPAN tedavisinin kesilmesine yönelik karar, emzirmenin yenidoğan bebeğe ve BUPRAPAN tedavisinin anneye olan faydaları göz önünde bulundurularak alınmalıdır.
Üreme yeteneği/Fertilite
Bupropiyonun insan üreme yeteneği üzerindeki etkisi ile ilgili bir veri bulunmamaktadır. Sıçanlar üzerinde yapılan bir üreme çalışmasında bozulmuş fertilite ile ilgili herhangi bir bulgu görülmemiştir (bkz. Bölüm 5.3).
4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler
Merkezi sinir sisteminde etkili diğer ilaçlar gibi bupropiyon da yargı veya motor ve kognitif beceriler gerektiren fonksiyonların yerine getirilme yeteneğini etkileyebilir. Bu nedenle hastalar BUPRAPAN tedavisinin performanslarını olumsuz etkilemediğinden emin oluncaya kadar araç veya makine kullanmamalıdır.
4.8. İstenmeyen etkiler
Klinik deneyimlerden elde edilen istenmeyen etkiler, sistemik organ sınıflarına ve sıklıklarına göre
aşağıda listelenmiştir.
İstenmeyen etkiler, aşağıdaki başlıklar altında sıralanmıştır: Çok yaygın (≥ 1/10), yaygın (≥ 1/100 ila < 1/10), yaygın olmayan (≥ 1/1.000 ila < 1/100), seyrek (≥ 1/10.000, ila 1/1.000), çok seyrek (< 1/10.000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor).
Kan ve lenf sistemi hastalıkları
Bilinmiyor: Anemi, lökopeni ve trombositopeni.
Bağışıklık sistemi hastalıkları
Yaygın: Aşırı duyarlılık reaksiyonları (örneğin, ürtiker)
Çok seyrek: Anjiyoödem, dispne/bronkospazm ve anafilaktik şok dahil, daha şiddetli aşırı duyarlılık reaksiyonları. Deri döküntüsüyle ilişkili artralji, miyalji, ateş ve gecikmiş aşırı duyarlılık izlenimi veren diğer semptomlar bildirilmiştir. Bu semptomlar serum hastalığını andırabilir.
Metabolizma ve beslenme hastalıkları
Yaygın: Anoreksia
Yaygın olmayan: Kilo kaybı
Çok seyrek: Kan glukoz bozuklukları
Bilinmiyor: Hiponatremi
Psikiyatrik hastalıklar
Çok yaygın: İnsomnia (bkz. Bölüm 4.2)
Yaygın: Ajitasyon, anksiyete
Yaygın olmayan: Depresyon (bkz. Bölüm 4.4), konfüzyon
Çok seyrek: Agresyon, hostilite, irritabilite, huzursuzluk, hallüsinasyonlar, kabuslar dahil anormal rüyalar, depersonalizasyon, delüzyonlar, paranoid fikirler
Bilinmiyor: İntihar düşünceleri ve intihar davranışları***, psikoz, disfemi
Sinir sistemi hastalıkları
Çok yaygın: Baş ağrısı
Yaygın: Tremor, sersemlik (dizziness), tat duyusu bozuklukları
Yaygın olmayan: Konsantrasyon bozukluğu Bu belge, güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
Çok seyrek: Distoni, ataksi, parkinsonizm, inkoordinasyon, bellek bozukluğu, parestezi, senkop Bilinmiyor: Serotonin sendromu****
Göz hastalıkları
Yaygın: Görme bozuklukları
Kulak ve iç kulak hastalıkları
Yaygın: Kulak çınlaması
Kardiyak hastalıklar
Yaygın olmayan: Taşikardi
Çok seyrek: Palpitasyonlar
Vasküler hastalıklar
Yaygın: Kan basıncının (bazen şiddetle) yükselmesi, deride kızarma Çok seyrek: Vazodilatasyon, postüral hipotansiyon
Gastrointestinal hastalıklar
Çok yaygın: Ağız kuruması, bulantı ve kusma dahil gastrointestinal semptomlar/belirtiler Yaygın: Karın ağrısı, kabızlık
Hepatobiliyer hastalıklar
Çok seyrek: Karaciğer enzimlerinde yükselme, sarılık, hepatit
Deri ve deri-altı dokusu hastalıkları*
Yaygın: Deri döküntüsü, kaşıntı, terleme
Çok seyrek: Eritema multiforme, Stevens-Johnson sendromu, sedef hastalığının (psoriasis) alevlenmesi
Bilinmiyor: Kötüleşen sistemik lupus eritematozus sendromu, kutanöz lupus eritematozusu, akut jeneralize ekzantematöz püstülozis
Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları Çok seyrek: Seğirme
Böbrek ve idrar yolu hastalıkları
Çok seyrek: Sık idrara çıkma ve/veya idrar retansiyonu, üriner inkontinans
Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıkları Yaygın: Ateş, göğüs ağrısı, asteni
*Aşırı duyarlılık kendisini, deri reaksiyonları şeklinde gösterebilir. Bkz. “Bağışıklık sistemi
**Nöbetlerin insidansı yaklaşık %0,1 (1/1.000)’dir. Bazı vakalarda post-iktal konfüzyonla veya bellek bozukluğuyla sonuçlanabilen generalize tonik-klonik nöbetler, en sık görülen nöbet tipidir (bkz. Bölüm 4.4).
***Bupropiyon tedavisi sırasında veya tedavinin erken dönemde bırakılmasından sonra intihar
düşüncesi ve intihar davranışı vakaları bildirilmiştir (bkz. Bölüm 4.4).
**** Selektif serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI’lar) veya serotonin norepinefrin geri alım inhibitörleri (SNRI’lar) gibi bir serotonerjik tıbbi ürün ve bupropiyon arasındaki etkileşimin bir sonucu olarak serotonin sendromu gelişebilir (bkz. Bölüm 4.4).
Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması:
Ruhsatlandırma sonrası şüpheli ilaç advers reaksiyonlarının raporlanması büyük önem taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar / risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildirmeleri gerekmektedir. eposta: tufam@titck.gov.tr; Tel: 0 800 314 00 08; Faks: 0 312 218 35 99)
4.9. Doz aşımı ve tedavisi
Maksimal terapötik dozun 10 katını aşan dozların akut olarak alındığı bildirilmiştir. Doz aşımı; Bölüm 4.8’de listelenen olayların yanı sıra uyuşukluk, bilinç kaybı ve/veya QRS uzaması dahil iletim bozuklukları, aritmiler ve taşikardi gibi elektrokardiyogram (EKG) değişiklikleri şeklinde belirtilere/semptomlara da neden olmuştur. Genellikle QRS uzaması ve artmış kalp ritmi ile birlikte görülen QTc uzaması da raporlanmıştır. Doz aşımı gerçekleşen hastaların neredeyse tümü, geride araz bırakmaksızın iyileşmiştir ama doz aşımının çok yüksek miktarlarda gerçekleştiği ender hastalarda bupropiyona eşlik eden ölüm bildirilmiştir. Ek olarak, serotonin sendromu da bildirilmiştir.
Tedavi:
Doz aşımında hastanın hastaneye yatırılması önerilir. EKG ve vital belirtiler izlenmelidir.
Yeterli bir hava yolu, oksijenasyon ve ventilasyon sağlanmalıdır. Aktif kömür kullanılması da
önerilmektedir. Bupropiyonun spesifik antidotu bulunmamaktadır. İleri müdahaleler klinik
endikasyona uygun olarak yapılmalıdır.
5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER
5.1. Farmakodinamik özellikler
Farmakoterapötik grubu: Diğer Antidepresanlar
ATC kodu: N06AX12 Bu belge, güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
Etki mekanizması:
Bupropiyon, katekolaminlerin (noradrenalin ve dopamin) nöronal geri alımını selektif olarak
inhibe eder; indolaminlerin (serotonin) geri alınımı üzerinde minimal etkiye sahiptir ve monoamin
oksidazı inhibe etmez.
Antidepresan olarak bupropiyonun etki mekanizması bilinmemektedir ancak bu etkinin
noradrenerjik ve/veya dopaminerjik mekanizmalar aracılığıyla gerçekleştiği tahmin edilmektedir.
Klinik etkililik:
Bupropiyonun antidepresan aktivitesi, majör depresif bozukluğu (MDB) olan toplamda 1155 Bupropiyon XL hastası ve 1868 Bupropiyon SR hastasını içeren bir klinik programda araştırılmıştır. 3’ü AB’de 300 mg/güne varan dozlarda ve 4’ü ABD’de 450 mg/gün’e varan esnek bir doz aralığında olmak üzere, toplamda 7 çalışmada Bupropiyon XL’in etkililiği incelenmiştir. Buna ilaveten, Bupropiyon SR ile MDB’de yürütülen 9 çalışmanın Bupropiyon XL’nin (günde bir kez) Bupropiyon SR (günde iki kez) tablete biyoeşdeğerliğinde destekleyici olduğu kabul edilmektedir.
Bupropiyon XL, 150-300 mg aralığında dozların kullanıldığı birebir aynı iki çalışmanın birinde Montgomery Asberg Depresyon Derecelendirme Ölçeğinde (MADRS) toplam skorundaki iyileşme ile ölçüldüğü üzere plaseboya kıyasla istatistiksel üstünlük göstermiştir. Yanıt ve remisyon oranları da plaseboya kıyasla Bupropiyon XL ile istatistiksel açıdan anlamlı olarak daha yüksektir. Yaşlı hastalarda yürütülen üçüncü bir çalışmada, plaseboya kıyasla istatistiksel üstünlük birincil parametre olan MADRS’deki başlangıca göre ortalama değişiklikte (ileri taşınan son gözlem noktası) sağlanamamış olsa da ikincil bir analizde (gözlenen vaka) istatistiksel olarak anlamlı etkiler görülmüştür.
Bupropiyon XL (300-450 mg) ile ABD’de yürütülen 4 çalışmanın 2’sinde birincil sonlanım noktasında anlamlı fayda gösterilmiştir. İki pozitif çalışmadan biri MDB’li hastalarda plasebo kontrollü bir çalışma ve diğeri MDB’li hastalarda aktif kontrollü bir çalışmadır.
Bir relaps önleme çalışmasında, açık etiketli Bupropiyon SR (300 mg/gün) ile 8 haftalık akut tedaviye yanıt veren hastalar 44 ilave hafta boyunca ya Bupropiyon SR ya da plaseboya randomize edilmiştir. Bupropiyon SR birincil sonuç ölçümünde plaseboya kıyasla istatistiksel anlamlı üstünlük göstermiştir (P<0,05). Etkinin 44 haftalık çift kör takip periyodu sırasında korunma insidansı Bupropiyon SR ve plasebo için sırasıyla %64 ve %48’dir.
Klinik güvenlilik:
Uluslararası Gebelik Kaydında ilk trimesterde bupropiyona prenatal maruziyetli gebeliklerde prospektif olarak gözlenen kardiyak doğum kusurları oranı 9/675’tir (%1,3).
Retrospektif bir çalışmada, bupropiyona binin üzerinde ilk trimester maruziyetinde konjenital veya kardiyovasküler malformasyonlar için diğer antidepresanların kullanılmasına kıyasla daha yüksek bir oran tespit edilmemiştir.
Ulusal Doğum Kusurları Önleme Çalışmasından verilerin kullanıldığı retrospektif bir çalışmada, kendi kendine bildirilen erken gebelikte maternal bupropiyon kullanımı ve bebekte sol kalp çıkış yolu defekti görülmesi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki gözlenmiştir. Maternal bupropiyon kullanımı ile kardiyal defekt veya herhangi bir kalp defekti arasında bir ilişki gözlenmemiştir.
artış tespit edilmemiştir. Bununla birlikte, ilk trimester sırasında tek başına bupropiyon kullanımını takiben ventriküler septal defektler için istatistiksel anlamlı bir ilişki gözlenmiştir.
Sağlıklı gönüllülerde yürütülen bir çalışmada, plaseboya kıyasla değiştirilmiş salımlı bupropiyon tabletlerin (450 mg/gün) sabit duruma kadar 14 günlük doz uygulamasından sonra QTcF aralığında üzerinde klinik anlamlı bir etkisi gözlenmemiştir.
5.2. Farmakokinetik özellikler
Emilim:
Sağlıklı gönüllülere oral yoldan modifiye salımlı tablet olarak günde bir kere 300 mg bupropiyon hidroklorür uygulamasından sonra yaklaşık 160 ng/ml olan maksimum plazma konsantrasyonları (Cmaks) yaklaşık 5. saatte gözlenmektedir. Kararlı durumda, hidroksibupropiyonun Cmaks ve EAA değerleri bupropiyonun sırasıyla yaklaşık 3 ve 14 katıdır. Treohidrobupropiyonun kararlı durumdaki Cmaks’ı bupropiyonunkine benzerdir ve EAA yaklaşık 5 kat daha yüksektir; diğer yandan eritrohidrobupropiyonun plazma konsantrasyonları bupropiyonunkine benzerdir.
Hidroksibupropiyonun
treohidrobupropiyon için bu düzeylere 8. saatte ulaşılmaktadır. Bupropiyon ve onun aktif metabolitleri olan hidroksibupropiyonun ve treohidrobupropiyonun EAA ve Cmaks değerleri, tekli dozları takiben 50-200 mg doz aralığında ve kronik doz uygulamasını takiben 300-450 mg/gün doz aralığında dozla orantılı olarak artmaktadır.
Bupropiyonun mutlak biyoyararlanımı bilinmemektedir. Diğer yandan üriner atılım verileri, bupropiyon dozunun en az %87’sinin emildiğini göstermektedir.
Besinlerle birlikte alınması, modifiye salımlı bupropiyon tabletlerin emilimini önemli ölçüde etkilemez.
Dağılım:
Bupropiyon, yaklaşık 2000 L’lik görünür dağılım hacmi ile geniş ölçüde dağılır.
Bupropiyon, hidroksibupropiyon ve treohidrobupropiyon plazma proteinlerine orta düzeyli bağlanma gösterir (sırasıyla %84, %77 ve %42).
Bupropiyon ve onun aktif metabolitleri insan sütüne geçmektedir. Yapılan hayvan çalışmalarında, bupropiyon ve onun aktif metabolitlerinin kan-beyin bariyerini ve plasentayı geçtiği gösterilmiştir. Sağlıklı gönüllüler üzerinde gerçekleştirilen Pozitron Emisyon Tomografisi çalışmalarında, bupropiyonun MSS’ye geçtiği ve striatal dopamin geri alım taşıyıcısına bağlandığı (günde iki kere 150 mg dozda yaklaşık %25) gösterilmiştir.
Biyotransformasyon:
Bupropiyon insanlarda geniş kapsamlı olarak metabolize olur. Plazmada farmakolojik olarak aktif 3 metaboliti belirlenmiştir: hidroksibupropiyon ve amino alkol izomerleri, treohidrobupropiyon ve eritrohidrobupropiyon. Bu metabolitler, plazma konsantrasyonları bupropiyonunki kadar yüksek ya da ondan daha yüksek olduğu zaman klinik önem taşıyabilir. Aktif metabolitler daha sonra inaktif metabolitlere dönüşerek idrarla atılır. Bu inaktif metabolitlerin bazıları tam olarak karakterize edilmemiş olup, konjugatları da içerebilir.
In vitro çalışmalar, bupropiyonun temel aktif metaboliti hidroksibupropiyona başlıca CYP2B6 tarafından metabolize olduğunu göstermiştir. Bu metabolitler, plazma konsantrasyonları Belge Doğrulama Kodu: 1ZW56SHY3YnUyS3k0ZW56ZW56YnUyM0Fy bupropiyonunki kadar yüksek ya da ondan daha yüksek olduğu zaman klinik önem taşıyabilir.
Aktif metabolitler daha sonra inaktif metabolitlere dönüşerek idrarla atılır. Bu inaktif metabolitlerin bazıları tam olarak karakterize edilmemiş olup, konjugatları da içerebilir.
Treohidrobupropiyon ve eritrohidrobupropiyonun sitokrom P450 karşısındaki inhibisyon potansiyeline ilişkin çalışma bulunmamaktadır.
Bupropiyon ve hidroksibupropiyonun her ikisi de Ki değerleri sırasıyla 21 ve 13,3 mikromolar olmak üzere CYP2D6 izoenziminin inhibitörüdürler.
Bupropiyonun, hayvanlarda subkronik uygulamayı takiben, kendi metabolizmasını indüklediği gösterilmiştir. İnsanlarda, önerilen dozlarda 10 ila 45 gün süre ile bupropiyon kullanan hasta ya da gönüllülerde bupropiyonun veya hidroksibupropiyonun enzim indüksiyonu yaptığına dair bir kanıt yoktur.
Eliminasyon:
İnsanlarda, 200 mg 14C-bupropiyon verilmesinden sonra radyoaktif dozun % 87’si idrarda, % 10’u feçeste belirmiştir. Bupropiyon dozunun yalnızca % 0,5’inin değişikliğe uğramaksızın vücuttan atılması, bu bileşiğin vücutta geniş kapsamlı olarak metabolize edilmesiyle bağdaşan bir bulgudur.
14C-bupropiyon dozunun %10’undan daha azı idrarda aktif metabolit olarak saptanmıştır.
Bupropiyon hidroklorürün oral uygulamasını takiben ortalama sanal klerens yaklaşık 200 L/saat’tir ve bupropiyonun ortalama eliminasyon yarı ömrü yaklaşık 20 saattir.
Hidroksibupropiyonun eliminasyon yarılanma ömrü yaklaşık 20 saattir. Bupropiyon ile karşılaştırıldığında treohidrobupropiyon ve eritrohidrobupropiyon için eliminasyon yarılanma ömürleri daha uzundur (sırasıyla 37 ve 33 saat) ve kararlı durum EAA değerleri sırasıyla 8 ve 1,6 kat daha yüksektir. Bupropiyon ve metabolitleri için kararlı duruma 8 gün içinde ulaşılmaktadır.
BUPRAPAN uzatılmış salımlı tablet kaplamaları gastrointestinal sistem geçişleri esnasında bozulmadan kalabilirler ve dışkı ile atılabilirler.
Hastalarda karakteristik özellikler
Böbrek yetmezliği:
Bupropiyonun ve majör metabolitlerinin eliminasyonu böbrek yetmezliği ile azalabilir. Son evre böbrek yetmezliği veya orta ila şiddetli böbrek fonksiyonu bozukluğu olan hastalarda sınırlı veriler bupropiyon ve/veya metabolitlerine maruziyetin arttığını göstermektedir (bkz. Bölüm 4.4).
Karaciğer yetmezliği:
Bupropiyon ve aktif metabolitlerinin farmakokinetiği, sağlıklı gönüllülerle kıyaslandığında hafif ila orta şiddette siroz görülen hastalarda istatistiksel olarak anlamlı fark göstermezken bireysel hastalar arasında daha fazla değişkenlik gözlenmiştir (bkz. Bölüm 4.4). Şiddetli hepatik sirozu olan hastalar için bupropiyonun Cmaks ve EAA değerleri sağlıklı gönüllülerdeki değerlerle kıyaslandığında önemli düzeyde artmış olup (ortalama fark sırasıyla yaklaşık % 70 ve 3 kat), daha değişkendir ve ortalama yarılanma ömrü de daha uzun olmuştur (yaklaşık %40 kadar). Hidroksibupropiyon için sağlıklı gönüllülerle kıyaslandığında, ortalama Cmaks daha düşükken (yaklaşık %70 kadar) ortalama EAA daha yüksek olma eğilimindedir (yaklaşık %30 kadar) ve medyan Tmaks daha geç (yaklaşık 20 saat kadar) ve ortalama yarılanma ömürleri daha uzundur Bu belge, güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
kıyaslandığında, ortalama Cmaks daha düşük olma eğilimindedir (yaklaşık %30 kadar) ve ortalama EAA daha yüksek olma eğilimindedir (yaklaşık %50 kadar); medyan Tmaks daha geçtir (yaklaşık 20 saat kadar) ve ortalama yarılanma ömrü daha uzundur (yaklaşık 2 kat kadar) (bkz. Bölüm 4.3).
Yaşlılar:
Yaşlılarda yürütülen farmakokinetik çalışmalar değişken bulgular göstermiştir. Bir tekli doz
çalışması,
yetişkinlerdekinden farklı olmadığını göstermiştir. Bir diğer tekli ve çoklu doz farmakokinetik çalışması bupropiyon ve metabolitlerinin birikiminin yaşlılarda daha büyük bir boyutta meydana gelebileceğini düşündürmüştür. Klinik deneyimde yaşlı ve genç hastalar arasında tolerabilitede farklar tanımlanmamıştır, ancak yaşlı hastalarda daha fazla duyarlılık göz ardı edilemez (bkz. Bölüm 4.4).
Bupropiyonun alkol ile in vitro salımı:
In vitro testleri, yüksek alkol konsantrasyonlarında (%40’a kadar) bupropiyonun modifiye edilmiş salım formülasyonundan daha hızlı salındığını göstermiştir (2 saatte %20’ye kadar çözünmüştür) (bkz. Bölüm 4.5).
5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri
Maksimum önerilen insan dozunda elde edilene benzer maruziyetlerde sıçanlarda yürütülen üreme toksisitesi çalışmaları (maruziyete ilişkin sistemik verilere dayalı olarak) fertilite, gebelik ve fetal gelişim üzerinde advers etkiler ortaya koymamıştır. mg/m2 bazında maksimum önerilen insan dozunun yedi katına kadar olan dozlar verilen tavşanlarda yürütülen üreme toksisite çalışmalarında (maruziyete ilişkin sistemik veri bulunmamaktadır), iskelet değişikliklerinde (fazladan torasik kaburgalar oluşması gibi yaygın anatomik değişikliklerin veya parmak kemiklerinin oluşumunun gecikmesi insidansında artış) hafif bir artış gözlenmiştir.
Hayvanlar üzerindeki çalışmalarda, insandaki terapötik dozlardan defalarca daha yüksek dozlarda bupropiyon doz ile ilişkili şu semptomlara neden olmuştur: sıçanlarda ataksi ve konvülsiyonlar; köpeklerde genel güçsüzlük, titreme ve emesis; her iki türde de letalite artışı. Hayvanlardaki görülen ve insanlarda söz konusu olmadığını bildiğimiz enzim indüksiyonu sonucu sistemik maruziyet, hayvanlarda ve önerilen en yüksek dozun kullanıldığı insanlarda birbirine yakın bulunmuştur.
Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalarda karaciğerde değişiklikler görülmüştür. Bu değişiklikler bir karaciğer enzim indükleyicisinin etkilerini yansıtmaktadır. İnsanlarda ise, önerilen dozlarda kullanılan bupropiyon kendi metabolizmasının indüksiyonuna neden olmamaktadır. Bu sonuçlar, laboratuvar hayvanlarındaki karaciğer değişikliklerinin, bupropiyonun insanlardaki güvenlilik ve risk değerlendirmesinde yalnızca sınırlı önem taşıdığı izlenimini vermektedir.
Genotoksisite verileri bupropiyonun, bakteriler üzerinde zayıf bir mutajen etkiye sahipken memelilerde ise böyle bir özellik taşımadığını gösterdiğinden, insanlarda genotoksik etki potansiyelinden kaygı duymaya gerek yoktur. Farelerde ve sıçanlarda yapılan çalışmalar, bu Bu belge, güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER
6.1. Yardımcı maddelerin listesi
Polivinil alkol
Gliseril dibehenat
Etil selüloz
Povidon
Makrogol
Metaakrilik asit etil ekrilat kopolimer dispersiyon (Eudragit L30 D-55) Silikon dioksit
Trietil sitrat
Metilen klorür
İzopropil alkol Amonyum klorür
Avisel (PH102)
Magnezyum stearat
Opadry 85F18422 White
Su.
6.2. Geçimsizlikler
Veri yoktur.
6.3. Raf ömrü
18 ay
6.4. Saklamaya yönelik özel tedbirler
25°C altındaki oda sıcaklığında saklayınız.
6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği
Şeffaf PVC/PVDC – Aluminyum Blister
30 adet uzatılmış salımlı tablet içeren kullanma talimatı ile birlikte karton kutularda sunulur.
6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler
Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi atıkların kontrolü yönetmeliği” ve “Ambalaj atıklarının kontrolü yönetmeliği”ne uygun olarak imha edilmelidir.
7. RUHSAT SAHİBİ
Liba Laboratuarları A.Ş.
Beykoz/İstanbul
8. RUHSAT NUMARASI
9. İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ
İlk ruhsat tarihi: 27.03.2019
Ruhsat yenileme tarihi: 21.07.2022
10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ