*Hepsi, C

CORLTO 5 MG TABLET (20 TABLET)

Temel Etkin Maddesi:

prednizolon

Üreten İlaç Firması:

DEVA HOLDİNG ANONİM ŞİRKETİ

Gerekli Reçete Durumu:

Beyaz Reçete ile satılır.

Temel Etkin Maddesi:

prednizolon

Üreten İlaç Firması:

DEVA HOLDİNG ANONİM ŞİRKETİ

Gerekli Reçete Durumu:

Beyaz Reçete ile satılır.

Barkod Numarası:

8699525019981

Hekimler İçin Klavuz:

TİTCK’nın Satış Fiyatı:

69,9 ₺
Güncelleme Tarihi: 13 Eylül 2025

Barkod Numarası:

8699525019981

Hekimler İçin Klavuz:

TİTCK’nın Satış Fiyatı:

69,9 ₺
Güncelleme Tarihi: 13 Eylül 2025

Bilgilendirme:

İlaç kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışınız.

ATC Sınıflaması:

ATC SINIFLAMASI – H – ENDOKRİN SİSTEM (CİNSİYET HORMONLARI VE İNSÜLİN HARİÇ), H02 SİSTEMİK KORTİKOSTEROİDLER, H02A SİSTEMİK KORTİKOSTEROİDLER, H02AB Glukokortikoidler, H02AB06, prednizolon

Bilgilendirme:

İlaç kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışınız.

ATC Sınıflaması:

ATC SINIFLAMASI – H – ENDOKRİN SİSTEM (CİNSİYET HORMONLARI VE İNSÜLİN HARİÇ), H02 SİSTEMİK KORTİKOSTEROİDLER, H02A SİSTEMİK KORTİKOSTEROİDLER, H02AB Glukokortikoidler, H02AB06, prednizolon

Personeller İçin Kullanma Talimatı

KULLANMA TALİMATI

CORLTO 5 mg tablet
Ağızdan alınır

Etkin madde: Her bir tablet 5 mg prednisolon içerir.

Yardımcı maddeler: Laktoz monohidrat (inek sütü kaynaklı), mikrokristalin selüloz, hidroksipropil selüloz, kolloidal susuz silika, magnezyum stearat

Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

Bu kullanma talimatını saklayınız. Daha sonra tekrar okumaya ihtiyaç duyabilirsiniz.Eğer ilave sorularınız olursa, lütfen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Bu ilaç kişisel olarak sizin için reçete edilmiştir, başkalarına vermeyiniz.

Bu ilacın kullanımı sırasında, doktora veya hastaneye gittiğinizde doktorunuza bu ilacı kullandığınızı söyleyiniz.

Bu talimatta yazılanlara aynen uyunuz. İlaç hakkında size önerilen dozun dışında yüksek veya düşük doz kullanmayınız.

Bu Kullanma Talimatında:
1. CORLTO nedir ve ne için kullanılır?

2. CORLTO’yu kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler 3. CORLTO nasıl kullanılır?

4. Olası yan etkiler nelerdir?

5. CORLTO’nun saklanması

Başlıkları yer almaktadır.

1. CORLTO nedir ve ne için kullanılır?

CORLTO, 20 adet tablet içeren blister ambalajlarda takdim edilmiştir.

CORLTO, steroidler adı verilen ilaç grubuna aittir. Kısaltılmamış haliyle isimleri kortikosteroidlerdir. Bu kortikosteroidler vücudumuzda doğal olarak üretilmektedir ve sağlığımızı ve genel durumumuzu korumamıza yardımcı olurlar. Vücudumuza ilave kortikosteroid (CORLTO gibi) takviyesi yapmak, vücuttaki iltihaplanmalar gibi pek çok hastalığın tedavisinde etkili bir yöntemdir. İltihaplanma azaltılmadığı takdirde hastalığınız daha da kötüleşecektir ve CORLTO iltihaplanmayı azaltmaktadır. Maksimum fayda almak için bu ilacı düzenli olarak kullanmanız gerekmektedir.

CORLTO pek çok iltihabi ve vücudun kendi hücrelerine karşı antikor oluşturma durumunda (otoimmün hastalık) kullanılmaktadır:
•Bazı endokrin bozukluklar
•Bazı kollajen (bağ dokusu) hastalıklar
•Alerjiler (ciddi alerjik reaksiyonlar dahildir)

Şu organları etkileyen iltihaplanmalar:
▪Akciğerler (astım dahil)
▪Kan damarları ve kalp
▪Bağırsaklar veya böbrekler
▪Kaslar ve eklemler (eklemlerde ağrı ve şekil bozukluğuna neden olan devamlı bir hastalık olan romatoid artrit dahil)
▪Göz veya sinir sistemi

•Deri hastalıkları
•Bazı solunum yolu hastalıkları
•Hematolojik (kanla ilgili) bozukluklar
•Bazı enfeksiyonlar
•Bazı kanserler (kan hücrelerinin kanseri (lösemi), lenfoma ve miyeloma dahil) •Bazı ödem durumları
•Bazı mide-bağırsak hastalıkları
•Nakil sonrası organ reddinin önlenmesi için

Ayrıca,
•Vücut kendi başına yeterli seviyede doğal steroid üretemediğinde steroid seviyelerinin yükseltilmesi için
•Yüksek kalsiyum seviyelerinin tedavi edilmesi için

2. CORLTO kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler
CORLTO’yu aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ
Eğer,
•Prednisolona veya CORLTO içindeki herhangi bir maddeye karşı alerjikseniz (aşırı duyarlıysanız)
•Tedavi edilmemiş ciddi bir enfeksiyonunuz varsa
•Sistemik mantar enfeksiyonunuz varsa
•Gözünüzde herpes enfeksiyonu varsa

CORLTO’yu aşağıdaki durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ
Aşağıdaki durumlar varsa ilacı kullanmadan önce doktorunuza danışınız:
•Daha önce şiddetli depresyon veya manik-depresyon (iki uçlu hastalık) geçirdiyseniz veya daha önce CORLTO benzeri steroid ilaçlar aldığınızda depresyon yaşadıysanız
•Eğer yakın akrabalarınızdan herhangi birinde bu hastalıklar varsa

Eğer yukarıdakilerden herhangi biri size uygunsa CORLTO almadan önce doktorunuza danışınız.

Eğer,
•Tüberkülozunuz (verem) varsa veya daha önce tüberküloz tedavisi geçirdiyseniz.

•Kan basıncınız yüksekse
•Kalp hastalığınız varsa

•Karaciğer veya böbrek sorunlarınız varsa
•Sizde veya ailenizdeki herhangi birisinde şeker hastalığı varsa
•Osteoporozunuz (kemik erimesi) varsa, özellikle de menopoz dönemini geçtiyseniz •Şu anda duygusal çalkantı yaşıyorsanız veya psikotik eğilimleriniz varsa
•Epilepsiniz (sara) varsa
•Mide ülseriniz varsa
•Daha önce CORLTO (veya başka bir steroid) aldınız ve kas sorunları yaşadınızsa (steroide bağlı miyopati)
•Miyastenia gravis isimli bir hastalık için ilaç alıyorsanız (bu hastalık nadir görülen ve kas güçsüzlüğüne yol açan bir hastalıktır)
•Daha önce kan pıhtılaşması sorunu yaşadıysanız (örneğin derin ven trombozu, yani DVT veya tromboembolizm)
•Aşı olacaksanız
•Cushing hastalığınız varsa. Bu bir hormon hastalığıdır ve şu belirtilere yol açabilmektedir: özellikle gövdede ve yüzde çok hızlı kilo alımı, cildin incelmesi ve terleme.

•Hipotiroidizm sorununuz varsa (bu durumda tiroit beziniz normalin altında çalışmaktadır ve bu durum yorgunluk veya kilo alımına yol açabilir.)
•Duchenne müsküler distrofiniz varsa
•Adrenokortikal yetmezlik olursa (böbrek üstü bezi yetmezliği)
•Enfeksiyona karşı hassasiyetiniz artarsa ve enfeksiyonun şiddeti artarsa
•Feokromasitoma rahatsızlığınız (böbrek üstü bezinde tümör) varsa ya da olduğundan şüpheleniliyorsa
•Uzun süreli CORLTO tedavisi alırsanız. Bu göz sinirlerinizde olası bir hasar yaratan glokom denilen hastalığa sebep olabilir. Gözde mantar veya viral enfeksiyonların yerleşmesi artabilir.

Eğer bir enfeksiyon geliştiğini düşünüyorsanız. CORLTO kullanırken bir enfeksiyon geçirme ihtimaliniz daha yüksektir. Var olan enfeksiyonlar da daha kötüye gidebilir. Bu durum özelikle stres dönemleri için geçerlidir. Bazı enfeksiyonlar kontrol altına alınmazlarsa durum ciddi bir hal alabilir.

Siz, aile üyelerinden birisi veya yakın temasta olduğunuz birileri suçiçeği veya zonaya yakalanırsa. Çünkü bu ilacı kullanırken bu hastalıkları geçirirseniz durumunuz epey ağırlaşabilir. Dolayısıyla CORLTO kullanırken veya kullanmayı kestikten sonraki 3 aylık süre zarfında suçiçeği veya zonası olan kişilerden uzak durunuz. CORLTO almayı kesmeyiniz.

Siz, aile üyelerinden birisi veya yakın temasta olduğunuz birileri kızamığa yakalanırsa. Kızamığı olan kişilerden uzak durunuz.

Doktorunuz size bir steroid tedavi kartı verecektir. Bu kartı her zaman yanınızda taşımalısınız. Sizi tedavi eden doktor, hemşire veya dişçinize bu steroid tedavi kartını göstermelisiniz.

CORLTO kullanırken karşınıza çıkabilecek zihinsel sorunlar:

CORLTO gibi steroidler kullanırken zihinsel sorunlar yaşayabilirsiniz.

Bu hastalıklar ciddi olabilir.

•Genellikle ilaca başlanmasını takiben birkaç günde veya haftada başlarlar.

•Genellikle yüksek dozlarda ortaya çıkarlar.

•Bu sorunlardan çoğu doz düşürüldüğü veya ilaç kesildiği anda ortadan kalkarlar. Ancak bu sorunlar varsa tedavi gerekmektedir.

Siz (veya ilacı kullanan kişi) herhangi bir zihinsel sorun yaşarsanız bu durumdan doktorunuzu haberdar ediniz. Özellikle depresyonda iseniz veya intiharı düşünüyorsanız bu çok önemlidir. Bazı vakalarda zihinsel sorunlar doz düşürüldüğünde veya ilaç kesildiğinde ortaya çıkmaktadır.

Uzun süreli kortikosteroid tedavisi gören bebek veya çocukların büyüme ve gelişmeleri dikkatle gözlenmelidir.

Yaşlılarda hayatı tehdit edici reaksiyonların önüne geçilmesi için yakın klinik denetim gerekmektedir.

Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.

CORLTO’nun yiyecek ve içecek ile kullanılması
CORLTO su ile birlikte yutulmalıdır. CORLTO’yu yemeklerden önce veya sonra kullanabilirsiniz.

Hamilelik
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Gebeyseniz veya gebe kalmayı planlıyorsanız, tedaviye başlamadan önce doktorunuzu durumdan haberdar etmelisiniz.

Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Emzirme
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Eğer emziriyorsanız, tedaviye başlamadan önce doktorunuzu durumdan haberdar etmelisiniz. Doktorunuz tedaviniz sırasında bebeğinizi muayene etmek isteyecektir. Steroidler az miktarda süte geçmektedir.

Araç ve makine kullanımı
CORLTO aldıktan sonra başınız dönüyorsa veya bitkin hissediyorsanız, bu etkiler geçene dek araç ve makine kullanmayınız.

CORLTO’nun içeriğinde bulunan bazı yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler Bu tıbbi ürün laktoz ihtiva eder. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı intoleransınız (dayanıksızlığınız) olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.

Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı
Eğer aşağıdakilerden herhangi bir ilacı şu an kullanıyorsanız veya son zamanlarda kullandınız ise lütfen doktorunuza veya eczacınıza bunlar hakkında bilgi veriniz zira bu ilaçlar ile etkileşim olabilir.

•Ritonavir gibi virüs ilaçları. Bu ilaçlar HIV enfeksiyonu tedavisinde kullanılabilmektedir. •Ketokonazol, troleandomisin ve amfoterisin gibi mantar ilaçları. Bu ilaçlar mantarlara bağlı olarak ortaya çıkan enfeksiyonların tedavisinde kullanılmaktadır.

•Eritromisin ve rifamisin gibi antibiyotikler. Bu ilaçlar bakterilere bağlı olarak ortaya çıkan enfeksiyonların tedavisinde kullanılmaktadır.

•Karbamazepin, fenobarbital, fenitoin ve primidon gibi antiepileptik ilaçlar. Bu ilaçlar sara tedavisinde kullanılmaktadır.

•Eklem iltihabına yönelik ilaçlar.

•Varfarin gibi antikoagülanlar. Bu ilaçlar kanın incelmesi için kullanılmaktadır.

•Östrojenler (örneğin doğum kontrol hapı veya HRT).

•Yüksek kan basıncı tedavisinde kullanılan ilaçlar.

•Tiazid diüretikler (‘su tabletleri’, örneğin bendroflumetiazid). Bu ilaçlar su tutulması veya yüksek kan basıncı durumunda kullanılmaktadır.

•Ülser tedavisinde kullanılan karbenoksolon.

•Astım tedavisinde kullanılan salbutamol, formoterol, bambuterol, fenoteral, ritodrin, salmeterol ve terbutalin.

•İnsülin gibi şeker hastalığında kullanılan ilaçlar.

•Romatizmal hastalık ve deri sorunları tedavisinde ve nakil sonrasında kullanılan siklosporin.

•Kalp glikozidleri, örneğin digoksin. Bu ilaçlar zayıflamış kalbi güçlendirmek için kullanılmaktadır.

•Non Steroidal Anti İnflamatuar ilaçlar (NSAİİ). Örneğin aspirin, ibuprofen ve indometazin. Bu ilaçlar ağrı kesici olarak veya romatizmal hastalık tedavisinde kullanılmaktadır.

•Doğum veya düşük başlatmak amacıyla kullanılan mifepriston.

•Kanser tedavisinde kullanılan metotreksat gibi sitotoksik ilaçlar.

•Aşılar: herhangi bir aşılama öncesinde doktorunuza veya hemşirenize steroid kullandığınızı söylemeniz şarttır. Steroidler bağışıklık yanıtınızı etkilerler, dolayısıyla canlı aşı olmamanız gerekmektedir.

•Büyüme hormonu olan somatropin.

•Glokom veya sara tedavisinde kullanılan asetazolamid.

•Kalp yetmezliği tedavisinde kullanılan idrar söktürücüler (örneğin furosemid).

•Astım ve kronik obstrüktif pulmoner hastalık (KOAH) tedavisinde kullanılan teofilin. •Diğer kortikosteroidler ile birlikte kullanım.

•Antikolinesteraz ajanlar (ambenonium, neostigmin ya da piridostigmin gibi)

Eğer reçeteli ya da reçetesiz herhangi bir ilacı şu anda kullanıyorsanız veya son zamanlarda kullandınız ise lütfen doktorunuza veya eczacınıza bunlar hakkında bilgi veriniz.

3. CORLTO nasıl kullanılır?

Uygun kullanım ve doz/uygulama sıklığı için talimatlar:
Farklı hastalıklarda CORLTO dozları da farklı olacaktır. Hastalığınıza bağlı olarak günlük doz 5 mg ila 60 mg arasında değişmektedir. Bazı durumlarda her gün almanız söylenebilir. CORLTO’yu nasıl ve ne zaman almanız gerektiğine doktorunuz karar verecektir.

Hastalığınız düzelmeye başladığında, doktorunuz dozu azaltabilir. İlaç tamamen kesilmeden önce doktorunuz dozunuzu aşamalı olarak azaltabilir. Bu kararlar hastalığınıza, doza ve ilacı ne kadar süredir aldığınıza bağlıdır. Her durumda herhangi bir değişikliğe karşı tetikte olmalısınız.

Uygulama yolu ve metodu:
Ağızdan alınır.

Değişik yaş grupları:
Çocuklarda kullanımı:
Steroid kullanımı çocuklar ve ergenlerin normal büyümesini yavaşlatabilir. Bu etkinin azalması için tabletler genellikle iki günde bir tek doz olarak uygulanmalıdır.

Yaşlılarda kullanımı:
Yaşlılar tarafından kullanıldığında, kemik erimesi, şeker, yüksek kan basıncı, enfeksiyonlar ve cildin incelmesi gibi bazı istenmeyen yan etkiler daha ciddi boyutta olabilir.

Özel kullanım durumları:
Karaciğer/Böbrek yetmezliği:
Karaciğer veya böbrek yetmezliğinde özel bir doz ayarlaması yapmaya gerek yoktur.

Eğer CORLTO’nun etkisinin çok güçlü veya zayıf olduğuna dair bir izleniminiz var ise doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz.

Kullanmanız gerekenden daha fazla CORLTO kullandıysanız:
Kazara çok fazla CORLTO tablet aldıysanız veya ilacınızı başka birisi kullandıysa bir an önce bu durumdan doktorunuzu haberdar ediniz veya en yakın acil servise başvurunuz. Kalan ilaçları veya boş ambalajı yanınızda götürmeyi unutmayınız.

CORLTO’dan kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız bir doktor veya eczacı ile konuşunuz.

CORLTO’yu kullanmayı unutursanız:
Endişelenmeyiniz. Bu durumda aklınıza geldiği an (eğer sonraki doza yakın bir zamanda değilse) unuttuğunuz hapı alınız.

Unutulan dozları dengelemek için çift doz almayınız.

Daha sonra her zamanki gibi ilacınızı almaya devam ediniz.

Eğer bu ürünle ilgili daha başka sorularınız varsa doktorunuz veya eczacınıza danışınız.

CORLTO ile tedavi sonlandırıldığındaki oluşabilecek etkiler
Tedaviyi kesmeden önce doktorunuzla konuşmanız çok önemlidir. Tedavinin aniden kesilmesi şu belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabilir: Ateş, ağrılı eklemler ve kaslar, göz ve burun pasajının iltihaplanması, ağrılı ve kaşıntılı deri yumruları, kilo kaybı.

4. Olası yan etkiler nelerdir?

Tüm ilaçlar gibi, CORLTO’nun içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.

Bunlar çok ciddi yan etkilerdir. Bu sorunlardan herhangi birisini fark ederseniz doktorunuzu bir an önce durumdan haberdar ediniz. Yaşayabileceğiniz diğer yan etkiler ve sıklıkları:

Çok yaygın: 10 hastanın en az birinde görülebilir.

Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100hastanın birinden fazla görülebilir. Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir. Seyrek: 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.

Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.

Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.

Yaygın:
•Önceki enfeksiyonların (örn., verem) yeniden aktifleşmesi (alevlenmesi)
•Enfeksiyonlara karşı vücudun savunma sisteminin kötüleşmesi
•Bazı hormonların (ACTH, kortizol gibi) salgılanmasının baskılanması
•Cushing sendromunda (sırtta kambura benzer yağ birikimi, yüzde yuvarlaklaşma, aşırı kıllanma ve özellikle bel ve leğen kemiklerinde kemik erimesi belirtileri ile görülen bir hastalık) görülenlere benzer özellikler (Cushingoid belirtiler)
•Çocuklarda büyüme geriliği
•Kan potasyum değerinin normalin altına düşmesi (hipokalemi)
•Sodyum tutulumu
•Kemik erimesi (osteoporoz)
•Ödem
•Yüksek kan basıncı (hipertansiyon)
•Deride incelme
•Yara iyileşmesinde bozulma
•Kas kitlesi kaybı

Yaygın olmayan:
•Geçmişteki psikolojik rahatsızlıkların aktifleşmesi (yüksek dozda)
•Göz içi sıvı basıncının artması sonucu göz tansiyonunun artması ve sonuçta görme sinirlerinde hasar yaratan glokom( uzun süreli kullanımda)

•Lensin beyazlaşması veya bulutlanması, göze perde inmesi (katarakt) •Kanın damarda ya da kalpte pıhtılaşması (tromboz)

Seyrek:
•Depresyon
•Daha önceden zihinsel rahatsızlık yaşamayan hastalarda taşkınlık nöbeti (mani) •Beyinde basınç artışı
•Kemiklerin kanlanmasındaki bozulmaya bağlı olarak kemik harabiyeti
•Tendon bozukluğu

Bilinmiyor:
•Beyaz kan hücresi sayısında artış
•Aşırı duyarlılık
•Böbrek üstü bezindeki tümör nedeniyle kriz
•Hormon salınımını kontrol eden eksenin (pituiter-adrenal eksen) baskılanması (özellikle travma, ameliyat ya da hastalık gibi stres durumlarında)
•İştah artışı (kilo artışına yol açabilir)
•Su tutulumu
•Bozulmuş açlık kan şekeri
•Yağ dokusunda iyi huylu tümör
•Havale, nöbet
•Sersemlik
•Baş ağrısı
•Göz sinirinde bası, göz dokularında incelme
•Göz küresinin anormal şekilde dışarı çıkması (ekzoftalmi)
•Denge bozukluğundan kaynaklanan baş dönmesi (vertigo)
•Kalp yetersizliğine bağlı olarak solunum yetmezliği, ödem, karaciğerde büyüme ile belirgin hastalık (duyarlı bireylerde)
•Akciğerde damar tıkanıklığı
•Kanama veya delinmeye yol açabilen mide ülserleri
•Pankreas iltihabı
•Ülseratif yemek borusu iltihabı
•Karında şişlik
•Karın ağrısı (abdominal ağrı)
•İshal
•Hazımsızlık
•Bulantı
•Deride kıllanma artışı
•Nokta şeklindeki deri altı kanamaları
•Deride morarma
•Deride kızarıklık
•Terleme artışı
•Deri testlerine (örneğin verem testi) reaksiyonların görülmemesi veya değişmesi

•Deride kaşıntı
•Deride döküntü
•Deride kızarık döküntü
•Deride ürtiker
•Kas hastalığı
•Kas güçsüzlüğü
•Kas ağrısı
•Üst bacak ve kol kemiklerinin üst ucunda mikrobik olmayan kemik harabiyeti •Kemikte kırılma (uzun kemiklerde)
•Büyümede gecikme
•Adet döngüsünde düzensizlik
•Yorgunluk, bitkinlik
•Göz içi basıncın artması
•Karbonhidrat toleransında azalma
•Şeker hastalarında insulin ve ağızdan alınan ilaçlara gereksinimin artması •Kan potasyum değerinin azalması
•Vücuttan atılan azotun, vücuda alınan azottan fazla olması
•Omurgada basınca bağlı kırılma (omurgada kompresyon fraktürleri)

Uzun süreli tedavi sonunda kortikosteroid dozunun çok hızlı düşürülmesi akut böbreküstü bezi yetmezliği, düşük tansiyon ve ölüme sebebiyet verebilir (yoksunluk sendromu). Bu sendromun belirtileri: iştahsızlık, bulantı, kusma, halsizlik, baş ağrısı, ateş, deri döküntüsü, kas ağrısı, eklem ağrısı, nezle, bir çeşit göz iltihabı olan konjonktivit, ağrılı ve kaşıntılı deri şişlikleri, kilo kaybı ve/veya düşük tansiyon.

Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.

Yan etkilerin raporlanması
Kullanma talimatında yer alan veya almayan herhangi bir yan etki meydana gelmesi durumunda hekiminiz, eczacınız veya hemşireniz ile konuşunuz. Ayrıca karşılaştığınız yan etkileri www.titck.gov.tr sitesinde yer alan “İlaç Yan Etki Bildirimi” ikonuna tıklayarak ya da 0 800 314 00 08 numaralı yan etki bildirim hattını arayarak Türkiye Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildiriniz. Meydana gelen yan etkileri bildirerek kullanmakta olduğunuz ilacın güvenliliği hakkında daha fazla bilgi edinilmesine katkı sağlamış olacaksınız.

5. CORLTO’nun saklanması
CORLTO’yu çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.

30°C altında nem ve ışıktan koruyarak saklayınız.

Son kullanma tarihiyle uyumlu olarak kullanınız.

Ambalajın üzerinde belirtilen son kullanma tarihinden sonra CORLTO’i kullanmayınız.

Son kullanma tarihi geçmiş veya kullanılmayan ilaçları çöpe atmayınız! Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen toplama sistemine veriniz.

Ruhsat sahibi:
Deva Holding A.Ş.

Küçükçekmece/İSTANBUL
Tel: 0212 692 92 92
Faks: 0212 697 00 24
E-mail:deva@devaholding.com.tr

Üretim yeri:
Deva Holding A.Ş.

Kapaklı/TEKİRDAĞ

Bu kullanma talimatı 01/10/2019 tarihinde onaylanmıştır.

Doktorlar İçin Kullanma Talimatı

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI
CORLTO 5 mg tablet

2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM
Her bir tablette;
Etkin madde:
Prednisolon 5 mg Yardımcı maddeler:
Laktoz monohidrat (inek sütü kaynaklı) 74 mg Yardımcı maddeler için bölüm 6.1’e bakınız.

3. FARMASÖTİK FORM
Tablet
Beyaz veya beyaza yakın, çentikli, yuvarlak tablet

4. KLİNİK ÖZELLİKLER
4.1. Terapötik endikasyonlar
Endokrin bozukluklar
•Primer ve sekonder adrenokortikal yetmezlik (hidro-kortizon veya kortizon ilk seçenektir; gerekli hallerde sentetik analoglar mineralokortikoidler ile birlikte kullanılabilirler; bebeklerde mineralokortikoid takviyesi özel önem taşır).

•Konjenital adrenal hiperplazi
•Non-süpüratif tiroidit
•Kanserle birlikte görülen hiperkalsemi

Romatizmal hastalıklar
Kısa süre için yardımcı tedavi olarak verilmek üzere (hastanın akut bir hadiseyi veya alevlenmeyi atlatabilmesi için):
•Psoriatik artrit
•Romatoid artrit, juvenil romatoid artrit (seçilmiş vakalar düşük doz idame tedavisi gerektirebilir)
•Ankilozan spondilit
•Akut ve subakut bursit
•Akut non-spesifik tenosinovit
•Akut gut artriti
•Posttravmatik osteoartrit
•Osteoartrit sinoviti
•Epikondilit

Kollajen hastalıklar
Bir alevlenme esnasında veya seçilmiş vakalarda idame tedavisi olarak:

•Sistemik lupus eritematosus
•Sistemik dermatomiyozit (polimiyozit)
•Akut romatizmal kardit

Deri hastalıkları
•Pemfigus
•Bullöz herpetiform dermatit
•Şiddetli eritema multiforme (Stevens-Johnson Sendromu) •Eksfoliatif dermatit
•Mikozis fungoides
•Şiddetli psoriaz
•Şiddetli seboreik dermatit

Alerjik durumlar
Geleneksel tedavinin yeterli miktarına rağmen geçmeyen şiddetli veya faaliyeti engelleyen alerjik durumları kontrol altına almak için:
•Mevsime bağlı veya perennial alerjik rinit
•Bronşial astma
•Kontakt dermatit
•Atopik dermatit
•Serum hastalığı
•İlaç aşırı duyarlılık reaksiyonları

Göz hastalıkları
Göz ve etrafındaki dokuların şiddetli, akut veya kronik, alerjik veya enflamatuar rahatsızlıkları:
•Alerjik konjonktivit
•Keratit
•Alerjik marjinal kornea ülserleri
•Oftalmik herpes zoster
•Irit ve iridosiklit
•Korioretinit
•Anterior segman enflamasyonu
•Diffüz posterior uveit ve koroidit
•Optik nörit
•Sempatik oftalmi

Solunum yolu hastalıkları
•Semptomatik sarkoidoz
•Diğer yöntemlerle tedavi edilemeyen Loeffler sendromu •Berilioz

•Fulminan veya disemine akciğer tüberkülozu – uygun antitüberkülö kemoterapi ile birlikte kullanılarak
•Aspirasyon pnömonisi

Hematolojik bozuklukluklar
•Erişkinde idiopatik trombositopenik purpura •Erişkinde sekonder trombositopeni
•Kazanılmış (oto-immün) hemolitik anemi •Eritroblastopeni (kırmızı kan hücresi anemisi) •Konjenital (eritroid) hipoplastik anemi

Neoplastik hastalıklar
Şunların palyatif tedavisinde:
•Erişkinde lösemiler ve lenfomalar
•Çocuklukta akut lösemi

Ödem durumları
•Üremisiz idiopatik veya lupus eritematosusa bağlı nefrotik sendromda diürezi başlatmak veya proteinüriyi durdurmak için.

Gastro-intestinal hastalıklar
Hastanın, hastalığın kritik bir dönemini atlatabilmesi için: •Ülseratif kolit
•Rejyonel enterit

Muhtelif
Subaraknoid blok teşekkül etmiş veya etmek üzere olan tüberküloz menenjitde uygun antitüberkülö kemoterapi ile birlikte kullanmak üzere;
•Nörolojik veya miyokardiyal tutulum gösteren trişinozda

4.2. Pozoloji ve uygulama şekli
Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:
CORLTO’nun başlangıç dozu, tedavi edilen spesifik hastalığa göre, günde 5-60 mg arasında değişir. Genellikle bölünmüş günlük doz kullanılır. Az şiddetli durumlarda düşük dozlar genellikle yeterli olursa da, seçilmiş hastalarda yüksek inisyal dozlar gerekebilir.

Kortikosteroidler kullanılırken aşağıdaki terapötik ilkeler akılda tutulmalıdır:

tedavi

sağlamaktadır. Asla küratif değildirler.

Uygun bireysel doz deneme yanılma ile saptanmalıdır ve hastalığın aktivitesine göre düzenli şekilde yeniden değerlendirilmelidir.

Kortikosteroid tedavisinin uzadığı ve doz artırıldığı zaman, yan etkilerin insidansı artacaktır.

Tatminkar bir cevap alınana kadar başlangıç dozları devam ettirilir veya ayarlanır. Makul bir süreden sonra yeterli klinik cevap yoksa CORLTO kesilerek hasta başka uygun bir tedaviye geçirilir.

EDİLEN

HASTALIĞA VE HASTANIN CEVABINA GÖRE KİŞİSEL OLARAK AYARLANMASI GEREKTİĞİ VURGULANMALIDIR.

Olumlu bir cevap alındıktan sonra başlangıç dozunu uygun aralıklarla ve küçük miktarlarla azaltarak, elde edilen yeterli klinik cevabı devam ettirecek en düşük idame dozları saptanmalıdır. İlaç dozajının sürekli izlenmesi gerektiği hatırda tutulmalıdır. Doz ayarlamalarını gerekli kılan durumlar arasında, hastalık sürecindeki iyileşme ve alevlenmelere bağlı klinik durum değişmeleri, hastanın ilaca verdiği kişisel cevap ve tedavi edilen hastalıkla direkt bir ilişkisi olmadan hastanın streslere maruz kalmasının etkileri sayılabilir ki bu son durumda CORLTO dozunu, hastanın durumuyla orantılı bir süre için artırmak gerekebilir. Uzun süreli tedavi gerekli ise, gün aşırı günlük doz rejimi düşünülmelidir. Uzun süreli tedaviden sonra ilacı kesmek gerekirse, ani değil kademeli azaltarak kesmek tavsiye edilir (bkz. bölüm 4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri).

Sistemik kortikosteroidleri 3 haftadan daha uzun süre boyunca ve fizyolojik dozun (yaklaşık 7,5 mg prednisolon veya eşdeğeri) üzerinde alan hastalarda, ilaç aniden kesilmemelidir. Dozun düşürülme biçimi büyük ölçüde hastalığa göre uygulanmalıdır ve bu karar verilirken sistemik kortikosteroidlerin dozunun düşürülmesi durumunda relaps olasılığı göz önünde bulundurulmalıdır. İlacın kesilmesi durumunda hastalık aktivitesinin klinik değerlendirmesi gerekebilir. Eğer sistemik kortikosteroid tedavisi kesildiğinde hastalığın relaps olasılığı yoksa

varsa,

kortikosteroid dozu hızla fizyolojik dozlara düşürülebilir. Prednisolonun 7,5 mg dozuna eşdeğer günlük doza erişildiğinde, HPA aksının düzelmesi için doz azaltımı daha yavaş olmalıdır.

Hastalığın relaps riskinin olmadığı düşünülüyorsa, üç haftaya dek süren sistemik kortikosteroid tedavisinin aniden kesilmesi uygundur. Üç hafta boyunca 40 mg dozlara dek uygulanan prednisolon veya eşdeğeri aniden kesilirse klinik olarak anlamlı HPA aksı baskılanmasına yol açması hastaların çoğu için olasılık dışıdır. Aşağıdaki hasta gruplarında ise tedavi 3 hafta veya daha az sürse dahi, sistemik kortikosteroid tedavisinin aşamalı olarak azaltılması gerekmektedir:

• Tekrarlayan sistemik kortikosteroid döngüleri alan hastalar (özellikle de döngüler 3 haftadan uzun süreli ise)
• Uzun vadeli (aylar veya yıllar süren) bir tedavi kesildikten sonraki bir yıl içinde kısa süreli tedavi alan hastalar

• Eksojen kortikosteroid tedavi dışında başka bir sebeple adrenokortikal yetmezlik durumu ortaya çıkabilecek hastalar
• Günlük 40 mg’ın üzerinde prednisolon (veya eşdeğeri) ile sistemik kortikosteroid tedavisi alan hastalar
• Akşamları tekrar dozu alan hastalar

(bkz bölüm 4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri ve 4.8 İstenmeyen etkiler)

Uzun süreli tedavi sırasında, stres veya hastalığın alevlenme dönemlerinde dozajın geçici olarak artırılması gerekebilir (“Özel kullanım uyarıları ve önlemleri” bölümüne bakınız).

Tatmin edici bir klinik yanıt alınmadığı takdirde, ilaç aşamalı olarak azaltılarak kesilmelidir ve hasta başka bir tedaviye alınmalıdır.

Aralıklı dozaj rejimi:
İki günde bir veya daha uzun süreli aralıklarla, sabahları tek doz CORLTO alımı, bazı hastalar için kabul edilebilir olan tedavi biçimidir. Bu rejim uygulandığı takdirde, pitüiter-adrenal baskılanmanın derecesi, protein katabolizması ve diğer yan etkiler asgari düzeye indirilebilir.

Özel doz ilkeleri:
Bazı hastalıklarda aşağıdaki öneriler uygulanabilir. Akut veya şiddetli hastalık başlangıçta yüksek doz tedavi gerektirebilir; ancak mümkün olan en kısa sürede etkili en düşük idame dozuna geçilmelidir. Kronik tedavi sırasında dozaj azaltımları günde 5-7,5 mg’ı aşmamalıdır.

Alerjik ve deri hastalıkları:
Genellikle başlangıç dozu olarak günde 5-15 mg yeterlidir.

Kollajenöz:
Sıklıkla başlangıç dozu olarak günde 20-30 mg etkilidir. Daha ağır belirtileri olanlar daha yüksek dozlara gereksinim duyabilir.

Romatoid artrit:
Olağan başlangıç dozu günde 10-15 mg’dır. Tolere edilebilir semptomatik iyileşme sağlayan en düşük günlük idame dozu önerilmektedir.

Kan hastalıkları ve lenfoma:
Günlük başlangıç dozu 15-60 mg, genellikle yeterli klinik veya hematolojik yanıt elde edildikten sonra düşürülmelidir. Akut lösemide remisyon sağlamak için daha yüksek dozlar gerekebilir.

Uygulama şekli:
Ağızdan alınır.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:
Böbrek/Karaciğer yetmezliği:
Böbrek veya karaciğer yetmezliğinde özel bir doz ayarlaması yapmaya gerek yoktur.

Pediyatrik popülasyon:
Erişkin dozlarının uygun olarak azaltılmış miktarı kullanılmakla birlikte genellikle erişkinlerde olduğu gibi dozaj klinik cevaba göre ayarlanır (bkz. bölüm 4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri). Kortikosteroidler bebeklik, çocukluk ve ergenlikte büyüme geriliğine neden olurlar. Tedavi minimum dozaj ve mümkün olan en kısa süre ile sınırlandırılmalıdır. Hipotalamo-hipofizer adrenal aksis süpresyonunun ve büyüme geriliğinin en aza indirilmesi için mümkünse tedavi günaşırı ve tek doz halinde uygulanmalıdır.

Geriyatrik popülasyon:
İleri yaştaki hastaların tedavisi sırasında, özellikle de uzun dönemli tedavi planlanırken, kortikosteroidlerin sık görülen yan etkilerinin yaşlılarda daha ciddi sonuçlara yol açacağı akılda tutulmadır (bkz. bölüm 4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri).

4.3. Kontrendikasyonlar
Tablet formülasyonunda yer alan maddelerden herhangi birisine aşırı duyarlılık Sistemik mantar enfeksiyonu
Spesifik antiinfektif tedavi yapılmayacaksa sistemik enfeksiyonlar
Olası bir perforasyondan ötürü oküler herpes simpleks

4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
Hastalar ve/veya bakıcıları, sistemik steroidlere bağlı olarak ortaya çıkabilecek şiddetli psikiyatrik advers reaksiyonlara karşı uyarılmalıdır (bkz bölüm 4.8 İstenmeyen etkiler). Semptomlar genellikle tedavi başladıktan sonra birkaç gün veya haftada ortaya çıkmaktadır. Yüksek doz/sistemik maruziyet ile riskler artabilir (bkz bölüm 4.5 Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri- yan etki riskini artırabilecek farmakokinetik etkileşimler) ancak doz seviyeleri reaksiyonların başlaması, tipi, şiddeti veya süresi konusunda tahmin yapmak mümkün değildir. Pek çok reaksiyon doz azaltıldıktan veya kesildikten sonra geçmektedir. Ancak spesifik tedavi gerekli olabilir. Hastalar/bakıcılar eğer psikolojik belirtilerin geliştiğinden, özellikle de depresif ruh durumundan veya intihar düşüncelerinden endişe ederse tıbbi yardım almaya teşvik edilmelidir. Hastalar/bakıcılar ayrıca sistemik steroidlerin doz azaltımı veya kesilmesi sırasında veya sonrasında ortaya çıkabilecek olası psikiyatrik bozukluklar konusunda da tetikte olmalıdır. Ancak bu tür reaksiyonlar seyrektir.

Kendileri veya birinci derece akrabalarında önceden geçirilmiş veya şu anda yaşanılan şiddetli affektif bozuklukları olan hastalarda sistemik kortikosteroid tedavisi düşünüldüğünde özel dikkat gerekmektedir. Bu tür hastalar arasında depresif veya manik depresif hastalığı olanlar ve önceden steroide bağlı psikoz geçirenler bulunmaktadır.

CORLTO gibi oral kortikosteroidleri alan, aşağıdaki durumlara sahip hastalarda dikkatli olunmalıdır ve sık sık takip etmek gerekmektedir.

−Tüberküloz: Önceden tüberküloz geçirenler veya tüberküloza özgü röntgen değişiklikleri gösterenler. Ancak aktif tüberkülozun ortaya çıkması profilaktik anti tüberküloz ilaçlarının kullanılmasıyla önlenebilir.

−Hipertansiyon
−Konjestif kalp yetmezliği
−Karaciğer yetmezliği
−Böbrek yetmezliği
−Diabetes mellitusu veya ailesinde diyabet öyküsü olanlar
−Osteoporoz: özellikle risk altındaki post-menopozal kadınlarda özel bir öneme sahiptir. −Şiddetli affektif bozukluk öyküsü olan hastalar ve özellikle de önceden steroide bağlı psikoz öyküsü olanlar. Ayrıca, duygusal çalkantılar yaşayanlar veya psikotik eğilimleri olanlarda prednisolon gibi kortikosteroidler durumun ağırlaşmasına sebep olabilir.

−Epilepsi ve/veya nöbete yol açan hastalıklar
−Peptik ülser
−Daha önce steroide bağlı miyopati yaşayanlar
−Antikolinesteraz tedavisi gören miyastenia gravis hastalarında glukokortikoidler dikkatli bir biçimde kullanılmalıdır.

−Nadiren kortizonun kan pıhtılaşmasını artırdığı ve intravasküler tromboz, tromboembolizm ve tromboflebiti tetiklediği bildirilmiş olduğundan, tromboembolik bozuklukları olan hastalarda kortikosteroidler dikkatli bir biçimde kullanılmalıdır.

−Duchenne müsküler distrofi: Zorlu fiziksel aktivite sonrasında geçici rabdomiyoliz ve miyoglobinüri ortaya çıkabilir. Bunun prednisolondan mı yoksa artmış fiziksel aktiviteden mi kaynaklandığı bilinmemektedir.

Etkili en düşük dozun en az sürede kullanılmasıyla ve günlük dozun iki günde bir, tek sabah dozu olarak verilmesiyle istenmeyen etkiler asgari düzeye indirilebilir. Hastalık aktivitesine karşı uygun dozu titre etmek amacıyla hastanın sık sık incelenmesi gerekmektedir (Bkz. bölüm 4.2 Pozoloji ve uygulama şekli).

Adrenokortikal yetmezlik:
Uzun süreli olarak uygulanan farmakolojik dozlardaki kortikosteroidler HPA baskılanmasına (sekonder adrenokortikal yetmezlik) yol açabilmektedir. Adrenokortikal yetmezliğin süresi ve derecesi, hastadan hastaya, glukokortikoid tedavisinin dozuna, sıklığına, uygulanma zamanına ve süresine göre değişmektedir.

Ayrıca, glukokortikoidlerin aniden kesilmesiyle, ölümcül sonuca yol açan akut adrenal yetmezlik de ortaya çıkabilmektedir. Dolayısıyla, ilaca bağlı sekonder adrenokortikal yetmezlik, dozajın aşamalı olarak azaltılmasıyla asgariye indirilebilir. Bu tip rölatif yetmezlik tedavi kesildikten sonra aylarca sürebilir. Dolayısıyla bu periyotta ortaya çıkan herhangi bir stres durumunda hormon tedavisi yeniden düzenlenmelidir. Mineralokortikoid sekresyonu bozulabileceğinden tuz ve/veya beraberce bir mineralokortikoid uygulanmalıdır. Uzun

dönemli tedavi sırasında araya giren bir hastalık, travma veya cerrahi prosedür dozajda geçici bir artış gerektirecektir; eğer kortikosteroidler uzun süreli tedavi sonrasında kesilirse geçici olarak başlatılmaları gerekebilir.

Hastalar riskleri asgariye indirmek amacıyla gerekli önlemlerin alınabilmesi için reçete eden kişi, ilaç, ilacın dozajı ve süresi ile ilgili ayrıntıları içeren “steroid tedavi” kartlarını yanlarında taşımalıdır.

Antienflamatuvar/immünosupresif etkiler ve enfeksiyon:
Enflamatuvar yanıtın ve immün fonksiyonun baskılanması enfeksiyonlara karşı hassasiyeti ve şiddetlerini artırmaktadır. Prednisolon gibi kortikosteroidler kullanılırken klinik tablo genellikle atipik olabilir ve septisemi ve tüberküloz gibi ciddi enfeksiyonlar maskelenmiş ve teşhis edilmeden ileri bir evreye erişmiş olabilirler. Glukokortikoidlerin immünosupresif etkileri latent enfeksiyonun aktivasyonuna veya araya giren enfeksiyonların alevlenmesine yol açabilir.

İmmünosüpresyon yapan ilaçlarla tedavi edilmekte olan çocuklar enfeksiyonlara sağlıklı çocuklara oranla daha fazla duyarlıdırlar. Örneğin suçiçeği ve kızamık immünosüpresan kortikosteroid almakta olan çocuklarda daha ağır, hatta ölümcül seyredebilir. Bu hastalıkları geçirmemiş olan çocuk ya da erişkinler kortikosteroidleri immünosüpresyon yapacak dozda almakta iseler, suçiçeği ve kızamık geçirmekte olan kişilerle temastan kaçınmaları ve temas etmiş olmaları durumunda hekime başvurmaları konusunda uyarılmalıdırlar. Temas durumunda varicella zoster immünoglobulin (VZIG) ya da toplanmış (pooled) intravenöz immünoglobulin (IVIG) kullanılması endike olabilir. Hastada suçiçeği görülürse antiviral ajanlarla tedavi düşünülmelidir. Sistemik kortikosteroid alan veya son üç ayda bu ilaçlardan kullanmış olan, bağışıklığı olmayan hastalara, maruz kaldıkları takdirde Varisella-zoster immünoglobulini (VZIG) ile pasif immünizasyon gerekmektedir. Suçiçeği maruziyetinden sonraki 10 gün içinde bu uygulama yapılmalıdır. Eğer suçiçeği tanısı doğrulanırsa, hastalık uzman bakımı ve acil tedavi gerektirmektedir. Kortikosteroidler kesilmemeli ve gerekirse doz artırılmalıdır.

Hipotiroidizmli ve karaciğer yetmezliği olan kronik karaciğer hastalığı olan hastalarda kortikosteroidlerin etkisinde artma olur.

Aktif tüberkülozda CORLTO kullanımı, uygun antitüberkülöz tedavi rejimi ile kortikosteroidlerin birlikte kullanıldığı fulminan veya disemine tüberküloz vakalarına sınırlandırılmalıdır.

Latent tüberkülozlu veya tüberkülin reaktivitesi olan hastalarda kortikosteroidler gerekiyorsa, hastalığın reaktivasyonu olabileceğinden yakın gözlem lazımdır. Bu hastalarda uzun süreli kortikosteroid tedavisi süresince kemoprofilaksi yapılmalıdır.

Kızamık:
Hastalara kızamıktan kaçınmaları için özel tedbir almaları ve herhangi bir maruziyet durumunda doktora başvurmaları önerilmelidir. İntramüsküler normal immünoglobulin ile profilaksi gerekebilir.

Canlı aşı ile aşılama:
Yüksek doz kortikosteroid alanlarda bağışıklık yanıtı bozulmuş olduğundan canlı aşı uygulanmamalıdır. Canlı aşı uygulaması kortikosteroid tedavisinin kesilmesinden en az 3 ay sonraya ertelenmelidir (bkz bölüm 4.5 Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri).

Oküler etkiler:
Uzun süreli kortikosteroid kullanımı posterior subkapsüler katarakta ve nükleer katarakta (özellikle çocuklarda), egzoftalmosa veya göz içi basıncın artmasına ve sonuç olarak optik sinirlerde olası bir hasar yaratan glokoma yol açabilir. Gözde sekonder fungal veya viral enfeksiyonların yerleşmesi, glukokortikoid alan kişilerde artabilir.

Oküler herpes simpleksli hastalarda, muhtemel perforasyondan dolayı kortikosteroidler ihtiyatla kullanılmalıdır.

Cushing hastalığı:

durumu

şiddetlendirebileceğinden, Cushing hastalığı olanlarda glukokortikoid uygulamasından kaçınılmalıdır.

Hipotiroidizmli ve sirozlu hastalarda kortikosteroidlerin etkisinde artma olur.

Prednisolon dahil kortikosteroidler kullanılırken, öfori, uykusuzluk, mizaç dalgalanmaları, kişilik değişmeleri ve şiddetli depresyondan açık psikotik belirtilere kadar değişik psişik bozukluklar görülebilir. Prednisolon dahil kortikosteroidler aynı zamanda mevcut emosyonel değişkenliği veya psikotik eğilimlerin mevcut emosyonel istikrarsızlığını artırabilir.

Steroidler, non-spesifik ülseratif kolit (perforasyon olmak üzere, abse veya diğer piyojenik enfeksiyon ihtimali bulunan), divertikülit, yeni intestinal anastomoz, aktif veya latent peptik

ihtiyatla

kullanılmalıdır.

Genel
Tedavi edilen durumun kontrolünü sağlayan en düşük kortikosteroid dozu kullanılmalıdır ve doz azaltılacağında bu azaltma kademeli yapılmalıdır.

Kortikosteroid alan hastalar alışılmışın üstünde strese maruz kaldıklarında (örneğin, enfeksiyon, cerrahi, travma), stres durumundan önce, o sürede ve stresten sonra dozaj artırımına gereksinim duyabilirler.

Orta veya yüksek dozda hidrokortizon ve kortizon, kan basıncı yükselmesi, tuz ve su tutulması ve potasyum itrahında artma yapabilir. Bu etkiler, yüksek dozda kullanım dışında,

sentetik türevlerle daha az bir ihtimalle ortaya çıkar. Diyette tuz kısıtlaması ve ilave potasyum verilmesi gerekebilir. Bütün kortikosteroidler kalsiyum atılımını artırırlar.

Sistemik olarak kortikosteroid uygulanması sonucu, feokromasitoma ile ilişkili ölümcül olabilen kriz rapor edilmiştir. Feokromasitomalı olduğu bilinen ya da olduğundan şüphelenilen hastalara, sadece kişisel yarar-risk oranı düşünüldükten sonra sistemik olarak kortikosteroid uygulanmalıdır.

Çocuklarda kullanım:
Kortikosteroidler bebekler, çocuklar ve adölesanlarda büyüme geriliğine yol açabilmektedir. Bu olay geri dönüşümsüz olabilir, dolayısıyla farmakolojik dozların uzun süreli uygulanmasından kaçınılmalıdır. Eğer uzun süreli tedavi gerekirse, tedavi HPA aksın ve büyümenin asgari derecede baskılanmasına yol açacak şekilde kısıtlanmalıdır. Bebek ve çocukların büyüme ve gelişimi yakından takip edilmelidir. Tedavi mümkünse iki günde bir tek doz olarak uygulanmalıdır.

Uzun süreli kortikosteroid tedavisi gören bebek veya çocukların büyüme ve gelişmeleri dikkatle gözlenmelidir.

Yaşlılarda kullanım:
İleri yaştaki hastaların tedavisi sırasında, özellikle de uzun dönemli tedavi planlanırken, osteoporoz, diyabet, hipertansiyon, hipokalemi, enfeksiyon duyarlılığı ve cildin incelmesi gibi kortikosteroidlerin sık görülen yan etkilerinin yaşlılarda daha ciddi sonuçlara yol açacağı akılda tutulmadır. Hayatı tehdit edici reaksiyonların önüne geçilmesi için yakın klinik denetim gerekmektedir.

Bu tıbbi ürün laktoz ihtiva eder. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktaz eksikliği veya glukoz-galaktoz malabsorbsiyonu yaşayan hastalar, bu ilacı almamalıdır.

4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri
Hepatik mikrozomal enzim indükleyicileri:
Fenobarbital, fenitoin,rifampisin, rifabutin, karbamezepin, pirimidon ve aminoglutetimid gibi sitokrom P-450(CYP) 3A4 indüksiyonu yapan ilaçlar metabolizma hızını artırarak kortikosteroidlerin terapötik etkililiğini azaltabilir. Bu nedenle, glukortikoid tedavisi ile stabilize durumdaki hastalarda bu ilaçların da birlikte kullanımına başlanması ya da bu ilaçların kullanımlarının kesilmesi durumlarında glukokortikoid tedavisinde doz ayarlaması yapmak gerekebilir. Beklenen yanıt elde edilmeyebilir ve bu durumda CORLTO tabletlerin dozunun artırılması gerekebilir.

Hepatik mikrozomal enzim inhibitörleri:
Sitokrom P-450 (CYP) 3A4’ü inhibe eden ilaçlar (örneğin, ketokonazol, troleandomisin) glukokortikoid klerensini azaltabilir. Bu tür ilaçlarla birlikte verilen glukokortikoidlerin dozları olası advers etkilerin önlenmesi amacıyla azaltılmalıdır.

Antidiyabetik ajanlar:
Glukokortikoidler kan glukoz seviyelerini artırabilmektedir. Diabetes mellitusu olan ve eşzamanlı olarak insülin ve/veya oral hipoglisemik ajanları alan hastalarda doz ayarlamaları gerekebilir.

Non-steroid anti inflamatuvar ajanlar:
İndometasin gibi ülserojen ilaçların kortikosteroidlerle birlikte verilmesi gastrointestinal ülserasyon riskini artırabilir. Hipoprotrombinemili hastalarda aspirin ve glukokortikoid kombinasyonu dikkatle uygulanmalıdır. Salisilatlar ve glukokortikoidlerin birlikte kullanımı gastrointestinal ülserasyon insidansını ve ciddiyetini artırmamakla birlikte, böyle bir etki olasılığı akılda bulundurulmalıdır.

Kortikosteroidler birlikte kullanıldığında, serum salisilat düzeyleri düşebilir. Benzer şekilde, salisilat almakta olan hastalarda kortikosteroid tedavisi kesilirse, serum salisilat konsantrasyonu artabilir ve nadiren salisilat intoksikasyonu görülebilir. Salisilatlar ve kortikosteroidler birlikte dikkatle kullanılmalıdırlar. Her iki ilacı da almakta olan hastalar her iki ilacın advers etkileri yönünden dikkatle izlenmelidir.

Antibakteriyeller:
Rifamisinler kortikosteroidlerin metabolizmasını hızlandırabilir ve böylece etkilerini azaltabilir. CYP3A4 enzimini inhibe eden bazı makrolid antibiyotikler (örneğin eritromisin) ve bazı kinolonlar (örneğin siprofloksasin), metilprednisolon ve muhtemelen diğer kortikosteroidlerin metabolizmasını inhibe edebilir.

Antikoagülanlar:
Kortikosteroidlerle birlikte kullanıldığında antikoagülanlara yanıt azalabilir veya daha az sıklıkla artabilir. Spontan kanamanın önlenmesi için INR veya protrombin zamanının yakından takibi gerekmektedir.

Nadiren, kortizonun kan pıhtılaşmasını artırdığı ve oral antikoagülanlarla tedavi edilmekte olan hastalarda antikoagülan dozunun artırılmasını gerektireceği bildirilmektedir.

Antifungaller:
Amfoterisin ile birlikte kullanımda hipokalemi riski artabilir, dolayısıyla reaksiyon kontrolü için kortikosteroidler gerekmediği sürece eşzamanlı kullanımdan sakınılmalıdır. Ketokonazol, metilprednisolon ve muhtemelen diğer kortikosteroidlerin metabolizmasını inhibe etmektedir.

Antiviraller:
Ritonavir muhtemelen prednisolon ve diğer kortikosteroidlerin plazma konsantrasyonlarını artırmaktadır.

Kalp glikozidleri:
Kortikosteroidlerle birlikte kullanımda hipokalemi durumunda toksisite artmaktadır.

Siklosporin:
Prednisolon ve siklosporinin eşzamanlı uygulaması prednisolonun plazma klerensini azaltabilir. Bu iki ilaç bir arada uygulanacağı zaman uygun doz ayarlaması gerekmektedir.

Metilprednisolon ile birlikte uygulama sırasında da siklosporinin plazma konsantrasyonları artabilir.

Sitotoksikler:
Metotreksat ile hematolojik toksisite riski artmaktadır.

Mifepriston:
Kortikosteroidlerin etkileri mifepristondan sonraki 3-4 gün boyunca azalabilir.

Aşılar ve toksoidler:
Kortikosteroidler antikor cevabını inhibe edeceklerinden toksoidlere ve canlı ya da inaktive aşılara cevabı azaltabilirler. Ayrıca, kortikosteroidler canlı atenue aşılarda bulunan bazı organizmaların üremesini kolaylaştırabilirler. İlaçların suprafizyolojik dozları bazı aşılara karşı nörolojik reaksiyonları kuvvetlendirebilirler. Kortikosteroid tedavi devam ederken aşı ya da toksoidlerin rutin uygulanmaları ertelenmelidir. Kortikosteroid almakta olan bir hastada immünizasyon gerekli ise antikor cevabının yeterli olup olmadığının serolojik testlerle araştırılması ve aşı ya da toksoidin ilave dozları gerekebilir.

Östrojenler:
Östrojenler muhtemelen transkortin konsantrasyonunu artırarak ve buna bağlı olarak metabolize edilebilecek hidrokortizon miktarını azaltmak yolu ile hidrokortizonun etkilerini artırabilirler. Transkortine bağlanan diğer glukokortikoidlerin etkileri de benzer şekilde artabilir ve prednisolon tedavisi sırasında östrojenlerin tedaviye eklenmesi ya da tedaviden çıkarılması söz konusu ise, doz ayarlaması gerekebilir.

Somatropin:
Büyümeyi tetikleyici etkisi inhibe olabilir.

Sempatomimetikler:
Yüksek doz bambuterol, fenoteral, formoteral, ritodrin, salbutamol, salmetorol ve terbutalin ile birlikte kullanılan yüksek doz kortikosteroidler hipokalemi riskini artırabilir.

Potasyum kaybettirici ajanlar:
Potasyum kaybettirici diüretikler (örneğin, tiazidler, furosemid, etakrinik asit) ve amfoterisin B gibi potasyum kaybettirici diğer ilaçlar glukokortikoidlerin potasyum azaltıcı etkilerini güçlendirebilirler. Glukokortikoidler ve potasyum kaybettirici ilaçları birlikte alan hastalarda serum potasyumu dikkatle izlenmelidir.

Antikolinesteraz ajanlar:
Glukokortikoidler ve ambenonium, neostigmin ya da piridostigmin (ve muhtemelen organofosfat antikolinesteraz pestisidler) gibi antikolinesteraz ajanlar arasındaki etkileşim miyasteni gravisli hastalarda ağır kas zaafiyetine neden olabilir. Mümkünse glukokortikoid tedavisine başlamadan en az 24 saat önce antikolinesteraz tedavisi kesilmelidir.

Diğer:
Antihipertansiflerin ve diüretiklerin istenen etkileri kortikosteroidlerle antagonize edilebilir. Asetazolamid, kıvrım diüretikleri, tiazid diüretikleri, karbenoksolon ve teofilinin hipokalemik etkisi artabilir.

4.6. Gebelik ve laktasyon
Genel tavsiye
Gebelik kategorisi: C’dir.

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon) Bkz. bölüm 4.5 Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Gebelik dönemi
Prednisolon’un gebe kadınlarda kullanımına ilişkin yeterli veri mevcut değildir
Kortikosteroidlerin plasentayı geçişi ilaçtan ilaca değişmektedir ancak plasentaya geçişte prednisolonun %88’i inaktive edilmiştir. Gebe hayvanlara kortikosteroidlerin uygulanması fötal gelişimde yarık damak, intrauterin büyüme geriliği ve beyin büyüme ve gelişimi üzerine etkiler gibi anormallikler yaratabilir. Kortikosteroidlerin insanda yarık damak/dudak gibi konjenital anormallik insidansında artış yarattığına dair herhangi bir kanıt bulunmamaktadır. Ancak gebelikte uzun süreli veya tekrarlayan şekilde uygulandığında kortikosteroidler intrauterin büyüme geriliği riskini artırabilir. Teorik olarak kortikosteroidlere prenatal maruziyet sonrasında yenidoğanda hipoadrenalizm ortaya çıkabilir. Ancak bu durum doğum sonrasında kendiliğinden düzelir ve nadiren klinik bir öneme sahiptir. Gebelik sırasında uzun dönemli olarak prednisolon ile tedavi edilen annelerden doğan bebeklerde katarakt gözlenmiştir. Tüm ilaçlarda olduğu gibi kortikosteroidler sadece anne ve bebeğe faydalar, olası risklerden fazla ise uygulanmalıdır. Ancak kortikosteroidler gerekli ise normal gebeliği olan hastalar hamile olmadıkları dönemdeymiş gibi tedavi edilebilir.

Pre-eklampsisi veya sıvı tutulumu olan hastalar yakından takip edilmelidir.

Laktasyon dönemi
Glukokortikoidler plasentayı geçebilir ve anne sütüne az miktarda geçebilir. Anne sütüne geçen glukokortikoidler emzirilen bebeğin büyümesini baskılayabilir ve endojen glukokortikoid üretimini engelleyebilir. İnsanlarda glukokortikoidlerle yeterli üreme çalışmaları yapılmamış olduğundan bu ilaçlar bebek emziren annelere sadece faydaları bebekteki olası riskten fazla ise uygulanmalıdır.

Üreme yeteneği/Fertilite
Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalar üreme toksisitesinin bulunduğunu ve ayrıca kortikosteroidlerin fertilitede bozukluğa yol açtığını göstermiştir (bkz. bölüm 5.3). İnsanlara yönelik potansiyel risk bilinmemektedir.

4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler
Prednisolonun araç ve makine kullanma becerisi üzerine etkisi değerlendirilmemiştir. Prednisolonun bu becerileri etkilediğine dair herhangi bir kanıt bulunmamaktadır. CORLTO aldıktan sonra hastanın başı dönüyorsa veya bitkin hissediyorsa, bu etkiler geçene dek araç ve makine kullanmaması söylenmelidir.

4.8. İstenmeyen etkiler
HPA baskılanma dahil olmak üzere öngörülebilir istenmeyen etkilerin insidansı glukokortikoid tedavisinin etki gücüne, dozuna, uygulanma zamanına ve süresine göre değişmektedir (bkz. bölüm 4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri).

Bir kereden fazla bildirilen vakalar aşağıda, görülme sıklığı ve sistem organ sınıfına göre listelenmiştir:
Çok yaygın (≥1/10); yaygın (≥1/100, <1/10); yaygın olmayan (≥1/1.000, <1/100) ve seyrek (≥1/10.000, <1/1.000), çok seyrek (< 1/ 10000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor)

Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar

enfeksiyonların

aktivasyonu (örneğin tüberküloz)

Kan ve lenf sistemi hastalıkları
Bilinmiyor: Lökositoz (intravasküler granülositozun redistribüsyonu nedeniyle)

Bağışıklık sistemi hastalıkları
Bilinmiyor: Hipersensitivite

Endokrin hastalıkları
Yaygın: Endojen ACTH ve kortizol sekresyonunda inhibisyon, Cushingoid semptomlar, çoçuklarda büyüme-gelişme inhibisyonu
Bilinmiyor: Feokromasitomaya bağlı kriz, pitüiter-adrenal aksis supresyonu (özellikle travma, ameliyat ya da hastalık gibi stres durumlarında)

Metabolizma ve beslenme hastalıkları
Yaygın: Hipokalemi, sodyum retansiyonu, glukoneogenezde artış, katabolik etkiler, osteoporoz
Bilinmiyor: İştah artışı (kilo artışına neden olabilir), su retansiyonu, glukoz toleransında bozukluk

Psikiyatrik hastalıklar

Yaygın olmayan: Geçmişteki psikolojik rahatsızlıkların aktivasyonu (yüksek dozda)

Seyrek: Depresyon, mental rahatsızlık öyküsü olmayan hastalarda mani

Sinir sistemi hastalıkları

Seyrek: Benign intrakranial hipertansiyon

Bilinmiyor: Epidural lipomatoz, konvülsiyonlar, sersemlik, baş ağrısı

Göz hastalıkları

Yaygın olmayan: Glokom, posterior katarakt

Bilinmiyor: Santral seröz koryoretinopati, ekzoftalmi

Kulak ve iç kulak hastalıkları

Bilinmiyor: Vertigo

Kardiyak hastalıklar:

Bilinmiyor: Konjestif kalp yetmezliği (duyarlı bireylerde)

Vasküler hastalıklar:

Yaygın: Ödem, hipertansiyon

Yaygın olmayan: Tromboz

Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar:

Bilinmiyor: Pulmoner embolizm

Gastrointestinal hastalıklar

Bilinmiyor: Peptik ülser (muhtemel perforasyon ve kanama ile), pankreatit, ülseratif

özofajit, abdominal distansiyon, abdominal ağrı, diyare, dispepsi,

bulantı

Deri ve deri altı doku hastalıkları

Yaygın: Deri atrofisi, yara iyileşmesinde bozulma

Bilinmiyor: Hirsutism, peteşi, ekimozlar, eritem, hiperhidroz, deri testlerine

reaksiyonların baskılanması, prurit, döküntü, eritematoöz döküntü,

ürtiker

Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları

Yaygın: Kas atrofisi

Seyrek: Aseptik kemik nekrozu, tendon bozukluğu

Bilinmiyor: Miyopati, kas güçsüzlüğü, miyalji, osteonekroz (femur ve humerus

başında), patolojik fraktür (uzun kemiklerde), büyümede gecikme

Üreme sistemi ve meme hastalıkları
Bilinmiyor: Menstruasyon düzensizliği

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Bilinmiyor: Yorgunluk, bitkinlik

Araştırmalar
Bilinmiyor: İntraoküler basıncın artışı, korbonhidrat toleransında azalma, insulin gereksiniminde artış (ya da diyabetiklerde oral hipoglisemik ajanların gereksiniminde artış), kan potasyum değerinin azalması, negatif nitrojen balansı (protein katabolizması nedeniyle)

Karbonhidrat toleransındaki etkiler diyabeti şiddetlendirebilir ve latent diyabetin açığa çıkmasına neden olabilir.

Yaralanma, zehirlenme ve prosedürel komplikasyonlar Bilinmiyor: Spinal kompresyon kırığı

İlacın kesilmesi:
Uzun süreli tedavi sonrasında kortikosteroid dozunun çok hızlı bir şekilde düşürülmesi, akut adrenal yetmezlik, hipotansiyon ve ölüme sebep olabilir. (bkz. bölüm 4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri ve 4.2 Pozoloji ve uygulama şekli). Adrenokortikal yetmezlikle ilişkisiz görünen steroid “yoksunluk sendromu” glukokortikoidlerin aniden kesilmesini takiben ortaya çıkabilmektedir. Bu sendrom şu belirtileri içermektedir: anoreksi, bulantı, kusma, letarji, baş ağrısı, ateş, eklem ağrısı, deskuamasyon, miyalji, artralji, rinit, konjonktivit, ağrılı ve kaşıntılı deri nodülleri, kilo kaybı ve/veya hipotansiyon. Bu etkilerin düşük kortikosteroid seviyelerinden ziyade, glukokortikoid konsantrasyonundaki ani değişimden kaynaklandığı düşünülmektedir.

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması
Ruhsatlandırma sonrası şüpheli ilaç advers reaksiyonlarının raporlanması büyük önem taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildirmeleri gerekmektedir (www.titck.gov.tr; e- posta: tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99).

4.9. Doz aşımı ve tedavisi
Glukokortikoidlerin doz aşımına bağlı toksisite ve/veya ölüm nadir olarak bildirilmektedir. Doz aşımı durumunda spesifik bir antidot olmayıp tedavi destekleyici ve semptomatiktir. Serum elektrolitleri monitorize edilebilir.

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER
5.1. Farmakodinamik özellikler
Farmakoterapötik grup: Glukokortikoidler
ATC kodu: H02AB06

Prednisolon kimyasal olarak, 11,17,21-trihidroksipregna-1,4-diene-3,20-diondur. Ampirik formülü C21H28O5 olup moleküler ağırlığı 360’dır.

Glukokortikoidler, hem doğal olarak oluşan hem sentetik adrenokortikal steroidlerdir ve gastro-intestinal yoldan kolayca absorbe olurlar.

Tuz tutucu özellikleri de olan doğal oluşan glukokortikoidler (hidrokortizon ve kortizon), adrenokortikal yetmezlik durumlarında tamamlayıcı tedavi olarak kullanılırlar. Prednisolon müstahzarı olan CORLTO, kortizon ve hidrokortizon gibi antienflamatuar, hormonal ve metabolik etkileri bulunan güçlü bir sentetik glukokortikoiddir. Sentetik analoglar başlıca, birçok organ sistemlerindeki hastalıklarda güçlü anti-inflamatuar etkileri için kullanılırlar.

Glukokortikoidler çok kapsamlı ve çeşitli metabolik etkiler oluştururlar. Ayrıca çeşitli uyarılara karşı vücudun immün reaksiyonlarını değiştirirler.

5.2. Farmakokinetik özellikler
Genel özellikler
Emilim:
Prednisolon oral uygulama sonrasında hızla ve neredeyse tamamen emilmektedir ve 1-3 saat sonra doruk plazma konsantrasyonlarına ulaşmaktadır. Ancak kişiler arası yüksek derecede gözlenen farklılık, bazı bireylerde emilim bozukluğunu akla getirmektedir. Plazma yarı ömrü yetişkinlerde 3 saat civarındadır ve çocuklarda biraz daha azdır. Emilimi yiyeceklerden etkilenmektedir ancak toplam biyoyararlanımı yiyeceklerden etkilenmemektedir. Prednisolon birkaç saat süren biyolojik yarı ömrüne sahiptir ve bu da iki günde bir uygulama rejimini mümkün kılmaktadır.

Dağılım:
Prednisolon doza bağımlı bir farmakokinetik göstermektedir, doz artışı dağılım hacmi ve plazma klerensinde artış oluşturmaktadır. Plazma proteinine bağlanma derecesi, farmakolojik olarak etkili ilacın dağılım ve klerensini belirlemektedir. Hipoalbüminemisi olan hastalarda düşük dozlar gerekmektedir.

Biyotransformasyon:
Prednisolon esas olarak karaciğerde inaktif bileşiğe metabolize edilmektedir. Karaciğer hastalığı prednisolonun yarı ömrünü uzatmaktadır ve eğer hastada hipoalbüminemi varsa bağlanmamış ilacın oranı artmakta ve böylece advers etkiler artabilmektedir.

Eliminasyon:
Prednisolon idrarda az miktarda değişmemiş prednisolon ve serbest ve konjuge metabolitler olarak atılmaktadır.

Doğrusallık/doğrusal olmayan durum:
Veri yoktur.

5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri
Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, kortikosteroidlerin çeşitli deformitelere (yarık damak, iskelet deformiteleri) neden olduğunu göstermiştir. Hayvanlarda uzun dönem tedavi sonrası, plasenta ve doğum ağırlığında azalma gözlenmiştir.

Kortikosteroidlerin ratlarda fertilite bozukluğuna neden olduğu görülmüştür.

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER
6.1 Yardımcı maddelerin listesi
Laktoz monohidrat (inek sütü kaynaklı)
Mikrokristalin selüloz
Hidroksipropil selüloz
Kolloidal susuz silika
Magnezyum stearat

6.2 Geçimsizlikler
Mevcut değildir.

6.3 Raf ömrü
24 ay

6.4 Saklamaya yönelik özel tedbirler
30°C altında nem ve ışıktan korunarak saklanması gerekmektedir.

6.5 Ambalajın niteliği ve içeriği
Ürünümüzün primer ambalaj malzemesi olarak şeffaf PVC/PVDC ve alüminyum folyo blister kullanılmaktadır. Blisterler karton kutular içerisine paketlenir. Bir kutu içerisinde 20 adet tablet içeren blister ambalajlarda kullanma talimatı ile birlikte sunulmaktadır.

6.6 Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler
Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve “Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği”ne uygun olarak imha edilmelidir.

7. RUHSAT SAHİBİ
Deva Holding A.Ş.

Halkalı Merkez Mah. Basın Ekspres Cad.
No:1 34303 Küçükçekmece-İSTANBUL
Tel: 0212 692 92 92
Faks: 0212 697 00 24
E-mail:

8. RUHSAT NUMARASI
2019/482

9. İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ İlk ruhsat tarihi: 01.10.2019
Ruhsat yenileme tarihi:

10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ


Paylaşmak için Bağlantılar:

Bir yanıt yazın