*Hepsi, C

CLIMARA 3.9 MG/12.5 CM2 TRANSDERMAL FLASTER (4 ADET)

Temel Etkin Maddesi:

estradiol

Üreten İlaç Firması:

BAYER TÜRK KİMYA SAN. LTD. ŞTİ.

Gerekli Reçete Durumu:

Beyaz Reçete ile satılır.

Temel Etkin Maddesi:

estradiol

Üreten İlaç Firması:

BAYER TÜRK KİMYA SAN. LTD. ŞTİ.

Gerekli Reçete Durumu:

Beyaz Reçete ile satılır.

Barkod Numarası:

8699546813919

Hekimler İçin Klavuz:

TİTCK’nın Satış Fiyatı:

271,49 ₺
Güncelleme Tarihi: 13 Eylül 2025

Barkod Numarası:

8699546813919

Hekimler İçin Klavuz:

TİTCK’nın Satış Fiyatı:

271,49 ₺
Güncelleme Tarihi: 13 Eylül 2025

Bilgilendirme:

İlaç kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışınız.

ATC Sınıflaması:

ATC SINIFLAMASI – G – ÜROGENİTAL SİSTEM VE CİNSİYET HORMONLARI, G03 CİNSİYET HORMONLARI – GENİTAL SİSTEM MODÜLATÖRLERİ, G03C ESTROGENLER, G03CA Natüral ve semisentetik estrogenler, G03CA03, estradiol

Bilgilendirme:

İlaç kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışınız.

ATC Sınıflaması:

ATC SINIFLAMASI – G – ÜROGENİTAL SİSTEM VE CİNSİYET HORMONLARI, G03 CİNSİYET HORMONLARI – GENİTAL SİSTEM MODÜLATÖRLERİ, G03C ESTROGENLER, G03CA Natüral ve semisentetik estrogenler, G03CA03, estradiol

Personeller İçin Kullanma Talimatı

KULLANMA TALİMATI

CLIMARA® 3,9 mg/12,5 cm2 transdermal flaster Cilde uygulanır.

Etkin madde: Her 12,5 cm2’lik flaster, 24 saatte nominal 50 mikrogram salgılayan, 3,8 mg estradiol (3,9 mg estradiol hemihidrat’a eşdeğer) içerir.

Yardımcı maddeler: Etil oleat, izopropil miristat, gliserol monolaurat, akrilat kopolimer

Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

Bu kullanma talimatını saklayınız. Daha sonra tekrar okumaya ihtiyaç duyabilirsiniz.

Eğer ilave sorularınız olursa, lütfen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.Bu ilaç kişisel olarak size reçete edilmiştir, başkalarına vermeyiniz.

Bu ilacın kullanımı sırasında, doktora veya hastaneye gittiğinizde bu ilacı kullandığınızı doktorunuza söyleyiniz.

Bu talimatta yazılanlara aynen uyunuz. İlaç hakkında size önerilen dozun dışında yüksek veya düşük doz kullanmayınız.

Bu Kullanma Talimatında:

1. CLIMARA nedir ve ne için kullanılır?

2. CLIMARA kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler 3. CLIMARA nasıl kullanılır?

4. Olası yan etkiler nelerdir?

5. CLIMARA’nın saklanması

Başlıkları yer almaktadır.

1. CLIMARA nedir ve ne için kullanılır?

•CLIMARA 12,5 cm2’lik flaster şeklinde piyasaya sunulmuştur. Her 12,5 cm2’lik flaster 24 saatte nominal 50 mikrogram salgılayan, 3,8 mg estradiol (3,9 mg estradiol hemihidrat’a eşdeğer) içerir.

•CLIMARA’nın etkin maddesi olan estradiol, östrojenler adı verilen hormon grubuna aittir. Östrojen, adet döngüsü de dahil olmak üzere kadınlık özelliklerini sağlayan temel kadın seks hormonudur. CLIMARA, bir Hormon Replasman (yerine koyma) Tedavisidir (HRT).

•Her ambalajda 4 oval şekilli flaster bulunur.

•CLIMARA menstrual periyodunu en az 1 yıl geçmiş menopozda ya da üreme organlarının alınması sonrası gelişen hormon yetmezliğinin belirtilerinin iyileştirilmesinde ve kemik erimesinin önlenmesi konusunda onaylanmış tıbbi ürünlere tolerans gösterilememesi veya bu tıbbi ürünlerin kullanılmasında sakınca olması durumunda gelecekteki kırık riski yüksek olan menopoz sonrası kadınlarda kemik erimesinin önlenmesinde kullanılır.

2. CLIMARA’yı kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler

Tıbbi geçmiş ve düzenli kontroller

•HRT kullanımı, kullanmaya başlayıp başlamamaya veya kullanmaya devam edip etmemeye

karar verirken göz önünde bulundurulması gereken riskler taşımaktadır.

•Erken menopoza girmiş (yumurtalık yetmezliği veya ameliyat nedeniyle) kadınları tedavi

etmede deneyim sınırlıdır. Erken menopoza girmişseniz, HRT kullanımına bağlı riskler farklı

olabilir. Lütfen doktorunuzla konuşunuz.

•CLIMARA kullanmaya başlamadan (veya tekrar kullanmaya başlamadan) önce doktorunuz

size bireysel ve ailenizin tıbbi geçmişini soracaktır. Doktorunuz fiziksel muayene yapmaya

karar verebilir. Bu gerekli olduğunda memelerinizin muayenesini ve/veya dahili muayeneyi

içerebilir.

•CLIMARA kullanmaya başladıktan sonra düzenli kontroller için (en az yılda bir kez) doktora

gitmelisiniz. Bu kontrollerde, CLIMARA ile devam etmenin yararları ve riskleri hakkında

doktorunuzla görüşünüz.

•Doktorunuz CLIMARA’ya ek olarak her ay yaklaşık 12 gün boyunca kullanmanız için

progestojen hormonunu reçete edebilir:

•Rahminiz hala duruyorsa veya

•Endometriozis geçirdiyseniz.

Doktorunuzun önerdiği şekilde düzenli olarak meme taraması yaptırınız.

CLIMARA’yı aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ:

Aşağıdaki durumların sizin için geçerli olup olmadığından emin değilseniz CLIMARA

kullanmadan önce doktorunuzla konuşunuz.

Eğer;

• Hamileyseniz ya da emziriyorsanız

• Tedavi edilmemiş rahim iç zarı kalınlaşması (endometrial hiperplazi) varsa

• Tanı konulmamış vajinal kanamanız varsa

• Östrojenlere duyarlı kanseriniz varsa (örn. rahim iç zarı (endometriyum) kanseri)veya

olduğundan şüpheleniyorsanız

• Kalp krizi, felç veya anjina (şiddetli göğüs ağrısı) gibi atardamarlardaki kan pıhtılarının

neden olduğu bir hastalığınız varsa veya geçmişte geçirdiyseniz

• Karaciğer hastalığınız varsa veya geçmişte geçirdiyseniz ve karaciğer fonksiyon testleriniz

henüz normale dönmediyse

•Meme kanseri ya da şüphesi varsa, ya da geçmişte geçirmişseniz

•Bacaktaki kan damarlarında (derin ven trombozu) veya akciğerdeki kan damarlarında

(pulmoner embolizm) tromboz (kan pıhtısı oluşumu) varsa (veya önceden olmuşsa)

•CLIMARA’nın içerdiği maddelerden herhangi birine ya da östrojenlere karşı alerjiniz (aşırı

duyarlılık) varsa

•Porfiri adı verilen hemoglobin sentezinde yer alan enzimlerin doğuştan yokluğu ile

karakterize bir hastalığınız varsa

•Kan pıhtılaşma bozukluğunuz varsa (protein C, protein S veya antitrombin eksikliği)

Bu koşullardan herhangi biri ilacı ilk kullandığınızda başınıza gelirse derhal kullanmayı bırakın

ve doktorunuza danışınız.

CLIMARA’yı aşağıdaki durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ: CLIMARA kullanmadan önce doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz.

CLIMARA tedavisine başlamadan önce aşağıdaki sorunlardan herhangi birini yaşadıysanız doktorunuza söyleyiniz, çünkü bu sorunlar CLIMARA ile geri dönebilir veya daha da kötüleşebilir. Eğer böyle bir durum gerçekleşirse, kontroller için daha sık doktorunuzla görüşmelisiniz:













Rahim fibroidleriniz (iyi huylu rahim tümörleri) varsa
Endometriozisiniz (rahim dışında rahim iç tabakası dokusunun bulunduğu durumlar) varsa veya rahim içi zarı fazla kalınlaşması (endometriyal hiperplazi) öyküsü varsa
Kan pıhtısı riski (bakınız “Damarda kan pıhtıları (tromboz)”)
Östrojene bağlı büyüyen kanserlerle ilgili risk artışı (anne, kardeş veya büyükannede meme kanseri öyküsü)
Yüksek tansiyon
İyi huylu karaciğer tümörü gibi karaciğer bozuklukları
Diyabet
Safra taşı
Migren veya şiddetli baş ağrıları
Sistemik lupus eritematozus (SLE; vücudun çoğu bölümünü etkileyebilen kronik inflamatuvar bir hastalık)
Sara (epilepsi)
Astım
Otoskleroza (kulak zarı ve işitme etkileyen bir hastalık) bağlı sağırlık
Aşırı trigliserid (kanda bulunan özel bir tip yağ) yüksekliğiniz
Kalp veya böbrek hastalıklarına bağlı olarak sıvı tutulumu
Kalıtsal ve edinilmiş anjiyoödem (Yüz, dil ya da boğazda şişme ve/veya yutma zorluğu veya soluma zorluğu ile birlikte kurdeşen) varsa

Kalp hastalığı (kalp krizi)
Hormon replasman tedavisinin (HRT; kadında eksilen hormonları menopoz öncesi dönemdeki seviyeye getirmek amaçlı bir tedavi) kalp krizini engelleyeceğine dair hiçbir kanıt yoktur. Östrojen- progestojen HRT alan 60 yaş üstü kadınların kalp hastalığı geliştirme olasılığı, HRT almayanlardan biraz daha yüksektir. Rahmi alınmış ve östrojen tedavisi alan kadınların kalp rahatsızlığı geliştirme riskinde artış bulunmamaktadır.

HRT ve kanser

Rahim iç zarının aşırı kalınlaşması (endometriyal hiperplazi) ve rahim iç zarı kanseri
Sadece östrojen içeren HRT kullanımı, rahim iç zarının aşırı kalınlaşması (endometriyal hiperplazi) ve rahim iç zarı kanseri (endometriyal kanser) riskini artıracaktır.

Her 28 günlük döngünün en az 12 günü östrojene ek olarak bir progestojen kullanmak sizi bu ilave riskten korumaktadır. Bu nedenle, rahminizi aldırmadıysanız doktorunuz ayrıca bir progestojen tedavisi reçete edecektir. Rahminizi aldırdıysanız (histerektomi), bu ürünü progestojen tedavisi olmadan güvenle alıp alamayacağınızı doktorunuzla görüşünüz.

Rahmi olan ve HRT almayan kadınlarda, 50-65 yaşları arasında ortalama 1000 kadından 5’ine endometriyal kanser teşhisi konulacaktır.

Rahmi olan ve sadece östrojen içeren bir HRT kullanan 50 ila 65 yaşları arasındaki kadınlar için, doza ve ne kadar süreyle aldığına bağlı olarak 1000 kadından 10 ila 60’ında (yani 5 ila 55 arasında fazladan vaka) endometriyal kanser teşhisi konulacaktır.

Beklenmedik kanama
CLIMARA’yı kullanırken ayda bir kez kanamanız olur (çekilme kanaması olarak adlandırılır). Ancak, aylık kanamalarınızın yanı sıra aşağıdaki gibi beklenmedik kanamalarınız veya kan damlaları (lekelenme) olursa, en kısa zamanda doktorunuzla görüşünüz:

•ilk 6 aydan fazla sürede devam eden,
•CLIMARA’yı 6 aydan fazla kullandıktan sonra başlayan, •CLIMARA’yı kullanmayı bıraktıktan sonra da devam eden.

Meme kanseri
Kombine östrojen-progesteron kullanımının veya yalnızca östrojen içeren HRT kullanımının meme kanseri riskini artırdığını göstermektedir. Bu ekstra risk HRT’yi ne kadar uzun süre kullandığınıza bağlıdır. Bu ek risk 3 yıl kullanım ile belirgin hale gelir. HRT kullanımı kesildikten sonra bu fazladan risk zaman içinde azalacaktır, ancak 5 yıldan uzun süre HRT kullandıysanız risk 10 yıl veya daha uzun süre devam edebilir.

Karşılaştırma

HRT kullanmayan 50 ila 54 yaş grubundaki 1000 kadından ortalama 13 ila 17’si 5 yıllık bir süre içinde meme kanseri tanısı alacaktır.

5 yıl süreyle, yalnızca östrojen içeren HRT kullanmaya başlayan 50 yaşındaki kadınlar için, 1000 kullanıcıda 16-17 vaka (yani, fazladan 0 ila 3 vaka) olacaktır.

Beş yıl süreyle östrojen-progestojen içeren HRT kullanmaya başlayan 50 yaşındaki kadınlar için, 1000 kullanıcıda 21 vaka (yani, fazladan 4 ila 8 vaka) olacaktır.

HRT kullanmayan 50 ila 59 yaş grubundaki 1000 kadından ortalama 27’si 10 yıllık bir süre içinde meme kanseri tanısı alacaktır.

On yıl süreyle yalnızca östrojen içeren HRT kullanmaya başlayan 50 yaşındaki kadınlar için, 1000 kullanıcıda 34 vaka (yani, fazladan 7 vaka) olacaktır.

On yıl süreyle östrojen-progestojen içeren HRT kullanmaya başlayan 50 yaşındaki kadınlar için, 1000 kullanıcıda 48 vaka (yani, fazladan 21 vaka) olacaktır.

Memelerinizi düzenli olarak kontrol edin. Aşağıdaki gibi değişiklikler fark etmeniz durumunda doktorunuza danışınız:



Ciltte çukurluklar
Meme ucunda değişiklikler
Gözle görebildiğiniz veya hissedebildiğiniz kitleler

Ayrıca, size tavsiye edildiğinde mamografi tarama programlarına katılmanız önerilmektedir. Mamogram taraması için, röntgeni çeken hemşireyi/sağlık çalışanını HRT kullandığınız konusunda bilgilendirmeniz önemlidir, çünkü bu ilaç memelerinizin yoğunluğunu artırabilir ve bu da mamogramın sonucunu etkileyebilir. Meme yoğunluğunun arttığı durumlarda mamografi tüm kitleleri tespit edemeyebilir.

Yumurtalık kanseri
Yumurtalık kanseri nadirdir – meme kanserinden daha nadir görülür. Tek başına östrojen veya kombine östrojen-progestojen içeren HRT kullanımı yumurtalık kanserindeki hafif bir risk artışı ile ilişkilendirilmiştir.

Yumurtalık kanseri riski yaş ile değişkenlik göstermektedir. Örneğin 50-54 yaş aralığında HRT almayan kadınlarda, 5 yıllık süre içerisinde yaklaşık 2000 kadından 2’sine yumurtalık kanseri tanısı konulması beklenmektedir. 5 yıl süreyle HRT alan kadınlar için bu sayının 2000 kullanıcıda yaklaşık 3 vaka olması beklenmektedir (örn. yaklaşık 1 ekstra vaka).

HRT’nin kalp ve dolaşım sistemine etkileri
Damarda kan pıhtıları (tromboz)
Damarlarda kan pıhtılaşması riski, HRT kullananlarda kullanmayanlara kıyasla, özellikle de kullanmaya başladığı ilk yıl içinde, yaklaşık 1,3 ila 3 kat daha fazladır.

Kan pıhtıları ciddi olabilir ve akciğerlere giderse göğüs ağrısına, nefes darlığına, bayılmaya ve hatta ölüme neden olabilir.

Yaşlandıkça ve aşağıdakilerden herhangi biri sizin için geçerliyse damarlarınızda kan pıhtısı oluşma olasılığınız artmaktadır. Aşağıdaki durumlardan herhangi biri sizin için geçerliyse doktorunuzu bilgilendiriniz:
•Büyük bir ameliyat, yaralanma veya hastalık nedeniyle uzun süre yürüyemiyorsanız (ayrıca Bölüm 3 ‘Ameliyat olmanız gerekiyorsa’ bölümüne bakınız)
•Fazla kiloluysanız (Vücut Kitle İndeksi (VKI) >30 kg/m2);
•Kan pıhtılarını önlemek için kullanılmak üzere uzun süreli ilaç tedavisi gerektirecek herhangi bir kan pıhtılaşma sorununuz varsa,
•Yakın akrabalarınızdan birinin bacaklarında, akciğerlerinde veya herhangi başka bir organında kan pıhtısı olmuş ise,
•Sistemik lupus eritematozus (SLE; vücudun çoğu bölümünü etkileyebilen kronik inflamatuvar bir hastalık) varsa,
•Kanserseniz.

Kan pıhtısı belirtileri için ‘‘CLIMARA kullanmayı bırakarak derhal doktorunuza başvurmanız gereken durumlar:’’ bölümüne bakınız.

Karşılaştırma
HRT almayan 50’li yaşlarındaki kadınlara bakıldığında ortalama olarak 5 yıllık bir süre içinde 1000 kadından 4 ila 7’sinde damarda kan pıhtısı oluşması beklenmektedir.

5 yıldan fazla östrojen-progestojen HRT alan 50’li yaşlardaki kadınlar için 1000 kullanıcıda 9 ila 12 vaka (yani fazladan 5 vaka) olacaktır.

Rahmi alınan ve 5 yıldan fazla sadece östrojen içeren HRT alan 50’li yaşlarındaki kadınlar için 1000 kullanıcıda 5 ila 8 vaka (yani fazladan 1 vaka) olacaktır.

İnme
HRT kullananlarda inme geçirme riski, kullanmayanlara göre yaklaşık 1,5 kat daha fazladır. HRT kullanımına bağlı inme vakalarının ilave sayısı yaşla birlikte artacaktır.

Karşılaştırma
HRT almayan 50’li yaşlarındaki kadınlara bakıldığında ortalama olarak 1000 kadında 8’inin 5 yıllık bir süre içinde felç geçirmesi beklenmektedir. HRT alan 50’li yaşlarındaki kadınlar için, 5 yılda 1000 kullanıcıda 11 vaka (yani fazladan 3 vaka) olacaktır.

CLIMARA kullanmayı bırakarak derhal doktorunuza başvurmanız gereken durumlar:

HRT kullanırken aşağıdakilerden herhangi biri oluşursa:

CLIMARA’yı aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ” bölümünde bahsedilen durumlardan herhangi biri gerçekleşirse,
Gözlerin beyazlaması veya derinin sararması (sarılık). Bunlar karaciğer hastalığı belirtileri olabilir.

Nefes almada zorlukla birlikte yüzün, dilin ve / veya boğazın şişmesi ve / veya yutma güçlüğü veya döküntü gibi anjiyoödem belirtileri
Kan basıncında belirgin artış (belirtileri baş ağrısı, yorgunluk, baş dönmesi olabilir) İlk kez gerçekleşen migren benzeri baş ağrısı
Eğer hamile kalırsanız
Eğer aşağıdaki kan pıhtısı belirtilerini fark ederseniz:
– Bacaklarda ağrılı şişlik ve kızarıklık
– Ani göğüs ağrısı
– Solunum güçlüğü

Daha fazla bilgi için “Damarlardaki kan pıhtıları (tromboz)” bölümüne bakınız.

Not: CLIMARA bir doğum kontrol yöntemi değildir. Son adet döneminizden bu yana 12 aydan daha kısa bir süre geçtiyse veya 50 yaşın altındaysanız, hamileliği önlemek için hala ilave doğum kontrol yöntemleri kullanmanız gerekebilir. Tavsiye için doktorunuzla konuşunuz.

Diğer durumlar

HRT hafıza kaybını önlemez. 65 yaşından sonra HRT kullanmaya başlayan kadınlarda hafıza kaybı riskinin daha fazla olduğu yönünde birtakım kanıtlar vardır. Öneri için doktorunuza danışınız.

Yüzünüzde lekelenme olan bölge oluşması (kloazma) bakımından yatkınlığınız varsa, CLIMARA kullanırken güneş ve ultraviyole (mor ötesi) ışınlardan kaçınmalısınız. Kalıtsal anjiyoödem bulunan ve CLIMARA kullanan kadınlarda belirtiler yeniden ortaya çıkabilir veya kötüleşebilir.

Kalp veya böbrekle ilgili rahatsızlığınız varsa, doktorunuz sizi dikkatle izleyecektir.

Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.

CLIMARA’nın yiyecek ve içecek ile kullanılması
CLIMARA kullanımı sırasında alkol alımı kandaki hormon seviyelerinde artışa neden olabilir.

Hamilelik
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

CLIMARA yalnızca menopoz sonrası kadınlarda kullanılır.

Hamilelik sırasında kullanılmamalıdır. CLIMARA ile ilaç tedavisi sırasında gebelik oluşursa ilaç kullanmayı kesiniz ve doktorunuzla iletişime geçiniz.

Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Emzirme
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Emzirme sırasında kullanılmamalıdır. Düşük miktarlarda hormon anne sütüne geçebilir.

Araç ve makine kullanımı
CLIMARA kullananlarda araç ve makine kullanma yeteneği üzerinde herhangi bir etki gözlemlenmemiştir.

CLIMARA’nın içeriğinde bulunan yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler Herhangi bir uyarı bulunmamaktadır.

Diğer ilaçlar ile birlikte kullanım
Reçetesiz alınan ilaçlar, bitkisel ilaçlar veya diğer doğal ürünler de dahil olmak üzere başka ilaçlar alıyorsanız, yakın zamanda aldıysanız veya alma ihtimaliniz varsa doktorunuza veya eczacınıza bunlar hakkında bilgi veriniz.

Bazı ilaçlar CLIMARA’nın etkisini engelleyebilir. Bu da düzensiz kanamalara neden olabilir. Bu, aşağıdaki ilaçlar için geçerlidir.







Epilepsi (sara) tedavisinde kullanılan ilaçlar (örn. barbitüratlar, fenitoin, primidon, karbamezapin,okskarbazepin, topiramat, felbamat)
Tüberküloz tedavisinde kullanılan ilaçlar (örn. rifampisin, rifabutin)
HIV ve Hepatit C Virüsü enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılan ilaçlar (proteaz inhibitörleri ve non-nükleosit ters transkriptaz inhibitörleri olarak adlandırılır, örn. ritonavir, nelfinavir, nevirapin, efavirenz)
Depresyon tedavisinde kullanılan St. John’s wort (Sarı kantaron otu, Hypericum Perforatum) içeren bitkisel preparatlar
Hepatit C virüsüne (HCV) yönelik ilaçlar (ombitasvir/paritaprevir/ritonavir ile birlikte dasabuvir içeren veya içermeyen kombinasyon rejiminin yanı sıra glekaprevir/pibrentasvir rejimi gibi) etinilestradiol içeren kombine hormonal kontraseptifler (KHK’lar) kullanan kadınlarda karaciğer fonksiyonu kan testi sonuçlarında artışa (ALT karaciğer enziminde artış) neden olabilir. CLIMARA, etinilestradiol yerine estradiol içerir. HCV için bu kombinasyon tedavisi ile birlikte CLIMARA kullanımı sırasında karaciğer enzimi ALT’de bir artışın meydana gelip gelmeyeceği bilinmemektedir. Doktorunuz size tavsiye verecektir. Mantar enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılan ilaçlar (örn. griseofulvin, flukonazol, itrakonazol, ketokonazol, virokonazol)
Bazı kalp hastalıkları ve yüksek kan basıncı tedavisinde kullanılan ilaçlar (örn. verapamil, diltiazem)
Bakteriyel enfeksiyonların tedavisinde kullanılan ilaçlar (örn. klaritromisin, eritromisin) Greyfurt suyu

Laboratuvar testleri
Bir kan testi yaptırmanız gerekiyorsa doktorunuza veya laboratuvar personeline CLIMARA kullandığınızdan bahsediniz, çünkü bu ilaç bazı testlerin sonuçlarını etkileyebilir.

Eğer reçeteli ya da reçetesiz herhangi bir ilacı şu anda kullanıyorsanız veya son zamanlarda kullandınız ise lütfen doktorunuza veya eczacınıza bunlar hakkında bilgi veriniz.

3. CLIMARA nasıl kullanılır?

Uygun kullanım ve doz/uygulama sıklığı için talimatlar:

CLIMARA’yı her zaman, doktorun önerdiği şekilde kullanın. Emin değilseniz doktorunuza veya eczacınıza danışmalısınız. CLIMARA’yı kullanacağınız süreye doktorunuz karar verecektir.

Geçerli durumda bir hormon replasman tedavisi preparatı almıyor veya kullanmıyorsanız CLIMARA kullanımına hemen başlayabilirsiniz.

Başka bir hormon replasman tedavisi türü almaktaysanız CLIMARA kullanımına tedavinizin bitişinin ertesi günü veya doktorunuzun belirttiği gün başlayın.

Halen rahminiz varsa (histerektomi geçirmemişseniz) doktorunuz başka bir hormon (progesteron) reçeteleyecektir. Doktorunuz size bu hormonun nasıl kullanılacağını açıklayacaktır.

Tedavi en düşük CLIMARA dozu ile başlamalıdır. Gerekli görülürse daha yüksek doz kullanılmalıdır. Tedaviye başlandıktan sonra belirtilerin düzelmesi için gerekli olan en düşük etkin doz en kısa süre boyunca kullanılmalıdır.

CLIMARA tedavisine başlama:
Tedavi kesintisiz ya da periyodik olarak verilebilir.

Sürekli ardışık ya da periyodik tedavinin değiştirilmesi:
Önceki tedavi rejiminin bitiminin ertesi günü tedaviye başlanır.

Sürekli kullanım için:
Flasterler kesintisiz olarak haftada bir uygulanmalı, 7 günün sonunda çıkarılmalı ve bir yenisi farklı bir uygulama yerine yapıştırılmalıdır.

Periyodik kullanım için:
Flasterler periyodik olarak kullanılacaksa; flasterler birbirini izleyen 3 hafta boyunca uygulanmalı, bunu yeni bir periyoda başlamadan önce 7 günlük bir ara izlemelidir.

Bir progesteron eklenmesi:
Hasta histerektomi (rahmin alınması) geçirmediyse dışarıdan alınan östrojen kullanılmamalıdır. Uterusu sağlam olan kadınlarda CLIMARA tedavisine her ayın en az 12-14 günü boyunca kullanılmak üzere bir progesteron eklenmelidir. Günde 50 mikrogram üzerinde salınım yapan flasterler için eklenen progesteronun endometriyal koruyucu etkisi gösterilmemiştir. Normal olarak progesteron uygulanma periyodu tamamlandıktan 2-3 gün sonra menstürasyona benzer bir kanama görülür.

Uygulama yolu ve metodu:
CLIMARA flasterin yüzeyini örten koruyucu şeffaf plastik tabaka kaldırıldıktan sonra flaster gövde ya da kalçada kuru, temiz deriye yapıştırılmalıdır. CLIMARA meme üzerine ya da yakınına yapıştırılmamalıdır. Flasterin yapıştırıldığı deri alanı yağlı, tahriş olmuş ya da herhangi bir şekilde hasarlı olmamalıdır. Flaster bel hizasına yapıştırılmamalıdır, zira giysilerin sürtünmesiyle düşebilir. Otururken flasterin yer değiştireceği bölgelere uygulamadan kaçınılmalıdır.

Flaster, ambalajın açılması ve koruyucu folyonun kaldırılmasından hemen sonra yapıştırılmalıdır. Flaster, yaklaşık 10 saniye boyunca, özellikle kenarlarda iyi bir temas sağlandığından emin olunarak bastırılmalıdır. Flaster kalkarsa yapışkanlığı korumak için basınç uygulanmalıdır.

Uygulama yerleri en az bir haftalık aralarla değişecek şekilde rotasyona tabi tutulmalıdır. Flaster doğru uygulandığında her zamanki gibi duş veya banyo almanız mümkündür. Flaster ancak çok sıcak banyo ya da saunada deriden kalkabilir.

Flasterin deriden düşmesi halinde, 7 günlük tedavi süresinden geriye kalan zaman için yeni bir flaster uygulanır.

CLIMARA flasterin kullanımının şekilsel anlatımı aşağıda yer alan ‘KULLANMA KILAVUZU’nda yer almaktadır.

KULLANMA KILAVUZU

CLIMARA flasteri nasıl uygulanır?

CLIMARAkolay uygulanır. İlk flasteri uygularken aşağıdaki basamakları dikkatle takip edin. Bir süre sonra basamakları otomatik olarak takip ettiğinizi fark edeceksiniz.

•Her CLIMARA flasteri kendi koruyucu kesesinin içerisinde kapalı olarak gelir. Hiçbir zaman keseyi makasla kesmeyiniz. Kesenin içerisindeki flasteri zedeleyebilirsiniz (Şekil 1).

•Keseyi açmak için yazısız tarafı size dönükken dikey olarak tutun (Şekil 2).

•Sol üst köşede duran çentikten başlayarak soldan sağa doğru keseyi açın (Şekil 3).

•Daha sonra kesenin sağ alt köşesinde bulunan çentikten başlayarak, keseyi aşağıdan yukarıya doğru açın (Şekil 4).

•Şimdi sağ üst köşeden başlayarak kesenin kesik ucunu kendinize doğru çekip CLIMARA flasterini ortaya çıkartın (Şekil 5).

•Kesenin içine tutturulmuş gümüş renkli bir folyo etiket

Flasteri dikkatle yerinden çıkartın.

•Flasterin saydam sert plastikten yapılmış bir desteğe tutturulduğunu ve flasterin kendisinin oval ve saydam olduğunu göreceksiniz.

Bu saydam, sert destek kısım flasterin yapışkan yüzünü korur.

•Flasterin ilaçlı yarısını deriye bastırın. Sonra geri kalan kısmındaki desteği çıkartın ve flasterin tümünü deriye bastırın; arka desteğini atın.

•Bel hizasına yapıştırmayın, çünkü giysiler flasteri yerinden oynatabilir. Yapışkan yüzeye dokunmamaya özen gösterin. Flasteri temiz, kuru, çatlaksız kalça yüzeyine uygulayın. Bu bölgeye pudra ya da losyon sürmeyin. Bunları sürmeniz flasterin iyi yapışmasını güçleştirebilir. CLIMARA flasterini göğüslerinizin üzerine yapıştırmayın.

•Seçtiğiniz bölgeye flasteri bastırırken tüm flaster yüzeyine,

özellikle de kenarlara yaklaşık 10 saniye bastırarak flasterin altında hava kabarcığı kalmadığından emin olun (Şekil 8).

•Artık flaster bir hafta süreyle yerinde kalabilir. Yeni flasteri yerleştirme zamanı gelene dek 7 gün boyunca gereksinim duyduğunuz östrojeni alacağınızı bilerek normal, günlük aktivitelerinizin tümünü yürütebilirsiniz. Kullanmadığımız CLIMARAambalajları her zaman oda sıcaklığında tutulmalıdır.

Lütfen dikkat: Bandajlarda olduğu gibi, aşırı sürtünme CLIMARA flasterini yerinden oynatabilir. Banyo ya da duştan sonra kurulanırken ya da giyinip soyunurken dikkatli olun.

•CLIMARA flasterini her seferinde değişik deri bölgesine yerleştirin. Aynı deri bölgesi 1 haftadan fazla kullanılmamalıdır.

Flaster düşerse ne yapmalıyım?

CLIMARA flasteri etkili bir yapıştırıcı ile hazırlanmaktadır ve çok nadir düşer. Eğer buna rağmen düşerse başka bir paket açın ve yeni bir flaster uygulayın. Yeni uygulanan flasteri sonraki olağan flaster değiştirme gününüzde değiştirin. Flasterin kenarları hafifçe kalkarsa sert basınç uygulayarak yapıştırın.

Flasterin 7 gün önce tamamlanmadan düştüğü durumlarda flaster tekrar uygulanabilir.

Gerektiğinde 7 günlük doz aralığının geri kalan kısmı için yeni bir flaster uygulanmalıdır.

Değişik yaş grupları:

Çocuklarda kullanımı: CLIMARA çocuklarda ve ergenlerde kullanılmamaktadır.

Yaşlılarda kullanımı:Yaşlı hastalarda doz ayarlamasını gerektirecek veri bulunmamaktadır.

Özel kullanım durumları:

Karaciğer yetmezliği: CLIMARA özel olarak karaciğer yetmezliği olan hastalarda çalışılmamıştır. Karaciğer yetmezliği olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. CLIMARA şiddetli karaciğer hastalığı olan kadınlarda kullanılmamalıdır (Bkz. Bölüm ‘‘CLIMARA’yı aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ’’). Karaciğer fonksiyon bozukluğu olan kadınlar için yakın gözetim gereklidir ve karaciğer fonksiyon belirteçlerinde bozulma olması durumunda HRT kullanımı durdurulmalıdır (Bkz. Bölüm ‘‘CLIMARA’yı aşağıdaki durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ’’).

Böbrek yetmezliği:
CLIMARA özel olarak böbrek yetmezliği olan hastalarda çalışılmamıştır.

Eğer CLIMARA’nın etkisinin çok güçlü veya zayıf olduğuna dair bir izleniminiz var ise doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz.

Kullanmanız gerekenden daha fazla CLIMARA kullandıysanız:
Tek seferde yalnızca bir flaster uygulayınız. Yanlışlıkla daha fazla uygularsanız, mideniz bulanabilir, kusabilir veya adet kanaması gibi kanamalar yaşayabilirsiniz. Bu durumda flasterleri çıkarınız. Özel bir tedavi gerekli değildir, ancak endişeleriniz varsa doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

CLIMARA’dan kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız bir doktor veya eczacı ile konuşunuz.

CLIMARA’yı kullanmayı unutursanız:
Bir flaster 7 gün dolmadan düşerse, yeniden uygulanabilir. Gerekirse, kalan 7 gün için yeni bir flaster uygulayabilirsiniz. Flasteri birkaç gün değiştirmeyi unutursanız, ani kanama ve lekelenme yaşayabilirsiniz.

Unutulan dozları dengelemek için çift doz almayınız.

CLIMARA ile tedavi sonlandırıldığında oluşabilecek etkiler:
Menopozun normal belirtilerini tekrar hissetmeye başlayabilirsiniz; sıcak basması, uyku sorunları, sinirlilik, baş dönmesi veya vajinal kuruluk olabilir.

CLIMARA ile tedavinizi sonlandırmayı düşünüyorsanız doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Ameliyat olmanız gerekiyorsa
Ameliyat olacaksanız, doktorunuza CLIMARA kullandığınızı söyleyiniz. Pıhtı oluşum riskini azaltmak için ameliyattan yaklaşık 4 ila 6 hafta önce CLIMARA’yı kullanmayı bırakmanız gerekebilir (bakınız “Damarda kan pıhtıları (tromboz)”). CLIMARA’yı tekrar kullanmaya başlamadan önce doktorunuza danışınız.

Bu ürünün kullanımıyla ilgili başka sorularınız varsa, doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

4. Olası yan etkiler nelerdir?

Tüm ilaçlar gibi CLIMARA’nın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.

Aşağıdakilerden biri olursa, CLIMARA’yı kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:

•Anjiyoödem gibi aşırı duyarlılık reaksiyonları (el, ayak, yüz, solunum yolları gibi vücut kısımlarında şişlik)

Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.

Bunlardan birine sahipseniz, CLIMARA’ya karşı ciddi bir alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmaya ihtiyacınız olabilir.

Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır: Çok yaygın: 10 hastanın en az 1’inde görülebilir.

Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.

Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.

Seyrek: 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir. Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.

Bilinmiyor: Eldeki verilerden tahmin edilemiyor.

Aşağıdaki hastalıklar HRT kullanan kadınlarda HRT kullanmayan kadınlara kıyasla daha sık bildirilmiştir:

• Meme kanseri

• Rahim duvarında anormal oluşum veya kanser (endometriyal hiperplazi veya kanser)

• Yumurtalık (over) kanseri

•Bacak veya akciğer damarlarında kan pıhtısı oluşumu (venöz tromboembolizm)

•Kalp hastalığı

•İnme

•HRT’ye 65 yaşından sonra başlanması halinde olası hafıza kaybı

Bu yan etkilerle ilgili ayrıntılı bilgi için Bkz. Bölüm “2. CLIMARA’yı kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler”.

Aşağıdaki listede CLIMARA kullanımıyla ilişkilendirilmiş olan yan etkiler yer almaktadır:

En sık görülen yan etkiler:
•Beklenmeyen zamanlarda ortaya çıkan kanama (ayrıca Bkz. Bölüm 2 “HRT ve kanser”)

•Meme hassasiyeti
•Meme ağrısı

Bu yan etkiler, CLIMARA ile tedavinin ilk birkaç ayında ortaya çıkmaktadır. Bunlar genellikle geçicidir ve normalde tedavinin devam etmesiyle ortadan kalkar. Eğer yan etkiler geçmezse, doktorunuzla iletişime geçiniz.

Yaygın:
•Bulantı
•Ödem (sıvı tutulumu)
•Ağrı
•Kilo artışı
•Baş ağrısı
•Depresyon
•Baş dönmesi
•Mide gazı, şişkinlik
•Sinirlilik
•Letarji (derin ve uzun süreli uyku)
•Terleme artışı
•Sıcak basması
•Uygulama yerinde kaşıntı
•Döküntü
•Menstruel bozukluk (kanama düzensizliği), vajinal akıntı •Vulva/vajinada değişiklikler
•Enerji eksikliği

Yaygın olmayan:
•İştah artışı
•Konstipasyon (kabızlık)
•Dispepsi (hazımsızlık)
•İshal
•Rektal bozukluk (dışkılama bozukluğu)
•Yorgunluk
•Anormal laboratuvar testi
•Asteni (aşırı ölçüde güçten düşme)
•Ateş
•Grip-nezle benzeri sendrom
•Bitkinlik
•Migren
•Palpitasyon (kalp çarpıntısı)
•Yüzeysel flebit (bacaktaki toplardamarların iltihabı) •Hipertansiyon (tansiyon yüksekliği)
•Hiperkolesterolemi (kolesterol yüksekliği)
•Purpura (cilt altı kanama)

•Eklem ağrısı
•Kas krampları
•Dispne (nefes darlığı)
•Rinit (burun mukozası iltihabı)
•Anksiyete (endişe, kaygı)
•Uykusuzluk
•Apati (çevre ile anormal derecede ilgisizlik)
•Emosyonel labilite (duygu değişimi)
•Konsantrasyon bozukluğu
•Parestezi (uyuşma, karıncalanma)
•Libido (cinsel istek) değişikliği
•Öfori (ruhsal uyarılma hali)
•Tremor (irade dışı titreme)
•Ajitasyon (tutarsız aşırı davranış)
•Akne
•Alopesi (saç dökülmesi)
•Deride kuruluk
•Benign meme neoplazmı (iyi huylu meme tümörü) •Memede büyüme
•Memede hassasiyet artışı
•Tırnak bozuklukları
•Deride nodül (deride anormal doku büyümesi)
•Hirsutizm (kıllanma)
•İdrar sıklığında/aciliyetinde artış
•Benign endometrial neoplazmı (iyi huylu rahim tümörü) •Endometrial hiperplazi (rahim iç zarı kalınlaşması) •Üriner inkontinans (idrar kaçırma)
•Sistit (mesane iltihabı)
•İdrarda renk değişikliği
•Hematüri (idrarda kan görülmesi)
•Uterus (rahim) bozuklukları
•Abnormal (normal olmayan) görme
•Göz kuruluğu

Bilinmiyor:
•Karın ağrısı veya şişkinlik
•Deri veya gözlerde sararma (sarılık)

•İltihabi deri döküntüleri (kontakt dermatit),
•Memede ağrı
•Fibroidler (rahim duvarında veya ona yapışık olarak gelişen iyi huylu bir tümörler) • Egzema

• Kalıtsal anjiyoödemin tetiklenmesi veya kötüleşmesi (eller, ayaklar, yüz, solunum yolu geçitleri gibi vücudun çeşitli kısımlarında şişlik)
• Beyne veya beynin bir bölümüne oksijen akışının azalması (serebral iskemik olay)

Sağlık mesleği mensupları tarafından bildirilen ek yan etkiler:

•Beyne ya da beynin bir bölümüne yeterli oksijen gitmemesi (Bkz. Bölüm 2 ‘inme’)

•Karın ağrısı, şişkinlik, deri veya gözlerde sararma (sarılık)

•Kalıtsal anjiyoödemin şiddetlenmesi (yüz, dil ve/veya boğazda şişme ve/veya yutma

güçlüğü, kurdeşen, nefes alma güçlükleri)

•Kontakt dermatit (bir tür deri hastalığı)

•Fibroidler (iyi huylu rahim uru)

Aşağıdaki yan etkiler diğer HRT’lerle bildirilmiştir:

•Safra kesesi hastalığı

•Deriyle ilgili çeşitli bozukluklar:

•”Gebelik maskesi” olarak bilinen, özellikle yüz veya boyunda oluşan renk

değişikliği (kloazma)

•Ağrılı kırmızımsı cilt bezeleri (eritema nodozum)

•Hedef tahtası şeklinde kırmızılık veya yaralarla döküntü (eritema multiforme)

Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız

doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.

Yan etkilerin raporlanması

Kullanma talimatında yer alan veya almayan herhangi bir yan etki meydana gelmesi durumunda

hekiminiz, eczacınız veya hemşireniz ile konuşunuz. Ayrıca karşılaştığınız yan etkileri

www.titck.gov.tr sitesinde yer alan “İlaç Yan Etki Bildirimi” ikonuna tıklayarak ya da, 0 800

314 00 08 numaralı yan etki bildirim hattını arayarak Türkiye Farmakovijilans Merkezi

(TÜFAM)’ne bildiriniz. Meydana gelen yan etkileri bildirerek kullanmakta olduğunuz ilacın

güvenliliği hakkında daha fazla bilgi edinilmesine katkı sağlamış olacaksınız.

5. CLIMARA’nın saklanması

CLIMARA’yı çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.

30oC altındaki oda sıcaklığında saklayınız.

Ambalajsız saklamayınız. Koruyucu tabaka çıkarıldıktan sonra hemen uygulayınız.

Son kullanma tarihiyle uyumlu olarak kullanınız.

Ambalajdaki son kullanma tarihinden sonra CLIMARA’yı kullanmayınız.

“Son Kull. Ta.:” ibaresinden sonra yazılan rakam ayı temsil eder ve o ayın son günü son

kullanım tarihidir.

Eğer üründe veya ambalajında bozukluk fark ederseniz sonra CLIMARA’yı kullanmayınız.

Flaster kullanıldıktan sonra da bir miktar estradiol içermektedir. Bu nedenle bu şekilde atılması

çevre canlılarına zarar verebilir. Flaster, yapışkan yüzlerinden ikiye katlanarak imha edilmelidir.

Son kullanma tarihi geçmiş veya kullanılmayan ilaçları çöpe atmayınız! Çevre, Şehircilik ve

İklim Değişikliği Bakanlığı’nca belirlenen toplama sistemine veriniz.

Ruhsat sahibi:
Bayer Türk Kimya San. Ltd. Şti.

Fatih Sultan Mehmet Mah. Balkan Cad. No: 53 34770 Ümraniye/İstanbul
Tel: (0216) 528 36 00
Faks: (0216) 645 39 50

Üretim yeri:
Kindeva Drug Delivery, L.P.,
Northridge, Los Angeles, ABD

Bu kullanma talimatı …/…/…. tarihinde onaylanmıştır.

Doktorlar İçin Kullanma Talimatı

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

CLIMARA® 3,9 mg/12,5 cm2 transdermal flaster

2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde: 24 saatte nominal 50 mikrogram salgılayan, 3,8 mg estradiol (3,9 mg estradiol

hemihidrat’a eşdeğer) içeren 12,5 cm2’lik flaster

Yardımcı maddeler için 6.1’e bakınız.

3. FARMASÖTİK FORM
Yapışkan akrilat matriksinde estradiol içeren flasterden oluşan transdermal taşıma sistemi.

Flasterden transdermal salım 7 gün devam eder.

Sistemin aktif maddesi estradioldür. Sistemin diğer bileşenleri farmakolojik olarak aktif değildir.

Oval transdermal flaster; aktif maddeyi transparan taşıyıcı bir film tabakasında içeren yarı saydam homojen matrikslidir.

4.

KLİNİK ÖZELLİKLER

Terapötik endikasyonlar


Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji / uygulama sıklığı ve süresi:
HRT başlatıldığında hormonal kontrasepsiyon durdurulmalı ve hastaya, gerekirse, hormonal olmayan kontraseptif önlemleri alması önerilmelidir.

Klimakterik semptomların kontrolü
Tedavi en düşük CLIMARA dozu ile başlamalıdır. Gerekli görülürse daha yüksek doz kullanılmalıdır. Tedaviye başlandıktan sonra semptomların düzelmesi için gerekli olan en düşük etkin doz en kısa süre boyunca kullanılmalıdır.

Osteoporozun önlenmesi
Postmenopozal kemik kaybının önlenmesi için tedaviye menopozdan sonra mümkün olduğu kadar erken başlanmalıdır. Tedavi bireysel gereksinimlere göre ayarlanmalıdır. Uzun süreli tedavi önerilir.

CLIMARA tedavisine başlama:
Tedavi kesintisiz ya da siklik olarak verilebilir.

Sürekli ardışık ya da siklik tedavinin değiştirilmesi:
Önceki tedavi rejiminin bitiminin ertesi günü tedaviye başlanır.

Doz
Sürekli kullanım için:
Flasterler kesintisiz olarak haftada bir uygulanmalı, 7 günün sonunda çıkarılmalı ve bir yenisi farklı bir uygulama yerine yapıştırılmalıdır.

Periyodik kullanım için:
Flasterler siklik olarak da kullanılabilir. Bu tercih edildiğinde flasterler birbirini izleyen 3 hafta boyunca uygulanmalı, bunu yeni bir siklusa başlamadan önce 7 günlük bir ara izlemelidir.

Bir progestojen eklenmesi
Hasta histerektomi geçirmediyse dışarıdan alınan östrojenkullanılmamalıdır. Uterusu sağlam olan kadınlarda CLIMARA tedavisine her ayın en az 12-14 günü boyunca kullanılmak üzere bir progestojen eklenmelidir. Önceden endometriozis tanısı konmadıysa, histerektomili kadınlarda progestojen ilavesi tavsiye edilmemektedir.

Normal olarak progestojen uygulanma periyodu tamamlandıktan 2-3 gün sonra menstrüasyona benzer bir kanama görülür.

Uygulama şekli:
CLIMARA flasterin yüzeyini örten koruyucu şeffaf plastik tabaka kaldırıldıktan sonra flaster gövde ya da kalçada kuru, temiz deriye yapıştırılmalıdır. CLIMARAmeme üzerine ya da yakınına yapıştırılmamalıdır. Flasterin yapıştırıldığı deri alanı yağlı, tahriş olmuş ya da herhangi bir şekilde hasarlı olmamalıdır. Flaster bel hizasına yapıştırılmamalıdır, zira giysilerin sürtünmesiyle düşebilir. Otururken flasterin yer değiştireceği bölgelere uygulamadan kaçınılmalıdır.

Flaster, ambalajın açılması ve koruyucu folyonun kaldırılmasından hemen sonra yapıştırılmalıdır. Flaster, yaklaşık 10 saniye boyunca, özellikle kenarlarda iyi bir temas sağlandığından emin olunarak bastırılmalıdır. Flaster kalkarsa yapışkanlığı korumak için basınç uygulanmalıdır.

Uygulama yerleri en az bir haftalık aralarla değişecek şekilde rotasyona tabi tutulmalıdır.

Flaster doğru uygulandığında her zamanki gibi duş veya banyo almanız mümkündür. Flaster ancak çok sıcak banyo ya da saunada deriden kalkabilir.

Unutulan ya da kaybolan flasterler
– Flasterin 7 gün tamamlanmadan önce düştüğü durumlarda flaster tekrar uygulanabilir. Gerektiğinde 7 günlük doz aralığının geri kalan kısmı için yeni bir flaster uygulanmalıdır. – Hasta flasteri yapıştırmayı unuttuğunda hatırladığı zaman hemen uygulamalıdır. Daha sonraki flaster normal olarak 7 günlük doz aralığı ardından kullanılmalıdır.

Eğer flaster düşerse veya birkaç gün kullanımı unutulursa, düzensiz kanama oluşabilir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Karaciğer yetmezliği:

CLIMARA özel olarak karaciğer yetmezliği olan hastalarda çalışılmamıştır. CLIMARA

şiddetli karaciğer hastalığı olan kadınlarda kontrendikedir (Bkz. Bölüm 4.3). Karaciğer

fonksiyon bozukluğu olan kadınlar için yakın gözetim gereklidir ve karaciğer fonksiyon

belirteçlerinde bozulma olması durumunda HRT kullanımı durdurulmalıdır (Bkz. Bölüm 4.4).

Böbrek yetmezliği:

CLIMARA özel olarak böbrek yetmezliği olan hastalarda çalışılmamıştır.

Pediyatrik popülasyon:

CLIMARA’nın çocuklarda ve ergenlerde kullanım endikasyonu yoktur.

Geriyatrik popülasyon:

Yaşlı hastalarda doz ayarlamasını gerektirecek veri bulunmamaktadır.

4.3. Kontrendikasyonlar

CLIMARA aşağıdaki koşullarda kontrendikedir;

•Gebelik ve laktasyon

•Tedavi edilmemiş endometrial hiperplazi

•Tanı konmamış anormal genital kanama

•Meme kanseri ya da şüphesi, ya da geçmişte geçirilmiş olması

•Östrojen bağımlı malign tümörler, örn. endometrial kanser ya da şüphesi

•Akut karaciğer hastalığı veya karaciğer fonksiyon testleri normale dönmediği sürece

karaciğer hastalığı öyküsü

•Aktif ya da yeni akut arteriyel tromboembolizm (örn. miyokard enfarktüsü, inme, angina)

•Geçmişte veya mevcut venöz tromboemboli (derin ven trombozu, pulmoner emboli)

•Etkin maddeye veya bölüm 6.1’de listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine karşı

aşırı duyarlılık

•Porfiria

•Bilinen trombofilik bozukluklar (örn. protein C, protein S veya antitrombin eksikliği;

Bkz. Bölüm 4.4.)

4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Menopoz sonrası semptomların tedavisinde, HRT sadece yaşam kalitesini olumsuz etkileyen

semptomlar için başlatılmalıdır. Her durumda, riskler ve faydalar en az yılda bir kez dikkatli

bir şekilde değerlendirilmeli ve HRT’ye ancak fayda riskten ağır bastığı sürece devam

edilmelidir.

Erken menopoz tedavisinde HRT ile ilişkili risklere dair kanıtlar sınırlıdır. Bununla birlikte,

daha genç kadınlarda mutlak risk seviyesinin düşük olması nedeniyle, bu kadınlar için fayda

ve risk dengesi daha yaşlı kadınlardakine göre daha olumlu olabilir.

Tıbbi muayene/takip
HRT’yi başlatmadan veya yeniden başlatmadan önce, eksiksiz bir kişisel ve aile tıbbi geçmişi alınmalıdır. Fiziksel (pelvik ve meme dahil) muayene, tıbbi geçmişe ve kontrendikasyonlara ve kullanım uyarılarına göre yönlendirilmelidir. Tedavi sırasında, kişiye göre uyarlanmış sıklıkta ve yapıda periyodik kontroller önerilmektedir. Kadınlara, memelerinde oluşacak herhangi bir değişikliği doktoruna veya hemşiresine bildirmesi gerektiği konusunda bilgi verilmelidir (aşağıdaki ‘Meme kanseri’ bölümüne bakınız). Mamografi gibi uygun görüntüleme yöntemleri dahil olmak üzere tetkikler, bireyin klinik ihtiyaçlarına göre modifiye edilmiş, güncel olarak kabul edilmiş tarama uygulamalarına uygun olarak yapılmalıdır.

Venöz tromboemboli

•HRT, venöz tromboemboli (VTE), yani derin ven trombozu veya pulmoner embolizm gelişmesi bakımından 1,3-3 kat risk ile ilişkilendirilmektedir. Bu tip bir olayın HRT kullanımının ilk yılı içinde ortaya çıkması sonraki yıllara göre daha olasıdır (Bkz. Bölüm 4.8).

•Trombofilik durumları olduğu bilinen hastalarda artmış VTE riski vardır ve HRT bu riski artırabilir. Bu nedenle HRT bu hastalarda kontrendikedir (Bkz. Bölüm 4.3).

•VTE için genellikle tanımlanan risk faktörleri; östrojen kullanımı, ileri yaş, majör cerrahi, sistemik lupus eritematozus (SLE), aşırı şişmanlık (VKI >30 kg/m2), uzun süreli immobilizasyon, gebelik / postpartum dönemi ve kanserdir. VTE’de variköz venlerin olası rolü ile ilgili bir görüş birliği bulunmamaktadır. Tüm postoperatif hastalarda olduğu gibi, cerrahi sonrası VTE’yi önlemek için profilaktik önlemler düşünülmelidir. Elektif cerrahinin ardından uzun süreli immobilizasyon uygulanacaksa, HRT’nin 4 ila 6 hafta önce geçici olarak durdurulması önerilmektedir. Kadın tamamen mobilize olana kadar tedaviye yeniden başlanmamalıdır.

•VTE kişisel öyküsü olmayan, ancak birinci derece akrabasında erken yaşta tromboz öyküsü olan kadınlarda, kısıtlamaları (trombofilik kusurların sadece bir bölümü taramayla belirlenebilmektedir) hususunda dikkatli bir danışmanlıktan sonra tarama önerilebilir. Aile bireylerinde trombozla ayrılan bir trombofilik kusur belirlenirse veya kusur ‘ciddi’ ise (örn., antitrombin, protein S veya protein C eksiklikleri ya da kusurların bir kombinasyonu) HRT kontrendikedir.

•Halihazırda kronik antikoagülan tedavi gören kadınlar, HRT kullanımının fayda- riskinin dikkatli bir şekilde değerlendirilmesini gerektirir.

•Tedaviye başlandıktan sonra VTE gelişirse ilaç kesilmelidir. Hastalara potansiyel bir tromboembolik semptomun (örneğin, bir bacağın ağrılı şişmesi, göğüste ani ağrı, dispne) farkına vardıklarında derhal doktorlarıyla iletişime geçmeleri söylenmelidir.

Koroner arter hastalığı (KAH)
Randomize kontrollü araştırmalarda önceden KAH bulunan ya da bulunmayan ve kombine östrojen-progestojen veya yalnızca östrojen içeren HRT kullanan kadınlarda miyokard enfarktüsüne karşı koruma sağlanmasıyla ilgili kanıt elde edilmemiştir.

Kombine östrojen-progestojen tedavisi
Kombine östrojen-progestojen HRT kullanımı sırasında KAH’nın göreceli riski hafif bir artış göstermektedir. Temel mutlak KAH riski önemli ölçüde yaşa bağlı olduğu için, östrojen-progestojen kullanımına bağlı fazladan KAH vakalarının sayısı menopoz dönemine yaklaşan sağlıklı kadınlarda çok düşüktür, ancak yaş ilerledikçe artacaktır.

Sadece östrojeniçeren tedavi
Randomize kontrollü çalışmalarda sadece östrojen içeren tedavi alan histerektomi yapılmış kadınlarda KAH bakımından herhangi bir risk artışı saptanmamıştır.

Endometriyal hiperplazi ve karsinom

Uterusu sağlam olan kadınlarda uzun süreli östrojen uygulamasıyla endometriyal hiperplazi ve karsinom riski artmaktadır. Yalnızca östrojen kullananlarda endometriyal kanser bakımından kullanmayanlara kıyasla bildirilen artış, tedavi süresi ve östrojen dozuna bağlı olmak üzere 2 ila 12 kat daha fazladır (Bkz. Bölüm 4.8.). Tedavinin kesilmesinden sonra en az 10 yıl süreyle risk yüksek kalabilir.

•En az ayda 12 gün/28 günlük siklus şeklinde siklik olarak progestojen eklenmesi veya sürekli olarak kombine östrojen-progestojen tedavisi uygulanması, histerektomi uygulanmamış olan kadınlarda yalnızca östrojen içeren HRT ile ilişkili risk artışını önlemektedir.

•Oral doz olarak 2 mg’den fazla estradiol, 0,625 mg’den fazla konjuge östrojenlerin ve 50 mikrogram/gün’den fazla bantlar için eklenen progestojenlerin endometriyal güvenliliği belirlenmemiştir.

•Tedavinin ilk aylarında beklenmeyen kanama ve lekelenme olabilmektedir. Beklenmeyen kanama veya lekelenmenin tedavide belli bir süre geçtikten sonra ortaya çıkması ya da tedavi bırakıldıktan sonra devam etmesi halinde, bu durumun nedeni olabilecek endometriyal malignitenin dışlanması için endometriyal biyopsi dahil tanıya yönelik araştırmalar yapılmalıdır.

•Progestojen ile karşılanmayan östrojen stimülasyonu rezidüel endometriyozis odaklarında premalign veya malign dönüşüme yol açabilmektedir. Bu nedenle, endometriyozis nedeniyle histerektomi uygulanmış olan kadınlarda rezidüel endometriyozis varsa, östrojen replasman tedavisine progestojen eklenmesi düşünülmelidir.

Meme kanseri
Genel kanıtlar kombine östrojen-progestojen veya yalnızca östrojen içeren HRT kullanan kadınlarda HRT kullanma süresine bağlı olmak üzere meme kanseri riskinde artış olduğunu göstermektedir.

Kombine östrojen-progestojen tedavisi
Randomize plasebo kontrollü bir araştırma olan Women’s Health Initiative (WHI) çalışması ve prospektif epidemiyolojik çalışmaların bir meta analizi kombine östrojen-progestojen içeren HRT kullanan kadınlarda meme kanseri bakımından yaklaşık 3 (1-4) yıl sonunda belirgin hale gelen bir risk artışı bulunduğu konusunda tutarlılık sergilemektedir (Bkz. Bölüm 4.8).

Sadece östrojen içeren tedavi
WHI çalışmasında sadece östrojen içeren HRT alan histerektomi yapılmış kadınlarda meme kanseri bakımından herhangi bir risk artışı saptanmamıştır. Gözlemsel çalışmalarda çoğunlukla meme kanseri tanısı alma bakımından hafif bir artış olduğu, ancak bu artışın östrojen-progestojen kombinasyonu kullananlardaki riske kıyasla düşük olduğu bildirilmiştir (Bkz. Bölüm 4.8).

Büyük bir meta analizin bulguları, tedavi kesildikten sonra bu artmış riskin zaman içinde azalacağını ve başlangıç düzeyine dönmek için gereken sürenin önceki HRT kullanımının süresine bağlı olduğunu göstermiştir. HRT’nin 5 yıldan uzun süre kullanıldığı durumlarda, söz konusu risk 10 yıl veya daha uzun süre devam edebilir.

HRT, özellikle östrojen-progestojen kombine tedavisi, meme kanserinin radyolojik tespitini olumsuz etkileyebilecek mamografik görüntülerin yoğunluğunu arttırmaktadır.

Over kanseri
Over kanseri, meme kanserinden daha nadir görülür. Bu geniş meta analizden elde edilen epidemiyolojik kanıtlar, tek başına östrojen veya kombine östrojen-progestojen içeren HRT ürünlerini kullanan kadınlarda 5 yıl içerisinde belirgin hale gelen ve kesildikten sonra zamanla azalan hafif bir risk artışı göstermektedir.

WHI çalışması dahil diğer bazı çalışmalar, kombine HRT kullanımının benzer veya biraz daha düşük bir risk ile ilişkili olabileceğini ileri sürmektedir (Bkz. Bölüm 4.8).

İskemik inme
Kombine östrojen-progestojen ve tek başına östrojen tedavisi iskemik inme riskinde 1,5 kata kadar olan artışla ilişkilendirilmektedir. Rölatif risk yaş veya menapozdan itibaren geçen süreye göre değişmemektedir. Bununla birlikte, başlangıçtaki inme riski büyük oranda yaşa bağlıdır ve HRT kullanan kadınlardaki genel inme riski yaşla birlikte artmaktadır (Bkz. Bölüm 4.8).

İzlem gerektiren durumlar
Aşağıdaki durumlardan herhangi birinin bulunması, önceden ortaya çıkmış olması ve/veya gebelik ya da önceki hormon tedavisi sırasında alevlenmesi durumunda hasta yakından izlenmelidir. CLIMARA tedavisi sırasında bu durumların tekrarlayabileceği ya da alevlenebileceği dikkate alınmalıdır, özellikle:

– Leiomyom (uterin fibroidleri) ya da endometriozis
– Tromboembolik bozukluk öyküsü ya da risk faktörleri (aşağıya bakınız)
– Östrojene bağımlı tümör için örneğin meme kanseri için birinci derece kalıtım gibi risk faktörleri
– Hipertansiyon
– Karaciğer bozuklukları (örn. karaciğer adenomu)
– Vasküler tutulumu olan/olmayan diabetes mellitus
– Kolelitiazis
– Migren ya da şiddetli baş ağrısı
– Sistemik lupus eritematozus
– Endometrial hiperplazi öyküsü (aşağı bakınız)

– Epilepsi
– Astım
– Otoskleroz
– Herediter anjiyoödem

Tedavinin ani kesilme nedenleri:
Tedavi bir kontrendikasyon saptanması halinde ve aşağıdaki durumlarda kesilmelidir: – Sarılık ya da karaciğer fonksiyonlarının kötüleşmesi
– Kan basıncında anlamlı artış
– Yeni başlangıçlı migren tipi baş ağrısı
– Gebelik

Hepatit C
Hepatit C virüsü (HCV) enfeksiyonları için tedavi gören hastalarda, dasabuvir içeren veya içermeyen ombitasvir/paritaprevir/ritonavir içeren tıbbi ürünlerle yapılan klinik deneyler sırasında, normalin üst sınırının (ULN) 5 katından fazla transaminaz (ALT) yükselmeleri, kombine hormonal kontraseptifler (KHK’lar) gibi etinilestradiol içeren ilaçlar kullanan kadınlarda önemli ölçüde daha sık meydana gelmiştir. Ek olarak, glekaprevir/pibrentasvir ile tedavi edilen hastalarda da, KHK gibi etinilestradiol içeren ilaçlar kullanan kadınlarda ALT yükselmeleri gözlenmiştir. Etinilestradiol dışındaki estradiol gibi östrojenli tıbbi ürünler kullanan kadınların, östrojen kullanmayanlarla benzer bir ALT yükselme oranına sahip olduğu gözlenmiştir. Ancak, bu diğer östrojenleri kullanan kadın sayısının sınırlı olması nedeniyle, dasabuvir içeren veya içermeyen ombitasvir / paritaprevir / ritonavir kombinasyon ilaç rejimi ile ve ayrıca glekaprevir / pibrentasvir rejimi ile birlikte uygulama konusunda dikkatli olunması önerilir (Bkz. Bölüm 4.5).

Diğer durumlar

• Önceden hipertrigliseridemili kadınlar östrojen ya da hormon replasman tedavisi sırasında yakından izlenmelidir; çünkü bu durumda östrojen tedavisi ile pankreatite yol açan plazma trigliseritlerinde büyük artışların olduğu nadir vakalar bildirilmiştir.

• Eksojen östrojenler, kalıtsal ve edinilmiş anjiyoödem semptomlarını indükleyebilirler veya şiddetlendirebilirler.

• Östrojenler tiroid bağlayıcı globulin (TBG) artışına yol açarak proteine bağlı iyot (PBI), T4 düzeyi (kolon ya da radyoimmünolojik tayin ile) ya da T3 düzeyi (radyoimmünolojik tayin ile) ile ölçülen total tiroid hormonunun artmasına neden olur. T3 rezin alımındaki azalma ise TBG artışını yansıtır. Serbest T4 ve serbest T3 konsantrasyonları değişmez. Serumdaki diğer bağlayıcı proteinler artabilir; kortikoid bağlayıcı globulin (CBG) ve cinsiyet hormon bağlayıcı globulin (SHBG) sırasıyla kortikosteroid ve cinsiyet steroidlerinin dolaşımdaki düzeylerinin artışına yol açar. Serbest ya da biyolojik aktif hormon konsantrasyonları değişmez. Diğer plazma proteinleri artabilir (anjiyotensinojen/renin substratı, alfa-I-antitripsin, seruloplazmin).

•Kloazma özellikle kloazma gravidarum öyküsü olan kadınlarda bazen ortaya çıkabilir. Kloazma eğilimi olan kadınlarda HRT kullanımı sırasında güneşe ya da ultraviole ışınına maruziyet en az düzeye düşürülmelidir.

Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Not: Potansiyel etkileşimleri belirlemek için eş zamanlı kullanılan ilaçların reçete bilgilerine bakılmalıdır.

Diğer tıbbi ürünlerin CLIMARA’ya etkileri:

Seks hormonlarının klirensini artıran maddeler (enzim indüksiyonuyla azalan etkililik), örneğin:
Östrojenlerin metabolizması, antikonvülsanlar (örn. barbitüratlar, fenitoin, primidon, karbamezapin) ve antiinfektifler (örn. rifampisin, rifabutin, nevirapin, efavirenz) ve ayrıca muhtemel olarak felbamat, griseofulvin, okskarbazepin, topiramat ve St. John’s wort (Sarı kantaron) içeren bitkisel ürünler gibi ilaç metabolize eden enzimleri özellikle sitokrom P450 enzimlerini indüklediği bilinen maddelerle eş zamanlı kullanım ile artabilir.

Transdermal uygulamada karaciğerdeki ilk geçiş etkisi önlenmiş olur ve bu nedenle transdermal uygulanan östrojenler oral hormonlara göre enzim indükleyicilerden daha az etkilenebilir.

Klinik olarak, artan östrojen ve progestojen metabolizması etkinin azalmasına ve uterus kanama profilinde değişikliklere yol açabilir.

Enzim indüksiyonu birkaç günlük tedaviden sonra gözlemlenebilir. Maksimal enzim indüksiyonu genellikle birkaç hafta içinde görülür. İlaç tedavisi kesildikten sonra enzim indüksiyonu yaklaşık 4 haftaya kadar sürebilir.

Seks hormonlarının klirensi üzerinde değişken etkileri olan maddeler:
Birçok HIV proteaz inhibitörü ve non-nükleozid revers transkriptaz inhibitörü kombinasyonları, HCV inhibitörü kombinasyonları dahil olmak üzere cinsiyet hormonlarıyla birlikte uygulandığında, östrojen ve progestinin plazma konsantrasyonlarını artırabilir veya azaltabilir. Bu değişiklikler bazı olgularda klinik olarak ilgili olabilir.

Bu nedenle, olası etkileşimleri ve herhangi ilgili önerileri belirlemek için eşzamanlı kullanılan HIV/HCV ilaçlarının reçete bilgilerine başvurulmalıdır.

Seks hormonlarının klirensini azaltan maddeler (enzim inhibitörleri):
Azol antifungaller (ör. flukonazol, itrakonazol, ketokonazol, vorikonazol), verapamil, makrolidler (ör. klaritromisin, eritromisin), diltiazem ve greyfurt suyu gibi güçlü ve orta derece CYP3A4 inhibitörleri östrojen plazma konsantrasyonlarını artırabilir.

Diğer etkileşimler
HCV enfeksiyonları için tedavi gören hastalarda, dasabuvir içeren veya içermeyen ombitasvir/paritaprevir/ritonavir içeren tıbbi ürünlerle yapılan klinik deneyler sırasında, normalin üst sınırının (ULN) 5 katından fazla transaminaz (ALT) yükselmeleri, KHK’lar gibi etinilestradiol içeren ilaçlar kullanan kadınlarda önemli ölçüde daha sık meydana gelmiştir. Estradiol gibi etinilestradiol dışındaki östrojenli tıbbi ürünler kullanan kadınlar, östrojen kullanmayanlarla benzer bir ALT yükselme oranına sahip olduğu gözlenmiştir. Ancak, bu diğer östrojenleri kullanan kadın sayısının sınırlı olması nedeniyle, dasabuvir içeren veya içermeyen kombinasyon ilaç rejimi ombitasvir/paritaprevir/ritonavir ve ayrıca glekaprevir /pibrentasvir rejimi ile birlikte uygulama konusunda dikkatli olunması önerilir (Bkz. Bölüm 4.4).

Laboratuvar Testleri
Seks steroidlerinin kullanılması, karaciğer, tiroid, adrenal ve renal fonksiyonların biyokimyasal parametrelerini, örneğin kortikosteroid bağlayıcı globülin ve lipid / lipoprotein fraksiyonları gibi (taşıyıcı) proteinlerin plazma düzeylerini ve karbonhidrat metabolizması, koagülasyon ve fibrinoliz parametrelerini içeren belirli laboratuvar testlerinin sonuçlarını etkileyebilir.Değişiklikler genel olarak normal laboratuvar aralığı dahilinde kalır. Daha fazla bilgi için bölüm 4.4 “Diğer durumlar” bölümüne bakınız.

4.6. Gebelik ve laktasyon
Genel tavsiye: Gebelik kategorisi: X

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon): Çocuk doğurma potansiyeli olan kadınların tedavi süresince etkili, hormonal olmayan doğum kontrolü uygulamaları gerekir.

Gebelik dönemi:
Gebelik sırasında CLIMARA kullanımı kontrendikedir. CLIMARA ile ilaç tedavisi sırasında gebelik oluşursa ilaç derhal kesilmelidir.

Epidemiyolojik çalışmalar istem dışı (yanlışlıkla) östrojen kullanmış olan kadınların çocuklarında doğumsal kusur riskinde herhangi bir artış ya da teratojenik etki göstermemiştir.

Laktasyon dönemi:
Laktasyon sırasında CLIMARA kullanımı kontrendikedir. Düşük miktarlarda seks hormonu anne sütüne geçebilir.

Üreme yeteneği / Fertilite:
Fertilite verisi bulunmamaktadır.

4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler
Araç ve makina kullanma yeteneği üzerine etkisini değerlendiren herhangi bir çalışma yürütülmemiştir. CLIMARA kullanıcılarında araç ve makine kullanma yeteneği üzerinde herhangi bir etki gözlemlenmemiştir.

4.8. İstenmeyen etkiler
Tedavinin ilk birkaç ayında yoğun kanamalar, lekelenme ve memede hassasiyet veya büyüme ortaya çıkabilir. Bunlar genellikle geçici olup normal olarak tedavi kesildikten sonra ortadan kalkar. Aşağıdaki liste klinik çalışmalarda kaydedilen advers ilaç reaksiyonlarının yanı sıra pazarlama sonrası rapor edilen advers ilaç reaksiyonlarını listelemektedir. Advers ilaç reaksiyonları, 3 adet faz III klinik çalışmada (n = 611 riskli kadın) kaydedilmiştir ve transdermal uygulamayı takiben sırasıyla 50 mikrogram/gün estradiol ya da 100 mikrogram/gün estradiol tedavisi ile en azından olası ilişkili olduğu düşünülenler aşağıda sunulmuştur.

Advers ilaç reaksiyonlarının hastaların toplam %76’sında ortaya çıkması beklenir. Klinik çalışmalarda hastaların > %10’unda ortaya çıkan advers ilaç reaksiyonları uygulama yeri tahrişi ve meme ağrısı olmuştur.

Advers reaksiyonlar, aşağıda sistem organ sınıfı (MedDRA) ve sıklık derecelerine göre listelenmektedir. Sıklık dereceleri şu şekilde tanımlanmaktadır: Çok yaygın (≥1/10); yaygın (≥1/100 ila <1/10); yaygın olmayan (≥1/1.000 ila <1/100); seyrek (≥1/10.000 ila <1/1.000); çok seyrek (<1/10.000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor).

Kan ve lenf sistemi hastalıkları
Yaygın olmayan: Purpura*

Bağışıklık sistemi hastalıkları
Bilinmiyor: Herediter anjioödemin şiddetlenmesi (Pazarlama sonrası bildirilen advers olay)

Metabolizma ve beslenme hastalıkları
Yaygın: Ödem, kilo artışı
Yaygın olmayan: Hiperkolesterolemi*

Sinir sistemi hastalıkları
Yaygın: Baş ağrısı, depresyon, baş dönmesi, sinirlilik, letarji, terleme artışı, sıcak basması Yaygın olmayan: Anksiyete, uykusuzluk, apati, emosyonel labilite, konsantrasyon bozukluğu, parestezi, libido değişikliği, öfori*, tremor*, ajitasyon*

Göz hastalıkları
Yaygın olmayan: Abnormal görme*, göz kuruluğu*

Kardiyak hastalıkları
Yaygın olmayan: Palpitasyonlar, hipertansiyon*

Vasküler hastalıkları
Yaygın olmayan: Migren, yüzeysel flebit*,
Bilinmiyor: Serebral iskemik olay (Pazarlama sonrası bildirilen advers olay)

Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıkları Yaygın olmayan: Dispne*, rinit*

Gastrointestinal hastalıklar
Yaygın: Bulantı, flatulans
Yaygın olmayan: İştah artışı, konstipasyon, dispepsi*, diyare*, rektal bozukluk*
Bilinmiyor: Karın ağrısı veya şişkinlik (abdominal distansiyon), kolestatik sarılık (Pazarlama sonrası bildirilen advers olay)

Deri ve deri altı doku hastalıkları
Yaygın: Uygulama yerinde kaşıntı, döküntü
Yaygın olmayan: Akne, alopesi, deride kuruluk, benign meme neoplazması, memede büyüme, memede hassasiyet, tırnak bozuklukları*, deride nodül*, hirsutizm*
Bilinmiyor: Kontakt dermatit, egzama, memede ağrı (Pazarlama sonrası bildirilen advers olay)

Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın olmayan: Eklem bozukluğu, kas krampları

Üreme sistemi ve meme hastalıkları
Yaygın: Menstruel bozukluk, vajinal akıntı, vulva/vajina bozuklukları.

Yaygın olmayan: İdrar sıklığında/aciliyetinde artış, benign endometrial neoplazma, endometrial hiperplazi, üriner inkontinans*, sistit*, idrarda renk değişikliği*, hematüri*, uterus bozuklukları*
Bilinmiyor: Uterin fibroidler (Pazarlama sonrası bildirilen advers olay)

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar
Yaygın: Ağrı
Yaygın olmayan: Yorgunluk, anormal laboratuvar testi*, asteni, ateş*, grip-nezle benzeri sendrom*, bitkinlik*

*Tek olgularda bildirilmiştir. Çalışma popülasyonunun küçük olması (n=611) nedeniyle bu sonuçlar temelinde olayların yaygın olmayan ya da seyrek olduğuna karar verilemez.

Meme kanseri
5 yıldan uzun süreyle kombine östrojen-progestojen tedavisi uygulanan kadınlarda meme kanseri tanısı bakımından 2 kata kadar risk artışı olduğu bildirilmiştir.

Yalnızca östrojen içeren tedavi uygulanan kadınlardaki risk artışı östrojen-progestojen kombinasyonu kullanan kadınlara kıyasla düşüktür.

Risk düzeyi kullanım süresine bağlıdır (Bkz. Bölüm 4.4).

En büyük randomize plasebo kontrollü araştırma (WHI çalışması) ile prospektif epidemiyolojik çalışmalara ilişkin en büyük meta analizin sonuçlarına dayanan mutlak risk tahminleri sunulmaktadır.

Prospektif epidemiyolojik çalışmaların en büyük meta analizi – VKİ 27 (kg/m2) olan kadınlarda 5 yıllık kullanım sonrasında meme kanseri bakımından öngörülen ek risk

HRT başlangıç yaşı (yıl olarak)

Hiç HRT kullanmamış her 1000 kadında 5 yıllık süredeki insidans (50-54 yaş)*1

Tehlike oranı

5 yıllık sürenin sonunda her 1000 HRT kullanıcısı için ilave olgular (%95 GA)

Sadece östrojen içeren HRT

50

13,3

1,2

2,7

Kombine östrojen-progestojen

50

13,3
re’de bulunan ve VKİ 27 r.

riyle ilgili genel insi e kanseri bulunan ek olgu

1,6
(kg/m2) olan kadınlarda

dans AB ülkeleri ara ların sayısı da orantılı ol

8

*1 2015 yılında İngiltere’de bulunan ve VKİ 27 (kg/m2) olan kadınlardaki başlangıç insidans oranlarından alınmıştır.

Not: Meme kanseriyle ilgili genel insi dans AB ülkeleri ara sında değişkenlik gösterdiğinden, meme kanseri bulunan ek olguların sayısı da orantılı olarak değişmektedir.

VKİ 27 (kg/m2) olan kadınlarda 10 yıllık kullanım sonrasında meme kanseri bakımından öngörülen ek risk

HRT başlangıç yaşı (yıl olarak)

Hiç HRT

kullanmamış her

1000 kadında 10

yıllık süredeki

insidans

(50-59 yaş)* 2

Tehlike oranı

10 yıllık sürenin sonunda her 1000 HRT kullanıcısı için ilave olgular

Sadece östrojen içeren HRT

50

26,6

1,3

7,1

Kombine östrojen-progestojen

50

26,6

re’de bulunan ve VKİ 27 r.

riyle ilgili genel insi e kanseri bulunan ek olgu

1,8
(kg/m2) olan kadınlarda

dans AB ülkeleri ara ların sayısı da orantılı ol

20,8

*2 2015 yılında İngiltere’de bulunan ve VKİ 27 (kg/m2) olan kadınlardaki başlangıç insidans oranlarından alınmıştır.

Not: Meme kanseriyle ilgili genel insi dans AB ülkeleri ara sında değişkenlik gösterdiğinden, meme kanseri bulunan ek olguların sayısı da orantılı olarak değişmektedir.

ABD WHI çalışmaları – 5 yıllık kullanım sonrasında meme kanseri bakımından ek risk

5 yılda plasebo kolundaki her 1000 kadındaki insidans

Tehlike oranı ve %95 GA

5 yıllık sürede her 1000 HRT kullanıcısı için ilave olgular
(%95 GA)

Sadece östrojeniçeren CEE

50-79

21

0,8 (0,7-1)

-4 (-6 – 0) *3

CEE + MPA östrojenve progestojenler§

50-79

17

ulunmayan kadınlarda

ma öncesinde HRT k artışı gözlenmemiştir nmıştır.

1,2 (1-1,5)
yapılan ve meme kanseri risk

ullanmamış olan kadınlarla sı: 5 yıl sonunda riskin HRT

+4 (0 – 9)
inde artış saptanmayan WHI

nırlandığında tedavinin ilk 5 kullanmayanlardan yüksek

Endometriyal kanser
Uterusu bulunan postmenopozal kadınlar
Uterusu bulunan ve HRT kullanmayan kadınlarda endometriyal kanser riski 1000 kadında 5’tir.

Uterus bulunan kadınlarda endometriyal kanser riskini artırması nedeniyle yalnızca östrojen içeren HRT kullanımı önerilmez (Bkz. Bölüm 4.4).

Yalnızca östrojen içeren tedavinin dozuna ve kullanım süresine bağlı olarak, endometriyal kanser riskindeki artış epidemiyolojik çalışmalarda 50-65 yaş grubundaki her 1000 kadında tanı alan 5 ila 55 ilave olgu şeklindedir.

Yalnızca östrojen içeren tedaviye siklus başına en az 12 gün süreyle bir progestojen eklenmesi bu risk artışını engelleyebilir. Milyon Kadın Çalışmasında beş yıl süreyle (ardışık veya sürekli olarak) kombine HRT kullanımı endometriyal kanser riskini artırmamıştır (RR: 1 (0,8 -1,2)).

Over kanseri:
Tek başına östrojen veya kombine östrojen-progestojen içeren HRT kullanımı over kanseri tanısı alma riskindeki hafif bir artış ile ilişkilendirilmiştir (Bkz. Bölüm 4.4).

52 epidemiyolojik çalışmadan elde edilen bir meta analizde, halihazırda HRT kullanan kadınlarla HRT’yi hiç kullanmamış kadınlar (RR 1,43, 95% GA 1,31-1,56) karşılaştırıldığında over kanser riskinde artış bildirilmiştir. 50-54 yaş aralığında 5 yıl süreyle HRT kullanan kadınlar için bu sayı her 2000 tedavi alan hastada yaklaşık 1 ilave vaka ile sonuçlanmaktadır. HRT kullanmayan 50-54 yaş aralığındaki kadınlarda, 5 yıllık süreçte 2000 kadından 2’sine over kanseri teşhisi konulması beklenmektedir.

Venöz tromboembolizm riski:
HRT venöz tromboembolizm (VTE), yani derin ven trombozu veya pulmoner embolizm gelişmesi bakımından 1,3 ila 3 kat fazla rölatif riskle ilişkilendirilmektedir. Bu tip bir olayın HRT kullanımının ilk yılı içinde ortaya çıkması daha olasıdır (Bkz. Bölüm 4.4). WHI çalışmasının sonuçları sunulmaktadır:

WHI Çalışmaları – 5 yıllık kullanımda VTE bakımından ek risk

Yaş aralığı

(yıl olarak)

5 yılda plasebo kolundaki her 1000 kadındaki insidans

Tehlike
%95 GA

Her 1000

kullanıcısı için

olgular

HRT ilave

Oral, sadece östrojeniçeren*4

50-59

7

1,2 (0,6 – 2,4)

1 (-3 – 10)

Oral kombine, östrojen-progestojen

50-59

4

2,3 (1,2 – 4,3)

5 (1 – 13)

*4 Uterusu bulunmayan kadınlarda yapılan çalışma.

Koroner arter hastalığı riski:
Koroner arter hastalığı riski 60 yaş üzerinde olup kombine östrojen-progestojen kullananlarda hafif oranda artmaktadır (Bkz. Bölüm 4.4).

İskemik inme riski:
Tek başına östrojen ve kombine östrojen-progestojen tedavisi iskemik inme ile ilgili rölatif riskinin 1,5 kata kadar olan artmasıyla ilişkilendirilmektedir. HRT kullanımı sırasında hemorajik inme riski artmamaktadır.

Bu rölatif risk yaş veya kullanım süresine bağlı olmayıp, başlangıçtaki risk büyük oranda yaşa bağlı olduğundan, HRT kullanan kadınlardaki genel inme riski yaşla birlikte artmaktadır (Bkz. Bölüm 4.4).

WHI çalışmalarının birleşimi – 5 yıllık kullanımda iskemik inme bakımından ek risk*5

Yaş aralığı

(yıl olarak)

5 yılda plasebo kolundaki

her 1000 kadındaki

insidans

Tehlike oranı ve %95 GA

Her 1000 HRT kullanıcısı için ilave olgular

50-59

8

1,3 (1,1 – 1,6)

3 (1 – 5)

*5 İskemik inme veya hemorajik inme arasında ayrım yapılmamıştır.

Östrojen/progestojen tedavisiyle ilişkili olarak başka advers reaksiyonlar da bildirilmiştir:

-Safra kesesi hastalığı.

-Deri ve deri altı bozuklukları: Kloazma, eritema multiforme, eritema nodosum, vasküler

purpura.

-65 yaş üzerinde olası demans (Bkz. Bölüm 4.4)

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması
Ruhsatlandırma sonrası şüpheli ilaç advers reaksiyonlarının raporlanması büyük önem taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildirmeleri gerekmektedir (www.titck.gov.tr; e-posta: tufam@titck.gov.tr ; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99).

4.9. Doz aşımı ve tedavisi
Aşırı dozaj bu tür uygulamalarda olası değildir. Bulantı, kusma ve geri çekilme kanaması bazı kadınlarda meydana gelebilir. Spesifik bir antidot yoktur; flaster(-ler) kaldırılmalı ve semptomatik tedavi uygulanmalıdır.

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1. Farmakodinamik özellikler
Farmakoterapötik grup: Doğal ve yarı sentetik östrojenler (yalın) ATC kodu: G03CA03

Etki mekanizması ve farmakodinamik etkiler
CLIMARA kimyasal ve biyolojik olarak endojen insan estradiolü ile aynı olan sentetik 17ß- estradiol içerir. Menopozdaki kadında östrojen üretimi kaybını yerine koyarak menopoz semptomlarını azaltır. Östrojenler menopoz ya da ovariektomi ardından gelişen kemik kaybını önler.

Klinik etkililik ve güvenlilik
• Östrojen eksikliği semptomlarının düzelmesi
-Menopoz semptomları tedavinin ilk birkaç haftasında düzelmeye başlar.

• Osteoporozun önlenmesi
-Menopozda östrojen eksikliği kemik döngüsünün artışı ve kemik kitlesinde azalma ile ilişkilidir. Östrojenlerin kemik mineral yoğunluğu üzerine etkisi doza bağlıdır. Bununla birlikte, klinik çalışmalarda postmenopozal osteoporozun önlenmesinde CLIMARA FORTE etkinliği CLIMARA’ya göre anlamlı düzeyde daha iyi bulunmamıştır. Koruma tedavi sürdükçe devam etmektedir. HRT kesildikten sonra kemik kitlesi tedavi edilmemiş kadınlardaki düzeye benzer şekilde azalır.

-WHI çalışması ve meta analizlerinin kanıtları tek başına ya da bir progestojen kombinasyonu ile mevcut HRT kullanımının – ağırlıklı olarak sağlıklı kadınlara verilen – kalça, vertebral ve diğer osteoporotik kırıkları azalttığını göstermektedir. HRT düşük kemik yoğunluğu olan ve/veya osteoporoz saptanmış kadınlarda da kırıkları önleyebilir, fakat bunun için kanıt sınırlıdır.

CLIMARA ile biri ABD’de diğeri Avrupa’da olmak üzere osteoporozun önlenmesine yönelik iki klinik çalışma yapılmıştır.

CLIMARA
-İki yıllık tedaviden sonra lomber omurga kemik mineral yoğunluğundaki (KMY) artış Avrupa ve ABD’de çalışmasında sırasıyla %6,91 (%95 güven aralığı (GA) 4,90-8,91) ve %4,09 (%95-GA 2,01-6,17) olmuştur. ABD çalışmasında, yanıt verenlerin oranı da değerlendirilmiştir. Tedavi sırasında lomber omurga bölgesinde KMY’yi koruyan veya kazanan kadınların yüzdesi %94’tür.

CLIMARA’nın femur boynu KMY’si üzerinde de etkisi olmuştur. Femur boynunda 2 yıl sonra artış, Avrupa ve ABD çalışmasında sırasıyla %5,73 (%95-GA 4,25-7,21) ve %1,61 (%95-GA 0,09-3,13)’dür. ABD çalışmasında, yanıt verenlerin oranı da değerlendirilmiştir. Tedavi sırasında femur boynunda KMY’yi koruyan veya kazanan kadınların yüzdesi %78’dir.

• CLIMARA FORTE
-İki yıllık tedaviden sonra, lomber omurga kemik mineral yoğunluğundaki (KMY) artış Avrupa ve ABD çalışmasında sırasıyla %8,43 (%95-GA 6,93- 9,93) ve %4,70 (%95-GA 2,98-6,42)’dir. ABD çalışmasında, yanıt verenlerin oranı da değerlendirilmiştir. Tedavi sırasında lomber omurga bölgesinde KMY’yi koruyan veya kazanan kadınların yüzdesi %90’dır.

-CLIMARA FORTE’nin femur boynu KMY’si üzerinde de etkisi olmuştur. Femur boynunda iki yıl sonra artış, Avrupa ve ABD çalışmasında sırasıyla %5,63 (%95-GA 3,87-7,38) ve %1,53 (%95-GA 0,66-3,72)’dir. ABD çalışmasında, yanıt verenlerin oranı da değerlendirilmiştir. Tedavi sırasında femur boynunda KMY’yi koruyan veya kazanan kadınların yüzdesi %68’dir.

5.2. Farmakokinetik özellikler
Genel özellikler

Emilim:
CLIMARA dermal uygulaması sonrası, estradiol sürekli salıverilir ve sağlam deriden geçerek 7 günlük tedavi periyodu boyunca Şekil 1’deki gibi kanda sürekli bir estradiol düzeyi sağlar. Transdermal uygulama sonrası estradiolün sistemik yararlanımı oral uygulamaya göre yaklaşık 20 kat fazladır. Bu fark transdermal yol ile uygulanan estradiolün ilk geçiş etkisine maruz kalmamasına bağlıdır. Estradiole ilişkin major farmakokinetik parametreler aşağıdaki tabloda özetlenmiştir.

Transdermal Salıverilme Sistemi

Günlük
salıverilme oranı
mg/gün

Uygulama yeri

EAA(0-t-
son)
ngxh/mL/ nmolxh/L

Cmaks pg/mL/ pmol/L

C ort
pg/mL/ pmol/L

tmaks saat

Cmin
pg/mL/ pmol/L

CLIMARA

0,050

Abdomen

5,44 / 20

26

CLIMARA FORTE

0,100

Abdomen

11,5 / 42

31

Şekil 1: CLIMARA ve CLIMARA FORTE uygulamaları ardından ortalama başlangıç düzeltilmemiş 17-βestradiolkonsantrasyonuna karşı zaman profili

Konsantrasyon(pg/mL)

Climara forte

Climara

Uygulama sonrası süre(saat)

Dağılım:
Ekzojen östrojenlerin dağılımı, endojen östrojenlerin dağılımına benzerdir. Estradiolün tek intravenöz uygulamadan sonra görünen dağılım hacmi 1 L/kg’dır. Östrojenler kanda büyük ölçüde serum proteinlerine bağlı olarak dolaşır. Estradiolün yaklaşık % 61’i serum albuminine ve % 37’si seks hormonu bağlayıcı globuline (SHBG) bağlıdır.

Biyotransformasyon:
Transdermal uygulamadan sonra, estradiolün biyotransformasyonu, yaklaşık 1’lik bir estradiol/estron serum seviyesi oranı ile gösterilen üreme döneminin erken foliküler fazı sırasında görülen aralık içinde estron ve ilgili konjugatların konsantrasyonlarına yol açar. Oral estradiol hormon replasman tedavisi boyunca yoğun ilk geçiş metabolizasyonunun sonucu olarak estradiol / estron oranını 0,1’e kadar düşüren fizyolojik olmayan yüksek estron seviyeleri transdermal uygulama ile önlenmektedir.

Transdermal olarak uygulanan estradiolün biyotransformasyonu endojen hormon ile aynıdır: Estradiol temel olarak karaciğerde, ayrıca da ekstrahepatik olarak bağırsak, böbrek, iskelet kasları ve hedef organlarda metabolize edilir. Bu işlemler, tamamı belirgin şekilde daha az östrojenik ve hatta non-östrojenik olan estron, estriol, katekolestrojenler ve bu maddelerin sülfat ve glukuronid konjugatlarının oluşmalarını kapsar.

Eliminasyon:
Tek intravenöz uygulamanın ardından estradiolün total serum klerensi 10-30 mL/dk/kg aralığında büyük değişkenlik gösterir. Estradiol metabolitlerinin belirli kısmı safra yoluyla atılır ve enterohepatik dolaşıma girer.

Estradiolün metabolitleri başlıca sülfat ve glukuronidler şeklinde idrarla atılmaktadır.

Doğrusallık / doğrusal olmayan durum:
Çoklu 1 haftalık flaster uygulamasının ardından, ne estrodiol ne de estronun birikimi gözlenmemiştir. Dolayısıyla, estradiol ve estron’un kararlı durum serum seviyeleri tek uygulama sonrasında gözlenene uygundur.

5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri
Estradiolün toksisite profili iyi bilinmektedir. KÜB’ün diğer bölümlerine halihazırda dahil edilenlere ek olarak, reçeteyi yazan hekimlere yönelik hiçbir klinik öncesi veri yoktur.

Primer dermal irritasyon çalışmalarında, CLIMARA flasterlerin uygulanması çıkarırken oluşan mekanik travma ile ilişkili hafif irritasyon ile sonuçlanmıştır. CLIMARA flasterlerin dermal duyarlılaştırma potansiyeli bulunmamaktadır.

Bileşenler (yapışkan matris, destek ve salım dolgusu) üzerinde yapılan çalışmalar, CLIMARA flasterlerinin kullanımıyla ilgili herhangi bir risk göstermemiştir.

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1. Yardımcı maddelerin listesi
Etil oleat
İzopropil miristat
Gliserol monolaurat
Akrilat kopolimer

6.2. Geçimsizlikler
Yoktur.

6.3. Raf ömrü
36 ay.

6.4. Saklamaya yönelik özel tedbirler

30°C altında oda sıcaklığında saklayınız.

Ambalajsız saklamayınız. Koruyucu tabaka çıkarıldıktan sonra hemen uygulayınız.

6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği
Koruyucu kese içinde yüzey alanı 12,5 cm2 olan flaster. Flaster 2 yüzeyden oluşur: transparan polietilen film tabakası; akrilat yapışkan matriks içinde estradiol rezervuarı; koruyucu polyester film, yapışkan yüzeye tutturulmuştur, kullanımdan önce çıkarılmalıdır. Koruyucu kese bir desikant içerir.

4 flaster içeren ambalaj.

6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler Flaster kullanıldıktan sonra, su ortamına ulaşırsa zararlı etkileri olabilen bir miktar estradiol içermektedir. Kullanılmış ya da kullanılmayan flasterler, yapışkan tarafları üst üste gelecek şekilde ikiye katlanarak “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve “Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmelikleri”ne uygun olarak imha edilmelidir.

7. RUHSAT SAHİBİ

Bayer Türk Kimya San. Ltd. Şti.

Fatih Sultan Mehmet Mah. Balkan Cad.

No: 53 34770 Ümraniye/İstanbul

Tel: (0216) 528 36 00

Faks: (0216) 645 39 50

8. RUHSAT NUMARASI

9. İLK RUHSAT TARİHİ/ RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 26.09.1997

Ruhsat yenileme tarihi:

10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ

…/…/….


Paylaşmak için Bağlantılar:

Bir yanıt yazın