NEORECORMON 10000 IU/0,6ML 6 HAZIR SIRINGA
KULLANMA TALİMATI
NEORECORMON 10.000 IU/0,6 mL enjeksiyonluk çözelti içeren kullanıma hazır şırınga Deri altına veya damar içine uygulama içindir.
Steril
•Etkin madde: Bir kullanıma hazır şırınga, 1 mL’de 138,3 mcg (16667 IU) olacak şekilde, 0,3 mL’de 83 mcg (10.000 IU) epoetin beta (rekombinant insan eritropoietini) içerir. Epoetin beta, Çin hamster yumurtalık hücrelerinden üretilmiştir.
•Yardımcı maddeler:Üre, sodyum klorür, polisorbat 20, sodyum dihidrojen fosfat dihidrat, disodyum hidrojen fosfat dodekahidrat, kalsiyum klorür dihidrat, glisin, l-lösin, l-izolösin, l-treonin, l-glutamik asit, l-fenilalanin, enjeksiyonluk su içerir.
Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice
okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.
•Bu kullanma talimatını saklayınız. Daha sonra tekrar okumaya ihtiyaç duyabilirsiniz.
•Eğer ilave sorularınız olursa, lütfen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
•Bu ilaç kişisel olarak sizin için reçete edilmiştir, başkalarına vermeyiniz.
•Bu ilacın kullanımı sırasında, doktora veya hastaneye gittiğinizde doktorunuza bu ilacı
kullandığınızı söyleyiniz.
•Bu talimatta yazılanlara aynen uyunuz. İlaç hakkında size önerilen dozun dışında yüksek
veya düşük doz kullanmayınız.
Bu Kullanma Talimatında:
1. NEORECORMON nedir ve ne için kullanılır?
2. NEORECORMON’u kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler 3. NEORECORMON nasıl kullanılır?
4. Olası yan etkiler nelerdir?
5. NEORECORMON’un saklanması
Başlıkları yer almaktadır.
1.NEORECORMON nedir ve ne için kullanılır?
NEORECORMON, deri altına veya damar içine enjeksiyon için hazırlanmış berrak, renksiz bir solüsyondur. Kırmızı kan hücrelerinin yapımını teşvik eden, epoetin beta adlı bir hormon içerir.
Epoetin beta özel bir genetik teknoloji ile Çin hamster yumurtalık hücrelerinden üretilir ve eritropoietin doğal hormonu ile tam olarak aynı yolla çalışır.
Bir paketinde 6 adet NEORECORMON 10.000 IU enjeksiyona hazır şırınga ve 6 adet 27G1/2 iğne içerir.
1
NEORECORMON;
•Diyalize (kanın temizlenmesi işlemine) giren veya henüz diyalize girmemiş hastalarda süregelen böbrek yetmezliğinden kaynaklanan kansızlığın tedavisinde (renal anemi) kullanılır. •Kemik iliğinin yeterli sayıda sağlıklı kan hücresi üretememesi ile karakterize bir hastalık olan myelodisplastik sendromda kullanılır.
2.NEORECORMON’u kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler
NEORECORMON’u aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ
•Eğer epoetin beta veya NEORECORMON’un içinde bulunan maddelerden herhangi birine alerjiniz varsa.
•Eğer kontrol edilemeyen kan basıncı probleminiz varsa.
•Ameliyat öncesinde kendi kanınızı bağışlıyorsanız ve:
• Tedavinizden önceki ayda kalp krizi veya inme geçirdiyseniz.
• Değişken angina pektorisiniz varsa (yeni veya artan göğüs ağrısı).
• Damarlarda kan pıhtısı riskiniz varsa (derin damar trombozu). Örneğin; daha önce pıhtı oluşumu gözlendiyse.
Yukarıdakilerden herhangi biri sizin için geçerliyse derhal doktorunuza bildiriniz.
NEORECORMON’u aşağıdaki durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ
•Bebeğinizin NEORECORMON tedavisine ihtiyacı varsa, bebeğiniz gözdeki olası etkiler nedeniyle dikkatlice takip edilecektir.
•Eğer epoetin tedavisi ile kansızlığınız iyileşmiyorsa
•Eğer belli B vitaminleriniz düşükse (folik asit veya B12 vitamini)
•Eğer kanınızda aluminyum düzeyi çok yüksekse
•Eğer kanınızdaki trombosit (kan pulcuğu) sayınız yüksekse
•Eğer süregelen karaciğer hastalığınız varsa
•Eğer sara (epilepsi) hastası iseniz
•Eğer daha önce eritropoietin tedavisi sırasında, vücudunuz anti-eritropoietin antikorları geliştirdiyse ve saf kırmızı hücre aplazisi (kırmızı kan hücresi üretiminin azalması veya durması) meydana geldiyse. Bu durumda NEORECORMON tedavisi görmemelisiniz.
Kırmızı kan hücresi üretimini teşvik eden diğer ilaçlar ile birlikte özel bakım görmeniz gerekmektedir. NEORECORMON, insan eritropoietin proteinin yaptığı gibi kırmızı kan hücrelerinin üretimini teşvik eden ilaç gruplarındandır. Tedaviniz ile ilgilenen sağlık çalışanı tam olarak kullandığınız ilacı kayıt altına alacaktır.
Epoetin tedavisi ile ilişkili olarak Stevens-Johnson sendromu (SJS) ve toksik epidermal nekroliz (TEN) dahil olmak üzere şiddetli cilt reaksiyonları bildirilmiştir.
SJS / TEN başlangıçta hedef tipi kırmızı nokta veya sıklıkla merkezi kabarcıklı dairesel yamalar biçiminde gövdede belirir. Ayrıca ağız, boğaz, burun, genital bölge ve göz (kırmızı ve şişkin gözler) ülserleri oluşabilir. Ciddi deri döküntüleri genellikle ateş ve / veya grip benzeri
2
belirtilerden önce oluşur. Döküntüler cildin soyulması ve hayatı tehdit eden komplikasyonların yaygınlaşmasına neden olabilir.
Eğer ciddi bir kızarıklık veya bu cilt semptomlarından birini geliştirirseniz, NEORECORMON kullanmayı bırakınız, derhal doktorunuza başvurunuz veya tıbbi yardım isteyiniz.
Özel uyarı:
NEORECORMON tedavisi sırasında:
•Süregelen böbrek hastalığınız varsa ve özellikle NEORECORMON tedavisine yeterince yanıt vermiyorsanız, tedaviye yanıt vermiyorken NEORECORMON dozunuzun sürekli olarak yükseltilmesi kalp veya kan damarlarında sorun oluşması riskini artırabileceğinden ve kalp krizi, inme ve ölüm riskini artırma olasılığından ötürü doktorunuz NEORECORMON dozunuzu kontrol edecektir.
•Kanser hastasıysanız NEORECORMON’un kan hücresi büyüme faktörü olarak davranabileceğinin ve bazı durumlarda kanseriniz üzerinde olumsuz etkisi olabileceğinin farkında olmalısınız. Kişisel durumunuza bağlı olarak kan nakli tercih edilebilir. Bu durumu lütfen doktorunuz ile konuşunuz.
•Eğer diyalize girmemiş ve böbrek bağ dokusunun kalınlaşması sonucu oluşan böbrek dokusu sertleşmesi olan (nefrosklerotik) bir hastaysanız, böbrek hastalığınızın olası ilerlemesi kesin olarak gözardı edilemeyeceğinden, doktorunuz bu tedavinin sizin için uygun olup olmadığına karar verecektir.
Doktorunuz size kontrol için düzenli kan testleri yapabilir.
•Potasyum düzeyiniz: Eğer yükselen ya da yüksek bir potasyum düzeyiniz varsa doktorunuz tedavinizi yeniden değerlendirebilir.
•Kan pulcuğu sayınız: Kan pulcuğu sayınız epoetin ile tedavi sırasında az veya orta derecede yükselebilir ve bu kanınızın pıhtılaşmasında değişimlere sebep olabilir.
Eğer hemodiyalize giren bir böbrek hastasıysanız doktorunuz heparin dozunuzu ayarlayabilir. Bu diyaliz sisteminin tüplerinde bir tıkanmayı engeller.
Eğer hemodiyalize giren bir böbrek hastasıysanız ve diyaliz sistemi ile bağlantınız için kullanılan damarda (şant) kan pıhtıları (tromboz) oluşma riski altındaysanız, şantınızda tromboz oluşabilir. Doktorunuz size kan seyreltici olarak asetilsalisilik asit reçeteleyebilir veya şantınızı değiştirebilir.
Ameliyat öncesi kendi kanınızı bağışlıyorsanız doktorunuz;
•Özellikle 50 kg’nin altındaysanız, kan verip veremeyeceğiniz kontrol edecektir.
•Kırmızı kan hücrelerinizin yeterli seviyede olup olmadığını kontrol edecektir (hemoglobin seviyesi en az 11 g/dL).
•Tek bir seferde kanınızın yalnızca %12’sinin bağışlandığından emin olacaktır.
3
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Biyoteknolojik ürünlerin takip edilebilirliğinin sağlanması için uygulanan ürünün ticari ismi ve seri numarası mutlaka hasta dosyasına kaydedilmelidir.
NEORECORMON’u yanlış kullanmayınız.
başlanmalıdır.
NEORECORMON’un sağlıklı bireyler tarafından yanlış kullanımı, kan hücrelerinde artışa ve bu sebeple kanın koyulaşmasına sebep olabilir. Bu, hayatı tehdit edici kalp ve kan damarları komplikasyonlarına sebep olabilir.
NEORECORMON’un yiyecek ve içecek ile kullanılması
Özel bir kullanım durumu bulunmamaktadır.
Hamilelik
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
NEORECORMON’un hamilelikte kullanımıyla ilgili fazla deneyim bulunmamaktadır. Herhangi bir ilaç kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirme
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirme döneminde, NEORECORMON kullanımıyla ilgili fazla deneyim bulunmamaktadır. Eğer emziren bir anneyseniz ya da bebek emzirmeyi planlıyorsanız doktorunuza danışınız. Doktorunuz emzirmeyi bırakmanız ya da emzirmeye devam etmeniz veya tedavinizi bırakmanız ya da devam etmeniz konusunda tavsiyelerde bulunacaktır.
Araç ve makine kullanımı
Araç veya makine kullanımı üzerine bir etki gözlenmemiştir.
NEORECORMON’un içeriğinde bulunan bazı yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
NEORECORMON enjeksiyona hazır şırınga, her enjeksiyona hazır şırıngada 1 mmol (23 mg)’dan daha az sodyum ihtiva eder; yani esasında “sodyum içermez”.
4
Bu tıbbi ürün fenilalanin ihtiva etmektedir. Fenilketonürisi olan kişilere zarar verebilir. Eğer fenilketonüriniz varsa, NEORECORMON ile tedaviniz hakkında doktorunuz ile konuşunuz.
Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı
Eğer reçeteli veya reçetesiz herhangi bir ilacı şu anda kullanıyorsanız veya son zamanlarda kullandınız ise lütfen doktorunuza veya eczacınıza bunlar hakkında bilgi veriniz.
3.NEORECORMON nasıl kullanılır?
NEORECORMON’u her zaman doktorunuzun tavsiye ettiği şekilde kullanınız. Eğer emin değilseniz doktorunuz veya eczacınız ile kontrol ediniz.
NEORECORMON tedavisi sizin durumunuz konusunda uzman bir doktor tarafından başlatılmalıdır. Aşırı duyarlılık reaksiyonları gözlenme ihtimali sebebiyle ilk doz genellikle tıbbi gözetim altında uygulanır.
NEORECORMON enjeksiyonları deneyimli bir hemşire, doktor ya da başka bir sağlık profesyoneli tarafından verilebilir. Bir kez size gösterildiğinde, solüsyonu siz de kendinize enjekte edebilirsiniz (bu Kullanma Talimatının sonunda yer alan Uygulama Talimatları bölümüne bakınız).
Doktorunuz düzenli kan testleri ile hemoglobin seviyenizi ölçerek kansızlığınızın tedaviye nasıl yanıt verdiğini izleyecektir. Kronik böbrek hastalarında ESA (eritropoez stimüle edici ajan) tedavisine hemoglobin düzeyi 10 g/dL’nin altında olduğu zaman başlanılması düşünülmelidir. Doz bireyselleştirilmeli ve kırmızı kan hücreleri transfüzyonu ihtiyacını azaltmak için yeterli olan en düşük doz kullanılmalıdır. Hedef hemoglobin düzeyi 10-12 g/dL arasındadır. Özellikle, tedaviye yeterli cevap vermeyen hastalarda hedef hemoglobin düzeyine ulaşmak için yapılacak doz artışında dikkatli olunmalıdır.
Uygun kullanım ve doz/uygulama sıklığı için talimatlar
NEORECORMON dozu hastalığınızın durumuna, enjeksiyonun verilme şekline (deri altına veya damara) ve vücut ağırlığınıza göre değişir. Doktorunuz sizin için doğru dozu belirleyecektir. Doktorunuz kansızlığınızın belirtilerini kontrol altına alabilmek için gerekli en düşük etkili dozu kullanacaktır.
NEORECORMON’a yeterince yanıt vermezseniz doktorunuz dozunuzu kontrol edecektir ve NEORECORMON dozunuzun değişmesi gerekiyorsa sizi bilgilendirecektir.
•Kronik böbrek hastalığından kaynaklanan kansızlık
Enjeksiyonunuz deri altına veya damar içine uygulanır. Damar içine uygulama durumunda çözelti yaklaşık olarak 2 dakikadan uzun bir sürede enjekte edilmelidir. Örneğin; hemodiyaliz hastalarında, diyaliz sonunda arteriyovenöz fistül yoluyla enjeksiyon uygulanır.
Hemodiyaliz almayan kişilerde genellikle deri altına enjeksiyon uygulanır.
5
NEORECORMON tedavisi iki basamaklıdır:
a)Kansızlığın düzeltilmesi
Deri altına enjeksiyon için başlangıç dozu, haftada 3 kere, her enjeksiyon için vücut ağırlığınızın her 1 kilogramı başına 20 IU’dur.
4 haftadan sonra doktorunuz testler yapacaktır. Tedavi yanıtınız yeterli değilse, dozunuz haftada 3 kere, her enjeksiyon için 40 IU/kg’a yükseltilebilir. Doktorunuz, gerekirse, aylık aralıklarla dozunuzu artırmaya devam edebilir.
Ayrıca haftalık doz günlük dozlara bölünebilir.
Damar içine enjeksiyon için başlangıç dozu, haftada 3 kere, her enjeksiyon için vücut ağırlığınızın her 1 kilogramı başına 40 IU’dur.
4 haftadan sonra, doktorunuz testler yapacaktır. Tedavi yanıtınız yeterli değilse, dozunuz haftada 3 kere, her enjeksiyon için 80 IU/kg’a yükseltilebilir. Doktorunuz, gerekirse, aylık aralıklarla dozunuzu artırmaya devam edebilir.
Her iki enjeksiyon yönteminde de maksimum doz bir hafta için vücut ağırlığının her bir kilogramı başına 720 IU’yu geçmemelidir.
b)Yeterli kırmızı kan hücresi seviyesinin korunması
İdame dozu: Kırmızı kan hücreleriniz bir kez kabul edilebilir bir seviyeye çıktığında, ilaç dozunuz kansızlığı düzeltmek için kullanılan dozun yarısına düşürülür. Haftalık dozunuz haftada bir kerede verilebilir veya haftada üç veya yedi doza bölünebilir. Eğer kırmızı kan hücresi seviyeniz haftada bir kez uygulanan doz rejiminde stabil olursa dozunuz iki haftada bir olacak şekilde ayarlanabilir. Bu durumda doz artışları gerekli olabilir.
Her bir veya iki haftada, sizin idame dozunuzu bulabilmek için doktorunuz ilaç dozunuzu ayarlayacaktır.
Çocuklar için NEORECORMON tedavisi aynı kılavuzlar takip edilerek başlatılır. Çalışmalarda, çocuklar için genellikle daha yüksek NEORECORMON dozu gerekmiştir (Çocuğun yaşı azaldıkça gerekli olan doz miktarı artar).
NEORECORMON ile tedavi normalde uzun dönemli bir tedavidir. Bununla birlikte, gerekirse herhangi bir zamanda kesilebilir.
•Kemik iliğinin yeterli sayıda sağlıklı kan hücresi üretememesi ile karakterize bir hastalık olan myelodisplastik sendromu olan yetişkinler
Enjeksiyonlar deri altına yapılmalıdır.
6
Hemoglobin seviyeniz 10 g/dL ise veya daha azsa, doktorunuz NEORECORMON tedavisine başlayabilir. Tavsiye edilen başlangıç dozu haftada 30.000 IU’dir (ortalama vücut ağırlığındaki bir hasta baz alındığında, yaklaşık haftada 450 IU/kg vücut ağırlığına karşılık gelir). Bu, haftada 3-7 doza bölünebilir. Doktorunuz düzenli olarak kan örnekleri alacaktır. Test sonuçlarına göre dozunuzu yükseltebilir, düşürebilir veya tedavinizi kesebilir. Hemoglobin değerleri 12 g/dL’yi geçmemelidir.
Maksimum doz haftada 60.000 IU’yi geçmemelidir.
Uygulama yolu ve metodu:
NEORECORMONderi altına karın, kol veya uyluk bölgesine veya damar içine enjekte edilir. Doktorunuz sizin için en uygun uygulama yolunu belirleyecektir.
Değişik yaş grupları
Çocuklarda kullanımı:
Çocuklar tedaviye, yukarıda belirtilen doz talimatlarını izleyerek başlamalıdır (Bkz. Bölüm 3). Çalışmalarda, genellikle daha yüksek NEORECORMON dozlarına (çocuk ne kadar küçükse, o kadar yüksek doz) ihtiyaç duyulmuştur.
İki yaşın altındaki bebeklerde süregelen böbrek hastalığına bağlı gelişen kansızlık belirtilerinde NEORECORMON kullanılmamalıdır.
Süregelen böbrek hastalığına bağlı gelişen kansızlığı olan çocuklar ve ergenlerde klinik çalışmalar gerçekleştirilmiştir.
Yaşlılarda kullanımı:
Yaşlı popülasyonu için özel bir doz ayarı gereksinimi tanımlanmamıştır.
Özel kullanım durumları
Böbrek yetmezliği:
Doz ayarlaması için doktorunuza danışınız.
Karaciğer yetmezliği:
Yeterli veri bulunmamaktadır.
Eğer NEORECORMON’un etkisinin çok güçlü veya zayıf olduğuna dair bir izleniminiz var ise doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz.
Kullanmanız gerekenden daha fazla NEORECORMON kullandıysanız
7
NEORECORMON’dan kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız bir doktor veya eczacı ile konuşunuz.
Doktorunuz tarafından verilen dozu artırmayınız. Eğer enjekte etmeniz gerekenden fazla NEORECORMON enjekte ettiğinizi düşünüyorsanız, doktorunuz ile görüşünüz. Ciddi sorun olasılığı düşüktür. Çok yüksek kan seviyelerinde bile, herhangi bir zehirlenme belirtisi görülmemiştir.
NEORECORMON’u kullanmayı unutursanız
Unutulan dozları dengelemek için çift doz almayınız.
Bir enjeksiyonu unuttuysanız veya az miktarda enjekte ettiyseniz, doktorunuz ile konuşunuz.
NEORECORMON ile tedavi sonlandırıldığındaki oluşabilecek etkiler
NEORECORMON tedavisini bırakmayı düşünüyorsanız, önce doktorunuza danışınız.
Bu ürünün kullanımı hakkında başka sorularınız varsa, lütfen doktorunuza veya eczacınıza sorunuz.
4.Olası yan etkiler nelerdir?
Tüm ilaçlar gibi NEORECORMON’un içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir ancak bu herkesin yan etki yaşayacağı anlamına gelmemektedir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır: Çok yaygın : 10 hastanın en az 1’inde görülebilir.
Yaygın : 10 hastanın 1’inden az, fakat 100 hastanın 1’inden fazla görülebilir. Yaygın olmayan : 100 hastanın 1’inden az, fakat 1000 hastanın 1’inden fazla görülebilir.
: 1000 hastanın 1’inden az, fakat 10.000 hastanın 1’inden fazla görülebilir. Seyrek
Çok seyrek : 10.000 hastanın 1’inden az görülebilir.
Bilinmiyor : Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Herhangi bir hastayı etkileyebilecek yan etkiler
Çok yaygın:
•Çoğu kişinin kanında demir düzeyi düşer. Neredeyse bütün hastalar NEORECORMON ile tedavileri sırasında demir takviyesi ile tedavi edilmek zorundadır.
Seyrek:
•Seyrek olarak alerjiler, döküntü veya ürtiker, kaşıntı gibi deri reaksiyonları veya enjeksiyon yerinin etrafında reaksiyonlar meydana gelmiştir.
8
Çok seyrek:
•Çok seyrek olarak, özellikle enjeksiyondan hemen sonra, ciddi alerjik reaksiyonlar gerçekleşmiştir. Hemen tedavi edilmesi gerekir. Eğer sıradışı bir hırıltı veya nefes alma zorluğu; dilinizde, yüzünüzde veya boğazınızda şişme veya enjeksiyon bölgesinde şişlik olursa; eğer başınız dönerse, sersemlerseniz veya bayılırsanız, hemen doktorunuzu arayınız.
•Çok seyrek olarak, özellikle daha tedaviye başlar başlamaz, hastalar grip benzeri belirtiler yaşamışlardır. Bunlar ateş, titreme, baş ağrısı, kol ve bacaklarda ağrı, kemik ağrısı ve/veya genel olarak kötü hissetmeyi içerir. Bu reaksiyonlar genellikle hafif-orta arasıdır ve birkaç saat veya gün içinde geçer.
Epoetin tedavisi ile ilişkili olarak Stevens-Johnson sendromu (SJS) ve toksik epidermal nekroliz (TEN) gibi şiddetli cilt döküntüleri bildirilmiştir. Bunlar, genellikle gövdede hedef tipi kırmızı nokta veya sıklıkla merkezi kabarcıklı dairesel yamalar, cilt soyulmaları, ağız, boğaz, burun, cinsel organ ve göz ülseri biçiminde belirir ve ateş ve grip benzeri belirtilerden önce oluşabilir. Eğer ciddi bir kızarıklık veya bu cilt semptomlarından birini geliştirirseniz, NEORECORMON kullanmayı bırakınız, derhal doktorunuza başvurunuz veya tıbbi yardım isteyiniz. Ayrıca 2. Bölümü gözden geçiriniz.
Kronik böbrek hastalığı (renal anemi) olan hastalarda ilave yan etkiler
Yaygın:
•Kan basıncında artış, baş ağrısı ve yüksek kan basıncı oluşmasında kötüleşme. Doktorunuz kan basıncınızı, özellikle de tedavinin başında, düzenli olarak kontrol edecektir. Doktorunuz yüksek kan basıncını ilaçlar ile tedavi edebilir veya geçici olarak NEORECORMON tedavinizi durdurabilir.
Eğer baş ağrısı, özellikle de ani, bıçak saplanması tarzında, migrene benzeyen baş ağrısı, kafa karışıklığı (konfüzyon), konuşma bozuklukları, düzensiz yürüyüş, nöbet veya havale (konvülsiyon) gelişirse hemen doktorunuza başvurunuz. Normalde kan basıncınız normal veya düşük bile olsa, bu aşırı yükselmiş kan basıncının (hipertansif kriz) işaretleri olabilir. Hemen tedavi edilmesi gerekir.
Seyrek:
•Eğer düşük kan basıncınız veya şant komplikasyonlarınız varsa, şant trombozu (diyaliz sistemiyle bağlantınızı sağlayan damarda kan pıhtısı) riski altında olabilirsiniz.
Çok seyrek:
•Çok seyrek olarak, hastaların kanlarında potasyum ve fosfat seviyelerinde yükselmeler olmuştur. Bu doktorunuz tarafından tedavi edilebilir.
NEORECORMON tedavisi sırasında izole vakalar dahil, eritropoietin tedavisi sırasında, nötralizan antikorlardan kaynaklanan saf kırmızı hücre aplazisi (SKHA) gözlenmiştir. SKHA, vücudun kırmızı kan hücresi üretimini azaltması ya da durdurması demektir. Bu, sıradışı yorgunluk ve enerji kaybı semptomlarını içeren ağır kansızlığa sebep olur. Eğer vücudunuz nötralizan antikorlar üretiyorsa, doktorunuz NEORECORMON tedavisine devam etmeyecektir ve kansızlığınızı tedavi etmek için en iyi yolu belirleyecektir.
9
Kanser için kemoterapi alan erişkin hastalarda ilave yan etkiler
Yaygın:
•Zaman zaman kan basıncında artış ve baş ağrıları görülebilir. Doktorunuz yüksek kan basıncını ilaçlarla tedavi edebilir.
Kan pıhtısı oluşumunda artış görülebilir.
Ameliyat öncesi kendi kanını bağışlayan hastalarda ilave yan etkiler Kan pıhtısı oluşumunda hafif artış görülebilir.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Yan etkilerin raporlanması
Kullanma Talimatında yer alan veya almayan herhangi bir yan etki meydana gelmesi durumunda hekiminiz, eczacınız veya hemşireniz ile konuşunuz. Ayrıca karşılaştığınız yan etkileri sitesinde yer alan “İlaç Yan Etki Bildirimi” ikonuna tıklayarak ya da 0 800 314 00 08 numaralı yan etki bildirim hattını arayarak Türkiye Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildiriniz. Meydana gelen yan etkileri bildirerek kullanmakta olduğunuz ilacın güvenliliği hakkında daha fazla bilgi edinilmesine katkı sağlamış olacaksınız.
5.NEORECORMON’un saklanması
NEORECORMON’u çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.
2-8 °C sıcaklıkta (buzdolabında) saklayınız.
Ürün buzdolabından çıkarılarak, en fazla 3 gün süreyle 25°C’nin altındaki oda sıcaklığında saklanabilir.
Işıktan korumak için kutusunda saklayınız.
Son kullanma tarihi ile uyumlu olarak kullanınız.
Ambalajdaki son kullanma tarihinden sonra NEORECORMON’u kullanmayınız.
Son kullanma tarihi geçmiş veya kullanılmayan ilaçları çöpe atmayınız! Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca belirlenen toplama sistemine veriniz.
Ruhsat sahibi:
Roche Müstahzarları Sanayi Anonim Şirketi
10
Uniq İstanbul Ayazağa Cad. No:4
D/101 Maslak 34396
Sarıyer- İstanbul
Üretim yeri:
Roche Diagnostics GmbH
Mannheim, Almanya
Bu kullanma talimatı –/–/—- tarihinde onaylanmıştır.
Uygulama Talimatları
Aşağıdaki talimatlarda NEORECORMON enjeksiyonunun nasıl yapılacağı açıklanmaktadır. NEORECORMON’u enjekte etmeden önce Uygulama Talimatlarını ve ayrıca Kullanma Talimatını okuduğunuzdan, anladığınızdan ve uyguladığınızdan emin olun. doktorunuz veya hemşireniz, NEORECORMON’u ilk kez kullanmadan önce nasıl doğru şekilde hazırlayacağınızı ve enjekte edeceğinizi size gösterecektir.
Eğitim almadıysanız, kendi kendinize enjeksiyon yapmayın. Daha fazla bilgiye ihtiyaç duyarsanız, doktorunuza veya hemşirenize danışın.
Sizin deneyimlerinizden farklı olabileceğinden, bu Uygulama Talimatındaki bütün talimatlara her zaman uyun. Bu talimatlar, yanlışlıkla iğne batması gibi riskleri en aza indirecek ve yanlış kullanımı önleyecektir.
NEORECORMON iki şekilde uygulanabilir, doktorunuz hangi yolun sizin için doğru olduğuna karar verecektir:
• İntravenöz uygulama (damar içine veya damar portuna), sadece sağlık mesleği mensupları tarafından gerçekleştirilmelidir.
• Subkutan uygulama (deri altı).
Başlamadan önce
• NEORECORMON’u enjekte etmeye hazır olana kadar iğne kapağını çıkarmayın.
• Hiçbir zaman enjektörü parçalarına ayırmayın.
• Aynı enjektörü tekrar kullanmayın.
• Enjektör düşürülmüşse veya hasar görmüşse, kullanmayın.
• Enjektörü gözetiminizden ayırmayın.
• Enjektörü ve iğneyi ve delinmeye karşı dayanıklı kap veya kesici alet atık kutusunu çocukların erişemeyeceği bir yerde saklayın.
• Herhangi bir sorunuz varsa doktorunuz veya hemşirenizle iletişime geçin.
11
Saklama Talimatları
• Kullanılmayan enjektörü/enjektörleri ve iğneyi/iğneleri orijinal kutusu içinde bırakın ve 2˚C ila 8˚C’de buzdolabında saklayın.
• Enjektörünüzü ve iğnenizi doğrudan güneş ışığından uzak tutun.
• Dondurmayın.
• Enjektör donmuşsa, kullanmayın.
• Enjektörü ve iğneyi daima kuru tutun.
Enjeksiyonunuzu yapmak için gereken malzemeler
Kutuya dahil olanlar
• NEORECORMON kullanıma hazır dolu enjektörler
• Kullanıma hazırlamak, dozu ayarlamak ve ilacı enjekte etmek için enjeksiyon iğneleri 27G ½. Not: Her NEORECORMON kutusunda 6 enjektör/6 iğne bulunur.
• Uygulama Talimatlarını içeren Kullanma Talimatı.
Kutuya dahil olmayanlar:
• 1 alkollü bez.
• 1 kuru steril ped.
• Kauçuk kapağın, iğne kapağının ve kullanılmış enjektörün güvenli bir şekilde imhası için 1 adet delinmeye dayanıklı kap veya kesici alet atık kutusu.
Enjeksiyona hazırlanma
1İyi aydınlatılmış, temiz ve düz bir çalışma yüzeyi bulun.
• Enjektörler ve iğnelerin bulunduğu kutuyu buzdolabından çıkarın
12
2Kutunun hasar görmediğini ve kutu üzerindeki son kullanma tarihinin geçmediğini kontrol edin.
• Son kullanma tarihi geçtiyse, enjektör düşürüldüyse veya hasar gördüyse veya kutusu kurcalanmış gibi görünüyorsa, enjektörü kullanmayın. Bu durumda, adım 17’ye geçin ve doktorunuz veya hemşirenize başvurun.
3Kutudan bir enjektör ve bir iğne alın. Enjektörü çıkarırken dikkatli olun. Enjektörü her zaman cam hazneden tuttuğunuzdan emin olun.
• Enjektörü çıkarmak için kutuyu ters çevirmeyin.
• Enjektörü, pistonu veya iğne kapağını tutarak çıkarmayın.
Açıklama: Kutuyu kalan enjektörler ve iğnelerle birlikte buzdolabına geri koyun.
4Enjektörü ve iğneyi yakından inceleyin.
• Enjektör ve iğnede herhangi bir hasar olup olmadığını kontrol edin. Enjektörü düşürdüyseniz veya enjektörün herhangi bir parçası hasar görmüş gibi görünüyorsa, enjektörü kullanmayın.
• Enjektör ve iğne üzerindeki son kullanma tarihini kontrol edin. Son kullanma tarihi geçmişse, enjektörü veya iğneyi kullanmayın.
• Enjektördeki sıvıyı kontrol edin. Sıvı berrak ve renksiz olmalıdır. Çözelti bulanıksa, rengi bozulmuşsa veya partikül madde içeriyorsa, enjektörü kullanmayın.
5Enjektörü temiz ve düz bir yüzeye yerleştirin.
• Enjektörü kendi kendine oda sıcaklığına gelmesi için 30 dakika bekletin. Enjektör ısınırken iğne kapağını üzerinde bırakın.
• Isınma sürecini herhangi bir şekilde hızlandırmayın ve enjektörü mikrodalga fırına veya ılık suya koymayın.
Açıklama: Enjektör oda sıcaklığına gelmezse, bu durum enjeksiyonun rahatsızlık vermesine neden olabilir ve pistonu itmeyi zorlaştırabilir.
6İğneyi enjektöre takın.
13
• İğneyi blisterden çıkarın.
• İğneyi dış ambalajından çıkarın. İğne kapağını çıkarmayın. • Enjektörün ucundaki kauçuk kapağı çekerek çıkarın.
• Kauçuk kapağı hemen delinmeye dayanıklı veya kesici alet atık kutusuna atın. • Enjektörün ucuna dokunmayın.
• Pistonu itmeyin veya çekmeyin.
• Enjektörü haznesinden tutun ve iğneyi enjektöre doğru itin. • Tamamen oturana kadar hafifçe döndürün.
7Enjektörü kullanıma hazır olana kadar temiz ve düz bir yüzeye koyun.
8Ellerinizi sabun ve suyla yıkayın.
9Bir enjeksiyon yeri seçin.
• Önerilen enjeksiyon yerleri, uyluğunuzun üst kısmı veya karnınızın göbek deliğinizin altındaki kısmıdır.
Enjeksiyon yerleri
14
• Enjeksiyonu doğrudan göbek deliğinizin etrafındaki 5 cm’lik alana yapmayın • Her yeni enjeksiyon için farklı bir enjeksiyon yeri seçin.
• Benlere, yara izlerine, morluklara veya derinin hassas, kızarmış, sert veya bozulmuş olduğu bölgelere enjeksiyon yapmayın.
• Damar veya kas içine enjeksiyon yapmayın.
10 Enjeksiyon yerini alkollü bir bezle silin ve 10 saniye kurumaya bırakın.
• Temizlenen alanı yelpazelemeyin veya alana üflemeyin.
• Enjeksiyonu yapmadan önce enjeksiyon yerine tekrar dokunmayın.
Deri altı enjeksiyonun uygulanması
11Enjektörü ve iğneyi göbek kısmından sıkıca tutun ve enjeksiyon iğnesi kapağını dikkatlice enjektörden çekerek çıkarın. Kapağı çıkardıktan sonra 5 dakika içinde enjektörü kullanın; aksi halde iğne tıkanabilir.
• İğne kapağını çıkarırken pistonu tutmayın.
• İğne kapağını çıkardıktan sonra iğneye dokunmayın.
• İğne kapağını tekrar takmayın.
• İğne bükülmüş veya hasar görmüşse, iğneyi düzeltmeyinİğne kapağını hemen bir kesici alet atık kutusuna atın.
12Enjektörü iğne yukarı bakacak şekilde tutun. Hava kabarcıkları enjektörün tepesine çıkana kadar enjektör haznesine parmaklarınızla hafifçe vurarak daha büyük hava kabarcıklarını çıkarın. Ardından, hava kabarcıklarını enjektörden dışarı çıkarmak için pistonu yavaşça yukarı itin.
15
13Pistonu yavaşça iterek öngörülen doza ayarlayın.
14Seçilen enjeksiyon yerini sıkıştırın ve iğneyi hızlı ve sağlam bir hareketle 45° ila 90° açıyla tamamen batırın.
• İğneyi cilde batırırken pistona dokunmayın
• İğneyi giysinin üzerinden batırmayın.
İğne yerleştirildikten sonra, sıkıştırdığınız enjeksiyon yerini bırakın ve enjektörü sıkıca yerinde tutun.
15Pistonu sonuna kadar hafifçe iterek reçete edilen dozu yavaşça enjekte edin. • İğneyi ve enjektörü, batırıldığı açıda enjeksiyon yerinden çıkarın.
ENJEKSİYONDAN SONRA
16Enjeksiyon yerinde biraz kanama olabilir. Kuru steril pedi enjeksiyon yerinin üzerine bastırabilirsiniz. Enjeksiyon yerini ovalamayın.
• Gerekirse, enjeksiyon yerini küçük bir bandajla kapatabilirsiniz. • İlaç ile cilt teması halinde, ilaca temas eden bölgeyi su ile yıkayın.
17Kullanılmış enjektörünüzü kullanımdan hemen sonra kesici alet atık kutusuna atın. • Kullanılmış enjeksiyon iğnesini kullanılmış enjektörden çıkarmaya çalışmayın.
• Enjeksiyon iğnesine tekrar kapak takmayın
• Enjektörü evdeki çöp kutusuna atmayın.
Önemli: Kesici alet atık kutusunu her zaman çocukların erişemeyeceği bir yerde saklayın.
16
İntravenöz enjeksiyon için yalnızca sağlık mesleği mensuplarına yönelik Uygulama Talimatları
Aşağıdaki Uygulama Talimatlarında intravenöz NEORECORMON enjeksiyonunun nasıl yapılacağı açıklanmaktadır. NEORECORMON’u enjekte etmeden önce Uygulama Talimatlarını ve ayrıca Kullanma Talimatını okuduğunuzdan, anladığınızdan ve uyguladığınızdan emin olun.
İntravenöz Enjeksiyonun Uygulanması (Yalnızca Sağlık Mesleği Mensubu)
Enjeksiyon için hazırlık: (yukarıda belirtilen) 1 – 8. subkutan enjeksiyon adımlarını izleyin.
9Bir damar seçin. Tek bir noktada ağrıyı önlemek için, her enjeksiyonda damarı değiştirin. • Kızarmış veya şişmiş bir alana enjeksiyon yapmayın.
• Kas içine enjeksiyon yapmayın.
Damarın üstündeki cildi alkollü bir bezle temizleyin ve kurumaya bırakın. • Temizlenen alanı yelpazelemeyin veya alana üflemeyin.
• Enjeksiyonu yapmadan önce enjeksiyon yerine tekrar dokunmayın.
10Enjektör ve iğnenin hazırlanması: (yukarıda belirtilen) 11 – 14. subkutan enjeksiyon adımlarını izleyin.
15İğneyi damara batırın.
• İğneyi yerleştirirken pistonu tutmayın veya itmeyin.
16Pistonu sonuna kadar hafifçe iterek reçete edilen dozu yavaşça enjekte edin. İğneyi ve enjektörü, batırıldığı açıda enjeksiyon yerinden çıkarın.
İntravenöz enjeksiyondan sonra: (yukarıda belirtilen) 16 – 17. subkutan enjeksiyon adımlarını izleyin.
İntravenöz enjeksiyonun enjeksiyon portuyla uygulanması (yalnızca sağlık mesleği mensubu)
Enjeksiyon için hazırlık: (yukarıda belirtilen) 1 – 8. subkutan enjeksiyon adımlarını izleyin.
9Enjeksiyon portunun üstündeki cildi alkollü bir bezle temizleyin ve kurumaya bırakın. Enjeksiyon portunu sağlayıcının talimatına göre temizleyin.
• Temizlenen alanı yelpazelemeyin veya alana üflemeyin.
• Enjeksiyonu yapmadan önce enjeksiyon yerine tekrar dokunmayın.
17
10Enjektör ve iğnenin hazırlanması: (yukarıda belirtilen) 11 – 14. subkutan enjeksiyon adımlarını izleyin.
15İğneyi enjeksiyon portuna yerleştirin (enjeksiyon portu tedarikçisinin talimatına uyun)• İğneyi batırırken pistonu tutmayın veya itmeyin.
16Pistonu sonuna kadar hafifçe iterek reçete edilen dozu yavaşça enjekte edin.İğneyi ve enjektörü batırıldığı açıda enjeksiyon portundan çıkarın.
Enjeksiyon portu yoluyla yapılan intravenöz enjeksiyondan sonra: (yukarıda belirtilen) 16 – 17. subkutan enjeksiyon adımlarını izleyin.
18
KISA ÜRÜN BİLGİSİ
1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI
NEORECORMON 10.000 IU/0,6 mL enjeksiyonluk çözelti içeren kullanıma hazır şırınga
Steril
2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM
Etkin madde:
Bir enjeksiyona hazır şırınga 0,6 mL’de 83 mcg (10.000 IU) epoetin beta* (rekombinant insan eritropoietini) içerir. 1 mL enjeksiyonluk çözelti 138,3 mcg (16667 IU) epoetin beta içerir.
*Rekombinant DNA teknolojisi ile Çin hamster yumurtalık hücrelerinde üretilmiştir.
Yardımcı maddeler:
•Sodyum klorür 0,36 mg
•Sodyum hidrojen fosfat 6,036 mg
•Sodyum dihidrojen fosfat 0,372 mg
•Fenilalanin 0,30 mg
Yardımcı maddeler için Bölüm 6.1’e bakınız.
3. FARMASÖTİK FORM
Enjeksiyonluk çözelti içeren kullanıma hazır şırınga
Berrak ya da hafif opak, renksiz çözelti içerir.
4. KLİNİK ÖZELLİKLER
4.1. Terapötik endikasyonlar
– Antianemiktir.
– Diyalize giren hastalarda kronik böbrek yetmezliği ile ilgili anemi (renal anemi) tedavisi, – Prediyaliz hastalarda semptomatik renal anemi tedavisi,
– Hb ≤ 10 g/dL olan hastalarda ve myelodisplastik sendromların (MDS) alt grubu olan RA (refrakter anemi), RARS (refrakter anemi ringed-halkalı sideroblastlarla giden) ve RCMD (refrakter sitopeni multilineage-birden fazla seride displazi ile giden) ve tedavi öncesi bazal EPO düzeyi ≤ 500 MU/mL ve kemik iliğinde blast sayısı < %5 altında olan hastalarda Eritropoezis Stimüle edici Ajanların (ESA) kullanılması endikedir.
– NEORECORMON ve diğer ESA’ların kullanımında hedef hemoglobin (Hb) düzeyi 10-12 g/dL’dir. Hedef hemoglobin Hb>12 g/dL üzerine çıkarılmamalıdır. ESA’lar Hb=12 g/dL olunca kesilmelidir.
1
4.2. Pozoloji ve uygulama şekli
NEORECORMON tedavisi yukarıda belirtilen endikasyonlarda deneyimli hekimler tarafından başlatılmalıdır. İzole vakalarda anafilaktoid reaksiyonlar görüldüğünden ilk dozun medikal gözetim altında uygulanması önerilmektedir.
Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:
Kronik böbrek yetmezliği hastalarında, tedavinin amacı hemoglobin seviyesini 10-12 g/dL’ye yükseltmektir. Hemoglobin seviyesi 12 g/dL’nin üzerine çıkılmamalıdır. Eğer hemoglobin seviyesi 4 haftada 2 g/dL’den fazla yükselirse, uygun bir doz azaltımı düşünülmelidir. Hipertansiyon veya kardiyovasküler, serebrovasküler veya periferik vasküler hastalıklar varsa Hb’deki haftalık artış ve hedeflenen Hb düzeyi, her hastada klinik tabloya bakılarak ayrı ayrı belirlenmelidir.
Hastalar, anemi semptomlarının yeterli kontrolünü sağlamak amacıyla NEORECORMON’un en düşük dozunun kullanıldığından emin olmak için yakından izlenmelidir.
NEORECORMON tedavisi iki basamaklıdır.
1. Düzeltme fazı
-Subkutan uygulama
Başlangıç dozu haftada 3×20 IU/kg’dır (vücut ağırlığı). Hb artışı yetersiz olduğunda (haftada < 0,25 g/dL), doz haftada 3×20 IU/kg olacak şekilde dört haftada bir artırılabilir.
Haftalık doz, günlük dozlara bölünebilir.
-İntravenöz uygulama
Başlangıç dozu haftada 3×40 IU/kg’dır. Doz dört haftadan sonra 80 IU/kg’ye çıkarılabilir (haftada üç kere) ve daha fazla artışa gerek duyuluyorsa bu artış her ay, haftada üç kez 20 IU/kg düzeyinde olmalıdır.
Her iki uygulama yolunda maksimum doz haftada 720 IU/kg’yi aşmamalıdır.
2. İdame fazı
Hb’yi 10-12 g/dL düzeyinde tutmak için ilk olarak doz, önceden uygulanan dozun yarısına indirilir. Daha sonra, doz iki veya dört hafta arayla her hastada ayrı belirlenir (idame dozu). Subkutan uygulama vakalarında, haftalık doz 3-7 tek doza bölünebilir.
NEORECORMON tedavisi normal koşullarda uzun süreli bir tedavidir. Ancak gerektiğinde herhangi bir zamanda ara verilebilir.
Myelodisplastik sendromda (MDS) semptomatik anemi tedavisi
Çözelti subkutan yolla uygulanmalıdır ve haftalık doz 3-7 tek doza bölünebilir. Tavsiye edilen başlangıç dozu haftada 30.000 IU’dir (ortalama vücut ağırlığındaki bir hasta baz alındığında, yaklaşık haftada 450 IU/kg vücut ağırlığına karşılık gelir).
2
– Hb ≤ 10 g/dL olan hastalarda ve myelodisplastik sendromların (MDS) alt grubu olan RA (refrakter anemi), RARS (refrakter anemi ringed-halkalı sideroblastlarda giden) ve RCMD (refrakter sitopeni multilineage-birden fazla seride displazi ile giden) ve tedavi öncesi bazal EPO düzeyi ≤ 500 MU/mL ve kemik iliğinde blast sayısı < %5 altında olan hastalarda NEORECORMON’un kullanılması endikedir.
Eğer dört haftadan sonra hastanın hemoglobin değerleri en az 1 g/dL (0,62 mmol/L) yükselirse aynı doz ile devam edilmelidir. Eğer hemoglobin değeri en az 1 g/dL yükselmezse haftalık dozun iki katına çıkarılması düşünülmelidir.
Myelodisplastik sendromu olan hastaların tedavisinin 8. haftasında hemoglobin en az 1 g/dL (0,62 mmol/L) artmazsa daha ileri tedavinin yarar sağlaması olası değildir ve tedavi kesilmelidir. Maksimum doz haftada 60.000 IU’yu aşmamalıdır.
Her bir hasta için terapötik hedefe ulaşıldığında, hemoglobini bu seviyede tutmak için doz %25-50 azaltılmalıdır. Eğer gerekirse, hemoglobin seviyelerinin 12 g/dL’yi aşmamasını sağlamak için daha fazla doz azaltımı uygulanabilir.
Hemoglobin artışı, 4 haftada 2 g/dL (1,3 mmol/L)’den fazla ise doz %25-50 azaltılmalıdır.
Uygulama şekli:
NEORECORMON tedavisine yukarıda belirtilen endikasyonlarda deneyimli doktorlar tarafından başlanmalıdır. Bazı olgularda aşırı duyarlılık reaksiyonları gözlendiğinden, ilk dozun tıbbi gözetim altında uygulanması önerilir.
NEORECORMON şırınga kullanıma hazırdır. Yalnızca berrak ya da hafif opak, renksiz ve gözle görülebilir partiküller içermeyen çözeltiler enjekte edilebilir. Eğer çözelti partikül içeriyorsa kullanmayınız.
NEORECORMON enjeksiyona hazır şırıngalar sterildir, ancak koruyucu eklenmemiştir. Bir şırıngadaki doz hiçbir koşulda birden fazla enjeksiyona bölünerek uygulanmamalıdır.
Kronik böbrek yetmezliği olan anemik hastaların tedavisi:
Çözelti subkutan veya intravenöz yolla uygulanabilir. İntravenöz uygulama durumunda çözelti yaklaşık olarak 2 dakikadan uzun sürede enjekte edilmelidir (hemodiyaliz hastalarında, diyaliz sonunda arteriyovenöz fistül yoluyla).
Pre-diyaliz hastalarda, periferik venlerin delinmemesi için her zaman subkutan uygulama tercih edilmelidir.
Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:
Pediyatrik popülasyon ve adolesanlar:
Çocuklarla yapılan klinik çalışmalar genel olarak hastanın yaşı ne kadar küçükse o kadar yüksek NEORECORMON dozu gerektiğini göstermiştir. Bununla beraber, bireysel yanıt önceden tahmin edilemeyeceğinden önerilen doz programı izlenmelidir.
3
Kronik böbrek hastalığına bağlı gelişen anemili çocuklar ve adolesanlarda klinik çalışmalar gerçekleştirilmiştir.
İki yaşın altındaki bebeklerde kronik böbrek hastalığına bağlı gelişen anemi belirtilerinde NEORECORMON kullanılmamalıdır (Bkz. Bölüm 4.4).
Geriyatrik popülasyon:
Sadeceyaşlılar üzerinde gerçekleştirilmiş bir çalışma yoktur. Fakat yaşlı hastaların büyük oranda dahil olduğu NEORECORMON klinik çalışmaları mevcuttur. Yaşlı popülasyonu için özel bir doz ayarı gereksinimi tanımlanmamıştır.
Böbrek yetmezliği:
(Bkz. Bölüm 4.4)
Karaciğer yetmezliği:
Karaciğer yetmezliği olan hastalarda klinik çalışma yapılmamıştır.
4.3. Kontrendikasyonlar
NEORECORMON’un etkin maddesi epoetin betaya veya Bölüm 6.1’de listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine aşırı duyarlılığı olan hastalarda kontrendikedir.
NEORECORMON, hipertansiyonu zor kontrol edilebilenlerde, ilaca ve ilacın içerdiği maddelerden birine karşı aşırı duyarlılığı olan bireylerde kullanılmamalıdır.
Kanser ve kansere bağlı anemilerde ve kanser kemoterapisine bağlı anemilerde ESA (Eritropoezis-Stimüle edici Ajan)’ların kullanılmasının morbidite ve mortaliteyi arttırdığı gözlenmiştir. Bu nedenle; kanser, kansere bağlı ve kanser kemoterapisine bağlı anemilerde ESA (epoetin alfa, epoetin beta, darbepoietin alfa ve benzeri ajanlar) kontrendikedir.
4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
UYARI:
ESA’LAR
MİYOKARD
INFARKTÜSÜ,
VENÖZ
VASKÜLER
TÜMÖR
PROGRESYONU VE NÜKSETMESİ RİSKİNİ ARTIRIR.
Kronik böbrek hastalarında eritropoezis stimüle edici ajanlar ile tedaviye hemoglobin düzeyi 10 g/dL’nin altında başlanılması düşünülmeli ve 12 g/dL’nin üzerinde tedavi kesilmelidir.
Doz bireyselleştirilmesi ve kırmızı kan hücreleri transfüzyonu ihtiyacını azaltmak için yeterli olan en düşük doz kullanılmalıdır.
Özellikle, tedaviye yeterli cevap vermeyen hastalarda hedef hemoglobin düzeyine (10-12 g/dL) ulaşmak için yapılacak doz artışında dikkatli olunmalıdır.
4
NEORECORMON, transformasyon sürecinde bulunan çok sayıda blastın eşlik ettiği refrakter anemide, epilepsi, trombositoz ve kronik böbrek yetmezliğinde dikkatle kullanılmalıdır. Ancak folik asit ve B12 vitamini eksikliği NEORECORMON’un etkinliğini azalttığından hastalar bu bakımdan araştırılmalıdır.
Yüksek kümülatif epoetin dozları mortalite, ciddi kardiyovasküler ve serebrovasküler olay riskinde artış ile ilişkili olabileceğinden kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda NEORECORMON doz artışı yapılırken dikkatli olunmalıdır. Epoetinlere karşı zayıf hemoglobin yanıtı olan hastalarda zayıf yanıt için alternatif nedenler de araştırılmalıdır (bkz. Bölüm 4.2 ve 5.1).
Etkin eritrosit oluşumundan emin olmak amacıyla, tedaviden önce ve tedavi sırasında demir oranı tüm hastalar için değerlendirilmelidir. Bazı durumlarda, tedavi kılavuzlarıyla uyum içinde, tamamlayıcı demir tedavisi gerekli olabilir.
Böbrek yetmezliğinin tedavisine bağlı olarak oluşan şiddetli alüminyum yüklenmesi NEORECORMON’un etkililiğini azaltabilir.
Böbrek yetmezliğinin progresyon hızında artış ihtimali göz ardı edilemeyeceğinden, diyalize girmemiş nefrosklerotik hastalarda NEORECORMON tedavisi bireysel olarak belirlenmelidir.
Kronik böbrek hastalarında ESA (eritropoietin stimüle edici ajan) tedavisi hemoglobin düzeyi 10 g/dL’nin altında olduğu zaman düşünülmelidir. Doz bireyselleştirilmeli ve kırmızı kan hücreleri transfüzyon ihtiyacını azaltmak için yeterli olan en düşük dozda kullanılmalıdır. Hedef hemoglobin düzeyi 10-12 g/dL arasındadır. Özellikle tedaviye yeterli cevap vermeyen hastalarda hedef hemoglobin düzeyine ulaşmak için yapılacak doz artışında dikkatli olunmalıdır.
Saf Kırmızı Hücre Aplazisi (PRCA):
NEORECORMON da dahil olmak üzere, eritropoietin tedavisi ile ilişkili olarak nötralize edici eritropoietin karşıtı antikorların yol açtığı Saf Kırmızı Hücre Aplazisi (PRCA) bildirilmiştir. Bu antikorların tüm eritropoietik proteinler ile çapraz reaksiyon verdiği gösterilmiştir. Eritropoietine karşı nötralize edici antikoru olduğundan şüphe edilen ve doğrulanan hastalar için NEORECORMON tedavisine geçilmemelidir (bkz. Bölüm 4.8).
Hepatit C’li hastalarda Saf Kırmızı Hücre Aplazisi (PRCA):
Hemoglobin düzeyindeki paradoksikal düşüş ve düşük retikülosit sayısıyla ilgili olarak şiddetli anemi gelişmesi durumunda epoetin tedavisi hemen kesilmeli ve eritropoietin karşıtı antikor testi yapılmalıdır. İnterferon ve ribavirin ile tedavi edilen hepatit C hastalarında, eş zamanlı olarak epoetinler kullanıldığında, vakalar rapor edilmiştir. Hepatit C ile ilişkili anemi tedavisinde epoetinlerin kullanımı endike değildir.
Kan basıncı takibi:
Özellikle hızlı PCV artışı durumunda, kan basıncında yükselme veya mevcut hipertansiyonun ağırlaşması meydana gelebilir. Kan basıncındaki bu artışlar tıbbi ilaçlarla tedavi edilebilir. Kan basıncı artışları ilaç tedavisiyle kontrol edilemezse NEORECORMON tedavisine geçici bir süre
5
ile ara verilmesi önerilir. Özellikle tedavinin başlangıcında ve diyaliz dönemleri arasında kan basıncının düzenli kontrolü önerilir. Ensefalopatiye benzer semptomlar ile hipertansiyon krizi meydana gelebilir ve du durum doktor ve yoğun bakım ünitesinin acil müdahalesini gerektirir. Olası bir belirti olarak bıçak saplanması tarzında migrene benzeyen baş ağrısından yakınan hastalara özel dikkat gösterilmelidir.
Epoetin tedavisi ile ilişkili olarak Stevens-Johnson sendromu (SJS) ve toksik epidermal nekroliz (TEN) dahil olmak üzere hayatı tehdit edici veya ölümcül olabilen şiddetli kutanöz advers reaksiyonlar (SCARs) bildirilmiştir (bkz. Bölüm 4.8). Uzun etkili epoetinler ile daha şiddetli vakalar gözlemlenmiştir.
Reçeteleme sırasında hastalar belirtiler ve semptomlar konusunda bilgilendirilmeli ve cilt reaksiyonları için yakından izlenmelidir. Bu reaksiyonları düşündüren belirti ve bulgular ortaya çıkarsa, NEORECORMON tedavisi derhal sonlandırılmalı ve alternatif bir tedavi düşünülmelidir.
NEORECORMON kullanımı nedeniyle SJS veya TEN gibi ciddi bir kutanöz cilt reaksiyonu gelişirse, bu hastalarda ESA tedavisi (eritropoietin stimüle edici ajan) hiçbir zaman tekrar başlatılmamalıdır.
Kronik böbrek yetmezliği:
Kronik böbrek yetmezliği hastalarında, NEORECORMON ile tedavi sırasında ve özellikle intravenöz uygulamadan sonra, normal aralığı içerisinde trombosit sayısında doza bağlı olarak orta derecede artış görülebilir. Bu durum sürekli tedavi seyrinde geriler. Tedavinin ilk sekiz haftası boyunca trombosit sayısının düzenli olarak kontrol edilmesi önerilir.
Hemoglobin konsantrasyonu:
Kronik böbrek hastalarında, idame hemoglobin konsantrasyonu Bölüm 4.2’de önerilen hedef hemoglobin konsantrasyonunun üst seviyesini aşmamalıdır. Klinik çalışmalarda, eritropoezis stimüle edici ajanların hedef hemoglobin seviyesi 12 g/dL (7,5 mmol/L)’nin üzerinde uygulanması durumunda hastalarda ölüm ve ciddi kardiyovasküler reaksiyon veya inme de dahil olmak üzere serebrovasküler reaksiyon riskinde artış görülmüştür. Kontrollü klinik çalışmalarda, hemoglobin düzeyi anemi semptomlarını kontrol altına almak ve kan transfüzyonunu önlemek için gerekli olan düzeyin üzerine çıkarıldığında, epoetin uygulanmasıyla ilişkilendirilebilen anlamlı bir fayda gösterilmemiştir.
Prematüre yenidoğanlarda, özellikle 12 ila 14 gün yaşına dek olanlarda, trombosit sayısında hafif derecede artış görülebileceğinden trombositler düzenli olarak takip edilmelidir.
Tümör büyümesi üzerindeki etki:
Epoetinler primer olarak kırmızı kan hücresi üretimini stimüle eden büyüme faktörleridir. Eritropoietin reseptörleri çeşitli tümör hücrelerinin yüzeyinde eksprese edilebilir. Tüm büyüme faktörlerinde olduğu gibi, epoetinlerin tümör büyümesini stimüle edebileceği konusunda kaygılar mevcuttur. Bazı kontrollü çalışmalarda, epoetinlerin kanser ile ilişkili anemisi olan hastalarda genel sağkalımı artırması veya tümör progresyonu riskini azaltması yönünde bir bulguya rastlanmamıştır.
6
Kontrollü klinik çalışmalarda, NEORECORMON ve diğer eritropoietin stimüle edici ajanların kullanımı:
için
kullanıldıklarında, radyasyon tedavisi gören ve ileri derece baş ve boyun kanseri olan hastalarda tümör progresyonuna kadar olan zamanı azaltmıştır.
– 12-14 g/dL (7,45-8,69 mmol/L) arasında bir hemoglobin seviyesine ulaşmak için kullanıldıklarında, kemoterapi tedavisi gören metastatik meme kanseri hastalarında 4.
ayda hastalık progresyonuna bağlı olarak ölüm vakalarını arttırmış ve genel sağkalımı azaltmıştır.
12 g/dL (7,45 mmol/L) konsantrasyonunda hemoglobin seviyesine ulaşmak için –
kullanıldıklarında, kemoterapi veya radyasyon tedavisi görmeyen ve aktif kötü huylu hastalığı olan hastalarda ölüm riskinde artışa neden olmuştur. Eritropoietin stimüle edici ajanların bu hasta popülasyonunda kullanımı endike değildir.
Bu bilgiler ışığında, bazı klinik vakalarda kanser hastalarında görülen aneminin yönetimi noktasında kan transfüzyonu tercih edilen tedavi yöntemi olmalıdır. Rekombinant eritropoietinlerin kullanılması kararı hastanın bireysel katılımı ile birlikte yarar-risk değerlendirmesine göre verilmelidir ve hasta spesifik klinik koşulları göz önünde bulundurmalıdır. Bu değerlendirmede göz önüne alınması gereken etmenler tümör tipi ve evresi, anemi derecesi, beklenen yaşam süresi, hastanın tedavi gördüğü çevre ve hasta tercihini içermelidir (bkz. Bölüm 5.1).
Kan basıncında ilaçlar ile tedavi edilebilen bir artış görülebilir. Bu nedenle, kanser hastalarında özellikle başlangıç tedavisinde, kan basıncının takip edilmesi önerilmektedir.
Kanser hastalarında ayrıca trombosit sayısı ve hemoglobin seviyesi de belirli aralıklarla kontrol edilmelidir.
Otolog kan predonasyonu programında olan hastalarda çoğunlukla normal aralığı içinde trombosit sayısında artış görülebilir. Bu nedenle, bu hastalarda en az haftada bir kere trombosit sayısının belirlenmesi önerilir. Trombosit sayısında 150×109/L’den daha fazla bir artış varsa veya trombositler normal aralığın üstüne çıkarsa NEORECORMON tedavisi kesilmelidir.
Erken doğan yenidoğanlarda eritropoietinin retinopati oluşturma riski gözardı edilmemelidir ve bundan ötürü dikkatli olunmalı ve erken doğan yenidoğanın tedavi edilmesi kararı bu tedavinin ve mevcut alternatif opsiyonların olası faydası ve riskine karşı dengelenmelidir.
Kronik böbrek yetmezliği hastalarında NEORECORMON tedavisi süresince hemoglobindeki artışın bir sonucu olarak hemodiyaliz sırasında heparin dozunun sık sık artırılması gerekir. Heparinizasyon optimum değilse diyaliz sisteminde oklüzyon oluşabilir.
Şant trombozu riski olan kronik böbrek yetmezliği hastalarında, örneğin asetilsalisilik asit kullanımı ile tromboz profilaksisi ve şantın erken dönemde revizyonu düşünülebilir.
NEORECORMON tedavisi sırasında serum potasyum ve fosfat seviyeleri düzenli olarak kontrol edilmelidir. NEORECORMON kullanan böbrek hastalarında serum potasyum yükselmesi rapor edilmiştir ancak sebep sonuç ilişkisi açısından değerlendirme yapılmamıştır. Potasyum seviyesi yüksekse ya da seviyede yükselme gözlenirse, NEORECORMON alımının
7
seviye normale dönünceye kadar kesilmesi düşünülmelidir.
Otolog predonasyon programında NEORECORMON kullanımı için özellikle aşağıdaki durumlarda kan bağışı prensipleri üzerine resmi kılavuzlar dikkate alınmalıdır:
-PCV’si ≥%33 olan hastalar (Hb≥11 g/dL [6,83 mmol/L]) kan bağışlamalıdır.
– Vücut ağırlığı 50 kg’nin altında olan hastalara özel dikkat edilmelidir.
– Çekilen tek bir hacim hastanın tahmin edilen kan hacminin yaklaşık %12’sini geçmemelidir.
Homolog transfüzyon için risk/fayda değerlendirmesi dikkate alındığında homolog kan transfüzyonunun önlenmesinin özel önem gerektirdiği hastalar için tedavi uygulanmalıdır.
İlacın kötüye kullanımı ve bağımlılık:
Sağlıklı bireyler tarafından ilacın hatalı uygulanması, hemoglobini aşırı derecede artırabilir. Bu, yaşamı tehlikeye sokan kardiyovasküler sistem komplikasyonlarına yol açabilir.
Biyoteknolojik tıbbi ürünlerin izlenebilirliğini arttırmak amacıyla, uygulanan ürünün ticari adı hasta dosyasında açık bir şekilde kaydedilmeli veya belirtilmelidir.
Yardımcı maddeler:
NEORECORMON enjeksiyona hazır şırınga, her enjeksiyona hazır şırıngada 1 mmol (23 mg)’dan daha az sodyum ihtiva eder; yani esasında “sodyum içermez”.
NEORECORMON enjeksiyona hazır şırınga, bir şırıngada yardımcı madde olarak 0,30 mg’a kadar fenilalanin içerir. Bu durum fenilketonürisi olan kişiler için zararlı olabilir.
4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri
Bu zamana dek elde edilen klinik sonuçlar NEORECORMON’un diğer tıbbi ürünlerle potansiyel etkileşimi için kanıt içermemektedir.
Hayvan deneyleri epoetin beta kullanımının, etopozid, sisplatin, siklofosfamid ve florourasil gibi sitostatik tıbbi ürünlerin miyelotoksisitesini arttırmadığını göstermiştir.
Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:
Herhangi bir etkileşim çalışması yapılmamıştır.
Pediyatrik popülasyon:
Herhangi bir etkileşim çalışması yapılmamıştır.
4.6. Gebelik ve laktasyon
Genel Tavsiye:
Gebelik kategorisi: C
8
Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon):
Özel kullanım uyarısı bulunmamaktadır.
Gebelik dönemi:
NEORECORMON’un gebe kadınlarda kullanımına ilişkin yeterli veri mevcut değildir.
Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, gebelik, embriyonal/fetal gelişim, doğum veya doğum sonrası gelişim üzerinde doğrudan veya dolaylı bir zararlı etki göstermemiştir. İnsanlara yönelik potansiyel risk bilinmemektedir.
döneminde
kullanılmamalıdır.
Laktasyon dönemi:
Epoetin betanın insan sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Emzirmenin durdurulup durdurulmayacağına ya da epoetin beta tedavisinin durdurulup durdurulmayacağına ilişkin karar verilirken, emzirmenin çocuk açısından faydası ve epoetin beta tedavisinin emziren anne açısından faydası dikkate alınmalıdır.
Üreme yeteneği/Fertilite:
Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar gebelik, embriyonal/fetal gelişim, parturisyon veya postnatal gelişim üzerinde doğrudan veya dolaylı bir zararlı etki göstermemiştir (bkz. Bölüm 5.3).
4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler
NEORECORMON’un araç veya makine kullanımı üzerinde bir etkisi bulunmamaktadır.
4.8. İstenmeyen etkiler
Güvenlik profilinin özeti:
1725
kapsayan
alınarak,
verilen
hastaların
yaklaşık
%8’inde
ilaç
reaksiyonları
beklenmektedir.
Kronik böbrek yetmezliği olan anemik hastalar:
Özellikle NEORECORMON tedavisinin erken evrelerinde karşılaşılan en yaygın advers etkiler, başta hızlı dolu hücre hacmi (PCV) artış vakaları olmak üzere kan basıncında artış veya mevcut hipertansiyonun ağırlaşmasıdır (bkz. Bölüm 4.4). Kan basıncı normal veya düşük olan bazı hastalarda ensefalopatiye benzer semptomlar (örn. baş ağrıları, konfüzyon hali, duyusal-motor bozukluklar -konuşma ve yürüme bozukluğu gibi- ve tonoklonik nöbetler) ile beraber ya da ayrı hipertansif krizleri ve hipertansiyonu kapsayan hipertansif olay da görülebilir.
9
Özellikle hipotansiyona eğilimi olan veya arteriyovenöz fistülünde komplikasyon oluşan hastalarda (örn. stenoz, anevrizma) şant trombozu meydana gelebilir (bkz. Bölüm 4.4). Birçok durumda, serum ferritin değerlerinde paket hücre volüm artışıyla eşzamanlı düşüş gözlemlenmektedir (bkz. Bölüm 4.4). Buna ek olarak münferit vakalarda serum potasyum ve fosfat düzeylerinde geçici artışlar da gözlenmiştir (bkz. Bölüm 4.4).
Münferit vakalarda, NEORECORMON tedavisiyle ilişkili nötralize anti-eritropoietin antikorlarının aracılık ettiği saf kırmızı hücre aplazisi (PRCA) bildirilmiştir. Anti-eritropoietin antikorlarının aracılık ettiği PRCA teşhis edilmesi durumunda, NEORECORMON tedavisi kesilmeli ve hasta başka bir eritropoietik proteine başlamamalıdır (bkz. Bölüm 4.4). Advers reaksiyonlar, aşağıdaki Tablo 1’de listelenmiştir.
Kanser hastaları:
Epoetin beta tedavisiyle ilişkili olan ve ilaçlarla tedavi edilebilen baş ağrısı ve hipertansiyon yaygındır (bkz. Bölüm 4.4). Bazı hastalarda, serum demir parametrelerinde düşüş gözlenmiştir (bkz. Bölüm 4.4).
Klinik çalışmalar, NEORECORMON ile tedavi edilen kanser hastalarında tedavi edilmeyen kontrol veya plasebo gruplarıyla karşılaştırıldığında tromboembolik olayların sıklığının daha yüksek olduğunu göstermiştir. NEORECORMON ile tedavi edilen hastalarda insidans oranı kontrol gruplarındaki %4’e kıyasla %7 olup, bu durum, kontrol gruplarıyla karşılaştırıldığında herhangi bir tromboembolik mortalite artışıyla ilişkilendirilmemiştir. Advers reaksiyonlar, aşağıdaki Tablo 2’de listelenmiştir.
Otolog bir kan predonasyon programındaki hastalar:
Otolog bir kan predonasyon programındaki hastalarda tromboembolik olayların biraz daha yüksek sıklıkta görüldüğü bildirilmiştir. Bununla birlikte, NEORECORMON ile tedavide nedensel bir ilişki kurulamamıştır.
Plasebo kontrollü çalışmalarda geçici demir eksikliğinin NEORECORMON ile tedavi edilen hastalarda kontrollere kıyasla daha belirgin olduğu saptanmıştır (bkz. Bölüm 4.4). Advers reaksiyonlar, aşağıdaki Tablo 3’te listelenmiştir.
NEORECORMON tedavisi ile ilişkili olarak Stevens-Johnson sendromu (SJS) ve toksik epidermal nekroliz (TEN) dahil olmak üzere hayatı tehdit edici veya ölümcül olabilen şiddetli kutanöz advers reaksiyonlar (SCARs) bildirilmiştir (bkz. Bölüm 4.4.)
Advers reaksiyonların tablo şeklindeki listesi:
Advers reaksiyonlar MedDRA sistem organ sınıfı ve sıklık kategorisine göre listelenmektedir. Sıklık kategorileri aşağıdaki şekilde tanımlanmaktadır:
Çok yaygın (≥1/10); yaygın (≥1/100 ila <1/10); yaygın olmayan (≥1/1000 ila <1/100); seyrek (≥1/10.000 ila <1/1000); çok seyrek (<1/10.000); bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor).
10
Tablo 1: Kronik böbrek yetmezliği hastalarındaki kontrollü klinik çalışmalarda NEORECORMON tedavisine atfedilen advers reaksiyonlar
Tablo 2: Kanser hastalarındaki kontrollü klinik çalışmalarda NEORECORMON tedavisine atfedilen advers reaksiyonlar
Tablo 3: Otolog bir kan predonasyon programındaki hastalarda yürütülen kontrollü klinik çalışmalarda NEORECORMON tedavisine atfedilen advers reaksiyonlar
Prematüre bebekler:
Serum ferritin değerlerindeki düşüş çok yaygındır (bkz. Bölüm 4.4).
Seçilen advers reaksiyonların tanımı:
Nadiren, döküntü, pruritus, ürtiker veya enjeksiyon bölgesi reaksiyonları gibi epoetin beta tedavisine bağlı deri reaksiyonları ortaya çıkabilir. Çok seyrek vakalarda epoetin beta tedavisine bağlı anaflaktoid reaksiyonlar bildirilmiştir. Bununla birlikte, kontrollü klinik çalışmalarda aşırı duyarlılık reaksiyonlarının insidansında artış görülmemiştir.
Çok seyrek vakalarda, özellikle tedaviye başlarken, epoetin beta tedavisine bağlı ateş, titreme, baş ağrısı, ekstremitede ağrı, halsizlik ve/veya kemik ağrısı gibi gribe benzer belirtiler bildirilmiştir. Bu reaksiyonlar hafif veya orta düzeyde olmuş ve birkaç saat ya da gün sonra düzelmiştir.
Epoetin alfa veya darbepoetin alfa ile yürütülen kontrollü bir klinik çalışmadan alınan verilerde inme insidansı yaygın olarak bildirilmiştir.
Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması:
Ruhsatlandırma sonrası şüpheli ilaç advers reaksiyonlarının raporlanması büyük önem taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye
11
Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildirmeleri gerekmektedir ( e-posta: tel: 0 800 314 00 08; faks:0 312 218 35 99).
4.9. Doz aşımı ve tedavisi
NEORECORMON’un terapötik sınırları çok geniştir. Çok yüksek serum düzeylerinde bile zehirlenme semptomları gözlenmemiştir.
5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER
5.1. Farmakodinamik Özellikler
Farmakoterapötik grubu: Antianemik
ATC Kodu: B03XA01
Etki mekanizması:
Eritropoietin, büyüme faktörü olarak, eritroid progenitörlerinden eritrosit yapılmasını uyaran bir glikoproteindir. Mitozu uyaran bir faktör ve farklılaşma hormonu olarak görev yapar. NEORECORMON’un etkin maddesi epoetin beta, aminoasit ve karbonhidrat bileşimi yönünden, anemik hastaların idrarından izole edilen eritropoietin ile özdeştir.
Epoetin betanın biyolojik etkinliği, çeşitli hayvan modellerinde (normal ve üremik sıçanlar, polisitemik fareler ve köpekler) intravenöz ve subkütan uygulama sonrasında in vivo olarak gösterilmiştir. Eritropoietin uygulamasının ardından eritrosit sayısı, Hb değerleri ve retikülosit sayımları ile 59Fe-inkorporasyon hızı artar.
In vitro (fare dalak hücre kültüründe) olarak, eritropoietin ile inkübasyon sonrasında eritroid çekirdekli dalak hücrelerinde 3H-timidin-inkorporasyon artışı bulunmuştur. İnsan kemik iliği hücre kültürü araştırmaları epoetin betanın spesifik olarak eritrosit oluşumunu stimüle ettiğini ve lökopoieziyi etkilemediğini göstermiştir. Epoetin betanın kemik iliği ya da insan deri hücreleri üzerine sitotoksik etki yaptığı tespit edilmemiştir.
Epoetin betanın tek doz şeklinde uygulanmasının ardından farelerin davranış veya lökomotor aktivitesi ve köpeklerin dolaşım veya solunum fonksiyonları üzerinde herhangi bir etki gözlenmemiştir.
Klinik etkililik ve güvenlilik çalışmaları:
Kronik böbrek yetmezliği bulunan, diyaliz almayan ve hemoglobin seviyeleri ≤11 g/dL olan tip 2 diyabetli 4,038 hastada gerçekleştirilen randomize, çift-kör, plasebo kontrollü bir çalışmada hastalar 13 g/dL hedef hemoglobin düzeyleri için darbepoetin alfa veya plasebo ile tedavi almıştır (bkz. Bölüm 4.4). Çalışma, tüm nedenlere bağlı mortalite, kardiyovasküler morbidite veya son evre renal hastalık (ESRD) riskinde azalma sağlamaya yönelik birincil hedeflerin hiçbirini karşılamamıştır. Birleşik sonlanım noktalarının bireysel bileşenlerinin analizinde gözlemlenen HR’ler (%95 GA) şunlardır: ölüm 1,05 (0,92; 1,21), inme 1,92 (1,38; 2,68), konjestif kalp yetmezliği (CHF) 0,89 (0,74; 1,08), miyokard enfarktüsü (MI) 0,96 (0,75; 1,23), miyokard iskemi nedeniyle hastaneye yatış 0,84 (0,55; 1,27) ve ESRD 1,02 (0,87; 1,18).
12
Kronik böbrek yetmezliği olan hastalar (diyaliz alan, diyaliz almayan, diyabet hastası olan ve olmayan) üzerinde ESA’larla yürütülen klinik çalışmalara ait toplu post-hoc analizler yapılmıştır. Daha yüksek kümülatif ESA dozlarıyla, tahmin edilen tüm nedenlerle bağlı mortalite, kardiyovasküler ve serebrovasküler olay risklerinde, diyabet veya diyaliz durumundan bağımsız olarak bir artış eğilimi gözlenmiştir (bkz. Bölüm 4.2 ve 4.4).
Eritropoetin, ağırlıklı olarak kırmızı hücre üretimini stimüle eden bir büyüme faktörüdür. Eritropoetin reseptörleri, çeşitli tümör hücrelerinin yüzeyinde eksprese edilebilirler.
Sağkalım ve tümör progresyonu, toplam 2833 hasta üzerinde gerçekleştirilen, dördü çift kör plasebo kontrollü, biri ise açık etiketli olmak üzere beş büyük çaplı kontrollü çalışma kapsamında araştırılmıştır. Çalışmalardan ikisine, kemoterapi ile tedavi edilen hastalar kaydedilmiştir.
Her iki çalışmadaki hedef hemoglobin konsantrasyonu >13 g/dL olup, diğer üç çalışmada ise 12-14 g/dL’dir. Açık etiketli çalışmada rekombinant insan eritropoetini ile tedavi edilen hastalarla kontroller arasında genel sağkalım açısından fark yoktur. Dört plasebo kontrollü çalışmada genel sağkalıma yönelik tehlike oranı, kontrollerin lehine 1,25 ve 2,47 arasında değişmiştir. Bu çalışmalar, kontrollere kıyasla çeşitli yaygın kanserlerle ilişkili anemi bulunan ve rekombinant insan eritropoetini almış olan hastalarda tutarlı şekilde açıklanmayan, istatistiksel olarak anlamlı aşırı mortalite göstermiştir. Çalışmalardaki genel sağkalım sonuçları, tromboz insidanslarında, rekombinant insan eritropoetini verilen hastalarla kontrol grubundakiler arasındaki farklarla ve ilgili komplikasyonlarla yeterli şekilde açıklanamamıştır.
Anemik kanser hastaları üzerinde NEORECORMON (n=2301) ile yürütülen 12 kontrollü klinik çalışmanın tümünden elde edilen verileri içeren bireysel, hasta bazlı bir meta analizde, kontroller lehine tahmin edilen genel sağkalım puanının 1,13 (%95 GA 0,87; 1,46) olduğu gösterilmiştir. Başlangıç hemoglobin düzeyi ≤10 g/dl (n=899) olan hastalarda sağkalıma ilişkin tahmin edilen tehlike oran puanı 0,98 (%95 GA 0,68 ila 1,40) olmuştur. Genel popülasyonda tromboembolik olaylara yönelik bağıl riskin arttığı gözlenmiştir (RR 1,62, %95 GA: 1,13; 2,31).
Ayrıca epoetinleri içeren 53 kontrollü çalışmaya katılan (kemoterapi, radyoterapi, kemo-radyoterapi alan veya terapi almayan) 13,900’ün üzerinde kanser hastasında, hasta düzeyinde bir veri analizi de gerçekleştirilmiştir. Genel sağkalım verilerinin meta analizi, kontrollerin lehine 1,06 puanlık bir tehlike oran tahmini ile sonuçlanmış (%95 GA: 1,00; 1,12; 53 çalışma ve 13,933 hasta) ve kemoterapi alan kanser hastaları için genel sağkalım tehlike oranı 1,04 (%95 GA: 0,97; 1,11; 38 çalışma ve 10,441 hasta) olarak saptanmıştır. Meta analizler ayrıca, rekombinant insan eritropoetini alan kanser hastalarında bağıl tromboembolik olay riskinin anlamlı düzeyde arttığına da işaret etmektedir (bkz. Bölüm 4.4).
Çok nadir vakalarda, rHuEPO terapisi sırasında saf kırmızı hücre aplazisine (PRCA) neden olan ve olmayan nötralize edici anti-eritropoetin antikorları ortaya çıkmıştır.
5.2.Farmakokinetik özellikler
Genel özellikler:
Emilim:
13
Üremik hastalara subkütan yolla epoetin beta uygulandıktan sonra uzamış emilim bir serum konsantrasyon platosuyla sonuçlanırken, maksimum serum konsantrasyonuna ortalama 12-28 saat sonra ulaşılır. Subkütan uygulamadan sonra epoetin betanın biyoyararlanımı, intravenöz uygulama ile karşılaştırıldığında %23-42 arasındadır.
Dağılım:
Sağlıklı gönüllüler ve üremik hastalar üzerinde gerçekleştirilen farmakokinetik araştırmalar, dağılım hacminin plazma hacminin bir ila iki katına tekabül ettiğini göstermektedir. Üremik ve normal sıçanlar üzerinde yürütülen hayvan deneylerinde analog sonuçlar saptanmıştır.
Biyotransformasyon:
Veri bulunmamaktadır.
Eliminasyon:
Sağlıklı gönüllüler ve üremik hastalar üzerinde gerçekleştirilen farmakokinetik araştırmalar, intravenöz olarak uygulanan epoetin betanın yarılanma örünün 4 ila 12 saat arasında olduğunu göstermiştir. Üremik hastalara subkütan uygulama sonrası terminal yarılanma ömrü intravenöz uygulama sonrasıyla karşılaştırıldığında daha yüksek olup ortalama 13-28 saattir.
5.3.Klinik öncesi güvenlilik verileri
Klasik güvenlilik farmakolojisi, tekrarlanan doz toksisitesi, genotoksisite ve üreme toksisitesi çalışmalarına dayanan klinik öncesi veriler, insanlar için özel bir tehlike yaratmadığını ortaya koymuştur. Farelerdeki homolog eritropoietin ile yapılan bir karsinojenisite çalışmasında proliferatif ya da tümörojenik potansiyele ilişkin işaretler gözlenmemiştir.
6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER
6.1. Yardımcı Maddelerin Listesi
Üre
Sodyum klorür
Polisorbat 20
Sodyum dihidrojen fosfat dihidrat
Disodyum hidrojen fosfat dodekahidrat
Kalsiyum klorür dihidrat
Glisin
L-lösin
L-izolösin
L-treonin
L-glutamik asit
L-fenilalanin
Enjeksiyonluk su
6.2. Geçimsizlikler
14
Yeterli çalışma olmadığı için geçimsizliği veya aktivite kaybını önlemek amacıyla diğer ilaçlar veya enfüzyon çözeltileri ile karıştırılmamalıdır.
6.3. Raf ömrü
2o – 8oC arasında (buzdolabında) 24 ay.
6.4. Saklamaya yönelik özel tedbirler
NEORECORMON sürekli olarak buzdolabında 2°-8°C’de saklanmalıdır.
Ambülatuvar amaçlı kullanımda ürün buzdolabından çıkarıldığında en fazla 3 gün süreyle 25°C’nin altındaki oda sıcaklığında saklanabilir.
Işıktan korumak için kutusunda saklayınız.
6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği
NEORECORMON 10.000 IU enjeksiyonluk çözelti içeren kullanıma hazır şırınga, 6 adet + 6 adet 27G1/2 iğne
Bu ürün tek kullanım içindir.
6.6.Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler
Önce ellerinizi yıkayınız!
1.Şırıngayı ambalajından çıkarınız ve içindeki sıvının berrak, renksiz ve partikülsüz olduğundan emin olunuz. Şırınganın kapağını çıkarınız.
2.Ambalajın içinden bir iğneyi çıkarınız, şırınganın üstüne takınız ve iğnenin koruyucu kapağını kaldırınız.
3.Şırıngayı yukarı doğru tutarak ve alttan hafifçe pistonunu ittirerek şırınganın havasını boşaltınız. Şırınganın içindeki NEORECORMON miktarının yazıldığı gibi olana kadar pistonu ittirmeye devam ediniz.
4.Enjeksiyon yapılacak bölgeyi alkolle temizleyiniz. Baş parmağınız ve işaret parmağınızla çimdik şeklinde deriyi tutunuz. Enjektör haznesini tutarak iğneyi ani ve kararlı hareketle elle tuttuğunuz deriye enjekte ediniz. NEORECORMON solüsyonunu enjekte ediniz. İğneyi hızlıca çekiniz ve enjeksiyon yerine kuru, steril pamukla baskı yapınız.
Bu tıbbi ürün tek kullanım içindir.
Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve “Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği”’ne uygun olarak imha edilmelidir.
7.RUHSAT SAHİBİ
Roche Müstahzarları Sanayi Anonim Şirketi
Uniq İstanbul Ayazağa Cad. No:4
D/101 Maslak 34396
15
Sarıyer- İstanbul
Tel: (0 212) 366 90 00
Faks: (0 212) 285 22 00
8. RUHSAT NUMARASI
118/80
9. İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ İlk ruhsatlandırma tarihi: 07.12.2005
Ruhsat yenileme tarihi: 19.10.2016
10. KÜB’NİN YENİLENME TARİHİ
16