KEMOPRIM FORT 800/160 MG TABLET (20 TABLET)
KULLANMA TALİMATI
KEMOPRİM® fort 800/160 mg tablet
Ağızdan alınır.
•
•
Etkin madde: Her bir tablet 160 mg trimetoprim ve 800 mg sülfametoksazol içermektedir.
Yardımcı maddeler: Polivinil prolidon K-30, sodyum nişasta glikolat, magnezyum stearat, sodyum dioktil sülfosüksinat.
Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.
•Bu kullanma talimatını saklayınız. Daha sonra tekrar okumaya ihtiyaç duyabilirsiniz.•Eğer ilave sorularınız olursa, lütfen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
•Bu ilaç kişisel olarak sizin için reçete edilmiştir, başkalarına vermeyiniz.
•Bu ilacın kullanımı sırasında doktora veya hastaneye gittiğinizde doktorunuza bu ilacı kullandığınızı söyleyiniz
•Bu talimatta yazılanlara aynen uyunuz. İlaç hakkında size önerilen dozun dışında yüksek veya düşük doz kullanmayınız.
Bu Kullanma Talimatında:
1.KEMOPRİM nedir ve ne için kullanılır?
2.KEMOPRİM’i kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler 3.KEMOPRİM nasıl kullanılır?
4.Olası yan etkiler nelerdir?
5.KEMOPRİM’in saklanması
Başlıkları yer almaktadır.
1.KEMOPRİM nedir ve ne için kullanılır?
KEMOPRİM 20 tablet içeren blister ambalajlarda sunulmaktadır.
KEMOPRİM etkin madde olarak trimetoprim ve sülfametoksazol içerir.
KEMOPRİM, bakterileri öldürerek etki eden antibakteriyel bir ilaç türüdür KEMOPRİM tabletleri:
•Pneumocystis jiroveci (P.carinii)‘ninneden olduğu akciğer enfeksiyonlarını tedavi etmek veya önlemek için
•Toksoplazmozis’i (az pişmiş et veya kedi dışkısı ile geçer) tedavi etmek veya önlemek için
•Nokardiozis’i (apselere neden olan bakteriyel enfeksiyon) tedavi etmek için
•Akut komplikasyonsuz üriner sistem enfeksiyonlarını (örn. sistit) tedavi etmek için
•Orta kulak iltihabını (akut otitis media) tedavi etmek için
•Uzun süreli bronşitin (bronş iltihabı) kötüleşmesini tedavi etmek için kullanılır.
Antibakteriyel ajanların uygun kullanımı ile ilgili resmi kılavuzlar göz önüne alınmalıdır.
KEMOPRİM 18 yaşından büyük erişkinler, 12 yaşından 18 yaşına kadar olan çocukların tedavisinde endikedir.
1
2.KEMOPRİM kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler
KEMOPRİM’i aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ
•Trimetoprim, sülfametoksazol, sulfonamidler veya yardımcı maddelerden herhangi birisine karşı alerjiniz (aşırı duyarlılığınız) varsa
•Sülfonamid türü ilaçlara alerjiniz varsa. Bu tip ilaçlar sülfonilüreler (gliklazid ve glibenklamid) veya tiyazid diüretikleri (bendroflumetiazid gibi idrar söktürücüler) olabilir.
•Ciddi karaciğer hasarı veya böbrek bozukluğu varsa
•KEMOPRİM, 6 haftadan küçük yenidoğan bebeklere verilmemelidir.
•Kanama veya morarma riskini artıran bir kan bozukluğu (trombositopeni) öykünüz varsa
•Deri ve sinir sistemine etki edebilen, porfiri (genetik bir hastalık) adı verilen nadir bir kan hastalığınız varsa.
KEMOPRİM’i aşağıdaki durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ•Ciddi alerjik reaksiyonlar veya bronşiyal astım öykünüz varsa
•KEMOPRİM kullanımında yaşamı tehdit etme potansiyeline sahip deri döküntüleri (Stevens- Johnson sendromu, toksik epidermal nekroliz, eozinofili ve sistemik semptomların eşlik ettiği ilaç reaksiyonu) bildirilmiştir. Bunlar başlangıçta gövdede kırmızı nokta veya sıklıkla ortası sıvı dolu kabarcıklı (blister) halka şeklinde görülebilir.
•Tedavinin başlangıcında, ateşin eşlik ettiği püstüllerle birlikte genelleştirilmiş cilt kızarıklığının ortaya çıkması, akut generalize ekzantematöz püstülozis (AGEP) adı verilen ciddi bir reaksiyonun şüphesini uyandırmalıdır (bkz. Bölüm 4).
•Ek olarak ağızda, boğazda, burunda ve genital bölgede yaralarla gözde kızarıklık ve şişme (konjunktivit) gibi belirtileri de takip etmek gerekir.
•Yaşamı tehdit etme potansiyeline sahip deri döküntülerine genellikle grip benzeri belirtiler eşlik eder. Döküntü cildin genelinde kabarcıklar oluşması ve soyulmasına kadar ilerleyebilir.
•Ciddi deri reaksiyonlarının oluşma riski tedavinin ilk haftalarında en yüksektir
•Sizde döküntü veya bu cilt belirtileri oluşursa, KEMOPRİM kullanmayı bırakınız, bir doktordan acil olarak yardım isteyiniz ve bu ilacı kullandığınızı belirtiniz.
•KEMOPRİM kullanımında, yaşamı tehdit etme potansiyeline sahip deri döküntüleri (Stevens-Johnson sendromu, toksik epidermal nekroliz ve eozinofili ve sistemik semptomların eşlik ettiği ilaç reaksiyonu veya akut generalize ekzantematöz püstülozis) gelişirse herhangi bir zaman tekrar KEMOPRİM kullanılmamalıdır.
•Hemofagositik lenfohistiyositoz
Beyaz kan hücrelerinin düzensiz aktivasyonuna bağlı aşırı bağışıklık reaksiyonlarının iltihaplanmalara (hemofagositik lenfohistiositoz) yol açtığına dair çok nadir raporlar bulunmaktadır ve bu durum erken teşhis ve tedavi edilmediği takdirde hayati tehlike oluşturabilir. Ateş, şişmiş bezeler, halsizlik, sersemlik hissi, nefes darlığı, morarma veya deri döküntüsü gibi birden fazla belirtiyi aynı anda veya biraz gecikmeli olarak yaşarsanız, derhal doktorunuza başvurunuz.
•Öksürüğünüzde beklenmedik bir kötüleşme ve nefes darlığı gelişirse derhal doktorunuza bilgi veriniz.
•Glikoz 6-fosfat dehidrojenaz (G6PD) enzim eksikliğiniz varsa. Sarılığa veya kırmızı kan hücrelerinin spontan (kendiliğinden) yıkımına neden olabilir.
•Fenilketonüri adı verilen bir protein bozukluğunuz varsa ve durumunuzu kontrol etmek için özel bir diyet uygulamıyorsanız
2
•
•
•
•
•
•
•
Eğer doktorunuz kanınızda yüksek seviyede potasyum olduğunu söylediyse. KEMOPRİM’in potasyum takviyeleri ve potasyum açısından zengin gıdalar ile birlikte alınması şiddetli hiperkalemiye (kandaki potasyum seviyesinin yükselmesi) yol açabilir. Şiddetli hiperkaleminin semptomları arasında kas krampları, düzensiz kalp ritmi, ishal, hasta hissetme (bulantı), baş dönmesi veya baş ağrısı sayılabilir.
Folik asit eksikliğiniz varsa
Porfiri adı verilen, deri ve sinir sistemini etkileyen bir hastalığınız varsa Beslenme bozukluğunuz varsa
Yaşlı iseniz (daha fazla yan etki oluşabileceği için)
Böbrek hastalığınız varsa
Kırmızı kan hücre sayısının azalması (anemi), beyaz kan hücre sayısının azalması
(lökopeni) veya kanama ve morarmaya neden olabilen kan pulcuklarının sayısının
azalması (trombositopeni) gibi ciddi bir kan hastalığınız varsa. KEMOPRİM kullanımına
bağlı trombositopeni görülebilir, bu durum tedavinin durdurulması sonrası genellikle bir
hafta içerisinde düzelir.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen
doktorunuza danışınız.
KEMOPRİM’ in yiyecek ve içecek ile kullanılması
Tabletler tercihen yiyecek veya içecek ile birlikte alınmalıdır.
Hamilelik
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
KEMOPRİM’i, gerekli olmadıkça, özellikle ilk trimester (gebeliğin ilk 3 ayı) olmak üzere
hamilelik döneminde kullanılmamalıdır.
Hamilelik döneminde KEMOPRİM kullanılıyorsa folik asit gibi folat takviyelerinin alımı
düşünülmelidir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza danışınız.
Emzirme
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
KEMOPRİM anne sütüne geçmektedir. KEMOPRİM annenin veya bebeğin
hiperbilirübinemisinin (kandaki bilirübin düzeyinin yükselmesi) olduğu veya
hiperbilirübinemi gelişme riskinin bulunduğu gebeliğin geç döneminde ve emzirme
döneminde kullanılmamalıdır.
Araç ve makine kullanımı
KEMOPRİM’in araç ve makine kullanımı üzerine etkisi araştırılmamıştır. Bu ilacı
kullanırken herhangi bir yan etki yaşarsanız araç ve makine kullanmamalısınız.
KEMOPRİM’in içeriğinde bulunan bazı yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
Bu tıbbi ürün her bir tablette 1 mmol (23 mg)’den daha az sodyum içerir yani aslında
“sodyum içermez”.
3
Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı
Başka ilaçlar kullanıyorsanız veya yakın zamanda başka ilaç kullanmış iseniz, lütfen doktorunuza veya eczacınıza bildiriniz (reçetesiz satılan ilaçlar dahil olmak üzere). Özellikle:
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
İdrar söktürücüler (diüretikler)
Kanınızdaki potasyum miktarını artırabilecek ilaçlar (örn. idrar söktürücüler, prednizolon gibi steroidler veya digoksin) veya ACE inhibitörleri (yüksek kan basıncını ve kalp problemlerini tedavi etmek için)
Amantidin (parkinsonizm veya bazı viral enfeksiyonları tedavi etmek için)
Prokainamid (bazı kalp hastalıklarını tedavi etmek için)
Rifampisin gibi antibiyotikler
Varfarin gibi kanınızın pıhtılaşmasını önleyen antikoagülanlar
Lamivudin, zidovudin gibi antiviraller (HIV (İnsan Bağışıklık Yetmezlik Virüsü) tedavisinde kullanılan ilaçlar)Siklosporin (organ naklinden sonra organın reddedilmesini önlemek için)
Azatioprin (organ nakli sonrası hastalarda veya bağışıklık sistemi bozukluklarını veya inflamatuar bağırsak hastalığını tedavi etmek için)
Metotreksat gibi sitotoksik ilaçlar (bazı kanserleri, ciddi psoriyazisi veya ciddi romatoid artriti tedavi etmek için)
Digoksin (kalp hastalıklarını tedavi etmek için)
Fenitoin (epilepsiyi tedavi etmek için)
Primetamin (sıtmayı tedavi etmek ve önlemek için, ishali tedavi etmek için)
Sülfonilüreler (glibenklamid, glipizid veya tolbutamid) ve repaglinid (diyabeti tedavi etmek için)
Folinik asit (folik asit eksikliğinde veya megaloblastik anemi adı verilen bir tür anemi çeşidinin tedavisinde)
Oral kontraseptifler (gebelikten korunmak için kullanılır)
Eğer reçeteli ya da reçetesiz herhangi bir ilacı şu anda kullanıyorsanız veya son zamanlarda kullandıysanız ise lütfen doktorunuza veya eczacınıza bunlar hakkında bilgi veriniz.
3.KEMOPRİM nasıl kullanılır?
•Uygun kullanım ve doz / uygulama sıklığı için talimatlar:
Tedaviye 2 gün boyunca semptomlar ortadan kalkana kadar devam edilmelidir.
KEMOPRİM ile en az 5 gün boyunca tedaviye devam edilmelidir. 7 günlük tedaviden
sonra herhangi bir iyileşme olmazsa, doktorunuz tarafından tekrar değerlendirilmelisiniz.
Erişkinlerde (18 yaşından büyükler) kullanım
•Enfeksiyonlar için standart doz her 12 saatte bir 1 tablet
•Enfeksiyonların önlenmesi için aşağıdaki dozlardan BİRİ kullanılabilir;
o7 gün boyunca günde 1 tablet
oHaftada 3 kere, gün aşırı 1 tablet
oHaftada 3 kere, gün aşırı olarak günde iki kere 1 tablet
Yaşlılar veya böbrek bozukluğu olanlar: tabletleri tam olarak tarif edildiği şekilde alınız.
4
Toplam günlük doz 320 mg trimetoprim/1600 mg sülfametoksazolü geçmemelidir.
Çocuklarda kullanım
Çocuklar için standart doz, günde vücut ağırlığı kilogramı başına yaklaşık olarak 6 mg
trimetoprim ve 30 mg sülfametoksazole eşdeğerdir, eşit olarak bölünmüş iki doz halinde
verilir.
Çocuklara yönelik hazırlanmış çocuğun yaşına ve vücut ağırlığına göre kullanımı gösteren
program aşağıdaki tabloda verilmiştir:
Yaş
Önerilen Doz
12-18 yaş arasındaki çocuklar
Her 12 saatte bir 1 tablet
Vücut Ağırlığı
Önerilen Doz
27 kg veya üstünde olanlar
Önerilmez
53 kg veya üstünde olanlar
Her 12 saatte bir 1 tablet
KEMOPRİM’in 12 yaş altındaki çocuklarda kullanılması önerilmez. 12 yaş altındaki
çocuklarda bu ilacın farklı bir formu (süspansiyon) daha uygun olabilir.
Uygulama yolu ve metodu:
Gastrointestinal rahatsızlığı en aza indirmek için KEMOPRİM’i bir miktar yiyecek veya içecek ile almak tercih edilebilir. Ağızdan alınır. Tablet üzerindeki çentik eşit doza bölmek için değil, sadece yutmayı kolaylaştırmak için kırmaya yardımcı olur.
Değişik yaş grupları:
Çocuklarda kullanım:
Çocuklarda KEMOPRİM kullanımı için doktorunuza danışınız.
Yaşlılarda kullanım:
Böbrek fonksiyonu normal olan yaşlı hastalarda önerilen yetişkin dozları uygulanmalıdır.
Özel kullanım durumları
Böbrek/Karaciğer yetmezliği:
KEMOPRİM’in karaciğer yetmezliği ve böbrek yetmezliği olan hastalarda doktor kontrolünde dikkatli kullanılması önerilir.
Eğer KEMOPRİM’in etkisinin çok güçlü veya zayıf olduğuna dair bir izleniminiz var ise doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz.
Kullanmanız gerekenden daha fazla KEMOPRİM kullandıysanız:
Siz (veya başka birisi) aynı anda çok sayıda tablet alırsanız veya bir çocuğun tablet yuttuğunu düşünüyorsanız, en yakın hastanenin acil servisi ile iletişime geçiniz veya hemen doktorunuzu arayınız. Bu kullanma talimatını veya kalan tabletleri yanınıza almayı unutmayınız.
Aşırı dozun belirtileri; bulantı veya kusma, baş dönmesi ve bilinç bulanıklığıdır. Kemik iliği depresyonu (kemik iliğinin normal miktarda kırmızı kan hücresi, beyaz kan hücresi ve trombosit üretemeyerek bağışıklık sistemini zayıflatması ve enfeksiyona karşı savunmasız
5
bırakması durumu) belirtileri de gelişebilir.
KEMOPRİM’den kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız bir doktor veya eczacı ile konuşunuz.
KEMOPRİM’i kullanmayı unutursanız:
İlacınızı almayı unutursanız, unuttuğunuzu fark eder etmez bu dozu alın ve sonraki dozu her zamanki saatte alınız.
Eğer, unutulduktan sonra, sonraki doz saatine yaklaştıysanız, o zaman unuttuğunuz dozu atlayınız.
Unutulan dozları dengelemek için çift doz almayınız.
KEMOPRİM ile tedavi sonlandırıldığında oluşabilecek etkiler:
Kendinizi daha iyi hissettiğinizde KEMOPRİM tabletlerinizi almayı kesmeyiniz. Tabletlerinizi doktorunuzun size söylediği süre boyunca almaya devam ediniz. Aksi halde hastalığınız şiddetlenebilir ya da tekrarlayabilir.
4.Olası yan etkiler nelerdir?
Tüm ilaçlar gibi KEMOPRİM’in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sınıflandırılmıştır: Çok yaygın : 10 hastanın en az birinde görülebilir.
Yaygın : 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir. Yaygın olmayan : 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek : 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek : 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor : Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Aşağıdakilerden biri olursa, KEMOPRİM’i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz.
Alerjik reaksiyonların görülme sıklıkları çok seyrek görülür. Alerjik reaksiyonların belirtileri aşağıdaki gibidir:
•Nefes almada güçlük
•Bayılma
•Yüzde şişme
•Ağız, boğaz veya gırtlak bölgesinde kırmızı ve acılı ve/veya yutkunmayı güçleştiren şişkinlik
•Göğüs ağrısı
•Vücutta kırmızı lekeler
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin KEMOPRİM’e karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
6
KEMOPRİM kullanımına bağlı görülen diğer yan etkiler:
Çok yaygın
•Anormal kalp atışına (çarpıntı) sebebiyet verecek şekilde kandaki potasyum seviyelerinde
artış
Yaygın
•Bir mantarın sebep olduğu pamukçuk veya kandida diye isimlendirilen, ağızda veya
vajina bölgesinde görülen bir tür iltihap
•Baş ağrısı
•Bulantı
•İshal
•Deride kaşıntı
Yaygın olmayan
•Kusma
Çok seyrek
•Yüksek ateş veya tekrarlayan iltihaplar
•Ani baş dönmesi veya nefes almada güçlük
•Yaşamı tehdit etme potansiyeline sahip deri döküntüleri (Stevens-Johnson sendromu,
toksik epidermal nekroliz) bildirilmiştir (bkz. ‘KEMOPRİM’i aşağıdaki durumlarda
DİKKATLİ KULLANINIZ’ bölümü)
•Çok nadir olarak tüm vücuda yayılan kızarıklık vakaları (yaygın akut generalize
•ekzantematöz püstülozis [AGEP])
•Ciltte pullanmayla kendini gösteren bir hastalık (sistemik lupus eritematozus)
•Ağızda yara, uçuk veya dilde ağrı veya yara
•Deride yumru ve kurdeşen (deride kabarık, beyaz veya kırmızı renkli, kaşıntılı lekeler)
•Ciltte, ağzın içinde, burunda, vajinada veya anal bölgede kabarcıklar
•Gözde yanma ve kızarıklığa sebep olan iltihaplanma
•Dışarıdayken kızarıklık veya güneş yanığı görüntüsü oluşması (bulutlu bir hava varken
bile)
•Kandaki sodyum değerlerinde azalma
•Kan testlerinde değişiklik
•Güçsüz, yorgun hissetme veya dikkat dağınıklığı, solgun cilt (kansızlık)
•Kalple ilgili problemler
•Sarılık (cildin ve gözün beyaz kısmının sararması). Sarılık, beklenmedik kanama veya
morarma ile eş zamanlı görülebilir.
•Uzun süreli antibiyotik kullanımına bağlı kanlı ishalle seyreden barsak iltihabı
(psödomembranöz kolit)
•Göğüs bölgesi, kaslar veya eklem yerlerinde ağrı ve kaslarda güçsüzlük hissi
•Eklem iltihabı (artrit)
•İdrarda bazı sorunlar. İdrar yapmada güçlük. Normalden fazla veya az miktarda idrar
yapma. İdrarda bulanıklık veya kan görülmesi.
•Böbrek problemleri
•Yüksek ateşin eşlik ettiği ani baş ağrısı veya boyunda sertlik
•Hareketleri kontrol etmede güçlük
7
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
Kriz (konvülsiyon veya nöbetler)
Kararsız veya sersem hissetme
Kulakta çınlama veya başka alışıldık olmayan sesler duyma Ellerde ve ayaklarda karıncalanma veya uyuşma
Normal olmayan görüntüler görme (halüsinasyon)
Depresyon
HIV hastalarında kas ağrısı ve/veya kaslarda güçsüzlük İştah azalması
Kan şeker düzeyinde azalma (hipoglisemi)
Pankreas iltihabı (pankreatit)
Bilinmiyor
•Ruhsal hastalıklar (gerçeklikle bağınızı kaybedebileceğiniz bir zihinsel durum)
•Ateşle birlikte uzuvlarda ve bazen yüz ve boyunda morumsu renkte, kabarık, ağrılı yaralar (Sweet Sendromu)
•Sistemik Semptomların Eşlik Ettiği İlaç Reaksiyonu [DRESS] (ateş, deri döküntüsü ve kan ve karaciğer fonksiyon testlerinde anormalliklerin gelişebileceği alerjik tipte bir reaksiyon (bunlar çoklu organ yetmezliğinin belirtileri olabilir)).
Yan etkilerin raporlanması
Kullanma Talimatında yer alan veya almayan herhangi bir yan etki meydana gelmesi durumunda hekiminiz, eczacınız veya hemşireniz ile konuşunuz. Ayrıca karşılaştığınız yan etkileri www.titck.gov.tr sitesinde yer alan “İlaç Yan Etki Bildirimi” ikonunu tıklayarak ya da 0 800 314 00 08 numaralı yan etki bildirim hattını arayarak Türkiye Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildiriniz. Meydana gelen yan etkileri bildirerek kullanmakta olduğunuz ilacın güvenliliği hakkında daha fazla bilgi edinilmesine katkı sağlamış olacaksınız
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
5.KEMOPRİM’in saklanması
KEMOPRİM’i çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.
25ºC altındaki oda sıcaklığında saklayınız.ve ışıktan koruyunuz.
Son kullanma tarihi ile uyumlu olarak kullanınız
Ambalajdaki son kullanma tarihinden sonra KEMOPRİM’i kullanmayınız.
Eğer üründe ve/veya ambalajında bozukluklar fark ederseniz KEMOPRİM’i kullanmayınız.
Son kullanma tarihi geçmiş veya kullanılmayan ilaçları çöpe atmayınız! Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca belirlenen toplama sistemine veriniz.
Ruhsat sahibi: Menarini Sağlık ve İlaç Sanayi Tic. A.Ş. Maslak Mah. Sümer Sok. No: 4 Maslak Office Building Kat: 7-8 34485 Maslak, Sarıyer/İstanbul
Üretim yeri : Menarini Sağlık ve İlaç Sanayi Tic. A.Ş. Davutpaşa Cad. No:12, (34010)
8
Topkapı – İSTANBUL
Bu kullanma talimatı … tarihinde onaylanmıştır.
9
KISA ÜRÜN BİLGİSİ
1.BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI
KEMOPRİM® FORT 800/160 mg tablet
2.KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM
Her tablet:
Etkin madde:
Sülfametoksazol (SMZ) 800 mg
Trimetoprim (TMP) 160 mg
Yardımcı madde(ler):
Sodyum 25 mg
Yardımcı maddeler için 6.1’ e bakınız.
3.FARMASÖTİK FORM
Oral Tablet
Beyaz renkli , bir yüzü “KEMOPRİM FORT” yazılı , diğer yüzü çentikli , oblong , bi konveks tablet
4.KLİNİK ÖZELLİKLER
4.1.Terapötik endikasyonlar
KEMOPRİM sadece hekimin tavsiyesine göre tedavinin faydalarının olası risklerden daha ağır bastığı durumlarda kullanılmalıdır; tek bir etkili antibakteriyel ajanın kullanımı göz önünde bulundurulmalıdır.
KEMOPRİM antibakteriyel bir ajandır. KEMOPRİM in vitro olarak çok çeşitli gram-pozitif ve gram-negatif organizmalara karşı etkilidir. Mycobacterium tuberculosis, mikoplazma veya Treponema pallidum’a karşı aktif değildir, Pseudomonas aeruginosa KEMOPRİM’e genellikle duyarsızdır.
KEMOPRİM, 18 yaşından büyük erişkinler, 12 yaşından 18 yaşına kadar olan çocuklar ve ergenlerin tedavisi için endikedir.
KEMOPRİM, duyarlı organizmaların neden olduğu aşağıdaki enfeksiyonların tedavisi için endikedir (bkz. Bölüm 5.1).
• Pneumocystis jiroveci (P.carinii) pnömonitisin profilaksisi (primer ve sekonder) ve tedavisi
• Toksoplazmozisin profilaksisi ve tedavisi
• Nokardiozisin tedavisi
KEMOPRİM’e karşı bakteriyel duyarlılık bulgusu varsa ve KEMOPRİM içinde bulunan antibiyotik kombinasyonunun tek bir antibiyotiğe tercih edilmesi için iyi bir neden varsa, şu enfeksiyonlar KEMOPRİM ile tedavi edilebilir:
• Akut komplikasyonsuz üriner sistem enfeksiyonu
1
•
•
•
Akut otitis media
Kronik bronşitin akut alevlenmesi
Antibakteriyel ajanların uygun kullanımı ile ilgili resmi kılavuzlar göz önüne alınmalıdır.
4.2.Pozoloji ve uygulama şekli
Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:
Genel doz önerileri
Akut enfeksiyonlar için standart doz önerileri
Erişkinler (18 yaşından büyük):
STANDART DOZ
Yaş
FORTE tablet
18 yaşından büyük
Her 12 saatte bir 1 tablet
12 yaşın üzerindeki çocuklar (12 yaşından 18 yaşına kadar çocuklar):
Çocuklar için standart doz, günde vücut ağırlığı kilogramı başına yaklaşık olarak 6 mg trimetoprim ve 30 mg sülfametoksazole eşdeğerdir, eşit olarak bölünmüş iki doz halinde verilir. Çocuklara yönelik hazırlanmış çocuğun yaşına göre kullanımı gösteren program aşağıdaki tabloda verilmiştir:
Yaş
FORTE tablet
12-18 yaş çocuklar
Her 12 saatte bir 1 tablet
Tedaviye hasta iki gün süre ile semptomsuz kalana kadar devam edilmelidir; hastalarınçoğunda en az 5 gün süreyle tedavi gerekli olacaktır. 7 günlük tedaviden sonra klinik iyileşme görülmezse, hasta tekrar değerlendirilmelidir.
Akut komplikasyonsuz alt üriner sistem enfeksiyonları için standart doza alternatif olarak 1-3 gün süreyle kısa süreli tedavinin etkili olduğu gösterilmiştir.
Uygulama şekli:
Ağızdan alınır.
Gastrointestinal rahatsızlığı en aza indirmek için KEMOPRİM’ i bir miktar yiyecek veya içecek ile almak tercih edilebilir.
Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler
Karaciğer yetmezliği:
Karaciğer fonksiyonu bozuk olan hastalarda dozla ilişkili veri yoktur.
Karaciğerde belirgin parenkimal hasarı olan hastalarda kontrendikedir.
Böbrek yetmezliği:
Doz önerisi:
Erişkinler (18 yaşından büyük) ve 12 yaşından 18 yaşına kadar olan çocuklar:
Kreatinin klirensi (ml/dk)
Önerilen doz
2
>30
12 saatte bir 1 tablet
15 – 30
Günde bir 1 tablet
<15
Önerilmez
Böbrek yetmezliği olan 12 yaş ve altındaki çocuklar için bilgi bulunmamaktadır. KEMOPRİM’in her iki etkin maddesi, trimetoprim (TMP) ve sülfametoksazolün (SMZ) normal böbrek fonksiyonuna sahip pediyatrik popülasyondaki farmakokinetiği için bölüm 5.2’ye bakınız.
KEMOPRİM verildikten 12 saat sonra elde edilen örneklerde 2 ila 3 gün aralıklarla sülfametoksazolün plazma konsantrasyonunun ölçülmesi önerilir. Toplam sülfametoksazol konsantrasyonu 150 mikrogram/ml’i aşarsa, değer 120 mikrogram/ml’nin altına düşene kadar tedavi kesilmelidir.
Pneumocystis jiroveci (P.carinii) pnömonisi:
Tedavi– Çocuklar (12 yaşından 18 yaşına kadar) ve erişkinler (18 yaşından büyük): Daha yüksek bir doz önerilir; 2 hafta süre ile iki veya daha fazla sayıda bölünmüşdozda günde kg başına 20 mg trimetoprim ve 100 mg sülfametoksazol kullanılır. Amaç, pikplazma veya serum trimetoprim düzeylerinin 5 mikrogram/ml veya daha yüksek olmasıdır (1saatlik intravenöz KEMOPRİM infüzyonu alan hastalarda doğrulanmıştır) (Bkz. Bölüm 4.8 İstenmeyen Etkiler).
Önleme– Erişkinler (18 yaşından büyük):
•Haftada 7 gün günde 160 mg trimetoprim/800 mg sülfametoksazol
•Haftada üç kere gün aşırı 160 mg trimetoprim/800 mg sülfametoksazol
•Haftada
mg
trimetoprim/1600 mgsülfametoksazol.
Önleme – Pediyatrik popülasyon (12 yaşından 18 yaşına kadar):
Çocuklar için standart doz, günde vücut ağırlığı kilogramı başına yaklaşık olarak 6 mg trimetoprim ve 30 mg sülfametoksazole eşdeğerdir, eşit olarak bölünmüş iki doz halinde verilir. Çocuklara yönelik hazırlanmış çocuğun yaşına göre risk altında olduğu süre boyunca kullanılabilecek doz uygulama planı aşağıdaki tabloda verilmiştir:
Yaş
Tablet
12-18 yaş
Her 12 saatte 1 tablet, haftada 7 gün
12-18 yaş
12-18 yaş
Her 12 saatte 1 tablet, haftada 3 kere ardışık günlerde
12-18 yaş
Bir tedavi gününde verilen günlük doz yaklaşık olarak 150 mg trimetoprim/m2/gün ve 750 mg sülfametoksazol/m2/gün’e denktir. Toplam günlük doz 320 mg trimetoprim ve 1600 mg sülfametoksazolü geçmemelidir.
3
Nokardiozis– Erişkinler (18 yaşından büyük): En uygun dozla ilgili olarak bir fikir birliği yoktur. Günde 6-8 tablet (bir tablet 400 mg sülfametoksazol ve 80 mg trimetoprim içermektedir) şeklindeerişkin dozları 3 aya kadar kullanılmıştır.
Toksaplazmozis: Bu hastalığın tedavi veya profilaksisi için en uygun dozla ilgili fikir birliği yoktur. Karar, klinik deneyime dayanmalıdır. Ancak, profilaksi için Pneumocystis jiroveci pnömonisinin prevansiyonu için önerilen dozlar uygun olabilir.
Pediatrik popülasyon:
12 yaş altı çocuklarda uygun farmasötik form (süspansiyon) kullanılabilir.
Geriyatrik popülasyon:
Aksi belirtilmediği sürece standart doz uygulanır (bkz. Bölüm 4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri).
4.3.Kontrendikasyonlar
•KEMOPRİM, sülfonamidlere, trimetoprime, ko-trimoksazole veya KEMOPRİM’in içindekiyardımcı maddelerden herhangi birisine karşı aşırı duyarlılık öyküsü olan hastalaraverilmemelidir.
•Ciddi karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalarda kontrendikedir.
•Plazma konsantrasyonunun tekrarlanan ölçümlerinin yapılamadığı ciddi böbrek yetmezliğiolan hastalarda kontrendikedir.
•Yeni doğan bebeklere yaşamın ilk 6 haftası içinde uygulanmamalıdır.
•Sülfametoksazol ve/veya trimetoprim kullanımı ile ilaçla indüklenen immün trombositopeni hikayesi olan hastalarda kontrendikedir.
•Akut porfiria hastalarına KEMOPRİM uygulanmamalıdır.
4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
Yaşamı tehdit eden advers reaksiyonlar
Çok nadir olmasına rağmen, Stevens-Johnson sendromu, toksik epidermalnekroliz, fulminan hepatik nekroz, agranülositoz, aplastik anemi, diğer kan diskrazileri vesolunum yollarında aşırı duyarlılık gibi şiddetli reaksiyonlara bağlı olarak ölümler olmuştur.
KEMOPRİM kullanımı ile yaşamı tehdit eden deri reaksiyonları Stevens-Johnson sendromu (SJS), toksik epidermal nekroliz (TEN) ve eozinofili ve sistematik semptomların eşilk ettiği ilaç reaksiyonu (DRESS) bildirilmiştir.
Hastalara deri reaksiyonlarının belirti ve semptomları anlatılarak yakından izlenmesi önerilmelidir. SJS ya da TEN için en yüksek risk tedavinin ilk haftalarında ortaya çıkmaktadır.
SJS ya da TEN semptom ya da belirtileri (örn. blister ve mukoza lezyonları ile birlikte progresif deri döküntüsü) veya DRESS semptom ya da belirtileri (örn. ateş, eozinofili) ortaya çıktığında KEMOPRİM tedavisi kesilmelidir (Bkz. Bölüm 4.8 İstenmeyen etkiler).
4
SJS, TEN ve DRESS tedavisinde en iyi sonuçlar erken tanı ve şüpheli ilacın hemen kesilmesi ile alınmaktadır. Tedavinin erken kesilmesi daha iyi prognoz ile ilişkilidir.
KEMOPRİM kullanan hastada SJS, TEN veya DRESS gelişirse, hasta bir daha KEMOPRİM kullanmamalıdır.
Tedavinin başlangıcında, püstüllerle ilişkili jeneralize febril eritem ortaya çıkması, Akut generalize ekzantematöz püstülozis (AGEP) şüphesini uyandırmalıdır (bkz. Bölüm 4.8); bu durum tedavinin kesilmesini gerektirir ve tek başına veya diğer ilaçlarla kombinasyon halinde yeni bir KEMOPRİM uygulaması kontrendike olur.
Hemofagositik lenfohistiyositoz (HLH)
KEMOPRİM ile tedavi edilen hastalarda çok nadiren HLH vakaları bildirilmiştir. HLH, aşırı sistemik enflamasyonun klinik belirti ve semptomlarıyla (örn. ateş, hepatosplenomegali, hipertrigliseridemi, hipofibrinojenemi, yüksek serum ferritini, sitopeni ve hemofagositoz) karakterize, hayatı tehdit eden bir patolojik immün aktivasyon sendromudur. Patolojik immün aktivasyonun erken belirtilerini gösteren hastalar derhal değerlendirilmelidir. HLH tanısı konulursa, KEMOPRİM tedavisi kesilmelidir.
Solunum toksisitesi
KEMOPRİM tedavisi sırasında çok nadiren, bazen Akut Respiratuar Distres Sendromuna (ARDS) ilerleyen ciddi solunum toksisitesi vakaları bildirilmiştir. Pulmoner infiltratların radyolojik bulguları ile birlikte öksürük, ateş ve dispne gibi pulmoner belirtilerin başlaması ve pulmoner fonksiyonlarda bozulma ARDS’nin ön belirtileri olabilir. Bu gibi durumlarda, KEMOPRİM kesilmeli ve uygun tedavi başlanmalıdır.
Yaşlı hastalar
Yaşlı hastaların tedavisi sırasında özellikle dikkatli olunması her zaman tavsiye edilir, çünkübu hastalar grup olarak advers reaksiyonlar açısından daha duyarlıdır ve özellikle komplikasyon oluşturan durumlar varsa (bozuk karaciğer ve/veya böbrek fonksiyonu ve/veya diğer ilaçların eş zamanlı kullanılması) ciddi etkilerin ortaya çıkma olasılığı daha yüksektir.
Böbrek yetmezliği olan hastalar
Bilinen böbrek yetmezliği olan hastalarda özel önlemler alınmalıdır (bkz. Bölüm 4.2).
İdrar çıkışı
Yeterli idrar çıkışı her zaman korunmalıdır. Tedavi edilen hastaların soğutulmuş idrarlarında
sülfonamid kristalleri görülmüş olmasına rağmen, in vivo kristalüri bulgusu nadirdir.
Beslenme bozukluğu olan hastalarda risk daha yüksek olabilir.
Folat
KEMOPRİM uzun süre verildiğinde veya folat eksikliği olan hastalara verildiğinde ya da
yaşlılara verildiğinde, düzenli aylık kan sayımı yapılması önerilir, çünkü mevcut folat
eksikliğine bağlı olarak hematolojik laboratuar göstergelerinde asemptomatik değişiklik
olasılığı vardır. Tedavi sırasında folinik asit takviyesi düşünülebilir ancak antimikrobiyal
etkinliği etkileyebileceği için dikkatli bir şekilde başlatılmalıdır (bkz. Bölüm 4.5).
Glikoz-6-fosfat dehidrojenaz eksikliği olan hastalar
Glikoz-6-fosfat dehidrojenaz (G-6-PD) eksikliği olan hastalarda hemoliz olabilir.
5
Ciddi atopi veya bronşiyal astımı olan hastalar
Ciddi atopi veya bronşiyal astımı olan hastalarda, KEMOPRİM dikkatli bir şekilde verilmelidir.
A grubu beta-hemolitik streptokoksine bağlı streptokokkal farenjit tedavisi
KEMOPRİM, A grubu beta-hemolitik streptokoksine bağlı streptokokkal farenjit tedavisinde kullanılmamalıdır; bu organizmaların orofarenksten eradikasyonunda, penisiline göre daha az etkilidir.
Fenilalanin metabolizması
Trimetoprimin, fenilalanin metabolizmasını bozduğu bildirilmiştir, ama uygun diyet kısıtlaması yapan fenilketonürik hastalarda bunun önemi yoktur.
Porfiri olan veya porfiri riski olan hastalar
Akut porfiri riskinden şüphe edilen veya akut porfiri olduğu bilinen hastalara KEMOPRİM verilmesinden kaçınılmalıdır. Hem trimetoprim, hem de sülfonamidler (özellikle sülfametoksazol olmasa da), porfirinin klinik alevlenmesi ile ilişkili bulunmuştur.
Hiperkalemi ve hiponatremi olan hastalar
Hiperkalemi ve hiponatremi riski olan hastalarda serum potasyum düzeyinin yakın olarak takibi gereklidir.
Metabolik asidoz
Diğer olası nedenler hariç tutulduğunda KEMOPRİM metabolik asidoz ile ilişkili olmuştur. Metabolik asidoz şüphesi bulunduğunda yakın gözlem önerilir.
Ciddi hematolojik bozukluğu olan hastalar
Dikkatli gözlem yapılmaksızın KEMOPRİM, ciddi hematolojik bozukluğu olan hastalara verilmemelidir (bkz. Bölüm 4.8 İstenmeyen etkiler). KEMOPRİM, sitotoksik tedavi gören hastalara, kemik iliği veya periferik kan üzerinde ilave etki olmaksızın veya çok az etki ile uygulanmıştır.
KEMOPRİM içindeki antibiyotik kombinasyonu, sadece, doktorun değerlendirmesine göre tedavinin, olası risklere ağır bastığı durumlarda kullanılmalıdır; etkili tek bir antibakteriyel ajanın kullanılması dikkate alınmalıdır.
Sülfametoksazol/trimetoprim ile indüklenen trombositopeni, immün aracılı bir hastalık olabilir. Ölümcül veya hayati tehlikesi olan şiddetli trombositopeni vakaları bildirilmiştir.
Trombositopeni, sülfametoksazol/trimetoprim ile tedavinin durdurulması sonrası genellikle bir hafta içerisinde düzelir.
Bu tıbbi ürün her bir tablette 1 mmol (23 mg)’den daha az sodyum içerir yani aslında “sodyum içermez”.
4.5.Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri
Laboratuvar testleri ile etkileşim: Trimetoprim, alkalen pikrat reaksiyonu kullanıldığı zaman serum/plazma kreatinin değerininyanlış hesaplamasına neden olabilir. Bunun sonucunda
6
serum/plazma kreatinin düzeyigerçekte olduğundan %10 daha yüksek bulunabilir. Kreatinin klirensi düşer: kreatinin renal tübüler sekresyonu, %23’ten %9’a düşerken, glomerüler filtrasyon değişmeden kalır.
Zidovudin: Bazı durumlarda, zidovudin ile eş zamanlı tedavi, ko-trimoksazole karşı hematolojik advers reaksiyon gelişme riskini artırabilir. Eş zamanlı tedavi gerekli ise, hematolojik parametrelerintakip edilmesi göz önüne alınmalıdır.
Siklosporin: Böbrek transplantasyonunu takiben ko-trimoksazol ve siklosporin ile eş zamanlı olarak tedaviedilen hastalarda, böbrek fonksiyonunda reversibl bozulma gözlenmiştir.
Rifampisin: Rifampisin ve KEMOPRİM’in birlikte kullanılması, bir haftalık bir dönemden sonratrimetoprimin plazma yarı-ömründe kısalma ile sonuçlanır. Bunun klinik önemi olmadığıdüşünülmektedir.
Trimetoprim, fizyolojik pH’da katyon oluşturan ve kısmen aktif renal sekresyonla atılan (örneğin: Prokainamid, amantadin) ilaçlarla birlikte kullanıldığında, bu sürecin kompetetif inhibisyonuolasılığı söz konusudur ve bu durum, ilaçlardan birisinin veya her ikisinin birden plazmakonsantrasyonunun artmasına yol açar.
Diüretik (tiazidler): Eş zamanlı olarak diüretik (esas olarak tiazidler) kullanan yaşlı hastalarda, purpura ile birlikteolan veya olmayan trombositopeni riskinde artış görülmektedir.
Primetamin: Bazı bildirimlere göre eş zamanlı olarak ko-trimoksazol reçete edildiğinde, haftada 25 mg’danfazla primetamin alan hastalarda megaloblastik anemi gelişebilir.
Varfarin: Ko-trimoksazol’ün varfarinin antikoagülan etkisini, bunun metabolizmasını stereo-selektifolarak inhibe ederek potansiyalize ettiği gösterilmiştir. Sülfametoksazol, in vitro olarakvarfarini plazma- albümin protein bağlayıcı bölgelerden ayırabilir. KEMOPRİM tedavisiesnasında antikoagülan tedavinin dikkatli bir şekilde kontrol edilmesi tavsiye edilir.
Fenitoin: Ko-trimoksazol fenitoinin yarı-ömrünü uzatır ve eş zamanlı olarak uygulanırsa, aşırı fenitoinetkisi ile sonuçlanabilir. Hastanın durumunun ve serum fenitoin düzeylerinin yakından takibitavsiye edilir.
Digoksin: Trimetoprim ile digoksinin eş zamanlı kullanılmasının, yaşlı hastaların bir bölümünde plazmadigoksin düzeylerini yükselttiği gösterilmiştir.
Metotreksat: Ko-trimoksazol metotreksatın serbest plazma düzeylerini yükseltebilir. KEMOPRİM, metotreksat gibi diğer anti-folat ilaçları alan hastalarda uygun tedavi olarak kabul edilirse, folat desteği verilmesi düşünülmelidir (bkz. Bölüm 4.4).
Testte, Lactobacillus casei’nin dihidrofolat redüktazı kullanıldığı zaman trimetoprim, serum metotreksat düzeyi testlerine engel olur. Metotreksat radyoimmün testi ile ölçüldüğünde engelleme söz konusu değildir.
7
Lamivudin: Trimetroprim/sülfametoksazol 160 mg/800 mg (ko-trimoksazol) uygulanması, trimetoprimöğesine bağlı olarak lamivudin maruziyetinde % 40 artışa neden olur.
Lamivudinintrimetroprim veya sülfametoksazol farmakokinetiği üzerinde etkisi yoktur.
Sülfonilüre hipoglisemik ajanlarla etkileşim nadir olmakla birlikte, potansiyalizasyon bildirilmiştir.
Hiperkalemi: ACE inhibitörleri, anjiyotensin reseptör blokerleri ve spironolakton benzeri potasyum tutucu diüretikler gibi hiperkalemiye neden olabilen diğer ilaçları alan hastalarda dikkatli olmak gereklidir. Trimetoprim sülfametoksazolün (ko-trimoksazol) birlikte kullanımı klinik olarak anlamlı hiperkalemi ile sonuçlanabilir.
Repaglinid: Trimetoprim repaglinid maruziyetini arttırabilir ve hipoglisemiye neden olabilir.
Folinik asit: Folinik asit takviyelerinin trimetoprim-sülfametoksazolün antimikrobiyal etkinliğini değiştirdiği gösterilmiştir. Pneumocystis jiroveci pnömonisinin profilaksisi ve tedavisinde bu durum gözlenmiştir.
Kontraseptifler: Antibiyotik ile tedavi sırasında kontrasepsiyon başarısızlıkları bildirilmiştir. Etki mekanizması tam olarak aydınlatılmamıştır. Antibiyotik ile tedavi edilen kadınlar, oral kontraseptiflere ek olarak geçici bir bariyer metodu kullanmalı veya başka bir kontrasepsiyon yöntemi seçmelidir.
Azatioprin: Azatioprin ve trimetoprim-sülfametoksazol arasında ciddi
anormalliklerle sonuçlanan etkileşimlere ilişkin çelişkili klinik raporlar vardır.
hematolojik
Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler
Herhangi bir etkileşim çalışması yapılmamıştır.
Pediyatrik popülasyon
Çocuklarda herhangi bir etkileşim çalışması yapılmamıştır.
4.6.Gebelik ve laktasyon
Genel Tavsiye
Gebelik kategorisi: C
Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon) KEMOPRİM verildiği zaman neonatal hiperbilirübinemi ortaya çıkması, alevlenmesi riski veya teorik olarak kernikterus riski nedeniyle çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlar uygun kontrasepsiyon yöntemlerini kullanmalıdır.
Antibiyotik ile tedavi sırasında kontrasepsiyon başarısızlıkları bildirilmiştir. Etki mekanizması tam olarak aydınlatılmamıştır. Antibiyotik ile tedavi edilen kadınlar, oral kontraseptiflere ek olarak geçici bir bariyer metodu kullanmalı veya başka bir kontrasepsiyon yöntemi seçmelidir.
8
Gebelik dönemi
KEMOPRİM’ in gebe kadınlarda kullanımına ilişkin yeterli veri mevcut değildir.
Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, gebelik ve/veya embriyonal/ fetal gelişim/ doğum /doğum sonrası gelişim üzerindeki etkiler bakımından yetersizdir (bkz. Bölüm 5.3). İnsanlara yönelik potansiyel risk bilinmemektedir.
KEMOPRİM plasentadan geçer ve gebe kadınlarda KEMOPRİM kullanımı konusunda yeterli veri yoktur. Vaka-kontrol çalışmaları, folat antagonistlerine maruziyet ile insanda doğum defektleri arasında bir ilişkiolabileceğini göstermiştir.
Trimetoprim, bir folat antagonistidir ve hayvan çalışmalarında her iki ajanın folat bozukluklarına neden olduğu gösterilmiştir (bkz. Bölüm 5.3 Klinik Öncesi Güvenlilik Verileri).
KEMOPRİM, açık olarak gerekli olmadığı sürece özellikle birinci trimestrda olmak üzere gebelikte kullanılmamalıdır. Gebelikte KEMOPRİM kullanılacaksa, folat ilavesi göz önüne alınmalıdır.
Sülfametoksazol, plazma albüminine bağlanmak için bilirubin ile yarışır. Yenidoğanda birkaçgün süre ile anlamlı maternal kaynaklı ilaç düzeyleri devam ettiği için anneye doğuma yakın KEMOPRİM verildiği zaman neonatal hiperbilirübinemi ortaya çıkması veya alevlenmesi riski olabilir (teorik olarak kernikterus riski ile birlikte). Bu teorik risk, preterm olan ve glukoz-6-fosfat dehidrojenaz eksikliği olan bebekler gibi hiperbilirübinemi riski yüksek olan bebeklerde özellikle önemlidir.
Laktasyon dönemi
KEMOPRİM’in öğeleri (trimetoprim ve sülfametoksazol) anne sütüne geçer. Anne veya bebeğin hiperbilirübinemisinin olduğu veya hiperbilirübinemi geliştirme riskinin bulunduğu gebeliğin geç döneminde ve süt veren annelerde KEMOPRİM uygulamasından kaçınılmalıdır.Ayrıca, küçük bebeklerde hiperbilirübinemi predispozisyonu göz önüne alınarak sekizhaftadan daha küçük bebeklerde, KEMOPRİM uygulamasından kaçınılmalıdır.
Üreme yeteneği/Fertilite
İnsanlara yönelik potansiyel riski için veri bulunmamaktadır. Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalar üreme toksisitesinin bulunduğunu göstermiştir (bkz. Bölüm 5.3).
4.7.Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler
KEMOPRİM’in araç ve makine kullanımı üzerindeki etkisini araştıran çalışma yürütülmemiştir. Bu aktiviteler üzerinde olumsuz etki, ilacın farmakolojisinden öngörülemez. Yine de, hastaların araç kullanma becerisi göz önüne alınırken, hastanın klinik durumu ve KEMOPRİM’in advers olay profili akılda tutulmalıdır.
4.8.İstenmeyen etkiler
Aşağıdaki advers olaylarla ilişkili sıklık kategorileri tahmini hesaplamalardır. Çoğu olay için insidansı hesaplamak üzere uygun veri mevcut değildir. Ayrıca, advers olaylar, endikasyona
9
bağlı olarak insidansta farklılık gösterebilir.
Ko-trimoksazol, trimetoprim ve bir sülfonamid içermesi nedeniyle bu bileşiklerle ilişkili istenmeyen reaksiyonların türü ve sıklığının kapsamlı geçmiş deneyimlerle tutarlı olması beklenmektedir.
Çok yaygından seyreğe kadar değişen advers olayların sıklığını saptamak üzere geniş klinikçalışmalarının verileri kullanılmıştır. Çok nadir advers olaylar, primer olarak pazarlamasonrası deneyimlerden elde edilen verilerden saptanmış olup, bu nedenle “gerçek” birsıklıktan ziyade bildirim oranını yansıtır.
Klinik çalışmalarda rapor edilen istenmeyen etkilerin sıklık sıralaması aşağıdaki gibidir: Çok yaygın (≥1/10); yaygın (≥1/100 ila <1/10); yaygın olmayan (≥1/1000 ila <1/100); seyrek (≥1/10000 ila <1/1000); çok seyrek (<1/10000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor)
Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar
Yaygın: Aşırı fungal çoğalma
Çok seyrek: Psödomembranöz kolit
Kan ve lenf sistemi hastalıkları
Çok seyrek: Belli duyarlı G-6-PD eksikliği olan hastalarda, lökopeni, nötropeni, trombositopeni, agranülositoz, megaloblastik anemi, aplastik anemi, hemolitik anemi, methemoglobinemi, eozinofili, purpura, hemoliz
Risk taşıyan hastalarda ölümler kaydedilmiştir ve riskli hastalar dikkatli birşekilde gözlemlenmelidir (bkz. Bölüm 4.3 Kontrendikasyonlar)
Bağışıklık sistemi hastalıkları
Çok seyrek: Serum hastalığı, anafilaksi, alerjik miyokardit, Henoch-Schönlein purpurasına benzeyen alerjik vaskülit, periareteritis nodoza, sistemik lupuseritematozus. PCP ile ilişkili ciddi aşırı duyarlılık reaksiyonları, döküntü, pireksi, nötropeni, trombositopeni, hepatik enzim artışı, hiperkalemi, hiponatremi, rabdomiyoliz.
Metabolizma ve beslenme hastalıkları
Çok yaygın: Hiperkalemi
Çok seyrek: Hipoglisemi, hiponatremi, iştah azalması, metabolik asidoz
Ko-trimoksazol yaşlı hastalarda kullanıldığında veya yüksek doz ko-trimoksazol alan hastalarda, bu hastalar, hiperkalemi ve hiponatremiye daha duyarlı olabilecekleri için yakın gözetim önerilir.
Psikiyatrik hastalıklar
Çok seyrek: Depresyon, halüsinasyonlar
Bilinmiyor: Psikotik bozukluklar
10
Sinir sistemi hastalıkları
Yaygın: Baş ağrısı
Çok seyrek: Aseptik menenjit, konvülsiyonlar/kasılma nöbetleri, periferik nöropati, ataksi, başdönmesi
İlaç kesildiği zaman aseptik menenjit hızla geri dönmüştür, ama ko-trimoksazol veya tek başına trimetroprime tekrar maruziyet olduğunda bir dizi vakada tekrar ortaya çıkmıştır.
Göz hastalıkları
Çok seyrek: Üveit
Kulak ve iç kulak hastalıkları
Çok seyrek: Vertigo, tinnitus
Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklarÇok seyrek: Öksürük, nefes darlığı, pulmoner infiltrasyonlar
Öksürük, nefes darlığı ve pulmoner infiltrasyonlar, çok seyrek olsa da fatal olan respiratuvar aşırı duyarlılığın erken göstergeleri olabilir.
Gastrointestinal hastalıklar
Yaygın: Bulantı, diyare
Yaygın olmayan: Kusma
Çok seyrek: Glossit, stomatit, pankreatit
Hepato-bilier hastalıklar
Çok seyrek: Serum transaminazlarda yükselme, bilirubin düzeylerinde yükselme, kolestatik sarılık, hepatik nekroz
Kolestatik sarılık ve hepatik nekroz ölümcül olabilir.
Deri ve deri altı doku hastalıkları
Yaygın: Cilt döküntüleri
Çok seyrek: Fotosensitivite reaksiyonu, eksfoliatif dermatit, anjiyoödem, sabit ilaç erüpsiyonu, eritema multiforme, Stevens-Johnson sendromu (SJS), toksik epidermal nekroliz – (TEN), Akut generalize ekzantematöz püstülozis (AGEP).Bilinmiyor: Akut febril nötrofilik dermatoz (Sweet Sendromu), eozinofili ve sistemik semptomların eşlik ettiği ilaç reaksiyonu (DRESS).
Diğer ilaçlarda olduğu gibi, ilacın bileşenlerine karşı aşırı duyarlılığı olan hastalarda kaşıntılı döküntü ve kurdeşen gibi alerjik reaksiyonlar meydana gelebilir. Çok nadir olarak da akut generalize ekzantematöz püstülozis (AGEP) vakaları gözlenmiştir (bkz. Bölüm 4.4)
Şiddetli kutanöz (deri) advers reaksiyonları (SCARs): Stevens-Johnson sendromu (SJS), toksik
11
epidermal nekroliz (TEN) ve eozinofili ve sistemik semptomların eşlik ettiği ilaç reaksiyonu (DRESS) yaşamı tehdit edici olduğu bildirilmiştir (bkz. Bölüm 4.4).
Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıklarıÇok seyrek: Artralji, miyalji
Böbrek ve idrar yolu hastalıkları
Çok seyrek: Böbrek fonksiyonunda bozukluk (bazen böbrek yetmezliği olarak bildirilir), tubulointersitisyel nefrit ve üveit sendromu, renal tübüler asidoz
Pneumocystis jiroveci (P.carinii) pnömonisi (PCP) tedavisi ile ilişkili etkiler
Çok seyrek: Ciddi aşırı duyarlılık reaksiyonları, döküntü, ateş, nötropeni, trombositopeni, yüksek karaciğer enzimleri, hiperkalemi, hiponatremi, rabdomiyoliz
PCP tedavisinde kullanılan yüksek dozlarda, tedavinin kesilmesine neden olan ciddi aşırıduyarlılık reaksiyonları bildirilmiştir. Ko-trimoksazole tekrar maruziyet olduğunda PCP hastalarında ciddi aşırı duyarlılık reaksiyonları bildirilmiştir (bazenbirkaç günlük bir doz aralığından sonra). PCP tedavisi veya profilaksisi için sülfametoksazol ve trimetoprim kombinasyonu kullanan HIV pozitif hastalarında rabdomiyoliz bildirilmiştir.
Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması
Ruhsatlandırma sonrası şüpheli ilaç advers reaksiyonlarının raporlanması büyük önem taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildirmeleri gerekmektedir (www.titck.gov.tr; eposta: tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99).
4.9.Doz aşımı ve tedavisi
Bulantı, kusma, baş dönmesi ve konfüzyon, aşırı dozun olası belirti ve bulgularıdır. Akut trimetoprim aşırı dozunda kemik iliği depresyonu bildirilmiştir.
Kusma olmamışsa, kusmanın uyarılması istenebilir. Mide lavajı yararlı olabilir, ancak gastrointestinal sistemden emilim normalde çok hızlıdır ve yaklaşık olarak iki saat içinde tamamlanır. Çok fazla aşırı doz alındığında durum böyle olmayabilir. Böbrek fonksiyonunun durumuna bağlı olarak, idrar çıkışı azsa, sıvı uygulaması önerilir.
Hem trimetoprim, hem de aktif sülfametoksazol, hemodiyaliz ile orta derecede diyaliz edilebilirdir. Peritonal diyaliz etkili değildir.
5.FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ
5.1Farmakodinamik özellikler
Farmakoterapötik grup: Sistemik kullanım için antibakteriyeller, sülfonamidler ve trimetoprim kombinasyonları (türevler dâhil olmak üzere)
ATC kodu: J01EE01
Etki mekanizması:
12
KEMOPRİM, iki aktif maddeden (sülfametoksazol ve trimetoprim) oluşan antibakteriyel bir ilaçtır. Sülfametoksazol, dihidropteroat sentetaz enziminin kompetetif bir inhibitörüdür. Sülfametoksazol, dihidrofolat sentezinde para-aminobenzoik asidin (PABA) bakteriyel hücre tarafından kullanılmasını kompetetif olarak inhibe eder ve sonuçta bakteriyostaz oluşur. Trimetroprim, bakteriyel dihidrofolat redüktaza (DHFR) bağlanır, bunu reversibl olarak inhibe eder ve tetrahidrofolat üretimini bloke eder. Koşullara bağlı olarak etki bakterisit olabilir. Bu şekilde, trimetoprim ve sülfametoksazol, pürinlerin biyosentezinde iki ardışık adımı bloke eder ve bu nedenle birçok bakteri için gerekli olan nükleik asitleri bloke eder. Bu etki, iki ajan arasında in vitro olarak aktivitenin belirgin olarak potansiyalizasyonuna neden olur.
Trimetoprim, plazmoidal DHFR’e bağlanır, ama bakteriyel enzime bağlandığından daha az sıkı bir şekilde bağlanır. Memeli DHFR için afinitesi, ilgili bakteriyel enzim için afinitesine göre 50.000 kat daha azdır.
Direnç mekanizmaları:
In vitro çalışmalar, bakteriyel direncin, sülfametoksazol ve trimetoprim kombinasyonunda, daha yavaş gelişebileceğini göstermiştir (tek başına sülfametoksazol veya tek başına trimetoprim ile karşılaştırıldığında).
Sülfametoksazole karşı direnç, farklı mekanizmalarla oluşabilir. Bakteriyel mutasyonlar, PABA konsantrasyonunda artışa neden olur, böylece sülfametoksazol ile yarışır ve böylece dihidropteroat sentetaz enzimi üzerinde inhibitör etkide azalmaya neden olur. Diğer bir dirençmekanizması, plazmide bağımlıdır ve değişmiş bir dihidropteroat sentetaz enzimiüretilmesinden kaynaklanır. Bu değişmiş enzim, vahşi tip enzimle karşılaştırıldığında sülfametoksazole karşı afinitesi düşüktür.
Trimetoprime karşı direnç, plazmid bağımlı bir mutasyon vasıtası ile gerçekleşir. Bu mutasyon, vahşi tip enzimle karşılaştırıldığında trimetropime karşı daha düşük bir afiniteye sahip olan farklı bir dihidrofolat redüktaz (DHFR) enzimi üretilmesi ile sonuçlanır.
Birçok sık görülen patojen bakteri, in vitro olarak trimetoprim ve sülfametoksazole karşıduyarlıdır (önerilen dozlar uygulandıktan sonra kan, doku sıvıları ve idrarda ulaşılan konsantrasyonların çok altındaki konsantrasyonlarda). Ancak, diğer antibiyotiklerde olduğu gibi in vitro aktivite, her zaman klinik etkililiğin ortaya konduğu anlamına gelmez ve tatminkar duyarlılık testinin, önerilen ve sadece inhibitör maddelerin (özellikle timidin ve timin) bulunmadığı vasatlar ile gerçekleştirildiği belirtilmelidir.
Kırılma noktaları:
EUCAST (Antifungal Duyarlılık Testi Avrupa Konfederasyonu) limitleri Enterobacteriaceae: S ≤ 2 R> 4
S. maltophilia: S ≤ 4 R> 4
Acinetobacter: S ≤ 2 R> 4
Staphylococcus: S ≤ 2 R> 4
Enterococcus: S ≤ 0.032 R> 1
13
Streptococcus ABCG: S ≤ 1 R> 2
Streptococcus pneumoniae: S ≤ 1 R> 2
Hemophilus influenza: S ≤ 0.5 R> 1
Moraxella catarrhalis: S ≤ 0.5 R>1
Psuedomonas aeruginosa ve diğer non-enterobacteriaceae: S ≤ 2* R> 4*
S= duyarlı, R= dirençli. * Bu organizmalar için henüz EUCAST kırılma noktalarıbulunmadığı için bunlar CLSI kırılma noktalarıdır.
Trimetoprim: sülfametoksazol 1:19 oranındadır. Kırılma noktaları trimetoprimkonsantrasyonu olarak ifade edilmiştir.
Antibakteriyel spektrum:
Direnç prevalansı coğrafi olarak farklılık gösterebilir ve belli türler için zamana göre farklılık gösterebilir. Dirençle ilgili yerel bilgilerin bilinmesi, özellikle ciddi enfeksiyonlar tedavi edilirken önemlidir. Direncin lokal prevalansının, en azından bazı enfeksiyon tiplerinde, ajanın kullanılmasının sorgulanabilir olduğuna işaret eden durumlarda, gerektiğinde uzman tavsiyesi alınmalıdır. Bu bilgiler, mikroorganizmaların trimetoprim/sülfametoksazole duyarlıolup olmayacağı olasılığı ile ilgili olarak sadece tahmini bir kılavuz sağlar.
Bir dizi bakteriye karşı trimetoprim/sülfametoksazol duyarlılığı aşağıdaki tablodagösterilmiştir:
Genel olarak duyarlı olan türler:
Gram-pozitif aeroblar:
Staphylococcus aureus
Staphylococcus saprophyticus
Streptococcus pyogenes
Gram-negatif aeroblar:
Enterobacter cloacae
Haemophilus influenzae
Klebsiella oxytoca
Moraxella catarrhalis
Salmonella spp.
Stenotrophomonas maltophilia
Yersinia spp.
Edinilmiş direncin problem oluşturabileceği türler:
Gram-pozitif aeroblar:
Enterococcus faecalis
Enterococcus faecium
Nocardia spp.
Staphylococcus epidermidis
Streptococcus pneumoniae
14
Gram-negatif aeroblar:
Citrobacter spp.
Enterobacter aerogenes
Escherichia coli
Klebsiella pneumoniae
Klebsiella pneumonia
Proteus mirabilis
Proteus vulgaris
Providencia spp.
Serratia marcesans
Doğal olarak dirençli organizmalar:
Gram-negatif aeroblar:
Pseudomonas aeruginosa
Shigella spp.
Vibrio cholera
5.2Farmakokinetik özellikler
Genel özellikler:
Emilim:
Oral uygulamadan sonra trimetoprim ve sülfametoksazol hızlı bir şekilde ve hemen hemen
tamamen emilir. Besinlerin varlığı emilimi geciktirmez. Kanda pik düzeyler ilacın
alınmasından bir ve dört saat sonra gerçekleşir ve elde edilen düzey dozla ilişkilidir. Terapötik
bir dozdan sonra kanda etkin düzeyler 24 saate kadar devam eder. Erişkinlerde, sabit durum
düzeylerine doz verildikten 2-3 gün sonra ulaşılır. İki öğeden hiçbirisinin diğerinin kanda elde
edilen konsantrasyonu üzerinde önemli etkisi yoktur.
Dağılım:
Plazmadaki trimetoprimin yaklaşık %50’si proteine bağlıdır.
Trimetoprim doku düzeyleri genelolarak ilgili plazma düzeylerinden daha yüksektir
(akciğerler ve böbrekler özellikle yüksek konsantrasyonlar gösterir). Trimetoprim
konsantrasyonları, safrada, prostatik sıvıda vedokuda, tükürükte, balgamda ve vajinal
sekresyonlarda plazma konsantrasyonlarını aşar.Aköz humor, anne sütü, beyin-omurilik
sıvısı, orta kulak sıvısı, sinoviyal sıvı ve doku(intestinal) sıvısındaki düzeyler, antibakteriyel
aktivite için uygundur. Trimetoprim amniyotik sıvıya ve fetal dokulara geçer (maternal serum
konsantrasyonlarına yakın konsantrasyonlaraulaşır).
Plazmadaki sülfametoksazolün yaklaşık %66’sı proteinlerine bağlıdır. Aktif sülfametoksazolün
amniyotik sıvı, aköz humor, safra, beyin-omurilik sıvısı, orta kulak sıvısı, tükürük, sinoviyal
sıvı ve doku (intestinal) sıvısındaki konsantrasyonu plazma konsantrasyonunun %20-50’si
kadardır.
Biyotransformasyon:
Sülfametoksazolün böbrekler ile atılımı dozun %15-30’unu oluşturur. Sülfametoksazol
asetilasyon, oksidasyon veya glukronidasyon ile trimetoprime nazaran büyük ölçüde metabolize
olur. 72 saati geçen periyotlarda, dozun yaklaşık %85’i değişmemiş ilaç ve majör metaboliti
15
(N4-asetil) olarak idrarda bulunabilir.
Eliminasyon:
Trimetoprimin insandaki yarı ömrü böbrek fonksiyonları normal olduğu zaman 8.6 ila 17 saattir. Kreatinin klerensi 10 ml/dk’dan düşükse, yarı ömür 1.5-3.0 kat uzar. Genç hastalarla karşılaştırıldığında yaşlı hastalarda anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır.
Trimetoprimin temel atılma yolu renaldir ve dozun yaklaşık olarak %50’si idrardan 24 saat içinde değişmeden atılır. İdrarda bazı metabolitler tanımlanmıştır. Trimetoprimin idrar konsantrasyonları oldukça değişkenlik gösterir.
Sülfametoksazolün yarılanma ömrü böbrek fonksiyonları normal olduğunda yaklaşık 9 ila 11 saattir.
Aktif sülfametoksazolün yarılanma ömründe renal fonksiyonun azalması ile değişiklik olmaz, fakat kreatinin klerensi 25 ml/dak altında olduğunda majör, asetilli metabolitinin yarılanma ömrü uzar.
Sülfametoksazolün temel atılma yolu renaldir; dozun %15-30’u (idrarda elde edilen) aktif formdadır. Yaşlı hastalarda, sülfametoksazolün böbrek klerensi düşüktür.
KEMOPRİM’İn her iki etkin maddesi olan TMP ve SMZ’nin normal böbrek fonksiyonuna sahip pediyatrik popülasyondaki farmakokinetiği yaşa bağlıdır. TMP-SMZ’nin eliminasyonu yenidoğanlarda, yaşamın ilk iki ayı içerisinde azalır, daha sonra hem TMP hem de SMZ daha yüksek bir vücut klerensi ve daha kısa bir eliminasyon yarı ömrü ile daha yüksek bir eliminasyon gösterir. Farklılıklar en çok küçük bebeklerde (> 1.7 aylıktan 24 aylığa kadar) belirgindir ve küçük çocuklar (1 yıldan 3.6 yıla kadar), çocuklar (7.5 yaş ve < 10 yaş) ve yetişkinlerle karşılaştırıldığında yaşın artmasıyla birlikte azalır (bkz. Bölüm 4.2).
Hastalardaki karakteristik özellikler
Böbrek yetmezliği:
Trimetoprimin insandaki eliminasyon yarı ömrü kreatinin klerensi 10 ml/dk’dan düşük olduğunda 1.5-3.0 kat uzar. Kreatinin klerensi 30 ml/dk’nın altında olduğunda KEMOPRİM dozu azaltılmalıdır (bkz. Bölüm 4.2).
Karaciğer yetmezliği:
Ciddi karaciğer parenkimal hasarı olan hastalar tedavi edilirken, trimetoprim ve sülfametoksazolün emilimi ve biyotransformasyonunda değişiklikler olabileceğinden dikkatli olunmalıdır.
Geriatrik popülasyon:
Yaşlı hastalarda trimetoprim hariç olmak üzere sülfametoksazolün renal klerensinde hafif bir azalma gözlenmiştir.
Pediatrik popülasyon:
Özel doz rejimi için Bölüm 4.2’ye bakınız.
16
5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri
Önerilen insan terapötik dozunun üzerindeki dozlarda, trimetoprim ve sülfametoksazolün,
sıçanlarda damak yarığı ve diğer fetal bozukluklara (folat antagonisiti için tipik bulgular)
neden olduğu bildirilmiştir. Diyete folat eklenmesi ile trimetorpimin etkileri önlenebilmiştir.
Tavşanlarda, insan trimetoprim terapötik dozlarının üzerindeki dozlarda fetal kayıplar
görülmüştür.
6FARMASÖTİK ÖZELLİKLER
6.1.Yardımcı maddelerin listesi
Polivinil prolidon K-30
Sodyum nişasta glikolat
Sodyum dioktil sülfosüksinat
Magnezyum stearat
6.2.Geçimsizlikler
Yoktur
6.3.Raf ömrü
48 ay
6.4.Saklamaya yönelik özel tedbirler
25oC altındaki oda sıcaklığında saklayınız.
6.5.Ambalajın niteliği ve içeriği
KEMOPRİM Fort 800/160 mg Tablet, 20 tablet
6.6.Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler
Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller ‘Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği’ ve
‘Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmelikleri’ ne uygun olarak imha edilmelidir.
7.RUHSAT SAHİBİ
Menarini Sağlık ve İlaç Sanayi Tic. A.Ş.
Maslak Mah. Sümer Sok. No: 4
Maslak Office Building Kat: 7-8
34485 Maslak, Sarıyer/İstanbul
Tel: (212) 467 11 11
Fax: (212) 467 12 12
8.RUHSAT NUMARASI
9.İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ
02.03.1987– 24.12.2010
10.KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ
17