*Hepsi, E

EPDANTOIN 100 MG 100 TABLET

Temel Etkin Maddesi:

fenitoin sodyum

Üreten İlaç Firması:

EXELTİS İLAÇ SANAYİİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

Gerekli Reçete Durumu:

Beyaz Reçete ile satılır.

Temel Etkin Maddesi:

fenitoin sodyum

Üreten İlaç Firması:

EXELTİS İLAÇ SANAYİİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

Gerekli Reçete Durumu:

Beyaz Reçete ile satılır.

Barkod Numarası:

8699584010721

Hekimler İçin Klavuz:

TİTCK’nın Satış Fiyatı:

171,04 ₺
Güncelleme Tarihi: 13 Eylül 2025

Barkod Numarası:

8699584010721

Hekimler İçin Klavuz:

TİTCK’nın Satış Fiyatı:

171,04 ₺
Güncelleme Tarihi: 13 Eylül 2025

Bilgilendirme:

İlaç kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışınız.

ATC Sınıflaması:

ATC SINIFLAMASI – N – SİNİR SİSTEMİ, N03 ANTİEPİLEPTİKLER, N03A ANTİEPİLEPTİKLER, N03AB Hidantoin türevleri, N03AB02, fenitoin sodyum

Bilgilendirme:

İlaç kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışınız.

ATC Sınıflaması:

ATC SINIFLAMASI – N – SİNİR SİSTEMİ, N03 ANTİEPİLEPTİKLER, N03A ANTİEPİLEPTİKLER, N03AB Hidantoin türevleri, N03AB02, fenitoin sodyum

Personeller İçin Kullanma Talimatı

KULLANMA TALİMATI

EPDANTOİN® 100 mg tablet

Ağızdan alınır.

Etkin madde: Her bir tablet 100 mg fenitoin sodyum içerir.

Yardımcı maddeler: Mısır nişastası, aerosil 200, jelatin (sığır kolajeninden elde edilir), stearik

Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

Bu kullanma talimatını saklayınız. Daha sonra tekrar okumaya ihtiyaç duyabilirsiniz.

Eğer ilave sorularınız olursa, lütfen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.Bu ilaç kişisel olarak sizin için reçete edilmiştir, başkalarına vermeyiniz.

Bu ilacın kullanımı sırasında, doktora veya hastaneye gittiğinizde doktorunuza bu ilacı kullandığınızı söyleyiniz.

Bu talimatta yazılanlara aynen uyunuz. İlaç hakkında size önerilen dozun dışında yüksek veya düşük doz kullanmayınız.

Bu Kullanma Talimatında:

1. EPDANTOİN® nedir ve ne için kullanılır?

2. EPDANTOİN®’i kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler

3. EPDANTOİN® nasıl kullanılır?

4. Olası yan etkiler nelerdir?

5. EPDANTOİN®’in saklanması

Başlıkları yer almaktadır.

1. EPDANTOİN® nedir ve ne için kullanılır?

●EPDANTOİN®, beyaz veya beyaza yakın renkte, hafif bombeli, bir yüzünde kırma çizgisi

bulunan, diğer yüzü düz olan tablet formunda bir ilaçtır. Etkin madde olarak 100 mg fenitoin

sodyum içeren EPDANTOİN®, antiepileptikler olarak adlandırılan ilaç grubuna dahildir. Bu ilaçlar

sara (epilepsi) tedavisinde kullanılır.

●EPDANTOİN®, her birinde 20 tablet bulunan 5 adet blister içeren karton kutularda kullanıma

sunulmaktadır.

●EPDANTOİN®, beyin ameliyatı sırasında ve sonrasında veya ciddi kafa yaralanması

sonrasındaki nöbetleri kontrol etmek veya önlemek amacıyla, çeşitli sara (epileptik)

rahatsızlıklarının kontrol edilmesinde kullanılabilir. EPDANTOİN® ayrıca yüz siniri ağrısı

(trigeminal nevraljinin) ikinci basamaktedavisinde de kullanılabilir.

SizenedenEPDANTOİN®verildiğikonusundaemindeğilseniz,bunudoktorunuza

sormalısınız.

– 1 –

2.EPDANTOİN®’i kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler EPDANTOİN®’i

aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ

Eğer,

●Fenitoine veya EPDANTOİN®’in herhangi bir bileşenine ve diğer hidantoin kimyasal sınıfına

karşı aşırı duyarlı (alerjik) iseniz

●Sara (epilepsi) tedavisi için kullanılan diğer ilaçlara (hidantoin kimyasal sınıfındaki ilaçlar)

karşı aşırı duyarlı (alerjik) iseniz

●AIDS (HIV enfeksiyonu) için bir ilaç kullanıyorsanız (örn. delavridin)

EPDANTOİN®’i aşağıdaki durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ

Eğer, aşağıdaki durumlardan herhangi birinden şikayetçi iseniz veya daha önceden böyle bir

şikayetiniz oldu ise hemen doktorunuz ile konuşunuz.

● Karaciğer hastalığınız varsa,

● Böbrek hastalığınız varsa,

● Porfiri (kalıtımsal bir kan hastalığı) varsa,

● Alkol kullanıyorsanız,

● Çin veya Tayland kökenliyseniz ve testler HLA-B*1502 genetik varyantını taşıdığınızı

göstermişse,

● Tayvanlı, Japon, Malezyalı veya Tayland kökenliyseniz ve testler CYP2C9*3 genetik

varyantını taşıdığınızı göstermişse,

● Sarı kantaron (St. John’s wort) içeren bitkisel ürün kullanıyorsanız,

● Ateş, deride kızarıklık, lenf bezinin şişmesi (lenfadenopati) ve diğer çoklu organ

bozukluklarınız (multi organ patolojisi) varsa,

● Huzursuzluk-taşkınlık, hezeyan gibi belirti gösteren ani geçici bilinç bozukluğunuz

(deliryum), ruhsal bozukluğunuz (psikoz), beyinde işlev azalması, beyin ağırlığında ve hacminde

azalma (serebral atrofi) ve beyin dokusunu etkileyen bozukluk (ensefalopati) meydana gelirse,

●Lenf düğümünün büyümesi (lenf düğümü hiperplazisi), lenf dokusunda tümör oluşumuna

benzeyen ama iyi huylu bozukluklar (psödolenfoma), lenf dokusunun tümörü (lenfoma) ve lenf

dokusunda görülen özel bir çeşit tümöral hastalık (Hodgkin hastalığı) dahil lenfadenopati (lokal

veya yaygın) gelişmesi halinde,

●Eklem ağrısı (artralji), deride kızarıklık, sarılık, karaciğer büyümesi (hepatomegali),

karaciğer fonksiyonlarıyla ilişkili enzimlerde (serum transaminaz) yükselme, akyuvar sayısında

artış (lökositoz) ve kanda eozinofil (bir tür alerji hücresi) sayısında artış olursa,

●Kanınızdaki üre miktarı aşırı düzeydeyse (üremi),

●Siyahi veya siyah ırka mensup iseniz, ciltte kızarıklık ve ilaca bağlı karaciğer zedelenmesi

(hepatoksisite) dahil aşırı duyarlılık reaksiyonu oluşursa,

●Kan şekeriniz yüksekse,

●Şeker hastası iseniz,

●Uzun süre (kronik) tedavi edilen sara hastası iseniz, Vitamin D eksikliği veya güneş ışığına

maruz kalmamaya bağlı (raşitizm ve osteomalasi) kemik kırılması, kemik erimesi, kan kalsiyum

düzeyinin normalin altına düşmesi (hipokalsemi) ve kan fosfat düzeyinin normalin altına düşmesi

(hipofosfatemi) riskiniz yükselirse,

●Ameliyat geçirdiyseniz.

EPDANTOİN kalbinizin atım hızının yavaş olması dâhil kalbinizle ilgili sorunlara yol açabilir.

Eğer bu belirti ve bulgularınız varsa derhal doktorunuzu bilgilendiriniz.

Eğer böbrek ya da karaciğer hastalığınız varsa EPDANTOİN®’i dikkatli kullanmanız

gerekmektedir.

– 2 –

EPDANTOİN®’in de dahil olduğu antiepileptik (sara için kullanılan ilaçlar) ilaç kullanımında intihar ile ilgili davranış ve düşüncelerde ufak bir artış meydana gelmiştir. Bu gibi bir durumda derhal doktorunuzu arayınız.

EPDANTOİN® kullanımı ile potansiyel hayatı tehdit edici deri döküntüleri (örn; Stevens Johnson Sendromu, toksik epidermal nekroliz) bildirilmiştir. Bunlar, kırmızımsı hedef benzeri noktalar veya genelde ortasında su dolu kabarcıkların olduğu daire şekilde benekler olarak görünür. Ek bulgular ağızda, boğazda, burunda, genital bölgede yara ve konjunktivit (kırmızı ve şişmiş gözler)’tir. Potansiyel hayatı tehdit edici bu bulgulara genellikle grip benzeri belirtiler eşlik eder. Döküntü yayılmış kabarıklıklara veya derinin soyulmasına doğru ilerleyebilir. Ciddi deri reaksiyonlarının görülme olasılığının en yüksek olduğu zaman tedavinin ilk haftasıdır. Eğer EPDANTOİN®kullanımı ile Stevens Johnson Sendromu ve toksik epidermal nekroliz geliştiyse hiçbir zaman tekrar EPDANTOİN®’e başlanmamalıdır.

Eğer sizde deri döküntüsü veya bu cilt belirtileri ortaya çıkarsa hemen doktorunuz ile konuşun. Bu ilacı kullandığınızı mutlaka doktorunuza söyleyin. EPDANTOİN®’i tamamen bırakılması konusunda doktorunuza danışın. Eğer ilacınızı aniden bırakırsanız nöbet geçirebilirsiniz.

Fenitoin, absans (petit mal) nöbetleri için etkili değildir.

EPDANTOİN® absans (kişinin boşluğa dalıp gitmiş gibi göründüğü bir bilinç kayması hali) ve miyoklonik (kısa fakat belirgin kas seğirmesi) nöbetlere zemin hazırlayabilir ya da bu nöbetleri kötüleştirebilir.

Fenitoin, şekerin, glikozun parçalanmasını etkileyebilir ve insülin hormonun salınımını engelleyebilir. Bu, kan şekerinizin yükselmesine sebep olabilir. Bu durum diyabetikseniz önemlidir.

Siyah ırktan hastalar, karaciğer problemleri, ciddi deri reaksiyonları ve alerjik reaksiyonlar açısından daha fazla risk altında olabilir.

Fenitoin ile tedavi edilen kişilerde yaşamı tehdit eden solunum güçlüğüne yol açabilecek yüz, ağız (dudak, diş eti, dil) ve boyun şişmesi vakaları bildirilmiştir. Bu belirtilere veya semptomlara sahipseniz hemen doktorunuza başvurunuz.

Eğer gebelik sırasında kullanılırsa EPDANTOİN®’in doğmamış çocuğa zarar verme riski vardır. Gebe kalabilecek yaşta olan kadınlar EPDANTOİN® tedavisi sırasında etkili gebe kalmayı önleyici yöntemler uygulamalıdırlar (bkz. Hamilelik, Emzirme).

Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.

EPDANTOİN®’in yiyecek ve içecek ile kullanılması

EPDANTOİN®, yiyecek ve içeceklerden önce veya sonra alınabilir. Çok miktarda alkol alımı da kanınızdaki EPDANTOİN® düzeyini etkileyebilir.

Hamilelik
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

EPDANTOİN® önemli doğumsal kusurlara yol açabilir. Eğer gebeliğiniz sırasında EPDANTOİN®alırsanız antiepileptik ilaç almayan kadınlara oranla bebeğinizde doğumsal bir kusur olma riski 3 kat daha fazladır. Büyüme, yüz, kafatası, tırnak, parmak ve kalp anormallikleri dâhil önemli doğumsal kusurlar ve bunun yanı sıra nörolojik gelişim bozuklukları bildirilmiştir. Bunlardan bir kısmı Fetal

– 3 –

Hidantoin Sendromu’nun bir parçası olarak birlikte oluşabilir. Eğer gebeliğiniz sırasında EPDANTOİN® almışsanız doğmamış bebeğiniz yakından takip edilmelidir. EPDANTOİN®, sizin için başka hiçbir şeyin etkili olmaması durumu dışında hamilelik sırasında kullanılmamalıdır.

Hamilelik sırasında fenitoin kullanan annelerden doğan bebeklerde nörogelişim (beynin gelişimi) ile ilgili sorunlar bildirilmiştir. Bazı araştırmalar fenitoinin anne karnında fenitoine maruz kalan çocukların nörogelişimini olumsuz etkilediğini gösterirken, bazı diğer çalışmalarda böyle bir etki bulunamamıştır. Nörogelişim üzerinde bir etki olasılığı göz ardı edilemez.

Anneleri gebelik sırasında fenitoin almış olan çocuklarda sinir dokusunu etkileyen tümörler dâhil bazı tümör bildirimleri olmuştur.

Eğer gebeliğiniz sırasında EPDANTOİN® alırsanız bebeğiniz doğumdan hemen sonra gelişebilecek kanama sorunları açısından risk altındadır. Bunu önlemek için doktorunuz size ve çocuğunuza bir ilaç verebilir. Ayrıca çocuğunuz da yakından takip edilmelidir.

Kadınlarda Doğum Kontrolü

Çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlar, tedavi sırasında ve tedaviyi bıraktıktan sonraki bir ay boyunca etkili doğum kontrolü kullanmalıdır.

Eğer gebe kalabilecek yaşta bir kadınsanız ve gebe kalmayı planlamıyorsanız, EPDANTOİN®tedavisi sırasında gebe kalmayı önleyici etkili yöntemler kullanmalısınız. EPDANTOİN® doğum kontrol hapları gibi gebeliği önleyici hormonal ilaçların etki şeklini etkileyebilir ve onları gebeliği önlemekte daha az etkili hale getirebilir. EPDANTOİN® alırken kullanmanız için en uygun gebeliği önleme yöntemini bu konuyu sizinle görüşecek olan doktorunuzla konuşun.

Eğer gebe kalabilecek yaşta bir kadınsanız ve gebe kalmayı planlıyorsanız, doğmamış bebeğin fenitoine maruz kalmasını önlemek için gebeliği önleyici önlemleri bırakmadan ve gebe kalmadan önce başka uygun tedavilere geçmeniz hakkında doktorunuzla konuşunuz.

Eğer gebe olabileceğinizi düşünüyorsanız, derhal doktorunuza söyleyiniz. Doktorunuzla görüşmeden ilacınızı almayı bırakmamalısınız. Doktorunuza danışmadan ilacınızı bırakmanız sizin ve doğmamış çocuğunuz için tehlikeli olabilecek nöbetlere neden olabilir. Tedavinizi değiştirmeye doktorunuz karar verebilir. Doğmamış çocuğunuzun da daha yakın takibi önerilir.

Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Emzirme

İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

EPDANTOİN® anne sütüne geçer. EPDANTOİN® alıyorsanız emzirmemelisiniz.

Araç ve makine kullanımı

EPDANTOİN®, özellikle tedavinin ilk haftalarında baş dönmesini içeren sersemlik haline veya uyku haline neden olabilir. Bu belirtileri yaşarsanız, araç veya herhangi bir alet ya da makine kullanmayınız ve doktorunuza başvurunuz.

– 4 –

EPDANTOİN®’in içeriğinde bulunan bazı yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler

içeriğinde

bulunmamaktadır.

Diğer ilaçlarla birlikte kullanımı

Bazı ilaçlar EPDANTOİN® ‘in çalışma şeklini etkileyebilir veya EPDANTOİN® ‘in kendisi aynı

anda alınan diğer ilaçların etkinliğini azaltabilir. Bu ilaçlar aşağıdakileri kapsar: (Tüm ilaçlar

aşağıda listelenememektedir. Doktorunuz veya eczacınızla temasa geçiniz.)

●Kalp ve dolaşım sorunları için kullanılan ilaçlar (örn; dikumarol, dijitoksin, digoksin,

disopiramit, meksiletin, nisoldipin, amiodaron, furosemid, kinidin, rezerpin, varfarin ve diltiazem,

nifedipin, gibi kalsiyum kanal blokeörleri)

• Kanın pıhtılaşmasını önlemek için kullanılan ilaçlar, antikoagülanlar (örn. apiksaban,

dabigatran, edoksaban, rivaroksaban, varfarin), antiplateletler (örn. tikagrelor)

●Sara için kullanılan ilaçlar (örn; karbamazepin, lakozamid, lamotrijin, fenobarbital, sodyum

valproat ve valproik asit, topiramat, okskarbazepin ve etosuksimid, vigabatrin gibi suksinimidler)

●Mantar enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılan ilaçlar (örn. amfoterisin B, posakonazol,

vorikonazol, flukonazol, itrakonazol, ketokonazol, mikonazol, azoller)

●Tüberküloz ve diğer enfeksiyonlar için kullanılan ilaçlar (örn; kloramfenikol, izoniazid,

rifampin, sülfonamidler, sulfadiazin, sülfametizol, sülfametoksazol-trimetoprim, sülfafenazol,

sülfisokzasol, doksisiklin, siprofloksasin)

●Mide ülserleri için kullanılan ilaçlar (örn; omeprazol, sukralfat ve simetidin, ranitidin,

famotidin ve bazı antiasitler gibi H2 antagonistleri olarak bilinen ilaçlar)

●Astım ve bronşit için kullanılan ilaçlar (teofilin)

●Ağrı ve iltihap için kullanılan ilaçlar (örn; fenilbutazon, aspirin gibi salisilatlar ve steroidler)

●Uykusuzluk, ruhsal çöküntü (depresyon) ve psikiyatrik bozukluklar için kullanılan ilaçlar

(klordiazepoksid, klozapin, diazepam, ketiapin, disülfiram, fluoksetin, fluvoksamin, sertralin,

metilfenidat, paroksetin, fenotiazinler, trazodon, trisiklik antidepresanlar ve viloksazin)

●Şeker hastalığı (diyabet) için kullanılan ilaçlar (tolbutamid)

●Bazı hormon replasman tedavileri (östrojenler), oral doğum kontrol hapı (kontraseptifler)

(bkz. Hamilelik, Emzirme)

●Organ ve doku nakillerinde nakil reddini önlemek için kullanılan ilaçlar (siklosporin,

takrolimus)

●Kanser için kullanılan ilaçlar ( teniposid, florourasil, kapesitabin, bleomisin, karboplatin,

sisplatin, doksorubusin, metotreksat gibi antineoplastik ajanlar)

●Yüksek kolesterol ve trigliseridlerin düşürülmesi için kullanılan ilaçlar (atorvastatin,

fluvastatin, simvastatin)

●AIDS’in tedavisinde kullanılan ilaçlar (delavirdin, efavirenz, fosamprenavir, indinavir,

lopinavir, nelfinavir, ritonavir, sakuinavir)

● Vücuttan parazitik kurtların atılmasını sağlayan ilaçlar (albendazol, prazikuantel)

●Ameliyatta kullanılan kas gevşeticiler (nöromüsküler blokörler), bazı anestetik ilaçlar

(halotan ve metadon)

●Folik asit, teofilin, D vitamini türevleri

Bu ilaçlardan herhangi birinin tedavinizi etkileyip etkilemediğini belirlemeye yardımcı olmak

üzere, doktorunuzun kanınızdaki fenitoin miktarını test etmesi gerekebilir.

Bitkisel preparat St. John’s wort (sarı kantaron– Hypericum perforatum) bu ilaçla aynı anda

alınmamalıdır. St. John’s wort (sarı kantaron) alıyorsanız, bu ürünü almayı kesmeden önce

doktorunuza danışınız.

– 5 –

EPDANTOİN® ayrıca size uygulanabilecek bazı laboratuvar testleri üzerinde de olumsuz etki gösterebilir.

Çok fazla alkol tüketmek kanınızdaki fenitoin miktarını etkileyebilir.

Eğer reçeteli ya da reçetesiz herhangi bir ilacı şu anda kullanıyorsanız veya son zamanlarda kullandınız ise lütfen doktorunuza veya eczacınıza bunlar hakkında bilgi veriniz.

3.EPDANTOİN® nasıl kullanılır?

Uygun kullanım ve doz/uygulama sıklığı için talimatlar:

EPDANTOİN®’ i her gün aynı saatte almanız tavsiye edilir.

Erişkinler

Gerekli EPDANTOİN® miktarı kişiden kişiye farklılık gösterir. Çoğu erişkin için tek veya bölünmüş doz şeklinde günde 200 mg ve 500 mg arasında bir miktar gereklidir. Bazı durumlarda daha yüksek dozlara ihtiyaç duyulabilir.

EPDANTOİN®’i her zaman için tam olarak doktorunuzun size söylediği şekilde alınız. Doktorunuzun talimatlarına rağmen emin değilseniz, doktorunuza veya eczacınıza danışın.

Yüz siniri ağrısı (trigeminal nevraljinin) tedavisinde etkili doz klinik çalışmalarda belirlenmemiştir. Yetişkinlerde günlük bölünmüş dozlar olarak 300-500 mg arası kullanıldığı bildirilmiştir. Dozunuzu doktorunuz klinik yanıta bakarak ayarlayacaktır. Kan serumunuzdaki EPDANTOİN®miktarına bakması önerilmektedir.

Uygulama yolu ve metodu:

EPDANTOİN® tabletleri yemeklerden sonra 1 bardak su ile çiğnemeden yutunuz.

Değişik yaş grupları:

Çocuklarda kullanımı:

Bebekler ve çocuklar, kilolarına göre uygun olan bir dozla başlatılır (kilolarının her kg’ı için günde 5 mg) ve ilaç günde iki kez bölünmüş doz halinde verilir. Daha sonra doz günde maksimum 300 mg’a kadar çıkarılabilir.

Yeni doğanlarda serum düzeyinin izlenmesi önemlidir.

Yaşlılarda kullanımı:
EPDANTOİN®’in vücuttan temizlenmesi zor olduğundan daha düşük veya az sıklıkta doz ayarlaması gerekebilir.

Başka ilaç da alıyorsanız, EPDANTOİN® dozu doktorunuz tarafından dikkatlice incelenecektir ve size göre ayarlanacaktır.

Özel kullanım durumları

Böbrek yetmezliği:
Böbrek hastalığı olan hastalara oral yükleme dozu verilmemelidir.

Karaciğer yetmezliği:
Karaciğer hastalığı olan hastalara oral yükleme dozu verilmemelidir.

– 6 –

Eğer EPDANTOİN®’in etkisinin çok güçlü veya zayıf olduğuna dair bir izleniminiz var ise doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz.

Kullanmanız gerekenden daha fazla EPDANTOİN® kullandıysanız:

EPDANTOİN®’in aşırı dozu tehlikelidir. Yanlışlıkla çok fazla EPDANTOİN® aldıysanız, hemen doktorunuzla irtibata geçiniz veya en yakın hastanenin acil servisine başvurunuz. Bu gibi bir durumda, içinde EPDANTOİN® olsun olmasın, her zaman etiketli ilaç ambalajını da beraberinizde getiriniz.

EPDANTOİN®’den kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız bir doktor veya eczacı ile konuşunuz.

EPDANTOİN®’i kullanmayı unutursanız

Bir dozu almayı unutursanız, hatırladığınız anda ilacı alınız. Ancak, sonraki ilaç dozu zamanınız gelmişse unuttuğunuz dozu ayrıca almayınız.

Unutulan dozları dengelemek için çift doz almayınız.

EPDANTOİN® ile tedavi sonlandırıldığındaki oluşabilecek etkiler

Doktorunuz size söylemediği sürece EPDANTOİN® almayı durdurmayınız. Bu ilacı aniden keserseniz, bir nöbet geçirebilirsiniz. EPDANTOİN® almayı kesmeniz gereken durumlarda sizin için en iyi yöntemi doktorunuz belirleyecektir. EPDANTOİN® kullanımı ile ilgili herhangi bir sorunuz olursa doktorunuza danışınız.

4.Olası yan etkiler nelerdir?

Tüm ilaçlar gibi EPDANTOİN®’in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.

Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, EPDANTOİN®’i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:

●Hırıltılı solunum, nefes almada zorluk, göz kapağında, yüzde veya dudaklarda şişme, döküntü veya kaşıntı (özellikle tüm vücudu etkiliyorsa). Siyahi insanlarda bunun görülme sıklığı daha yüksektir.

●Cildinizde, içi su dolu kabarcıklara (ağız ve dilinizi etkileyebilir) sebep olan hayatı tehdit edici cilt döküntüleri gelişmişse. Bunlar, Stevens Johnson Sendromu (ciltte veya göz çevresinde kan oturması) veya toksik epidermal nekroliz- TEN (şişlik veya kızarıklıkla seyreden toksik iltihap) olarak bilinen bir rahatsızlığın işaretleri olabilir. Çok seyrek olarak bildirilmişlerdir.

●Morarma fark ederseniz, ateşiniz varsa, solgun görünüyorsanız veya şiddetli boğaz ağrınız varsa. Bunlar, kırmızı kan hücreleri, beyaz kan hücreleri veya kan pulcuğu (trombosit) sayısında düşüşler dahil olarak, kanda bir anormalliğin ilk işaretleri olabilir. Bu etkileri test etmek üzere doktorunuz düzenli olarak kan numuneleri alabilir.

●Özellikle tedavinin ilk iki ayında şişmiş bezlerle seyreden deri döküntüleri ve ateş varsa bunlar aşırı duyarlılık reaksiyonu (antikonvülsan aşırı duyarlılık sendromu (AHS)) ile ilişkili olabilir. Bu durum şiddetli seyreder ve ek olarak eklem ağrısı ve iltihabı yaşarsanız, sistemik lupus eritematozus adı verilen bir durumla ilişkili olabilir.

●Ciltte döküntü, ateş, bezlerin şişmesi, alerjik kan hücresi sayısında artış (eozinofili) ve iç organların iltihaplanması (akciğer, karaciğer, kalp, böbrekler, ince bağırsak) varsa bunlar aşırı duyarlılık reaksiyonu (örn. eozinofili ile birlikte ilaç döküntüsü ve reaksiyonlar (DRESS)) ile ilişkili olabilir.

– 7 –

● Küçük, yüksek steril püstüllerin olduğu kırmızı deri bölgeleri (beyaz/sarı sıvı ile dolu küçük kabarcıklar). Deri kıvrımlarında daha fazla hastalık olma eğilimindedir. Yüzün şişmesi de meydana gelebilir (Akut Jeneralize Ekzantematöz Püstüloz (AGEP)).

●Zihin karışıklığı yaşarsanız veya ciddi bir akıl hastalığı ortaya çıkarsa; bunlar kanınızda yüksek miktarda fenitoin olduğunun işareti olabilir. Fenitoin miktarı kanda yüksek düzeylerde kaldığında, nadir durumlarda düzelmeyen beyin hasarı ve beyinde hacim ve ağırlık azalması (serebral atrofi) gelişmiştir. Kanda ne düzeyde fenitoin olduğunu görmek üzere doktorunuz kan testi yapabilir ve dozunuzu değiştirebilir.

Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin EPDANTOİN®’e karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.

EPDANTOİN® ile tedavi gören hastalarda aşağıdaki yan etkiler bildirilmiştir. Bu yan etkilerden herhangi biri ciddileşirse veya bu kullanma talimatında yer almayan bir yan etki yaşarsanız, lütfen bunu doktorunuza bildiriniz.

Diğer yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sınıflandırılmıştır:

Çok yaygın: 10 hastanın en az birinde görülebilir.

Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.

Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.

Seyrek : 1.000 hastanın birinden az fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir. Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.

Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.

Eldeki veriler ile aşağıdaki yan etkilerin sıklığı net olarak gruplandırılamamaktadır.

Bilinmiyor
-Olağandışı göz hareketleri (nistagmus)
-Sakin olamama
-Hareketleri kontrol etmede zorluk
-Titreme
-Anormal veya koordine olmayan hareketler
-Geveleyerek konuşma,
-Kafa karışıklığı (konfüzyon)
-Karıncalanma ve uyuşma
-Uyku hali
-Baş dönmesi
-Denge bozukluğundan kaynaklanan baş dönmesi (vertigo)

-Uykusuzluk
-Sinirlilik hali
-Kas seğirmesi
-Baş ağrıları
-Tat almada değişiklik
-Hafif olan kızamık ve kurdeşen benzeri reaksiyonlar da dahil olarak, deri döküntüsü
-Kabarmaya neden olan hayatı tehdit eden cilt döküntüleri (bu durum ağız ve dili etkileyebilir)-Mide bulantısı
-Kusma
-Kabızlık

– 8 –

-Lenf bezinde şişme (lenfadenopati), bir tür kırmızı kan hücresi sayısında azalma (saf kırmızı hücre aplazisi).

-Trombosit (pıhtılaşmayı sağlayan kan hücresi) sayısında azalma, akyuvar sayısında azalma (lökopeni), granülosit (akyuvarların bir türü) sayısında azalma (granülositopeni), akut gelişen beyaz kan hücresi sayısında azalma (agranülositoz), kemik iliği baskılanması ile beraber ya da tek başına seyreden kan hücrelerinin sayısında azalma (pansitopeni) ve tipik olmayan kansızlık (aplastik anemi)
-Böbrek ve karaciğerde iltihap
-Ölümle sonuçlanabilecek karaciğer hasarı veya karaciğer yetmezliği (cildin sararması ve göz akının beyazlaması gibi belirtiler gösterir).

-Penisin şeklinde değişiklik (Peyronie Hastalığı) -Ağrılı ereksiyon.

-Parmakların düz tutulmasında zorlukla birlikte ellerde değişiklik
-Yüz özelliklerinde değişiklik
-Dudak ve dişetinde şişme
-Diş eti büyümesi
-Vücut veya yüzde artan anormal tüylenme
-Avuç içindeki bağ dokusunda görülen ağrısız sertleşme (Dupuytren kontraktür.)
-Yüksek kan şekeri düzeyleri veya kanda düşük kalsiyum, fosfat, folik asit ve D vitamini düzeyleri,
-Beslenme ile veya güneş ışığına maruz kalarak ayrıca yeterli D vitamini almazsanız, kemik ağrısı, kemik erimesi (osteopeni veya osteoporoz) veya kırıklar görülebilir.

Fenitoin kullanımı anormal tiroid testi sonuçlarına neden olabilir.

-Nefes almada sorun,
-Akciğer zarında iltihap (zatürre)

-Vücudun enfeksiyona karşı savunmasında sorunlar,
-Arter duvarlarında enflamasyon, immunoglobin (vücutta bulunan bağışıklık proteini) anormallikleri
-Siyahi hastalarda deride döküntü ve karaciğer hasarı oluşması (hepatotoksisite).

-Osteopeni ve osteoporoz (kemik dokusunun zayıflaması) gibi kemik bozuklukları ve kırılmalar.

Eğer uzun dönem antiepileptik ilaç kullanıyorsanız, daha önceden osteoporoz gibi kemikleriniz ile ilgili bir sorununuz var ise veya steroidler denilen ilaçlardan kullanıyorsanız doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Çocuk hastalar ile yetişkin hastaların yan etki profilleri genellikle benzerdir. Diş eti büyümesi, ağız temizliğine yeterli önem vermeyen çocuk hastalarda yetişkin hastalara göre daha sık görülmektedir.

Yan etkilerin raporlanması

Kullanma Talimatında yer alan veya almayan herhangi bir yan etki meydana gelmesi durumunda cınız veya hemşireniz ile konuşunuz. Ayrıca karşılaştığınız yan etkileri sitesinde yer alan “İlaç Yan Etki Bildirimi” ikonuna tıklayarak ya da 0 800 314 00 08 numaralı yan etki bildirim hattını arayarak Türkiye Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildiriniz. Meydana gelen yan etkileri bildirerek kullanmakta olduğunuz ilacın güvenliliği hakkında daha fazla bilgi edinilmesine katkı sağlamış olacaksınız.

Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.

– 9 –

5.EPDANTOİN®’in saklanması

EPDANTOİN®’i çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.

25oC altındaki oda sıcaklığında ve nemden koruyarak saklayınız.

Son kullanma tarihiyle uyumlu olarak kullanınız.

Ambalajdaki son kullanma tarihinde sonra EPDANTOİN®’i kullanmayınız.

Son kullanma tarihi geçmiş veya kullanılmayan ilaçları çöpe atmayınız! Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca belirlenen toplama sistemine veriniz.

Eğer üründe ve/veya ambalajında bozukluklar fark ederseniz EPDANTOİN®’i kullanmayınız.

Ruhsat sahibi:
Exeltis İlaç San. ve Tic. A.Ş.

Kültür Mah. Nisbetiye Cad. No: 56
Akmerkez B Blok Kat:6 D:574
Etiler Beşiktaş / İstanbul / TÜRKİYE
Tel 0212 365 93 30
0Faks
E-posta :

Üretim yeri:
PharmaVision San. ve Tic. A.Ş.

Davutpaşa Caddesi No. 145
Topkapı / Zeytinburnu / İstanbul / TÜRKİYE

Bu kullanma talimatı ……….. tarihinde onaylanmıştır.

– 10 –

Doktorlar İçin Kullanma Talimatı

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

EPDANTOİN® 100 mg tablet

2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde:
Bir tablet 100 mg fenitoin sodyum (difenilhidantoin sodyum) içerir.

Yardımcı madde(ler):
Yardımcı maddeler için, Bölüm 6.1’e bakınız.

3. FARMASÖTİK FORM

Tablet

Beyaz veya beyaza yakın renkte, hafif bombeli, bir yüzünde kırma çizgisi, diğer yüzü düz olan tablet.

4. KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1. Terapötik endikasyonlar
Fenitoin, jeneralize tonik-klonik (grand mal epilepsi) ve kompleks parsiyel konvülsiyonların (psikomotor, temporal lob dahil fokal) kontrol altına alınmasında ve beyin cerrahisi sırasında ya da sonrasında ve/veya ciddi baş yaralanmalarında konvülsiyonların önlenmesi ve tedavisinde endikedir. Fenitoin trigeminal nevralji tedavisinde de kullanılır fakat karbamazepinin etkili olamadığı hallerde veya karbamazepine intoleransı olan hastalarda sadece ikinci basamak tedavi olarak kullanılır.

4.2. Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji / uygulama sıklığı ve süresi:

Genel
Fenitoin tablet, fenitoinin sodyum tuzu ile formüle edilmiştir.

Sodyum tuzundan serbest asit formuna geçerken ilaç içeriğinde yaklaşık % 8 artma olduğundan serbest asit ile formüle edilmiş üründen sodyum tuzu ile formüle edilmiş ürüne geçildiği zaman (veya tam tersi) doz ayarlanmalı ve serum düzeyi izlenmelidir.

Azami yarar sağlanması için her hastada doz ayrı ayrı belirlenmelidir. Bazı vakalarda optimal doz ayarlaması yapılabilmesi için serumdaki ilaç düzeyinin belirlenmesi gerekebilir. Klinikte toksisite belirtisi olmadan, 10 – 20 mcg/mL’lik serum fenitoin düzeyleriyle optimum kontrol sağlanabilirse de, bazı hafif tonik-klonik (grand mal) epilepsi vakalarında daha düşük fenitoin serum düzeyleriyle kontrol sağlanabilir. Tavsiye edilen dozlarla fenitoinin kararlı durum serum düzeylerinin sağlanması için 7-10 günlük bir süre gerekebilir ve doz değişiklikleri (artırma ya da azaltma) 7-10 günden kısa sürede yapılmamalıdır. Nöbetlerin kontrolü düşük tedavi dozları ile sürdürülmelidir.

1

Erişkinlerde

Bölünmüş günlük doz:
Başlangıçta günde 3-4 mg/kg’dır, gerekli ise sonradan doz ayarlaması yapılır. Bir çok erişkinde günde tek veya bölünmüş 200-500 mg idame dozu yeterli olacaktır. Dozaj, miktar belirleme olanağı mevcut olan yerlerde serum düzeyine göre ayarlanır.

Daha önce hiç tedavi uygulanmamış hastalarda üç eşit doza bölünerek günde 300 mg doz ile başlanabilir ve daha sonra hastanın gereksinimlerine göre doz ayarlanabilir. Çoğu yetişkinde uygun idame dozu üç eşit doza bölünmüş günde 300 mg veya dört eşit doza bölünmüş 400 mg’dır. Gerekli durumlarda doz günde 600 mg’a çıkarılabilir.

Yetişkin hastalarda acil olmayan yükleme dozu:
Hızla kararlı durum serum düzeyleri gereken ve intravenöz uygulamanın tercih edilmediği erişkinlerde acil olmayan durum tedavisini başlatmada oral yükleme dozu kullanılmasını tavsiye eder. Bu doz rejimi yalnız fenitoin serum düzeylerinin yakından izlenebileceği bir klinik ya da hastane ortamında bulunan hastalarda kullanılmalıdır. Başlangıçta tavsiye edilen doz bir gramlık fenitoin tabletin üç doza bölünmesi (400 mg, 300 mg, 300 mg) ve iki saatte bir uygulanmasıdır. Daha sonra yükleme dozundan 24 saat sonra normal idame dozuna geçilir ve serum düzeyi sık sık takip edilir.

Trigeminal nevraljide yetişkin dozu: Klinik olarak etkili doz klinik çalışmalarda belirlenmemiştir. Yetişkinlerde 300-500 mg bölünmüş günlük dozlar literatürlerde raporlanmıştır. Doz, klinik cevaba göre ayarlanmalıdır. Serum fenitoin seviyesinin belirlenmesi önerilmektedir. Toplam fenitoin seviyesi 20 mcg/ml’yi geçmemelidir.

Uygulama şekli:
Sadece ağızdan kullanım içindir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Böbrek yetmezliği:
Böbrek hastalığı olan hastalara oral yükleme dozu verilmemelidir.

Karaciğer yetmezliği:
Karaciğer hastalığı olan hastalara oral yükleme dozu verilmemelidir.

Pediyatrik popülasyon:
Başlangıçta günde 5 mg/kg iki ya da üç eşit doza bölünerek verilir, daha sonra doz her hastada ayrı ayrı, günde en fazla 300 mg olmak üzere ayarlanır. Tavsiye edilen günlük idame dozu genellikle 4-8 mg/kg’dır. Altı yaşından büyük çocuklar ve genç erişkinlerde minimum yetişkin dozu (günde 300 mg) gerekebilir. Günlük doz eşit olarak bölünemiyorsa daha yüksek olan doz gece yatarken verilmelidir.

Yeni doğan bebeklerde fenitoinin oral kullanımını takiben absorpsiyonu önceden bilinmez. Ayrıca, fenitoinin metabolizması düşüktür. Bu nedenle, özellikle yeni doğanlarda serum düzeyinin izlenmesi önemlidir.

Geriyatrik popülasyon:
Yaşlı hastalarda fenitoin klirensi kısmen azalmıştır ve daha düşük veya az sıklıklarda dozlama gerekebilir (Bkz. Bölüm 5.2).

2

EPDANTOİN®’in yetişkin dozunda olduğu gibi aynı kılavuzlar kullanılarak hastanın bireysel gerekliliklerine göre titre edilir. Yaşlı hastalar çoklu ilaç terapilerine eğilimli olduklarından, ilaç etkileşimleri olasılığı akılda tutulmalıdır.

4.3. Kontrendikasyonlar

Fenitoine, EPDANTOİN® içindeki diğer bileşenlere ya da diğer hidantoinlere aşırı duyarlılığı olan hastalarda kontrendikedir.

EPDANTOİN® ile delavirdinin birlikte kullanımı, delavirdine virolojik cevap alınamama potansiyeli veya diğer nükleozid olmayan revers transkriptaz inhibitörlerine olası rezistans durumlarından dolayı kontrendikedir.

4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Genel
Fenitoin absans (petit mal) konvülsiyonlarında etkili değildir. Tonik-klonik (grand mal) ve absans (petit mal) nöbetleri bir arada bulunuyorsa kombine ilaç tedavisi gerekir.

EPDANTOİN® hipoglisemi veya diğer metabolik kaynaklı nöbetlerde kullanım için uygun değildir.

Epilepsili hastalarda fenitoin status epileptikus oluşumunu da içeren nöbet sıklıklarını hızlandırabileceğinden aniden kesilmemelidir. Hekim dozun azaltılmasını, ilacın kesilmesini ya da yerine alternatif antiepileptik ilaç verilmesini uygun görüyorsa bunun aşamalı olarak yapılması gerekir. Ancak, alerjik bir reaksiyon ya da aşırı duyarlılık reaksiyonu durumunda hızla alternatif bir tedaviye geçilmesi gerekebilir. Bu durumda alternatif tedavi hidantoin kimyasal sınıfında olmayan bir antikonvülzan ilaç olmalıdır.

Kronik alkol kullanımı serum düzeylerini düşürebilirken, akut alkol kullanımı fenitoinin serum düzeylerini yükseltebilir.

Serbest fenitoinin artmış fraksiyonu nedeniyle renal veya hepatik hastalığı olan ya da hipoalbuminemi görülen hastalarda; total fenitoin plazma konsantrasyonu yorumlaması dikkatle yapılmalıdır. Hiperbilirubinemi olan hastalarda fenitoinin serbest konsantrasyonu yükselmiş olabilir. Bu hasta populasyonlarında serbest fenitoin konsantrasyonu daha faydalı olabilir.

St. John’s wort (Hypericum perforatum) içeren bitkisel preparatlar, plazma konsantrasyonlarında azalma riskinden dolayı ve fenitoinin klinik etkisini azaltacağından fenitoin alırken kullanılmamalıdır (Bkz.Bölüm 4.5).

nöbetleri

kötüleştirebilir.

İntihar:

Çeşitli endikasyonlarda antiepileptik ilaç kullanan hastalarda intihar düşüncesi ve davranışları bildirilmiştir. Antiepileptik ilaçlar ile yapılmış randomize plasebo kontrollü bir meta analiz çalışmasında, intihar düşüncesi ve davranışlarında ufak bir artış görülmüştür. Fenitoin için muhtemel risk bilinmemekte olup, mevcut veriler intihar düşünce ve davranışlarında artış ile ilgili riski dışlamamaktadır. Bu nedenle hastalar intihar düşüncesi ve davranışı açısından yakından izlenmelidir. İntihar düşüncesi ve davranışı ortaya çıktığında, hasta ve hasta yakınının tıbbi destek alması önerilmelidir.

3

Kardiyak Etkiler
Çoğunlukla fenitoin toksisitesi ile ilişkili olmakla beraber, fenitoinin önerilen doz ve seviyelerinde de bradikardi ve asistol/kalp durması olguları bildirilmiştir (bkz. Bölüm 4.9).

Hipersensitivite Sendrom HSS/Eozinofili ile birlikte ilaç döküntüsü ve Sistemik
Semptomlar (HSS/DRESS)
HSS/DRESS, fenitoinin de dahil olduğu antikonvülzan ilaç alan bazı hastalarda bildirilmiştir. Bu olayların bazıları ölümcül veya hayatı tehdit edici boyutta olmuştur.

HSS/DRESS genellikle ateş, deride kızarıklık, lenfadenopati ile ortaya çıkar. Fakat belirtileri sadece bunlarla sınırlı değildir. Hepatit, nefrit, hematolojik anormallikler, miyokardit, miyozit veya pnömoni gibi diğer organ sistemi tutulumu ile birlikte görülür. Başlangıç semptomları akut viral enfeksiyonu çağrıştırır. Diğer yaygın belirtileri artralji, sarılık, hepatomegali, lökositoz ve eozinofilidir. Mekanizma bilinmemektedir. İlk ilaç maruziyeti ile belirtiler arasında geçen zaman genellikle 2-4 haftadır fakat antikonvülzan alan bireylerde 3 veya daha fazla ay sonra rapor edilmiştir. Bu bulgu ve belirtiler ortaya çıkarsa hasta hemen değerlendirilmelidir. Bulgu ve belirtiler için alternatif bir neden belirlenemez ise fenitoin hemen bırakılmalıdır.

Siyahi hastalar, daha önceden bu sendromu yaşamış (fenitoin veya diğer başka bir antikonvülzan ilaç ile) hastalar, ailesinde bu sendrom öyküsü olan hastalar ve bağışıklık sistemi baskılanmış olan hastalar HSS/DRESS gelişimi konusunda risk altındadırlar. Daha önceden duyarlılaşmış kişilerde daha şiddetli bir şekilde meydana gelir.

Ciddi deri reaksiyonları
Yaşamı tehdit eden ciddi kutanöz advers reaksiyonlar (SCAR’lar) gibi akut jeneralize ekzantematöz püstülozis (AGEP) (bkz. Bölüm 4.8), Stevens-Johnson Sendrom (SJS), toksik epidermal nekroliz (TEN) ve DRESS EPDANTOİN® kullanımı ile bildirilmiştir. Ciddi deri reaksiyonları uyarı olmadığı halde oluşabiliyor olsa bile, hastalar HSS/DRESS belirti ve bulgularına (Bkz. Bölüm 4.4- HSS/DRESS) ve döküntü oluşma ihtimaline karşı uyarılmalı ve cilt reaksiyonları açısından yakından izlenmelidir. Hastalar herhangi bir bulgu ve belirti ile karşılaştıklarında doktorlarından hemen yardım almalıdırlar. SJS ve TEN’in en yüksek görülme riski tedavinin ilk haftasıdır.

SJS ve TEN bulgu ve belirtileri (örn. su dolu kabarcık veya mukozal lezyon ile seyreden ilerleyen deri döküntüsü) varsa EPDANTOİN® bırakılmalıdır. SJS ve TEN kontrolünde en iyi sonuçlar erken teşhis ve şüpheli ilacın hemen bırakılması ile elde edilmiştir. İlacı erken bırakma, daha iyi bir prognoz ile ilişkilidir. Eğer hastada EPDANTOİN® kullanımı ile SJS ve TEN geliştiyse bu hastalarda hiçbir zaman tekrar EPDANTOİN®’e başlanmamalıdır.

Döküntü daha hafif tipteyse (kızamık benzeri ya da skarlatiniform) döküntü tümüyle kaybolduktan sonra tedaviye geri dönülebilir. Tedaviye tekrar başladıktan sonra döküntü yeniden ortaya çıkarsa bir daha fenitoin tedavisi uygulanması kontrendikedir. Fenitoin ile görülebilen ciddi deri reaksiyonları ve diğer hipersensitivite reaksiyonları riski siyahi hastalarda daha yüksek olabilir.

Çin ırkından olan hastalarda yapılmış olan çalışmalarda, diğer karbamazepin kullanan hastalarda kalıtım yolu ile alınan HLAB geninin allelik varyantı olan HLA-B* 1502’nin varlığı ve SJS/TEN geliştirme riski arasında güçlü bir bağlantı olduğu bulunmuştur.

Fenitoin dahil SJS/TEN ile ilgili ilaç kullanan Tayland ve Han Çin kökenli hastalarda HLA-B*1502, SJS/TEN’in gelişme riskinin artışıyla ilişkili olabilir. Bu hastalarda HLA- B*1502 pozitif olduğu biliniyorsa, fenitoinin kullanımı faydalarının, risklerini aştığı durumlarda düşünülmelidir.

4

Kafkas ve Japon popülasyonunda HLA-B * 1502 aleli sıklığı son derece düşüktür ve bu nedenle risk konusunda sonuca varmak mümkün değildir. Diğer etnik kökenlerde de risk ilişkisi ile ilgili yeterli bilgi mevcut değildir.

Tayvanlı, Japon, Malezyalı ve Taylandlı hastalarda vaka kontrolü, genom çapında ilişkilendirme çalışmaları, azalmış fonksiyon CYP2C9*3 varyantının taşıyıcılarında SCAR riskinin arttığını belirlemiştir.

CYP2C9 metabolizması
Fenitoin, CYP450 CYP2C9 enzimi tarafından metabolize edilir. Azalmış fonksiyon CYP2C9*2 veya CYP2C9*3 varyantlarının (CYP2C9 substratlarının orta veya zayıf metabolizörleri) taşıyıcısı olan hastalar, artan fenitoin plazma konsantrasyonları ve müteakip toksisite riski altında olabilir. CYP2C9*2 veya CYP2C9*3 alelleri azalmış fonksiyonunun taşıyıcısı olduğu bilinen hastalarda, klinik yanıtın yakından izlenmesi tavsiye edilir ve plazma fenitoin konsantrasyonlarının izlenmesi gerekebilir.

Anjiyoödem
Fenitoin ile tedavi edilen hastalarda anjiyoödem bildirilmiştir. Yüz, perioral veya üst solunum yolu şişmesi gibi anjiyoödem belirtileri ortaya çıkarsa fenitoin derhal kesilmelidir (bkz. Bölüm 4.8).

Karaciğer hasarı
Fenitoin proteinlere yüksek oranda bağlanır ve karaciğer tarafından büyük ölçüde metabolize edilir. Bu nedenle karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalarda birikim ve toksisiteyi önlemek için azaltılmış doz gerekebilir.

Üremide olduğu gibi proteine bağlanmanın azaldığı durumlarda, total serum fenitoin seviyeleri buna paralel olarak düşürülecektir. Bununla birlikte, farmakolojik olarak etkin serbest ilaç konsantrasyonunun değişme ihtimali yoktur.

Bu nedenle, bu koşullar altında terapötik kontrol total fenitoin seviyeleri 10-20 mg/L (40-80 mikromol/L) olan normal oranın altındaki düzeylerde elde edilir.

Fenitoin ile seyrek de olsa akut karaciğer yetmezliği vakaları da dahil akut hepatotoksisite vakaları bildirilmiştir. Bu olaylar HSS/DRESS (Bkz Bölüm 4.4) ile ilişkilendirilmiş olup, genellikle tedavinin ilk 2 ayı içinde ortaya çıkar. Karaciğer işlevi bozulmuş hastalar, yaşlı hastalar ya da ciddi hastalık tablosundakilerde erken toksisite belirtileri ortaya çıkabilir.

Siyahi hastalarda hepatotoksisite ve diğer hipersensitivite reaksiyonlarının görülme riski daha yüksek olabilir.

Merkezi Sinir Sistemine etkisi
Serum fenitoin düzeyleri optimal aralığın üstünde kalırsa “delirium”, “psikoz” ya da “ensefalopati” olarak adlandırılan konfüzyon tabloları ya da ender olarak geri dönüşsüz serebellar disfonksiyon ve/veya serebellar atrofi meydana gelebilir. Bu nedenle, ilk akut toksisite belirtisinde serumdaki ilaç düzeyinin belirlenmesi tavsiye edilir. Serum düzeyleri çok yüksekse fenitoin tedavisinde dozun azaltılması gerekir; semptomlar devam ederse fenitoin tedavisinin kesilmesi tavsiye edilir.

Hematopoetik etki
Fenitoin kullanımı ile ilişkili, hematopoietik komplikasyonlar nadiren bildirilmiştir; bunların bazıları ölümcüldür. Trombositopeni, lökopeni, granülositopeni, agranülositoz, kemik iliği baskılanmış olsun olmasın pansitopeni dahildir.

5

Fenitoin ile benign lenf düğümü hiperplazisi, psödolenfoma, lenfoma ve Hodgkin hastalığı dahil lenfadenopati (lokal ya da yaygın) gelişmesi arasında bir ilişki olduğunu düşündüren bazı vakalar bildirilmiştir. Bir neden ve sonuç ilişkisi saptanmış olmasa da, lenfadenopati meydana gelmesi bu tablonun başka lenf düğümü patolojisi tiplerinden ayırt edilmesi gerektiğini gösterir. Lenf düğümü tutulumu, HSS/DRESS’e benzeyen semptomlar ile birlikte ya da bu belirtiler olmadan ortaya çıkabilir. Bütün lenfadenopati vakalarında uzun bir süre gözlem yaparak takip gerekir ve konvülsiyonların alternatif antikonvülzan ilaçlar ile kontrol altına alınabilmesi için gereken her şey yapılmalıdır.

Makrositoz ve megaloblastik anemi meydana gelmiş olsa da, bu durumlar genellikle folik asit tedavisine yanıt verir. Fenitoin tedavisine folik asit eklenirse konvülsiyon kontrolü azalabilir.

Metabolik etki
Fenitoin ile porfiride alevlenme arasında bir bağlantı kuran izole vaka raporları göz önünde tutulursa, söz konusu hastalıktan şikayetçi hastalara fenitoin uygulanırken dikkat edilmelidir.

Fenitoin, glukoz metabolizmasını etkileyebilir ve insülin salınımını engelleyebilir. Toksik düzeylerle ilişkili olarak hiperglisemi bildirilmiştir.

Kas-İskelet sistemi etkisi
CYP450 enzim indükleyici olarak gösterilen fenitoin ve diğer antikonvülzanların Vitamin D3’ün metabolizmasını artırarak indirek olarak kemik mineral metabolizmasını etkilediği düşünülür. Bu, kronik olarak tedavi edilen epileptik hastalarda Vitamin D eksikliği veya osteomalasi riskinin yükselmesine, kemik kırılmasına, osteoporoza, hipokalsemiye ve hipofosfatemiye neden olabilir.

Endokrin bozukluklar
Fenitoin kullanımı ile ilişkili sekonder hiperparatiroidizm bildirilmiştir.

Gebe Kalma Olasılığı Olan Kadınlar
Fenitoin gebe kadına verildiğinde fetüse zarar verebilir. Doğumdan önce fenitoine maruz kalınmasıyla majör konjenital malformasyonlar ve diğer olumsuz gelişimsel sonuçlar için risk artabilir (bkz. Bölüm 4.6).

Alternatif uygun tedavi seçenekleri dikkatle değerlendirildikten sonra yararın risklerden daha ağır bastığına karar verilmedikçe çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlarda EPDANTOİN®kullanılmamalıdır.

Çocuk doğurma potansiyeli olan bir kadında fenitoin tedavisine başlamadan önce gebelik testi yapılması düşünülmelidir.

Çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlar, hamilelikleri sırasında fenitoin almaları durumunda fetüs üzerindeki potansiyel risk konusunda tam olarak bilgilendirilmelidir.

Gebe kalma olasılığı olan kadınlar gebe kalmayı planlarken en kısa zamanda, gebe kalmadan ve gebelik önleyici önlemler bırakılmadan önce, alternatif tedavilere geçilmesi için doktorlarına danışmaları tavsiye edilmelidir (bkz. Bölüm 4.6).

Çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlara, hamile kalırsa veya hamile olabileceğini düşünürse ve fenitoin alıyorsa derhal doktoruyla iletişime geçmeleri tavsiye edilmelidir.

Çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlar, tedavi sırasında ve tedaviyi bıraktıktan sonraki bir ay boyunca etkili doğum kontrolü kullanmalıdır. Enzim indüksiyonu nedeniyle, EPDANTOİN®hormonal kontraseptiflerin terapötik etkisinin ortadan kalkmasına yol açabilir. Bu nedenle gebe

6

kalma olasılığı olan kadınlara başka etkili kontraseptif yöntemlerin kullanımı hakkında bilgi verilmelidir (bkz. Bölüm 4.5 ve 4.6).

Oral fenitoin formülasyonları kullanan hastalar için bilgi

Fenitoin, kan serumu folik asit seviyelerinin düşmesine neden olabilir. Kan serum folat konsantrasyonlarının her 6 ayda en az bir kez kontrol edilmesi ve gerekiyorsa folik asit takviyeleri verilmesi önerilir.

4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

İlaç Etkileşimleri
Fenitoin serum plazma proteinlerine kapsamlı şekilde bağlanır ve kompetitif yer değiştirmeye yatkındır. Fenitoin hepatik sitokrom (CYP) P450 enzimleri olan CYP2C9 ve CYP2C19 ile metabolize edilir ve doymalı metabolizmaya maruz kaldığı için özellikle inhibitör ilaç etkileşimlerine duyarlıdır. Metabolizmanın inhibisyonu dolaşan fenitoin konsantrasyonunda belirgin bir artışa yol açabilir ve ilaç toksisitesi riskini arttırır.

Fenitoin, hepatik ilaç metabolizasyonundaki enzimlerin güçlü bir uyarıcısıdır ve bu enzimlerle metabolize edilen ilaçların seviyelerini düşürebilir.

Serum fenitoin düzeylerini artıran ya da azaltan ya da fenitoinin etkileyebileceği pek çok ilaç vardır. Serum fenitoin konsantrasyonlarının belirlenmesi özellikle olası ilaç etkileşimlerinden şüphelenildiğinde önem taşır. Çok yaygın meydana gelen ilaç etkileşimleri aşağıda belirtilmiştir.

1. Fenitoin serum düzeylerini arttırabilecek ilaçlar

Tablo 1. Fenitoin serum düzeylerini potansiyel olarak artırabilecek ilaç sınıflarını özetlemektedir.

Her sınıftaki ilaçlar (örnek)

azapropazon
fenilbutazon
salisilatlar

halotan

kloramfenikol
eritromisin
izoniazid
sülfadiazin
sülfametizol
sülfametoksazol-trimetoprim sülfafenazol
sülfisoksazol
sülfonamidler

felbamat
okskarbazepin sodyum valproat
süksinimidler

7

topiramat

amfoterisin B
flukonazol
ketokonazol
mikonazol
itrakonazol
vorikonazol

kapesitabin
florourasil

klordiazepoksit
diazepam
disulfiram
metilfenidat
trazodon
viloksazin

amiodaron
dikumarol
diltiazem
nifedipin
tiklopidin

fluvastatin

simetidin

östrojenler

takrolimus

tolbutamid

omeprazol

fluoksetin
fluvoksamin
sertralin

*Bu liste kapsayıcı veya kapsamlı olmayı amaçlamamaktadır. Her bir ürün için, ürün bilgilerine bakılmalıdır.

2.Fenitoinin serum düzeylerini azaltabilecek ilaçlar
Tablo 2. Fenitoin plazma düzeylerinipotansiyelolarak azaltabilecek ilaç sınıflarını özetlemektedir.

8

fosamprenevir nelfinavir

ritonavir

Fenitoinin serum düzeyleri St. John’s Wort (Hypericum perforatum) içeren bitkisel preparatlar ile birlikte kullanıldığında azalabilir. Bu etkileşim, ilaç metabolize edici enzimlerin St. John’s Wort ile indüklenmesinden dolayıdır. Bu nedenle, St. John’s Wort içeren bitkisel preparatlar fenitoin ile birlikte kullanılmamalıdır. St. John’s Wort ile tedavi sona erdirildikten sonra indükleme etkisi en az 2 hafta devam edebilir. Eğer hastalar son zamanlarda St. John’s Wort aldıysa, antikonvülzan düzeyi kontrol edilmeli ve St. John’s Wort kesilmelidir. Antikonvülzan düzeyler St. John’s Wort kesildikten sonra artabilir. Antikonvülzan dozunun ayarlanması gerekebilir.

3. Fenitoinin serum düzeylerini artırabilen ya da azaltabilen ilaçlar

Tablo 3. Fenitoinin serum düzeylerini artırabilen ya da azaltabilen ilaç sınıflarını özetlemektedir.

*Bu liste kapsayıcı veya kapsamlı olmayı amaçlamamaktadır. Her bir ürün için, ürün bilgilerine bakılmalıdır.

4. Kandaki düzeyleri ve/veya etkileri fenitoin tarafından değiştirilebilecek ilaçlar

9

Tablo 4. Kandaki düzeyleri ve/veya etkileri fenitoin tarafından değiştirilebilecek ilaç sınıflarını özetlemektedir.

Her sınıftaki ilaçlar (örnek)

doksisiklin
rifampin
tetrasiklin

apiksaban
dabigatran
edoksaban
rivaroksaban
varfarin

karbamazepin
lakozamid
lamotrijin
fenobarbital
sodyum valproat
valproik asit

azoller
posakonazol
vorikonazol

albendazol
prazikuantel

tenipozid

tikagrelor

delavirdin*
efavirenz
fosamprenavir
indinavir
lopinavir/ritonavir nelfinavir
ritonavir
sakinavir

teofilin

dijitoksin
digoksin
meksiletin
nikardipin
nimodipin
nisoldipin
kinidin
verapamil

10

furosemid

atorvastatin
fluvastatin
simvastatin

östrojenler
oral kontraseptifler

diazoksit

alkuronyum
sisatrakuryum
pankuronyum
rokuronyum
vekuronyum

metadon

klorpropamid
glibürid
tolbutamid

klozapin
ketiapin
paroksetin
sertralin

vitamin D

*Bu liste kapsayıcı veya kapsamlı olmayı amaçlamamaktadır. Her bir ürün için, ürün bilgilerine bakılmalıdır.

*Fenitoinin delavirdin ile birlikte uygulanması durumunda, fenitoin ile enzim indüksiyonunun delavirdin plazma konsantrasyonunu azaltma potansiyeli, virolojik yanıt kaybı ve delavirdin veya nükleozid olmayan ters transkriptaz inhibitörlerine karşı muhtemel direnç oluşturacağı nedeniyle fenitoinin delavirdin ile birlikte kullanımı kontrendikedir (Bkz. Bölüm 4.3).

Gerçek bir farmakokinetik etkileşim olmasa bile trisiklik antidepresanlar ve fenotiyazinlerin birlikte kullanımı duyarlı hastalarda nöbetlere zemin hazırlayabilirler ve fenitoin dozunun ayarlanması gerekebilir.

Valproatın hiperamonyemi ile birlikte kullanımı
Fenitoin ve valproatın birlikte uygulanması, valproatla ilişkili hiperamonyemi riskinde artış ile ilişkilendirilmiştir. Bu iki ilaçla birlikte tedavi edilen hastalar, hiperamonyemi belirti ve semptomları açısından izlenmelidir.

İlaç-laboratuvar testi etkileşimleri
Fenitoin, muhtemelen periferal metabolizmanın artması sonucunda total ve serbest tiroksinin serum düzeylerinde kısmen azalmaya neden olabilir. Bu değişiklikler klinik olarak hipotiroidizme neden olmaz ve sirküle olan TSH düzeylerini etkilemez. Bu nedenle fenitoin kullanan hastalarda hipotiroidizm tanısı için kullanılabilir. Fenitoin, hipotiroidizmin tanısında kullanılan alım ve süpresyon testlerini etkilemez.

11

Ayrıca deksametazon ya da metirapon testlerinde değerlerin normalden düşük çıkmasına da yol açabilir. Fenitoin serum glukoz, alkali fosfataz ve gama glutamil transpeptidaz (GGT) düzeylerinin yükselmesine, kalsiyum ve folik asit serum düzeylerinin azalmasına neden olabilir. Serum folat konsantrasyonlarının en az 6 ayda bir kez ölçülmesi ve gerekli ise folik asit suplemanlarının verilmesi tavsiye edilir. Fenitoin kan kalsiyumu ve kan şekeri metabolizma testlerini etkileyebilir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Pediyatrik popülasyon:

Fenitoinin çocuklarda ve adölesanlarda etkileşim çalışmaları yapılmamıştır.

4.6. Gebelik ve laktasyon Genel tavsiye

Gebelik kategorisi: D

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Alternatif uygun tedavi seçenekleri dikkatle değerlendirildikten sonra potansiyel yararın risklerden daha ağır bastığına karar verilmedikçe, çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlarda EPDANTOİN®kullanılmamalıdır. Kadın, hamilelik sırasında fenitoin alınması halinde fenitoin potansiyel zarar riski ve dolayısıyla herhangi bir hamileliği planlamanın önemi hakkında tam olarak bilgilendirilmeli ve anlamalıdır. EPDANTOİN® ile tedaviye başlamadan önce çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlarda gebelik testi yapılması düşünülmelidir.

Çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlar, tedavi sırasında ve tedaviyi bıraktıktan sonraki bir ay boyunca etkili doğum kontrolü kullanmalıdır. Enzim indüksiyonu nedeniyle, EPDANTOİN®hormonal kontraseptiflerin terapötik etkisinin başarısız olmasına neden olabilir, bu nedenle çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlara diğer etkili doğum kontrol yöntemlerinin kullanımı konusunda danışmanlık verilmelidir (bkz. Bölüm 4.5). En az bir etkili doğum kontrol yöntemi (rahim içi kullanılan cihaz) veya bir bariyer yöntemi de dahil olmak üzere iki tamamlayıcı doğum kontrol yöntemi kullanılmalıdır. Kontrasepsiyon yöntemini seçerken hastayı tartışmaya dahil ederek her durumda bireysel koşullar değerlendirilmelidir.

Gebe kalmayı planlayan kadınlar ve gebe kadınlar
Gebe kalmayı planlayan kadınlarda gebe kalmadan önce ve kontrasepsiyon bırakılmadan önce, alternatif tedavilere geçilmesi konusunda her tür çaba gösterilmelidir. Eğer bir kadın fenitoin alırken gebe kalırsa en kısa zamanda alternatif tedavilere geçmek için her tür çaba gösterilmelidir.

Epilepside tedavi için yeni bir değerlendirme yapmadan EPDANTOİN® kesilmemelidir. Kadın, fetüse potansiyel zararı hakkında bilgilendirilmeli ve anlamalıdır.

Risklerin ve faydaların dikkatli bir şekilde değerlendirilmesine dayanırsa, hamilelik sırasında EPDANTOİN tedavisine devam edilir, tarif edilen malformasyonların olası oluşumunu tespit etmek için en düşük etkili dozun kullanılması ve doğum öncesi özel izleme yapılması tavsiye edilir.

Gebelik dönemi
Genel olarak antiepileptik ilaçlara bağlı risk
Antiepileptik alan ve gebe kalma olasılığı olan tüm kadınlara ve özellikle gebe kalmayı planlayan ya da gebe olan kadınlara fetüs açısından gerek nöbetlerin gerekse antiepileptik tedavinin neden olduğu olası risk hakkında uzman tavsiyesi verilmesi gereklidir. Antiepileptik tedavi, özellikle bir kadın

12

gebe kalmayı planlıyorsa, düzenli olarak gözden geçirilmelidir. Epilepsi tedavisi verilen gebe kadınlarda, hem anne hem de doğmamış çocuğu açısından ciddi sonuçları olabilecek nöbetlerin ortaya çıkmasına neden olabileceğinden antiepileptik ilaç (AEİ) tedavisinin ani olarak kesilmesinden kaçınılmalıdır. Genel bir ilke olarak birden fazla AEİ ile tedavi, birlikte kullanılan AEİ’lere bağlı olarak tek ilaçla tedaviye göre daha yüksek bir konjenital malformasyon riski taşıdığından, eğer mümkünse gebelikte epilepsinin tedavi edilmesinde monoterapi tercih edilir.

Fenitoine bağlı riskler
Fenitoin insanda plasentayı geçer. Göbek kordonu ile anne kanında benzer fenitoin konsantrasyonları bildirilmiştir. Fenitoin sıçanda, farede ve tavşanda teratojeniktir.

Doğumdan önce fenitoine maruz kalmak konjenital malformasyonlar ve diğer olumsuz gelişimsel sonuçlar açısından riski arttırabilir. İnsanlarda, gebelik sırasında fenitoine maruz kalınması majör malformasyon sıklığının genel popülasyondakine göre 2 ila 3 kat yüksekliğiyle ilişkili olup bu sıklık %2-3 bulunmuştur. Gebelikleri sırasında fenitoin kullanan epileptik kadınlardan doğan çocuklarda orofasiyal yarıklar, kalp kusurları, kranio fasiyal kusurlar, tırnak ve parmak hipoplazileri ve büyüme anomalileri (mikrosefali ve prenatal büyüme geriliği dâhil) gibi malformasyonlar ayrı ayrı ya da Fetal Hidantoin Sendromu’nun bir parçası olarak bildirilmiştir. Gebelikleri boyunca fenitoini tek başına ya da diğer AEİ’lerle birlikte kullanan epileptik kadınlardan doğan çocuklarda nörolojik gelişim bozukluğu bildirilmiştir. Gebelik sırasında fenitoine maruz kalan anneden doğan çocuklarda nörolojik gelişim bozukluğu riski ile ilgili çalışmaların sonuçları çelişkilidir ve risk dışlanamaz.

Gebelikleri boyunca fenitoin alan annelerin çocuklarında nöroblastom dâhil bazı kanser olguları bildirilmiştir. Bununla birlikte antiepileptik ilaçların ve diğer faktörlerin artan riskte ilgili rolleri belirlenmemiştir.

EPDANTOİN®, alternatif uygun tedavi seçeneklerinin dikkatli bir şekilde değerlendirilmesinin ardından yararın risklerden daha ağır bastığına karar verilmediği sürece, hamilelik sırasında ve çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlarda kullanılmamalıdır. Kadın hastalar gebelik sırasında fenitoin almanın riskleri hakkında tam olarak bilgilendirilmiş ve bu riskleri anlamış olmalıdır.

Risklerin ve faydaların dikkatli bir şekilde değerlendirilmesine dayanarak, alternatif bir tedavi seçeneği uygun değilse ve EPDANTOİN® ile tedaviye devam ediliyorsa, etkili en düşük fenitoin dozu kullanılmalıdır. Bir kadın hamile kalmayı planlıyorsa, gebe kalmadan önce ve doğum kontrolü sonlandırılmadan önce uygun alternatif tedaviye geçmek için tüm çaba gösterilmelidir. Bir kadın fenitoin alırken hamile kalırsa, fenitoin tedavisini yeniden değerlendirmek ve alternatif tedavi seçeneklerini düşünmek için bir uzmana yönlendirilmelidir.

Gebelik sırasında fenitoin farmakokinetiğinin değişmesine bağlı olarak nöbet sıklığında bir artış meydana gelebilir. Gebe kadının tedavisinde uygun dozajın ayarlanması için rehberlik etmesi açısından periyodik olarak plazma fenitoin konsantrasyonlarının ölçülmesi değerli olabilir (bkz. Bölüm 4.2). Bununla birlikte, muhtemelen doğum sonrasında başlangıç dozuna geri dönülmesi gerekecektir.

Yenidoğanlar
Fenitoin alan epileptik annelerden doğan yenidoğanlarda hemorajik sendrom bildirilmiştir. Vitamin K’nın bu defektin oluşmasını önlediği ve düzelttiği gösterilmiştir ve gebeliğin son ayında anneye ve doğumdan sonra yenidoğana verilmesi önerilmektedir.

Doğum sonrası takip/çocuklar
Gebelik sırasında fenitoine maruz kalınması durumunda gerekirse özel bakım sağlanması amacıyla çocuklar nörolojik gelişim bozuklukları açısından yakından takip edilmelidir.

13

Laktasyon dönemi
Oral fenitoin uygulamasını takiben fenitoinin düşük konsantrasyonlarda anne sütüne geçtiği görülmektedir. Bu nedenle, EPDANTOİN® kullanan kadınların bebeklerini emzirmesi tavsiye edilmez.

Üreme yeteneği/Fertilite
Hayvan çalışmalarında, fenitoinin fertilite üzerinde doğrudan bir etkisi görülememiştir.

4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

Bu ilaçların araç ve makine kullanımını etkilemediği bilinene kadar hastalara araba kullanmamaları veya potansiyel olarak tehlikeli makineler işletmemeleri önerilmelidir.

4.8. İstenmeyen etkiler

Klinik çalışmaların toplu analizinde tedavi ile ilişkili olan istenmeyen etkiler aşağıdaki kategorilere göre listelenmiştir:

Aşağıda, görülme sıklığı plaseboya göre daha yüksek olan tüm yan etkiler organ sistemi ve sıklık (çok yaygın (≥1/10); yaygın (≥1/100 ila <1/10); yaygın olmayan (≥1/1.000 ila <1/100); seyrek (≥1/10.000 ila <1/1.000); çok seyrek (<1/10.000); bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor) açısından listelenmiştir.

Eldeki veriler ile aşağıdaki yan etkilerin sıklığı net olarak gruplandırılamamaktadır:

Kan ve lenf sistemi hastalıkları

Bilinmiyor: Fenitoin uygulanmasıyla zaman zaman bazıları ölümcül olabilen hematopoietik komplikasyonlar bildirilmiştir. Bunlardan bazıları trombositopeni, lökopeni, granülositopeni, agranülositoz, kemik iliği baskılanması ile beraber ya da tek başına seyreden pansitopeni ve aplastik anemidir. Makrositoz ve megaloblastik anemi meydana geldiğinde, bu durumlar genellikle folik asit tedavisine yanıt verir.

Fenitoin ile tedavi esnasında sık sık kan sayımı yapılmalıdır.

Saf kırmızı hücre aplazisi de bilinmeyen bir sıklıkta bildirilmiştir.

Bağışıklık sistemi hastalıkları

Bilinmiyor: Anafilaksi benzeri reaksiyon ve anafilaksi, aşırı duyarlılık sendromu, eozinofili ile birlikte ilaç döküntüsü ve sistemik semptomlar (DRESS) meydana gelebilir ve bazen ölümcül olabilir (semptomlar artralji, eozinofili, ateş, karaciğer disfonksiyonu, lenfadenopati veya döküntü olabilir). Ayrıca sistemik lupus eritematozus, poliarteritis nodoza ve immün globülin anormallikleri de ortaya çıkabilir (Bkz. Bölüm 4.4).

Bir kaç bireysel vaka bildirimi siyahi hastalarda deride döküntü ve hepatotoksisite dahil aşırı

olabileceğini

düşündürmektedir.

Anjiyoödem bildirilmiştir (bkz. Bölüm 4.4).

Endokrin hastalıkları
Bilinmiyor: Sekonder hiperparatiroidizm

14

Sinir sistemi hastalıkları
Bilinmiyor: Fenitoin tedavisinde en sık karşılaşılan belirtiler merkezi sinir sistemi ile ilgilidir ve genellikle dozla ilişkilidir. Bunlardan bazıları nistagmus, ataksi, konuşmada güçlük, koordinasyon azalması ve mental konfüzyondur. Serebral atrofi bildirilmiş olup genellikle kandaki fenitoin seviyesinin arttığında ve/veya uzun süreli fenitoin kullanımında ortaya çıkmaktadır (Bkz. Bölüm 4.4). Baş dönmesi, uykusuzluk, geçici sinirlilik, motor seğirmeler, tat duyusu bozulması, baş ağrısı, paraestezi, somnolans ve vertigo da gözlemlenmiştir.

Ayrıca seyrek de olsa, fenotiazin ve diğer nöroleptik ilaçların neden olduklarına benzer şekilde kore, distoni, tremor ve asteriksis de dahil olmak üzere fenitoine bağlı diskinezi bildirilmiştir. Ciddi fenitoin doz aşımı ile ilişkili nadir geri dönüşümsüz serebral disfonksiyon raporlar mevcuttur. Uzun süreli fenitoin tedavisi uygulanan hastalarda baskın duyusal periferik polinöropati gözlemlenmiştir.

Vasküler hastalıklar
Bilinmiyor:Poliartropati

Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Bilinmiyor: Pnömoni

Gastrointestinal hastalıklar
Bilinmiyor: Bulantı, kusma, kabızlık (bkz. Bölüm 4.4).

Hepato-biliyer hastalıklar
Bilinmiyor: Akut karaciğer yetmezliği toksik hepatit ve karaciğer hasarı

Deri ve deri altı doku hastalıkları

Bilinmiyor: Yüz hatlarında kabalaşma, dudaklarda büyüme, gingiva hiperplazisi, hirsutizm, hipertrikoz, Peyronie hastalığı ve Dupuytren kontraktürü seyrek olarak olabilir.

Skarlitiniform veya morbiliform döküntüleri de içeren ve bazen ateşin eşlik ettiği dermatolojik belirtiler. En sık morbiliform döküntü (kızamık benzeri) görülür, dermatitler ise daha seyrek görülür. Ölüme yol açabilecek daha ciddi ve seyrek diğer formlardan bazıları büllöz, eksfolyatif ya da purpuralı dermatit, lupus eritematosus, Ciddi deri advers reaksiyonları: AGEP, Stevens-Johnson sendromu ve toksik epidermal nekroliz çok seyrek olarak bildirilmiştir (Bkz. Bölüm 4.4). Ürtiker bildirilmiştir.

Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları
Bilinmiyor: Uzun dönem fenitoin tedavisi gören hastalarda, kemik mineral yoğunluğunda azalma, osteopeni, osteoporoz ve kemikte kırılma bildirilmiştir. Fenitoinin, kemik metabolizması üzerindeki etki mekanizması bilinmemektedir. Bununla birlikte, fenitoinin Vitamin D3 metabolizmasını arttırarak dolaylı olarak kemik mineral metabolizmasını etkileyebilen CYP450 enzimini indüklediği gösterilmiştir. Bu Vitamin D eksikliğine ve yüksek osteomalazi, kemik kırılmaları, osteoporoz, hipokalsemi ve hipofosfatemi riskine neden olabilir.

Böbrek ve idrar yolu hastalıkları
Bilinmiyor:İnterstisyel nefrit.

Yaralanma, zehirlenme ve prosedürel komplikasyonlar Bilinmiyor: Kemikte kırılma

Araştırmalar

15

Bilinmiyor: Anormal tiroid fonksiyon testleri

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Pediyatrik popülasyon:
Fenitoinin yetişkin ve pediyatrik hastalardaki advers olay profili genellikle benzerdir. Gingiva hiperplazisi, oral hijyeni düşük pediyatrik hastalarda yetişkin hastalara oranla daha sık bildirilmiştir.

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması
Ruhsatlandırma sonrası şüpheli ilaç advers reaksiyonlarının raporlanması büyük önem taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildirmeleri gerekmektedir. e- posta: tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99)

4.9. Doz aşımı ve tedavisi

Pediyatrik hastalarda letal doz bilinmemektedir. Yetişkinlerde letal dozun 2-5 gram olduğu hesaplanmıştır. İlk semptomlar nistagmus, ataksi ve dizartridir. Diğer belirtiler tremor, hiperfleksi, uyuklama, letarji, bulanık görme, kusma ve bulantıdır. Hasta komaya girebilir, solunum depresyonu ve apneyi takiben kan basıncı düşebilir. Bradikardi ve asistol/kardiyak arrest bildirilmiştir (bkz. Bölüm 4.4). Ölüm, solunum ve dolaşımın baskılanmasına bağlıdır.

Toksisite meydana getirebilecek, fenitoin serum düzeyleri açısından bireyler arasında belirgin farklılıklar vardır. Lateral bakışta oluşan nistagmus genellikle 20 mg/L’de ve ataksi 30 mg/L’de, dizartri ve letarji serum konsantrasyonu 40 mg/L’nin üstüne çıkınca ortaya çıkar, ancak toksisite bulgusu olmadan 50 mg/L’lik bir konsantrasyona kadar çıkıldığı olmuştur. Serum konsantrasyonu 100 mg/L’a ulaşacak şekilde terapötik dozun 25 katına çıkıldığında tam iyileşme sağlandığı bildirilmiştir. Geri dönüşsüz serebral disfonksiyon ve atrofi bildirilmiştir.

Tedavi
Bilinen bir antidot olmadığı için tedavi nonspesifiktir. Mideye alınmış ise, önceki 4 saat mide boş olmalıdır. Öğürme refleksi yok ise solunum yolu desteklenmelidir. Merkezi sinir sistemi, solunum ve kardiyovasküler baskılanma için oksijen ve solunum yolu desteği gerekebilir.

Solunum ve dolaşım sistemlerinin yeterliliği dikkatle gözlemlenmeli ve gereken destekleyici önlemler alınmalıdır. Fenitoin tümüyle plazma proteinlerine bağlanmadığı için hemodiyaliz düşünülebilir. Pediyatrik hastalarda ağır entoksikasyon tedavisinde tam kan değişimi uygulanmıştır.

Akut doz aşımında alkol gibi başka MSS baskılayıcılarının varlığı olasılığı akılda tutulmalıdır.

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1. Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grup: Hidantoin türevi antiepileptik (Antikonvülzan)

ATC kodu: N03AB02

Fenitoin jeneralize konvulsif bozukluklarda değişik hayvan modellerinde etkindir, parsiyel nöbetlerde oldukça etkindir fakat miyoklonik nöbetlerde kısmen etkisizdir.

Nöbet eşiğini arttırmak yerine eşiği stabilize eder ve nöbet deşarjının primer odağını bozmak yerine

16

nöbet aktivitesinin yayılmasını engeller.

Fenitoinin antikonvülzan etkisinin mekanizması tam olarak açığa kavuşmamıştır fakat olası sorumlu etkiler aşağıdaki gibidir.

1. Sinaptik olmayan etki: Sodyum iletimini düşürerek aktif sodyum atılımını arttırmak, tekrar eden alevlenmeyi engellemek ve post-tetanik potansiyasyonu azaltmak
2. Post-sinaptik aksiyon: GABA aracılı inhibisyonu arttırmak ve uyarıcı sinaptik iletimi azaltmak
3. Pre-sinaptik aksiyon: Kalsiyum girişini azaltmak ve nörotransmitterlerin serbest kalmasını engellemek

5.2. Farmakokinetik özellikler

Genel Özellikler

Emilim:

Fenitoin, oral uygulamanın ardından ince bağırsaktan emilir. Emilimin gerçekte tamamlandığını, lineer olmayan tekniklerle tahmin etmekle beraber çeşitli formülasyon faktörleri fenitoinin biyoyararlanımını etkileyebilir. Fenitoin emildikten sonra beyin omurilik sıvısı (BOS) dahil vücut sıvısına dağılır. Dağılan miktarın 0.52 L/kg ile 1.19 L/kg arasında olduğu tahmin edilmektedir ve yüksek derecede proteine bağlanır (erişkinlerde genellikle % 90 oranında).

Dağılım:

İnsanda fenitoinin plazma yarılanma süresi 7 ile 42 saat arasında olup, ortalama 22 saattir. Tedaviye başladıktan sonra en az 7 – 10 gün sonra kararlı durum terapötik düzeylere ulaşılır.

Biyotransformasyon:

Fenitoin; karaciğerde doyurulabilir bir enzim sistemi tarafından hidroksillenir. Küçük artışlı dozlamalar, terapötik konsantrasyonların üst sınırındaysa, serum seviyelerinde çok önemli artışlar meydana getirebilir.

Eliminasyon:

Eliminasyonu kontrol eden parametreler de geniş bir hasta çeşitliliğine tabidir. Bu sebeple belirli bir dozla elde edilen serum plazması da geniş çeşitliliğe bağlıdır.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Farmakokinetik ilişkiler
Nelfinavir tabletler (günde iki kez 1250 mg) ile fenitoin kapsülün (günde 300 mg) birlikte kullanımı nelfinavirin plazma konsantrasyonunu değiştirmemiştir. Bununla birlikte, nelfinavirin birlikte kullanımı fenitoin (total) ve serbest fenitoin EAA değerini sırasıyla %29 ve %28 azaltmıştır.

Özel popülasyonlar
Renal ya da hepatik bozukluğu olan hastalar (Bkz. Bölüm 4.4)
Yaş: Fenitoin klirensi artan yaşla azalma eğilimindedir (70 yaş üzeri hastalarda 20-30 yaş hastalara göre %20 azalma). Fenitoin dozlama gereksinimleri oldukça değişkendir ve bireyselleştirilmelidir (Bkz. Bölüm 4.2)

17

5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri

Karsinojenez
Transplasental ve erişkin bir kanserojenlik çalışmada, fenitoin diyetle 30 ile 600 ppm doz aralığında bir fareye ve 240 ile 2400 ppm doz aralığında bir sıçana uygulandı. Hepatoselüler tümörler, fareler ve sıçanlarda daha yüksek dozlarda artış gösterdi. Ek araştırmalarda, 2 yıl boyunca beslenmelerinde farelere 10 mg/kg, 25 mg/kg veya 45 mg/kg ve sıçanlara 25 mg/kg, 50 mg/kg veya 100 mg/kg verildi. Farelerde hepatoselüler tümörler 45 mg/kg dozlamada yükselmiştir. Sıçanlarda tümör insidansında herhangi bir artış gözlenmemiştir. Bu kemirgen tümörleri, belirsiz klinik önem taşımaktadır.

Genetik toksisite çalışmaları, fenitoin’in in vitro bakterilerde veya memeli hücrelerde mutajenik olmadığını göstermiştir. Fenitoin, in vitro koşullarda klastojeniktir ancak in vivo değildir.

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER
6.1. Yardımcı maddelerin listesi

Mısır nişastası
Aerosil 200
Jelatin (sığır kolajeninden elde edilir)
Stearik asit
Talk

6.2. Geçimsizlikler

Geçerli değil.

6.3. Raf ömrü

24 ay

6.4. Saklamaya yönelik özel tedbirler

Rutubetli olmayan yerde 25oC altındaki oda sıcaklığında saklayınız.

6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği

PVDC ve alüminyum folyodan oluşan blister. Ambalaj büyüklüğü 100 tablettir.

6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve “Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmelikleri” ne uygun olarak imha edilmelidir.

7. RUHSAT SAHİBİ
Exeltis İlaç San. ve Tic. A.Ş.

Kültür Mah. Nisbetiye Cad. No: 56
Akmerkez B Blok Kat:6 D:574
Etiler Beşiktaş / İSTANBUL
Tel 0212 365 93 30

Faks 0212 286 96 41
E-posta :

18

8. RUHSAT NUMARASI (LARI)
113/16
9. İLK RUHSAT TARİHİ / RUHSAT YENİLEME TARİHİ İlk ruhsat tarihi : 03.11.1972
Ruhsat yenileme tarihi
: 25.06.2003 10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ

19


Paylaşmak için Bağlantılar:

Bir yanıt yazın